Ana Sayfa Blog Sayfa 421

Karadeniz hızla ölüme gidiyor

Avrupa, Rusya ve Türkiye’nin atık sularıyla dolan Karadeniz’de yaşam tükenmek üzere. Prof. Dr. Osman Bektaş, Karadeniz’in akıbetinin meçhule doğru yol aldığını ve zehirli gazlarla deniz içi hayatı tehdit ettiğini söyledi

Dünyanın en büyük hidrojen sülfür rezervine sahip Karadeniz’de, ılık geçen kış ayları nedeniyle hayati önem taşıyan ara katmanın işlevini yitirdiği ve en alttaki zehirli gazların üste çıktığını söyleyen Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, “En alttaki zehirli gazlarca zengin alt katman üste doğru karışacağından üstteki hayatı tehdit edecek. Dolayısıyla bir bakıma Karadeniz’in akıbeti meçhule doğru gidiyor. Karadeniz son 50 yılda sürekli olarak ısınıyor, çünkü alttaki soğuk katmanı artık görevini yapamıyor” dedi. Kuraklık riski, yeterli karın düşmemesi ve sıcaklığın mevsim normallerinin üzerine çıkması ile Karadeniz’de deniz yaşamı olumsuz etkilenmiş durumda.

Durum kaygı verici

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, “Avrupa Birliği Bilim Akademisi 1995 ile 2015 yılları arasında Karadeniz’de çok geniş bilimsel çalışmalar yaptı. 2019’da bu çalışmaların sonucu yayınlandı. Görülen o ki; Karadeniz, gerçekten hızlı bir şekilde ölüme gidiyor. 2019 yılından sonra olaylar nasıl gelişti derseniz; birkaç gün önce Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin açıklaması, gerçekten kaygı vericiydi. ‘Karadeniz, hızlı bir şekilde ölüme gidiyor’ denildi” diye belirtti.

2019’da alarm verildi

Bektaş, 150-200 metre derinliğin altındaki sularda oksijen olmadığını, dip sularının hidrojen sülfür yüklü olduğunu söyledi. DHA’ya konuşan Prof. Dr. Bektaş, “Ara katman burada hayati bir rol oynuyor. Üstteki canlıların yaşam ortamı için ara katmanının görevi şu; üstteki katmanı sürekli olarak soğutuyor. Bir klima görevi yapıyor. Güneş ışınları ile ısınan üst katman, alttaki soğuk ara katman vasıtasıyla soğutulduğu için üstteki katman sürekli oksijen bakımından zengin ve sirkülasyonu var. Canlı hayatı devam ediyor. Ancak 1960’lı yıllardan orta katman giderek özelliğini kaybetmeye başlıyor. 2019’daki uluslararası yayınlanan makalede bir alarm verildi” dedi.

Gidişat durdurulamaz

Karadeniz’in akıbetinin belirsiz olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Bektaş, “En alttaki zehirli gazlarca zengin alt katman üste doğru karışacağından üstteki hayatı tehdit edecek. Dolayısıyla bir bakıma Karadeniz’in akıbeti meçhule doğru gidiyor. Peki, bu durdurulabilir mi? Maalesef durdurulamaz. Küresel iklim değişimine bağlı olarak Karadeniz son 50 yılda sürekli olarak ısınmaya başlıyor” sözleriyle Karadeniz’in ölü bir denize doğru hızla gittiğini vurguladı. Ancak Karadeniz’in salt küresel ısınmaya bağlı ölüme sürüklenmediğini gösteren birçok neden var.

Karadeniz ölü bir denize dönüşüyor

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nden bilim insanları, Karadeniz’e kıyısı olan Sakarya ve Artvin arası 11 ili kapsayan 1100 kilometrelik kıyı şeridi boyunca deniz tabanından tortu örnekleri topladı. 31 ayrı istasyondan alınan örneklerdeki kimyasal analizlerde 10 farklı toksik metal izlerine rastlanıldığı duyuruldu. Deniz tabanında en fazla kirlilik yükü oluşturan ağır metallerin ise bakır, kurşun, arsenik ve çinko olduğu tespit edildi. En fazla kurşun ve bakır oranı Trabzon’un Sürmene ilçesinde, en fazla arsenik oranı da Ordu kıyılarında belirlendi. Araştırmada, canlıyla temas etmesi halinde zararlı etkisi bulunan bakır, kurşun, çinko, nikel, kobalt, arsenik, stronsiyum, vanadyum, lantan ve alüminyumdan oluşan 10 toksik metal türünden bakır ve kurşunun birikiminin limitlerin üstünde olduğu saptandı.

