Ana Sayfa Blog Sayfa 406

İktidarın seçim stratejisi: Montajlı görüntülerden sonra sahte hesaplardan ‘boykot’ çağrısı

Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na dair servis edilen montajlı görüntülerden sonra Yeşil Sol Parti ile HDP adına açılan sahte hesaplardan ‘boykot’ çağrısı yapılıyor

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin gerçekleşeceği 28 Mayıs tarihine sayılı günler kala, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Millet İttifakı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na dair seçmenleri manipüle etmeye dönük sahte hesaplardan yapılan paylaşımlar dikkat çekiyor.

Son günlerde Kılıçdaroğlu’nun seçim kampanyası için hazırlanan söz konusu videonun montajlanarak AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından mitinglerde kullanılması ve videonun sanal medyada dolaşıma sokulmasının ardından Yeşil Sol Parti adına açılan sahte hesaplar da “boykot” çağrısı yapıyor.

Halkların kaydeden Demokratik Partisi (HDP) ve Yeşil Sol Parti, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda Kılıçdaroğlu’na destek kararı alırken, ikinci tur öncesi bugün gerçekleştirilen “durum değerlendirme” toplantısı sonrası seçime dair tutumunu yarın açıklayacağını kaydetti. Buna karşın Yeşil Sol Parti ve HDP adına açılan ve paylaşımlar yapan sahte sanal medya hesapları iktidar medyası tarafından da servis ediliyor.

‘HDP Gençlik Teşkilatı’ adlı sahte hesap

14 Mayıs seçimleri öncesi de asılsız paylaşımlarıyla gündeme gelen “HDP Gençlik Teşkilatı” isimli sanal medya hesabı yaptığı, “JİTEM’in kurucularından Veli Küçük’ün derin projesi olan Ümit Özdağ varsa biz yokuz! Kendisinden başka kimseye yaşam hakkı tanımayan ırkçı, faşist zihniyete karşı; ortak yaşam için eşitlik ve demokrasi mücadelesi yürüten onurlu insanlara selam olsun” paylaşımıyla yaptığı boykot çağrısı tepki topladı.

İktidar medyası kullanılıyor

Söz konusu hesap, daha önce HDP’nin girişimlerinden sonra kapatılırken, Ümit Özdağ’ın Cumhur İttifakı Adayı Erdoğan’a karşı Kılıçdaroğlu’nu desteklemesini açıklamasıyla yeniden aktif edildi. Hesaptan yapılan paylaşım başta Yeni Şafak Gazetesi olmak üzere iktidara yakın medya tarafından birçok kez haberleştirildi. Yeni Şafak Gazetesi, söz konusu sahte sanal medya hesabına dair, “HDP Gençlik Teşkilatı isyan bayrağını çekti: Özdağ varsa biz yokuz” başlıklı haber yayınladı.

Paylaşım sonrası HDP ve Yeşil Sol Parti’li isimler tarafından “boykot yok” açıklamaları geldi.

Sahte hesapların yanı sıra birçok sanal medya kullanıcısının yaptığı “boykot” çağrılarına da tepkiler gelmeye devam ediyor.
Gazeteci Meltem Akyol, “Boykot çağrısı yapan Tırşikçi Kürtler bu toplumu manipüle ediyor. Bunların hepsi 14 Mayıs’ta oyunu Erdoğan’a, AKP’ye bastı. Herkese boykot deyip 28 Mayıs’ta da oylarını Erdoğan’a verecekler. Kanmayın, değişim sizin elinizde. Sandığa gidin ve oy kullanın…” mesajı verirken gazeteci Ferzad Penaber, “Boykot kampanyası yürütenler gidip Erdoğan’a verecekler. Kimi yurtsever gençler de bunların etkisinde kalıp çevresine yayıyor. Sandığa git, oyunu kullan. Erdoğan’ın varlığı Kürtlere zarar” paylaşımı yaptı.

