Ana Sayfa Blog Sayfa 431

Yeşil Sol Parti Milletvekili Sağyiğit: Hiçbir şey bitmedi, yeni başlıyoruz

Yeşil Sol Parti’den Wan Milletvekili seçilen Gülcan Kaçmaz Sağyiğit, 28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanı seçimlerini halkların kazanacağını söyleyerek ‘Hiçbir şey bitmiş değil yeni başlıyoruz’ dedi

Türkiye ve Kurdistan’da 14 Mayıs günü yapılan Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi sonucunda, AKP’nin içerisinde yer aldığı Cumhur İttifakı Kurdistan genelinde gerilerken, birçok kentte ise HDP, kapatılma davası nedeniyle Emek ve Özgürlük İttifakı içerisinde yer alan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ile girdiği seçimlerde tüm usulsüzlüklere rağmen Kurdistan kentlerinde birinci parti çıktı. Bu kentlerden biri de Wan oldu.

Kentte başta büyükşehir başta olmak üzere merkez ilçe ve dış ilçeler dahil bütün belediyelerine kayyum atanan HDP, 2018 seçimlerinde yüzde 59.32 oy oranı ile 5 milletvekili, AKP ise yüzde 34.85 oranında oy ile 3 milletvekili çıkarmıştı. Bu seçimlerde ise Yeşil Sol Parti yüzde 52.92 oy oranı ile 6 milletvekilli, AKP ise yüzde 26.15 oy oranı ile 2 milletvekili çıkardı.

Usulsüzlüklere dair Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) itiraz süreci sona ererken, cumhurbaşkanlığı seçimi ise 2’nci tura kaldı. Resmi olmayan sonuçlara göre,  Yeşil Sol Parti’den Wan Milletvekili seçilen Gülcan Kaçmaz Sağyiğit, JİNNEWS’e konuştu.

‘Eksikliklerimizi gören bir yerdeyiz’

Kürtlerin 14 Mayıs seçimlerine verdiği öneme dikkat çeken Sağyiğit, seçim sürecinde yaptıkları çalışmalardan söz etti. Sağyiğit, bu kapsamda, iki aylık seçim süreci boyunca Wan’da çalmadık kapı girilmedik mahalle ve sokak bırakmadıklarını söyledi. Sağyiğit, “Her bir arkadaşımız üzerine düşen görevi ve sorumluluğu fazlasıyla yerine getirdi. Çıkan sonuçlarda eksiklerimizi gören bir yerden özeleştirisini yapıyoruz” dedi.

‘Partimizi tanıtmakla işe başladık’

HDP’nin kapatılma riskine karşı Yeşil Sol Parti ile 14 Mayıs seçimlerine girdiklerini dile getiren Sağyiğit, Yeşil Sol Parti’yi kısa bir süre içinde tanıtmak zorunda kaldıklarını kaydetti Sağyiğit, “HDP’ye yönelik kapatılma riskine karşı Yeşil Sol Parti ile seçimlere girdik. Bu süre zarfında partimizi tanıtmakla işe başladık. Eksiklerimiz, yetmezliklerimiz oldu. Elde edilen sonuç ile aslında başarı olarak da ele almak gerekiyor. Wan’da önceki seçimlere göre, bir vekil arttırdık. Ancak genel oy oranlarına baktığımızda bir düşüşten söz etmek mümkün” ifadelerini kullandı.

‘İtirazlarımızı yaptık’

Oy oranlarının düşmesini, özelde Wan’da sandığa gitmeyen seçmen sayısına bağlayan Sağyiğit, “Oylarımızın CHP ve Kılıçdaroğlu ile özdeşleştirme üzerinden oy pusulalarından hem CHP’ye hem de Yeşil Sol Parti’ye mührün basılması yaşandı. Birçok tutanağımızda da MHP’ye oylarımızın yazılması durumuyla da karşı karşıya kaldık. Ben, seçim günü Edremit ilçesinde görev aldım. Tespit ettiğimiz 7 tutanakta MHP’ye oylarımız yazılmıştı. Buna ilişkin itirazlarımızı yaptık” dedi.

