Ana Sayfa Blog Sayfa 430

DFG ve MKGP’ye dayanışma ziyareti: Gazetecilerin yanındayız

Eğitim-Sen Eş Genel Başkanı Nejla Kurul ve Amed Emek ve Demokrasi Platformu, DFG ve MKGP’yi ziyaret etti

Eğitim-Sen Eş Genel Başkanı Nejla Kurul ve Amed Emek ve Demokrasi Platformu, tutuklanan gazetecilere dayanışmak amacıyla Dicle Fırat Gazeteciler Derneği ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu’na ziyarette bulundu.

DFG dernek binasında yapılan ziyarete Eğitim Sen Eş Genel Başkanı Nejla Kurul, Amed Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri katıldı.

Gazeteciler ile dayanışmak amacıyla burada olduğunu belirten Eğitim Sen Eş Genel Başkanı Nejla Kurul, gazetecilerin her zaman her koşulda seslerini duyurmak için yanlarında olduğunu söyledi. Amed merkezli gazetecilere dönük baskının Ankara’da hissedildiğini söyleyen Kurul, “Gazeteciliğin her zaman genç bir tarafı vardır. Her zaman tutuklanan birinin yerine bir başkası yetişebiliyor. Bizim sesimizi, sözümüzü, çığlığımızı yansıtan bir meslek grubusunuz. Her zaman yanınızda olacağız. Her zaman sizinle birlikte dayanışmayı sürdüreceğiz” dedi.

78 Gazeteci tutuklu

Ardından konuşan DFG Genel Sekreteri Cuma Daş, eşbaşkanlarının ikisinin de tutuklu olduğunu, sürekli devinim halinde olduklarını, tutuklamalara rağmen gazetecilik faaliyetlerine devam ettiklerini söyledi. Son bir yılda gazetecilere dönük baskının çok ciddi boyutlara ulaştıklarını söyleyen Daş, “Bu tutuklamalarla bizi mesleki anlamda zorlamak istediler. Derneğin raporlarına göre 87 gazeteci tutuklu. 9 arkadaşımız Ankara’da görülen davada bırakıldı. Halihazırda 78 gazeteci tutuklu durumdadır. Gazetecilerle dayanışma önemlidir. Bu dayanışmayı büyütürsek bu tutuklamaları boşa çıkarırız” dedi.

HABER MERKEZİ

#DFG #MKGPye #dayanışma #ziyareti #Gazetecilerin #yanındayız

KHK’lilerin eylemi 61’inci haftasında

Amed’te KHK’lilerin işlerine dönmesi talebiyle gerçekleştirilen eylemin 61’inci haftasında

KESK Amed Şubeler Platformu, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine geri dönmesi talebiyle başlattıkları eylemi 61’inci haftasında da sürdürdü. Yenişehir ilçesi Hazal Park’ta gerçekleştirilen eyleme Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Genel Başkanı Nejla Kurul da katıldı.

Kurul açıklama yaptı

Olağanüstü Hal’in (OHAL) ihraçlarla birlikte süreklileştiğini ifade eden Kurul, “KHK’lerle ihraç demenin, doğrudan OHAL rejiminin artık her yerde süreklileştirilmiş olması halinin cisimleşmiş biçimidir. OHAL rejimi demek, keyfiyet demektir. KHK demek, yasaklar, yolsuzluklar, hukuk dışı keyfi atamalar aynı zamanda işten atmalar demektir” dedi.

