Ana Sayfa Blog Sayfa 409

Sandıkta da mı montaj var?

Anket sonuçlarının tepe taklak olduğu 14 Mayıs’taki seçimin ardından, ‘seçimde hile var’ tartışmaları da devam ediyor. 16 yılda seçmen sayısının nüfus artışından 6,7 milyon fazla olması dikkat çekerken, ‘Seçime montaj videolar ile kampanya yapan AKP sandıkta da mı montaj yaptı?’ sorusunu akıllara getirdi

Türkiye’de 14 Mayıs’ta gerçekleştirilen Parlamento seçimleri tamamlanırken, ikinci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimleri 28 Mayıs’ta gerçekleştirilecek. Seçim öncesi anketlerin birçoğunda Millet İttifakı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu önde görülürken, seçimlerde bu durumun tersi yaşanması, “seçimde hile mi yapıldı” iddialarını da kendisi ile birlikte getirdi. Yaptığı seçim anketinde yanılan şirketlerden biri ise KONDA oldu. Konu ile ilgili açıklama yapan şirket, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin 6-7 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz saha çalışmamızın bulgularında araştırma hata payının ötesinde sapma oluştu. Bunun sebebini tüm yöntemlerimizi gözden geçirerek anlamaya çalışıyoruz. Ancak şu aşamada kullanılan örneklemin ideal ortamda seçim sonucunu verecek nitelikte olduğunu tespit ettik” dedi.

Bir haftada ne oldu?

KONDA’nın seçim öncesi son anketinde belirlediği örnekleme göre Kılıçdaroğlu yüzde 49, Erdoğan yuz 44 olarak ifade edilmişti. Fakat seçim sonucuna göre Erdoğan yüzde 49, Kılıçdaroğlu yüzde 44 almasını anlamaya çalışan KONDA, seçim sonrası aynı örneklemin (196 mahalle/köy) sandık sonuçlarını inceliyorlar. Örneklem seçim sonucuyla tutarlı. Ancak kafalara takılan soru ise şu oluyor: “Ne oldu da seçimden önceki 1 hafta içinde bu örneklem grubunda Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a yüzde 5 oy kayması oldu? Aynı örneklem ankette yüzde 49 Kılıçdaroğlu derken, sandıkta nasıl yüzde 49 Erdoğan dedi?”

Seçmen nüfustan fazla

Açıklamada bu sorunun cevabı yer almazken, Yine Yeşil Sol Parti’nin birçok oyunun MHP’ye yazılması, deprem bölgelerinde seçime bu kadar katılımın olması “seçimde hile yapıldı” iddialarını güçlendiriyor. Öte yandan internet.com sitesinde yer alan bir makalede seçmen sayısına ilişkin verilen veriler dikkat çekici. 2007-2023 arasında Türkiye’de nüfusun 14,6 milyon artış olduğunun ifade edildiği makalede, seçmen sayısının 21,4 milyon arttığı ifade ediliyor. Yani 16 yılda nüfus artışı ile seçmen sayısı arasında 6,7 milyon fark var. Bu oran toplam seçmenin yüzde 10,5’ine tekabül ediyor. https://journals.plos.org sitesinde yer alan uluslararası bir makaleye göre ise, 2017 referandumunda sandıkların yüzde 11’inde sistematik şekilde anormal yüksek katılım ve “Evet” oyu olduğu ifade ediliyor. Bu sandıklardan “evet” oyu çıkarıldığında ise “evet” oranının yüzde 51.4’ten yüzde 50’nin altına indiği ifade ediliyor.