‘Kürtler üzerine düşeni yaptı’

Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de usulsüzlükler yaşandığını dile getiren Sağyiğit, “Seçimin yapıldığı gün anormal bir normallik vardı. Aslında bunun bir şeyleri ortaya çıkaracağını biliyorduk. Profesyonel bir şekilde zemini, alt yapısı hazırlanan bir senaryo ile karşımıza çıktı. Ama şunu da ifade etmek gerekiyor; Kürt seçmen üzerine düşeni yaptı. Özellikle Cumhurbaşkanı konusunda tavrını net bir şekilde ortaya koydu. Kürt seçmen sayesinde ikinci tura kalındı.”

 ‘Halklar kazanacak, onun inancındayız’

İkinci tur için YSK’nin 28 Mayıs gününü işaret ettiğini hatırlatan Sağyiğit, “Kürtler bu topraklara barış, özgür ve eşit bir yaşamın gelmesini istiyor. Bunun inşası için mücadele ediyor. Onun için bizler, 28 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için yine gece gündüz demeden çalışmalarımızı yürüteceğiz. Muhalefet partilerine de sesleniyorum; Daha organizeli daha ciddi bir çalışmanın yürütülmesi gerekiyor. Evet, bizler Yeşil Sol Parti olarak zaten üzerimize düşenin fazlasını yapacağız. Aynı performansı kendilerinden de bekliyoruz. Bu sistemi devirmek hepimizin elinde. Hiçbir şey bitmiş değil. 2’nci tur için elimizden gelenin fazlasını yapmamız gerekiyor. Umutsuzluğa kapılmamamız gerekiyor. Bizler kazanacağız, halklar kazanacak, onun inancındayız” sözlerine yer verdi.

WAN

 

#Yeşil #Sol #Parti #Milletvekili #Sağyiğit #Hiçbir #şey #bitmedi #yeni #başlıyoruz

 İran’da 3 kişi idam edildi, halk sokağa çıktı

İran’da Qazalhasar Cezaevi’ne sevk edilen 4 tutuklu sabaha karşı idam edildi. Halk birçok kentte sokağa çıkarak protesto gösterileri düzenledi

İran’da Karaj’daki Qazalhasar Cezaevi’ne sevk edilen Saeed Gravand, Shahab Gravand, Samad Gravand ve Hossein Gravand’ın sabah saatlerinde idam edildikleri belirtildi. İdamlara karşı birçok kentte de halk gece sokağa çıkarak protesto etti. İsfahan, Tahran, Karaj, Zahidan, Meşhed başta olmak üzere birçok kentte sokağa çıkan halk, “Diktatöre ölüm”, “Ant olsun sonuna kadar direneceğiz”, “Yoksulluk, pahalılığı devireceğiz”, “Hamaney’e ölüm” sloganları ile sokaklarda ateş yakarak eylem yaptı.

DIŞ HABERLER

#İranda #kişi #idam #edildi #halk #sokağa #çıktı

Riha’da 300’den fazla sandıkta 50 binin üzerinde usulsüz oy tespit edildi

HDP, DBP ve Yeşil Sol Parti, Riha’da 300’den fazla sandıkta blok oy kullanıldığını belirterek, ‘Tespit edilen sandıklardaki toplam oy sayısı 50.000’in üzerindedir’ dedi

14 Mayıs seçimlerinde blok oy kullanıldığı iddialarıyla gündeme gelen Riha’da (Urfa) yüzlerce usulsüzlük tespit edildiği ve bu durumun vekil sayılarındaki değişimi doğrudan etkileyecek bir seviyede olduğu belirtildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ile Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) Riha İl Örgütleri, seçimde tespit ettikleri usulsüzlüklerle ilgili ortak bir açıklama yaptı.

