Ana Sayfa Blog Sayfa 479

HDP’den Kürt Dil Bayramı mesajı: Dilimiz için mücadelemize devam edeceğiz

AKP-MHP iktidarının saldırılarıyla Kürt dilinin yok edilmek istediğine dikkat çeken HDP, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’nı kutladı

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Dil Kültür ve Sanat Komisyonu Eş Sorumlusu Ömer Öcalan, yaptığı yazılı açıklamada 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’nı kutladı. Hawar dergisinin 15 Mayıs 1932’de Suriye’nin başkenti Şam’da Celadet Alî Bedirxan öncülüğünde yayın hayatına başladığı belirtilen açıklamada, “Hawar dergisi, Kürt dilinin gelişimi ve ilerlemesinde tarihi bir rol oynamıştır. Derginin kuruluşunun ilk günü, 2006’dan beri Kürt Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır” denildi.

Kürt dilinin cumhuriyetin ilk yüzyılında hep yasaklama ve asimilasyon politikalarına tabi tutulduğu vurgulanan açıklamanın devamında şöyle denildi:

“Son yıllarda ise AKP-MHP iktidarının saldırıları ve yasakları ile Kürt dilinin yok edilmesi istenmektedir. Ancak Kürt halkının asırlık mücadelesiyle yetkililerin kirli politikaları boşa çıktı. Bu eşsiz mücadele ile Kürt dili günümüze kadar canlı kalabilmiş ve çok güçlü bir düzeye ulaşmıştır.

Eminiz ki bu mücadele, cumhuriyetin ikinci yüzyılında her cephede sonuç verecek ve Kürt dili resmi dil ve eğitim dili olacaktır. Halkımızın gücüyle dilimiz için mücadelemize aralıksız devam edeceğiz ve mutlaka kazanacağız. Bu duygu ve inançla, Hawar Dergisi döneminde emek veren yazar ve şairleri, Kürt dili araştırmacılarını saygıyla anıyoruz. Tüm Kürt dili sevdalılarının, emekçilerinin ve tüm Kürt halkının Kürt Dil Bayramı kutlu olsun. Cejna Zimanê Kurdî pîroz be!”

ANKARA

#HDPden #Kürt #Dil #Bayramı #mesajı #Dilimiz #için #mücadelemize #devam #edeceğiz

YSK Başkanı Yener: 28 Mayıs 2023 Pazar günü ikinci tur seçimlerinin yapılmasına karar verilmiştir

YSK Başkanı Yener, ’28 Mayıs 2023 Pazar günü ikinci tur seçimlerinin yapılmasına karar verilmiştir’ açıklaması yaptı

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, 14 Mayıs seçimlerinin kesin olmayan sonuçlarını canlı yayında açıkladı. Yener ayrıca, seçimin resmen ikinci tura kaldığını duyurdu.

YSK Başkanı Ahmet Yener, “28 Mayıs 2023 Pazar günü ikinci tur seçimlerinin yapılmasına karar verilmiştir” dedi.

Yener, “Saat 15.15 itibariyle yurtiçi sandık sayısı yüzde 100 açılmış olup, katılım oranı yüzde 88,92 olarak gerçekleşmiştir. Yurtdışında ise yüzde 52,99 oranında katılım gerçekleşmiştir. Yurtdışında veri girişi devam eden 35 bin 874 oy bulunmaktadır” dedi.

Yener, “Kesin olmayan sonuçlara göre Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzde 49,51, Sayın Kılıçdaroğlu’nun yüzde 44,88, Sayın Oğan’ın 5,47’nin oy aldığı görülmüştür. Saat 15.15 itibariyle 35 bin 874 oyun Sayın Recep Tayyip erdoğan’a verilmiş olduğu kabuyl edildiinde oylarının yüzde 49,54 olduğu görülmüş, Sayın Kılıçdaroğlu’na verilmiş olduğunda yüzde 44,85 kabul edilmiş olup, hiçbir adayın seçilme yeterliliğine ulaşamadığı görülmüştür” ifadelerini kullandı.

Böylelikle Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalmış oldu. İkinci tur seçimi 28 Mayıs Pazar günü yapılacak.

