Ana Sayfa Blog Sayfa 505

Yeşil Sol Parti’den Şirnex halkına çağrı: Hep birlikte alanda olalım

Yeşil Sol Parti Şirnex’te 7 Mayıs’ta miting düzenliyor. Kentte seçim çalışması yürüten parti yöneticileri halkı valilik önünde yapılacak mitinge davet etti

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Bu kapsamda birçok kentte düzenlenecek mitinglerden biri 7 Mayıs’ta Şirnex’te yapılacak. Şırnak Valiliği binası önünde yapılacak mitinge, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Yeşil Sol Parti milletvekili adayları Newroz Uysal Aslan, Mehmet Zeki İrmez, Ayşegül Doğan ve Bedirhan Osal katılacak.

Ev ev, sokak sokak çalışma

Yeşil Sol Parti Şirnex İl Eş Sözcüsü Ahmet Başak, büyük bir mitinge hazırlandıklarını ifade ederek, “Bir aydır seçim çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte ev ev, sokak sokak, gezerek bu dönemde yapılacak seçimin ne kadar önemli olduğunu halkımıza anlattık. Seçim çalışmaları kapsamında 7 Mayıs’ta Şirnex’te büyük bir mitinge hazırlanıyoruz. Ülkemizdeki bu çözümsüzlüğü ve tıkanıklığı Emek ve Özgürlük İttifakıyla aşacağız. Bunun içinde gerçekleştireceğimiz mitinge bütün halkımızı davet ediyoruz” dedi.

Halka çağrı

Yeşil Sol Parti Şirnex milletvekili adayı Mehmet Zeki İrmez, yapılacak olan mitinglerin aynı zamanda 14 Mayıs’ta belirleyici rol oynayacağını ifade ederek, “Büyük bir başarı için bütün Botan halkımıza çağrımız; gelin hep birlikte alanda olalım. Bizler kendimize inanıyoruz, AKP-MHP iktidarını hep birlikte göndereceğiz” diye belirtti.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Şirnex İl Eşbaşkanı Ayşe Salğucak, mitinge katılımın önemli olduğunu kaydederek, “Halkımızdan beklentimiz bu mitinge coşkularıyla, renkleriyle katılmasıdır” dedi.

ŞİRNEX

#Yeşil #Sol #Partiden #Şirnex #halkına #çağrı #Hep #birlikte #alanda #olalım

Yeşil Sol Parti yarın Antalya’da miting düzenleyecek

Yeşil Sol Parti yarın Antalya’da miting düzenleyecek. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın katılacağı mitinge milletvekili adayları çağrı yaptı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs seçimleri kapsamında çalışmalarını hızlandırdı. Birçok kentte gerçekleştirdiği mitingle seçmenle buluşan Yeşil Sol Parti’nin 6 Mayıs’taki adresi Antalya. 6 Mayıs Cumartesi günü Kepez ilçesi Turgut Özal Spor Salonu önünde gerçekleşecek mitinge, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan katılacak. Mitingde Jin MA grubu sahne alacak.

Sorunlara çözüm arayışı

Yaklaşık 1 ay süredir çalışmalarının yoğun geçtiğini kaydeden Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarından Fırat Eren, kentte yöre dernekleri ve STK’a ziyaretleri, esnaf, pazar ve stand çalışmaları yürüttüklerini söyledi. Birebir temas ettikleri insanlardan çok olumlu geri dönüş aldıklarını söyleyen Eren, “Özellikle gençler ve kadınlar kendilerini Yeşil Sol Parti’de rahatça ifade ettiklerini söyledi. Antalya’da her halktan her kültürden insanlar var, partimizde de her farklılıktan insan olduğu için gittiğimiz yöre derneklerinde temas ettiğimiz insanlarla olumlu dönüşler olunca hem çalışmamız daha etkin kılınıyor” dedi.

‘Kadınlarla değiştireceğiz’

Antalya’nın 19 ilçesinde her mahallede halka temas ettiklerini aktaran Eren, “Özellikle gençler ve kadınlar 14 Mayıs’tan sonra nasıl bir Türkiye’ye uyanmak istiyor, biz bunun sonucunu göstermeye çalışıyoruz. 6 Mayıs’ta yapılacak mitinge tüm halkımızı davet ediyoruz. Bizim geleceğimiz 14 Mayıs’tan sonra bir milat olacak. 14 Mayıs’tan sonra kardeşçe halkların bir arada olduğu ülkeye uyanacağız.” mesajını verdi.

Mitinge çağrı

Yeşil Sol Parti Antalya milletvekili adayı Selami Özyaşar, “Önümüzde çok önemli bir seçim var, Antalya’da çalışmalarımız yüksek tempoyla devam ediyor. Antalya da en az 3 vekil göndermek için halkımızı bizi desteklemeye çağırıyoruz. Herkesin bu mitinge katılım sağlamasını istiyoruz, miting alanımızda sesimizi güçlü bir şekilde haykıracağız, bu anti demokratik uygulamalara son vereceğiz” çağrısında bulundu.