Ortak yazılı açıklamada “Sandık başkanları uzun süre müşahitlerin sandıklarda görev alamayacağını iddia etmiş ve kolluk marifetiyle salonlardan çıkarmaya çalışmıştır. Yasak olmasına rağmen sandık başkanları okur-yazar olmayan seçmenlerle birlikte oy kabinlerine girmiştir. Sayımlar tamamlandıktan sonra çeteledeki Yeşil Sol Parti oyları MHP hanesine yazılmış. Tesadüf odur ki hiçbir sandıkta AKP ya da MHP oyları Yeşil Sol Parti ye yazılmamış” ifadeleri dikkat çekti.

300’den fazla sandıkta blok oy kullanımı tespit edildiği belirtilen açıklamada “Tarafımızdan tespit edilen sandıklardaki toplam oy sayısı 50.000’in üzerindedir. Geçersiz ve baskı sonucu verilen oylar değerlendirildiğinde Urfa genelinde yaklaşık 150.000 kişinin iradesinin sandıklara yansıtılmadığı gerçeği ortaya çıkmaktadır” denildi.

İtirazlar görmezden gelindi

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan seçimler için tüm örgütlü yapımızla hazırlık yapmış ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansıması için yoğun mücadele harcamıştık. Bu kapsamda tüm sandıklarda Sandık kurulu üyeleri ve müşahitler görevlendirerek yaşanacak olası usulsüzlüklerin önüne geçmeye çalışmıştık. Tüm çabalarımıza karşın devletin tüm gücünü arkasına alan AKP/MHP iktidarının yaptığı usulsüzlüklerin bir kısmına engel olamadık. Bu konuda halkımıza özeleştirimizi veriyoruz. Ancak; bu usulsüzlüklerin teşhir edilmesi ve halkımızın gerçekleri görmesini sağlamak için tespit ettiğimiz ihlalleri siz değerli halkımızla paylaşıyor ve 28 Mayıs tarihinde yapılacak olan 2. Tur seçimleri için tüm gücümüzle sahada olacağımızı deklare ediyoruz. 14 Mayıs seçim sonuçlarının açıklanmasının hemen akabinde tüm ilçe örgütlerimiz tarafından yüzlerce usulsüzlük tespit edilmiş ve tespit edilen usulsüz oy kullanımlarının vekil sayılarındaki değişimi doğrudan etkileyecek sayıda olduğu görülmüştür. İlçe örgütlerimiz tarafından yapılan itirazların büyük çoğunluğu seçim kurulları tarafından reddedilerek usulsüzlükler görmezden gelinmiştir.”

Tespit edilen usulsüzlüklerin sıralandığı açıklamada, “Urfa genelinde 300’den fazla sandıkta blok oy kullanımı tarafımızdan tespit edilmiştir. Bu sahtekarlık öyle bir boyuta evrilmiş ki bazı sandıklarda yüzde %140’a varan oy kullanımları gerçekleşmiştir. Bu durumda seçmen sayısı sabit kaldığı için sandık başkanı ve 142 nolu belge sahipleri yani kolluğun da bu sandıklarda oy kullanıldığı gerçeği ortaya çıkıyor. Devlet görevlilerinin müdahil olduğu bu usulsüzlükler halkı sindirmekte ve itiraz cesaretini baskılamaktadır. Tarafımızdan tespit edilen sandıklardaki toplam oy sayısı 50.000’in üzerindedir. Geçersiz ve baskı sonucu verilen oylar değerlendirildiğinde Urfa genelinde yaklaşık 150.000 kişinin iradesinin sandıklara yansıtılmadığı gerçeği ortaya çıkmaktadır. Buna yaklaşık 220.000 seçmenin de sandığa gitmediği gerçeği eklenince şehrimizde yaklaşık 400.000 kişinin iradesinin sandığa yansımadığını görüyoruz” denildi.