Oy çağrısı

Kurul, hukuk dışı uygulamalara karşı yaklaşan seçimlerin önemine vurgu yaparak, “Önümüzdeki günlerde, yol haritasında iki ayrım noktasındayız. Biri, 21 yıllık karanlığı bize anlatıyor. Diğeri ise ihtimalleri içerisinde barındırıyor. Emekten yana politikaların, demokrasiden ve barıştan ihtimalleri içinde barındırıyor. Ekolojiden yana bir mücadelenin ihtimallerini içerisinde barındırıyor. İki yol var. Bu 21 yıllık karanlık sürecek mi? Yoksa bir aydınlığa doğru hayat devam edecek mi? Türkiye halklarının bu tarihsel eşikte kararı son derece önemli. Oyumuz çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

AMED

#KHKlilerin #eylemi #61inci #haftasında

Esad: Bölgemizdeki en büyük tehlike yayılmacı Osmanlıcı zihniyet

Beşar Esad, Arap Birliği zirvesinde Erdoğan’ı eleştirerek ‘Bölgemizdeki en büyük tehlikelerden biri İhvancı zihniyetle karışmış yayılmacı Osmanlı zihniyetidir’ dedi

Türkiye ve Suriye arasında normalleşme çabaları Rusya’nın aracılığıyla devam ederken Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Erdoğan’ı eleştirmeye devam ediyor.

12 yıl sonra Arap Birliği zirvesine katılan Suriye Devlet Başkanı Esad, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye politikasını sert sözlerle hedef aldı.

2011’de başlayan iç savaşın ardından Arap Birliği üyeliğinden çıkarılan Suriye’nin uluslararası diplomasi arenasına dönüşüne sahne olan Suudi Arabistan’ın Cidde kentindeki 32’inci Arap Birliği zirvesinde konuşan Beşar Esad zirveyi “tarihi bir fırsat” olarak niteleyerek “Bugün ilkelerden, ahlaktan, dostlardan ve ortaklardan yoksun Batı hegemonyasının bir sonucu olarak çok kutuplu bir dünyada kendini gösteren uluslararası durumu değiştirme fırsatıyla karşı karşıyayız” dedi

Osmanlı zihniyeti

Esad, zirvede yaptığı konuşmada Erdoğan’ın Suriye politikasına atıfla “Bölgemizdeki en büyük tehlikelerden biri tahrif edici İhvancı zihniyetle karışmış yayılmacı Osmanlı zihniyetidir” ifadelerini kullandı.

Suudi prense teşekkür

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a “oynadığı büyük rol ve bölgede uzlaşmayı teşvik etmek için sarf ettiği yoğun çabalar için” teşekkür eden Esad “Umarım bu, aramızda dayanışma, bölgemizde barış, savaş ve yıkım yerine kalkınma ve refah için Arap eyleminin yeni bir aşamasının başlangıcı olur” diye sözlerini sürdürdü.

Suudi Arabistan: Diyalog kurulmalıydı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan da 32. Arap Birliği Liderler Zirvesi’nin ardından basın toplantısı düzenledi.

ABD’nin Suriye’nin Arap Birliğine dönüşüne ilişkin eleştirilerine cevap veren Bin Ferhan, “ABD’nin bakış açısını anlıyoruz ancak Suriye’deki mevcut durum sürdürülemez. Şam hükümetiyle diyalog kurmak gerekliydi ve bunu Batılı ortaklarımızla görüşeceğiz” ifadelerini kullandı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, 8 Mayıs’ta, “Şu anda Suriye’nin Arap Birliğine tekrar kabul edilmesinin uygun olduğuna inanmıyoruz ve bu noktayı tüm ortaklarımıza açıkça belirttik.” demişti.

DIŞ HABERLER

#Esad #Bölgemizdeki #büyük #tehlike #yayılmacı #Osmanlıcı #zihniyet

Görüşmeler sonuçsuz kaldı: Irak, Mexmur Kampı’nı kuşatmak istiyor

Irak Hükümetinin Mexmur Kampı’nı tel örgülerle kuşatma girişimine karşı kamp halkından oluşan bir heyet, yetkililerle görüştü ancak görüşmeden olumlu sonuç çıkmadı. Halk Meclisi Eşbaşkanı Budak, kuşatmaya ‘İrademizi teslim etmeyiz’ sözleri ile tepki gösterdi

Sabah saatlerinde Irak ordusu, onlarca zırhlı araç, özel birlik, polis ve tel örgüler eşliğinde Mexmur kampını kuşatmaya aldı. Kampın tel örgülerle kuşatılma girişimlerine karşı Mexmur’da yaşayan yurttaşların direnişi devam ediyor.

