Ana Sayfa Blog Sayfa 380

Fatsa siyanürle zehirleniyor

Altın madeni şirketi Fatsa’yı zehirleyip yerle bir ederken, maden alanını keyfi olarak genişletiyor

Ordu’nun Fatsa ilçesinde siyanürle altın işletmeciliği yapan Altıntepe Madencilik’in ÇED taahhütlerine uymadığı, ÇED alanı dışında da çalışma yaptığı gerekçesiyle açılan davanın bilirkişi incelemesi halkın da katılımıyla yapıldı. Siyanürle altın ayrıştırma çalışması için alınan ÇED süresinin dolmasına karşın işletmeye devam edilmesi üzerine açılan dava Ordu İdare Mahkemesi tarafından reddedilmişti. Davacıların Danıştay’a yaptıkları itiraz sonucu Danıştay 6. Dairesi, İdare Mahkemesi’nin kararını bozarak “bilirkişi incelemesi yapılmasına” karar verdi. Bu karar üzerine Fatsa Doğa ve Çevre Derneği ve yöre halkı Ordu İdare Mahkemesi’ne yeniden dilekçe vererek heyet atanmasını istedi. Atanan bilirkişi heyeti 30 Mayıs 2023 salı günü maden sahasında incelemelerde bulundu.

Su ve toprak ağır metal yüklü

İşletmenin ÇED kapsamında çalışma süreci 27 Ocak 2021 tarihinde bittiği için üretim süreci de yasal olarak bitmiş olmasına rağmen Valilik, Bakanlık ve yerel mahkeme bu geçeği yok sayarak yaşamın zehirlenmesine göz yumarak destekliyor. Danıştay’ın verdiği karar doğrultusunda yapılan bilirkişi incelemesine Fatsa Doğa ve Çevre Derneği, Ordu Çevre Derneği, parti temsilcileri ve davacı köylüler de katıldı. Davaya, Ordu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın’ın maden sahasının çevresinde, derelerde ve topraklarda yaptığı araştırma sonrasında suda ve toprakta ağır metallerin normalin çok üzerinde olduğunu belirten incelemesi dayanak yapıldı.

Halk isyan ediyor

Yukarıtepeli yurttaş Cevat Atar, “Şirket arazime müdahale ediyor. Yol genişletme adıyla bahçeme girip zarar veriyorlar. Siyanürlü su veriyorlar. Beni bıktırmak istiyorlar ama boşuna. Toprağıma sahip çıkacağım” diyor. Şirketin ÇED dışı çalışmaya devam ettiğini söyleyen avukat Nur Nihal Gündüz, ilk dönemden bugüne kadar alanda değişiklik olduğunu belirterek itirazlarının bilirkişi tarafından onaylanması halinde şirketin alanı terk etmesini beklediklerini kaydetti. Ordu Çevre Derneği Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, “Yıllardır madene karşı mücadele ediyoruz. Şirketin çalışma süresinin bittiğini bakanlığa yazdığımız yazıya gelen yanıtta belgeledik. Ancak şirket usulsüz çalışmasını sürdürüyor. Bugünkü inceleme usulsüzlüğü yerinde görecek” diye konuştu.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Fatsa #siyanürle #zehirleniyor

Hastalığını Kürtçe anlattığı için tedavi edilmesine izin verilmedi

Tutuklu gazeteci Zeynel Bulut’un götürüldüğü hastanede şikayetini Kürtçe anlattığı için askerler tarafından tedavisine engel olunarak cezaevine geri gönderildi

Amed’de 16 Haziran 2022’de yapılan operasyonla tutuklanan 16 gazeteciden biri olan Xwebûn gazetesi editörü Zeynel Bulut, rahatsızlığı nedeniyle götürüldüğü Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde şikayetini Kürt anlattığı için tedavi edilmesine izin verilmedi.

