Ana Sayfa Blog Sayfa 481

Kılıçdaroğlu’ndan Rusya’ya: Deep Fake içeriklerin arkasında siz varsınız

Kılıçdaroğlu, Türkçe ve Rusça yaptığı paylaşımla Rusya’yı uyardı: ‘Dün bu ülkede ortaya saçılan montajlar, kumpaslar, Deep Fake içerikler, kasetlerin arkasında siz varsınız. Elinizi Türk’ün devletinden çekin.’

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Rusya’nın Türkiye’deki seçimlere müdahalede bulunacağı iddialarına ilişkin sosyal medya hesabından Türkçe ve Rusça bir paylaşım yaptı.

CHP’li Erdoğan Toprak, gazeteci İsmail Saymaz’a yaptığı açıklamada Rusya’ya ilişkin “Kampanyalarla ilgili bazı hamleler olduğunu düşünüyoruz örtülü olarak. Devletlerin iç işlerimize bu süreçte müdahale etmesini veya partilerden birini tercih etmesini doğru bulmayız” ifadelerini kullanmıştı.

Kılıçdaroğlu söz konusu açıklamaya ilişkin Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Sevgili Rus Dostlarımız, Dün bu ülkede ortaya saçılan montajlar, kumpaslar, Deep Fake içerikler, kasetlerin arkasında siz varsınız. Eğer 15 Mayıs sonrası dostluğumuzun devamını istiyorsanız, elinizi Türk’ün devletinden çekin. Biz hala iş birlikten ve dostluktan yanayız.”

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlundan #Rusyaya #Deep #Fake #içeriklerin #arkasında #siz #varsınız

Yeşil Sol’un Maçka’daki gençlik şöleni yasaklandı

Maçka Parkı’nda yapılması planlanan Yeşil Sol Parti gençlik şöleni yasaklandı

İstanbul’un Şişli ilçesinde bulunan Maçka Parkı’nda yapılması planlanan Yeşil Sol Parti gençlik şöleni yasaklandı. Şölenin yasaklanmasının ardından Beyoğlu’na bağlı Hacı Ahmet mahallesi seçim lokalinde bir araya gelen gençler halaylarla kutlama yaptı.

Burada konuşma yapan Yeşil Sol Parti birinci bölge milletvekili adayi Sırrı Süreyya Önder, yasaklara tepki göstererek “Oylarınızı Yeşil Sol Parti’ye verin ve onları tanıtın” dedi. Hacı Ahmet mahallesine dair anısını anlatan Önder, geçmis seçimlerde bu mahallede üç kaburgasının kırıldığını söyledi.

Daha sonra söz alan HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ yasaklara tepki göstererek, faşizmin gençliğin önünde duramayacagını söyledi. Devamında ‘Bir oy ağaca, bir oy Kılıçdaroğlu’na’ diyerek seçimde oy kullanırken dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

İSTANBUL

#Yeşil #Solun #Maçkadaki #gençlik #şöleni #yasaklandı

İmralı Barış Delegasyonu ÖHD’yi ziyaret etti

Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu ÖHD’yi ziyaret etti. Ziyarette tecridin yaygınlaştığını söyleyen avukat Nurettin Kuzu, ‘Avrupa Konseyi’nin ses çıkarmasını istiyoruz. Pozisyonlarını yeterli görmüyoruz’ dedi. Avrupa Konseyi Temsilcisi Laura Castel, bu durumu sürekli gündemlerinde tutuğunu dile getirdi

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 24 yıldır ağırlaştırılmış tecrit altında tutulan ve 2 yılı aşkın bir süredir haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı Türkiye’ye gelen Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu, ziyaretlerini sürdürüyor. Delegasyon, Asrın Hukuk Bürosu ve Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yaptığı ziyaretin ardından Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesini de ziyaret etti.

Delegasyonu çok sayıda ÖHD’li avukat karşıladı.

Yüz yıllık yok sayma

Ziyarete ilk olarak söz alan şube Eşbaşkanı Gürkan İstekli, Kürt halkının yüzyıldır varlık mücadelesi yürüttüğünü belirtti. Türkiye’deki hükümetlerin de varlıklarını ve politikalarını Kürt karşıtlığı üzerinden sürdürdüğünü ifade eden İstekli, bu durum nedeniyle Türkiye’nin daha da otoriter bir yönetim anlayışına evirildiğini söyledi.