Kadınlara çağrı

AKP-MHP’nin faşist iktidarına karşı kadınların alanlarda hesap sorması için 6 Mayıs’ta yapılacak mitinge Antalyalı tüm kadınlara çağrı yapan Yeşil Sol Parti Antalya Kadın Meclisi’nden Selma Yavuz, “Yeşil Sol Parti olarak Antalya’nın her yerinde mitinge yoğun katılım olması için çalışmalar yapıyoruz. Halkımızın çok ilgisi ve sevgisi var. Özellikle kadınların sahip çıkması çok güzel, bu bizi daha fazla motive ediyor. Biz kadınlar olarak iktidarı değiştireceğimize inanıyoruz, Antalyalı tüm kadınları mitinge davet ediyor, coşkumuzla, zılgıtlarımızla yerimizi alalım” diye belirtti.

ANTALYA

#Yeşil #Sol #Parti #yarın #Antalyada #miting #düzenleyecek

Seçim kararı sonrası 364 kişi gözaltına alındı 116 kişi tutuklandı

Seçim kararının alındığı 10 Mart’ta bu yana yapılan operasyonlarda en az 364 kişi gözaltına alındı ve aralarında 7 gazetecinin de olduğu 116 kişi tutuklandı

Türkiye 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere hazırlanıyor. Siyasi partiler ise il il gezerek seçmene parti programlarını anlatıyor.

Anketler AKP’nin kaybettiğine işaret ederken seçim takvimi ile birlikte gözaltılar ve operasyonlar da artarak devam ediyor.

Bu operasyonların ilk hedefi ise Halkların Demokratik Partisi, Yeşil Sol Parti seçmenleri ve gazeteciler oldu.

364 kişi gözaltına alındı

Aradan geçen yaklaşık 2 ayda Yeşil Sol Parti Milletvekili adayları, HDP MYK üyeleri, HDP il ve ilçe yöneticileri, sosyalist parti ve gençlik örgütlerinin yönetici ve üyeleri, gazeteciler, avukatlar ve yurttaşların da aralarında bulunduğu en az 364 kişi gözaltına alınırken, 116 kişi de tutuklandı.

MA’dan Tolga Güney’in derlediği seçim endeksli operasyonlar şöyle:

Kamuoyu çalışmaları ve sokağın sesinden kaybettiğini anlayan AKP, son iki haftada bu operasyonlara hız vererek, Amed, İstanbul ve Ankara merkezli operasyonlarda Mezopotamya Ajansı’nın editör ve muhabirleriyle birlikte HDP ve bileşenlerine yönelik saldırıları arttırdı. Bu saldırılarda Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu, MA editörleri Abdurrahman Gök, Sedat Yılmaz, JINNEWS muhabiri Beritan Canözer ile birlikte Yeşil Sol Parti milletvekili adayları ve HDP’li onlarca siyasetçi tutuklandı.

İşte AKP’nin seçim çalışması:

12 Mart: İstanbul merkezli soruşturma kapsamında Ankara ve Adana’da ESP Parti Meclisi, SGDF, Sosyalist Kadın Meclisi (SKM) üyeleri ve Etkin Haber Ajansı muhabirinin aralarında bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı. 15 Mart’ta mahkemeye sevk edilen 11 kişiden SGDF Eş Sözcüsü Okan Danacı’da ile birlikte 9 kişi tutuklanırken, 2 kişi serbest bırakıldı.

22 Mart: İzmir’de yapılan ev baskınlarında HDP MYK üyesi İdil Uğurlu, Barış Annesi Behiye Yalçın, Selma Demir, HDP Gençlik Meclisi Üyesi Berfin Çiçek, Hayat İzgi, Newroz Çelik ve Barış Kırmızıtaş gözaltına alındı. Barış Kırzımıtaş emniyet ifadesinin ardından serbest bırakılırken, 24 Mart’ta mahkemeye çıkarılan İdil Uğurlu, Behiye Yalçın, Selma Demir, Hayat İzgi, Berfin Çiçek ve Newroz Çelik tutuklandı.

25 Mart: Mûş’un Malazgirt ilçesine bağlı Tetergazî köyünde 5 gün önce askeri operasyonla gözaltına alınan Lokman Kabişen, 30 Mart’ta sevk edildiği nöbetçi mahkeme tarafından “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı.

27 Mart: Suruç Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “örgüt üyeliği”, “örgüte finans sağlamak” ve “kamu kurumu zararına dolandırıcılık” iddialarıyla yürüttüğü soruşturma kapsamında eski ilçe Belediye Eşbaşkanı Hülya Demir, HDP İlçe Eşbaşkanı Yaşar Gündüzalp, DBP ilçe Eşbaşkanı Rojda Binici’nin aralarında bulunduğu 23 kişi gözaltına alındı. 31 Mart’ta adliyeye sevk edilen 23 kişinin tamamı tutuklandı.