Askerlerden Kürtçe konuşmaya müdahale

Yaşananları yazılı olarak görüşçülerine aktaran Bulut’un anlatımlarına göre; Bulut, 14 Mayıs’ta götürüldüğü hastanede şikayetini Kürtçe anlattı. Diyarbakır 2 No’lu Cezaevi’nde görevli askerler, bunun üzerine “Kürtçe konuşma, Türkçe konuş, Türkçe biliyorsun” diye müdahale etti. Askerlerin müdahalesine tepki gösteren Bulut, “Irkçılık yapmayın, ben hangi dilde istersem o dilde konuşurum. Kürtçe benim ana dilim ve kendimi Kürtçe daha iyi ifade ediyorum. O yüzden de siz hangi dilde konuşacağıma karışamazsınız” yanıtı verdi.

Doktor araya girdi

Bunun üzerine araya giren doktor, “Hasta hangi dilde kendini iyi ifade ediyorsa o dilde konuşur” sözleriyle askerleri ikna etmeye çalıştı. Ancak askerler Türkçe konuşma noktasında ısrarcı oldu. Bulut, şikayetini Kürtçe aktarmaya devam ederken askerler bir kez daha müdahale ederek, “Kürtçe konuşmak yasak neden anlamıyorsunuz, Türkçe konuşun” diye kaydetti.

‘Ben haklarımı biliyorum’

Bulut, bunun üzerine, “Bakın ben bir gazeteciyim, birey olarak da insani haklarımı da biliyorum. Hasta olarak hasta haklarımı da bilirim. O yüzden siz benim Kürtçe konuşmamı yasaklayamaz, engelleyemezsiniz” tepkisinde bulundu. Bulut, askerlerin “Biz anlamıyoruz” söylemlerine ise, “Siz anlamıyorsanız o sizin sorununuz, tercüman getirin” şeklinde karşılık verdi.

Doktordan ırkçılık tepkisi

Yeniden araya giren doktor, “Ben Kürtçe biliyorum, hastamın derdini Kürtçe anlatmasından daha doğal ne olabilir ki” diye kaydetti. Doktor, askerlerin “Ama Türkçe biliyor” yanıtına ise, “Peki Arapça veya İngilizce konuşsaydı aynı yaklaşımı sergiler miydiniz?” şeklinde cevap verdi.

Cezaevine geri gönderildi

Askerler, yaşanan tartışmanın ardından Bulut’un muayene olmasına izin vermeden, bileklerini sıkacak şekilde Bulut’un ellerini kelepçeledi. Askerler, Bulut’u saatlerce hastane bahçesinde beklettikten sonra tutuklu bulunduğu cezaevine geri götürdü.

Bulut, avukatı aracılığıyla yaşananlara dair suç duyurusunda bulunacağını aktardı.

AMED

#Hastalığını #Kürtçe #anlattığı #için #tedavi #edilmesine #izin #verilmedi

Şenyaşar ailesi: Mücadelemizle bir dava açıldı

Şenyaşar ailesinin Adalet Nöbeti 800’üncü güne girdi. Aile yaptığı açıklamada ‘5 yıldır sadece adalet istiyoruz’ dedi

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 800’üncü gününde devam etti.

Mücadele sürecek

Aynı zamanda Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Riha Milletvekili olan Ferit Şenyaşar, “Büyüklerimiz ‘Bir eşyanızı nerede kaybedersiniz orada arayın’ diyor” dedi. Şenyaşar, bu yüzden adliyede önünde olduklarına işaret ederek, kardeşlerine ve babasına yapılan saldırının kameraların önünde yapıldığını anımsattı. Şenyaşar, hastane kayıtlarının hala savcılığa teslim edilmemesine tepki gösterdi. Adalet gelene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayan Şenyaşar, “Bu mücadele olmasaydı, olay faili-meçhul olarak kapatılacaktı. Bizim mücadelemizle bir dava açıldı” dedi.

