Ana Sayfa Blog Sayfa 504

Adli kontrolle serbest bırakılan SGDF’li Çağlar tutuklandı

ESP’ye dönük Eskişehir merkezli operasyonda gözaltına alınan ve ev hapsi adli kontrol tedbiriyle bırakılan SGDF üyesi Sude Çağlar, savcılık itirazı üzerine tutuklandı

30 Nisan’da Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik Eskişehir merkezli operasyon kapsamında gözaltına alınan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi Sude Çağlar tutuklandı.

7 kişi serbest bırakıldı

Operasyon kapsamında 13 kişi gözaltına alınırken, aralarında ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, ETHA ditörü gazeteci Nadiye Gürbüz ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekili adayı Müslüm Koyun’un da olduğu 5 kişi tutuklanırken, aralarında Çağlar’ın da bulunduğu 7 kişi ev hapsi adli kontrol tedbiriyle bırakılmıştı. Savcılığın itirazı üzerine yeniden gözaltına alınan Çağlar, tutuklandı.

Avukatlar duyurdu

Kararı duyuran Ezilenlerin Hukuk Bürosu, “Eskişehir’de müvekkilimiz Sude Çağlar’la ilgili SCH tarafından adli kontrol kararı verilerek tutuklama talebi reddedildi. Bir gün sonra Savcılık itirazı ile yeniden gözaltına alınan müvekkilimiz hakkında bugün tutuklama kararı verildi” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL

#Adli #kontrolle #serbest #bırakılan #SGDFli #Çağlar #tutuklandı

Tahliye olduğu gün slogan attığı için tutuklanan Qalian’a hapis cezası

İran’da tahliye olduğu gün Humeyni aleyhine attığı slogan gerekçesiyle yeniden tutuklanan insan hakları aktivisti Sepideh Qalian’a 2 yıl hapis cezası verildi

İran’da işçi direnişlerine destek verdiği için ikinci kez tutuklanan insan hakları aktivisti Sepideh Qalian, “İran hükümeti lehine slogan” attığı gerekçesi ile 2 yıl hapis cezasına çaptırıldı. Qalian’ın kardeşi Mehdi Qalian, sanal medya hesabından ablasının ilk tahliyesinde cezaevi önünde hükümet ve Hamaney aleyhine attığı sloganlar gerekçe yapılarak 2 yıl hapis cezası aldığını duyurdu.

Hayatta olduğu için mutluyuz

Qalian sanal medya hesabından şunları paylaştı: “Dün, tutuklu siyasi aktivist Sepideh Qalian’ın kardeşimin iki yıl hapis cezasına çarptırıldığını öğrendik. Cezasına rağmen hayatta olduğu için mutluyuz. Serbest bırakıldığı gün eve dönerken tekrar tutuklandığında çok üzüldük. Yolu açık, yaşıtı birçok kişi gibi. Serbest bırakıldıktan sonra hapishane kapısının önünde Hamaney aleyhine slogan attığı için iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.”

Tahliye olduğu gün attı

Qalian’ın, 15 Mart tarihinde tahliye olduğu Evin Cezaevi önünde zorunlu başörtüsünü çıkararak attığı “Hamaney ey zalim seni toprağa gömeceğiz” sloganıyla gündem olmuş ve birçok kesimden destek görmüştü.

Kaynak: NuJINHA

#Tahliye #olduğu #gün #slogan #attığı #için #tutuklanan #Qaliana #hapis #cezası

AKP’li adayın hedef gösterdiği 6 yurttaş tutuklandı

Çanakkale’de AKP’nin adayı Ayhan Gider’in hedef gösterdiği yurttaşlar tutuklandı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Çanakkale İl Örgütü, seçim çalışmaları kapsamında 2 Mayıs’ta Barbaros Mahallesi’nde esnaf ve kahvehaneleri ziyaret etti. Çalışmalara partinin milletvekili adayları Adile Yalçın ve Seda Alçınar da katıldı. Partililer, saat 23.00 sularında bir kahvehaneye yapılan ziyaret sırasında kendilerini AKP-MHP’li olarak tanıtan Mustafa Kılıç, Hasan Çiçek, Selçuk Şahin ve Muhammed Şanlı tarafından hakarete maruz kaldı.

