Ana Sayfa Blog Sayfa 405

Rahşan Demirel’in annesi ‘çözüm sürecinden’ sonra ilk kez sandığa gitti

Erdoğan’ın ‘Çözüm süreci buzdolabına kaldırıldı’ sözlerinin ardından 8 yıl boyunca sandığa gitmeyen Rahşan Demirel’in annesi Emine Demirel, ilk defa sandığa giderek oy kullandı 

İzmir Kadifekale’de 1992 yılında “Newroz kutlanacak” diyerek bedenini ateşe veren Rahşan Demirel’in annesi Emine Demirel, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Çözüm süreci buzdolabında” açıklaması yaptığı 2015’ten bu yana ilk defa oyunu kullandı. Sürecin sona erdirilmesine tepki amaçlı 8 yıldır sandığa gitmeyen anne Demirel, Mêrdîn’in Artuklu ilçesi Yenişehir Mahallesi’nde oyunu kullandı.

2015 yılından bu yana yaşatılan zulmün sona erdirilmesi talebiyle sandık başına gittiğini söyleyen anne Demirel, “Bu zulmün sona ermesi, halkımızın özgürlük mücadelesi, ülkeye demokrasi gelmesi için bu seçim hayırlı olsun. Bu zulmü sona erdireceğimize olan inancım ile sandık başına geldim” dedi.

KAYNAK/MA

 

#Rahşan #Demirelin #annesi #çözüm #sürecinden #sonra #ilk #kez #sandığa #gitti

HDP ve Yeşil Sol’dan ‘oyunuzu mutlaka kullanın’ çağrısı

Yeşil Sol Parti ve HDP, ‘Mutlaka oyunuzu kullanın. Bir oy çok şey değiştirir’ diyerek seçmenine çağrıda bulundu

İstanbul’da bazı okulların önünde bekleyen kişiler, “Sandık başına gitmeyin, oy kullanmayın” diyerek, seçmenleri geri döndürüyor. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul il örgütleri, bunun üzerine üyelerine mesaj göndererek, oylarını kullanmalarını istedi.

HDP ve Yeşil Sol Parti’nin mesajı şöyle: “Değerli halkımız, HDP ve Yeşil Sol Parti olarak değişim için sandık başına giderek oy kullanıyoruz. Mutlaka oyunuzu kullanın. Bir oy çok şey değiştirir!”

HABER MERKEZİ

#HDP #Yeşil #Soldan #oyunuzu #mutlaka #kullanın #çağrısı

Birçok kentte usulsüzlük: Açık oy baskısı, toplu oy kullanımı, tehdit

Oy kullanma işlemleri esnasında ihlaller arttı. Sêrt’te asker ve korucular açık oy kullandırtma baskısı yaptı, Mûş’ta toplu oy kullanıldı, Adana’da ise AKP’liler sandık görevlilerini tehdit etti

Cumhurbaşkanlığı ikinci tur oy kullanma işlemleri sürerken, ihlaller de artmaya başladı. Sêrt’te asker ve korucular açık oy kullandırtma baskısı yaparken, Mûş’ta toplu oy kullanıldı, Adana’da AKP’liler sandık görevlilerini tehdit etti.

Sêrt

Sêrt’in Berwarî (Pervari) ilçesi Kundîş (Tosuntarla) Köyü’nde CHP ve Yeşil Sol Parti müşahitleri tehdit edilerek, okula alınmadı. 14 Mayıs seçimlerinde 83 oyun 63’ü Yeşil Sol Parti’ye çıkarken, bu seçimde asker ve korucular seçmene açık oy kullandırttı. Yine ilçenin Hertevîn (Ekindüzü) Köyü’nde ise toplu oy kullanılmak istendi. Ancak buradaki müşahitlerin tepkisinden sonra geri adım atıldı.

Mûş

Mûş’un Sungu Beldesi’nde AKP’li sandık görevlilerinin CHP ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi müşahitlerini okullardan çıkarttığı ve birçok kişinin toplu oy kullandığı belirlendi.