Sahte hesaplardan yapılan boykot çağrılarına dönük kimi tepkiler şöyle:

*Yazar Gün Zileli: Şu kritik durumda boykot lafları etmek kimin işine yarar, iyi düşünmek gerekir. Eleştirisi olan (benim de var) bunları 28’inden sonrasına saklasın. Bugün her olumsuz tavır iktidarın işine yarar.

*Gazeteci Mehmet Kızmaz: Kimsenin boykot vs. çağrısı yapma hakkı yok! Evet eleştirilecek çok şey var ama bu aşamada, seçmeni sandığa gitmeme yönünde bir yönlendirmede bulunmak; yıllardır demokrasi, hukuk, adalet, eşitlik, barış için çok ağır bedel veren insanlara insafsızlık olur. Kimsenin buna hakkı yok!

*Siyaset Bilimci Fırat Acar: Ümit Özdağ’a ve derin devletin Kürd ve Alevi fobisine rağmen benim ve çevremdeki tüm dostlarımın oyu Dersimli Kemal’e. Boykot diyen Kürd dostlarım sizleri anlıyorum ama boykot sadece bu bağnaz ve faşistlere yarayacak. Ve ben günahımı bile bu bağnazlara vermeyeceğim.

*İnsan hakları savunucusu Aram Nistiyan: Kılıçdaroğlu kamuoyuna Kayyım anlayışı ile ilgili net bir şekilde açıklama yapmalı. BOYKOT diyen trolleri de dinlemeyin lütfen. Değişim için kararlı adımlarla ilerlemeye devam edelim. Tek bir oy ile baharı getirebilirsin. Bahar gelsin YAZ’ı şekillendirelim hep birlikte.

*Gazeteci Cahit Mervan: AKP’nin trolleri bilinçli olarak Özdağ’ı konu yaparak Kürtleri sandıktan uzak tutmaya çalışıyorlar. Boykot örgütlemek istiyorlar. Hiç kimse bu tuzağa düşmemeli. Kürtlerin diktatörü yıkma gibi stratejik bir hedefleri var. Özdağ bu meselede bir ayrıntı bile değil.

*Avukat Orhan Sıcakyüz: Boykot etmeyeceğiz, kararlılıkla da sandığına gideceğiz ama kendi iç sorgulamamızı acilen yapmamız gerekir, son 5 yılın bütün politik kadrolarının değişmesi artık elzem bir hal aldı. Eş başkanlar istifa edip bunu deklere ederse halkta muazzam bir moral ve sinerji yaratacaktır.”

HABER MERKEZİ

#İktidarın #seçim #stratejisi #Montajlı #görüntülerden #sonra #sahte #hesaplardan #boykot #çağrısı

MED- DER, öğrencilerine sertifikalarını verdi

MED- DER, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı haftası vesileyle Kürtçe dil kursunda başarılı olan öğrencilerine sertifikalarını verdi

Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği (MED-DER), 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı haftası vesileyle düzenlediği etkinlikte, Kürtçe dil kursuna katılan ve kursta başarı sağlayan öğrencilerine, başarı sertifikalarını takdim etti.

Etkinlik, Amed’in Peyas (Kayapınar) ilçesine bağlı Gaziler semtinde bulunan dernek binasında yapıldı. Etkinliğe, Yeşiller Sol ve Gelecek Parti (Yeşil Sol Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Örgütünün yanı sıra Amed Tabip Odası, Amed 78’ler Girişimi Derneği ve çok sayıda kişi katıldı. Etkinliğin yapıldığı bahçeye “ Zimane Kurdî Kilîda Azadiya Gelê Kurd e” ve “15 ê Gulanê Cejna Zimanê Kurdî Piroz Be” pankartları asıldı.

Etkinlikte ilk konuşmayı yapan MED-DER yöneticisi Rıfat Ronî, Kürtlerin “kardeş” olarak nitelendirilmesine rağmen Kürtçenin eğitim dili olarak kabul edilmemesine tepki gösterdi. Kürtçenin, eğitim dili olana kadar mücadele edecekleri vurgusunu yapan Ronî, “Ehmedê Xanê, Feqiyê Teyran, Melayê Cizîrî ve Kürt alfabesinin kurucusu Mîr Celadet Elî Bedirxan’ın hayallerini gerçekleştireceğiz” dedi.