Tuna-Dinyeper-Don

KTÜ’nün yaptığı araştırma Türkiye kıyılarını içerirken, Karedeniz ekosistemini kirleten birçok unsur var. 1992 yılında açılmış olan Main-Tuna kanalı ile Tuna-Ren bağlantısı ve bununla birlikte Rotterdam’la Köstence arasında Kuzey Denizi ile Karadeniz bağlantısı oluşturulup Avrupa’nın neredeyse tüm atıkları bir iç deniz olan Karadeniz’e bırakılarak denizin adeta çöplük haline gelmesine yol açmıştır. Karadeniz’i kirleten en büyük kirlilik kaynağının başında Tuna Nehri bulunuyor. Ukrayna’nın Dinyeper Nehri, nehir boyunca kurulmuş olan sanayi tesislerinin atıklarını Dinyeper’e ve dolayısıyla Karadeniz’e döktüğü diğer bir kirletici. Bir diğeri ise Don Nehri’dir.

Denizde oksijen yüzde 10

Rusya’nın liman ve sanayi kentlerinden biri olan Novorossisk Karadeniz’e dökülen Don Nehri kıyısında kurulmuş olan bir kent. Kentte yaşayan çocukların yüzde 80’inin kusurlu doğduğu, genç erkeklerin yüzde 75’inin sağlıksız oldukları için askere alınmadıkları ve verem, astım, alerji gibi hastalıkların salgın halinde olduğu yapılan araştırmalarda ortaya konmuş. Bu durumun nedeni ise Don Nehri’ne bırakılan sanayi vb. atıklar ve bu kirlilik Karadeniz’e akmakta. Türkiye’den ise Kızılırmak, Yeşilırmak ve Sakarya gibi nehirlerin taşıdığı sanayi atıklarından kaynaklı ağır metaller Karadeniz’i adeta yok ederken, Karadeniz’in yüzde 90 suyunda oksijen artık yok.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Karadeniz #hızla #ölüme #gidiyor

Amed Barosu’ndan avukatları hedef gösteren Süleyman Soylu’ya tepki

‘Mesleğimize yönelik kriminalize edici dili kabul etmiyoruz’ diyen Amed Barosu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya tepki açıklaması yaptı

Süleyman Soylu, Erdoğan’ın seçim kampanyası kapsamında dün katıldığı bir etkinlikte, “Ne zaman PKK’nın avukatları içeri tıkılır o zaman Türkiye’de PKK diye göreceksiniz bir şey kalmaz. Hedef onlardır. Bu kadar açık ve net” ifadelerini kullanmıştı.

Soylu’nun bu sözlerine karşın sanal medya üzerinden bir açıklama yayımlayan Amed Barosu, bu açıklamaları yeni bir soruşturma tehdidi olarak değerlendirdi. Nisan ayında Amed’de yapılan operasyonda 4 avukatın, mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklandığını hatırlatan Baro, avukatların yargının kurucu unsuru olduğuna dikkat çekerek, “Mesleğimize yönelik bu kriminalize edici ve hedef gösterici dili kabul etmiyoruz” dedi.

‘Hedef gösterici dili kabul etmiyoruz’

Amed Barosu, yaptığı açıklamada, “Ülke olarak 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı Seçimine odaklanmışken İçişleri Bakanının bugün katıldığı bir etkinlikte; ‘Ne zaman PKK’nın avukatları içeri tıkılır o zaman Türkiye’de PKK diye göreceksiniz bir şey kalmaz. Hedef onlardır. Bu kadar açık ve net.’ şeklindeki avukatlık mesleğini kriminalize eden ve hedef gösteren açıklaması kamuoyuna yansımıştır” denildi.