Kürtlere yönelik fiziki ve kültürel bir soykırımın devrede olduğuna dikkat çeken İstekli, “Otoriterleşme ve faşist rejimin inşasında sadece Kürtler de değil toplumun geneli zarar gördü. Cezaevleri ile muhalifler terbiye edilmeye çalışıldı. Bu nedenle cezaevlerindeki sayı giderek çoğalıyor. Söz konusu Abdullah Öcalan olduğunda en demokratik, sosyalist bile faşist oluveriyor. Ayrıca Kürtlerin statü sahibi olmaması için aynı ağız ile hareket ediyorlar” şeklinde konuştu.

‘Hakim ve savcılar AKP-MHP’nin referansı ile atanıyor’

AKP’nin bir ceza politikasının olmadığını belirten avukat Ayşe Acinikli, “6 ton kokain getiren kişiyi tahliye ettiler ancak sokakta uyuşturucu satanlara onlarca yıl ceza veriyor. Hakim ve savcıların tecrübesiz. Politik olmayan durumlarda da ne yapacağını bilmeyen bir güruh var. Bu durum 15 Temmuz 2016’dan sonra çok fazla savcı ve hakim tutuklandı. AKP il ve ilçelerinde yer alanların tamamını yargıya geçirdiler. Hakim ve savcılar AKP-MHP’nin referans mektupları ile atanıyor. Siyasi olmayan durumlarda da Kürtlere ayrımcılık yapılıyor. Uyuşturucu satan bir Kürt, uyuşturucu satan bir Türk’ten çok sonra tahliye olabiliyor ya da çok fazla ceza alabiliyor” diye konuştu. Türkiye toplumunun sokağa çıkmaktan korktuğunu dile getiren Acinikli, “HDP üyesi oldukları için tutuklanıyorlar. Sosyal medyada paylaşım yaptıkları için insanlar tutuklanıyor. Bunu o kadar yoğun bir şekilde yaptılar ki bir korku iklimi gelişti. Türkiye’de acımasız bir sistem var” diye kaydetti.

Delegasyon üyeleri, avukatlara Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) tutumlarını nasıl bulduğunu da sordu. Avukat Acinikli, AİHM’e yaptığı başvuruların ön inceleme reddedildiğini dile getirdi. Roboskî’de katleden 34 yurttaşa dair yapılan başvuruyu AİHM’in usuli eksikliklerden ötürü dosyayı reddettiğini paylaşarak, AİHM’i samimi bulmadıklarını ifade etti.

Tecrit

Söz alan avukat Vedat Ece de, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları ile görüştürülmediğini ardından başlayan açlık grevleri sonucunda avukatları ile 5 defa görüşüldüğünü paylaştı. Ece, daha sonra görüşmelerin kesildiğini anımsattı. 25 Mart 2021’de PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ile görüştüğünü ve bu görüşmenin de yarıda kesildiğini hatırlattı. Bu tarihten itibaren PKK Lideri ile herhangi bir görüşme olmadığını ve haber dahi alınmadığını belirten Ece, siyasi partilerin Abdullah Öcalan’ı araçlaştırmaya çalıştığını da kaydetti.

Hukuksuz keyfi uygulamalar

Kürt siyasetçilere ve belediyelerine atanan kayyumlara da değinen Ece, AKP Milletvekili adayı Süleyman Soylu’nun iki gün önce yaptığı açıklamayı anımsattı. Soylu’nun kayyumların AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda atandığını itiraf ettiğini dile getiren Ece, “Kendi keyifleri öyle istediklerini itiraf ettiler” dedi. Ece, cezaevlerindeki tecridin de günden güne arttığını belirterek, bir yıl içinde en az 60 tutuklunun yaşamını yitirdiğini söyledi. Tutukluların gardiyan ve cezaevi müdürleri tarafından sistematik bir biçimde tehdit edildiğini belirten Ece, buna dair ÖHD’ye yapılan başvuruları anımsattı.

Ölüm döşeğinde tahliye

İnfaz düzenlemelerine de değinen Ece, bu düzenlemeler ile suç örgütü liderlerini serbest bırakıldığını ancak hasta siyasi tutukluların ise serbest bırakılmadığını belirtti. Hasta tutukluların son evreye kadar tahliye edilmediğini belirten Ece, “ ‘Hapishanede bir insan öldü’ denmemesi için ölüm döşeğinde tahliye ediliyor” diye belirtti.

AİHM Başkanı niçin Erdoğan ile fotoğraf verdi?