Ardından MED-DER Eşbaşkanı Şükran Yakut Kirmanckî yaptığı konuşmasında, “Bizler evimizden başlayarak, sokakta, çalışma yerimizde, siyasette kısacası yaşamın her yerinde ana dilimizi konuşmalıyız. Ana dilimiz eğitim dili olana kadar bu mücadelemiz sürecektir” ifadelerine yer verdi.

Etkinlik stranlar ve halaylarla son buldu.

HABER MERKEZİ

#MED #DER #öğrencilerine #sertifikalarını #verdi

Çocuk istismarı failine tutuklama talebi reddedildi

Silopiya’da 10 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunan failin tutuklanması talebi mahkeme heyeti tarafından reddedildi

Şirnex’ın Silopiya (Silopi) ilçesinde 2021 yılında 10 yaşında ki C.E. isimli kız çocuğuna sistematik cinsel istismarda bulunan Kadir M. isimli şahıs hakkında “Nitelikli cinsel istismar” suçlamasıyla Cizre 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması görüldü.

Duruşmaya C.E.’nin ailesi ve avukatları hazır bulunurken, C.E., Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile (SEGBİS) ifade verdi. Tutuksuz yargılan fail ise duruşma salonunda hazır edildi. Şirnex Barosu Çocuk ve Kadın Hakları Komisyonu avukatları, Silopiya Belediyesi Taybet Ana Kadın Dayanışma Merkezi, Silopiya Belediyesi Kadın Politikalar Müdürlüğü, Silopi Belediye Eşbaşkanı Adalet Fidan ile çok sayıda kişi duruşmaya katıldı.

Kendini mağdur gibi gösterdi

Kimlik tespitiyle başlanan duruşmada ilk olarak fail Kadir M. savunma yaptı. Kendisine iftira atıldığını ileri süren Kadir M., “Aileme ben bakıyorum, 8 tane çocuğum var ve çok mağdurum. Devletime hizmet etmek içim her zaman hazırım” ifadelerinde bulundu. C.E’nin avukatı, failin tutuklu olarak yargılanmasını talep etti.

Ardından ifadesi alınan C.E., Kadir M.’nin kendisine yönelik cinsel istimarda bulunduğunu belirterek, “Yaşadıklarımı okulda öğretmeni ve aileme anlattım” dedi.

Savunma yapan fail Kadir M.’nin avukatı İsmail Bilin ise ailenin çelişkili beyanlarda bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili hakkında beraat talebinde bulundu.

Ertelendi

Mütalaasını sunan Savcı, failin tutuklanmasını talep etti. Verilen aranın ardından Mahkeme Heyeti, failin tutuksuz yargılanmasına karar vererek, dosyadaki eksik hususların tamamlanması gerekçesiyle bir sonra ki duruşmayı 27 Eylül’e erteledi.

HABER MEKEZİ

#Çocuk #istismarı #failine #tutuklama #talebi #reddedildi

KHK eyleminde 28 Mayıs’ta sandıklara gitme çağrısı

KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine geri dönmesi talebiyle yapılan 255’inci hafta oturma eyleminde, ikinci tur seçiminde herkese oy kullanma çağrısı yapıldı

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) İzmir 2 Nolu Şube, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine iade için düzenlediği oturma eylemine 255’inci haftasında devam etti. Karşıyaka İskelesi karşısında yapılan eylemde sık sık, “Birleşe birleşe kazanacağız” ve “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı. Basın açıklamasına siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri destek verdi.