ANKARA

#YSK #Başkanı #Yener #Mayıs #Pazar #günü #ikinci #tur #seçimlerinin #yapılmasına #karar #verilmiştir

Kılıçdaroğlu: Olan bitene dair tespitlerimi anlatacağım

14 Mayıs cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalmasının ardından Kılıçdaroğlu, ‘Ben dik duracağım’ paylaşımı yaptı

14 Mayıs cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalmasının ardından Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanıa dayı Kemal Kılıçdaroğlu ‘Net tespitlerimi sizinle paylaşacağım’ dedi. Twitter hesabından paylaşım yapan Kılıçdaroğlu’nun ifadeleri şöyle:

“Sevgili Halkım, dünden bu yana aralıksız çalışıyoruz. Sakın ola ki bir ümitsizliğe kapılmayın. Ben dik duracağım. Olan bitene dair net tespitlerimi size anlatacağım. Sonrasında da ayağa kalkıp hep birlikte bu seçimi alacağız. Her şeyin sonunda, sadece milletimizin dediği olacak.”

#Kılıçdaroğlu #Olan #bitene #dair #tespitlerimi #anlatacağım

Suriye 12 yıl sonra Ekonomik ve Sosyal Konsey’e katılacak

Suriye 19 Mayıs’ta Suudi Arabistan’da düzenlenmesi planlanan Ekonomik ve Sosyal Konseyi’ne 12 yıl aradan sonra katılacak

Yaklaşan Arap zirvesi toplantısı kapsamında, Ekonomi ve Dış Ticaret Bakanı Dr. Muhammed Samer El Halil başkanlığındaki Suriye’den bir heyetin de katılımıyla bugün Bakanlar düzeyinde gerçekleştirilen Ekonomik ve Sosyal Konsey toplantısı başladı.

Arap Birliği’nin verilerine göre, Arap Ekonomik ve Sosyal Konseyi, sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için ortak Arap eylemini geliştirmenin yollarını ve Arap ülkelerini ilgilendiren diğer sosyal ve ekonomik konuları görüşüyor.

Suriye heyetinde Ekonomi ve Dış Ticaret Bakanı Dr. Muhammed Samer El Halil ve Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Ekonomi ve Dış Ticaret Bakan Yardımcısı Rania Ahmed, Arap İşleri Dairesi Başkanı Büyükelçi Dr. Riyad Abbas, Uluslararası İlişkiler Başkanı Dr. Anas El Bikai ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı İhsan Rumman yer alıyor.

Zirveye katılacak Arap liderlerin Perşembe gününden itibaren Suudi Arabistan’a gitmesi bekleniyor. Suudi medyası geçtiğimiz Çarşamba günü, Suudi Arabistan kralı Selman bin Abdülaziz el-Suud’un Beşar Esad’ı 19 Mayıs’taki Arap zirvesine katılması için davette bulunduğunu kaydetmişti.

DIŞ HABERLER

#Suriye #yıl #sonra #Ekonomik #Sosyal #Konseye #katılacak

Sulak alanlar kuruyor, göçmen kuşlar azalıyor

Dünyada büyük bir ekolojik yıkım yaşanırken, akarsular, göller, sulak alanlar her geçen gün azalmaya ve kuruma başladı. Bu durum göçmen kuşların yaşam döngüsünü yok ediyor

Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) bu yıl 13 Mayıs ile 14 Ekim’i Dünya Göçmen Kuşlar Günü olarak belirlerken, bu yıl odak noktasını sular olarak işaretledi. Göçmen kuşların yaşam döngüsü sulak alanlar, nehirler, göller ve bataklıklardır. Bu alanlar kuşların beslenmesini, yuva yapmasını, uzun yolculukları sırasında dinlenip enerji depolamalarını sağlayan alanlardır. Dünyada saptanan kuş türü sayısı 10 bin 500 olurken tahmini tür sayısının 20 bine kadar ulaşabileceği tehmin ediliyor. Bu kuşların yaklaşık kuş türü göçmen kuşlardan oluşmaktadır. Ancak dünyanın bazı bölgelerinde daha yüksek oranda göçmen vardır.