Meclis’e taşıyacağım

Hastane kayıtlarının gizlendiğini, ancak polis kamera görüntülerinin ellerinde olduğunu ve suç duyurusunda bulunacaklarını kaydeden Şenyaşar, “4 buçuk yıldır bir adım atmayan savcı, kardeşimi cezaevine gönderdi. 5 yıldır tek kişilik hücrede tutuluyor. 2 Haziran’da ben bir hak savunucusu olarak meclise gideceğim. Adalet mücadelemizi Ankara’da sürdüreceğim” diye kaydetti.

Şenyaşarlar: Bu devlet zulüm devleti

Adaletin olmadığını haykıran Emine Şenyaşar ise, iktidara, “Ne devlet, ne hukuk var. Oğlumu tekli hücreye koymuşlar. Katiller geziyor. Niye tutuklamıyorsun? Yeter oğlumu bırak. Bu adalet mi? Bize zulüm ettikleri için buraya oturduk. Bu devlet zulüm devleti. Hastane kayıtlarını çıkarsınlar, dünya görsün. Neden kayıtları saklıyorsunuz? Ben bu devleti kabul etmiyorum” şeklinde tepki gösterdi.

RİHA

#Şenyaşar #ailesi #Mücadelemizle #bir #dava #açıldı

Valilik görüntülere rağmen polis şiddetine ‘iddia’ dedi

Wan’da 2022’de haber takibi yapan gazetecilerin polis tarafından darp edilip, ölüme tehdit edilmesine Valilik soruşturma izni vermezken, gerekçesinde ise görüntülere rağmen saldırının iddia olduğunu savundu

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 1 Eylül 2022’de Wan’da gerçekleştirdiği Dünya Barış Günü mitingi sonrası yapılan yürüyüşe saldıran polis haber takibi yapan gazetecileri de darp ederek, ölümle tehdit etmişti.

Gazeteciye silah çekmişti

Haber takibi yapan gazetecilerden Mesut Bağcı darp edilerek, kamerası kırılırken, kendisini TEM Şube’den olarak tanıtan bir sivil polis ise, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Berivan Kutlu ile JINNEWS muhabiri Zelal Tunç’u ölümle tehdit etmişti. Polis, gazetecileri “Seni vururum, kimse seni bulamaz” tehdidinde bulunarak, JINNEWS muhabiri Elfazi Toral’a da silah çekmişti.

Soruşturmaya izin verilmedi

Gazeteciler, görüntülere de yansıyan olaya karşı Van Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunurken, Van Valiliği, polis M.K.’nin soruşturmasına izin vermedi.
Valilik izin vermediği gibi gazetecileri ise “örgüt lehine haber yapmak ve emniyet teşkilatını yıpratmakla” suçladı. Valilik tarafından savcılığa gönderilen yazıda, kırmızı tişört giyen polisin kendisini ve zati demirbaş silahını koruma amacıyla elini silahına götürdüğü ileri sürüldü.

Görüntülere iddia denildi

Görüntünün paylaşıldığı Mezopotamya Ajansı’nın (MA) “örgüt lehine paylaşımlar” yaptığını iddia eden valilik, “müştekilere ait fiziki müdahale, sözlü tehdit, silah çekme vb. iddialarını destekleyen bir veri bulunmadığı, şikayetlerin taraflı ve soyut beyanlardan ibaret olduğu, olay sırasında kırmızı tişörtlü, sakallı olarak tarif edilen polis memurunun M.K. olduğu, diğer tarif edilen kişilerin tespit edilemediği, bu nedenle M.K. hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması hakkında Kanunun 6’ıncı maddesi gereğince soruşturma izni verilmemesine karar verilmiştir” denildi.

Gazeteciler, Van Bölge İdare Mahkemesi’ne başvuracak.