Kılıç ve Şanlı’nın ile sıkışmak isteyen partililer, “Sizin eliniz kanlı” şeklinde sözler sarf etmesi üzerine tartışma çıktı. Yeşil Sol Parti adayı Adile Yalçın, araya girerek, tartışmayı sonlandırdı.

Yumruklu saldırı

Ancak MHP’li olduğu ve devlet memuru olduğu öğrenilen Muhammed Şanlı, partililere fiziki saldırıda bulundu. Kanser hastası Yılmaz Türköz’e yumruklu saldırı, kameralara da yansıdı. Türköz’e saldırıyı duyan yakınları Yavuz Türköz, Tekin Türköz, Yusuf Türköz, Ferhat Keskin, Cevdet Matur ve Muğdat Ürek’in de aralarında bulunduğu 8 kişi, saldırının yaşandığı kahveye gitti.

Türköz’e saldırıda bulunanlar ile söz konusu grup arasında kavga çıktı. Bunun üzerine kahvehaneye gelen polis, tartışmayı sonlandırdı ve kahvede bulunan herkes dağıldı.

Hedef gösterildiler

AKP Çanakkale milletvekili adayı Ayhan Gider ve Jülide İskenderoğlu, olaydan bir gün sonra saat 19.00 sıralarında saldırgan Kılıç, Şanlı ve Çiçek’i alarak, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ne götürdü. AKP’li aday Gider, burada saldırganların saldırıya uğradığı yönünde demeç verdi. Gider, Anadolu Ajansı’na (AA) verdiği demeçte, Yeşil Sol Parti’yi ve yurttaşları hedef gösterdi.

Eksik imza dediler tutukladılar

Polisler, saldırganların saldırıya uğradığına dair haberinden saatler sonra Türköz’ün 8 akrabasının evine baskın düzenledi ve 8 kişiyi de gözaltına aldı. Çanakkale Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen isimler, ifade işlemleri ardından serbest bırakıldı. Ancak AKP’li Gider, daha sonra emniyete gitti. Gider’in emniyete gitmesinin ardından Türköz’ün yakını olan 8 isim, bu kez “eksik imza” gerekçesiyle yeniden emniyete çağrıldı. Yeşil Sol Parti adayı Seda Alçınar, 8 ismin gözaltında olduğu sırada AKP’li Gider’in Çanakkale Adliyesi’ne de gittiğini paylaştı.

AKP’li Gider’in hedef gösterdiği 8 isimden 6’sı, “eksik imza” için gittikleri emniyette savcılığı sevk edildi. 6 isim, daha sonra dün çıkarıldıkları hakimlikte “kasten yaralama” iddiasıyla tutuklandı.

ÇANAKKALE

#AKPli #adayın #hedef #gösterdiği #yurttaş #tutuklandı

DFG: Nisan ayında 27 gazeteci gözaltına alındı 5’i tutuklandı

DFG’nin Nisan Ayı Gazetecilere Yönelik Hak İhlali Raporu’na göre 27 gazeteci gözaltına alındı, 5’i tutuklandı

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) “Nisan Ayı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu” nu açıkladı.

Rapora göre sadece bir ayda 27 gazeteci gözaltına alınırken 5 gazeteci tutuklandı.

Basın özgürlüğü yok

“Ülke; düşünce ve ifade özgürlüğünün, haber alma hakkının ve basın özgürlüğünün her geçen gün silikleştiği çorak bir çöle döndürülmeye çalışılıyor adeta” değerlendirilmesi yapılan raporda, şöyle denildi: “Sadece bizlerin hazırladığı bölgesel raporlar değil, birçok uluslararası basın meslek kurumunun raporlarında da ne yazık ki Türkiye’deki basın özgürlüğü meselesi evrensel bir boyut kazanarak aşağı doğru hızla gerilemektedir. Bu gerilemenin önlenebilmesinin yegane yolu, gazetecilere dönük gözaltı, tutuklama, şiddet ve sansürden vazgeçmektir, dijital mecralarda toplumsal muhalefete alan açmaktır. Ülkenin basın karnesini sayısal verilerden değil nitelikli hak ve özgürlüklerle ölçmek istiyoruz artık.