Göç yolları

Kanada veya İskandinavya gibi uzak kuzey bölgelerinde, çoğu kuş türü kıştan kaçmak için güneye göç eder. Amazon yağmur ormanları gibi tropik bölgelerde, tüm yıl boyunca hava durumu ve yiyecek tedariği mümkün olduğundan daha az tür göç etmektedir. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadan geçen göçmen kuşlar Avrupa’dan Afrika’ya ve Avrupa’dan Güneydoğu Asya’ya ve yine aynı yollarla geriye doğru göç ederler. İlkbahar aylarında, özellikle de şubat sonu mart başı gibi göçmen kuşlar yolculuklarına başlarlar. Bazı türler için göç zamanı haziran ortasına kadar sürer.

İki tür göç çeşidi var

İlkbahar göçü yaklaşık 4 aylık bir süreyi kapsarken, erken göç eden erişkin kuşların erken göçünün yavrulamak amaçlı olduğu belirtilmektedir. Haziran-temmuz aylarında üreme başlar ve ağustos ayından itibaren geri göçe kalkarlar. İki tür göçmen kuşlar göze çarparken, bunlar süzülerek göç edenlerle aktif göç edenler olarak ayrışırlar. Süzülerek göç eden kuşlara en bilinen örnekleri leylekler ve flamingolardır. Süzülerek göç eden kuşların kanatları oldukça uzun, geniş ve vücudu büyük olan kuşlardır ve sıcak hava akımı ya da termal hava akımlarından faydalanırlar. Aktif göç eden kuşlar ise kanat çırparak göçlerini gerçekleştiren küçük ötücü kuşlardır.

İstanbul’dan 1 milyon leylek

Süzülerek göç eden kuşlar Türkiye’ye Hatay üzerinden ulaşır. Adana, Mereş, Konya, Aksaray, Ankara, Eskişehir, Afyon, Denizli, Bursa gibi şehirlerdeki doğal alanların varlığı onlar için olmazsa olmaz alanlardır. Türkiye’de en önemli sulakla alanlar her geçen gün kururken, en büyük yaşam alanları olan göller bölgesi adeta yok olma sürecine girmiş durumda. Dünyanın birçok bölgesinde yaşanan bu durum göçmen kuşların soykırımsal düzeyde yok olmasına neden olacak büyük bir tehdit olarak giderek kötüleşmektedir. Yapılan kuş gözlemlerinde İstanbul üzerinden her yıl bir milyondan fazla leylek geçtiği belirlenmiştir. Her yıl İstanbul üzerinden, 700-800 binden fazla şahin, 100 bine yakın arı şahini, yine 100 binden fazla küçük orman kartalı, binlerce atmaca, milyonlarca ötücü kuşlar geçmektedir.

Ramsar Sözleşmesi

Dünyada sulak alanlara yönelik ilk uluslararası sözleşme 1971 yılında İran’ın Ramsar kentinde Ramsar Sözleşmesi adıyla imzaya açıldı. Bu anlaşmayla birlikte özellikle su kuşlarının yaşama alanı olan ve belirlenen kriterlere uyan sulak alanlar koruma altına alınmaya başlandı. 1994’te Türkiye Ramsar Sözleşmesi’ne taraf olarak Manyas Gölü, Burdur Gölü, Sultan Sazlığı, Seyfe Gölü ve Göksu Deltası’nı Sözleşme’ye dahil etti. Ramsar Sözleşmesi sulak alanları “doğal ya da yapay, sürekli ya da mevsimsel, tatlı, acı ya da tuzlu, durgun ya da akan su kütleleri, bataklıklar, turbalıklar ve gelgitin çekilmiş anında derinliği altı metreyi aşmayan deniz suları” olarak tanımlıyor.

Korunan yerler kuruyor

Ramsar Sözleşmesi kriterlerine göre Türkiye’de 200’e yakın alan uluslararası öneme sahip sulak alan olarak tespit edilmiş. Ancak Sözleşme kapsamında sadece 13 sulak alan alınıken buna gerekçe olarak bakanlığın kapasite eksikliği gösterilmiş olması dikkat çekicidir. Korumaya alınan alanlar; Manyas Kuş Gölü, Akyatan Lagünü, Gediz Deltası, Göksu Deltası, Kızılırmak Deltası, Kızören Obruğu, Burdur Gölü, Kuyucuk Gölü, Seyfe Gölü, Uluabat Gölü, Meke Gölü, Sultan Sazlığı ve Yumurtalık Lagünü olurken, bu alanlalrın korunduğunu söylemek olanasızdır. Korumaya alındığı iddia edilen alanların birçoğu Meke Gölü gibi kurumaktadır. Diğerleri ise Uluabat Gölü gibi hem susuzluk hem de kirlilik girdabında can çekişmektedir.