Soylu’nun itirafı

Bu kadar anket şirketinin yanılmasına rağmen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun seçim öncesi Erdoğan’ın aldığı oy oranını tahmin etmesi ise dikkat çeken bir diğer nokta. Yine Soylu katıldığı bir televizyon programında HDP’nin oy kaybettiğini belirterek, “Sandıkların güvenliği sağlandı. Burada oylar 13,5’ten 8,5’e düştü” dedi. Oy ve Ötesi Derneğini hedef alan Soylu, “Sandık ve seçim kuruluna bir dernek girip müdahale edemez. Gayri kanunidir” diyerek YSK’ye müdahale etme çağrısı yaptı. Yeşil Sol Parti’nin oylarının birçok yerde MHP’ye yazılması ve Soylu’nun 28 Mayıs için seçim güvenliğini takip eden bir siteyi bu kadar hedef göstermesi de dikkat çeken bir diğer şey.

Tüm bunlar tartışılırken “seçime montaj videolar ile kampanya yapan AKP sandıkta da mı montaj yaptı?” sorusunu akıllara getirdi.

HABER MERKEZİ

#Sandıkta #mı #montaj #var

DBP Amed İl Eşbaşkanı Altun hakkında dava: Haberler örgüt çağrısı kabul edildi

DBP Amed İl Eşbaşkanı Hayrettin Altun hakkında görülen davada basın açıklamaları, eylem ve etkinliklere ilişkin yapılan haberler ‘örgüt çağrısı’ kabul edildi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ve 14 il eşbaşkanına yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında 23 Aralık 2020’de gözaltına alınan ve belli bir süre tutuklu kalan DBP Amed İl Eşbaşkanı Hayrettin Altun hakkında açılan davanın duruşması görüldü.

Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmada şunlar yaşandı;

Örgüt çağrısı denildi

Partisinin ve diğer sivil toplum örgütlerinin düzenlediği etkinliklere katılan Altun’un bu eylem ve etkinliklere “örgüt çağrısıyla” katıldığını savunan iddia makamı, iddiasını Altun’un katıldığı, basın açıklaması, eylem ve etkinliklere ilişkin bazı basın yayın organlarında haber yapılmasına dayandırdı. İddia makamı, bu eylem ve etkinliklere ilişkin haberleri “örgüt çağrısı” olarak değerlendirerek, Altun’un üzerine atılı “örgüt üyesi olmak” suçunu işlediğini ileri sürdü.

İddia makamı söz konusu suçlamalardan Altun’un 7 yıl 6 ay ile 15 yıla kadar değişen hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Mahkeme heyeti, Altun ve avukatının esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmaları için duruşmayı 12 Eylül’e erteledi.

AMED

#DBP #Amed #İl #Eşbaşkanı #Altun #hakkında #dava #Haberler #örgüt #çağrısı #kabul #edildi

CHP, Özdağ’a İçişleri Bakanlığı verildi iddiasını yalanladı

Ümit Özdağ’ın paylaşımları sonrası Zafer Partisi’ne İçişleri Bakanlığı verileceği iddia edildi. CHP Basın Danışmanı Ömer Topsakal bu iddiayı yalanladı

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın mültecileri hedef alarak İçişleri Bakanı olarak bizzat göndereceğim demesi sonrası Özdağ’a İçişleri Bakanlığı verileceği iddia edilmişti CHP’den yapılan açıklamada bu iddia yalanlandı.

Artı Gerçek’ten Seda Taşkın’ın haberine göre, Zafer Partisi çevrelerinde, görüşmelerde İçişleri Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı’nın kendilerine verileceği yönünde iddialar dillendirilirken, kulislerde iki bakanlığın yanı sıra Milli Savunma Bakanlığı’nın da talep edildiği konuşuldu. Ayrıca “TİKA ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı” verildiği de öne sürüldü.

Bugün Kılıçdaroğlu ve Özdağ’ın görüşmesinin ardından ortak açıklamada ve protokolde bu iddialara dair bir madde yer almadı.

CHP Basın Danışmanı Ömer Topsakal da ortaya atılan iddialar ve haberlerle ilgili, “Kesinlikle yalan haber. Böyle bir bilgi yok” dedi.