Geçtiğimiz saatlerde kamp halkı adına Iraklı yetkililerle bir heyet görüştü ancak görüşmelerden olumlu bir sonuç alınamadı. Görüşmenin ardından Mexmur Halk Meclisi Eşbaşkanı Filiz Budak açıklama yaptı.

Budak, şunları dile getirdi: “Irak ordusu asker ve polisleri ile Mexmur Kampı’nı kuşatarak irademizi görmezden geliyor. Biz Mexmur halkı olarak 30 yıldır irademizi kimseye teslim etmedik, etmeyeceğiz. Irak Hükümeti hiçbir sorunumuzu çözmüyor, güvenliğimizi sağlamıyor ve şimdi de Mexmur Kampı’nı kuşatmak istiyor. Sanki kampa hava saldırısı olmuyormuş ve kampın yaşamsal ihtiyaçları yokmuş gibi yaklaşarak, kampın çevresine kuleler ve tel örgüleri koymaları tek sorun haline getirildi. Bu kabul edilemez.

‘İrademizi teslim etmeyeceğiz’

Son bir saattir ilgili muhataplarla görüşüyoruz ve ısrarla kuleleri yapacaklarını belirtiyorlar. Halkın bunu istediklerini iddia ediyorlar. Bizler de kendilerine şunu diyoruz: Halk irade sahibidir ve buradadır. Bu halk kuşatmayı kabul etmez. 30 yıldır bu yaklaşımlara karşı mücadele ediyor. Bütün tartışmalara ve diyaloglara rağmen kuleleri yapmakta ısrarcı olduklarını belirttiler. Biz de halk olarak bir adım geri atmayacağız. Bu kulelere nöbet tutmaya gelen peşmergelere irademizi teslim etmeyeceğiz. Halk iradesi ile buradadır. Bize tek çıkış yolu bırakılan direnişimizden vazgeçmeyeceğiz. Gerekirse gece gündüz burada nöbet tutarız. Biz irademizi işgalci Türk devletine teslim etmedik, Irak’a da teslim etmeyeceğiz. Direniş yaşamaktır, kazanacak olan halktır. Rojava ve Şengal kazandı, Mexmur da kazanacak.”

Irak ordusu Mexmûr Kampı’nı kuşatmaya aldı, halk direnişe geçti

Kayak: RojNews

#Görüşmeler #sonuçsuz #kaldı #Irak #Mexmur #Kampını #kuşatmak #istiyor

Mexmurlu çocukların folklor gösterisi büyük ilgi topladı

4 Nisan’da Mexmur’da düzenlenen festivalde birinci gelen Mehmet Karasungur Okulu folklor grubu, Sadece Mexmur halkının değil, sanal medya ağlarında tüm Kürdistan halkının ilgisini çekti

Kürtler, govendlerinin (halaylarının) zenginliğiyle tanınan bir halktır. Mexmur halkı da bu zengin kültürün devam etmesi için farklı yol ve yöntemlerle çalışmalarını sürdürüyor.

Her festivalde, her kutlamada bir folklor ekibinin sahneye çıkması bir geleneğe dönüşmüş durumda. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 4 Nisan doğum gününde gerçekleşen Mexmur 15. Kültür ve Spor Festivaline, kampta bulunan 4 ilkokul da hünerlerini sergiledi.

Festivalde birinci gelen Mehmet Karasungur Okulu Folklor grubu, sadece Mexmur halkının değil, sanal medya ağlarında tüm Kürdistan halkının ilgisini çekti.