Açıklamada, “İçişleri Bakanı, 24 Nisan’da Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve 25 meslektaşımız hakkında gözaltı kararı alındığı soruşturmaya yönelik de şahsi Twitter hesabından operasyon görüntüleri eşliğinde ‘Terör örgütü adına avukatlık yapanlara yönelik operasyon’ şeklinde benzer bir açıklamada bulunmuştu. Bu açıklamasıyla masumiyet karinesini ihlal etmiş ve yargıyı etki altına almıştı. Nitekim 4 meslektaşımız salt mesleki faaliyetlerinden dolayı hukuksuz bir şekilde tutuklanmıştı. İçişleri Bakanının bu talihsiz ve hedef gösteren açıklamasının yeni bir soruşturma tehdidi barındırdığının da farkındayız. Temel hak ve özgürlüklere son derece keyfî bir biçimde müdahale edildiği, avukatlar başta olmak üzere hak savunucuları ve bağlı olunan meslek örgütleriyle sivil toplum örgütlerinin yargı eliyle hedef alındığı, ceza tehditlerine maruz bırakıldığı bir sürecin içerisindeyiz. Her şeye rağmen bir kez daha hatırlatmak isteriz ki; Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden, tüm yurttaşların adalete erişiminin ve adil yargılamanın güvencesidir. Mesleğimize yönelik bu kriminalize edici ve hedef gösterici dili kabul etmediğimizi kamuoyuyla paylaşırız” dedi.

AMED

 

 

#Amed #Barosundan #avukatları #hedef #gösteren #Süleyman #Soyluya #tepki

’14 Mayıs’ta kaybettirdik, 28 Mayıs’ta kazanacağız’

Wan ve Mersin’de Yeşil Sol Parti yaptığı açıklama ile halkı sandığa oy vermeye çağırdı; 14 Mayıs’ta kaybettirdik, 28 Mayıs’ta kazanacağız

Yeşiller Sol ve Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Wan ve Mersin’de 28 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçim çalışmalarının startını verdiklerini basın toplantısı ile açıkladı. Yapılan toplantılarda Kürtlerin Erdoğan’a kazandırmadığını ve ikinci turda kaybettireceği vurgulandı.

Wan

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Wan il binasında yapılan açıklamada, “14 Mayıs’ta kaybettirdik, 28 Mayıs’ta kazanacağız” pankartı asıldı. Açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada, Yeşil Sol Parti Wan Eşsözcüsü Gönül Uzunay, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Harun Okay ve milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit konuştu.

Tek adam rejimi sandığa gömülecek

Yeşil Sol Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit,  iktidarı hem Wan’da hem genelde gerilettiklerini vurguladı. Kaçmaz, “Nihai hedefe ulaşmak ancak ikinci turda anti demokratik, hukuk dışı, kayyumperver olan bu tek adam rejimini sandığa gömmekle olacaktır. Wan halkının 14 Mayıs’ta bu yönde gösterdiği iradeyi daha güçlü bir şekilde sandığa yansıtacağına inanıyor bu minvalde çalışmalara devam edeceğimizi ifade ediyoruz. En büyük özeleştiri başlığımız bu onurlu halkımızın hakkettiği temsil düzeyine erişememiş olmamızdır. Wan’da bir temsil arttırdık ancak halkımızın önümüze koyduğu hedefin daha büyük olduğunu biliyorduk” şeklinde konuştu.

Mersin

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin il örgütleri, 28 Mayıs’ta gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimine ilişkin HDP binasında açıklama yaptı. Açıklamaya Yeşil Sol Parti Mersin milletvekilleri Perihan Koca ve Ali Bozan ile çok sayıda partili katıldı. Açıklama yapan Yeşil Sol Parti Mersin İl Eşsözcüsü Zeliha Burcu Acar, kentte seçilen 2 milletvekilinin Mersin’in sorunlarını çözmek için var gücüyle çalışacağını söyledi.

İktidarı göndereceğiz

Acar, “Milyonların sözü ve Meclis’in 3‘üncü büyük partisi olarak 28 Mayıs seçimlerinde; siyasi tutsaklarımızın özgürlüğü için, kayyım zihniyetini sonlandırmak için, İstanbul Sözleşmesi’nin tekrardan yürürlüğe girmesi için ve 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’u yok sayma tehdidine karşı, halkların alım gücünü neredeyse sıfıra indiren enflasyon zulmüne karşı, emeğin hak ettiği değeri bulması için, hak için, hukuk için, ötekileştirilerek nefret politikasına maruz bırakılmış kimlikler için, çocuklarımızın geleceği için, AKP-MHP iktidarını gönderme kararlılığımızı sürdüreceğiz” mesajını verdi.