Görev verilmedi

Gazeteci Canan Kaya Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Az önce Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nın basın danışmanı Ömer Topsakal ile konuştum. Sözcü yazarı Saygı Öztürk’ün “Özdağ’a İçişleri ve Kültür Bakanlığı ile TİKA ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı verildi” iddiasını kesin bir dille yalanladı. Özdağ’a, şu an için hiçbir görev verilmediğini belirtti” ifadelerini kullandı.

ANKARA

#CHP #Özdağa #İçişleri #Bakanlığı #verildi #iddiasını #yalanladı

Ankara Kadın Platformu’ndan sandık çağrısı: Kadın düşmanlarını gönderelim

Cumhurbaşkanlığı seçimi için açıklama yapan Ankara Kadın Platformu üyesi kadınlar, ‘Gelin birbirimize sarılalım, dayanışmamızı yükseltelim, mücadelemizi büyütelim’ çağrısı yaptı

İkinci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimi için oy kullanma ve sandık güvenliği çağrıları sürüyor. Ankara Kadın Platformu bu amaçla Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı düzenleyerek, sandık başına gitme çağrısı yaptı.

Grup adına konuşan platform üyesi Ayşe Uğurlu, erkek egemen ittifaklara teslim olmayan kadınların diktatörlük rejimine edecek sözlerinin, bu sistemi de yıkacak güçlerinin olduğunu söyledi.

Kadın düşmanlarının sayısı arttı

AKP iktidarının iktidarları boyunca kadın kazanımlarına saldırdığını ve yine LGBTİ+ düşmanlığı, anadilinin yok sayılması ve daha pek çok hak gaspı yaşandığını ifade eden Uğurlu, “Bunlar yetmezmiş gibi şimdi de kadın düşmanı politikalarını yakından bildiğimiz ırkçı, gerici, sağ partilerin meclisteki sayısı daha da arttı” dedi.

Cevabımızı her alanda vereceğiz

Kadın hareketinin gücünün sandıklara sığmayacağına dikkat çeken Uğurlu, HÜDAPAR’ın “sahipsiz kadınları sahiplendireceğiz” açıklamasını anımsatarak, “6284’ü kaldırmak isteyen, kadınların çalışmasından, sokakta olmasından korkan erkek egemenliği ve erkek ittifakına cevabımızı sokaklar başta olmak üzere tüm alanlarda vermeye hazırız. Bugün, insan hakları savunucularının, siyasi partilerin, üniversite öğrencilerinin, sendikal faaliyet yürütenlerin ve sivil toplum örgütlerinin çalışmaları tehdit altına alınıyor ve her an daha da güvencesiz hale getiriliyor. Sonuç ne olursa olsun bu topraklarda yaşayan kadınlar olarak umutsuzluk tohumlarının ekilmesine izin vermeyeceğiz” diye belirtti.

Erkek ittifakı yıkacak güçteyiz

Kendisini özgür hissetmeyen, yalnız, çaresiz hisseden tüm kadınlara çağrıda bulunan Uğurlu, “Gelin birbirimize sarılalım, dayanışmamızı yükseltelim, mücadelemizi büyütelim. Bizler, kadın mücadelemizden aldığımız güçle diyoruz ki: Yıkacağız. Kadınlar olarak, bizleri yok sayanları, haklarımıza göz dikenleri, Gonca Kuriş’i katledenleri, İstanbul Sözleşmesi’ni kaldıranları, çocuk yaşta evliliği onaylayanları, yani bu erkek ittifakı ve erkek egemenliğini yıkacak güce sahibiz” diye ifade etti.

Diktatörü gönderelim

Uğurlu son olarak, “Seçime giden bu süreçte kadınlar olarak kazanılmış haklarımıza sahip çıkalım, kendi bağımsız politikalarımızı, taleplerimizi örgütlemeye devam edelim ve kadın düşmanlarına geçit yok demek için diktatörü gönderelim. Haydi her gün olduğu gibi bugün yine ve yeniden mücadeleye ve özgürleşmeye” çağrısı yaptı.