Basın açıklamasını okuyan EĞİTİM SEN İzmir 2 Nolu Şube Kadın Sekreteri Zeliha Danyeli, iktidarın seçim sürecinin her adımında milliyetçi ve kutuplaştırıcı politikaları ile toplumu gerdiğini söyledi. Seçime değil, adeta savaşa gider gibi bir atmosfer yaratıldığını vurgulayan Danyeli, “Başta işçiler ve emekçiler olmak üzere, halkı daha fazla yoksulluk ve işsizlikle karşı karşıya bırakan, her geçen gün gittikçe derinleşen ekonomik kriz, hayat pahalılığı, güvencesiz çalışma ortamı ve 6 Şubat depreminin iktidar eliyle felakete dönüşüp daha fazla ölüm ve yıkım yaşatması gibi yakıcı sorunlar iktidar blokunun yarattığı bu atmosfer ile perdelenmiştir” dedi..

Oy kullanma çağrısı

Çocuk istismarını meşrulaştıran gerici ve ataerkil zihniyeti, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin değiştireceğini belirten Danyeli, “28 Mayıs’ta gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimi Tek Adam Rejimine karşı bir referandum olma niteliğinde olduğunu biliyoruz. Buradan hareketle çok daha önemli hale gelen, 28 Mayıs’ta gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tercihimizi yine demokratik parlamenter sistemden, emek ve demokrasiden yana kullanacağız. Bir avuç insanı zenginleştirirken topluma açlığı ve sağlıksızlığı dayatan bu iktidardan kurtulmak, kadınların özgür oldukları, şiddet nesnesi kılınmadıkları, sahiplendirilip öldürülmedikleri yarınlar ve KHK hukuksuzluğunun son bulması için, herkesi oy kullanmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#KHK #eyleminde #Mayısta #sandıklara #gitme #çağrısı

Mülteci Dayanışma Platformu: Nefret söylemi terkedilmeli

İzmir Mülteci Dayanışma Platformu, seçim propagandası için mültecileri hedef alınmasına tepki göstererek, ‘Linç kültürüne hizmet eden bu söylemlerin derhal terkedilip gerçek sorunlara dair çözüm önerilerini dillendirmeye davet ediyoruz’ dedi

İzmir Mülteci Dayanışma Platformu, seçim döneminde mültecilere karşı artan ırkçı söylemlere yönelik Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı.

Zehirli dil zarar verir

Açıklamayı yapan İzmir mülteci Dayanışma Platformu üyesi Meral Kaban, tarafların propaganda için tercih ettikleri dilin ilk seçimdeki uzlaşmacı, toparlayıcı dilden uzaklaştığını kaygıyla takip etttiklerini belirterek, “14 Mayıs’ta gerçekleşen seçimde milliyetçilik ve mülteci düşmanlığı siyaseti yaparak seçime giren adaya verilen oyların oranının ikinci tur sonuçlarını etkileyecek düzeyde olması ve sırf bu kitlenin oylarını alabilmek sebebiyle bizce toplumda nefreti körükleyecek, düşmanlığı çoğaltacak ve geri dönüşü olmayan üzücü olayların gerçekleşmesine sebebiyet verecek bir dil ile konuşulmaya başlandı.

Mitinglerde, tv ekranlarında, sosyal medyada kullanılan bu zehirli dil toplumun en alt katmanında bulunan mülteciler için olduğu gibi aynı zaman ve sebeple hak talep eden bütün taraflara zarar verecektir” dedi.

Mültecileri ‘günah keçisi’ ilan etmek doğru değil

Ülkenin doğru bir mülteci politikasının olmadığını eleştiren Kaban, Cenevre Sözleşmesi’ni hatırlatarak, “Hak ve adaletten yana olduğunu iddia eden tüm siyasi parti ve liderlerinin, mülteci haklarını tanımaları beklenirken, aksine her fırsatta ve yaşanan her olumsuzlukta mültecileri sorumlu tutmaları, onları ‘günah keçisi’ ilan etmeleri, hem nefret söylemi doğru değildir” diye belirtti. Türkiye’de nefret söylemi ile nefret suçu arasındaki mesafenin çokta uzak olmadığı vurgulayan Kaban, “Yükselen ırkçılık, oluşturulan nefret iklimi, ona hizmet eden şoven dil ve söylemler düşünüldüğünde zaten dezavantajlı olan mültecilerin, gelecek ve de yaşam hakkı ile ilgili kaygılarının her geçen gün artarak devam etmektedir” şeklinde konuştu.