HABER MERKEZİ

#Mayısta #kaybettirdik #Mayısta #kazanacağız

Bismil Belediyesi Eşbaşkanı’na 15 yıl hapis cezası verildi

Bismil Belediyesi Eşbaşkanı Gülşen Özer’e 2 kez ‘örgüt üyesi olmak’ suçlamasından toplam 15 yıl hapis cezası verildi

Yerine kayyum atanan Bismil Belediye Eşbaşkanı Gülşen Özer hakkında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed İl Eşbaşkanlığı yaptığı sırada açılan davanın duruşması görüldü.

Diyarbakır 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Özer katılmazken, avukatı Serhat Karaşin hazır bulundu. Duruşmada, iddia makamı önceki celsede Özer’in “örgüt üyeliği” suçlamasıyla 2 kez ayrı ayrı hapis cezasıyla cezalandırılması yönünde verdiği mütalaayı tekrarladı.

Eyleme katılma suçu

Mütalaaya karşı savunma yapan Özer’in avukatı Serhat Karaşin, müvekkilinin 39 eylem ve etkinliğe katılmakla suçlandığını hatırlatarak, mütalaada bu eylem ve etkinlikler hakkında “örgüt üyesi olma” değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı. Müvekkilinin o dönemde HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı olduğunu hatırlatan Karaşin, müvekkilinin bireysel kimliği ile değil HDP yöneticisi olması sıfatıyla bu eylem ve etkinliklere katıldığını anımsatarak, müvekkilinin bu eylem ve etkinliklere katılmasından dolayı yargılanmasının uygun olmadığını vurguladı.

TJA etkinlikleri

Müvekkilinin TJA’nın düzenlediği eylem ve etkinliklere katılmasının yine HDP yöneticisi olmasından kaynaklandığını dile getiren Karaşin, yapılan eylem ve etkinliklerin aleni olduğunu, basın önünde örgüt üyeliği suçunun basın önünde gerçekleşmesinin hayatının olağan akışına aykırı olduğunu ifade etti.

15 yıl hapis

Mahkeme, Özer’e HDP Amed İl Eşbaşkanı olduğu 2016 döneminde katıldığı eylem ve etkinliklerden dolayı üzerine atılı “örgüt üyesi olma” suçlamasından 7 yıl 6 ay, 2018’de TJA’nın etkinliklerine “örgüt çağrısıyla” katıldığı suçlamasından da, 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Özer’e toplam 15 yıl hapis cezası veren mahkeme, Özer’e uygulanan adli tedbir kontrolünün devamına karar verdi.

AMED

#Bismil #Belediyesi #Eşbaşkanına #yıl #hapis #cezası #verildi

Kadın Zamanı Derneği’den ‘oy kullan’ çağrısı: Kadınları sahiplendirmek isteyenlere cevabımızı verebiliriz

Kadın Zamanı Derneği, ‘Kadınları sahiplendirmek isteyenlere cevabımızı verebiliriz’ verebiliriz diyerek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanma çağrısı yaptı

Kadın Zamanı Derneği, yayımyaldığı yazılı açıklama 28 Mayıs’ta düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanma çağrısı yaptı.

“Kadınlara çağrımızdır; 28 Mayıs’ta sandıklara!” başlığı ile yayımlanan çağrıda, ’28 Mayıs’ta yaşam hakkımızı oylayacağız’ denildi.

İktidarın kadın politikalarının haıtlatıldığı açıklamanın tamamı şöyle;

“28 Mayıs cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kelimenin tam anlamıyla yaşam hakkımızı oylayacağız. Mevcut iktidarın kadınlara yönelik politikalarının kısa geçmişinde İstanbul Sözleşmesi’nin bir gecede feshedilmesi, her geçen gün artan kadın cinayetleri, anadilin yok sayılması, bizleri korumakla yükümlü devletin kadın düşmanı söylemleri var.