Adana

Adana’nın Çukurova ilçesine bağlı Kurttepe Mahallesi’nde bulunan İbrahim Atalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 1132 nolu sandıkta bina sorumlularına ve sandık kurul üyelerine verilen belgelerin üzerinde seçim kurulu mührü ile imzanın ıslak olmadığı tespit edilerek, tutanak tutuldu.

Yüreğir ilçesine bağlı Doğankent Mahallesi’ndeki Doğankent İlkokulu’nda açık oy kullanan AKP’liler ile sandık görevlileri arasında tartışma çıktı. AKP’liler görevlilere, “Sandık başındayız sıkıysa iptal edin oyu” diyerek tehdit etti. Açık oy kullanma tutanak altına alındı.

Kaynak: MA

#Birçok #kentte #usulsüzlük #Açık #baskısı #toplu #kullanımı #tehdit

Kılıdçaroğlu: Baskıdan kurtulmak için sandığa

Oy kullanan Kemal Kılıdçaroğlu “Baskıdan kurtulmak için bütün vatandaşlarımızı sandığa davet ediyorum” dedi

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte Ankara’da bulunan Arjantin İlkokulu’nda oyunu kullandı. Okulun bahçesinde “Halkın umudu Kılıçdaroğlu” sloganları atıldı.

Oyunu kullandıktan sonra açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “Baskıdan kurtulmak için bu ülkeye gerçek anlamda demokrasinin gelmesi için bütün vatandaşlarımızı sandığa davet ediyorum. Bu seçim çok zor şartlarda gerçekleşen bir seçimdi. Ama ben halkın sağduyusuna güveniyorum. Sandıktan gelen oy kullanan ve oyunun hakkını arayan bütün vatandaşlarımıza teşekkür ediyor sağ olun var olun diyorum” mesajı verdi.

ANKARA

#Kılıdçaroğlu #Baskıdan #kurtulmak #için #sandığa

Almanya Sol Parti vekili seçimleri takip etmek için Amed’de

Seçimleri takip etmek için Amed’e gelen Almanya Sol Parti Milletvekili Hakan Taş, ‘Umarız Türkiye bir daha karanlığa boğulmaz, insan hakları için herkes sandık başında olur’ dedi

İkinci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimi için 14 Mayıs’ta olduğu gibi bugün de birçok kentte uluslararası heyetler gözlemci olarak sandık başlarında.

Amed’de Yenişehir ilçesinde bulunan Ziya Gökalp Anadolu Lisesi’nde oyunu kullanan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed Milletvekili Mehmet Kamaç da oy kullanımı sonrası seçimleri takip etmek için Türkiye’ye gelen yabancı bir heyetle birlikte okul önünde kısa bir açıklama yaptı.

Daha aydınlık bir gelecek olur umarız

Burada konuşan Almanya Sol Parti Milletvekili Hakan Taş, “Demokrasi açısından umarım hayırlı sonuç çıkar. Türkiye bir daha karanlığa boğulmaz. Daha aydınlık bir gelecek olur. İnsan hakları için herkes sandık başında olur ve umuyoruz ki kazanacağız. Hep birlikte yurtdışından gelen gözlemciler olarak seçimlerde herhangi bir usulsüzlükler oluyor mu, insanlar oy hakkını rahat bir şekilde kullanılabiliyor mu, yerinde görebilmek ve değerlendirmek için buradayız” diye belirtti.

Birçok usulsüzlük gördük

İlk tur seçimlerinde Şirnex’te (Şırnak) olduğunu hatırlatan Taş, “Orada usulsüzlükler gördüm seçim lokallerine şiddetli bir şekilde girmek isteyen insanları gözlemledik. Yumrukların konuştuğu seçim lokallerini gördük. Asker ve seçmen arasında kavgalara tanıklık ettik maalesef. Umarım bu ikinci turda böylesi olaylar yaşanmaz. İnsanlar demokratik hakkı olan seçim hakkını iyi bir şekilde özgür bir şekilde kullanabilirler” dedi.