3 Nisan: İstanbul’da HDP Gençlik Meclisi üyeleri ile Demokratik Modernite Dergisi çalışanı Sema Korkmaz’ın da aralarında olduğu 16 kişi gözaltına alındı. 6 Nisan’da adliyeye sevk edilen yurttaşlardan 15’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, HDP Esenyurt İlçe Örgütü yöneticisi Sedat Uğraş tutuklandı.

4 Nisan: Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ve Nisêbîn (Nusaybin) ilçelerinde sanal medya paylaşımları gerekçesiyle yapılan baskınlarda 3 kişi gözaltına alındı. Emniyet ifadeleri alınan Şükriye Göktürk, Serhat Senor ve Botan Sarıboğa 5 Nisan’da serbest bırakıldı. Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 8’i çocuk 15 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların 8 emniyet 7’si ise savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

14 Nisan: Colemêrg’in Gever (Yüksekova) ilçesinde polislerce eşzamanlı yapılan ev baskınlarında 15 genç “Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet” ve “Kamu görevlisine mukavemet” suçlamalarla gözaltına alındı. Gençler Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde alınan ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

18 Nisan: Şirnex’in Cizîr ilçesinde yerine kayyum atanan HDP Cizîr Belediye Eşbaşkanı Berivan Kutlu ve Agit Malgaz isimli yurttaş, evinin önünde polisler tarafından gözaltına alındı. Kutlu ve Malgaz ertesi gün Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

216 kişi hakkında gözaltı kararı

25 Nisan: Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen bir soruşturma kapsamında Diyarbakır 3’üncü Sulh Ceza Hâkimliği’nin haklarında gözaltı kararı verdiği 216 kişiden 145’i gözaltına alındı. Gözaltına alınan 145 kişiden MA Editörü Abdurrahman Gök, JINNEWS Muhabiri Beritan Canözer ile gazeteciler Mehmet Şah Oruç, Remzi Akkaya ve Mikail Barut’un yanı sıra avukat ve siyasetçilerin bulunduğu 51 kişi tutuklanırken, 94’ü ise serbest bırakıldı.

26 Nisan: Tekirdağ merkez ile Çorlu ve Çerkezköy ilçelerinde gerçekleştirilen ev baskınlarında 4 kişi gözaltına alındı. “Örgüt propagandası” yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan Nursefa Yarar, Sercan Gündüz, Fırat Siyah ve Metin Yegin aynı iddiayla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yeşil Sol Parti Kocaeli 13’üncü sıra milletvekili adayı Ayten Dönmez, “örgüt üyeliği” iddiasıyla İstanbul’da gözaltına alınarak tutuklandı. Şirnex’in Hezex ilçesine bağlı Bana Zergûza ile Xirabetuwa köyünde askerler tarafından yapılan ev baskınlarında Zergûza ile Xirabetuwa köy muhtarının da aralarında olduğu 20 kişi gözaltına alındı. 20 köylü 3 Mayıs’ta emniyet ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

27 Nisan: Yeşil Sol Parti 14 Mayıs seçimleri kapsamında Mûş’ta Kobanê Meydanı’nda gerçekleştirdiği miting sonrası darp edilerek gözaltına alınan 10 genç ve parti yöneticisinden 8’i savcılıkta verdikleri ifadeler ardından adli kontrol talebiyle serbest bırakılırken, Abedin Kızılsoy ve Agit Aydemir adlı gençler ise “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan tutuklandı.

Gazeteciler Basın Özgürlüğü gününde tutuklandı

29 Nisan: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 49 kişi hakkında başlattığı soruşturma kapsamında 15 ilde 18 kişi gözaltına alındı. Gözaltı operasyonu kapsamında Amed’te gözaltına alınan DFG Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu, MA editörü Sedat Yılmaz’ın aralarında bulunduğu 5 kişi 3 Mayıs’ta çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanırken, 13 kişi ise imza ve yurt dışı yasağı şeklinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

ESP’ye operasyon

30 Nisan: ESP, SGDF ve ETHA’ya yönelik İstanbul ve Eskişehir merkezli gerçekleşen polis operasyonlarında 23 kişi gözaltına alındı. 3 Mayıs’ta tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 23 kişiden Yeşil Sol Parti Eskişehir Milletvekili Adayı Müslüm Koyun, ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, ETHA editörü Nadiye Gürbüz ve ESP üyeleri Kalender Polat, Sinem Çelebi, Adnan Özcan, Selvinaz Göçmez, tutuklandı. Yeşil Sol Parti milletvekili adayları Burcu Ayyıldız ve Meryem Yıldırım’ın yanı sıra 14 kişide ev hapsi ve adli kontrol şartlarıyla serbest bırakıldı.

32 kişi hakkında gözaltı kararı

2 Mayıs: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı ve 39 kişi hakkında yakalama kararı çıkardığı soruşturma kapsamında Halkların Demokratik Kongresi (HDK), HDP, Yeşil Sol Parti Gençlik Meclisi üyeleri ile yöneticilerinin de aralarında bulunduğu en az 32 kişi “örgüt üyeliği” iddiasıyla gözaltına alındı.

