Ana Sayfa Blog Sayfa 476

Şengal Aşiret Liderleri Birliği’nden KDP ve Tahsin Beg’e tepki açıklaması

Şengal Aşiret Liderleri Birliği, Hazim Tahsin Beg’i Êzidilerin miri olarak görmediklerini söyleyerek KDP’nin Şengal üzerindeki planlarına tepki gösterdiler

KDP, 9 Ekim Anlaşmasının uygulanması için harekete geçti. KDP, Irak Başbakanı Sudani’nin yeni planları Êzidilerin miri Hazim Tahsin Beg aracılığıyla uygulaması için harekete geçmiş durumda. Şengal Aşiret Liderleri Birliği KDP’nin planlarına ilişkin bir açıklama yaptı. Şengal’de yapılan açıklama Dexil Mirad tarafından okundu.

‘KDP’nin Şengal’e müdahale etme planı’

Dexil Mirad, KDP’nin Şengal’e Êzidilerin miri üzerinden müdahale etmeyi planladığını belirterek  “Son dönemlerde Şengal’de karışıklık çıkarmak için Şengal’deki bileşenler arasında fitne planları yapmaya başladılar. Şengal’deki birlikte yaşamı bozmak istesediler. Ancak herkes Êzidilerin hiçbir dina karşı olmadığını iyi biliyor” dedi.

‘KDP, Şengal’deki planların ortaya çıkmasını istemiyor’

Mirad, “KDP, Irak Başbakanı’nın Şengal’e yapacağı ziyarette yaptıkları bazı planların açığa çıkacağını bildiği için, Hazim Tahsin Beg’i Êzidilerin miri olarak devreye sokarak yalan sözlerle Başbakan’ın ziyaretini engelledi” diye belirtti.

‘Hazim’ı mir olarak kabul etmiyoruz’

Mirad, “Bizler Hazim Tahsin Beg’e artık halkımızın ve Êzidilerin adına konuşmaması çağrısında bulunuyoruz. Bazı siyasi tarafların çıkarları için hareket eden Hazim artık mir olarak kabul edilmiyor” dedi.

DIŞ HABERLER

#Şengal #Aşiret #Liderleri #Birliğinden #KDP #Tahsin #Bege #tepki #açıklaması

Gazetecilerin yargılandığı dava başladı

29 Ekim’de 9’u tutuklanan toplamda 11 gazetecinin yargılandığı davanın ilk duruşması Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 25 Ekim 2022’de gözaltına alındıktan sonra 29 Ekim’de tutuklanan gazetecilerin yargılandığı davanın ilk duruşması başladı.

Mezopotamya Ajansı (MA) Yazıişleri Müdürü Diren Yurtsever, MA muhabirleri Berivan Altan, Ceylan Şahinli, Deniz Nazlım, Emrullah Acar, Hakan Yalçın ve Selman Güzelyüz, JINNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer ile tutuksuz yargılanan MA muhabiri Zemo Ağgöz ve bir süre MA Ankara bürosunda stajyer olarak çalışan Mehmet Günhan hakkında açılan dava Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Tutuklu 10 gazetecinin katıldığı duruşmayı, gazeteci Hüseyin Aykol, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Gazetecileri Koruma Komitesi’nden (CPJ) Özgür Öğret, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Yöneticisi Cuma Daş, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, DİSK Basın-İş Ankara Temsilcisi Turgut Dedeoğlu, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Ankara Şubesi ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi temsilcilerinin yanı sıra ve çok sayıda kişi izliyor.

Duruşma iddianamenin okunmasıyla devam ediyor.

ANKARA

#Gazetecilerin #yargılandığı #dava #başladı

Silawi: İdama rağmen özgürlükte ısrarcıyız

İran rejiminin ‘özerlik ve özgürlük isteyen halklar üzerinde şiddetini giderek arttırdığını’ belirten aktivist Şeyma Silawi, baskıya, idama ve işkenceye rağmen halkların özgürlük talebinde ısrarcı olduğunu söyledi

İran rejimi, Jîna Emînî’nin katledilmesinin ardından başlayan direnişten sonra siyasi idamları daha arttırdı. Sadece 2023 yılının ilk 4 ayında en az 199 kişi idam edildi. İdam edilenlerin büyük çoğunluğu ise özgürlük ve özerklik talebi bulunan Kürtler, Beluciler oldu. Kürtler, Beluciler ve Araplar hakları gibi özgürlük isteyen yurttaşların üzerindeki baskı korkunç düzeylere ulaştı. Geçen hafta İran hapishanelerinde her 12 saatte bir Beluci vatandaş idam edildi. BM İran İşleri Özel Raportörü’nün raporuna göre, İran’da idam edilen siyasi aktivistlerin yüzde 50’si Kürt. İnsan hakları aktivisti Şeyla Silawi, bu baskı ve korku iklimini Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi.