14 Mayıs milletvekili seçim sonuçlarına göre AKP 8, Yeşil Sol Parti 4 ve MHP ile CHP birer vekil kazandı.

RIHA

#Rihada #300den #fazla #sandıkta #binin #üzerinde #usulsüz #tespit #edildi

Êzidîler tepkili: 9 Ekim Anlaşması’na karşı direneceğiz

Êzidî halkının iradesine karşı 9 Ekim Anlaşması’nın hayata geçirilmesine tepki gösteren Şengalli yurttaşlar, sonuna kadar direneceğiz mesajı verdi

Şengal’e yönelik gerçekleştirilen 3 Ağustos 2014 fermanından bu yana Êzidî halkı direniş sergilemeye devam ediyor. Êzidilere karşı gerçekleştirilen planlardan biri de Irak eski Başbakanı Kazımi ile KDP Hükümeti arasında 9 Ekim 2020 tarihinde imzalanan Şengal Anlaşması.

Amlaşmaya tepki gösteren Şengalliler, peşmergelerin Şengal’de olduğu dönemde DAİŞ’in kendilerini katlettiğini ve binlerce Êzidî kadın ve çocuğu kaçırdıklarını söyledi. Yurttaşlar, Irak Hükümetinin hala bölgede olduğunu ancak işgalci Türk devletinin Êzidî halkına uçaklarla saldırdığını söyledi.

‘Şengal halkının iradesine saygı duyulmalı’

Bazı siyasi partilerin kirli planlarla Êzidî halkının iradesine karşı 9 Ekim Anlaşması’nı hayata geçirmek istediklerini belirten Kemal Xidir isimli yurttaş, “Bunun olmaması için elimizden geleni yapacak, halkımıza karşı uygulanmak istenen kirli planlara izin vermeyeceğiz. Şengal ve Êzidiler birçok ferman ve katliamlarla karşı karşıya kaldı. Irak, Şengal’e bu bu bilinçle yaklaşmalıdır. Irak Hükümetinin Şengal meselesine ciddi bir şekilde yaklaşması ve Şengal halkının iradesine saygı duyarak taleplerini yerine getirmesi gerekiyor” dedi.

‘İhanet edenleri unutmayacağız’

Konuya ilişkin Nura Şengali isimli bir kadın da şunları söyledi: “Halkımıza ihanet eden, bizi katliamlara sürükleyen gücün aramıza girmesine izin vermeyeceğiz. Anlaşmalarla irademizi yok etmek için hareket geçerlerse sonuna kadar savaşırız. Irak da Şengal için hiçbir şey yapmadı. Peşmerge buradayken DAİŞ bize saldırarak insanlarımızı katletti. Türk devleti uçaklarla üzerimize saldırı gerçekleştirirken Irak Hükümeti sessizliğini koruyor. Bizim için peşmerge ile Irak Ordusu arasında hiçbir fark yoktur. Çünkü ne Irak ne de Bölge Hükümeti bize sahip çıktı. Güç kim olursa olsun çocuklarımızın yarattığı güçten başkasını kabul etmeyeceğiz.”

‘Şengali koruyacağız

Dexîl Hecî isimli genç de Êzidî halkının örgütlenmesine dikkat çekerek, “Şengal’de halkın örgütlenmesi ile tüm Şengal halkı arasında güçlü bir birlik oluştu ve bu birliktelik ile Şengal’i inşa edip koruyabiliriz. Şengal halkının bu manevi birliğine karşı 9 Ekim Anlaşması’nı imzaladılar. Ancak biz Şengal halkı olarak bu anlaşmayı hiçbir şekilde kabul etmiyoruz” dedi.

DIŞ HABERLER

#Êzidîler #tepkili #Ekim #Anlaşmasına #karşı #direneceğiz

Tutukluyu hastanede askerler darp etti

Hilvan Cezaevi’nde tutuklu bukunan Zekeriya Muhammed, tedavi için gittiği hastanede askerler tarafından silah dipçikleriyle darp edildi

Hilvan T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Kuzey ve Doğu Suriyeli Zekeriya Muhammed, tedavi için gittiği hastanede askerlerin saldırısına uğradı. “Örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklu bulunan Muhammed, 2 yıldır Hilvan 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunuyor. Muhammed, bademciklerinden rahatsız olduğu için Riha (Urfa) merkezde bulunan ve 500 yataklı olarak bilinen Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirildi. İddiaya göre, Muhammed’e refakat eden askerler, Muhamed’i hastanenin tutuklular için kurulan hücresinde darp etti.