Şubenin Genel Sekreteri Eda Önal, Türkiye ve Kurdistan cezaevlerinde en az bin 600 hasta tutuklunun bulunduğunu paylaştı. Önal, birçok hasta tutuklu hakkında “cezaevinde kalamaz” raporunu verilmesine rağmen tahliye edilmediğini söyledi. Söz alan avukat Nurettin Kuzu, Türkiye’de tutuklu sayısının artmasının temel nedenlerden bir tanesinin PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmelerin kesilmesi olduğunu söyledi. Tutuklu sayısının artışının bir diğer nedenin de yüksek mahkeme ve AİHM kararlarının uygulanmamasını da gösteren Kuzu, “AİHM Başkanı niçin Türkiye’ye gelip Erdoğan ile fotoğraf verdi? İşin içinde para var. Rusya’nın çekilmesinden sonra en çok AİHM’e kaynak ayıran Türkiye. Bunun verilen kararlarda etkisi olduğunu düşünüyoruz. Her gün daha kötüye gidiyor. İnfaz kanunu politik tutsaklar için verilen tüm cezayı çektirmeye evirildi. Her cezaevinde duruma yol açan kurularda da hukukçu yok” şeklinde ifadeler kullandı.

Avrupa Konseyi’nin tutumu

Kuzu, “İmralı’da uyguladıkları her şeyi sonrasında Türkiye cezaevlerine yayıyorlar. Kendi koydukları kurallara, kanunlara uymuyorlar. Bu durumlara dair Avrupa Konseyi’nin ses çıkarmasını istiyoruz. Pozisyonlarını yeterli görmüyoruz. Ciddi yaptırımlar uygulamıyorlar” demesi üzerine delegasyonda yer alan Avrupa Konseyi Sol Grup Başkan Yardımcısı ile Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi temsilcisi ve İzleme Komitesi üyesi Laura Castel, bu durumu sürekli gündemlerinde tutuğunu dile getirdi. Castel, yaptırım alınması halinde de Türkiye’nin bu kararı uygulama noktasında zorluk çıkaracağını ve yaptırımın da çözüm olmayabileceğini söyledi.

HABER MERKEZİ

#İmralı #Barış #Delegasyonu #ÖHDyi #ziyaret #etti

Seçime son iki gün: Yeni yaşamın kapıları aralanacak

Geri sayımın başladığı seçim için bugün de çalışmalarını aralıksız sürdüren Yeşil Sol Parti, kentlerdeki ziyaretlerde destek çağrısında bulundu

Seçime 3 gün kala çalışmalarını sürdüren Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), köy ve esnaf ziyaretlerini de sürdürüyor.

Şirnex

Şirnex’te çalmadık kapı bırakmayan Yeşil Sol Parti, kentte bağlı ilçe ve köylerde gün boyu çalışmalarını sürdürdü.

Slopiya (Silopi) ilçesine bağlı köylere, konvoyla köy ziyaretleri gerçekleştiren Yeşil Sol Parti, Hezex (İdil) ilçesinde ise Yeşil Sol Parti Şirnex milletvekili adayı Zeki İrmez ve Yeşil Sol Parti Hezex ilçe örgütü ile esnaf ziyareti gerçekleştirirken, Yeşil Sol Parti Şirnex milletvekili adayı Ayşegül Doğan’ın katılımıyla Qeleban’a (Uludere) bağlı köylerde seçim çalışmaları yapıldı.

Seçim çalışmaları kapsamında Yeşil Sol Parti Silopiya İlçe Örgütü ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Silopiya İlçe Örgütü ilçeye bağlı 18 köyde konvoy yaptı. Yeşil Sol Partisi Selatûn, Mala Faris, Mala Dîno, Xirbokê,Kolya,Wehsit,Tilqebin,Girgewrê,Kortik,Ziristin,Çemqara,Xezayê,Kutnis,Ribehî,Rihabî,Basurîn,Konut ve Serebiyê köylerine kitlesel konvoy ile girdi. Konvoy kadınlar tarafından zılgıt ve “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla karşılandı. Coşkunun eksik olmadığı konvoyda kimi köylerde yurttaşlar konvoyun önünü keserek halaya durdu.

İzmir

Yeşil Sol Parti, İzmir’in en işlek merkezi olan Konak ilçesi Saat Kulesi civarında stant kurarak, yarın yapacakları büyük miting için bildiri dağıttı. Yeşil Sol Parti Milletvekili adayları Semra Kıratlı Hediye Korkut, HDP İzmir il Eşbaşkanları Berna Çelik, Çınar Altan ile çok sayıda parti yöneticileri halka ve esnafa bildiri dağıttarak, mitinge katılmaları çağrısında bulundu.

