Ana Sayfa Blog Sayfa 37

Kadın Direnci: Özgürlüğün Anahtarıdır

Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların savaşların, otoriter rejimlerin ve eril egemen politikaların en ağır yükünü taşıdığını vurguladı. Eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve küresel kadın dayanışması çağrısında bulunarak, 8 Mart’ın kadınların tarihsel direncinin bir sembolü olduğunu ifade etti.

Açıklamada, savaşların kadınlar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekildi. Özellikle Suriye’deki savaşın kadınların yaşamında açtığı derin yaralara, yerinden edilme, cinsel şiddet ve yoksulluk gibi sorunlara işaret edildi. Ayrıca, Ezidi ve Süryani kadınların yaşadığı acılara da değinilerek, bu süreçlerin hafızalarda tutulması gerektiği vurgulandı.

DAKB, İran’da kadınların toplumsal baskılara karşı direnişinin, kadın bedeni üzerindeki devlet kontrolüne karşı bir isyan olduğunu belirtti. Rojava, Türkiye, İran ve Rojhelat’taki kadınların toplumsal dönüşümdeki rolü hatırlatılarak, “Jin Jiyan Azadi” perspektifinin kadın, yaşam ve özgürlük felsefesinin pratiğe dönüşümü olduğu ifade edildi.

Açıklamada, 8 Mart’ın inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerinin yanı sıra, eril egemen zihniyete karşı örgütlü direnişi simgelediği belirtildi. DAKB, kadın cinayetleri ve şiddet politikaları sonucu yaşamını yitiren tüm kadınları anarak, bu kayıpların mücadelenin çağrısı olduğunu vurguladı.

DAKB, kadınların eşit, özgür bir yaşam mücadelesini sürdürme kararlılığıyla, küresel dayanışmayı büyütme çağrısında bulundu.

Dersim’de 8 Mart: Kadın cinayetlerine karşıyız!

8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, Dersim’de kadınlar, artan kadın cinayetleri ve hak gasplarına karşı mücadelelerini yükseltiyor. Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Rojda Çiftçi, bu yıl 8 Mart’ı sadece bir anma günü değil, aynı zamanda direniş ve mücadele günü olarak değerlendirdiklerini belirtti. Çiftçi, kadınların sadece yerelde değil, dünyada birçok noktada benzer baskılara maruz kaldığını vurgulayarak, 8 Mart’ta yapılacak yürüyüş ve mitingin dayanışmayı güçlendireceğini ifade etti.

Rojda Çiftçi, 8 Mart’ın tarihsel kökenine dikkat çekerek, bu günün kadın mücadelesinin sembolü haline geldiğini hatırlattı. 1857 yılında New York’ta başlayan kadın direnişinin günümüzde de sürdüğünü belirten Çiftçi, özellikle son dönemde artan kadın cinayetlerine ve hak gasplarına karşı toplumsal bir seferberlik çağrısı yaptı. “Bir günde altı kadının katledildiği bir ülkede yaşıyoruz. Cezasızlık politikası, kadın katliamlarını meşrulaştırıyor” dedi.

Dünya genelinde kadınların maruz kaldığı baskılara da değinen Çiftçi, Afganistan, İran, Suriye ve Filistin örnekleri ile kadınların kamusal yaşamdan dışlandığını vurguladı. “Kadınlar, sosyal yaşamdan koparılıyor, fiziksel şiddet ve insanlık onuruna aykırı saldırılara maruz kalıyor” ifadesini kullanan Çiftçi, bu duruma karşı ortak bir direnç göstermenin önemini dile getirdi.

Çiftçi, kadınların demokratik, laik ve toplumsal bir yaşamı savunarak, bu mücadele hattını güçlendirmek için 8 Mart’ta Dersim’de gerçekleştirecekleri mitinge tüm kadınları davet etti. “Kadınları bir araya getirmek ve dayanışmak için etkinlikler düzenliyoruz. 8 Mart’ta Sanat Sokağı’ndan başlayarak Seyit Rıza Meydanı’na yürüyeceğiz. Tüm kadınları güçlü bir katılım sağlamaya çağırıyoruz” şeklinde konuştu.

Suriye’deki katliamlara karşı 7 Mart’ta Samandağ’da buluşuyoruz!