AMED

#Almanya #Sol #Parti #vekili #seçimleri #takip #etmek #için #Amedde

Mehmet Sincar davasında zamanaşımı riski

Elîh’te 4 Eylül 1993 tarihinde Hizbullah tarafından katledilen DEP milletvekili Mehmet Sincar davası, zaman aşımına riski ile karşı karşıya

Eylül 1993 günü Hizbullah ve devlet işbirliği ile öldürülen Demokrasi Partisi (DEP) Milletvekili Mehmet Sincar davası 31 Mayıs 2023’te görülecek. HÜDAPAR’ın Elîh’ten (Batman) milletvekili çıkardığı bir parlamentoya gidilirken Sincar davasında otuz yıldır sürdürülen failleri koruma tutumunu ve dosyanın son durumunu Sincar Ailesinin avukatı Şaneşin Aydın ANF’ye değerlendirdi.

‘İşlenen cinayet büyük bir organizasyondur’

Mehmet Sincar cinayetinin devlet eliyle işlenmiş bir cinayet olduğunu söyleyen Şaneşin Aydın, davanın yalnızca Hizbullah tetikçisi Cihan Yıldız’ın yargılanması üzerinden ele alınamayacağını belirtti. Aydın, “DEP milletvekilinin gün ortasında, Batman’ın en işlek caddelerinden birinde öldürülebilmesi bir tetikçi üzerinden ele alınamayacak kadar büyük bir organizasyondur. Tetikçi Hizbullahçıdır, ancak Mehmet Sincar’ın diğer failleri o dönemin İçişleri bakanı, o dönemin valisi, polisi, askeri, bürokratlarıdır. Ailenin ve avukatların bu yönlü defalarca talebi oldu, Susurluk ile ortaya çıkan belgeler oldu, bunlar dönemin Adalet Bakanlığı müsteşarı tarafından raporlaştırıldı, ama bu isimler yargılamaya dahil edilmedi. Katil Cihan Yıldız’ın yargılanması ve cezalandırılması elbette önemlidir, ancak cinayetinin arkasındaki devlet eli yargılanmadıkça adalet yerini bulmayacak” dedi.

‘Zamana yayarak sonuçsuz bırakma tarzı’

4 Eylül 2023 tarihinde, yargılamada herhangi bir ilerleme kaydedilemezse Cihan Yıldız dışındaki sorumluların yargılanması açısından davanın düşeceğinin altını çizen Aydın, tetikçi Cihan Yıldız’a dair yargılamanın devam edeceğini, ancak bunun da zamana yayılarak bezdirici bir sürece dönüşebileceğini, davanın heyetinin sürekli değiştiğini, Hizbullah ana davasından ayrılan davalarda hukuki sürecin zamana yayarak sonuçsuz bırakma tarzında işletildiğini belirtti.

‘Tetikçi duruşmalara SEGBİS’le katılıyor’

Tetikçi Cihan Yıldız hakkında bilgi veren Aydın, “Cihan Yıldız 15 Ağustos 2008 tarihinde Avusturya’da yakalanıp Türkiye’ye teslim edildi. Eski TCK’ye göre ‘Anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs’ suçlaması ile yargılandı ve ceza aldı. 6 farklı eyleme katıldığı iddianamede yer alıyor. Mehmet Sincar cinayeti bu eylemlerden birisidir. Mehmet Sincar’ı öldürdüğünü hiçbir zaman kabul etmedi. Avukatı 18 Mart 2019 tarihinde ‘sanığın mahkumiyetiyle AİHM sözleşmesinin 3’üncü, 5’inci ve 6’ncı maddeleri açısından ihlal edildiği gerekçesi’ ile yeniden yargılama talebinde bulundu. 26 Haziran 2019 tarihinde yargılanmanın yenilenmesi kararı verildi ve Cihan Yıldız tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Duruşmalara Batman’dan SEGBİS ile katılıyor. Hakkındaki tek kısıtlama tedbiri yurtdışına çıkış yasağı olmasıdır” dedi.

