Ana Sayfa Blog Sayfa 475

İmralı Barış Delegasyonu’ndan MATUHAYDER’e ziyaret: Sesinizi AK’ye taşıyacağız

MATUHAYDER’i ziyaret eden Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu üyeleri, ziyaretlerinde paylaşılan hususları bir hafta sonra yapılacak Avrupa Konseyi toplantısına taşıyacaklarını belirterek, ‘Sizin sesinizi duyurmak için buradayız’ dedi

Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu MATUHAYDER’i ziyaret etti. Delegasyon üyeleri ziyaretlerde gündeme gelen konuları bir hafta sonra yapılacak Avrupa Konseyi toplantısına taşıyacaklarını belirterek, ‘Sesinizi oraya taşıyacağız’ dedi

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 24 yıldır ağırlaştırılmış tecrit altında tutulan ve 2 yılı aşkın bir süredir haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a ilişkin Türkiye 3 farklı ülkeden gelen 3 kişilik Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu, temaslarını ikinci gününde de sürdürdü.

Delegasyonda yer alan Sosyoloji ve Antropoloji Proförörü Denis O’Hearn, Avrupa Konseyi Sol Grup Başkan Yardımcısı ile Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi temsilcisi ve İzleme Komitesi üyesi Laura Castel ve İzlanda Eski Adalet ve İç İşleri Bakanı Ögmundur Jonasson, Cumartesi Anneleri/İnsanlarını ziyaret etmek üzere İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesini ziyaret etti.

Delegasyonu, 19 Ekim 1995’te elinde telsiz ve silahlı kişiler tarafından kaçırılan Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun ve Sebla Arcan karşıladı. Görüşme, Cumartesi Anneleri/İnsanları talebi üzerine basına kapalı bir şekilde gerçekleşti.

TJA aktivistleri ile görüşme

Heyet daha sonra Tevgera Jinen Azad (TJA) aktivistleri ile görüştü. Görüşmede TJA aktivistleri, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kadına dair düşüncelerini paylaştı ve bu düşüncelerin Türkiye ile Kurdistan’da yarattığı kazanımlara dikkat çekti. Kadınların Yerel Yönetim mecralarında yer alması, eşbaşkanlık ve pek çok hususun PKK Liderinin sunduğu perspektif ile geliştiğini belirten TJA aktivistleri, PKK Liderinin düşünceleri sayesinde kadınların toplumda daha da çok var olmaya başladığını ve toplumu değiştirmeye dair ellerine fırsat geçtiğini dile getirdi. TJA aktivistleri, kendilerine ve kadınlara yönelik baskı, gözaltı ve tutuklamalara da işaret etti. TJA aktivistleri, Olağanüstü Hal (OHAL) dönemi ve önceki dönemlerde kadın kurumlarının kapatılmasını da anımsatarak, bunlara karşı en kısa zamanda harekete geçip yeni kurumlar kurduklarını ve mücadelelerini kaldıkları yerden devam ettiklerini söyledi.

Kadın kurumlarının kapatıldığını ve yerine kayyum atandığını dile getiren TJA aktivistleri, iktidarın kadın kurumlarına erkek kayyum atadığını paylaştı. Şiddete uğrayan kadınlar için oluşturulan KADES’e değinen TJA aktivistleri, bu oluşumun bünyesinde 7 dil barındırdığını ancak Kürtçeye yer verilmediğini aktardı.

Eşbaşkanlık sistemi

Delegasyon üyeleri, TJA aktivistlerinden eşbaşkanlık sistemine dair daha çok bilgi istedi. TJA aktivistleri Kürt siyasi hareketinin büyük zorluklarla bu sistemi adım adım inşa ettiğini dile getirerek, tarihçesine değindi. Eşbaşkanlık sisteminin ilk başlarda toplumda yeterli düzeyde kabul görmediğini dile getiren TJA aktivistleri, bu sistemin 4 belediyede hayata geçmesi ve yarattığı kazanımlardan sonra toplumun görüşünün değişmeye başladığını paylaştı.