MA’dan Ömer Akın’ın haberine göre olaya ilişkin cezaevine giderek Muhammed ile görüşen İnsan Hakları Derneği (İHD) Riha Şubesi Eşbaşkanı Mustafa Vefa, derneklerine yapılan başvuru sonrası olaydan haberdar olduklarını söyledi.

Dipçikle darp

Doktor kapısı önünde Muhamed’e bir şey yapılmadığını ve hastanenin tutuklu koğuşuna getirildikten bir süre sonra 15-20 askeri personelin koğuşa girip Muhammed’i darp etmeye başladığını belirten Vefa, “Jandarma personeli silahın dipçiğiyle rasgele kafasına vurmaya başlıyor ve bunun sonucunda Muhammed’in kafası 2 yerden kırılıyor. Bu şekilde alıp askeri ringe koyuyorlar ve cezaevine geri getiriyorlar. Cezaevine geri getirildiği zaman cezaevine giriş yapması isteniyor. Fakat infaz koruma memurları Muhammed’i bu şekilde alamayacaklarını, cezaevinden hastaneye sevk edilen herhangi birinde fiziksel bir darbın olmaması gerektiğini ve fiziksel yapısından herhangi bir dezenformasyon olmaması gerektiğini belirtiyorlar. Daha sonra hem cezaevi savcısına hem de yönetimine haber veriyorlar ve cezaevi savcısı da Muhammed’in bu şekilde içeriye alınamayacağını hastaneye götürülüp rapor alması gerektiğini söylüyor”  diye belirtti.

Savcılık soruşturma başlattı

Edindikleri bilgilere göre askerlerin Muhamed’in hastaneye götürülmesine karşı direndiklerini fakat cezaevi savcısının talimatıyla başka bir grup askerin Muhamed’i Urfa Devlet Hastanesi’ne götürdüğünü dile getiren Vefa, “Burada Zekeriya Muhammed’in ilk müdahalesini gerçekleştirerek kafasına dikiş atıyorlar. Bunun üzerine oradaki doktor darp raporu veriyor. Oradaki görevli askeri personel, doktorun bu raporu vermemesi için de doktora yönelik baskı kurmaya çalışıyor. Fakat bu rapor çıkıyor. Daha sonra Zekeriya Muhammed’i tekrar cezaevine götürüyorlar. Orada bulunan ceza infaz memurları tutanakla Muhammed’i içeriye alıyor. Memurlar ‘Zekeriya Muhammed buradan hastaneye sevk edilirken herhangi bir problem yoktu. Fakat şuan kafasında yüzünde belirgin darplarla biz bunu içeriye kabul ediyoruz’ şeklinde bir tutanak düzenliyorlar. Bu tutanağı düzenledikten sonra savcılık bu olaya ilişkin idari ve adli soruşturma başlatıyor” dedi.

Suç duyurusunda bulunulacak

Hilvan Cezaevi’nde yaşanan olayla ilgili tahkikatın başladığını ifade eden Vefa, “Biz öncelikle o dosyadaki evraklara ulaşacağız. Zekeriya Muhammed’i sadece bir kişi değil birden fazla kişi darp etmiş. O yüzden kimin sorumluluğu varsa biz onun hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunacağız” şeklinde konuştu.

 

#Tutukluyu #hastanede #askerler #darp #etti

‘Hizbulllah bitmedi kamu kurumlarına yerleştirildi’

Hizbullah davalarının avukatı Yaşar Altürk, ‘Hizbullah hiç bitmedi kamu kurumlarına yerleştirildi’ dedi

Hizbullah sanıklarının yargılandığı ana dava dosyasında örgütün uyguladığı işkence videoları duruşma salonunda izlettirildi. Korkunç görüntüleri izleyen hâkim ve savcılar ile avukatlar başlarını çevirmek zorunda kaldı. Davayı takip eden avukat Yaşar Altürk, “Hizbullah hiç bitmedi. Hatta kamu kurumlarına yerleştirilmiş vaziyetteler” dedi.