WAN

#Valilik #görüntülere #rağmen #polis #şiddetine #iddia #dedi

Irak Savunma Bakanı Abbasi Kerkük’te

Irak Savunma Bakanı Sabit Muhammed Abbasi, beraberindeki heyetle Kerkük’ü ziyaret etti

Irak Savunma Bakanı Sabit Muhammed Abbasi ve beraberindeki güvenlik heyeti, Kerkük’ü ziyaret etti. Kerkük’ün atanmış Valisi Rakan Cuburi, heyette Ortak Operasyonlar Komutanlığı yardımcısı ile Kara Kuvvetleri Komutanı’nın da yer aldığını belirtti. Ziyaretin amacına dair herhangi bir bilgi paylaşılmadı.

DIŞ HABERLER

#Irak #Savunma #Bakanı #Abbasi #Kerkükte

İletişim Başkanlığı dolaşımda olan ‘yeni kabine listelerini’ yalanladı

İletişim Başkanlığı, yeni kabineye dair “listelerin” asılsız olduğu yönünde açıklama yaptı

Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin tamamlanmasının ardından gözler yeni kabineye çevrildi. Sanal medya hesaplarından “yeni kabine listeleri” paylaşılırken, listelere dair İletişim Başkanlığı’ndan yalanlama geldi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı görsellerle birlikte yayılan listelerin asılsız olduğu yönünde açıklama yaptı.

ANKARA

#İletişim #Başkanlığı #dolaşımda #olan #yeni #kabine #listelerini #yalanladı

Fas’ta çocuğa tecavüz eden faillere 1’er yıl ceza verildi!

Fas’ta 16 yaşındaki bir çocuğa 6 kişinin tecavüz ettiği davada, faillere 1’er yıl ceza verilmesi tepkilere yol açtı

Fas’ın Tata şehrinde 2021’de 16 yaşındaki bir çocuğun Tata’daki bir kadın futbol takımının yardımcı antrenörü ve diğer 5 kişi tarafından sistematik tecavüze uğraması ile ilgii görülen davada ödül gibi ceza çıktı. Tecavüz faillerine 1’er yıl hapis cezası verildi.

2021’de yaşanan olayda, kız çocuğu tecavüz sonucu hamile kalırken, Agadir’deki Asliye Ceza Dairesi’nde görülen duruşmada 6 tecavüz failine birer yıl hapis cezası verildi.

Daha önce de az ceza verildi

Faillere verilen bu ceza, daha önce Khemisset bölgesindeki Tifletli bir çocuğa yönelik yaşanan toplu tecavüz suçundan yargılanan 3 faile verilen 2 yıllık hapis cezasını hatırlattı.

Kadınlar karar tepkili

Verilen cezaya kadınlar ve insan hakları aktivistleri tepki gösterirken, Dayanışma Kadın Ağı ve Kadın Hakları Federasyonu yaptığı açıklama ile, Fas Ceza Kanunu’na göre tecavüz davalarında faillere verilmesi gereken cezaların 20 ila 30 yıl arasında değiştiğini hatırlatarak, söz konusu kararın kadın ve çocukların hayatını tehlikeye attığına ve faillere cesaret verdiğine dikkat çekti.

‘Yasalar uygulansın’ çağrısı

Kadına yönelik şiddetle mücadele, yasada kadın ve kız çocuklarına yönelik ayrımcı hükümlerin kaldırılması çağrısında bulunan federasyon, devletin kadına yönelik şiddete karşı yasaları uygulamasını istedi.

Kaynak: NuJINHA

#Fasta #çocuğa #tecavüz #eden #faillere #1er #yıl #ceza #verildi

Çevre Mühendisleri Odası: Hatay’da 8 numuneden 4’ü asbest

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nın yayınladığı asbest raporuna göre, yıkıntı sahalarından alınan 8 numuneden 4’ü asbest 

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, 6 Şubat tarihinde meydana gelen Mereş (Maraş) merkezli depremlerin ardından, Hatay Asbest Teknik İnceleme Raporu’nu yayınladı.

Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin hazırladığı rapora göre; asbest numuneleri, Yeşilköy Antakya-Samandağ Yolu, Samandağ’da bulunan Yeşilköy İnşaat ve yıkıntı atıklarının döküldüğü saha, Samandağ’da bulunan Çamlıyayla İnşaat ve yıkıntı atıklarının döküldüğü saha ve Antakya’da bulunan Narlıca İnşaat ve yıkıntı atıklarının döküldüğü sahadan alındı. Rapora göre bu alanlardan alınan her 8 numuneden 4’ünün asbest olduğu açıklandı.

Asbest oranlarının yüksek çıktığı molozların yaşam alanlarına yakın bir alana döküldüğüne de dikkat çekilen raporda; “Konutların, çadırların ve kamu kurumların yaklaşık 100 metre yakınında döküm sahaları tespit edilmiştir. Dere yatakları, orman arazileri, zeytinlikler, seralar, tarım arazileri ve su kaynaklarına çok yakın bölgeler döküm sahası olarak tercih edilmiştir. Bu durum bir yeni bir afetin göstergesidir” denildi.

Raporda inceleme ve araştırma sonucunda şu değerlendirmelere yer verildi:

Bölgede yaşayan insanlar ve ekolojik yaşam alanlarının korunması için; dere yataklarına, orman arazilerine, tarım arazilerine ve su kaynaklarına yakın bölgelerin döküm sahası olarak planlanmasından vazgeçilmelidir. İnşaat ve yıkıntı atıklarının standartlara uygun lokasyonlarda ve sızdırmaz zeminlere kavuşturulmuş depolama alanlarında depolanması sağlanmalıdır.

-İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının depolanması için Atıkların Düzenli Depolanması Dair Yönetmelik’te tariflenen II. sınıf düzenli depolama sahalarının en kısa sürede yapımına başlanmalıdır.

-Deprem bölgesinde yıkımla ilgili yapılan bütün çalışmalar asbest söküm uzmanları kontrolünde ve eğitimli personel tarafından yürütülmelidir. Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmeliği’ne ve Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmeliği’ne uyulması sağlanmalıdır

-Enkaz kaldırma ve atık yönetimi süreçlerinde çalışanların asbest liflerinden korunması için FFP3 maske, tulum (tyvek kategori 5/6) ve iş eldiveni kullanması sağlanmalı, denetimler yapılmalıdır. -Asbest birinci sınıf kanserojen madde sınıfına giren bir malzemedir. Yapılan çalışmalar sonucunda asbeste maruz kalan insanlarda Asbestoz, Mezotelyoma, Akciğer kanseri (bronşiyal karsinom), Mide bağırsak kanseri gibi hastalıklar uzun süreler sonrasında ortaya çıkıyor. Bölgede yaşayan halkın en az şekilde asbest liflerinden etkilenmesi için herkese enkaz çalışması sonlanana kadar FFP3 tipi toz maskesi verilmeli ve kullanımının sağlanması yapılmalıdır.

-İnşaat ve yıkıntı atıklarının taşınması, geçici depolama sahalarında ayrıştırılması ve atıkların bertarafı işlemlerinde, bilimsel teknik değerlendirmeler ve mevzuatlar dikkate alınmalıdır.

-Afet yönetimi yeni afetlere neden olmamalı, öncelikle halk sağlığı ve ekolojik yaşam alanlarının korunmasına özellikler dikkat edilmelidir.

HABER MERKEZİ

#Çevre #Mühendisleri #Odası #Hatayda #numuneden #4ü #asbest

BM: Suriye’de toplumun yüzde 70’i insani yardıma muhtaç

BM Genel Sekreterinin Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, Suriye’de toplumun yüzde 70’inin yardıma ihtiyacı olduğunu ifade ederek, özellikle mültecilerin durumuna dikkat çekti

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, BM Güvenlik Konseyinde (BMGK), Suriye’deki insani durumun ele alındığı oturumda üye ülkelere yaptığı bilgilendirmede, Suriye toplumunun yaklaşık yüzde 70’inin insani yardıma muhtaç olduğunu bildirdi.