ANKARA

#Ankara #Kadın #Platformundan #sandık #çağrısı #Kadın #düşmanlarını #gönderelim

Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Akın: 28 Mayıs bir avantaj mutlaka sandığa gidin

28 Mayıs’ın ‘bir avantaj olduğunu’ belirten  Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, ‘Faşimzi yıkmak için mutlaka sandığa gidin’ çağrısında bulundu

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İzmir İl Örgütü, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2’inci turuna yönelik tutumunu açıklamak amacıyla Bayraklı’da kahvaltılı basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Yeşil Sol Parti milletvekilleri Burcugül Çubuk, Serhat Eren, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Yeşil Sol Parti il yöneticilerinin de katıldığı toplantıda kentteki gazeteciler yer aldı.

‘Irkçı bir meclis oluştu’

İlk olarak konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, ilk turda yaşanan yetersizliklere değinerek, seçimlerin ikinci turunda daha geniş bir kampanya ile seçim çalışması yürüteceklerini belirtti. Yeşil Sol Parti’nin 14 Mayıs’ta tarihsel bir rol üstlendiğini kaydeden Akın, “Bizim pozisyonumuza karşı ırkçı, şoven saldırgan bir siyasetle karşılaştık. Çok adaletsiz bir seçim atmosferinde çalışma yaptık. Halkımıza ulaşma konusunda araçlarımız yeterli gelmedi, ama tüm bu mazeretlerimizi gerekçelendirmek istemiyoruz. Seçimlerde ortaya koyduğumuz iki temel hedefimiz vardı; birincisi saray rejiminin ortaya koyduğu otoriter rejimi değiştirmek, ikincisi de mecliste sesimizi yükseltmek. Birincisi için Saray rejimini durdurduğumuz düşünüyoruz ancak meclis çoğunluğuna baktığımızda daha çok şoven, ırkçı bir meclis oluşturulmuş oldu” diye belirtti.

‘28 Mayıs bir avantaj’

“Biz bir şeyi yarım bıraktık” diyen Akın, fakat saray rejiminin her türlü hilesine, yalanına ve kurduğu en kötü ittifak ilişkisine rağmen başaramadığını vurguladı. Erdoğan’ın hala başaramayacağının paniği içerisinde ittifakını büyütmeye çalıştığını söyleyen Akın, “Öngörümüz ise saray rejiminin sınırı ancak bu kadardır, eğer muhalefet doğru bir siyaset hattı geliştirirse 9 milyona yakın seçmenin de oy kullanmadığını da bildiğimizden dolayı ikinci turda bu mesele çözülebilir.  Geçersiz oylardan dolayı bu durum değişebilir aynı zamanda 28 Mayıs bir avantaj. O nedenle yurttaşlarımızın moral bozukluğuna kapılmadan sandığa gitme isteği kırılmadan devam etmesini istiyoruz. Faşizmi durdurmak istiyorsak mutlaka sandıklara gidin” dedi.

‘Buradayız birlikte başaracağız’

Muhalefete de seslenen Akın, “Son zamanlarda ırkçı, milliyetçi söylemin etkisi altında kalarak hareket eden muhalefet biraz kimden ne kadar oy aldığını bilmeli ve ona göre tutum almalı. Halkımızın isteğini kaçırabilecek, sandığa gitme isteğini kaldıracak tutum ve yaklaşımlardan uzak durmalıdır. Ciddi bir şekilde Türkiye’nin değişimini isteyen herkesin bu sandıkta sorumluluk almasını oy kullanmaya gitmesini, sandıklara sahip çıkmasını ve 28 Mayıs’ta bu Saray rejimini bu otoriter rejimi değiştirmek için güç birliği içinde olması gerektiğini düşünüyoruz. Buradayız birlikte başaracağız” dedi.