İran idam rejimi üzerine inşa edildi

10 yıldır gönüllü olarak Ahvaz İnsan hakları örgütünde çalışan Şeyma Silawi’nin babası Yusuf Silawi 10 yıl önce rejim güçleri tarafından kaçırıldı ve aile o günden beri kendisinden haber alamıyor. Babasının kaçırılmasıyla birlikte insan hakları alanına yönelen Silawi’nin hedefleri arasında siyasi idamları durdurmak da yer alıyor. İran rejimin idam üzerinden inşa edildiğini belirten Silawi, rejimin kendisi dışındaki tüm siyasi, kültürel, dil çalışmalarını suç olarak gördüğünü, 1980’lı başlayarak günümüze gelen grup halinde yapılan idamlar, sonrasında bulunan toplu mezarlar bu durumu gösterdiğini söyledi.

İsveç tek adım atmadı

En son idam edildiği açıklanan Arapların çoğunlukta bulunduğu Huzistan eyaletinin özerkliği talebiyle 1999 yılında kurulan Haraketü’n-Nidal el-Arabiyye Li Tahriri’l-Ahvaz (Ahvaz’ın Kurtuluşu için Arap Mücadelesi Hareketi)  lideri Habib Farajullah Chaab’ı hatırlatan Silawi, “Türkiye’den kaçırıldı, işkencelere uğradı, işkenceyle itiraf alındı. Tüm bu süreç boyunca kendisine avukat dahi verilmedi ve idam edildi. Tüm bu süreç yasal değildi, avukat bile verilmeden işkenceyle yürütülen bir süreç oldu. Bu idamdan sadece İran değil İsveç de sorumludur çünkü Chaab aynı zamanda İsveç vatandaşıydı. İsveç Chaab’a yönelik tek bir adım atmadı” ifadelerini kullandı.

Rejim asimile etmeyi amaçlıyor

İran Devleti’nin idamlarla halka mesaj verdiğini söyleyen Silawi, İran idamlarla Kürtleri, Belucileri ve Araplari baskı ve saldırılarla korkutarak hak taleplerini bastırdığını söyledi. Bu bölgelerin özerklik istediğini söyleyen Silawi, “rejim bu yüzden bu bölgeleri sindirmeyi ve asimile etmeyi amaçlıyor” dedi.

Rejim Kürt hareketini durduramadı

Rejimin tüm baskı ve yok etme politikalarına karşı halkların hala direndiğini hatırlatan Silawi, “Rejim halkları idam ederek sorunu çözeceğini sanıyor fakat halklar daha fazla örgütleniyor, birleşiyor. Bu politika sorunların daha derinleşmesine sebep oluyor sadece. İdamlar artıkça adalet arayan insan sayısı artıyor. Pehlevi döneminden bu yana adalet, eşitlik, özgürlük isteyen binlerce Kürt idam edildi fakat yine de Kürtler direnmeye, taleplerini dile getirmeye devam ediyor. Rejim, Kürt hareketini durduramadı, bütün dünya Kürt hareketinin özgürlük talebine, direnişine şahit oldu” diye konuştu.

Daha fazla desteğe ihtiyaç var

Özgürlük talebi olan hakların şiddet dalgasıyla karşı karşıya olduğunu belirten Silawi, İran’da mazlum milletlerin son yıllarda başta Kürdistan olmak üzere peş peşe düzenlenen protesto ve grevler ve Ahvaz’daki protestolarla seslerini uluslararası topluma büyük ölçüde yükselttiklerini ancak haktan yana durabilmeleri için daha fazla desteğe ihtiyaçları olduğuna dikkat çekti.