3 Mayıs: Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma gerekçe gösterilerek Silopiya (Silopi) ilçesine bağlı Nur, Barbaros ve Cumhuriyet mahallelerinde bazı evlere polislerce baskınlar düzenlendi. Evlerde yapılan aramaların ardından Mehmet D., Rıdvan D., Özcan K., Umut Ö. ile isimleri öğrenilemeyen çok sayıda kişi gözaltına alındı.

4 Mayıs: Kocaeli’nin Gebze ilçesinde gözaltına alınan HDP Gebze İlçe Eşbaşkanı Ömer Yıldız, parti üyeleri Kasım Çağlar, Mahmut Çalıkıc, Mehmet Göktaş ve Uğur Gezer “örgüt propagandası” yaptıkları iddiasıyla tutuklandı.

4 Mayıs: Amed merkezli soruşturma kapsamında ifade veren 5 avukattan Şerzan Yelboğa, tutuklandı. Yelboğa ile birlikte tutuklanan avukat sayısı 4’e çıktı.

4 Mayıs: Adana’da seçim çalışması yürüten Yeşil Sol Parti üyesi 14 genç, darp edilerek gözaltına alındı. 14 kişi, emniyette ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

İZMİR

#Seçim #kararı #sonrası #kişi #gözaltına #alındı #kişi #tutuklandı

‘KCK’nin eylemsizlik kararı için demokrasi güçleri sorumluluk almalı’

KCK’nin eylemsizlik kararını değerlendiren HDP Hewlêr Temsilciliğinden Nahide Ermiş, ‘Bölgedeki demokrasi güçleri ortak paydalarda bir araya gelebilirlerse, barışçıl ortamın sağlanmasında önemli bir rol oynayabilirler’ dedi

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta peş peşe yaşanan depremlerin ardından Kurdistan Topluluklar Birliği’nin (KCK) Türkiye’nin tüm saldırılarına rağme eylemsizlik kararı aldı. Ardından KCK ikinci bir açıklamayla eylemsizlik kararını 14 Mayıs seçimlerine kadar uzatmasına rağmen Türkiye’nin Federe Kurdistan Bölgesi’nin Zap, Metîna ve Avaşîn bölgelerine yönelik saldırıları devam ediyor.

KCK’nin eylemsizlik kararını ve saldırıları değerlendiren Kurdistan Ulusal Kongresi (KNK) yöneticilerinden Mecid Hiso ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hewlêr Temsilciliğinden Nahide Ermiş, eylemsizlik kararının ciddi bir fırsat olduğunu belirterek demokratik güçleri sorumluluk almaya çağırdı.

Top eylemsizliği talep edenlerde

Bu sürecin Ortadoğu halklarının barışı için bir fırsat olduğunu ifade eden Ermiş, “Türkiye Kürt sorunu başta olmak üzere cumhuriyetin demokratikleşmesi bakımından tarihi önemde bir seçime gidiyor. KCK bu yönüyle Türkiye, Kurdistan ve Ortadoğu’da gerçek bir demokrasiden yana olduğunu çok net bir şekilde göstermiş oldu. Bilindiği gibi uluslararası alandan bazı kesimler de daha önce KCK’ye bu yönlü talepte bulunmuşlardı. Bunu KCK yetkilileri değişik zamanlarda kamuoyuyla paylaşmışlardı. Bu eylemsizlik kararı bu taleplere de cevap olmuş oldu. Şimdi top gerçekten bu taleplerde bulunanların elindedir. Ancak bu diktatörlük varlığını tamamen Kürt soykırımı üzerine kurguladı. Dolayısıyla suça bulaşmış bir iktidarla karşı karşıyayız. Devletin tüm imkanlarını her tarafta Kürtleri tasfiye etmek içim kullandı ama başarılı olamadı” dedi.

Demokrasi güçleri rol almalı

Ermiş, bölgede bulunan güçlerin bu süreçte oynayacağı rolün önemli olacağını değinerek, Kürtlerin ulusal birliğinin de bu sürece katkı sağlayacağını belirtti. Ermiş Özerk Yönetim’in rolüne de değinerek, “Bölgedeki demokrasi güçleri ortak paydalarda bir araya gelebilirlerse, barışçıl ortamın sağlanmasında önemli bir rol oynayabilirler. Dolayısıyla iki taraflı ateşkes demek, yüzlerce yıldır Ortadoğu’nun kanayan yarası konumundaki Kürt sorununun demokratik çözüm yoluna girmesi demektir” diye belirtti.

Kürtler birliklerini sağlamalı

Eylemsizlik kararının amacına ulaşması için Kürt partilerinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğinin altını çizen Ermiş, “Öncelikle Güney Kurdistan güçlerinin Kurdistani bir siyaset izlemeleri gerekir. Kürtlerin tutumu, saldırılar nereden gelirse gelsin ortak tavır temelinde olmalıdır. Eğer Kürtler gerçekten bir yüzyıl daha sömürge konumunda kalmak istemiyorlarsa, birliklerini sağlamak zorundadırlar” diye belirtti.