İstanbul Sözleşmesi

TJA aktivistleri İstanbul Sözleşmesi’nin önemine ve iptal edilme sürecine de değindi. Sözleşmenin imzalanma sürecine değinen TJA aktivistleri Amed’te bir kadının katledilmesi süreci ardından Türkiye’nin açılan dava sonucunda sözleşmeye dahil olduğunu ancak sözleşmenin Kurdistan’da hiç uygulanmadığını belirtti. TJA aktivistleri, sözleşmenin Amed’te imzalanma kararı alındığını ve isminin de “Diyarbakır Sözleşmesi” olarak kabul gördüğünü ancak Amed’in güvenli görülmemesi nedeniyle İstanbul’da imzalandığı bilgisini aktardı. Sözleşmenin uygulanmamasına işaret eden TJA aktivistleri, “Kürt kadın hareketi, Kürt toplumu ile bir sözleşme imzaladı. Bu büyük bedeller ile oldu” dedi.

‘Tecrit’ ile anlatılamayacak kadar kötü

PKK Liderinin tutulduğu koşullara da işaret eden TJA aktivistleri, bu koşulların sadece “tecrit” kavramı ile anlatılamayacak kadar köklü ve kötü olduğunu ifade etti. Bunun yanı sıra bu “hal” ile Kürt toplumuna ve Türkiye halklarına da “tecrit” uygulandığını dile getiren TJA aktivistleri, buna karşı her gün mücadele içinde olduklarını ifade etti.

Özel savaş yöntemi

TJA aktivistleri asker, polis ve devlet yetkililerin Kürt kadınlarına yönelik taciz, tecavüz ve şiddeti sonucu yaşanan katliamları anımsattı. TJA aktivistleri bu durumu “özel savaş” olarak değerlendirerek, bu durumla Kürt kadın hareketinin etkisinin kırılmak istendiğini söyledi. TJA aktivistleri, “Kadın Kurdistan’da savaş ganimeti olarak görülüyor. Özellikle devlet yetkililerin söylemi ile kadınlara yönelik baskılar daha da artıyor” diye kaydetti.

Kadın esaslı paradigma

Delegasyon üyeleri, AKP-MHP’nin 14 Mayıs seçimlerinde kaybetmesi ve muhalefetin kazanması halinde ne tür adımlar atacaklarını ve ne tür beklentilerinin olduğunu sordu. TJA aktivistleri, AKP ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın değişmesinin tek başına yeterli olmadığını ve devlet anlayışının tamamen değişmesi gerektiğini dile getirdi. TJA aktivistleri, kadın esaslı paradigmanın yaşam bulması için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

Cezaevlerinde kadınların durumu

Delegasyon üyeleri, Kuzey ve Doğu Suriye’deki Özerk Yönetimin kendilerine yönelik etkisini de sordu. TJA aktivistleri, dünyada kadınlara dönük her kazanımın kendilerini ciddi derecede etkilediğini ve ilham kaynağı olduğunu ifade etti. TJA aktivistleri, İran’da kadınlar öncülüğünde başlayan başkaldırıya da işaret etti. TJA aktivistleri, Kürt kadınlarının direnişinin dünyaya etki ettiğini ve her yerde konuşulduğunu ve rehber olduğunun da altını çizdi. Cezaevindeki kadınların durumuna da değinen TJA aktivistleri, kadınların erkek tutuklulardan daha çok zorlukla karşılaştığını ifade etti. Bu durumun ayrı bir başlık olarak ele alınması gerektiğini dile getiren TJA aktivistleri, “Türkiye’deki sistem, direnişlerin öncüsünün kadın olduğunu çok iyi biliyor. Bu yüzden kadınlara yönelik bu kadar baskı var.