Basın ve ifade özgürlüğünden sıkça bahsettiğimiz Nisan ayını da yine önceki aylar gibi gazetecilere dönük baskılarla geçirdik. Yalnızca dışarıda olan gazeteciler değil ‘sakıncalı’ diye tutuklanan gazeteciler benzer baskılarla bir de hapishanede mücadele etmek durumunda kalıyor.”

5 gazeteci tutuklandı

25 Nisan’da Amed merkezli yapılan soruşturma kapsamında Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Abdurrahman Gök, ajans muhabirleri Ahmet Kanbal ve Mehmet Şah Oruç, Yeni Yaşam Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Osman Akın, haftalık Kürtçe yayın yapan Xwebûn gazetesinin İmtiyaz Sahibi Kadri Esen, JINNEWS muhabiri Beritan Canözer, gazeteciler Mehmet Yalçın, Salih Keleş, Mikail Barut ve Remzi Akkaya’nın gözaltına alındığı hatırlatılan raporda, gazeteciler Beritan Canözer, Mehmet Şah Oruç, Abdurrahman Gök, Mikail Barut ve Remzi Akkaya’nın “örgüt üyeliği” suçlamasıyla sevk edildikleri mahkemece, tanık beyanından ibaret olan dosyada “kuvvetli suç şüphesiyle” tutuklandıkları vurgulandı.

Nisan ayı raporunun detayları ise şu şekilde:

  • Gazetecinin yaşam hakkı ve güvenliğine yönelik ihlaller

Saldırıya uğrayan gazeteciler: 4

Evine baskın düzenlenen gazeteciler: 13

Gözaltına alınan gazeteciler: 27

Tutuklanan gazeteciler:5

Kötü muameleye maruz kalan gazeteciler: 2

Tehdit edilen gazeteciler: 2

Haber takibi engellenen gazeteciler: 10

Hapishanelerde gazetecilere yönelik ihlaller: 1

  • Gazeteciye yönelik düşünce ve ifade özgürlüğü ihlalleri

Hakkında soruşturma açılan gazeteciler: 6

Cezalandırılan gazeteciler

Kişi sayısı: 2

Hapis cezası: 3 yıl, 4 ay, 17 gün

Yargılaması devam eden gazeteciler

Dosya sayısı: 27

Kişi sayısı: 34

Tutuklu gazeteci sayısı (01 Mayıs 2023 itibariyle): 86

  • Basın-Medya kuruluşlarına yönelik engelleme ve sansür

RTÜK cezaları (4 ayrı kanala yüzde3 idari para cezası)

Program durdurma ceza sayısı: 4

  • İnternet-Dijital Medya mecralarına yönelik erişim engeli

Kapatılan internet sitesi: 1

Erişim engeli getirilen haberler: 88

Erişim engeli getirilen dijital medya içeriği: 30

HABER MERKEZİ

#DFG #Nisan #ayında #gazeteci #gözaltına #alındı #tutuklandı

HDP Hukuk Komisyonu: 14 Mayıs’a hazırız, oylarımızı koruyacağız

Son süreçte yapılan operasyonlara dair açıklama yapan HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eş Sözcüsü Nuray Özdoğan, amacın sandık güvenliği olduğunu vurgulayarak, ‘Bu ülke halklarının her bireyinin seçme ve seçilme hakkı korunacaktır’ dedi

Seçime kısa bir süre kalırken AKP-MHP iktidarı gözaltı ve tutuklama operasyonlarına hız verirken, özellikle 14 Mayıs seçimlerinde aktif görev alacak kişilere yönelik saldırılar da sürüyor.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eş Sözcüsü Nuray Özdoğan, Amed, Ankara ve İstanbul merkezli gözaltı operasyonlarına dair partinin Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Saldırılar arttı

Açıklamasında iktidarın kendisi dışındaki herkese “terörist” dediğine dikkati çeken Özdoğan, “Partimiz ve tüm muhaliflere yönelik, AKP yargısı ve kolluk eliyle yürütülen operasyonlar seçim sürecine girmemizle beraber artarak devam etmektedir” dedi.