Meclis’e girmeleri kaygı yaratıyor

90’lı yıllarda domuz bağı işkenceleri, mezar evleri ve yüzlerce cinayetle anılan Hizbullah davalarında sanıklar bir bir tahliye edilirken, 4 HÜDA PAR’lının Meclis’e girmesi toplumda kaygı yaratıyor. O dönem Hizbullah cinayetlerine kurban giden pek çok kişinin avukatlığını yapan Yaşar Altürk, HalkTV’den Seyhan Avşar’a konuştu. Altürk, Hizbullah gerçekliğini ve o dönem duruşmalarda yaşananları anlattı.

‘Hizbullah iki gruptur’

İlk aldığı dava dosyanın Hizbullah tarafından öldürülen bir arkadaşının oğlunun davası olduğunu söyleyen ve Hizbullahçıların iki grup olduğunu kaydeden Altürk, şunları söyledi: “Hizbullah iki gruptur. İlimciler ve menzilciler. İlimciler Hizbullah’ın silahlı kanadıdır. Menzilciler ise tebliğci kanattır. 90’larda işlenen cinayetlerde ilimciler Menzilcileri de öldürdü. Onlardan bayağı kaçan Menzilciler avukat bulamıyordu. Ben sosyal demokrat bir insanım. Duruşmalara girerken onların avukatlığını yapmamı istediler. Ben de kabul ettim” dedi.

Vahim iddalar

“Bu dosyalarda çok vahim şeyler gördüm” diyen avukat Altürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın kocasını ihbar ediyor, adam karısını ihbar ediyor. Aile, dayanışma, toplumun adetleri denilen şeyler bu dosyalarda yoktu. Suudi Arabistan’ın İslam öncesi halinin belki daha ilkel halini bu örgüt o bölgede yaşattı.”

‘Cinayetleri kayıt altına alıyordu’

Yargılamalarda her şeyin net bir şekilde ortaya konulduğunu aktaran Altürk, “Hizbullah şeffaf bir örgüttür. Neden mi şeffaf diyorum. Hizbullah yaptıkları tüm işleri, işledikleri tüm cinayetleri kayıt altına alıyordu. Bu görüntüleri Beykoz’da bulunan örgütün lideri Hüseyin Velioğlu’na gönderiyordu. Sadece bu da değildi Velioğlu’na gönderilen. Örgüt mensupları bir özgeçmiş metni hazırlar bunları da merkeze gönderirlerdi. Beykoz’da düzenlenen operasyonda tüm belgeler ele geçirildi. Bu belgeler mahkemelere getirildi. Kimsenin bize iftira atıyorlar deme şansları yok çünkü tüm belgeler kayıtlar dava dosyalarında var” dedi.

‘Hakimler videolara bakamıyordu’

Altürk, “Ayrıca biz Hizbullah’ın cinayet videolarını duruşmalarda izledik. Hatta sorguladıkları kişileri de videoya alıyordu. Biz bunları da duruşma salonunda izledik. Korkunçtu. Hâkimler de dâhil zaman zaman sırtımızı döndük, zaman zaman ben dışarı çıktım bu görüntüleri izlerken” ifadelerini kullandı.

‘Hizbullah bitmedi, kamu kurumlarına yerleştirildi’

Hizbullah sanıkları hakkında tahliye kararları verilmesine değinen Altürk, “Yargıtay’ın içini boşalttılar. Bu kişileri tahliye ettiler. Mahkemelerde askeri üyelerin olması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından adil yargılama hakkının ihlali olarak değerlendirilmişti. Ben militarist biri değilim. Ancak Devlet Güvenlik Mahkemesindeki askeri üyeler hukukçuydular. Ayrıca şimdiki hakimden çok daha hukuka ve usule bağlı kişiydiler. Bugünlerde onları mumla arıyoruz. Hukuk, usül hepsi talan edildi. AİHM kararlarının ardından tüm sanıklar tahliye edildi. Şimdi yeniden yargılama yapılıyor. Dosyaya gelen giden sanık yok. Kimileri Hizbullah’ın bittiğini sanıyor. Hizbullah hiç bitmedi. Halen faal. Hatta kamu kurumlarına yerleştirilmiş vaziyetteler” diye belirtti.