Antalya’daki Alevi kurumları, Suriye’de Alevilere yönelik süren soykırıma karşı 7 Mart’ta Samandağ’da yapılacak mitinge katılım çağrısında bulundu. Miting, Suriye’deki saldırıların yıl dönümünde gerçekleştirilecek ve Alevi katliamına dur demek amacıyla yapılacak. Alevi kurum temsilcileri, bu olayların sona ermesi için dayanışma ve birlik olma vurgusu yaptı.

PSAKD Antalya Şube Başkan Yardımcısı Abdurrahman Karadağ, Alevilerin mitinge katılım göstermesinin önemine dikkat çekerek, “Ne kadar çok katılım sağlarsak o kadar gücümüzü göstermiş oluruz. Biz Alevileri yok edemezler” dedi. Saldırılarda on binlerce Alevi hayatını kaybetti, kadınlar ve çocuklar mağdur edildi. Bu nedenle, katılımın yüksek olması gerektiği ifade edildi.

Şair-yazarlar Soner Çamlıdağ, Hacer Altıntaş ve diğerleri, Suriye’de yaşananların sadece Alevilere değil, tüm insanlığa yönelik bir tehdit olduğunu belirtti. “Dünyada mevcut savaşların sona ermesi, özellikle kadın ve çocuk katliamlarının durması için tüm canları 7 Mart’ta Hatay Samandağ’da yapılacak mitinge bekliyoruz” dediler.

Kültür-Sanat Sorumlusu Güven Gürkan Kaya, “Gün birlik olma günüdür. Beraber yürüyelim, beraber baş kaldıralım. Cümle canlarımızı 7 Mart günü Hatay Samandağ’a bekliyoruz” diyerek, tüm toplumu bu çağrıya destek vermeye davet etti.

İsveç Alevi Federasyonu’nda Görev Dağılımıyla Yeni Bir Dönem Başlıyor

İsveç Alevi Federasyonu, 24 Ocak 2026 tarihinde yaptığı Genel Kurul toplantısının ardından yeni dönem görev dağılımını tamamladı. Toplantıda, federasyonun geçmiş dönemdeki projeleri ve geleceğe yönelik hedefleri kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Öne çıkan konular arasında Madımak Katliamı Hafıza Merkezi Projesi, deprem dayanışma çalışmaları ve Uppsala Cemevi Projesi gibi önemli projeler yer aldı.

Yeni yönetim, İsveç’teki Alevi toplumunun sosyal, kültürel ve inançsal yaşamını destekleyecek somut eylem planları ve stratejik hedefler belirledi. Örgütlenmenin güçlendirilmesi, yeni yönetimin öncelikli gündem maddelerinden biri oldu. Bu doğrultuda yerel örgütlerle işbirliğinin artırılması ve toplumsal dayanışmanın sağlanması hedefleniyor.

Yeni yönetim listesi, eşit başkanlığa Aynur Akgül ve Ali Çağan’ı, genel sekreterliğe Haşim Arslan’ı, genel saymanlığa ise Hatice Gökşen’i getirdi. Ayrıca, Alevilerin Sesi Dergisi ve sosyal medya gibi iletişim alanlarında da sorumlu isimler belirlendi. Geçmiş dönemde önemli katkılar sunan Nevin Kamilağaoğlu’nun, Sivil Toplum ve Gençlik Bakanlığı ile yürütülen görüşmelerde federasyonu temsil etmeye devam edeceği açıklandı.

Yeni yönetimin yüzde 66’sının kadınlardan oluşması, kadın temsili açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Genel Kurul’a yerel örgütlerin güçlü katılımı, federasyonun temsil gücünü artıracak bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. İsveç Alevi Federasyonu, önümüzdeki dönemde kalıcı kazanımlar elde etmeyi hedefliyor.

Koblenz AKM’den 8 Mart: Kadınların Emeği ve Dayanışması Güçleniyor

Koblenz Alevi Kültür Merkezi ve Cem Evi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla anlamlı bir program düzenleyecek. Etkinlik, 8 Mart 2026 Cumartesi günü saat 14.00’te gerçekleştirilecek ve kadınların emeği, mücadelesi ile dayanışması ön plana çıkarılacak.

Programın açılış konuşmalarını Almanya Alevi Kadınlar Birliği Genel Başkanı Özgür Demir ile Koblenz Alevi Kültür Merkezi ve Cem Evi Başkanı Dilara Yavuz yapacak. Ayrıca, etkinlikte Alev Coşkun’un müzik dinletisi ve Seyhun Can Şahin ile Koblenz AKM Cem Evi Tiyatro Ekibi tarafından sahnelenecek “Çiçek Babandır!” adlı tiyatro oyunu da yer alacak.