Telaşları arttı

Özdoğan, son bir ayda yaşanan gözaltılara dair bilgi vererek, son bir ayda 295 gözaltının yaşandığını ve 61 kişinin tutuklandığını ifade etti. Özdoğan çok daha fazla olduğunu tahmin ettiklerini belirterek, “Devletin tüm kurumlarını, yargıyı, kolluğu, valilikleri seçim çalışmalarına katan, kamu binalarını seçim büroları gibi kullanan, halkımızın bütçesini, depremzedeler için toplanan paraları seçim bütçesi haline getiren bu iktidar gidişinin arefesinde baskı ve zulmünü artırmıştır. Bunun nedeni vardır elbette. Seçimlere ilişkin anket sonuçları. Telaşları artmıştır” diye konuştu.

Soylu istifa etmelidir

Süleyman Soylu’nun 14 Mayıs seçimleri için “darbe” demesine değinen Özdoğan, “26 Nisan’da AKP Genel Başkanı Vekili Binali Yıldırım, ‘Bu seçim, işgalcilere karşı istiklal mücadelesi seçimidir’ demiştir. 29 Nisan’da 100 binlerce silahlı personelin polis, jandarma ve silahlı bekçinin amiri konumunda olan ve hala İçişleri Bakanlığı’na devam eden Süleyman Soylu, 14 Mayıs Genel Seçimleri’ni ‘darbe girişimi’ olarak nitelemiştir. Seçimin güvenliği için öncelikle Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı görevine son verilmelidir. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan 1 Mayıs günü Ankara’da yaptığı konuşmada, ‘Benim milletim Kandil’den aldığı destekle cumhurbaşkanı olana bu ülkeyi teslim etmez’ demiştir. Yukarıda bahsettiğimiz siyasi soykırım niteliğindeki tutuklamaların, bu açıklamalardan sonra arttığına dikkatinizi çekmek isteriz” dedi.

Düşman yarattılar

“Seçimlere yönelik işlenen suçlar, açıkça anayasayı ihlal niteliğindeki suçlardır” diyen Özdoğan, “Bu ülke, 7 Haziran seçimleri sonrası yaratılan şiddet ve katliamları unutmamıştır. Yapabileceklerini yeniden hatırlatan iktidara, bu halkın sağduyusu ve adalete barışa olan inancı, özlemiyle bu seçimlerde cevap verilecektir. AKP-MHP iktidarı ayrımcılık ve ırkçılık politikalarını iktidarlarının can suyu yapmışlardır. Bu ülkenin demokratik değerlerinin hepsine düşman olmuş ve düşman yaratmışlardır” dedi.

Oylarımızı koruyacağız

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerin önemine değinen Özdoğan, “Partimiz ve ittifak bileşenlerimizle an itibariyle sayısı 4 bini geçen gönüllü avukatlar, binlerce müşahit ile seçim sandıklarının başında olacaktır. Tüm çalışma ekiplerimiz ile Bizler bu seçime hazırız. Bizler, bu faşist bloğun gideceği güne hazırız. Tek bir oyumuzun dahi yaratılmaya çalışılan karanlığın içinde kaybolmasına izin vermeyeceğiz. Yarattıkları kayyım düzeni hırsızlık ve yağma düzenidir. Bu ülkenin üzerine çökmüş en büyük karanlıktır ve gideceklerdir. Partimiz tüm bileşenleri ve ittifaklarıyla 14 Mayıs seçimlerine hazırdır. Halkımıza şunu söylemek isteriz: Tüm oylarınız korunacaktır, herkesin her bireyin, sadece partimizin ve seçmenimizin değil herkesin oyları korunacaktır. Bu ülke halklarının her bireyinin seçme ve seçilme hakkı korunacaktır” dedi.