Folklor grubunun öğretmen ve öğrencileri, konuya ilişkin Rojnews’e konuştular

‘Halay çektiğimizde mutlu oluyorum’

Folklor öğremeni Mizgin Tomak, çocuklara halay öğretmenin çocukluk hayali olduğunu ifade ederek, “Çocukluğumdan bu yana kültür sanat alanında çalışıyorum. Hep, halaylarımızın bir eğitmeni olmayı istiyordum. Son üç yıldır çocukları geleneksel halaylarda eğitiyorum” dedi.

Ekipteki öğrencilerden Fidan Benek ise sahnede yaşadığı heyecana dikkat çekerek şunları söylüyor:

“Bizler yaklaşık 3 ay eğitim gördük. Sahneye yeni çıktığımızda biraz utanıyorduk ancak bu güzel bir duyguydu.”

Son olarak grubun en küçük üyesi olan Nûjîn Şen, mutluluğunu ve heyecanını şöyle ifade etti: “Halay çektiğimde çok mutlu oluyorum. Sahneye çıktığımızda bizler büyük bir heyecanla karşılandık. Herkesin dikkati üzerimize yöneldi. Öğretmenimizi ve halayları seviyoruz. Öğretmenimiz bizlerle çok ilgileniyor.”

DIŞ HABERLER

#Mexmurlu #çocukların #folklor #gösterisi #büyük #ilgi #topladı

30 yıllık tutuklu tahliye edildi: Buruk bir sevinç

Tutuklu Abdulselam Güler, 30 yıllık tutukluluğun ardından tahliye edildi. Güler ‘Tüm arkadaşlarımın tahliye olmasını istiyorum’ dedi

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) ağır hasta tutuklu listesinde yer alan Abdulselam Güler, 30 yıllık tutukluluğun ardından tahliye edildi. Güler, Amed’in Pasûr (Kulp) ilçesinde 1993 yılında henüz 22 yaşındayken gözaltına alındı. 50 gün gözaltında kalan ve ağır işkenceye maruz kalan Güler, daha sonra tutuklanarak, yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Güler, 30 yıllık tutukluluğu boyunca Amed, Çewlîg, Sêrt, Ordu, Bandırma’daki cezaevlerine sevk edildi. Bu süreçte birçok hastalığa yakalanan Güler, kalp kapacıkları şişme, yüksek tansiyon ve nefes darlığı gibi hastalıklarla mücadele etti.

30 yıl sonra tahliye

Tüm girişimlere rağmen tahliye edilmeyen Güler, ceza infaz süresini tamamladıktan sonra bugün tahliye edildi. Güler, böylece 22 yaşında girdiği cezaevinden 52 yaşında çıkmış oldu. Diyarbakır 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tahliye edilen Güler’i, ailesi, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mêrdîn eski Milletvekili Gülser Yıldırım, Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Amed Şubesi ve çok sayıda kişi karşıladı. Güler, cezaevinden çıkarken alkış ve zılgıtlarla karşılandı. Güler, daha sonra aile evine geçti.

Buruk sevinç

Burada da yakınları tarafından sevinçle karşılanan Güler, “Evet bugün tahliye oldum. Bir yandan sevinirken, bir yandan içeride kalan arkadaşlarım için buruk bir sevinç yaşıyorum. Bu nedenle tam anlamıyla duygularımı ifade edemiyorum. Onların da en kısa sürede tahliye olmasını istiyorum” dedi.

AMED

#yıllık #tutuklu #tahliye #edildi #Buruk #bir #sevinç

Kayıp yakınları 29 yıl önce katledilen ve kaybettirilenlerin faillerini sordu

Kayıp yakınları, 1994’te gözaltına alındıktan sonra kaybettirilen İkram İpek, Servet İpek ve Seyithan Yolur’un akıbeti ile aynı yılda katledilen Hüsnü Kaçar, Halil Erzen, Rafet Özer ve Abdulcelil Kaçar’ın faillerini sordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle sürdürdükleri eylemin 745’inci haftasında, Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eylemde, kaybettirilenlerin ve katledilenlerin fotoğraflarının bulunduğu pankart açıldı. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Eş Genel Başkanı Necla Kurul ile Amed Tabip Odası üyeleri de bu haftaki eyleme katıldı.