Su varsa hayat var

Sulak alanların en iyi bilinen işlevlerinden biri, kuşlara yaşam alanı sağlamasıdır. İnsanlar, kuşlar ve sulak alanlar arasındaki bağ binlerce yıldır bilinmektedir. Tarih öncesi insanlar mağara duvarlarına kuşların ve sulak alanların resimlerini çizdiler ve kayalara kazıdılar. Sulak alanlar önemli kuş yaşam alanlarıdır ve kuşlar onları üremek, yuva yapmak ve yavru yetiştirmek için kullanır. Kuşlar ayrıca sulak alanları içme suyu kaynağı ve beslenme, dinlenme, barınak ve sosyal etkileşimler için kullanırlar. Kuşlar için sulak alanlar onların varlık nedenidir.

Sulak alanlar yaşamsaldır

Bir sulak alanın kuş türleri için değeri, yüzey sularının veya nemli toprakların varlığından ve taşkın süresi ve zamanlamasına bağlıdır. Su tüm yıl boyunca bir veya daha fazla mevsimde yaşanan, gelgit suları sırasında veya yalnızca yağmur veya kar erimesi sonrasında geçici olarak oluşabilir. Bunun dışında özellikle sığ göller onlar için göç yollarında vazgeçemeyecekleri alanlardır. Su varsa hayat vardır, besin vardır. Sulak alanlarda birçok omurgasız, balık, kurbağa, semender, böcek, yusufçuk gibi canlı türü vardır ve bu türler, kuşların göç yolunda beslenmelerini sağlayan en kritik canlılardır.

Türkiye 497 türün göç yolu

Türkiye’de şimdiye kadar yapılan çalışmalarda 497 tür göçmen kuş tespit edilmiştir. Kuş türlerinin en çok yaşadığı sulak alanlardan birisi Mersin Silifke’deki Göksu Deltası’dır. Tespit edilebilen 497 türün 350’den fazlasını Göksu Deltası’nda gözlenmiştir. Bir diğer önemli deltalardan birisi de Kızılırmak Deltası’dır ve burada gözlenen kuş türü sayısı ise 340 olarak belirlenmiştir. Her iki alanda, nehirlerin ağzında oluşmuş bol miktarda canlı barındıran birer yaşayan ekosistemlerdir. Bu nedenle sulak alanların muhakkak korunması ve tarıma, yapılaşmaya ve diğer faaliyetlere açılmaması gereken alanlardır.

Planlı kötülükler

Sulak alanları besleyen akarsular üzerinde inşa edilen HES ve barajlar, sulak alanlara bırakılan kirlilik, sanayileşme, şehirleşme, tarım politikaları, orantısız balıkçılık, tarım için kurutulan sulak alanlar gibi nedenler kuşların yaşam alanlarını yok ederken, kuşların geleceği ellerinden alınmaktadır. Tüm bu kötülükler kesintisiz sürerken, yine yaşam alanlarına yönelik ortaya konan ekolojik yıkıma bağlı gelişen küresel iklim değişimleri kuşlar için büyük bir soykırımsal tehdide yol açmaktadır. Hatay, kuş göç yollarının en önemli alanlarından biriyken, çok değerli sulak alanın kurutularak havalimanı yapılmış olması kötülüklerin tahammüden ve planlı olarak ortaya konduğunu göstermektedir.

Van Gölü sazlıkları yakılıyor

Yine göç yollarının en önemli alanlarından biri olan Van Gölü havzasında kıyı yağmasıyla kuşların yaşam alanları yok edilmektedir. Kıyı boyunca birçok noktada var olan sazlıklar her yıl bilerek ve planlı olarak yakılmakta ve kuşlarla birlikte birçok canlı türün yaşam alanları ortadan kaldırılmaktadır. Bir diğer sulak alan katliamı da Manisa Gölmarmara gölünü besleyen suların üzerine yapılan HES, baraj ve göletler nedeniyle kururken, kuruyan gölün devlet eliyle tarım alanı haline getirilmiş olması yapılan kötülüklerin zirve yaptığı noktalardan birisidir.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Sulak #alanlar #kuruyor #göçmen #kuşlar #azalıyor

Barajlar Dicle ve Fırat nehirlerini kuruttu

Türkiye’nin son yıllarda yaptığı barajlar nehirlerin kurumasına, tarım ve hayvancılığın yok olmasına neden oldu

Türkiye’nin, Fırat Nehri üzerinde birçok yeni baraj inşa etmesi Irak’a gelen suyun azalmasına neden oldu. Özellikle Fırat Nehri üzerine yapılan barajlar nedeniyle Anbar vilayetindeki su seviyesi büyük ölçüde azaldı.