Seçimler AKP’yi sıkıştırdı

Hiso da, KCK’nin tarihi bir karar aldığını belirterek, “AKP iktidarı da Türkiye halklarının rahat bir şekilde sandık başına gidip korkusuz ve özgür bir şekilde oy kullanmasına izin vermek istemiyor. Aslında AKP kendi sonunu görüyor. Bu savaş binlerce yıl sürse de mutlaka bir gün o masada bir araya gelip, sorunları diyalogla çözmek zorundalar. Bunun olması için de değişim esastır. Seçimler AKP’yi iyice köşeye sıkıştırdı ve Erdoğan rejimi gideceğini biliyor. Erdoğan bu seçimi bir varlık ve yokluk savaşı olarak yorumladı” diye konuştu.

Ateşkes kalıcı bir barışı sağlayabilir

Hiso, bu süreçte demokratik güçlerin barış mevzilerinde yerini alması gerektiği çağrısında bulunarak, “İşgale karşı siyasi, diplomatik, toplumsal ve ekonomik bir ittifak kurulmalıdır. Bu vahşi rejimin zayıflaması bize güç vermelidir. Halkın ve ülkenin çıkarlarından çok kendi çıkarlarını düşünen bazı Kürt partileri var. Ama önemli olan sivil toplum kuruluşlarının aydınlarla bir araya gelerek düşmanlarla işbirliğine karşı cephe oluşturmasıdır. Ateşkes beraberinde kalıcı barışı getirecektir” dedi.

KDP çıkarlarına odaklanmış

KDP’nin Türkiye ile işbirliğine dikkat çeken Hiso, “Ne yazık ki Güney Kurdistan’da kişisel ve ailevi çıkarlar bu kazanımları olumsuz etkiliyor. Halk bir Kürdistan partisinin ihanetini istemiyor. KDP işgalcilerle işbirliği yapmaya devam ederse, halk bunu kabul etmeyecek ve çok yakın bir zamanda hesap soracaktır. KDP, KCK’nin bu kararını hiçbir şey yapmadan izliyor ve bir olay olursa ‘suçu PKK’ye atayım’ diye bekliyor” diye yorumladı.

Kaynak: MA

#KCKnin #eylemsizlik #kararı #için #demokrasi #güçleri #sorumluluk #almalı

Bursa’da gençlik sahada: Üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız

Bursa’da seçim çalışmalarına devam eden Yeşil Sol Parti Gençlik Meclisi üyeleri ‘Özgür bir ülke ve özgür bir gençlik için üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız’ dedi

Seçim çalışmalarını hızlandıran Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), tüm saldırı, gözaltı ve tutuklamalara rağmen seçim çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdürüyor. AKP’nin kalesi olarak görülen Bursa’da oyları yükseltmek için yola koyulan Yeşil Sol Parti’nin genç çalışanları kentte üstlerine düşen görevin farkında olduklarını ifade ederek değişimde öncü rol oynayacaklarını söyledi.

İşçi şehri

Yeşil Sol Parti Bursa İl Gençlik Meclisi üyesi Zeynep Bozkurt, gençlerin özellikle işsizlik nedeniyle gelecek kaygısı yaşadığını belirtti. Bursa’nın Türkiye’nin 4’üncü büyük kenti olduğunu hatırlatan Bozkurt, “Bursa bir işçi şehridir. Tekstil atölyelerinde genç kadınların ya da merdiven altı dediğimiz kayıt dışı tekstil işçilerinin çok fazla çalıştırıldığı ve emeğinin sömürüldüğü bir şehir. Yine fabrikalardaki gençler, emeğinin karşılığını alamıyor” dedi.

Gençler etkin rol aldı

Bu yıl Newroz ve 8 Mart etkinliklerine gençlerin yoğun katılımı olduğunu belirten Bozkurt, son bir yıldır gerçekleştirilen etkinliklerde katılımın yüzde 80’inin gençlerden oluştuğunu kaydetti. Bozkurt, “Bu da bize moral oluyor. İlk defa oy kullanacak gençlere denk geliyoruz. Bu da şunu gösteriyor; Umudu bizde görüyorlar. Geleceksizliğin aşılmasında çözüm olarak bizim partiyi görüyorlar” diye belirtti.

Kentteki 5 vekil adayının genç olduğunu aktaran Bozkurt, bu genç adayların özellikle gençlerle temas kurduğunu söyledi.

Üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız

Bursa İl Gençlik Meclisi üyesi Ozan Aydın da, iktidarın gençlerden korktuğunu belirtilerek, şunları söyledi: “Eğitime ulaşmamız engelleniyor. Örneğin burada Kürtçe dil dersi almamız çok zor. Faşist insanları sokağa çıkarıyorlar. Amedspor maçında gördüğümüz gibi. Yine gençler özelinde tutuklamalar oluyor. Gençleri politik alandan uzak tutmak için gereken her şeyi yapıyorlar. Bunların hepsinin farkındayız. Özgür bir ülke ve özgür bir gençlik için üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. Elimizden geleni yapacağız.”

Uyuşturucu kullanımı

Bursa İl Gençlik Meclisi üyesi Ayşenur Oral ise, üniversite öğrencisi olduğunu ve gençlerin özellikle farklı şeylere yönlendirildiğini söyledi. Oral, “Devlet uyuşturucu kullanımına engel olmuyor. Kültürel alanda da en büyük sıkıntı ekonomidir. Ekonominin düzgün olmaması ve eşit bir şekilde dağıtılmaması kültürsüzlüğe yol açıyor. Bursa’da gençlerin ya da diğer insanların Bursa’daki güzellikleri ve kültürel yerleri gördüğünü düşünmüyorum. Bunun en büyük nedeni de maddiyattır. Gençler burada kendileri için bir aktivite bulamadıklarından dolayı alkol ve uyuşturucu gibi şeylere başvuruyorlar” dedi.

Destek çağrısı

Gençleri Yeşil Sol Parti’yi desteklemeye çağıran Oral, “Kendini eksik hisseden gençler için söylüyorum, özellikle kendi görüşlerini daha iyi bir şekilde sunmak için Yeşil Sol Parti’yi destekleyebilirler. Eğer gençler kendilerini güzel bir yerde görmek istiyorlarsa Yeşil Sol Parti’ye oy vermemeliler” ifadelerini kullandı.

BURSA

#Bursada #gençlik #sahada #Üzerimize #düşen #sorumluluğun #farkındayız

Gözaltına alınan 14 genç serbest bırakıldı 

Adana’da gözaltına alınan Yeşil Sol Parti üyesi 14 genç emniyette ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı

Son haftalarda başlatılan gözaltı ve tutuklama operasyonları kapsamında Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Adana Gençlik Meclisi üyesi 14 genç, dün Seyhan ilçesinde seçim çalışmaları yürüttükleri esnada polislerce darp edilerek gözaltına alındı.

Dalan’ın kolu kırıldı

Darp sırasında Mahmut Dalmış’ın kolunun kırıldığı belirtilirken, ilçe emniyet müdürlüğüne götürülen 14 genç ifade işlemlerinin ardından gece saatlerinde serbest bırakıldı.

ADANA

#Gözaltına #alınan #genç #serbest #bırakıldı

Fikri Sönmez anmasına katılım çağrısı

Fikri Sönmez Demokrasi ve Yerel Yönetimler Derneği, tutulduğu cezaevinde yaşamını yitiren Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez için yapılacak anmaya katılım çağrısında bulundu

Fikri Sönmez Demokrasi ve Yerel Yönetimler Derneği, 11 Temmuz 1980’de yapılan askeri operasyonlarla görevinden alınanıp tutuklanan ve bulunduğu Amasya Askeri Cezaevinde 5 Mayıs 1980 yılında yaşamını yitiren Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez’e ilişkin anma metni yayınladı.

Sönmez’in ölümünün üzerinden 38 yıl geçtiği hatırlatılan metinde, “Hala eksikliği hissedilmekte, özlemi ilk günkü kadar sıcaklığını korumaktadır. Aradan geçen bunca yıldır, bizlere miras bıraktığı yeni yaşam ve halkın demokratik geleceği yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. 21 yıldır ülkenin içine girmiş olduğu karanlık dehlizden çıkabilmek açısından Fikri bugün de yol göstermeye devam ediyor. Mevcut tek adam rejimi karşısında halkın tüm farklılıklarıyla bir arada yaşayabilmesi ve yönetimde söz ve karar sahibi olabilmesinin işaret fişeği olarak Fatsa deneyimine yüzümüzü dönmemiz gereken bir eşikteyiz” ifadelerine yer verildi.

Anmaya çağrı

Sönmez’in anısına yarın Fatsa’da yapılacak anma etkinliğine katılım çağrısının yapıldığı metinde, “Ben ne yaptıysam halkım için halkımla birlikte yaptım’ diyerek tarihe not düşen Devrimci Halk Önderi Fikri Sönmez, bugünkü rejim krizinden çıkış için yol göstermeye ve birlikte dayanışma içinde mücadeleyi yükseltmek açısından yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor” denildi.

HABER MERKEZİ

#Fikri #Sönmez #anmasına #katılım #çağrısı

AİHM mülteciler konusunda Fransa hakkında ihlal kararı verdi

AİHM, aralarında bebeklerin de bulunduğu yaşı küçük mültecileri gözaltı merkezlerinde tutan Fransa hakkında ‘özgürlük ve güvenlik hakkını ihlal’ kararı verdi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Fransa’nın aralarında bebeklerin de bulunduğu yaşı küçük mültecileri gözaltı merkezlerinde “insanlık dışı muameleye maruz bıraktığı” gerekçesiyle açılan iki davayı karara bağladı.