30 yıllık tutuklu hak ihlallerini anlattı

Heyet, daha sonra Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni (MATUHAYDER) ziyaret etti. Heyeti dernek eşbaşkanları Dilek Demir ve Şafi Erol ile beraberindeki heyet karşıladı. Ziyarete ilk olarak yer alan Tahir İzgin, 30 yıl boyunca cezaevinde kaldığını paylaştı. 30 yıl ceza alıp bu cezayı bitirmesine rağmen tahliye edilmeyen tutuklara dikkat çeken İzgin, birçok tutuklunun Abdullah Öcalan’a “sayın” dediği için tahliye edilmediğini söyledi. Tutukluların yaşadığı hak ihlallerine, tedavi hakkının engellenmesine, işkence ve kötü muameleye de değinen İzgin, “Cezaevlerinde revir ama doğru düzgün içinde doktor yok. Muayene etmeden tedavi etmeye çalışıyorlar. Kafadan bir ilaç yazıp başından def ediyorlar” diye kaydetti. Kovid-19 sürecine değinen İzgin, bütün tutukluların salgına yakalandığını ve kendilerine tarihi geçmiş ilaçlar verildiğini söyledi. İzgin, cezaevinde yönetmenliğinde sohbet, atölye ve çeşitli sosyal aktivitelerin yer aldığını ancak siyasi tutukluların bu haktan yararlandırılmadığına dikkat çekti. İzgin PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük tecridin son bulması için 2018-2019 arasındaki açlık grevine dikkat çekerek, “Ben 80 gün boyunca açlık grevinde kaldım. Sayın Abdullah Öcalan ‘bırakın’ demeseydi ölseydik de son vermezdik” dedi.

Tutuklu sayısı dünya ortalamsının üzerinde

Sosyoloji ve Antropoloji Proförörü Denis O’Hearn, 2000 yılları öncesinde Türkiye’de tutuklu ve hükümlü sayısının dünya ortalamasına göre çok az olduğunu ancak bu yıllardan itibaren sürekli artış gösterdiğini şimdilerde ise en çok tutuklu ve hükümlünün olduğu ikinci ülkede olduğunu anımsatarak, bunun nedenini ve o dönemden bu güne değin şartların değişip değişmediğini söyledi. O’Hearn’e yanıt veren MATUHAYDER Eşbaşkanı Şafi Erol, PKK Liderine işaret ederek, sıradan biri olmadığını ve Kürt halkının kendisini önderi olarak gördüğünü paylaştı.

Dünya izliyor

Kurdistan ve Kürtlerin uluslararası ve yerel güçler tarafından “Pazar alanı” haline getirildiğini, Kürtlerin yaşadığı dört bölgede de savaş olduğunu, binlerce köyün bu nedenden ötürü boşaltıldığını ve milyonlarca kişinin sürgün edildiğini söyledi. Kurdistan’ın sahipsiz bırakılmak istendiğini söyleyen Erol, “Bu halkın bir dili var. Dili de elinden gidiyor. Bu ekolojik bir saldırı ve bütün dünyayı etkiliyor. Ancak bu durum dünya tarafından izleniyor. Kürtlere karşı bir soykırım var. Kürtlerin bunu kabul etmesi mümkün değil” diye kaydetti. Erol, bu durumlardan ötürü cezaevindeki tutuklu sayısının artığını söyledi. Erol, Avrupa ülkelerinin Kürtlerine yaklaşımına da tepki gösterdi.

‘Bu artık bir işkence sistemine dönüştü’

MUTAHAYDER Yöneticisi Esin Çelik de, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 15 Şubat 1999’da Türkiye’ye getirilişinin Kürtler tarafından kabul edilmediğini, ardından ise tecrit uygulanmaya başladığını ve Kürtlerin üzerine de aynı derecede bir baskı ve tecrit uygulamasının devreye girdiğini belirterek, buna karşı gösterilen tepkilerin sonucu olarak tutuklamaların gerçekleştiğini söyledi. Çelik, Türkiye’deki siyasi tutukluların sayısını da işaret ederek, bu sayının dünyanın hiçbir yerinde olmadığını söyledi. PKK Liderine yönelik tecridin zaman içerisinde diğer cezaevlerine de uygulandığını dile getiren Çelik, “Siyasi tutuklulara yönelik ikili hukuk sistemi uzun zamandır var. Özellikle 15 Temmuz 2016’da daha da ağırlaştı. Bu artık bir işkence sistemine dönüştü. İmralı’da uygulanan tecrit biz ailelere ve topluma da uygulanmaya başlandı” ifadelerini kullandı. Çelik, tutukluların zorla sevk edilmesi, tutuklulara para gönderilmesi halinde soruşturma ve kovuşturmaya maruz kalan kişi ve aileleri hatırlatarak, bunun bir cezalandırma yöntemi olduğunu ifade etti.