‘Linç kültürüne hizmet eden söylem terkedilmeli’

Kaban, hiçbir seçim sonucunun insan hak ve yaşamından önemli olmayacayağını belirterek, “Dezavantajlı herhangi bir kesimi düşman ve öteki olarak gösteren hiçbir siyaset yüzde 99,9 oyla dahi seçilse meşru olmayacaktır. Bizler mülteci hak savunucuları olarak, hangi siyasi cephe/ittifaktan geldiğine bakmaksızın, linç kültürüne hizmet eden bu söylemlerin derhal terkedilip, mülteci hakları başta olmak üzere, gerçek sorunlara dair çözüm önerilerini dillendirmeye davet ediyoruz. Zira haklardan yararlanmak için vatandaş değil, insan olmanın yeterli olduğunu belirtiyor ve aksi halde yaşanan tüm olumsuzluklarda bu dil ve söylemin sahiplerinin sorumlu olduklarını hatırlatıyoruz” ifadelerinde bulundu.

HABER MERKEZİ

#Mülteci #Dayanışma #Platformu #Nefret #söylemi #terkedilmeli

Mêrdîn’de gözaltına alınan 24 kişi serbest bırakıldı

Mêrdîn’de gözaltına alınan aralarında DİSK Genel İş Şube Başkanı’nın da olduğu 24 kişi ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı

Mêrdîn’de dün ve bugün yapılan ev baskınlarında gözaltına alınanların işlemleri tamamlandı. Dün aralarında HDP ve DBP’nin eski yöneticilerinin de olduğu isimlerin de aralarında olduğu 17 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemlerinin ardından peyderpey serbest bırakıldı. Gözaltına alınanların bir kısmına 2014 yılında katıldıkları siyasi faaliyetleri suçlama konusu olarak yönetildi.

Öte yandan bugün sabah saatlerinde Kerboran’da (Dargeçit) yapılan ev baskınında gözaltına alınan Merve Oğuz ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, DİSK Genel İş Mêrdîn Şube Başkanı Rahmi Güneş ile eşi Şükran Güneş, kardeşi Ali Güneş, Ali Güneş’in çocukları Dilbirin ve İsmail Güneş ile Mahmut Alğan’ın da Pınardere Karakol Komutanlığı’ndaki işlemleri tamamlandı. İfade işlemlerinin ardından Güneş ailesi de serbest bırakıldı.

HABER MERKEZİ

#Mêrdînde #gözaltına #alınan #kişi #serbest #bırakıldı

BM’ye Mexmûr çağrısı: Abluka kaldırılsın

Solothurn kentinde yapılan eylemde, BM ve yetkili kurumlara Mexmûr kampındaki ablukayı bir an önce durdurulması çağrısı yapıldı

İsviçre’nin Solothurn kentinde, Mexmûr kampına yönelik Irak ordusunun ablukası protesto edilerek, halkın direnişi sahiplenildi.

Bahntofplatz’ta bir araya kitle burada Türkiye ve KDP yönetiminin desteği altında Mexmur kampının etrafının demir tellerle kapatılması girişimine karşı halkın sürdürdüğü direnişin sahiplenildiği sloganlar atıldı.

Eylemde konuşan Şehit Firaz Dağ Halk Meclisi adına Eşbaşkan Kaya Demir BM’ye ve yetkili kurumlara çağrı yaptı. Demir, “20 bin insanın yaşadığı Mexmur 20 Mayıs’tan bu yana ağır silahlarla ve askeri yığınakla kuşatılmak istenmektedir. BM denetimde olan Mexmur 5 gündür bu kuşatma girişimine karşı direniş göstermektedir. Başta BM olmak üzere yetkili kurumlara bu kuşatma girişiminin bir an önce durdurulması çağrısında bulunuyoruz” dedi.