Mahkeme, ilk başvuruda Gineli bir mülteci kadını, 2021 yılı ocak ayında 7,5 aylık oğluyla sınır dışı etmeden önce 9 gün boyunca Metz kentindeki gözaltı merkezinde tuttuğu gerekçesiyle Paris’in “insan hakları ihlalinde bulunduğuna” hükmetti. Mahkeme, Fransa’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) kötü muamele ve işkencenin yasaklanmasıyla ilgili 3. maddesini ihlal ettiği görüşüne vardı. Karar gereği Fransa, başvuru sahiplerine 19 bin Euro tazminat ödeyecek.

AİHM başka bir davada Angolalı bir anneyi 8 aylık, 6 ve 8 yaşlarındaki üç çocuğuyla Metz kentindeki gözaltı merkezinde 2020 yılında Portekiz’e sınır dışı etmeden önce 10 gün süreyle tutan Fransa’yı mahkum etti. Fransa’nın AİHS’nin 3. maddesini ihlal ettiğine hükmeden AİHM, Paris’in 8 bin Euro maddi tazminat ödemesini kararlaştırdı.

AİHM, Fransa’nın iki davada da AİHS’nin 3. maddesi dışında özgürlük ve güvenlik hakkıyla, gözaltı süreleriyle ilgili 5. maddenin 1. ve 4. fıkralarını da ihlal ettiğine hükmetti.

HABER MERKEZİ

#AİHM #mülteciler #konusunda #Fransa #hakkında #ihlal #kararı #verdi

HDK’den ‘Dersim arşivleri açılsın’ çağrısı

HDK Halklar ve İnançlar Meclisi, Dersim Teltelesi ile ilgili arşivlerin açılması çağrısında bulunarak ‘Bizler diyoruz ki; tarihle yüzleşmek, Dersim halkından özür dilemek toplumumuzu daha da güçlendirir’ dedi

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Halklar ve İnançlar Meclisi, Dersim Tertelesi’nin 86’ncı yıldönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Dersim halkına yapılan ve yaşatılan bu katliamın aydınlığa kavuşamaması, egemen ulus anlayışının ülkemiz halklarına yaptığı en büyük kötülüklerden birisidir” denildi.

‘Yaşanan hiçbir katliam bir birinden bağımsız değildir’

Açıklamada, 4 Mayıs’ın Dersim halkı açısından “Roze Şaye” olarak dünden bugüne hafızalarda derin izler bıraktığı vurgusu yapılarak, “Yaşadığımız coğrafyada kendi kültürü, dili ve inancıyla birbiriyle razılı ve hakikat içinde yaşayan halklar olarak binlerce yıl tüm farklılıklarımıza rağmen birlikte yaşadık. Türkiye’de ise belirleyici olan egemen akıl toplumu ayrıştıran, sürekli ‘öteki’ algısını oluşturan, toplumu devamlı bölen hâkim millet, tek ulus anlayışıdır. 1924 Anayasası ile coğrafyamızda tek dil, tek din adı altında Türklük yüceltilmiş, diğer halklar, inançlar ötekileştirilmiştir. Kızılbaş Kürt Aleviler ve diğer tüm halklar farklılıkları nedeniyle tehdit olarak görülmüş, tek ulus ideolojisi ile her türlü saldırı ve katliamın hedefi haline getirilmiştir. Dolayısıyla ülkemizde yaşanan hiçbir katliamı birbirinden bağımsız düşünemeyiz” ifadeleri yer aldı.

‘İnkâr ve asimilasyon politikasının devam ediyor’

Soykırım zihniyeti değişen yöntemleriyle hala devam ettiği belirtilen açıklamada, “Değişmeyen tekçi ulus anlayış bugün Alevi inancını Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlanmasını tartışmaktadır. Bu Alevi inancı bakımından asla kabul edilemez bir durumdur. Bizler de Halklar ve İnançlar Meclisi olarak bunun karşısında olduğumuzu belirtiyoruz. 86. yılında hala Seyit Rıza ve yoldaşlarının mezarlarının yeri saklı tutularak, katliam zihniyetini devamlılığında ısrar edilmektedir. Bugün farklı şekillerde de olsa yaşanan katliam ve saldırılar devam etmekte. Halkların kendine yasaklanan toprağı, yakılan ormanları, baraj ve madenlerle talan edilen doğası ve İnanç merkezlerinin tahrip edilmesi. İnkâr ve asimilasyon politikasının devam etmesidir. Sözlü gelenekleriyle kadimden bu zamana inancını ve kültürünü devam ettiren Kızılbaş Kürtler tekçi ulus anlayışına karşı direnişini sürdürmekte. Katliamın yöntemini değiştiren sistem bugün kültürel soykırım yapmaya devam etmektedir. Bizler diyoruz ki; tarihle yüzleşmek, Dersim halkından özür dilemek toplumumuzu daha da güçlendirir” denildi.