Bu haftaki eylemde, 18 Mayıs 1994 tarihinde Amed’in Pasur (Kulp) ilçesinde kaybettirilen İkram İpek, Servet İpek ve Seyithan Yolur’un akıbeti soruldu. Kaybettirilenlerin hikayesini İHD Diyarbakır Şubesi Sekreteri Av. Yakup Güven okudu.

Evleri yakıldı

Güven, kaybettirilenlerin hikayesini ailelerin anlatımına göre şöyle aktardı: “18 Mayıs 1994’de Turallı köyü Çaylarbaşı mezrasına askerler, korucular baskın düzenledi. Sabah saat 08:30 sıralarında yapılan baskında, tüm mezra halkı okul meydanına toplatıldı. Evler ve ahırlar içinde bulunan hayvanlar çıkarılmadan ateşe verildi. Daha sonra Seyithan Yolur, Servet İpek, İkram İpek, Abdülkerim Yolur, Sait Yolur ve Mehmet Nuri Yolur olmak üzere toplam 6 kişi aynı araca bindirip, Lice ilçesine doğru götürdü. Gözaltına alınanlardan Abdulkerim, Sait ve Mehmet Nuri Yolur jandarmaya götürüldüklerini, geceyi nezarethanede geçirdiklerini, ertesi sabah serbest bırakıldıklarını söyledi. Diğer 3 kişinin yatılı bölge okulundaki askeri birliğe götürüldüğü söylendi. Aldığımız bu haber üzerine serbest bırakılan kişilerle görüştükten sonra, Seyithan, Servet ve İkram’ın akıbetlerini öğrenmek için ertesi gün Lice İlçe Jandarma Komutanlığı’na yazılı müracaat ettik, ancak sözlü olarak bize ‘böyle bir operasyonu yapmadık ve kimseyi de gözaltına almadık’ dediler. Bolu Tugayı’na bağlı birlik tarafından Seyithan, Servet ve İkram’ın gözaltına alındığını tespit ettik. Yaptığımız tüm müracaatlardan bir sonuç alamadık. Jandarma Genel Komutanlığı dâhil birçok girişimlerimiz oldu ancak sonuç alamdık,  O günden sonra İkram İpek, Servet İpek ve Seyithan Yolur’dan bir haber alamadık.”

Açıklama, kaybettirilen ve katledilenler için yapılan oturma eylemi ile son buldu.

Êlih

Êlih’te de İHD ve kayıp yakınları, eylemlerinin 581’inci haftasında Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde toplandı.

“Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” yazılı pankart ile kayıpların fotoğraflarının açıldığı eyleme, kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Êlih Şubesi üyeleri katıldı. Bu haftaki eylemde, 17 Mayıs 1994 tarihinde katledilen Abdulcelil Kaçar, Hüsnü Kaçar, Halil Erzen ve Rafet Özer’in cezasız bırakılan faillerine dikkat çekildi.

Timler infaz etti

Kaçar’ın hikayesini okuyan İHD Şube Yöneticisi Ercan Başer, şunları söyledi: “Kaçar’ın babası Ömer Kaçar’ın anlatımlarına göre; Kaçar ailesi Siirt merkeze bağlı Kışlacık köyünde ikamet ediyordu. Aynı köyde ikamet eden Hüsnü Kaçar, Halil Erzen ve Rafet Özer adlı arkadaşlarıyla birlikte bayram ihtiyaçlarını karşılamak için Siirt merkeze gidiyorlar. Yolda her 4 arkadaş, güvenlik güçleri tarafından durdurulup, Siirt merkeze bağlı Kasaplar Deresi’ne götürülüyor. Her dört kişi Kasaplar Deresi’nde çatışma süsü verilerek Özel Harekât Timleri tarafından aynı gün infaz ediliyor. Öldürülen 4 kişinin cenazesinin üzerine düzmece bir şekilde silah bırakılarak, Newala Qesaba’ya atılıyor. Aileler, cenazeleri almaya giderken güvenlik güçleri tarafından başta ‘Bunlar terörist’ denilerek cenazeleri verilmiyor. Ailelerin anlatımlarına göre; basın bu olayı, ‘Siirt kırsalında 4 terörist etkisiz hale getirildi’ diyerek kamuoyuna servis ediyor” dedi.