AB sorumluluk almalı

Söz alan MATUHAYDER Eşbaşkanı Dilek Demir, bu durumlara karşı AB ülkelerinin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Söz alan tutuklu annesi Zeynep Çalıhan, tutuklulara yönelik kötü muameleye dikkat çekti. Hasta tutukluların serbest bırakılması için 10 ay boyunca 6 anne olarak “Adalet Nöbeti” sürdürdüklerini ve her eylem yaptıklarında polis tarafından darp edildiğini ve işkenceye uğradığını bu nedenle tüm annelerin yaralar aldığını ve hala darp izlerinin durduğunu söyleyen Calıhan, “Adalet yoksa suçlusu devlettir” dedi.

‘Sesinizi AK’ye taşıyacağız’

Türkiye’de yaşanan hak ihlallerini tespit etmek için geldiklerini belirten İzlanda Eski Adalet ve İç İşleri Bakanı Ögmundur Jonasson, 46 Avrupa Konseyi toplantısında bir basın açıklaması ile bu tespitleri paylaşacaklarını söyledi. Jonasson, “Sizin sesinizi duyurmak için buradayız” diye kaydetti.

HABER MERKEZİ

#İmralı #Barış #Delegasyonundan #MATUHAYDERe #ziyaret #Sesinizi #AKye #taşıyacağız

Sudan’da ordu ile HDG arasında anlaşma imzalandı

Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Güçleri arasında ateşkes ilan edilmeden sivillere dair bir anlaşma imzalandı

Sudan’da ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında bir aya yakın süredir süren çatışmaların durdurulması için “Cidde Bildirgesi” anlaşması imzalandı. Ancak bildirgede taraflar arasında bir ateşkes ilan edilmedi.

Ülkenin yerel basınında yer alan haberlere göre, bildirge, ABD ve Suudi Arabistan’ın, Sudan’daki krizi çözmek için Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde başlattıkları taraflar arasındaki görüşmeler sonucunda imzalandı. Bildirgede, Sudan ordusu ve HDK’nin sivillere zarar verecek herhangi bir saldırıdan uzak duracağı belirtilirken, Sudan halkının çıkarlarının iki taraf için öncelik olduğuna vurgu yapıldı.

Sivillerin tahliyesi

Sudan’daki tüm sivillerin çatışma ve kuşatma altındaki bölgeleri terk etmeleri, tahliyelere izin verilmesi ve tarafların insani gerekçelerle duyurulan ateşkeslere uyması istendi. Bildirgeyle sivillerin ihtiyaçlarını karşılamak için insani yardım eylemlerini kolaylaştırmanın amaçlandığı ifade edildi. Ayrıca iki taraf Sudan’ın egemenliğinin, birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik kararlılıklarını vurguladı.

Ateşkes ilan edilmedi

Ancak taraflar yeni bir ateşkes ilan etmedi. Deklarasyon metninde, iki grubun “acil insani yardımın sağlanmasını, su ve elektrik gibi temel hizmetlerin restorasyonunu kolaylaştırmak için kısa vadeli bir ateşkes sağlamak için görüşmelere öncelik vermeyi taahhüt ettikleri” belirtildi.

Reuters: 10 günlük ateşkes olabilir

Reuters’a konuşan ABD’li bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi de “İki taraf birbirinden oldukça uzak” ifadesini kullandı. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da tarafların yaklaşık 10 günlük etkili bir ateşkes için anlaşmaya varmaya odaklanacakları belirtildi.