Avrupa gençlik hareketleri TCŞ ve TekoJIN aktivistleri tarafından eylem alanında yapılan açıklamada “Direnişten asla vazgeçmeyeceğiz. Direnişimizi zaferle taçlandıracağız her yerde alanlarda eylemlerde olacağız “denildi.

Eylem yapılan konuşmaların ardından sloganlarla sonlandırıldı.

HABER MERKEZİ

#BMye #Mexmûr #çağrısı #Abluka #kaldırılsın

Yunanistan’da geçici başkan Ioannis Sarmas oldu

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu, Sayıştay Başkanı Ioannis Sarmas’ı geçici hükümetin başbakanı olarak görevlendirdi

Yunanistan, 21 Mayıs’ta yapılan genel seçimin ardından meclise girmeyi başaran üç parti liderinin hükümeti kurma görevini reddetmesi nedeniyle ikinci kez sandık başına gitmeye hazırlanıyor. Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu, Yeni Demokrasi (ND) Partisi lideri Başbakan Kyriakos Miçotakis, Radikal Sol Koalisyon-İlerici İttifak (SYRIZA) lideri Aleksis Çipras ve Panhelenik Sosyalist Hareket (PASOK) lideri Nikos Androulakis ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede üç lider, mevcut durumda hükümet kurmanın mümkün olmadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sakelaropulu görüşmenin ardından Sayıştay Başkanı Ioannis Sarmas’ı Cumhurbaşkanlığına davet etti. Sakelaropulu, Sarmas’ı geçici hükümetin başbakanı olarak görevlendirdi.

Yunanistan’da 25 Haziran’da ikinci kez sandık başına gidilmesi planlanıyor.

Seçim sonuçları

Ülkede 21 Mayıs’ta düzenlenen genel seçimde Miçotakis’in lideri olduğu Yeni Demokrasi Partisi oyların yüzde 40,79’unu alarak 300 sandalyeli parlamentoda 146 sandalye elde etmişti. Çipras liderliğindeki SYRIZA oyların yüzde 20,7’sini alarak 71 sandalye, PASOK ise yüzde 11,46 oy oranıyla 41 sandalye kazanmıştı.

Hiçbir parti tek başına hükümet kurmak için gerekli olan 151 sandalyeye ulaşamamıştı.

HABER MERKEZİ

#Yunanistanda #geçici #başkan #Ioannis #Sarmas #oldu

HDP ve Yeşil Sol Parti MYK toplantısı sona erdi

Ümit Özdağ ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında ortak protok imzalanması ardından toplanan HDP ve Yeşil Sol Parti Merkez Yürütme Kurullarının toplantısı sona erdi

HDP ve Yeşil Sol Parti Merkez Yürütme Kurulları, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortak protokol imzalamasının ardından toplandı. Yaklaşık iki saat süren toplantının ardından yazılı açıklama yapıldı.

Kayyum uygulamaları hakkındaki yaklamımız değişmezdir

Ülkede yaşanan sorunların temelinde demokrasi ve hukukun evrensel ilkelerine uymayan uygulamaların olduğuna dikkat çekilen açıklama şöyle: “Özellikle seçim hukuku ve halk iradesini, yerel demokrasiyi yerle bir eden kayyım politikaları bu uygulamaların başında gelmektedir. Halkın iradesini gasp eden kayyım atamaları demokrasi ve hukuk açısından kabul edilemez ve bu konudaki yaklaşımımız değişmezdir.”