Açıklama oturma eylemi sonrası son buldu.

HABER MERKEZİ

#Kayıp #yakınları #yıl #önce #katledilen #kaybettirilenlerin #faillerini #sordu

TJA’dan oy kullanma çağrısı: Kadınlarla birlikte değiştireceğiz

28 Mayıs’ta yapılacak olan ikinci tur Cumhurbaşkanlığı seçimleri için çağrıda bulunan TJA, ’14 Mayıs’ta durdurduğumuz faşizmi geriletme zamanı’ dedi

Tevgera Jinên Azad (TJA), 28 Mayıs’ta yapılacak olan ikinci Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair tutumlarını yayınladıkları yazılı açıklamada ile duyurdu. “Durdurduğumuz faşizmi geriletme zamanı” başlığıyla yapılan açıklamada, “En eski sömürgenin başkaldırısı; bugün başta Kürdistan ve Türkiye olmak üzere bütün dünyada, faşizme karşı bir özgürlük devrimine dönüşmüştür. Kürt kadınlar olarak; özgür bir yaşam ve özgür bir dünya için faşizme karşı yürüttüğümüz mücadeleyi büyütmenin, faşizm koşullarını yıkacak en büyük güç olduğunun elbette farkındayız. Bu temelde de tekçi, retçi, dinci erkek zihniyete karşı ‘Kadınlarla Birlikte Değiştireceğiz’ sloganı ile çıktığımız bu yolda, mücadeleyi büyütmeye, özgürlüğümüzü sağlamaya ısrarla devam edeceğiz ve kurtuluşumuzu mutlaka sağlayacağız!” ifadeleri kullanıldı.

‘Faşizmi bir kez daha yıkacağız’

Açıklamada, “Yüz yıllık faşist ve erkek egemen ulus-devlet aklının en büyük temsilcisi olarak, kendisini cumhuriyetin ikinci yüzyılına taşımaya çalışan ‘tek adam’ rejimini 14 Mayıs’ta durduran en büyük güç; kadınların örgütlü gücü ve özgürlük iradeleri olmuştur. Bizler TJA olarak kadınların bu örgütlü gücünün, direniş geleneklerinin ve mücadele azminin; kadın düşmanı bu faşizmi bir kez daha yıkacağına inanıyoruz” denildi.

‘Kararlılığımızı ortaya koyacağız’

Açıklamasa, “Savaş iktidarı haline gelen bu iktidarı göndermenin, başta kadın özgürlüğü olmak üzere toplumsal özgürlüğe giden yolda bir zorunluluk ve sorumluluk olduğunun bilinciyle; kumpaslara ve hilelere karşı yılmadan, bu oyun ve hileleri bozarak evlerde, sokaklarda, meydanlarda, sandıklarda, toplumsal hayatın her alanında ve an’ında kararlılığımızı ortaya koyacağımıza inancımız tamdır. İyi bilinmelidir ki biz kadınlar; kadınların, halkların, gençlerin, kimliklerin ve inançların özgürlük mücadelesine olan inancımızla, çürümüş ve kokuşmuş bu ‘tek adam’ rejiminin devam etmesine izin vermeyeceğiz. Umudumuzu, geleceğimizi ve özgürlüğümüzü zorbalığa ve faşizme teslim etmeyeceğiz.