Tacizin, tecavüzün, ayrımcılığın ve eşitsizliğin her gün mahkemeler eliyle aklanması, savaş politikalarından dolayı göç etmek zorunda kalarak Türkiye’ye gelen sığınmacıların yaşadığı hak ihlalleri, kadınların yaşam alanlarının kısıtlanması, evde, işte, sokakta artan erkek şiddeti, karşısında çaresizliğe hapsetme politikaları var. Bunlar yetmezmiş gibi şimdi de kadın düşmanlığını her alanda açıkça beyan eden partiler mecliste! 28 Mayıs’ta kadınları sahiplendirmek isteyenlere, 6284’ü kaldırmak isteyenlere, kadının çalışmasından, dışarı çıkmasından korkanlara cevabımızı verebiliriz.

İnsan hakları savunucularının ve sivil toplum örgütlerinin çalışmaları her an daha da güvensiz hale gelmekte ve tehdit edilmektedir. Hiçbir ayrım gözetmeksizin insan haklarını ve her canlının yaşam hakkını savunanlar cezalarla ve hukuki olmayan yaptırımlarla karamsarlığa sürüklenmek istenmektedir.

Bizler kadın mücadelemizin uzun tarihinin bize verdiği deneyimden güç alıyor ve diyoruz ki, değiştireceğiz! Yok saydıkları, haklarına göz diktikleri, her gün düşmanlaştırdıkları, hakaret ettikleri, eteğinin boyunu, başörtüsünün şeklini sorguladıkları kadınlar bu zihniyeti gönderecek. Bu nedenle, özellikle kadınlar ve çocukların güvenliği için çok kritik olan bu seçimde sandığa giderken varlığımız, bedenimiz, kimliğimiz için, varlıklarından güç aldığımız tüm kadınlar için, yaşam hakkı korunmayan, şiddete ve yalnızlığa itilen kadınlara olan borcumuz için gidecek, tek adam rejimini sandıkta değiştireceğiz.

Sevgili kadınlar, umutsuzluğa kapıldığımızda bize cesaret veren kalabalığımızı hatırlayarak, bir kişi daha eksilmemek için 28 Mayıs’ta sandıklara gidiyor ve oyumuzu kullanıyoruz. Biliyoruz ki sandıklardan çıkacak sonuç her ne olursa olsun bizler için mücadele bitmeyecektir.

28 Mayıs birçok kazanım için bir adım olacaktır.

Haydi şimdi mücadeleye ve özgürlüğe!”

HABER MERKEZİ

#Kadın #Zamanı #Derneğiden #kullan #çağrısı #Kadınları #sahiplendirmek #isteyenlere #cevabımızı #verebiliriz

Hezex’te kadınlar kazaların yaşandığı yolu trafiğe kapattı

Şirnex’in Hezex ilçesinde kadınlar, hastane kavşağında yaşanan kazaları protesto etmek için yolu trafiğe kapattı

Şirnex’in Hezex (İdil) ilçesine bağlı Aşağı Mahallesi’nde bulunan hastane kavşağında 15 Mayıs’ta karşıdan karşıya geçmeye çalışan İslam Temiz (14) ve Lokman Temiz (15) adlı iki çocuk aracın çarpmasıyla hayatını kaybetti.

Aynı yerde 20 Mayıs’ta yine karşıdan karşıya geçmeye çalışan R.B. (7) ise aracın çarpması sonucu ağır yaralandı. Durumu ağır olan R.B., Êlih’te (Batman) özel bir hastanede tedavi gördüğü belirtildi.

Üst geçit talepleri bir türlü kabul görmeyen yurttaşlar durumu protesto etmek için yolu trafiğe kapatarak, duyarsızlığı ve yaşanan kazaları protesto etti.

Okul yok, çocuklar karşıya geçiyor

Kadınlardan Esmer Kaya, yıllardır bir üst geçit talepleri olduğu ancak bu taleplerinin hiç bir şekilde karşılanmadığını ifade ederek,  “Bugüne kadar birçok çocuk karşıya geçerken araba çarpması sonucu ya yaralandı ya öldü. Yolun yukarısında 400 ev var. Ama okul yok, o yüzden çocuklar yolun karşısındaki okula gidiyor. Yollarımız yapılmıyor. Çocuklarımız ne zaman karşıdan karşıya geçse araba çarpıyor. Bizler artık karşıya geçemiyoruz” diye konuştu.