Yasalar herkes için farklı işliyor

Cihan Yıldız ve birçok Hizbullah üyesinin cezaevlerinden topluca tahliye edildiği süreçte Yargıtay ve ceza mahkemelerinin tavrının adaleti tesis etmekten ve kanun gereklerini yerine getirmekten uzak olduğunu belirten Aydın, “Cihan Yıldız bu dosyada hükümlüydü. Ağırlaştırılmış müebbet cezası almıştı. ‘İyi hal’ indirimi ile cezası müebbete düşmüştü. Kapatılan DGM’ lerde yapılan askeri yargılamalardaki hak ihlallerine dair başvuruların yoğunca yapıldığı bir süreçte, yeniden yargılama kararı verilen bir dosya emsal gösterilerek cezaevlerindeki bütün Hizbullahçılar tahliye edildi, bazılarına yeniden yargılama yolu açıldı ama birçoğu hakkında beraat kararı verildi. Tek bir dosya emsal gösterilerek, hiçbirinin dosyası usulen de olsa ele alınmaksızın tahliye edildiler. DGM yargılamalarından en büyük mağduriyeti yaşayan kesim politik tutsaklardı ve doksanlardan bu yana bir kuşak olarak cezaevlerinde tutuldular. AİHM’in hemen hemen hepsinin yargılanmasında hak ihlali kararı olmasına rağmen onlar için yeniden yargılama yoluna gidilmedi, talepler reddedildi. Onlar için hiçbir karar emsal sayılmadı” dedi.

HABER MERKEZİ   

#Mehmet #Sincar #davasında #zamanaşımı #riski

Sancar’dan ‘Herkes sandığa gitsin’ çağrısı

Oy kullanma işleminin ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, ‘Herkes sandığa gitsin çünkü bu sadece bir cumhurbaşkanlığı seçimi değil. Türkiye’nin geleceğini oyluyoruz. Seçmenlerin oylarını korumak için son ana kadar görevini yerine getirmesi gerekiyor’ dedi

İkinci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimi için oy kullanma işlemleri devam ederken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Ankara Çankaya’daki Ayten Şaban Diri İlkokulu’nda eşi Ceren Sancar ile birlikte oyunu kullandı. Sancar, oy kullandıktan sonra okul bahçesinde açıklama yaptı.

Yarın başka güne uyanacağız

Mutlaka sandığa gidilmesi gerektiğine dikkat çeken Sancar, “Herkes sandığa gitsin, mutlaka oyunu kullansın çünkü bu sadece bir cumhurbaşkanlığı seçimi değil. Oy kullanmak yetmiyor. Oyunu kullanmak en az oy kullanmak gibi önemli. Seçmenlerin de birer sandık görevlisi gibi davranmasını bekliyoruz. Seçmenlerin oylarını, iradesini korumak için son ana kadar görevini yerine getirmesi gerekiyor. Yarın başka bir güne uyanacağız” diye konuştu.

ANKARA

#Sancardan #Herkes #sandığa #gitsin #çağrısı

HDP Bayraklı ilçe binasına ırkçı saldırı

HDP Bayraklı İlçe Örgütü binasına yönelik ırkçı gruplar tarafından hakaret içerikli yazılama yapıldı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bayraklı İlçe Örgütü binasına yönelik ırkçı bir grup tarafından dün gece yazılama yapıldı. PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik hakaret içerikli yazılamada “Türkiye Türk’tür Türk kalacak” ifadesi yer aldı.

Avukatların, saldırıya ilişkin suç duyurusunda bulunduğu belirtildi.