Bildiri dağıtımında konuşan HDP İzmir İl Eşbaşkanı Berna Çelik, “Yeni yaşamın adımlarını hep birlikte atmak için yarın saat 17.30’da Gündoğdu Meydan’ında yapılacak mitinge herkesi davet ediyoruz. Gelin hep birlikte Yeşil Sol ağacının altında halaylarımızı zılgıtlarımızı birleştirelim” çağrısında bulundu.

Öte yandan partililer, kentin dört bir yanında mitinge katılım için bildiri dağıttı.

Amed

Yeşil Sol Parti Amed İl Örgütü, Amed’in Yenişehir ilçesinde bir düğün salonunda gençlik şöleni düzenledi. Şölene, Yeşil Sol Parti Amed milletvekili adaylarından Ceylan Akça, Sorgül Aytek, Halide Türkoğlu, Azad Barış, Samet Mengüç ve yüzlerce genç katıldı. Şölende, sık sık “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı.

Yeşil Sol Parti Gençlik Meclisi üyelerinin konuşmalarının ardından Amed adayı Halide Türkoğlu, bu seçimde erkek egemen, faşist iktidarı göndereceklerini söyledi. Türkoğlu, “Gençler 15 Mayıs’tan itibaren mücadelelerinde yeni bir inşaya girmiş olacak. Yani bugüne kadar baskıyla, zulümle bir şekilde başımızı eğmeye çalışanlara karşı çokça bedel ödemiş olan gençliğin aslında 15 Mayıs’ta sonra yeni yaşamı kendi özgür örgütlenmesiyle kuracağı bir yaşamın kapısı aralanmış olacak” dedi. Azad Barış da “Değerli gençler, siyah bulutlar dolaşıyor topraklarımızda. Her ne kadar içimizdeki acıları büyükse, umudumuzda o kadar büyük. Bir tek umutlarımızı soğutmayalım. Adûle’lerin ateşiyle, Çiyager’leri unutmayalım. Başarı bizim olacak” dedi.

Konuşmaların ardından sanatçı Kolketifa Rıtmen Azad’ın çaldığı şarkılarla gençler halaya durdu. Çekilen halayların ardından şölen son buldu.

HABER MERKEZİ

#Seçime #son #iki #gün #Yeni #yaşamın #kapıları #aralanacak

Sivas Katliamı Davası’nda Adalet Bakanlığı’na zamanaşımı tepkisi

Sivas Katliamı Davası için zaman aşımının 2 Temmuz’da dolacağını belirten Adalet Bakanlığı’na tepki gösteren avukatlar, ‘Mahkemenin yetkisine karışma niteliğindedir, kabul edilmemelidir’ dedi

Sivas’ta 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nde 33 kişinin yakılarak katledilmesine dair firari sanıklar Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karakaş hakkında devam eden davanın 29’uncu duruşması Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmayı çok sayıda Alevi örgütü temsilcisi, avukat, demokratik kitle örgütü temsilcisi ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Sivas milletvekili adayı Gani Kaplan ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül izledi.

Dosyaya eklenen evrakların okunmasının ardından ilk olarak katliamda kardeşi Gülsün Karababa’yı kaybeden Hüseyin Karababa söz aldı.

‘Türkiye katliamın organizatörüdür’

Sivas, Maraş, Malatya, Çorum, Dersim, Gazi katliamlarının “devlet katliamı” olduğunu belirten, Karababa, “Bunları katliam olarak önümüze aldığımızda Alevi soykırımı ortaya çıkar. Yerinden yurdundan edilmiş, korkudan kimliklerini saklayan toplum haline getirmişlerdir. Bu durum çok açık bir şekilde soykırımın etkisidir. Alevilerin bu ülkede can ve mal güvenliği yoktur. Devletin hiçbir görevlisi mahkemeye çağrılmamıştır. Katliamda 4 ülkenin parmağı vardır. Türkiye bu katliamın fiziki olarak organizatörüdür” dedi.

‘Katiller şartla salıverilme hükümlerinden faydalanmamalıdırlar’

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Madımak Katliamı faillerinin şartlı salıverilme kararını hatırlatan Avukat Coşkun Özgür Piroğlu, “Madımak’ta Alevi Soykırımı yapan katiller şartla salıverilme hükümlerinden faydalanmamalıdırlar. AYM’nin bu kararı toplumun vicdanını sızlatmaktadır. Bu kararın bu hali ile uygulanması başka bir yargı kararı ile engellenmelidir. Bu karar bu hali ile uygulanırsa dosyanın diğer hükümlüleri de şartlı salıverilmeden faydalanarak tahliye olabilirler, biz bu hukuk savaşını sürdüreceğiz. Alevi toplumu adalet ve vicdan savaşını sürdürecektir” diye konuştu.