‘Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları evrensel demokratik ilkelere aykırıdır’

“Sayın Kılıçdaroğlu’nun bugün açıkladığı protokoldeki bu konuyla ilgili belirlemeler evrensel demokratik ilkelere aykırıdır. Tutumumuz ve eleştirimiz net ve açıktır. Kayyım uygulamaları sadece Diyarbakır’ın değil İstanbul’un ve bir bütün olarak hepimizin sorunudur. Demokrasi ve hukukun evrensel ilkelerine sahip çıkmak ve bu konuda ilkesiz duruşlara taviz vermemek hepimizin görevidir. Bunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Bizler demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesinin kararlı öznesi olmayı sürdüreceğiz.”

Nihai tutum yarın açıklanacak

“Ülke için bir referanduma dönüşmüş 28 Mayıs seçimleri ve sonrası için oynanan oyunların ve kurulan tuzakların farkındayız. Bugün başlattığımız değerlendirmelerimize partilerimizin bileşenleri ve kurulları ile devam ediyoruz. Değerlendirmelerimiz sonucu nihai kararımızı, seçimlerdeki tutumumuzla ilgili açıklamamızı yarın (25 Mayıs 2023) halklarımızla paylaşacağız.”

HABER MERKEZİ

#HDP #Yeşil #Sol #Parti #MYK #toplantısı #sona #erdi

Buca Emek ve Demokrasi Güçleri’nden sandık çağrısı

Buca Emek ve Demokrasi Güçleri, ikinci tur için sandık güvenliğinin sağlanması ve Kılıçdaroğlu’na oy verilmesi çağrısında bulundu

Buca Emek ve Demokrasi Güçleri, 28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci turuna ilişkin Şirinyer’de basın açıklaması yaptı. “Sandığa, hayatına, geleceğine sahip çık” pankartı açılan açıklamaya kentte bulunan siyasi parti ve kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen İzmir 5 Nolu Şube Başkanı Özcan Çetin, seçimlerin ilk turunda devletin tüm olanaklarıyla meydanlarda propaganda sürdürmesine rağmen, AKP’nin istediği sonucu alamadığını söyledi. Halkın çoğunluğunun AKP’nin yarattığı bu yağma, talan ve sömürü rejimine dur dediğini vurgulayan Çetin, “Tek adam rejiminin devamı, daha çok baskı, sömürü, iş cinayetleri, yoksulluk, şiddet, savaş, gericilik, yağma ve talan demektir. AKP döneminde işten atmalar ve grev yasakları arttı. Tek adam rejimi bugün bizleri baskılamak, hakkımız olanı gasp etmek için tam karşımızda durmaktadır. Birinci turda gerek AKP hükümetinin söylemleri, gerekse kurmaylarının halkı germek için yaptıkları açıklamalar, bizlerin sandıklara ne kadar sahip çıkmamız gerektiğinin önemini bir kez daha göstermiştir. Seçim sürecinde seçim ve sandık güvenliğinin her aşamada ne kadar önemli olduğu, buna uygun bir örgütlenmenin geliştirilmesinin hayati derecede önem taşıdığı da görülmüştür” dedi.

Sandığa gitme çağrısı

Şimdi AKP rejimini değiştirme iradesi gösteren tüm kesimlere, bu umudu yeniden aşılama zamanı olduğunu belirten Çetin, “Geleceğimizi yaşanabilir kılacak, gençleri yaşatacak bir memleket hedefiyle, kalan zamanda yapılacaklara odaklanmak her birimizin görevidir. Umudu kırılanları, tekrar oy kullanmaya ikna etmek, bir kez daha oyların türlü hilelerle çalınmasına izin vermemek için seçim ve sandık güvenliği ile ilgili her dayanışmayı göstermek sorumluluğumuzdur. Emekçiler, ezilenler, kadınlar, gençler, halklar bu kalan sürede bir seferberlikle bu umudu büyütmek, emekçilerin ve halkın taleplerini dillendirmek ve değiştirebileceğimizi göstermekle yükümlüdür. Tüm bu gerekçelerle bizler emekten, özgürlükten ve demokrasiden yana olan herkesi, Pazar günü sandığa gitmeye ve Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermeye çağırıyoruz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#Buca #Emek #Demokrasi #Güçlerinden #sandık #çağrısı