İSTANBUL

#Hizbulllah #bitmedi #kamu #kurumlarına #yerleştirildi

İbrahim Kaypakkaya mezarı başında anıldı

Türkiye sosyalist hareketininim önderlerinden İbrahim Kaypakkaya Çorum’daki mezarı başında anıldı

Türkiye sosyalist hareketininim önderlerinden TKP/ML-TİKKO kurucusu İbrahim Kaypakkaya’nın  katledilişinin 50. yılında anıldı

Kaypakkaya’nın Çorum’un Sungurlu ilçesi Karakaya köyünde bulunan mezarında yapılan anma devrim mücadelesinde şehit düşenler için saygı duruşuyla başladı.

Saygı duruşunun ardından Partizan üyeleri açıklama yaptı.

Açıklamada  “18 Mayıs günü Türkiye devrimci hareketi için İbrahim Kaypakkaya’nın, Haki Karer’in ve Diyarbakır zindanında Dörtlerin ölümsüzlüğe uğurlandığı önemli günlerden biridir. Katlederek onları yok edeceğini sanan devlet her 18 Mayıs’ta İbrahim’in, Haki’nin, Dörtlerin büyük direnişinin ateşinin yanmakta olduğunu görüp tam bir kinle saldırmaktadır. Bu direniş ateşi her şeye rağmen yanmaya devam ediyor. Kitleler üzerindeki sömürü ve baskı sürdükçe kurtuluş umudunu bayraklaştıranların direniş ateşi biz onları yok edene kadar egemenleri korkutmaya devam edecek.” Denildi.

Kayapakkaya’nın mezar başındaki anma ezgi ve marşlarla sona erdi.

Kaynak: Yeni Demokrasi

#İbrahim #Kaypakkaya #mezarı #başında #anıldı

DSÖ: Covid-19 nedeniye 14 milyon 900 bin insan öldü

DSÖ’nün yaptığı açıklamaya göre Covid-19’a bağlı ölüm sayısının 14 milyon 900 bin olduğunu tahmin ediyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), koronavirüs pandemisinin özellikle ilk iki yılında meydana gelen erken ölümlerin dünya genelinde 337 milyon yıllık insan ömrünün kaybedilmesine yol açtığını duyurdu.

DW Türkçenin haberine göre, DSÖ yalnızca 2020 ve 2021 yıllarında fazladan ölüm oranına ilişkin verilere dayanarak Covid-19’a bağlı ölüm sayısının 14 milyon 900 bin olduğunu tahmin ediyor.

DSÖ’nün veri işlemeden sorumlu yardımcı direktörü Samira Asma, koronavirüse yakalananların ömrünün istatistiki olarak ortalama 22 yıl kısaldığını söyledi.

DIŞ HABERLER

#DSÖ #Covid19 #nedeniye #milyon #bin #insan #öldü

İdil Devlet Hastanesi kavşağında 7 yaşındaki çocuğa araç çarptı

İdil Devlet Hastanesi kavşağında karşıdan karşıya geçmeye çalışan 7 yaşındaki R.B., aracın çarpması sonucu yaralandı

Şirnex’ın Hezex (İdil) ilçesinde bulunan Devlet Hastanesi kavşağında karşıdan karşıya geçmeye çalışan R.B.’ye (7) araç çarptı. R.B., olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından İdil Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından R.B. ambulansla Silopi Devlet Hastanesi sevk edildi. Durumu ağır olan R.B.’nin yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındığı belirtilirken, araç sürücüsü gözaltına alındı.

Kazanın yaşandığı yerde ise önlem alınmadığı için yurttaşlar yolu uzun süre trafiğe kapattı.