‘Failler cezasızlıkla ödüllendirilmektedir’

Bugüne kadar bakanlıkla yapılan yazışmalarda hep bir hata olduğuna dikkati çeken avukat Hüsniye Şimşek, “Dış ilişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün yazı cevabına bakıldığında talepnamelerinin eksikliği nedeni ile iade talebinde bulunulmadığı, eksik yargılama yapıldığı anlaşılmıştır. Bahse konu yazımın son paragrafında ise idare yargının yerine geçerek atılı suçun öngörülen zamanaşımı tarihinin 02/07/2023 tarihinde dolacağımı tespit etmekte ve mahkemeye yol göstermektedir. Bu katliam insanlığa karşı işlenen bir suç olup zamanaşımına tabi bir suç değildir. İdare yargıya talimat veremez. Eylemi yapanlar cezasızlıkla ödüllendirilmektedir. Eksikliklerin tamamlanarak iade talepnamesi oluşturulmasını talep ediyoruz” ifadelerinde bulundu.

Davada zamanaşımı riski

Azmettiricilerin yargılanmadığına işaret eden Avukat Ali Yılmaz davanın zamanaşımı riskine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Dosyamızda firarı 3 sanık yargılanmaktadır. Mahkemenin görevi bu suçun insanlığa karşı suç olduğu kanaati ile yoluna devam etmesi zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermemesidir. Bu tür katliamların çözülmesi için savcılık ve mahkemelerin arkasında siyasi bir irade olmalıdır. Bu siyasi irade olduğunda aradığımız 3 sanık yargı önüne çıkabilecektir. Bir cinayet olarak görülmeyip insanlığa karşı suç olarak görülmesini ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesini talep ediyoruz. Ayrıca meslektaşlarımı beyan ettiği gibi idari makam statüsündeki adalet bakanlığını mahkemeye zamanaşımının dolacağı tarih olarak 2 Temmuz 2023’ü göstermesi mahkemenin yetkisine karışma niteliğindedir. Kabul edilmemelidir. Kırmızı bülten ile iade talepnamesi ile ilgili eksik hususlar varsa giderilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

Duruşma ertelendi

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki yakalama kararlarının devamı ile infazının beklenmesine, akıbetlerinin UYAP’tan kontrol edilmesine, sanıklar hakkındaki yakalama kararı infaz edildiğinde 1 ay içinde taraf ve vekillerine duruşma günü bildirilerek duruşma açılmasına, sanıklar hakkında kırmızı bülten aranmalarına ilişkin kararın devam etmesinin uygun olacağına dair Adalet Bakanlığı Dış ilişkiler Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verdi.

Duruşma 14 Eylül’e ertelendi.

HABER MERKEZİ

#Sivas #Katliamı #Davasında #Adalet #Bakanlığına #zamanaşımı #tepkisi

18 aylıkken katledilen Uytun’un dosyası Ağır Ceza’ya gönderildi

Gaz kapsülüyle katledilen 18 aylık Mehmet Uytun’un dosyası, suçun “Olası Kastla Adam Öldürme” kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi için dosyanın Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi

Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesinde 9 Ekim 2009 tarihinde 18 aylık Mehmet Uytun, evlerinin balkonunda annesinin kucağında bulunduğu sırada askerler tarafından atılan gaz kapsülünün başına isabet etmesi üzerine hayatını kaybetti. Uytun’un katledilmesine dair Uzman Çavuş Hakan Alkan hakkında “taksirle ölüme neden olmak” suçlamasıyla açılan davanın 4’üncü duruşması Cizre 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, Uytun ailesinin avukatları Yakup Güven, Ercan Yılmaz, Uytun’un annesi Kevzer Uytun ve babası Turan Uytun katıldı. Sanığın katılmadığı duruşmada, avukatı ise bulunduğu kentten Ses ve Görüntü Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) duruşmaya katıldı.

Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmaya, anne Uytun, mütalaada aleyhe olan hususları kabul etmediğini belirterek, sanığın “kasten adam öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti. Baba Uytun ise sanıktan sonuna kadar şikayetçi olduğunu söyledi.