Çiftçiler şehirlere göç etti

Su oranının azalması Irak’taki tarım ve hayvancılık sektörünü olumsuz etkiliyor. Ayrıca su konusunda yaşanan sorunlar çiftçilerin şehirlere göç etmesine neden oluyor. Su seviyesinin düşmesinin ardından Irak’ın Kerbela, Necef, Zikar, Anbar ve Basra bölgeleri büyük zarar gördü.

Su seviyesi düştü

Irak’ın yılda 50 milyar metreküp suya ihtiyacı varken, Irak’ta şu an yalnızca 18 milyar metreküp su bulunuyor. Bu da 41 milyon kişinin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor.

Türkiye Dicle ve Fırat nehirleri üzerinde barajlar kurarak suyu, Irak ve Suriye’ye karşı bir şantaj olarak kullanıyor. Türkiye siyasi çıkarlarına göre nehirlerden gelen su oranını azaltıp çoğaltıyor.

Irak, Türkiye’nin Dicle ve Fırat nehirlerinden gelen suya koyduğu engeller nedeniyle büyük bir su krizi yaşıyor.

HABER MERKEZİ

#Barajlar #Dicle #Fırat #nehirlerini #kuruttu

Kolluk oyları da Erdoğan’ı ‘kurtaramadı’: Savaş konsepti Erdoğan’ı Kurdistan’da geriletti

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tur kalırken, bu sonuçta Kürt seçmenin Erdoğan ve savaş hükümetine duyduğu tepkisi belirleyici oldu

Cumhurbaşkanlığı ve 28’inci dönem milletvekilliği seçimi dün yüksek bir katılımla yapılırken, resmi sonuçlar da açıklanmadı. Ancak 14 Mayıs seçimleri, Erdoğan’ın ilk turda kazanamaması ve ortaya çıkan tablo açısından birçok mesaj içeriyor.

Seçimde en öne çıkan mesaj, Kürt sorununda çözümsüzlük politikalarına savaş konseptiyle dönen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve partisinin Kurdistan kentlerinde oy kaybetmesi oldu.

Dersim’de düşüş

Buna göre kent bazlı dahi bakılsa, AKP’nin savaş konseptinin yanı sıra özel savaş politikalarının en yoğun uygulandığı Dersîm’de, 2018 seçimlerinde yüzde 18,66 oy alan Erdoğan, 14 Mayıs seçimlerinde yüzde 16,20 oy alabildi.

Riha’da da geriledi

Yine AKP’nin savaş politikalarının hedefi olan Kuzey ve Doğu Suriye’nin sınırında olan Riha’da (Urfa) 2018 seçimlerinde 64,76 oy almıştı. 2018 seçimlerinden 2023’e savaş politikalarını sürdüren Erdoğan, 14 Mayıs seçimlerinde Riha’dan yüzde 62,01 oy aldı.

Askerlerin oyları da kurtarmadı

Federe Kurdistan Bölgesi’de yürütülen savaşın sınırı olan Colemêrg ve Şirnex’te, binlerce askeri seçmen olarak yağdırılmasına rağmen yine istediğini almayan Erdoğan, 2018 seçimlerinde Şirnex’te yüzde 21,21 oy alırken, tüm baskılara ve seçmen taşımaya rağmen yüzde 21 bandında kaldı. Erdoğan iktidarın baskıların yoğunlaştığı, savaşın sınırı olan Colemêrg’te, yüzde 24,64 oy alabildi.