‘Kurtuluşu yeniden inşa etmeye çağırıyoruz’

Açıklamada, “İdeolojik kaynağını kadın düşmanlığından alan AKP-MHP-HÜDAPAR faşist blokun iktidarını ve bu iktidarın ‘tek adamlaşan’ rejimini 14 Mayıs’ta durduran bütün kadınları ve demokrasi güçlerini bir kez daha selamlıyoruz.

TJA olarak başta Kürt kadınlar olmak üzere bütün kadınları, aktivistleri, feminist örgütleri, gençleri ve toplumun barış, özgürlük, demokrasi isteyen bütün kesimlerini, 14 Mayıs’ta durdurduğumuz faşizmi 28 Mayıs’ta geriletmeye ve toplumsal kurtuluşu yeniden inşa etmeye çağırıyoruz. Jin Jiyan Azadî!” denilerek açıklama son buldu.

AMED

 

#TJAdan #kullanma #çağrısı #Kadınlarla #birlikte #değiştireceğiz

Demirtaş: Adam kazanamadı, sandığa gidin ve siz kazanın

Selahattin Demirtaş, cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi için çağrı yaptı; Farkındayız, değil mi? Adam kazanamadı

Kasım ‘dan beri Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 28 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tur için ‘sandığa gidin’ çağrısı yaptı.

Twitter’dan yaptığı paylaşımda “Farkındayız, değil mi? Adam kazanamadı” diyen Demirtaş, devamında “2. turda sandığa gidin ve siz kazanın” ifadesini kullandı.

14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanı seçimi 1. tur kesin sonuçları Yüksek Seçim Kurulu tarafından Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre: Recep Tayyip Erdoğan yüzde 49.52, Kemal Kılıçdaroğlu 44.88, Sinan Oğan 5.17, Muharrem İnce ise 0.43 oranında oy aldı. Adaylardan yüzde 50 üzeri oy alan olmadığı için seçim ikinci tura kaldı.

İkinci tur seçimleri 28 Mayıs’ta gerçekleştirilecek.

HABER MERKEZİ

#Demirtaş #Adam #kazanamadı #sandığa #gidin #siz #kazanın

Aydın, sanatçı ve yazarlar imza kampanyası başlattı: Oy ver gitsin, bu karanlık bitsin

 

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 28 Mayıs’ta düzenlenecek ikinci turu öncesinde, kamuoyunda tanınan aydın, sanatçı ve yazarlar, seçmenlere oy verme çağrısında bulunan bir imza kampanyası başlattı.

Çağrı metninde, “28 Mayıs’ta sadece iki ayrı cumhurbaşkanı adayından birine değil, nasıl bir ülkede yaşamak istediğimize, geleceğimize karar vereceğiz” vurgusu yapıldı.

Metinde, “Tek kişi eksilmeden, çoğalarak, büyüyerek, kazanma azmiyle sandığa gidiyoruz. Tekadam’a geçit vermeyeceğiz” ifadeleri kullanılırken, “Bütün kamu kaynaklarını, devlet imkanlarını, yalana dayalı propaganda olanaklarını zorbaca kullanmasına karşın birinci turda durdurmayı başardığımız Tekadam’ı bu kez göndereceğiz” denildi.

İlk imzacıları arasında Kürt siyasetçi Ahmet Türk, eski AİHM yargıcı Rıza Türmen, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun bulunduğu kampanyanın sanal medyadan da sürdürüleceği belirtildi.

“Kaybedilecek bir oyumuz bile yok, aydınlığa çıkarılacak bir ülkemiz var” ifadeleriyle duyurulan metin “Daha önce el ele verip nasıl kazandıksa öyle kazanacağız. 28 Mayıs’ta oy ver gitsin, bu karanlık bitsin” çağrısı ile son buldu.

HABER MERKEZİ

#Aydın #sanatçı #yazarlar #imza #kampanyası #başlattı #ver #gitsin #karanlık #bitsin