HABER MERKEZİ

#Sudanda #ordu #ile #HDG #arasında #anlaşma #imzalandı

Amed’de yüzlerce araçlık konvoya halktan yoğun destek

Yeşil Sol Parti Amed’te 500 araçlık konvoy ile kent merkezinde büyük ilgi ve coşkuyla karşılanırken, yarın İstasyon Meydanı’nda yapılacak mitinge de çağrıda bulunuldu

Yeşiller Sol ve Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed’in merkez ilçelerinde 500 araçlık konvoy gerçekleştirildi. Konvoya Yeşil Sol Parti Amed vekil adayları, Yeşil Sol Parti il ve ilçe örgütleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe örgütleri, Tevgera Jınên Azad (TJA), sivil toplum örgütleri ve yüzlerce kişi katıldı. Konvoy ilk olarak Amed’in Peyas (Kayapınar) ilçesinde bulunan Stadyum önünde toplandı. Ardından Rezan (Bağlar), Yenişehir ve Sûr (Sur) ilçelerinde devam etti.

Güzergahlarda coşkulu kaşılama

Konvoyun izlediği yollar boyunca seçim otobüsü üzerinde bulunan vekil adayları halkı zafer işareti ile selamladı. Halk da zafer işareti yaparak hem vekil adaylarını hem de konvoydakileri selamladı. Yolda konvoyu gören araçlar da sık sık korna çalarken özellikle kadınlar, çocuklar ve yaşlılar evlerinin balkonlarından zafer işareti yapıp öpücükler gönderdi.

Trafik lambasında bekleyen CHP’liler de konvoya zafer işareti yaptı.

Konvoyu renklendiren görüntülerden biri de çocukların bisikletlere binip tüm konvoy boyunca bayraklarla ve zafer işaretleriyle takip etmesi oldu. Öte yandan pazarda, kafelerde, kahvehanelerde ve iş yerlerinde olan herkes caddeye çıkarak konvoydakileri ıslık ve zafer işareti ile selamladı. Gençlerin, kadınların ve halkın büyük coşkuyla karşıladığı konvoy uzun süre şarkılarla çoşturdu.

Yine konvoy yol boyunca Yeşil Sol’un yarın İstasyon Meydanı’nda saat 13.00’te gerçekleştireceği mitinge katılım çağrısında bulunuldu.

Son olarak ise konvoy Peyas ilçesinde bulunan Dünya Kavşağı’nda seçim bürosu önünde son buldu.

HABER MERKEZİ

#Amedde #yüzlerce #araçlık #konvoya #halktan #yoğun #destek

Yeşil Sol Parti İzmir’de onbinlerle final mitingini yapıyor

Yeşil Sol Parti, binlerin katılımıyla İzmir Gündoğdu Meydanı’nda final mitingini yapıyor

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri öncesi 24 Nisan’da Colemerg’de startını verdiği çalışmalarına İzmir’deki Final Mitingi ile devam ediyor.

Gündoğdu Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinge Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ve Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın’ın yanı sıra Sosyalist Yeninden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Cavit Uğur, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Kurucular Kurulu Üyesi Juliana Gözen ve milletvekili adayları katıldı.

Heyetin, Karşıyaka’dan vapur ile Gündoğdu Meydanı’na ulaşması sonrası coşkunun doruğa ulaştığı alana onbinler akın ediyor.

Barış Anneleri’nin en ön safta zılgıtlarıyla eşlik ettiği miting alanında, kadınlar ve gençler de yeşil kırmızı ve sarı renkli yöresel kıyafetleriyle halaylara tutuşurken, Ege Denizi’nin kıyısındaki on binler, Yeşil Sol Parti bayraklarını ellerinden düşürmüyor.

Seçim şarkılarıyla miting programını halaylarla ile bekleyen on binlerin, “Biji serok Apo”, “Kürdistan faşizme mezar olacak” ve “Jin jîyan azadî” sloganları kentin dört bir yanından yankılanıyor.