Nihat Kazanhan dosya emsal alınsın

Ardından mütalaaya karşı savunma yapan Uytun ailesi avukatı Ercan Yılmaz, dosyanın “olası kastla adam öldürme” suçundan görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesini talep ederek, “Zira olayda kullanılan silah nişangahı olan ve atış yapılırken hedef gözetilen bir silah türüdür. Anayasa Mahkemesi Cizre için benzer dosyalarda olası kastla adam öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğini, ayrıca haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektiği yönündeki kararlar vardır, ayrıca Nihat Kazanhan isimli çocuğun öldürülmesi olayına ilişkin açılan davanın dosyamıza emsal olması gerektiğini düşünüyoruz. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararıyla beraber dosyamıza görevsizlik kararı verilerek dosyamızın görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesini talep ediyoruz. Bu dosya açısından mütalaada belirtilen taksirle insan öldürme suçu sanığın fiili ile orantılı değildir, buna ilişkin taksir değerlendirilmesinin hafif kalacağını düşünüyoruz, görevsizliği ilişkin önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz” dedi.

14 yıldır yargılama sürüyor

Ardından savunma yapan aile avukatlarından Yakup Güven de, “Yargılama yaklaşık 14 yıldır sürmektedir, etkili ve katılan ailenin acısını dindirecek bir yargılamanın tesisinin mümkün olmadığını düşünüyoruz. Bizim uğraşlarımız sonucu kamu davası açılmıştır. Önceki mahkemece keşif talebimiz reddedilmiş. Gaz fişeğinin kaybedilmiş ve gaz fişeğinin kayıp edenler hakkında mahkemeden ilgili şahıslar hakkında suç duyurusunu talep ettik, fakat mahkeme Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmamıştır. Mahkeme faili aklar şekilde yargılama yapmıştır, sanık savunmaları huzurumuzda alınmamıştır” diye belirtti.

Benzer yargılamalarda yurttaşların beyanlarına itibar edildiği hatırlamasında bulunan Güven, “Ancak olayımızda kolluk görevlisi olan sanığın beyanları daha muteber görünmüştür. Bir kısım deliller toplanmamış ve yokluğumuzda sanık savunmaları alınmıştır. Mütalaayı kabul etmiyoruz, sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Beraat talebi

Ardından savunma yapan sanık avukatı Yalçın Torun, 10 sayfa savunmasını yazılı bir şekilde mahkemeye sunduğunu belirterek, müvekkili hakkında beraat kararının verilmesi, olası ceza verilmesi durumunda ise cezanın paraya çevrilmesi talebinde bulundu.

Dosya Ağır Ceza’ya gönderildi

Duruşmaya verilen aradan sonra mahkeme, sanık Alkan hakkında “Taksirle Ölüme Neden Olma” suçundan kamu davası açıldığını, sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 81, 21/2 maddelerinde düzenlenen “Olası Kastla Adam Öldürme” suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususundaki delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğunu belirterek, dosyayı Cizre Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi.

Kaynak: MA

#aylıkken #katledilen #Uytunun #dosyası #Ağır #Cezaya #gönderildi

Onur Yürüyüşü’ne katılan 42 kişinin davası görüldü

Onur Yürüyüşü’ne katıldıkları için 42 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü

Ankara 2’nci Onur Yürüyüşünde darp edilerek gözaltına alınan 42 kişi hakkında “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” ve “görevi yaptırmamak için direnmek” suçlamalarıyla açılan davanın ilk duruşması Ankara 52’inci Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. 42 isimden 31’inin katıldığı duruşmada, avukatlar hazır bulundu.

Polis salondan çıkarıldı

Kimlik tespiti yapılırken duruşma salonunun kapısının açık olmasından dolayı kolluğun salona girip çıkmasına itiraz eden avukatlar, “Yol geçen hanı gibi girip çıkıyorlar” tepkisi üzerine hakim “sakıncası mı var” diye cevap verdi. Avukatların “Silahları ile giriyorlar ve belki ilerleyen duruşmada tanık olarak dinlenecekler” demesi üzerine silahlı polisler salondan çıkarılarak salon kapısı kapatıldı.

Suçlamalar reddedildi

Yargılanan isimler, anayasal haklarını kullandıklarını, barışçıl bir yürüyüş yapmak istediklerini fakat polisler tarafından işkence ile gözaltına alındıklarını dile getirerek, suçlamaları reddetti. Sanıklar, kendilerini ters kelepçe ile bekleten, darp ve işkence eden polislerin yargılanması gerektiğine dikkat çekti.