ANKARA

 

#HDP #Hukuk #Komisyonu #Mayısa #hazırız #oylarımızı #koruyacağız

Sırbistan’da silahlı saldırı: 8 ölü, 13 yaralı

Sırbistan’ın başkenti Belgrad’ta seyir halindeki araçtan otomatik tüfekle etrafa açılan ateşle 8 kişi hayatını kaybetti, 13 kişi yaralandı

Sırbistan’ın başkenti Belgrad yakınlarındaki Mladenovac’ta, seyir halindeki bir araçtan otomatik tüfekle etrafa ateş açıldı. Sırbistan İçişleri Bakanlığı tarafından saldırıya dair yapılan açıklamada, 8 kişinin hayatını kaybettiği, 13 kişinin yaralandığı kaydedildi.

Açıklamada, olayı gerçekleştiren 21 yaşındaki U.B’nin etrafının sarıldığı, ancak teslim olmak istemediği ve etrafa ateş açmaya devam ettiği belirtildi.

Sırbistan’da, Çarşamba günü de Vladislav Ribnikar İlkokulu’nda, 7’inci sınıf öğrencisi 14 yaşındaki K.K’nin silahla gerçekleştirdiği saldırıda, 8’i çocuk, 1’i güvenlik görevlisi 9 kişi hayatını kaybetmişti.

DIŞ HABERLER

 

#Sırbistanda #silahlı #saldırı #ölü #yaralı

Balıkesir’de kaza: Çoğu öğrenci 33 yaralı

Balıkesir’in Susurluk ilçesinde lise öğrencilerini taşıyan tur otobüsünün tıra çarpması sonucu 33 kişi yaralandı

Balıkesir’de bir tur otobüsü Bursa-Balıkesir kara yolunun Susurluk mevkiindeki outlet mağazaları önünde aynı yöne giden tıra arkadan çarptı. Kazada 31’i öğrenci 33 kişi yaralandı.

Etkinliğe gidiyorlardı

Kazada yaralananlar Susurluk ve Balıkesir’deki hastanelere kaldırılırken, kazayla ilgili bilgi veren Balıkesir Valisi Hasan Şıldak, otobüsteki yolcuların, Bursa’nın Osmangazi ilçesindeki Ege Üniversitesi’ndeki etkinliklere katılmak için İzmir’e hareket eden öğrenci grubu olduğunu belirtti.

İZMİR

 

#Balıkesirde #kaza #Çoğu #öğrenci #yaralı

Washington Post: 14 Mayıs seçimleri tek adam rejimi ile demokrasi arasında

Türkiye ve Kurdistan kentlerinde 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere dair bir baş yazı yayınlayan Washington Post gazetesi, Erdoğan’ın ‘despotik’ yönetimine duyulan halk öfkesinin seçimin belirleyeni olacağını yazdı

Tarihi bir önem atfedilen 2023 seçimlerine 9 gün kaldı. 14 Mayıs’ta sandık başına gidecek olan halklar Cumhurbaşkanı ve 28’inci dönem milletvekillerini seçecek. Seçimler öncesi partilerin çalışmaları devam ederken, tarihi seçimler dünya basınında da geniş yer buluyor.

Halkın öfkesi şaşırtıcı değil

ABD’nin önde gelen gazetelerinden Washington Post da, Türkiye’de 14 Mayıs’ta düzenlenecek seçimlere “despotizmin” gölgesinde gidildiğini yazdı. Özellikle ekonomi ve demokrasideki gerilemeye dikkat çeken gazete, “Bu kadar çok Türkiye vatandaşının öfkeli olmasına şaşırmamak gerek” ifadelerini kullandı.

Despotizm arttı

“Giderek artan despotizmin gölgesi Türkiye’deki seçimlerin üzerinde” başlıklı yazıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 yıl önce iktidara geldiğinde, Türkiye’nin dünya genelindeki müttefiklerine, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede ılımlı, Batı yanlısı, iş dünyasından yana reformların savunucusu ve 11 Eylül 2001 terör saldırıları sonrasında İslamcı köktendinciliğe karşı siper olarak göründüğünü ancak bu imajın çoğunlukla yok olduğu belirtildi.