Deprem kentlerinde de düşüş yaşadı

6 Şubat’ta peş peşe yaşanan depremlerin merkez üssü olan Mereş’te (Maraş) de Erdoğan oy kaybı yaşadı. 2018 seçimlerinde 74,18 oy alan Erdoğan, 3 puanlık düşüşle yüzde 71,88 oy alabildi. Yine depremin en çok etkilediği kentlerin başında gelen Semsûr’da (Adıyaman) da 2018 seçimlerinde yüzde 67,40 oy alan Erdoğan, 14 Mayıs seçimlerinde düşüş yaşayarak, yüzde 66,20 oy aldı.

Kendi kalesinde azalış

Cumhur İttifakı’nın “kalesi” olarak değerlendirdiği Erzirom’da da, 2018 seçimlerinde yüzde 72,33 oy alan Erdoğan, 14 Mayıs seçimlerinde yüzde 68,59’a düştü.

Kayyum politikalarına tepki

İktidarın Kürt sorununda çözümsüzlüğü ile birlikte kayyum politikalarına tepki, Erdoğan’ın Amed’te aldığı oy oranlarına da yansıdı. Erdoğan, yüksek oy beklediği Amed’te, 2018’de aldığı yüzde 27,38 oy oranında düşüş yaşayarak, yüzde 26,48 oy alabildi.

Erdoğan’ın, yine atadığı kayyumun usulsüzlükleriyle gündeme geldiği Mêrdîn’de, 2018’de aldığı yüzde 34,40 oy oranı yüzde 32,29’a düştü. Erdoğan’ın Êlîh’te (Batman) de 2018’de aldığı 31,43 oy oranı da yüzde 30,95’e düştü.

Serhat kentlerinde yüzde 5’lik düşüş

Erdoğan, Çewlîg’te (Bingöl) bir puan düşüşle yüzde 65,08, Bedlîs’te (Bitlis) 4 puan düşüşle yüzde 46,45, Qers’te (Kars) 5 puan düşüşle yüzde 39,39, Sêrt’te (Siirt) 3 puan düşüşle yüzde 41,55, Idîr’de (Iğdır) 5 puan düşüşle yüzde 25,29, Erdexan’de (Ardahan) 3 puan düşüşle yüzde 39,16 oy aldı.

HABER MERKEZİ

#Kolluk #oyları #Erdoğanı #kurtaramadı #Savaş #konsepti #Erdoğanı #Kurdistanda #geriletti

CHP Sözcüsü Öztrak: İkinci turda biz kazanacağız, demokrasi kazanacak

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, yurt dışından gelen sandıklardan sadece 300’ünün sayılmadığını belirterek, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kaldığının kesinleştiğini söyledi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Faik Öztrak, seçim sonuçlarına ilişkin CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda seçim sonuçlarına ilişkin bilgilendirme yapan Öztırak, dün yapılan seçimlerin Tayyip Erdoğan’ın halktan güvenoyu almadığını gösterdiğini belirtti.

‘Seçim kesin olarak ikinci tura kaldı’

Öztrak, mevcut durumda sandıkların tamamına yakının sayıldığına dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Yurt dışından gelen sandıklardan sadece 300 civarında sandık henüz sayılmamıştır. Bunlar da sonucu değiştirmeyecektir. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turda sonuçlanacağı artık kesinleşmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimi kesin olarak ikinci tura kalmıştır.”

Seçimlere katılım oranının yüzde doksan olduğuna dikkat çeke Öztrak, sandıklarda bekleyen müşahit, avukat ve gönüllü çalışanlara teşekkür ederek, şunları söyledi: “Dün akşam sabaha kadar gösterdikleri büyük fedakarlığı 28 Mayıs’ta da göstereceklerinden ve milletimizin tek bir oyunun bile heba olmasını sağlayacaklarından eminiz. Önümüzdeki 15 gün boyunca hakkı, hukuku ve adaleti bu ülkeye getirmek için elimizden geleni yapacağız. Milletimizin iradesi her şeyin üstündedir. İkinci turda mutlaka ama mutlaka kazanacağız. Millet İttifakı, ipi önde göğüsleyecek. Biz kazanacağız. Kazanan demokrasi olacak, kazanan Türkiye olacak.