Mahkeme, duruşmayı savunmalara devam etmek üzere 22 Haziran’a erteledi.

HABER MERKEZİ

#Onur #Yürüyüşüne #katılan #kişinin #davası #görüldü

Bakırhan: Sonuçlar kesinleşene kadar sandık başında olacağız

Yeşil Sol Parti Sêrt İl Örgütü’nin sandık güvenliği için yaptığı toplantıda konuşan Tuncer Bakırhan, ‘Bütün tehdit ve şantajlara rağmen Sêrt halkının sandığa giden bütün oylarını koruyacağımıza ve sonuçlar kesinleşene kadar sandıkları terk etmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Sêrt İl Örgütü, Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler’e sayılı günler kala, seçim güvenliği kapsamında olası gayrimeşru ve şaibeli durumlara ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Yeşil Sol Parti Sêrt il binasında düzenlenen toplantıya, milletvekili adayları Tuncer Bakırhan, Sabahat Erdoğan Sarıtaş ve Abdullah Çetin’in yanı sıra İl Eşsözcü Eşref Tekin, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sêrt milletvekili Sıdık Taş ve HDP İl Eşbaşkanı Hatice Tay katıldı.

Tüm güçlerimizle sahadayız

Sêrt Seçim Takip ve Koordinasyon Sözcülüğü adına açıklama yapan Hatice Tay, “14 Mayıs seçim günü, Siirt merkez, tüm ilçe belde ve köylerde yaklaşık bin 500 arkadaşımız görev alacak. Yaklaşık 100’e yakın avukat arkadaşlarımız sahada olacak. Bağımsız yabancı heyetler de seçimleri gözlemlemek için ilimizde bulunacaklardır. Aynı zamanda oluşturduğumuz Seçim Takip Koordinasyonumuz oyların kullanılacağı ilk saatten seçim sonuçlarının İlçe Seçim Kurullarına teslim edilmesine kadar süreci yakinen takip edecektir. Herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması ve seçimlerin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi hepimizin dileğidir” diye belirtti.

Sonucu belirleyen oylardır

Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Tuncer ise, “Sonucu tayin eden halkın atmış olduğu oylardır. Dolayısıyla biz halkın tercihinin ve kıymetli oylarının bu tek adam rejimini sonlandıracağına inanıyoruz. Türkiye’de olduğu gibi Sêrt’te de durum iyidir. Sêrt halkı kudretlidir. Sêrt halkı uzun süredir değişimden yana bir tercih ortaya koymuştur. Sêrt halkı merak etmesin, bürokrasinin yanlı tutumuna rağmen, bütün tehdit ve şantajlarına rağmen Sêrt halkının sandığa giden bütün oylarını koruyacağımıza ve sonuçlar kesinleşene kadar sandıkları terk etmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz” ifadelerinde bulundu.

AKP için çalışan valilere dikkat çekti

AKP’nin seçim çalışmalarında aktif olarak yer alan vali ve kaymakamları işaret eden Bakırhan, “Bu hükümet olanakları, bir siyasi partinin olanakları değil, yanlış yapıyorlar. Ayın 15’inde devletin olanaklarını, bir partiye kullanan bu yöneticiler hakkında da yargı aracılığıyla partimiz ve genel merkezimiz gerekli olan suç duyurularını yapacaktır. Burası dingonun ahırı değil. 15’inden sonra Sêrt valisine ‘Sen AKP’nin il başkanı mısın? Sêrt’in valisi misin?’ sorusunu soracağız” diye konuştu.

SÊRT

 

 

#Bakırhan #Sonuçlar #kesinleşene #kadar #sandık #başında #olacağız

Yeşil Sol Parti adayları gençlerle buluştu

Yeşil Sol Parti milletvekilleri adayları İstanbul’da birçok ilçede gençlerle bir araya geldi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul İl Örgütü, seçim çalışmaları kapsamında Kadıköy, Fatih ve Bahçelievler ilçelerinde gençlerle bir araya geldi.

Fatih ilçesinin Samatya Mahallesi’ndeki buluşmaya milletvekilli adayları Cengiz Çiçek, Sırrı Sürreya Önder, Hasan Cemal ve Özgü Saki katıldı. Yapılan kahvaltıdan sonra konuşan Yeşil Sol Parti Gençlik Meclisi üyesi Ramazan Özdemir, önemli bir süreçte olduklarını belirterek, gençlerin rolüne değindi.