‘Daha geniş bir mücadele hedefi’

Yeşil Sol Parti İzmir Milletvekili Burcu Gül Çubuk ise “Özellikle Kürdistan’da HUDAR PAR’lıların sandık başında kadınların oyunu engellemeye çalıştıkları bir seçim süreci geçirdik. Kadınların sorunlarına ilişkin çalışmamız seçim endeksli değil. Genel bir kadın mücadelesi hattı içindeyiz. Özellikle İstanbul Sözleşmesinden çıkıyoruz dediği, sarayın bunun kampanyasını yürüttüğü bir dönemde kadınlar olarak çok geniş bir zemine ulaştık. Meşru olanın propagandasını yapmakla ilgili bizim çalışmamız; öldürülmek istemiyorum diyen kadınların, çocuk istismarına evet diyen ittifaka karşı olan kadınların ne yazık ki birbirini bulması bu ülkede çok kolay olmuyor. Bu nedenle daha geniş bir mücadele hedefimiz var. Emek ve Özgürlük İttifakı da temelde bir mücadele ittifakıdır” ifadelerini kullandı.

‘Kürtler Erdoğan’ı istemediğini ortaya koydu’

Yeşil Sol Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren ise seçim çalışmaları sırasında birçok engelleme ile karşı karşıya kaldıklarına dikkati çekti. Eren, “Sadece dün Êzidî halkımıza dönük bir tehlikeden bahsedebiliriz. 14 Mayısta Kılıçdaroğlu’na oy veren köylülerin eğer yeniden 28 Mayıs’ta oy verirse o köylerin boşaltılacağı tehdidi ile karşı karşıya olduğu söyleniyor. 14 Mayıs’ta arzuladığımız sonucu elde edemedik ama Kürt halkı kimi istemediğine karar verdi. Bu faşizan otoriter sistemi temsil eden Erdoğan’ı istemediğini ortaya koydu. Devletin bütün bu olanaklarına karşı seçime müdahale eden AKP-MHP iktidarı başarılı olamamıştır. Bütün halkımıza çağrımız, herkes sandıklara gitsin sandıklara yansıyan iradesine sahip çıksın” diye konuştu.

Sandık çağrısı

HDP MYK üyesi Samet Mengüç ise, iki temel sorunun olduğunu; birincisi Türkiye’nin demokratikleşme sorunu ikincisinin de Kürt halkının olmayan haklarının verilmesi olduğun ifade etti. Mengüç, “Herkes mutlaka sandığa gitmeyi görev ve sorumluluk almalı, tek adam rejiminin mutlaka kalkması lazım. bu kırmızı çizgimizdir. Gerek ve yeter koşuldur” dedi.

İZMİR

 

#Yeşil #Sol #Parti #Eşsözcüsü #Akın #Mayıs #bir #avantaj #mutlaka #sandığa #gidin

Cizre Belediyesi kayyumu belediye binasını sattı

Cizre Belediyesi kayyumu, eski hizmet binasını 65 milyon TL’ye sattı

Şirnex’ın Cizîr (Cizre) ilçesinde belediyeye ait eski hizmet binası, bir süre önce kayyım tarafından üçüncü kez satılığa çıkarılmıştı. Dün kapalı teklif usulüyle yapılan ihaleyle bina satıldı. Bina, 65 milyon TL’ye Hamdin Babat’a verildi.

Babat’ın, daha önce de kayyum yönetimindeki Cizîr Belediyesi’nden çok sayıda ihale aldığı öğrenildi.

ŞİRNEX

#Cizre #Belediyesi #kayyumu #belediye #binasını #sattı

Zırhlı araç çarpan çocuk 2 hafta hareket edemeyecek

Silopiya’da zırhlı aracın çarpması sonucu yaralan 5 yaşındaki çocuk, 2 hafta boyunca hareket edemeyecek.