Bağımsız kurumlar kalmadı

Gazete, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 14 Mayıs seçimleri öncesinde popülaritesinin giderek gerilemesinin halkın baskı, muhalif görüşleri ve bir zamanlar bağımsız olan kurumları susturma, insan hakları ve demokratik normları küçümseme üzerine inşa ettiği otokrasisinden duyduğu memnuniyetsizliğin bir sonucu olduğunu yazdı.

Kılıçdaroğlu önde görünüyor

VOA Türkçe’de yer alan yazıda, ekonominin kötü olduğu, Türk Lirası’nın değer kaybettiği, enflasyonun yükseldiği ve bütün bu krizden kaynaklı halkın Erdoğan’a ‘öfkeli’ olduğunu ve bunun seçimlere yansıyacağı belirtildi. Gazete ayrıca bu durumun sonucu olarak Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimi önde götürdüğünün görüldüğünü belirtti.

14 Mayıs demokrasi sınavıdır

Gazete yer alan yazıda, 14 Mayıs seçimlerinin “tek adam iktidarına” son verilip verilmeyeceğinin anlaşılacağı bir sınav olduğu belirtilerek, bu durumun hem Türkiye halkları hem de ABD ve Avrupalı müttefikler açısından önemli olduğunu belirtti.

Erdoğan birbirine düşürme politikası izledi

Erdoğan’ın kendisine NATO ve Rusya Cumhurbaşkanı Putin arasında bir aracı rölü biçtiğini yazan gazete, Erdoğan iktidarındaki Türkiye’nin Ukrayna savunması açısından önemi olan İHA’ları tedarik ettiğini, Rus savaş gemilerinin Karadeniz’e girişini engellediğini, tahıl koridoru anlaşmasının imzalanmasında rol oynadığını hatırlattı. Ancak Türkiye’nin “Batı’nın yaptırımları çiğnenerek Moskova’ya nakliyat yapılmasında rol oynadığından şüphe edildiği; ordunun kullandığı hassas teknolojileri, elektronik cihazları ve araç parçalarını tedarik ederek Putin’in kuvvetlerini pekiştirdiğinin düşünüldüğü” aktarıldı.

Putin para yağdırdı

Erdoğan’ın iki tarafı da birbirine düşürme şeklindeki ikili oyunu ara bozuculuktan fazlası olarak konumlandırdığını yazan gazete, Erdoğan’ın Batı’nın stratejisini zedeleyen ve Putin’e geniş manevra alanı yaratan bir tutum benimsemesinin Rusya’nın bunun karşılığında Türkiye’ye, Batı yaptırımlarından kaçmaya çalışan Rus oligarkların paraları dahil milyarlarca dolar “yağdırmasına” yol açtığını belirtti.

Erdoğan ülkeye zarar verdi

Yazıda yine Erdoğan iktidarının özellikle ülke içinde ciddi tahribat yarattığını belirterek, “Görüş ayrılıklarını körükleyerek ülkeyi yöneten Erdoğan’ın bir zamanlar rengarenk olan sivil toplumunun canlanması için gereken alanı daralttığı” belirtildi.

Mahkemeler ‘intikam aygıtlarına’ dönüştü

Yargının Erdoğan’ın elinde “intikam aygıtları” haline geldiği, muhalefeti susturmak için rutin olarak cezai suçlamalar uydurulduğu, çok sayıda kişinin insan içinde fikirlerini dile getirmeye korktuğu belirtilen yazıda yine resmi kurumların Erdoğan’ın emrine girdiğine işaret ederek Merkez Bankası’nı örnek verdi.

Erdoğan iktidarı yolsuzluğun simgesi oldu

İktidarın depremlerde geç müdahalesinin halkın öfkesini arttırdığı belirtilen yazıda, “İnşaat standartlarına uymayan binaların depremde çökmesinin birçok Türk tarafından Erdoğan iktidarının karakteristik özelliği olan yolsuzluk ve kötü yönetimin bir simgesi olarak algılandı” denildi.