İZMİR

#HDP #Bayraklı #ilçe #binasına #ırkçı #saldırı

Ankara JİTEM davası: İlk beraat kararı itirazlar üzerine bozuldu, katledilenlerin yakınları harekete geçmeli

Ankara JİTEM Davası’nda sanıkların beraat ettirilmesinin siyasi bir karar olduğunu belirten avukat Sertaç Ekinci, ‘90’lı yıllarda sayısız cinayete kurban gitmiş insanların yakınları harekete geçmelidir’ dedi

Kamuoyunda Ankara JİTEM Davası olarak bilinen 1993-1996 yılları arasında Ankara’da Altındağ Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskın’ın da aralarında bulunduğu 19 kişinin katledilmesiyle ilgili ilk soruşturma, 2011 yılında başlatıldı. 26 Şubat 2013’te başlayan yargılama, 13 Aralık 2019’da aralarında Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın da bulunduğu 19 sanık hakkında beraat kararı ile sonuçlandı.

İtirazlar üzerine ilk beraat kararı bozuldu

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, 5 Nisan 2021’de istinaf itirazları üzerine beraat hükmünü bozdu ve dosyayı yerel mahkemeye geri gönderdi. Sanıklar Mehmet Ağar, İbrahim Şahin, Korkut Eken, Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Ercan Ersoy, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Seyfettin Lap, Enver Ulu, Uğur Şahin, Alper Tekdemir, Yusuf Yüksel, Abbas Semih Sueri, Lokman Külünk, Mahmut Yıldırım, Nurettin Güven, Muhsin Korman’ın “cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında insan öldürmek” suçlarından yargılandığı dava Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkmesi’nde 15 Ekim 2021 tarihinde tekrar görülmeye başlandı.

‘Sanıklar duruşma salonuna getirilmedi’

Davanın görüldüğü 11 yılda 41 hakim 16 savcı değiştirildi. Onlarca delil ve tanıklığa rağmen sanıkların duruşma salonuna dahi getirilmediği davada savcı, sanık avukatı gibi davranarak tüm sanıklar hakkında vareste talebinde bulundu ve kabul edildi.  Sanık sandalyelerinin boş geçtiği davanın 26 Mayıs’ta görülen 7’nci duruşmasında tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildi.

Katledilenler arasından babası Yusuf Ekinci’nin de yer aldığı dava avukatlarından Sertaç Ekinci, beraat kararına ve dava sürecini Mezopotamya Ajansı’ndan Enes Beyaz’a değerlendirdi.

‘Hukuki bir karar değil’

Türkiye’de devam eden insan hakları ihlallerine ilişkin devletin siyasi sorumluluğu olduğunu belirten Ekinci, “Hiçbirisinde açık, doğru düzgün bir yargılama yapılmadı ve çoğu zaman yargılamanın sonucunda beraat kararları verildi. Bu davanın 9 senedir kovuşturması yaklaşık 12 senedir yargı süreci devam ediyor. Yerel mahkeme sürecine katarsak yargısal süreç 30 yıldır devam ediyor ve bu 30 yıldır devam eden yargısal sürecin sonunda verilen beraat kararı var. Özellikle son 10-11 yılda yapılan yargılama içerisinde çoğunlukla ulaşabildiğimiz deliller değerlendirildiğinde dahi sanıklar hakkında ciddi, makul, kuvvetli şüphe oluştuğu konusunda hiçbir hukuki kuşku yok. Hal böyleyken bu delillerin üzerine gidilmemesi ancak savcılık mütalaasında olduğu gibi yalnızca bazı delillerdeki zorlama bazı uyuşmazlıklara odaklanıp beraat kararı verilmesi hukuki bir karar değil” ifadelerini kullandı.

 ‘Karar siyasidir’

Verilen beraat kararını “siyasi karar” olarak değerlendiren Ekinci, “Genel olarak bu siyasi tavır Türkiye’de meydana gelen faili meçhul cinayetlerde, insan hakları ihlallerinde rastlanılan. Bu anlamda bizi şaşırtan bir şey olmadı. Ancak Türkiye’nin geleceğine ve Türkiye’nin demokrasisine ilişkin olarak üzücü bir karar olarak değerlendiriyoruz” diye kaydetti. İnsanlığa karşı suçlarda zaman aşımının uygulanamadığını hatırlatan Ekinci, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararları mevcut. Türkiye’de her ne kadar 2010’lu yıllardan sonra yeni TCK dahilinde mevzuata dahil olmuşsa da insanlığa karşı suç tipi bu tarihten önceki suçlarda da uygulanabiliyor” diye konuştu.