Kaymakam duyarsız

Yolun trafiğe kapatılmasıyla olay yerine çok sayıda polis geldi. Polisler kadınlara müdahale ederek, yolu açmaya çalıştı ancak kadınlar kaymakamın kendileriyle görüşme talebine olumlu yanıt vermesi durumunda yolu trafiğe açacaklarını belirtti. Kadınların saatlerce süren direnişinden sonra ilçe kaymakamı, kadınların görüşme talebini kabul etti. Kadınlar, kazaların yaşandığı yerde bir üst geçit yapılma talebini kaymakama iletti.

Eylemlerini sonlandıran kadınlar, taleplerinin karşılanmaması durumunda eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti.

ŞİRNEX

 

#Hezexte #kadınlar #kazaların #yaşandığı #yolu #trafiğe #kapattı

Yeşil Sol Parti’den çağrı: Oy ver, sandığı koru, tek adamı gönder

Yeşil Sol Parti Amed’de yapıtığı açıklamada halka ‘Oy ver, sandığı koru, tek adamı gönder’ çağrısı yaptı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed Bilgi İşlem Koordinasyonu, 28 Mayıs’ta gerçekleştirilecek 2. tur Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin Yeşil Sol Parti Seçim İrtibat Bürosu’nda basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya, Yeşil Sol Parti Amed milletvekili Ceylan Akça, Serhat Eren, Yeşil Sol Parti Amed İl Eşsözcüleri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Eşbaşkanları katıldı.

Toplantıda, HDP Amed İl Eşbaşkanı Zeyat Ceylan ve milletvekili Ceylan Akça konuştu.

Kürtler Erdoğan’a kaybettirdi

14 Mayıs seçim sonuçlarının istedikleri düzeyde olmadığını ancak Kürtlerin Erdoğan’a kaybettirdiğini söyleyen Ceylan, “Kürt siyaseti ve kurumları, iktidarın 1’inci turda kazanmasına müsaade etmedi. Bizler AKP’nin baskı politikalarına ve birinci turda yapılan usulsüzlüklere izin vermeyeceğiz. Bu son 6 günde de, milyonlarca insanı ikna ederek, sandığa göndereceğiz”dedi.

 Akça: Başkan yapmaycağız

Ardından konuşan Yeşil Sol Parti Amed Milletvekili Ceylan Akça, “Farklı etnik kimliklerden, çoğunluğu kadın olan Yeşil Sol Parti ile ne kadar renkli olduğumuzu bir kez daha gösterdik” dedi. İlk turda Erdoğan’ın kazanmasına izin vermediklerini ifade eden Akça, “2015 seçimlerinde nasıl ki ‘seni başkan yaptırmayacağız’ dediysek, Bir kez daha ikinci tur seçimlerinde ‘senin başkan olmana müsaade etmeyeceğiz’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Sandık çağrısı

Kürtlerin iradelerini ilk tur seçimlerinde güçlü bir şekilde sandıklara yansıttığını kaydeden Akça, “Buradayız, kararlıyız, burada olmaya devam edeceğiz. Halkımıza sesleniyoruz; nerede olurlarsa olsunlar, sandıklara gitsinler ve oylarını kullansınlar.

AMED

#Yeşil #Sol #Partiden #çağrı #ver #sandığı #koru #tek #adamı #gönder

 ‘28 Mayıs akşamı silahlarınızı ayarlayın’ diyen imama soruşturma

İstanbul Sultangazi’de Cebeci Camii imamı Murat Gündoğdu cuma hutbesi sırasında ‘iki tane silahım ağzına kadar dolu’ sözlerinden dolayı hakkında soruşturma başlattıldı

Sultangazi’de Cebeci Camii’nde imam olarak görev yapan Murat Gündoğdu, hutbe sırasındaki sözlerine ‘gazi’ olduğunu söyleyen Halit Demir ve oğlu Ebubekir Demir ile tartıştı. Hutbe sırasında çıkan tartışmada Gündoğdu’nun “Gaziysen gaziliğini bileceksin, haddini bileceksin. Biz sana saygıda kusur etmedik, yanına kadar geldik. Kucakladım seni, gazimizdir dedim. Kardeşim, silahlarınızı hazırlayın. 28 Mayıs akşamı silahlarınızı ayarlayın, benim iki tane silahım ağzına kadar dolu. Hodri meydan. Nedir bu sizden çektiğimiz? 80 yıldır bu ülke sizden ne çekiyor, Ermeni döllerinden ne çekiyor. Bu kadar şehitlerimiz var” dedi.