Kılıçdaroğlu’nun mutfağı Erdoğan’ın Saray’ına karşı

Gazet yazıda Erdoğan’ın rakibi olan Kılıçdaroğlu’nun seçim çalışmalarına da değinerek, Kılıçdaroğlu’nun evinin mutfağında çektiği videolarla Erdoğan’ın binden fazla odalı sarayının tezat oluşturduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu’nun vaatleri çekici

Kılıçdaroğlu’nun hem Erdoğan’ın gücü elinde toplamak için yaptığı anayasal değişiklikleri geri çevirme hem de Merkez Bankası, mahkemeler ve diplomasiyi bağımsızlığına kavuşturmayı taahhüt ettiği vurgulanan yazıda, “Bu açıdan bakıldığında birçok Türk, hoşgörü, çoğulculuk, insan haklarına saygı, ekonomik sağduyu gibi, ‘Erdoğanizmin’ büyük zarar verdiği kavramları yeniden inşa sözü karşısında Kılıçdaroğlu’nun karizma yoksunu olmasıyla ilgilenmiyor” ifadeleri kullanıldı.

Erdoğan seçime itiraz edebilir

Gazete son olarak seçimlerin ikinci tura kalmasına dair ise, Erdoğan ve destekçilerinin sonuca itiraz edebileceği kaygısının olduğu, “demokrasinin görece sağlam yer edindiği bir ülkede bu kaygıların Erdoğan’ın bazı ilkelere ne kadar derinden zarar verdiğinin bir ölçütü” olduğu tespitine yer verdi.

HABER MERKEZİ

 

 

 

#Washington #Post #Mayıs #seçimleri #tek #adam #rejimi #ile #demokrasi #arasında

Düzkan: Meslek örgütlerinin gazetecilerin tutuklanmasına tepki vermesi gerek

Seçim öncesi yapılan operasyonlara değinen ve özellikle gazetecilerin hedef aldandığını belirten gazeteciler Ayşe Düzkan ve Nazan Özcan, muhalif basının ve meslek örgütlerinin ses çıkartması gerektiğini belirtti

Seçimlere kısa bir süre kalırken gözaltı ve tutuklamalara hız verilirken, saldırılarda özellikle gazetecilerin hedef alınmasına tepkiler sürüyor. Son olarak 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde Mezopotamya Ajansı ( MA) editörleri Sedat Yılmaz ve Dicle Müftüoğlu tutuklanırken, son bir yılda özellikle Kürt gazeteciler başta olmak üzere cezaevlerinde onlarca gazeteci olmuş oldu.

İki haftada 8 gazeteci tutuklandı

Son bir ay içinde 25 Nisan’da Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından seçim öncesi yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan 51 kişi arasında 5 gazeteci yer alırken, 29 Nisan’da Ankara merkezli yapılan operasyonda ise iki gazeteci tutuklandı.

30 Nisan’da yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklananlar arasında Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Nadiye Gürbüz de yer aldı.

Gazetecilere yönelik yapılan operasyonları Mezopotamya Ajansı’dan ( MA) Mehmet Aslan’a değerlendiren gazeteci yazar Ayşe Düzkan ve gazeteci Nazan Özcan, saldırılara karşı dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Gözaltılar seçim çalışması

Gözaltı ve tutuklama operasyonlarını AKP-MHP’nin “seçim çalışması” olarak değerlendiren Düzkan, “Aynı zamanda halkın haber alma hakkına yönelik bir saldırıdır. Avukatların alınması seçim güvenliğine yöneliktir. Burada şaşırtıcı olan gözaltına alınan veya seçme hakkı engellenen bu kesimin, Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararına rağmen CHP’den bir ses çıkmamasıdır” diye belirtti.

Sahip çıkmamız gerekiyor

Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenlerinin de gözaltı ve tutuklamalara yeteri tepki göstermediğine dikkat çeken Düzkan, “Gözaltına alınanlara sahip çıkılması gerekiyor. Biz onlara sadece meslektaşlarımız olduğu için sahip çıkmıyoruz. Aynı zamanda bu ülkede yapılacak seçimin güvenliği için de sahip çıkıyoruz. Bu operasyonun özü budur diye düşünüyorum” dedi.