‘Cinayetler siyasi saiklerle yapıldı’

Türkiye’nin AİHM kararlarını dikkate alması gerektiğini vurgulayan Ekinci, “Bu çerçevede bizim davamızda öldürülen şahısların özellikle siyasal etnik kökenleri dikkate alındığında toplumun belli bir kesimine karşı siyasal saiklerle işlenmiş cinayetler olduğu konusunda kuşku yoktur. Dolayısıyla insanlığa karşı suçlar kapsamında olduğuna da kuşku yoktur. Bizim de talebimiz bu yönde oldu. Zaten her ne kadar savcılık iddianameyi, adam öldürme, basit adam öldürme suçundan tanzim etmiş olsa da biz bunları insanlığa karşı suçlar kapsamına dahil edilerek iddianamenin genişletilmesini talep ettik. Ancak mahkeme bunu ciddiye almadı” diye belirtti.

‘Katledilenlerin yakınları harekete geçmelidir’

Türkiye’de 90’lı yıllarda sayısı binleri aşmış cinayetlerin soruşturma ve kovuşturmaya tabi tutulmadığının altını çizen Ekinci, şunları ekledi: “Bu cinayetleri işleyenlerin de aynı şekilde insanlığa karşı suçlar kapsamında yargılanması mümkün. 2010’lu yılların başında bu konuda hak ihlallerine uğramış insanlara tazminat konusu yapılarak herhangi bir cezai soruşturmaya girmeyeceğine yönelik bir idari süreç işlemiş olsa da, netice itibariyle ortada bir suç olduğu için, bu suçlara ilişkin olarak tekrar savcılıkları harekete geçirebilmesi, bu cinayetlerin tekrar aydınlanabilmesi ve kamuoyunda bir baskı yaratılması açısından büyük önem taşır. Özellikle 90’lı yıllarda sayısız cinayete kurban gitmiş insanların yakınları harekete geçmelidir.”

ANKARA

#Ankara #JİTEM #davası #İlk #beraat #kararı #itirazlar #üzerine #bozuldu #katledilenlerin #yakınları #harekete #geçmeli

Riha’da kadınlara oy kullandırılmamasına müdahele eden Şeker’e saldırı

Riha’da kadınların yerine oy kullanmak isteyen erkeklere karşı çıkan CHP’li Ali Şeker, saldırıya uğradı, Şeker hastaneye kaldırıldı

Riha’nın Eyyübiye ilçesine bağlı Karaali kırsal mahallesinde kurulan sandıkları ziyaret eden CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, toplu oy kullanımı tespit etti. Edinilen bilgilere göre; mahallede bulunan erkekler, kadınların yerine oy kullanmak istedi. Bu durumun yasal olmadığını ve kadınların da sandık başına gelmesi gerektiğini belirten Şeker ve CHP’li müşahit, 15-20 kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Burnuna darbe alan Şeker, hastaneye kaldırıldı. Olay yerine gelen jandarma saldırgan grubu olay yerinden uzaklaştırdı.

 Akçakale’de de saldırı

Akçakale ilçesine bağlı Yazlıca kırsal mahallesinde toplu oy kullanımına karşı çıkan CHP’li sandık görevlileri de saldırıya uğradı. CHP Urfa İl Başkanlığı Hukuk Komisyonu üyesi Avukat Ronahi Paydaş, olaya dair sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Görevli olduğumuz bölgelerden Akçakale Yazlıca kırsal mahallesindeyiz. Burada toplu oy kullanımını engellerken hem biz hem de sandık görevlilerimiz saldırıya uğradık, tehdit ve hakaretlere maruz kaldık. Şu an can güvenliğimiz olmadığı için, suç duyurusu ve şikâyet için köyden ayrıldık” dedi.

RİHA

#Rihada #kadınlara #kullandırılmamasına #müdahele #eden #Şekere #saldırı