ŞİRNEX

#İdil #Devlet #Hastanesi #kavşağında #yaşındaki #çocuğa #araç #çarptı

Şirnex’te provokasyonlara karşı çağrı: Cevabı sandıkta verin

Seçimden sonra Şirnex’te polislerin Mehter Marşları, keyfi gaz sıkmalar gibi uygulamalarını ‘provakasyon’ olarak değerlendiren İl Eşbaşkanları Akdağ ve Güngen, halka ‘provokasyonlara gelmeyin, oyunuzu kullanın’ çağrısı yaptı

Türkiye ve Kurdistan’da 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerde, usulsüzlüklerin ve ciddi ihlallerinin yaşandığı Şirnex ve ilçelerinde polisin halka yönelik uygulamaları dikkat çekiyor.

Seçim akşamından itibaren Cizîr ilçesine bağlı Nur ve Cudi mahalleri, zırhlı polis araçlarının ablukasına alındı. Her akşam ilçede konvoy şeklinde tur atan polis araçlarından “Mehter Marşı” ve “Ölürüm Türkiye” gibi ırkçı şarkılar çalınıyor. Mahallelere keyfi bir şekilde sayısız gaz bombaları atan polislerin, kentin bazı noktalarında kimlik kontrolü yapan ve kim oldukları bilinmeyen kişilere de müdahale etmemesi dikkat çekiyor.

Gergin bir ortam yaratılarak Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimine gidilmek istendiği belirtilirken, HDP Şirnex İl Eşbaşkanları Sabuha Akdağ ve Abdullah Güngen, provokasyon girişimlerine ilişkin uyarılarda bulundu.

‘Sandığa gidiş engellenmek isteniyor’

Mezopotamya Ajansı’na konuşan Güngen, “Seçimin ikinci turu, bizim için büyük önem arz ediyor. Bu seçim toplumumuz için var ile yok oluş arasında bir seçim. 20 yıldır iktidarda olan bu ceberut sistem yapmadığını bırakmadı ve her yönüyle saldırılara, baskılara yöneldi. Bu saldırılardan en çok Botan bölgesi etkilendi. Şu an Botan’da fiili bir OHAL var. Her mahallemiz ve köyümüz abluka altında. Seçim gecesi daha sonuçlar netleşmeden iktidarın çete ve yandaşları, uzun namlulu silahlarla alanlara çıkıp kutlama yapmaya başladı. Darbe olduğunu düşündük. Sosyal medya hesapları üzerinde kimi kişiler Şirnex’ı ve partimizi hedef alıyor. Bu tür provokasyonlara karşı bizim de bir hedefimiz var, o da Kürt sorununu çözüme kavuşturmaktır. Bu bölgede son zamanlarda yaşanan olaylarla partimizin hiçbir alakamız yok. Amaçları halkı kışkırtmak ve provokasyonların önünü açmak” diye belirtti.

Bu uygulamalar ile halkın sandığa gidişinin engellenmek istendiği söyleyen Güngen, “Halkı sandıktan soğutma politikaları hedefine ulaşmayacaktır. Buradan halkımıza çağrımdır; sandık başına gidip oyunuzu kullanın. Zulme karşı el ele verip bu iktidarı göndermemiz lazım” diye konuştu.

‘Cevabı sandıkta vereceğiz’

Eşbaşkanı Sabuha Akdağ ise, provakasyonlara karşı halka şu uyarıda bulundu: “Halkımız, 28 Mayıs’ta iradelerine ve sandıklarına sahip çıksın. Yılardır var olan bu faşist sistemi yok etmemiz için sandıklara gitmemiz gerekir. İlk turda Kurdistan net bir cevap verdi. Halkımız savaşın son bulması için oy kullandı. Şimdi de her ilçemizde provokasyon girişimleri var. Halkımız bu provokasyonlara gelmemeli ve bunlara karşı uyanık olmalıdır. Hep birlikte sandıklara gidip bunlara gereken cevabını vereceğiz.”

HABER MERKEZİ

#Şirnexte #provokasyonlara #karşı #çağrı #Cevabı #sandıkta #verin