Binlerce kişi idam riski ile karşı karşıya

Cezaevlerinde bulunan binlerce kişinin hala idamla yargılandığı ve yüzlercesinin de idam cezası aldığını söyleyen Silawi, “Bütün idam mahkumlarının gözü diğer halklarda. Bunun için herkes elinden geleni yapmalı. Bütün dünya elini vicdanına koymalı. İslam devleti yalan söyleyerek dayanışmayı önlemek istiyor. Rejim, idam haberlerinin basına yansımaması için elinden geleni yapıyor çünkü bu bilgiler yayıldığında kendisine karşı direnişin örgütleneceğini biliyor. Rejim bu yüzden, idam edilenlerin ailelerinin basına konuşmaması için baskı yapıyor. Öldürülen her bir insan için rejime hesap ödetmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Vatanımız yaşayacaktır

Özgürlüğe kadar mücadele edeceklerini vurgulayan Silawi, “Mahmut Derviş’in bir sözü var; Neron öldü ama Roma yaşıyor. Biz de diyoruz ki Neron eninde sonunda ölecektir fakat vatanımız yaşayacaktır” dedi.

Haber: MA / Berivan Kutlu

 

#Silawi #İdama #rağmen #özgürlükte #ısrarcıyız

Uluslararası Af Örgütü: 2022’de en az 900 kişi idam edildi

Uluslararası Af Örgütü’nün 2022 yılına dair hazırladığı rapora göre, 20 ülkede en az 900’e yakın kişi idam edildi

Uluslararası Af Örgütü 2022 yılında yaşanan idamlara dair rapor hazırladı. Yapılan açıklamada, “2022’de kaydedilen infazların sayısı, bu rekorun arkasındaki temel ülkeler olan Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da son beş yılın en yüksek seviyesine ulaştı” dedi. Af Örgütü’ne göre 2022’de 20 ülkede en az 883 kişi idam edildi. Bir önceki yıla göre yüzde 53’lük bir artış var.

Ölüm cezalarında artış

Raporda, geçen yıl Çin’de de muhtemelen binlerce kişi idam edildiğini belirtirken, hesaplamada buna yer verilmedi. Yine idamlardaki artışın 2021’de 520’den 2022’de 825’e çıktığı Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden kaynaklandığı kaydedildi.

Bir günde 85 idam

İran’daki idamlar ise 2021’de 314’den 2022’de 576’ya yükselirken, Suudi Arabistan’da üçe katlanarak 65’ten son 30 yılın en yüksek seviyesi olan 196’ya çıktı. Rapora göre, Suudi Arabistan’da bir günde 81 kişi idam edildi. Af Örgütü İran için ise, “Halk ayaklanmasına son vermek için çaresiz bir girişimle, yalnızca gösteri yapma hakkını kullanan insanların canına kıyan” denildi.

Bilgi verilmiyor

Uluslararası Af Örgütü, 2022’de dünya çapındaki toplam idamsayısının gerçekte daha yüksek olduğunu belirtirken, “İdam cezasına başvurulmasıyla ilgili gizlilik, Çin, Kuzey Kore ve Vietnam gibi birçok ülkede ölüm cezasının doğru bir şekilde değerlendirilmesini hâlâ engelliyor” dedi. Uluslararası Af Örgütü, “Çin’de idam edilenlerin kesin sayısı bilinmemekle birlikte, bu ülke açıkça en çok idamın gerçekleştiği ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaya devam etti” diye ekliyor

İdam cezasını kaldırılan ülkeler

Raporda, 6 ülke 2022’de ölüm cezasını tamamen veya kısmen kaldırdığo bilgisi de verildi. Buna göre, Kazakistan, Papua Yeni Gine, Sierra Leone ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde idamı kaldırırken, Ekvator Ginesi ve Zambiya yalnızca adli suçlar için kaldırıldı.