Ayrıntılar geliyor…

#Yeşil #Sol #Parti #İzmirde #onbinlerle #final #mitingini #yapıyor

Gözaltına alınan Paris saldırganı SADAT üyesi çıktı

Fransa’da Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne saldırmakla suçlanan ve SADAT’ın eski bir üyesi olduğunu söyleyen kişi gözaltına alındı

Fransız gazeteci Gauillaume Perrier, 3 Mart’ta Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne saldıran ve kendisini “eski bir SADAT üyesi” olarak tanıtan bir kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Fransız Le Point gazetesinde çalışan Perrier, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Kendisini SADAT’ın eski paralı askeri olarak tanıtan şüpheli Paris’te gözaltına alındı” ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne 23 Aralık 2022’de silahlı saldırıda, Kurdıstan Topluluklar Birliği (KCK) Yürütme Konseyi üyesi ve Kürt kadın hareketi öncülerinden Emine Kara (Evin Goyi), sanatçı Mir Perwer (Mehmet Şirin Aydın) ve Abdurrahman Kızıl yaşamını yitirmişti. Katil William M. ise, “Sağlık durumunun gözaltı koşullarına uyumlu olmaması” gerekçesiyle emniyet bünyesinde bulunan psikiyatri kliniğine nakledilmişti. Ardından oluşan tepkiler üzerine yeniden tutuklu yargılanmasına karar verilmişti.

Bu saldırının ardından Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’nin önünde üç polis nöbet tutmaya başlamıştı. Fakat kendisini eski bir SADAT üyesi olarak tanıtan bu kişi, 3 Mart’ta polis korumasına rağmen kültür merkezine saldırmıştı.

HABER MERKEZİ

#Gözaltına #alınan #Paris #saldırganı #SADAT #üyesi #çıktı

Son 2 gün: Sandıkları koruyalım ve kazanalım

Seçime son 2 gün kalmasına ragmen çalışmalarını aralıksız sürdüren Yeşil Sol Parti adayları, gün boyu yaptıkları çağrılarla sandığa gitme ve oylara sahip çıkma çağrısı yaptı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), son 2 gün kalan seçimlere ilişkin çalışmalarını bugün de gün boyu sürdürdü.

İstanbul

İstanbul’da Kadıköy İskele’de kurulan Yeşil Sol Parti standında milletvekili adayı Turgut Öker ile birlikte çalışma yürütüldü. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul milletvekilleri Züleyha Gülüm ve Musa Piroğlu’nun da katıldığı etkinliğe çok sayıda kişi de destek verdi.

Etkinlik bir çok sanatçının seslendirdiği Alevi ve Kürtçe şarkılarla başladı, şarkılar eşliğinde halaya duruldu.

Burada konuşan Öker, “Biz de milletvekili adaylığı sadece semboliktir bizim fikriyatımız esastır. Dolayısıyla bu topraklarda kardeşlik için, barış için, bir arada yaşam için bedel ödeyenleri saygıyla anıyorum. İnanıyorum sadece bizler değil, bu ülkenin bütün mazlum hakları artık eşit koşullarda bir arada yaşamak istiyor. İnanıyoruz ki 15’inden sonra yeni bir dünyayla, yeni bir zihniyetle biz uyanacağız. Bu iktidar ne yaparsa yapsın sonu geldi artık” dedi.

Muğla

Bugün bir çok kentte final mitingi düzenleyecek olan Yeşil Sol Parti Muğla Köyceğiz’de halk buluşması gerçekleştirdi. Muğla milletvekili adaylarının katıldığı buluşmada, seçimlerin önemine değinilerek, Yeşil Sol Parti’nin parlamentodaki güçlerini arttıracakları dile getirildi.

Buluşmada konuşan Muğla milletvekili adayı Hasan Yıldırım, bu seçimlerin Demokratik Cumhuriyet’in inşası için önemli bir noktada durduğunu kaydetti. Derya Hezer ise, “Kadınlarla birlikte başaracağımızı biliyorum. Birleşerek artmaya, kazanmaya devam ediyoruz. Kadın hayatın ta kendisidir” diye belirtti.