İmamın ırkçı ve tehdit dolu sözleri üzerine tartışma büyüyünce imama tepki gösteren baba ve oğlu dışarı çıkarıldı. Camiden çıkarılan baba ile oğlu olay yerine polis çağırdı. Polis iki tarafı polis merkezine götürdü. Ancak taraflar, Sultangazi Polis Merkezi’nde şikayetlerinden vazgeçti.

Diyanetten  açıklama

Diyanet İşleri Başkanlığı ise sanal medyada yayılan görüntülerin ardından bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, “Bazı medya mecralarında yer alan, İstanbul’un Sultangazi ilçesindeki bir camide yaşandığı iddia edilen görüntülere ilişkin Başkanlığımız tarafından derhal soruşturma başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadeleri kullanıldı.

HABER MERKEZİ

#Mayıs #akşamı #silahlarınızı #ayarlayın #diyen #imama #soruşturma

Hüseyin Çelebi’nin babası Rıfat Çelebi yaşamını yitirdi

Kurdistanlı Öğrenciler Birliği’nin (YXK) kurucusu olan Hüseyin Çelebi’nin babası Rıfat Çelebi yaşamını yitirdi

FED-GEL tarafından yapılan açıklamaya göre aynı zamanda Almanya’da Kurdistanlı Öğrenciler Birliği’nin (YXK) kurucusu olan Hüseyin Çelebi’nin babası Rıfat Çelebi, bir süredir tedavi gördüğü Nürnberg’teki bir hastanede 21 Mayıs Pazar günü hayatını kaybetti.

FED-GEL, “Bütün halkımızı üzen kayıptan dolayı başta ailesi olmak üzere bütün sevenlerine ve Kurdistan halkına baş sağlığı diliyoruz” dedi.

‘Kendinize ben kimi diye sorun’

Açıklamada devamla şunlar ifade edildi: “Şehit Hüseyin Çelebi adına her yıl düzenlenen Edebiyat etkinliğinde gerçekleştirdiği konuşmasında Rıfat Çelebi gençlere seslenerek, ‘86 yaşındayım ve mezara kadar bu mücadelede yer alacağım. Siz de kendinize ‘ben kimim?’ diye sorun. Kimliğinize, dilinize sahip çıkın!’ demişti.

Bizler de ‘Sözümüzü tutuyoruz ve dünya döndükçe de tutmaya devam edeceğiz!’ diyerek kendisine sözümüzü yineliyor ve: ‘Ruhun Şad olsun!’ diyoruz.”

‘Kimliğinize, dilinize sahip çıkın’

Geçen yıl ekim ayı başında düzenlenen 29’uncu Hüseyin Çelebi Edebiyat Etkinliği’ne katılan Rıfat Çelebi, oğlunun mirasının takipçisi olacağını ve mezara kadar bu mücadelede yer alacağını şu sözlerle ifade etmişti: “Biz yurtseverliği çocukluktan öğrendik. Hüseyin 7 yaşında iken onunla beraber savaş karşıtı bir eyleme katılmıştık. Hüseyin o zamandan beri hiçbir şeyden geri kalmadı. Cezaevine girdiğinde işkence yapmışlardı. Bacaklarındaki kemikler kırılmıştı, ama o bir gün bile vazgeçmedi .86 yaşındayım ve mezara kadar bu mücadelede yer alacağım. Borcumu ödeyeceğim  Kendinize ‘ben kimim’ diye sorun. Kimliğinize, dilinize sahip çıkın.”