Şirnex’in Silopiya (Silopi) ilçesine bağlı Dicle Mahallesi’nde 16 Mayıs’ta evinin önünde oynarken zırhlı aracın çarpması sonucu ağır yaralanan 5 yaşındaki Y.Y., Elezîz’de tedavi gördüğü hastaneden taburcu oldu. Leğen kemiği kırılan Y.Y.’nin iki hafta boyunca hareket edemeyeceği ve ardından yapılacak tetkikler sonucu durumunun netleşeceği öğrenildi.

ŞİRNEX

#Zırhlı #araç #çarpan #çocuk #hafta #hareket #edemeyecek

Yeşil Sol Parti büro açılışına katılan sanatçılara gözaltı

İzmir’de Yeşil Sol Parti’nin seçim bürosu açılışlarına katılan 12 sanatçı sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarıyla gözaltına alındı

İzmir’de Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) 14 Mayıs seçimleri öncesinde seçim irtibat bürosu açılışlarına katılan 12 müzisyen gözaltına alındı.

Sabah saatlerinde evlerine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınan ve aralarında Sertan Özdemir, Şakir Yiğit Özdemir, Cemal Emen, Rıdvan Kaya, Fatime Tandoğan, Eyüp Azrak, Gökhan Gönlüaçık ve Kadir Yasin Temur’un bulunduğu 12 sanatçı, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Sanatçılar,  “Örgüt propagandası” yapmakla suçlanıyor.

İZMİR

#Yeşil #Sol #Parti #büro #açılışına #katılan #sanatçılara #gözaltı

Yeşil Sol Parti milletvekili Doğan’ın adli kontrolü kaldırılmadı

Yeşil Sol Parti’den milletvekili seçilen gazeteci Ayşegül Doğan hakkında yargılandığı davada konulan adli tedbir kontrolünün kaldırılması talebi reddedildi

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 2016 yılında kapatılan İMC TV’nin Program Koordinatörü ve “Gündem Müzakere” programının sunucusu Ayşegül Doğan’a “örgüt üyeliğinden” verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının istinaf mahkemesince bozulması üzerine yeniden yargılandığı dava görüldü.

İlk duruşma görüldü

Demokratik Toplum Kongresinin faaliyetlerine katılmaktan dolayı “örgüt üyeliğiyle” suçlanan Doğan, 14 Mayıs’taki seçimde Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nden Şirnex (Şırnak) milletvekili seçilmesinin ardından Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya katılmazken, avukatları Mehmet Emin Aktar ve Ahmet Özmen duruşmada hazır bulundu.

Avukatların talebine ret

Duruşmada avukat Mehmet Emin Aktar, müvekkillerinin 14 Mayıs’ta yapılan seçimde, milletvekili seçildiğini belirterek, konuya ilişkin Şırnak İl Seçim Kurulu Başkanlığına müzekkere yazılmasını istedi. Mahkeme, talebi kabul ederek, Şırnak İl Seçim Kurulu Başkanlığına müzekkere yazılmasına, gelecek cevaba göre yargılama hakkında karar verilmesini hükme bağladı.

Avukat Ahmet Özmen ise milletvekili seçilen müvekkili hakkında 2017’den beri uygulanan adli tedbir kontrolünün kaldırılmasını istedi. Mahkeme talebi reddederek, duruşmayı 4 Ekim’e erteledi.

ŞIRNEX

#Yeşil #Sol #Parti #milletvekili #Doğanın #adli #kontrolü #kaldırılmadı

‘Seyran’ şarkısı en iyi Kürt halk ezgisi ödülüne layık görüldü

Qamışlo’da düzenlenen, Orkeş Müzik Festivali’nde Stêra Zêrîn grubu’nun seslendirdiği ‘Seyran’ şarkısı 24 ezgi arasında ödüle layık görüldü

Hîlala Zerîn’e bağlı Stêra Zêrîn Grubu, Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürt folklorunun köklerini arıyor ve modernize ediyor. 2018 yılında kurulan Stêra Zêrîn, odaklandıkları sanatlarıyla önemli oranda fark yarattı.