Koblenz Alevi Kültür Merkezi, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü değil; kadın emeğinin ve eşitlik mücadelesinin güçlendirildiği özel bir gün olduğuna dikkat çekiyor. Tüm üyeler ve dostlar programa davet edilerek dayanışma ruhunun birlikte büyütülmesi çağrısında bulunuluyor.

Etkinlik, Alevitische Gemeinde Koblenz, In der Lieblich 4, 56427 Siershahn adresinde yapılacak. Giriş ücreti 10 Euro olup, bu ücrete yemek de dahil olacak.

Alevi katliamına karşı birlikte duralım: Samandağ’da buluşalım!

Mersin’de çeşitli kurum temsilcileri ve kadınlar, Suriye’de devam eden Alevi soykırımının birinci yılı dolayısıyla 7 Mart’ta Samandağ’da gerçekleştirilecek mitinge katılım çağrısında bulundu. “Alevi katliamına dur demek için Samandağ’da buluşalım. Gelin omuz omuza olalım, katliamı durduralım” ifadeleriyle yapılan çağrıda, Suriye’deki saldırılarda on binlerce Alevinin hayatını kaybettiği, yerinden edildiği ve kadınların çeşitli şekillerde mağdur olduğunu vurgulandı.

7 Mart’taki etkinlik, bu süreçteki saldırılara dikkat çekmek ve soykırımın durması için ses yükseltmek amacıyla birçok farklı coğrafyadan Alevi ve dostlarının katılımı ile gerçekleştirilecek. Mitingin önemli konuşmacılarından DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, toplumun tüm kesimlerinin savaşa ve katliamlara karşı sesini yükseltmesi gerektiğini belirtti.

Arap Alevi Kültür Derneği Başkanı Sabahat Aslan ise emperyalizme karşı duruşların her alanda önemli olduğunu ifade ederek, yaşam hakkını savunmak için birleşme çağrısı yaptı. SYKP Önceki Dönem Eş Genel Başkanı Canan Yüce, Alevilerin, sosyalistlerin ve demokratların bu mitingde buluşarak Alevi katliamına dur demek için bir araya geleceğini belirtti.

CHP Mezitli İlçe Önceki Dönem Kadın Kolları Başkanı Özlem Büngül de, kadın ve çocukların katledilmemesi için herkesin sesini yükseltmesi gerektiğini vurgulayarak, bu önemli günde dayanışma çağrısında bulundu. 7 Mart’ta Samandağ’da yapılacak mitingin, Alevi toplumu ve destekçileri için önemli bir dayanışma alanı olacağı düşünülüyor.

Samandağ’da 7 Mart’ta buluşalım, soykırıma karşı sesimizi yükseltelim!

HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş ile DEM Parti İstanbul Milletvekilleri Kezban Konukçu ve Celal Fırat, Suriye’de Alevilere yönelik süren soykırıma dikkat çekerek, 7 Mart’ta Samandağ’da gerçekleştirilecek mitinge katılım çağrısında bulundu. Beştaş, “Bir araya gelelim, güçlü olalım, diri olalım ve hep birlikte soykırıma ses yükseltelim” dedi.

Suriye’de Alevilere yönelik saldırıların birinci yılı dolayısıyla yapılan açıklamada, on binlerce Alevinin katledildiği, yerinden edildiği, kadınların kaçırılarak tecavüze uğradığı ve çocukların ailelerinden koparıldığı hatırlatıldı. Bu yıl dönümünde, çeşitli coğrafyalardan Alevi toplulukları ve dostlarının, soykırımın durması için alanlara çıkacağı belirtildi.

7 Mart’ta Samandağ’da düzenlenecek mitinge Alevi kurumları, kadınlar, sanatçılar ve aydınlar katılım çağrısında bulundu. Beştaş, “Bütün halkımızı mitinge davet ediyoruz. Tüm canları bu katliama ses çıkarmaya çağırıyoruz” diye ekledi.

DAKME 17. Olağan Kongresi yapıldı

DAKME, 17. Olağan Kongresi’ni Almanya’nın Dortmund kentinde bulunan Dortmund Alevi Dergahı’nda gerçekleştirdi. Kongrede yeni eşbaşkanlar Nergiz Sarıkaş ve Alişan Tekin olarak belirlendi. Sunumu Songül Morsümbül’ün yaptığı kongrenin açılış konuşmasını Devrim Genç yaptı. Genç, kadın mücadelesine dikkat çekerek 8 Mart’ta herkesi alanlarda olmaya çağırdı.