Gençlik kendini sorguluyor

Daha sonra konuşan Çiçek de, buluşmadaki tabloya işaret ederek, “Arkadaşlar yıllardır bu işin içinden biri olarak söylüyorum. Niye geliyor? Çünkü onun birikmiş bir devlet aklı var. O birikmiş aklı şunu çok iyi biliyor; Deniz Gezmiş’lerden, Erdal Eren’lerden, İbrahim Kaypakkaya’lardan biliyor. Gençlik çünkü sorguluyor, kendisini değiştiriyor, kendisini değiştirdiği gibi dönüşüme de zorluyor” dedi.

Zafer yakın

Kadıköy’de de bir kahvaltı salonun da gerçekleştirilen buluşmaya ise milletvekilli adayı Dersim Dağ katıldı. Gençlerle yapılan kahvaltının ardından konuşan Dağ, zaferin yakın olduğunu belirterek, seçime son 3 kaldığını ve daha umutlu bir ülke için daha çok çalışmaları gerektiğini söyledi.

Buluşmadan sonra bildiri dağıtıldı

Dağ’ın konuşmasının ardından Yeşil Sol Parti’li gençler, Halitağa Sokağı’ndan başlayarak bildiri dağıtımı gerçekleştirdi. Gençler “Oylar Yeşil Sol Parti’ye” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları eşliğinde Kadıköy Rıhtım’da bulunan Yeşil Sol Parti standına kadar yürüdü.

Bahçelievler’de de milletvekili adayı Kerem Fırtına’nın katılımıyla gençlerle bir araya gelindi. Buluşma, yapılan kahvaltı ve konuşmaların ardından sona erdi.

İSTANBUL

#Yeşil #Sol #Parti #adayları #gençlerle #buluştu

İstanbul mitingine davet: Söyleyecek sözümüz’ var

Yeşil Sol Parti İstanbul İl Eş Sözcüsü Beser Çelik yurttaşları cumartesi günü Yenikapı’da gerçekleştirilecek partisinin final mitingine çağırdı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) seçim mitinglerinin finali, 13 Mayıs’ta Amed, Wan ve İstanbul’da olacak.

İstanbul’daki miting Yenikapı’da “Buradayız birlikte değiştireceğiz” şiarıyla saat 13.00’de başlayacak.

Yüzbinlerin hedeflendiği mitinge, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Cengiz Çiçek, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Sözcüsü Barış Kayaoğlu ile milletvekilli adayı Sırrı Süreyya Önder katılacak.

Mitinge katılım çağrısı yapan Yeşil Sol Parti İstanbul İl Eş Sözcüsü Beser Çelik, AKP iktidarının 21 yıldır baskı, zulüm ve savaş politikalarıyla varlığını koruduğunu belirtti.

İstanbul seçimde belirleyici

Milyonlarca seçmenin bulunduğu İstanbul’un seçimlerin belirleyicisi olduğundan tüm gözlerin burada olacağını dile getiren Çelik, “Seçimler öncesi 8 Mart ruhu vardı. O ruhla Newroz’a ve o Newroz ruhuyla da ortaya konulan bütün çalışmaların finalini de Yeni Kapı’da yapacağımız mitingle taçlandıracağız. Neden gözler İstanbul’da çünkü ötekileştirilen ve yok sayılan milyonlar bu kozmopolit kentte. Bu milyonların tüm umutları da Yeşil Sol’da. Bu anlamıyla da Yeşil Sol Parti, İstanbul’da seçimlerin belirleyicisi durumda. Bunu da seçimlerde yansıtacağımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Mitinge çağrı

Miting çalışmalarında sona gelindiğini aktaran Çelik, şöyle dedi: “Yeşil Sol mitinge hazır. Yeşil Sol Parti herkesin sesidir. Mitinge katılım seçimin göstergesi olacak. ‘Söyleyecek sözümüz’ var diyen herkesin rengi ve zılgıtlarıyla Yenikapı Mitingine olması gerekiyor. Miting alanında birbirimize vereceğimiz gücü ayın 14’ündeki seçime yansıtmamız gerekiyor. Bu nedenle kitlesel katılım bizim için çok önemlidir. Her ne kadar bizi yok saymaya devam etseler de bizler, değimin gücüyüz. Bunu final mitingimizle göstereceğiz. 15 Mayıs’a güneşli bir güne uyanacağız.”

İSTANBUL

#İstanbul #mitingine #davet #Söyleyecek #sözümüz #var