Muğla milletvekili adaylarından Sedat Şenoğlu ise oylara sahip çıkma çağrısı yaparak kentten Meclis’e vekil göndermek istediklerini kaydetti.

Balıkesir

Yeşil Sol Parti Balıkesir’de seçime 2 gün kala tüm yoğunluğunu sandık ve seçim güveliğinin hazırlıklarına verdi. Balıkesir Milletvekili adayı Şevin Coşkun, seçime 2 gün kaldığını anımsatarak, sandık güvenliği için müşahit olma çağrısında bulundu. Coşkun, ” Gelin müşahit olun, hep birlikte sandıkları koruyalım ve kazanalım” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#Son #gün #Sandıkları #koruyalım #kazanalım

Tahliyeden 51 gün sonra yaşamını yitiren Kırtay defnedildi

Ölüm döşeğinde tahliye edildikten 51 gün sonra yaşamını yitiren Abdulhalim Kırtay, toprağa verildi

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) ağır hasta tutuklu listesinde yer alan ve 22 Mart’ta ölüm döşeğindeyken tahliye edilen 30 yıllık tutuklu Abdulhalim Kırtay, 51 gün sonra yaşamını yitirdi.

Tahliyesinin ardından aynı gün İstanbul’da hastaneye götürülen Kırtay, daha sonra Amed’e ailesinin yanına getirildi. Kırtay, Amed’e getirildikten sonra da birkaç kez hastaneye kaldırıldı.

Ağır hastalıklarından dolayı Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi süren Kırtay, bu sabah hayatını kaybetti. Kırtay’ın cenazesi, yakınları tarafından hastaneden alınarak, Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Yeniköy Mezarlığı’nda dini vecibeleri yerine getirildikten sonra defnedildi.

‘Onurlu bir mücadele verdi’

Mezarına çiçekler bırakılan Kırtay’ın çocukları, “Yıllarca hasret bırakıldığımız babamıza doyamadık” diyerek ağıt yaktı. Kırtay ailesi, “Babamız onurlu bir mücadele verdi. Onunla gurur duyuyoruz. Babamız Kurdistan şehidir” ifadelerini kullandı. Mezarlıkta Kırtay için “Şehid Namirin” sloganları yükseldi ve zılgıt çekildi.

Abdulhalim Kırtay kimdir?

Abdulhalim Kırtay, Amed’in Farqîn (Silvan) ilçesinde 1993’te gözaltına alındı. Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından “devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmaktan” ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Kırtay, Rize, Sêrt, Wan, Amed, Êlîh, Kırklareli, Yozgat, Dîlok, İzmir gibi birçok cezaevine sürgün edildi. Cezaevinde çeşitli hastalıklara yakalanan Kırtay, 3 defa fıtık ameliyatının yanı sıra ileri derecede prostat, diyabet, yüksek tansiyon ve hemoroit hastalıklarıyla mücadele etti. Kırtay, Kasım 2022’de İzmir Menemen Devlet Hastanesi’nde 4 gün boyunca elleri kelepçeli bir şekilde tedavi edildi. Kırtay, 30 yılın ardından hastalıkları ilerlemiş bir durumdayken 22 Mart’ta Balıkesir Burhaniye T Tipi Cezaevi’nden tahliye edildi. Kırtay, tahliyesinin ardından Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi ediliyordu.

HABER MERKEZİ

#Tahliyeden #gün #sonra #yaşamını #yitiren #Kırtay #defnedildi

Kılıçdaroğlu Samsun mitingine çelik yelekle katıldı

Samsun mitingi öncesi ortaya atılan suikast iddialarının ardından Kılıçdaroğlu’nun korumaları artırıldı, korumalarına silah verildi. Kılıçdaroğlu’na ise çelik yelek giydirildi

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı ve CHP ideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Samsun mitingi öncesi ortaya atılan suikast iddialarının ardından Kılıçdaroğlu’nun korumaları artırıldı, korumalarına silah verildi. Kılıçdaroğlu’na ise çelik yelek giydirildi.