HABER MERKEZİ

 

#Uluslararası #Örgütü #2022de #kişi #idam #edildi

Colemêrg’te irade gaspına karşı ‘demokrasi’ nöbeti

AKP Colemêrg milletvekili adayı Abdulmuttalip Özbek ve kent valisinin özel görüşme yapması ardından dün akşam Yeşil Sol Parti Colemêrg İl Örgütü, oyların bloke edilme ve çalınma iddialarına karşı ‘demokrasi’ nöbeti başlattı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil SOl Parti), resmi olmayan seçim sonuçlarına göre milletvekilliği seçimlerinde Yeşil Sol Parti, 95 bin 200 oyla (yüzde 64,05) 3 te 3 yaparak Vezir Parlak, Öznur Bartın ve Onur Düşünmez kentin yeni milletvekilleri oldu. Kentte, AKP, 29 bin 357 oyla yüzde 19,75;, CHP, 9 bin 915 oyla yüzde 6,67 aldı. AKP’nin kentte vekil çıkarabilmesi için 2 bin 900 oy farkını kapatması gerekiyor. Yeşil Sol Parti Colemêrg İl Örgütü, AKP adayının kent valisiyle yaptığı özel görüşme ardından ortaya çıkan iddialara ilişkin “demokrasi” nöbeti başlattığını duyurdu.

Demokrasi nöbeti

HDP Colemêrg İl Örgtü binasında Yeşil Sol Parti seçilmiş Colemêrg milletvekili Vezir Parlak, HDP, DBP ve Yeşil Sol Parti il ve ilçe örgütlerinin katılımıyla yapılan basın açıklamasında konuşan Parlak, AKP’nin il seçim kurulunda bulunan Yeşil Sol Parti’ye ait oy torbalarındaki Yeşil Sol Parti’nin yüksek oy aldığı yerlerdeki oy pusulalarına farklı mühürler basarak geçersiz hale getirmeye çalıştığı ve oyların değiştirilme iddialarına ilişkin demokrasi nöbeti başlattıklarını vurguladı.

Nöbete katılım çağrısı

AKP’nin sandık kurul üyelerinin blok oy kullanıldıysa bunu tutanak altına almadığını soran Parlak, iktidarın irade gaspına ne olursa olsun izin vermeyeceklerini söyledi.
Oy kullanma esnasında hatalar yapıldığına dair çok sayıda ortaya atılan iddialar halkın iradesine dönük bir müdahaleyi doğruladığını söyleyen Parlak, halkı demokrasi nöbetine çağırdı.

Kaynak: MA

#Colemêrgte #irade #gaspına #karşı #demokrasi #nöbeti

Xwebûn ‘Kurdistan Erdoğan’nın tahtını salladı’  manşetiyle çıktı

 Xwebûn gazetesi 178’inci sayısında , Erdoğan’nın Kürt kentlerinde yaşadığı yenilgiyi manşetine taşıdı

Kürtçe yayın yapan haftalık Xwebûn gazetesi, bu hafta 2’nci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini manşetine taşıdı. Gazetenin 178’inci sayfası, “Kurdistanê textê Erdogan hejand (Kürdistan Erdoğan’ın tahtını salladı)” manşetiyle çıktı.

Manşet haberde, Erdoğan’ın Kurdistan kentlerinde yaşadığı “yenilgiye” yer verildi. Gazetecinin bu haftaki sayfasında ayrıca 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’na dair haberler, Kuzey ve Doğu Suriye’li yetkilileriyle yapılan röportajlara yer verildi.

AMED

#Xwebûn #Kurdistan #Erdoğannın #tahtını #salladı #manşetiyle #çıktı

Botan’lı kadınlardan ‘tecrit son bulsun’ çağrısı

Botan’lı kadınlar Abdullah Öcalan üzerindeki tecride tepki göstererek, tecritin kalkmasını ve tutsakların serbest bırakılmasını istedi

PKK Lideri Abdullah Öcalan yönelik tecrit devam ederken yaklaşık 26 aydır hiçbir haber alınamıyor. Tecride tepki gösteren Botanlı kadınlar, konuya ilişkin değerlendirme yaptı. Tecridin tüm toplumu etkilediğini dile getiren Nafiye Küçük, “Artık dünyaya bir güzellik gelmesi gerekiyor. Tutsaklarımızı bıraksınlar ve Kürtlere karşı yürütülen savaş son bulsun. Bizler de tüm halklar gibi haklarımızı almak istiyoruz. Bu kadar yıldır önderliğimiz tecrit altında. Önderliğimizin özgür olması gerekiyor ve bu tecridin kırılması gerekiyor” dedi.

‘Artık yeter!’

Neslihan Ablim de, Kürt halkının Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü ve kalıcı bir barış istediklerini belirtti. Neslihan, “Köleliği istemiyoruz. Ne zamana kadar böyle kalacağız. Artık yeter!  Önderliğimizi bıraksınlar” ifadelerini kullandı.