Sessizlik anlaşılır gibi değil

Gazetecileri için açıklama yapan DİSK Basın-İş’in gösterdiği tepkinin önemli olduğunu ancak diğer meslek örgütleri ve muhalif medyada çalışanı gazetecilerin tepkisizliğini eleştiren Düzkan, bu sessizliği anlaşılmaz bulduğunu dile getirdi.

Seçimi kazanamayacağını anlayınca saldırdılar

Kürtlerden destek alamayacağını anlayan AKP’nin bunun intikamını gözaltı ve tutuklamalarla aldığını belirten Özcan da, “Kürt halkının bütün haklarını savunan her meslek grubundan insanları gözaltına alıp kısmaya çalışıyor. Ama bunu ne kadar başarabilir? Kürt halkı sadece avukatlardan, gazetecilerden oluşmuyor. Milyonlarca Kürt var. Dolayısıyla yaptıkları daha da tepki topluyor” ifadelerini kullandı.

Seslerine ses olmalıyız

AKP dönemi boyunca gazetecilerin baskı kıskacına alındığını belirten Özcan, “Mesleki olarak baktığımızda gazeteciler ‘sessizlerin sesidir.’ Dolayısıyla sessini yükseltmesi gerekirken, bu yüzde 5’lik kesimde ağır bir yorgunluk ve bıkkınlık ortaya çıkıyor. Hepimizin bunu kırması lazım. Çünkü faşizm, tam da bunu isteyen bir biçim. Onların istediğine değil mesleğimizin gerekliliği olan sessizlere ses olmayı kendimize görev edinmeliyiz. Mesleki ahlakımız bunu gerektirir” dedi.

Yalanları teşhir ettikleri için tutuklanıyorlar

Tutuklu gazeteciler serbest bırakılana kadar seslerini yükseltip, haklarını aramaya devam edeceklerini söyleyen Özcan,” Durduk yere alınmıyor bu insanlar. Doğru bir şey yaptıkları ve iktidarın yalanlarını yüzlerine vurdukları için içeri alınıyorlar. Çok az olabiliriz ama son arkadaşımızı ellerinden alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL

#Düzkan #Meslek #örgütlerinin #gazetecilerin #tutuklanmasına #tepki #vermesi #gerek

Erdoğan Wan’a geliyor: Caddeler kamyonlarla kapatıldı, x-ray cihazları kondu

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitingi öncesi Wan’da sokaklar kamyonlarla kapatıldı, okullara Erdoğan resimleri asıldı ve caddeler yıkandı

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bugün Wan’da düzenleyeceği miting öncesi kent ablukaya alındı. Kentin tüm cadde ve sokakları, zırhlı araçlar, kamyonlar ve bariyerlerle kapatıldı. Her sokak başına onlarca polis konumlandırıldı. Dün akşam saatlerinde, diğer siyasi partiler ile esnaflar tarafından kiralanan billboardlardaki reklamlar sökülerek, yerlerine Erdoğan ve AKP afişleri asıldı.

Okullara poster

AKP İl Örgütü, bununla da yetinmeyerek Erdoğan’ın geçeceği güzergâhta bulunan ve öğrencilerin ders gördüğü okullara Erdoğan’ın fotoğraflarını astı. Mehmetçik Selen İlköğretim Okulu’na asılan büyük Erdoğan posteri tepki çekti. Cumhuriyet Caddesi ve civarındaki kamu kurumlarına Erdoğan’ın fotoğrafları asılmaya devam ediyor.

X-ray cihazları konuldu

Sokağa X-ray cihazı konuldu. Esnaflar, bu cihazdan geçtikten sonra iş yerlerine gidebiliyor.

Kayyum caddeyi yıkadı

2018 mitinginde Erdoğan’ın miting yaptığı alanı gül suyu ile yıkayan kayyum yönetimindeki Wan Büyükşehir Belediyesi, bu yıl da Erdoğan’ın geçeceği tüm caddeleri yıkadı.

Kaynak: MA/WAN

#Erdoğan #Wana #geliyor #Caddeler #kamyonlarla #kapatıldı #xray #cihazları #kondu