Grup, Kuzey ve Doğu Suriye’de gerçekleşen Orkeş Müzik Festivali’nde seslendirdikleri ‘Seyran’ şarkısı ile organizasyon komitesi tarafından Kuzey ve Doğu Suriye’den 24 ezgi arasından en iyi Kürt folklor şarkısı ödülüne hak kazandı. Stêra Zêrîn üyelerinden Rehef Zilfo, Seyran’ın öyküsünü NuJinha Ajansı’ndan  Sorgul  Şêxo’ya anlatı.

‘Şarkıları yeni nesillerin sesi ile birleştiriyoruz’

Kürdistan’ın özgün kültürüne dönüşün önemli olduğunu belirten Rehef Zilfo, “Eski stranları alıp günümüze uyarlıyoruz. Bunu sadece festivaller için yapmıyoruz kendi grubumuz için yapıyoruz. Aynı zamanda Kürt folklorunu koruyan büyüklerimizin seslendirdiği şarkıları alarak yeni nesillerin sesi ile birleştiriyoruz. Kürt kültürü çok zengin olduğu için yaşatarak unutulmamasını sağlamalıyız. Festivalde bütün gruplar bir stran hazırladı. Sözlerinden müziğine, duygularına kadar çok ilgi çekiciydi. Kürt kültürü ve folkloru çok güzel. Çok yorulduk ama ortaya çok ilginç ürünler çıktı” dedi.

‘Saklı şarkıları gün yüzüne çıkarmalıyız’

Müzik Festivali’nde seslendirdikleri ‘Seyran’ şarkısının ‘En İyi Kürt Halk Ezgisi’ ödülünü kazandığını dile getiren Rehef Zilfo, “Seyran bir strandır ve bu stranın bir kısmı Kürtçe bir filmden alınmıştır. Bir kadının hayatını anlatıyor. Bizim isteğimiz saklı kalmış şarkıları gün ışığına çıkarıp dinlemek. Birçok müzik aleti kullanarak kendi rengimizle şarkıyı yeniledik ve en iyi ödülü kazandık. Sanatçılar kültürün bekçisi olarak bilinirler. Bizler kendi kültürümüzü keşfetmeli, aramalı ve üzerinden yenilikler yapmalıyız. Çünkü dili ve kültürü olmayan bir millet ölü bir millettir” diye belirtti.

Kadınlara, sanata katılın çağrısı

Rehef Zilfo, günümüzde kadın sanatçıların omuzlarında ağır bir yük olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bize öyle önemli bir görev düşüyor ki Kürt kültürümüzü sadece Kürdistan’da değil dünyaya tanıtmak ve yaymak zorundayız. Kürtler zengin bir sanata sahiptirler. Aileler, çocuklarının kendi kültürlerini yakından tanımalarının önünü açmalı. Kültür ve sanat bir savaş gibidir, onu korumanız gerekiyor ancak korunmadığı zaman kaybolma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bizlerde bir kültür ve müzik zincirini buluşturmak için Seyran’ı modernize etmek istedik. Yolculuğumuzun deneyimi böyleydi” şeklinde konuştu.

Kadınların sanata olan özlemini gün yüzüne çıkarması gerektiğini kaydeden Rehef Zilfo, Kadınların kültür ve sanat alanında rol ve misyonunu iyi oynaması gerektiğini kaydeden söyledi. Rehef Zilfo, Kadınların aradaki tüm engelleri de kaldırması için mücadele çağrısında bulundu. Rehef Zilfo, son olarak kadınlara kültür ve sanat alanına katılmaları çağrısı yaptı.

HABER MERKEZİ

#Seyran #şarkısı #iyi #Kürt #halk #ezgisi #ödülüne #layık #görüldü