HABER MERKEZİ

#Hüseyin #Çelebinin #babası #Rıfat #Çelebi #yaşamını #yitirdi

Generallere suikast planı nedeniyle aranan Hizbullahçı, HÜDA PAR GİK üyesi çıktı

Hizbullah davasında kırmızı bültenle aranan Mehmet Fatih Anal’ın, HÜDA-PAR GİK üyesi olduğu ortaya çıktı. Anal, AKP- HÜDA-PAR yakınlaşması sonrası Türkiye’ye gelip ifade verdi, serbest bırakıldı

AKP ile HÜDA PAR’ın yakınlaşması sonrası aranan Hizbullahçılar ifade verip serbest bırakılırken cezaevlerindeki Hizbullah üyeleri ise birer birer tahliye ediliyor.

Bunlardan biri de hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkartılmış Mehmet Fatih Anal.

İstanbul Beykoz’da Hüseyin Velioğlu’nun öldürüldüğü hücre evi baskınında ele geçen örgüt arşivinde örgüt içindeki faaliyetleri ayrıntılı olarak yer alan Mehmet Fatih Anal, polis tarafından her yerde aranırken iltica hakkı elde edebilmek için yasadışı yollardan İsviçre’ye kaçtı.

Hakkında Kırmızı Bülten kararı çıkarılınca İsviçre polisi tarafından 17 Temmuz 2009 günü gözaltına alındı. Yakalanma haberi Türkiye’nin İsviçre Konsolosluğu’na iletilince Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü harekete geçti.

Hizbullah’taki yeri

Aynı tarihlerde Mehmet Fatih Anal hakkında iade talepnamesi düzenleyip “Çok ivedi” başlıkla İsviçre makamlarına gönderdi. Dosyada Anal’ın Hizbullah terör örgütü yöneticisi olduğu, örgütün faaliyeti kapsamında cami sorumluluğu yaptığı, camilerde vatandaşlara Hizbullah örgütünü anlatan örgütsel içerikli dersler verdiği, örgüte eleman temin ettiği, yine Hizbullah adına zekât adı altında topladığı paralar ile örgüt faaliyetlerini içeren raporları örgüt yönetimine gönderdiği belirtildi.

AKP yakınlaşmasından faydalandı

Sözcü’den Özgür Cebe’nin haberine göre; İsviçre iade talebini reddetti ve Anal’ı Türkiye’ye teslim etmedi. AKP-HÜDA PAR yakınlaşmasından sonra hakkındaki gıyabi tutuklama kararı kaldırılan Mehmet Fatih Anal da sessiz sedasız kendi isteğiyle geldiği Türkiye’de alınan ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Anal şu an HÜDA-PAR’ın Genel İstişare Kurulu üyeliği görevini yürüterek aktif siyasette yer alıyor.

Anal hakkındaki iddialar

Hüseyin Velioğlu’nun öldürülmesinden sonra örgütün yeniden canlandırılması faaliyetlerinde bulunduğu iddiasıyla İstihbarat birimlerince hazırlanarak 2005 yılında MGK’ya sunulan raporda, Hizbullah’ın yediği ağır darbelerden sonra kendi tabanına moral vermek amacıyla üst düzey generaller ve kuvvet komutanlarına yönelik suikast planı hazırlığı içinde olduğu belirtilmişti.

Hizbullah ana davasında yargılanan Abdulvahap Ekinci de, Anal ile ilgili teşhis ve ifadelerinde, Hüseyin Velioğlu’nun öldürülmesinden sonra örgütün en etkili isimlerinden biri olduğunu belirtmişti.

10 otomatik silahla yakalandı

1992 yılı Temmuz ayında kendisine ait özel otomobilde 10 adet kalaşnikof marka uzun namlulu tüfek, bu silahlara ait 30 şarjör, 820 mermi ile yakalanan Mehmet Fatih Anal polise verdiği ifadesinde, “Silahları PKK tarafından ölümle tehdit edilen ve imam olan kardeşim Davut Anal’ı korumak için Nusaybinli bir silah kaçakçısından satın aldım, örgütün silahları değil” demişti.

Anal daha sonra yetkisizlik nedeniyle serbest bırakılmıştı.

HABER MEKREZİ

#Generallere #suikast #planı #nedeniyle #aranan #Hizbullahçı #HÜDA #PAR #GİK #üyesi #çıktı