Kılıçdaroğlu, seçimden önceki son mitinglerini Samsun ve Ankara’da düzenliyor. Kılıçdaroğlu’nun Samsun mitingi için suikast iddiaları gündeme geldi. CHP’ye de ulaşan suikast iddialarının ardından Kılıçdaroğlu’nun Samsun mitinginde geniş önlemler alındı. Kılıçdaroğlu’nun sahne üzerindeki koruma sayısı arttırılırken korumalara da silah verildi.

Kılıçdaroğlu’nun diğer mitinglerinde sahnede bekleyen korumalarda silah olmadığı gözlenmişti. Ancak Samsun mitinginde sahnedeki polis korumalarının sayısı 4’e yükseltildi ve uzun namlulu tüfek verildi. Kılıçdaroğlu’nun arkasında bekleyen özel korumaları da hazır tetikte bekledi. Sahnede konuşma yapan Kılıçdaroğlu’na da çelik yelek giydirildiği görüldü.

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlu #Samsun #mitingine #çelik #yelekle #katıldı

Şirnex Barosu: İhallere karşı Seçim Koordinasyon Merkezi’ni arayın

Şirnex Barosu, seçim günü yaşanacak ihlallere ilişkin yurttaşların Seçim Koordinasyon Merkezi’ni aramasını talep etti

14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 28’inci dönem milletvekili seçimlerine iki gün kaldı. Şirnex’te çalışmalarını sürdüren Yeşiller ve Sol Gelecek (Yeşil Sol Partisi) Partisi, seçim güvenliği için bütün sandıklar için müşahit görevlendirdi.

Şirnex Barosu da yaptığı yazılı açıklamada, seçim günü yaşanabilecek ihalelere karşı yurttaşların kendilerine ulaşmasını talep etti. Baronun açıklamasında, “14 Mayıs Pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi sırasında Şırnak merkez ve ilçelerde ortaya çıkabilecek hukuki sorunlarda Baromuzdan destek alabilirsiniz. Seçim Koordinasyon Merkezi iletişim numarası 0 (532) 602 30 11” denildi.

HABER MERKEZİ

#Şirnex #Barosu #İhallere #karşı #Seçim #Koordinasyon #Merkezini #arayın

Sınırda 6 bin Tır ve yüzlerce yurttaşa seçim öncesi engel

Irak ve Federe Kurdistan Bölgesi’ne giden 6 bin Tır ile karınca olarak giden birçok kişi günlerdir sınır kapısında bekletiletiliyor

Irak ve Federe Kurdistan Bölgesi’ne giderek nakliyecilik yapan TIR ve ticaret yapan yurttaşlar, seçim gerekçe gösterilerek sınır kapasında bekletiliyor. Dün geceden beri Şirnex’in Silopiya (Silopi) ilçesinde bulunan Habur Sınır Kapısı’ndan araç geçişlerine izin verilmediği öğrenilirken, şu ana kadar 6 bin TIR ile 30 otobüsün bekletildiği bildirildi.

6 bin TIR bekliyor

Araç sürücüleri, Federe Kurdistan Bölgesi’ne giden ve yüklerini boşaltıp sınır kapısında bekleyen 6 bin TIR’ın olduğu belirtildi. Kurdistan Bölgesi’nden Türkiye’ye geçişlerin dün geceden beri ağırlaştığını belirten sürücüler, acil bir çözüm bulunması talebinde bulundu.

Şoförler, “Bölgemizde bulunan tüm milletvekili ve milletvekili adaylarını göreve davet ediyoruz. Irak’ta bekletilen araçların Türkiye’ye geçmesini sağlamak için gümrüğün hızlandırılması lazım” çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ

#Sınırda #bin #Tır #yüzlerce #yurttaşa #seçim #öncesi #engel