‘Barış, huzur gelsin’

Siyasi tutsakların durumuna dikkat çeken Nuriye Sönmez ise “Cezaevlerinde tecrit var. Binlerce tutsak işkence ve zulüm altında.  Abdullah Öcalan ve tüm tutsaklarımızın bırakılmasını istiyoruz. Bu savaş bitsin, barış ve huzur gelsin” şeklinde konuştu.

‘Tutsaklar özgürleşsin’

Eşitlik ve barış istediklerinin altını çizen Besna Bülbül, şunları belirtti: “Artık kan dökülmesin ve annelerin gözyaşı akmasın. Halkın ve Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kalksın. Tutsaklar üzerindeki tecrit kalksın ve tutsaklarımız özgürleşsin.”

Taybet Çelik de, Abdullah Öcalan ve tüm siyasi tutsakların serbest bırakılmasını istediklerini söyledi.

ŞİRNEX

#Botanlı #kadınlardan #tecrit #son #bulsun #çağrısı

DSG’den DAİŞ hücresine operasyon

DSG, Hesekê’de DAİŞ hücresine operasyon düzenlediğini ve  bir DAİŞ’liyi yakaladığını açıkladı

Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Basın İrtibat Merkezi, DSG özel birliklerinin Hesekê’nin El Deşîşe beldesinde DAİŞ’in bir yöneticisi ile bir şüpheliyi yakaladığını açıkladı. Operasyonun, Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin hava ve kara desteğiyle gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, çok sayıda silah ve belge bulunduğu kaydedildi.

DIŞ HABERLER

#DSGden #DAİŞ #hücresine #operasyon

Onursal Adıgüzel görevden alındı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Onursal Adıgüzel’i görevden aldı

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Onursal Adıgüzel’i görevden aldığını açıkladı.

Gazeteci İsmail Saymaz’ın duyurması ardından Onursal Adıgüzel, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımla kararı doğruladı. Görevden ayrıldığını açıklayan Adıgüzel, “Kamuoyunda oluşan olumsuz kanaat nedeniyle, seçim akşamı sistemlerimiz çalışmasına ve hiçbir teknik aksaklık yaşanmamasına rağmen, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim sürecine zarar vermemek adına 2018 yılından bu yana sürdürdüğüm görevimden ayrılıyorum” ifadelerini yazdı.

ANKARA

#Onursal #Adıgüzel #görevden #alındı

AGİT ve AKPM: Seçimler adil değildi

Seçimleri takip eden uluslararası gözlemciler, seçim sürecinde adaylar ve partiler arasında adil bir kampanya ortamı olmadığını açıkladı

Seçimlere yönelik uluslararası seçim gözlemi, AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu (DKİHB) tarafından görevlendirilen 264 uzman, AGİT Parlamenter Asamblesi’nden (AGİT PA) 98, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nden (AKPM) ise 39 olmak üzere 40 ülkeden toplam 401 gözlemci ile yürütüldü.

AGİT DKİHB, AGİT PA) ve  AKPM’nin ortak gözlem misyonu üyeleri, seçimin ilk turunun ardından gözlem faaliyetlerine ilişkin Ankara’da basın toplantısı düzenledi. Yapılan açıklamada “Mevcut yasal çerçeve demokratik bir şekilde seçimlerin yürütülmesi için tam anlamıyla yasal bir zemin sağlamazken, seçimler iyi yönetilmiş ve seçmenlere siyasi alternatifler arasında gerçek bir seçim yapma imkânı verdi” denildi.

Açıklamada, seçime dair şu eleştiriler yer aldı:

“Mevcut cumhurbaşkanı ve iktidar partileri haksız bir avantajdan fayda sağlamıştır. Temel toplanma, örgütlenme ve ifade özgürlüklerine yönelik devam eden kısıtlamalar, bazı muhalif siyasetçi ve partiler ile sivil toplum ve medyanın seçim sürecine katılımını engellemiştir.”

Gözlemciler, seçim sürecinde adaylar ve partiler arasında adil bir kampanya ortamı ve eşitlik olmamasına rağmen rekabetin bulunduğunu belirterek, ikinci tur seçimler için de gözlem faaliyetlerini sürdüreceklerini belirttiler.

HABER MERKEZİ

#AGİT #AKPM #Seçimler #adil #değildi