ANKARA

#CHP #Sözcüsü #Öztrak #İkinci #turda #biz #kazanacağız #demokrasi #kazanacak

 MKGP’den tutuklu gazetecilerin duruşmasına çağrı

Ankara’da  yarın görülecek olan tutuklu gazetecilerin yargılandığı duruşmaya  katılım çağrısı yapan MKGP açıklamasında ‘Direnmeye devam edeceğiz’ dedi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 29 Ekim 2022 tarihinde tutuklanan Mezopotamya Ajansı Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, muhabirleri Berivan Altan, Ceylan Şahinli, Deniz Nazlım, Emrullah Acar, Hakan Yalçın, Selman Güzelyüz, JINNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer ile aynı dosya kapsamında üç aydır tutuklu olan Hamdullah Bayram hakkındaki iddianame 4 ay sonra hazırlanabildi. Mesleki faaliyetlerinden dolayı suçlanan gazeteciler 7 aydır tutuklu olarak Ankara Sincan Kampüs Cezaevi’nde bulunuyorlar.

Türkiye basın özgürlüğünde geriledi

Gazetecilerin yarın görülecek olan ilk duruşmasına ilişkin yazılı açıklama yayınlayan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), Türkiye’nin basın ve ifade özgürlüğü konusunda dünya sıralamasında 180 ülke arasında 165’inci sıraya gerileyerek oldukça vahim bir duruma düştüğüne dikkat çekti. MKGP, “Sadece Nisan ayında 27 gazeteci gözaltına alınırken, Özgür Kürt Basını’na yönelik son 11 ay içerisinde gerçekleşen operasyonlarda 34 gazeteci tutuklandı” ifadelerine yer verdi.

‘Hakikati yazmaktan geri durmayacağız’

İktidarların tarih boyunca toplum karşıtı politikalar uygulayarak, bu politikalarını teşhir eden tüm güçlere karşı başlattıkları saldırılardan sonuç alarak geleceklerini bunun üzerinden inşa etmeye çalıştıklarını belirten MKGP, açıklamanın devamında: “İktidarların karartma politikalarına karşı mücadele eden Özgür Basın ise her şart ve koşul altında gerçekleri açığa çıkarmaya ve halkın çıkarlarını savunmaya devam eden bir yerde durdu. Gerçekleri görünmez kılmaya çalışan eril zihniyetin hakim olduğu iktidarlara karşı özgürlüğü ve demokrasiyi savunan Özgür Basın geleneği hakikatleri yazmaktan hiçbir zaman geri durmadı.

Son bir yıldır baskılar had safhada’

Son bir yıldır basına uygulanan baskının had safhada olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle Özgür Kürt Basını nefes alamaz hale getirilmeye çalışılıyor. Tüm baskı, gözaltı, tutuklama, şiddet ve tacizlere karşı kalemleriyle, kameralarıyla direnen basın emekçileri en zorlu koşullar altında bile hakikat mücadelesini vermeye devam etti ve ediyor” ifadelerini kullandı.

Duruşmaya katılım çağrısı

Yarın görülecek olan duruşma için duyarlılık çağrısında bulunan MGKP, “Gazetecilerin ilk duruşması 16 Mayıs Salı günü saat 10.00’da Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Gazetecilik mesleğinden dolayı hukuksuz bir şekilde tutuklu olan gazeteciler şahsında Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü tehdit ediliyor. Gazeteciliği suç olarak gören iktidarın antidemokratik politikalarına karşı hakikatleri savunmak adına bütün demokratik kamuoyunu gazetecilerle dayanışmak için duruşmaya çağırıyoruz” dedi

Gazetecilik suç değildir!

Özgür basın susturulamaz!”

HABER MERKEZİ

 

#MKGPden #tutuklu #gazetecilerin #duruşmasına #çağrı

Seçim için gelen İspanyalı gözlemciler sınır dışı edildi

İspanya’dan Sêrt’e seçimleri gözlemlemek için gelen ve gözaltına alınan 3 kişi sınır dışı edildi

Türkiye ve Kurdistan kentlerinde dün yapılan seçimleri izlemek için İspanya’dan Sêrt’e (Siirt) gelen 10 kişilik heyetten gözaltına alınan 3 kişi, polis eşliğinde havaalanına götürülüp sınır dışı edildi.

Avukatları ve polis eşliğinde sabah 07.00 sıralarında Diyarbakır Havalimanı’na götürülen İspanya Temsilciler Meclisi Üyesi Jon Iñarritu García, İsabel Chacon ve Tino Brugos sınır dışı edildi.

SÊRT

#Seçim #için #gelen #İspanyalı #gözlemciler #sınır #dışı #edildi