Kongrede, Feda Basın Sözcüsü Zehra Hezer tarafından DAKB’nin 8 Mart açıklaması okundu. Ayrıca, çocuk folklor ekibinin sergilediği performanslar da etkinliğe renk kattı. Kongre, Pir Cemal Cenan ve Didar Cenan Ana’nın okuduğu gulbeng ile başladı ve divan seçimiyle devam etti. Divana FEDA Eş Başkanı Şahin Polat ile birlikte Xatun Can ve Espar Can seçildi.

Kongreye davet edilen misafirler, gündemdeki öne çıkan gelişmeleri değerlendiren konuşmalar yaptı. Yönetim kurulu faaliyet raporu, Eşbaşkan Nuray Bulut tarafından sunuldu; Bulut, inanç hizmetleri, kültürel etkinlikler, gençlik ve kadın çalışmaları ile toplumsal dayanışma konularında yürütülen faaliyetleri aktardı. Mali rapor ise Eşbaşkan Alişan Tekin tarafından paylaşıldı ve mali süreçte şeffaflık ile hesap verilebilirlik ilkeleri vurgulandı.

Okunan raporların onaylanmasının ardından seçim sürecine geçildi. Yapılan oylama sonucunda DAKME’nin yeni eşbaşkanları Nergiz Sarıkaş ve Alişan Tekin oldu. Bu sonuç, derneğin geleceği açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

ABF: “İran Halklarının Yanındayız, Savaşa Hayır!”

Alevi Bektaşi Federasyonu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarına karşı bir açıklama yaparak, bölgedeki savaş politikalarına karşı duracaklarını duyurdu. “Emperyalizme ve Siyonizme Karşı İran Halklarının Yanındayız” başlıklı bildiride, nükleer program bahanesiyle gerçekleştirilen hava saldırılarının sivil alanları hedef aldığı ve birçok insanın hayatını kaybetmesine neden olduğu vurgulandı. Ayrıca, geçmişte Irak, Afganistan, Libya ve Suriye’de yaşanan yıkımların benzerinin bugün İran üzerinden kurgulandığına dikkat çekildi.

Açıklamada, İran’daki mevcut molla rejiminin baskıcı politikalarına karşı durulurken, bu durumun dış müdahaleler için bir gerekçe olamayacağı ifade edildi. ABD’nin geçmişteki operasyonlarının radikal grupları iktidara taşıdığı hatırlatılarak, “İran’da rejimi değiştirmek, emperyalist güçlerin değil, İran halklarının iradesinde olmalıdır” denildi. Ayrıca, ABD’nin “demokrasi ihracı” söyleminin ikiyüzlü olduğu ve asıl amacın bölge halklarını özgürleştirmek değil, zenginlikleri gasp etmek olduğu savunuldu.

Bildiride, saldırıların sadece İran’ı değil, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında Türkiye dahil tüm bölge halklarını hedef aldığı belirtildi. Savaş politikalarının azınlıklar, inanç grupları ve özellikle Aleviler üzerinde büyük bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Çözümün bağımsızlık ve barış mücadelesiyle mümkün olacağı ifade edilirken, “Emek, barış ve demokrasi güçleriyle birlikte savaşa karşı barışı, militarizme karşı demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz” denildi.

Freiburg Alevi Dergahı’nda Xızır Cemi coşkuyla gerçekleştirildi

Freiburg Alevi Dergahı’nda gerçekleştirilen Xızır Cemi, dayanışma ve paylaşma vurgusuyla yapıldı. Zor dönemlerde darda kalanların umudu olan Xızır inancının yaşatıldığı cem, yoğun katılımla ve duaların birliğiyle gerçekleştirildi.

Cemin yürütücüsü Pir Hüseyin Bildik, birlik, rızalık ve hakikat temalarını öne çıkararak, paylaşmanın ve dayanışmanın önemini vurguladı. Zakirler Deniz Nurhak Bildik ve Hüseyin Subaşı’nın seslendirdiği deyişlerle canlar semaha durdu.

Özellikle gençlerin ve çocukların cem erkanında yer alması, inancın kuşaktan kuşağa aktarılmasının gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Cem sonunda okunan lokma gülbangı ile lokmalar pay edildi, bu da topluluk içinde dayanışma duygusunu pekiştirdi.