Dönüşler gönüllü olmalı

Son görüşmelerinde temel odak noktalarından birinin, Suriyeli mülteciler ve yerinden edinmiş kişilerin geri dönüşünün olduğuna dikkati çeken Pedersen, “Mültecilerin güvenli, onurlu ve gönüllü dönüşlerinin sağlanması ilkesini desteklemeye devam ediyoruz” dedi.

Ülkelerine dönmek istiyorlar

Pedersen, BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) Ürdün, Lübnan, Irak ve Mısır’daki Suriyeli mültecilerle geçen hafta yaptığı anketin sonucuna da değinerek, “Suriyeli mültecilerin çoğu bir gün ana vatanlarına dönmeyi ümit ediyor” dedi.

Güvenlik ve geçim kaynağı temel sorun

Mültecilerin ülkelerine dönmelerine engel teşkil eden 2 temel hususu, geçim kaynağı eksikliği ve güvenlik sorunu olarak sıraladıklarını aktaran Pedersen, güven ortamının tekrar inşa edilmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Süre bir yıl daha uzatılsın

Pedersen, devamında ise, “BM Genel Sekreteri’nin BMGK’nin Suriye’ye yönelik BM sınır ötesi yardım mekanizmasının süresini 12 ay daha uzatma çağrısını sizlere hatırlatmak istiyorum” diyerek bu mekanizmanın yardım ulaştırmak için önem taşıdığını kaydetti.

330 bin kişi yerinden edildi

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Orta Doğu ve Kuzey Afrika Operasyonlar Direktörü Ghada Eltahir Mudawi, Suriye toplumunun yaklaşık yüzde 70’inin insani yardıma “muhtaç” olduğunu söyledi.

Mereş ( Maraş) merkezli yaşanan ve Suriye’nin de etkilendiği depremlerin durumu daha da ağırlaştırdığını ifade eden Mudawi, 330 bin kişinin yerinden edildiğini ve binlerce insanın temel hizmetlerden yoksun olduğunu aktardı.

Kaynak: Rojnews

#Suriyede #toplumun #yüzde #70i #insani #yardıma #muhtaç

Nebati: Her zaman uçağa en son bakan biner

Bakan Nebati’nin uçakta yolcularla ‘rötar’ tartışmasından yeni görüntüler ortaya çıktı. Nebati yolculara ‘Uçağa her zaman en son bakan biner’ diye seslendi

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ile uçakta bekleyen yolcular arasında yaşanan tartışmaya ait yeni görüntüler ortaya çıktı.

Görüntülerde Bakan Nebati’nin gecikme yüzünden kendisine tepki gösteren yolculara “Her zaman uçağa en son bakan biner. Kaybetmişler ondan sonra gelip örgütlüyorlar. Hadi be! Bu da yeni moda. Gidin kaybettiğiniz yerlerde niye kaybettiğinize bakın” ifadeleri kullandı.

Rötar tartışmaları

Türk Hava Yolları’nın (THY) Ankara İstanbul uçuşunda hava şartları nedeniyle rötar yaşandığı duyurulmuştu. Uçakta bekleyen bazı yolcular, rötarın sebebinin Bakan Nebati olduğunu düşünerek tepki göstermişti.

Yolcuların Nebati’ye tepki göstermesinin ardından uçakta gerginlik yaşanmıştı. Bazı yolcular “Hak hukuk adalet” sloganları atarken Bakan Nebati, yolculara dönerek “Seçimi AK Parti kazandı, Cumhurbaşkanı Erdoğan kazandı, hazmedin kardeşim” şeklinde bir cevap vermişti.

Nebati’den açıklama

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati olayın CHP’li bir vekil tarafından kurgulandığını ifade etti.

HABER MERKEZİ

#Nebati #zaman #uçağa #son #bakan #biner