Arşivlerin açılması çağrısı

Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması çağrısı yapılan açıklamada, şunlar yer aldı: “Dersim’in kayıp kızlarının akıbeti açıklansın, topluma yapılan tüm katliamlar arşivi ve belgeleriyle açıklandığında Türkiye halkları olarak gerçek bir yüzleşmenin ilk adımlarını atmış oluruz. Alevilerin anayasal olarak varlığının resmen tanınması bu anlamda bir başlangıç olacaktır. Yüzleşerek geleceğimizin, birlikte eşit ve özgür bir yaşamın temellerini birlikte inşa etmiş oluruz. Halkların Demokratik Kongresi Halklar ve İnançlar Meclisi olarak coğrafyada yaşanan 4 Mayıs Dersim Soykırımı özelinde devlet arşivlerinin açılması Seyit Rıza ve tüm canların mezar yerlerinin talebini yeniliyoruz. Coğrafyamızda yaşanan tüm soykırımlarla, ‘bir daha asla demek’ için tarihle yüzleşmeye çağrımızı HDK Halklar İnançlar meclisi olarak yeniliyoruz. Seyit Rıza ve yoldaşlarını saygı ve sevgi ile bir kez daha anıyoruz.”

HABER MERKEZİ

#HDKden #Dersim #arşivleri #açılsın #çağrısı

Qers’te hedef HADEP’i geçmek

Yeşil Sol Parti’nin Qers adayı Gülistan Kılıç Koçyiğit, Hopa yolunda seçimlere dair yaptığımız sohbette 1999 seçimlerine atıfla ‘Kars’ta hedefimiz HADEP’i geçmek’ diyor…

Hicran Urun

Qers (Kars), kozmopolit yapıda ve birçok farklı siyasetin yer aldığı ancak iktidara rağmen kutuplaşmanın pek de sirayet etmediği ender kentlerden. Azeri, Terekeme, Kürt, Türk ve birçok farklı etnik kimliğin yer aldığı kentin sokaklarında, ‘Belediyede HDP’ye oy veririm’ diyen MHP’liyi de duyduk, ‘Bu seçimi HADEP alır’ diyen CHP’liyi de. Halk ayrıca 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri için AKP-MHP bloğunun ‘kentte şansının az olduğu’ görüşünde.

Bu görüşe neden olan temel etken, yürütülen kutuplaştırıcı siyaset ve ekonomik kriz. Buna bir de aday gösterilen isimlerin tartışmalarla gündeme gelmesi eklenince bu ‘şans’ daha da azalmış görünüyor. AKP’nin milletvekili adayı Adem Çalkın, 6 yıldır kentte il başkanlığı yapmış bir isim ve basına da yansıyan Kars halkına yönelik hakaret içerikli ses kaydı ile gündemde. CHP’nin 1. sıra adayı İnan Akgün Alp ise halkın iddiasına göre eşine uyguladığı şiddetle kentte tartışmaların odağında.

Yeşil Sol öne çıkıyor

MHP, AKP ortaklığının yanı sıra geçmiş kötü belediyecilik tecrübesi, peşkeş çekilen ihaleler, mafyatik uygulamalar nedeniyle tabanında ciddi bir ‘kızgınlık’ yaratmış. İYİ Parti’nin adayı Prof. Dr. Alpaslan Yüce, akademisyen kimliği dışında siyasetin gündeminde pek yok gibi. Zira kentin hemen hiçbir sokağında İYİ Parti’nin seçim çalışmasına denk gelmedik.

Tüm bunlarla birlikte, birbirine yakın seçmen kitlesine sahip 4 partinin de aday çıkarması kentte Yeşil Sol Parti’yi öne çıkarmış. Parti ayrıca hemen her sokakta, her köyde yürüttüğü yoğun seçim çalışması ve HDP dönemindeki belediyecilik tecrübesi ile de seçmenin sempatisini önemli oranda kazanmayı başarabilmiş.

Yeşil Sol Parti’nin Qers’teki hedefi, 3 vekil. Kentin geçmiş seçim tablosuna baktığımızda bu mümkün, çünkü kentte buna zemin sunan ciddi bir taban da var. Örneğin 19 Nisan 1999 genel seçimlerinde HADEP, aldığı yüzde 17.5 oy oranı ile kentte birinci parti olarak 3 milletvekili çıkarmayı başarabilmiş ancak o dönemki yüzde 10’luk seçim barajı Meclis’e vekil yollamasına engel olmuş.

Yine 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) yüzde 64’ün üzerinde oy oranı ile birinci parti olurken, üçüncü vekili çok az farkla kaçırarak Meclis’e 2 vekil yollayabilmiş.

Yeşil Sol Parti’nin Qers 1. sıra milletvekili adayı Gülistan Kılıç Koçyiğit, yoğun seçim çalışmaları içerisinde Hopa yolunda seçimlere dair yaptığımız sohbette ‘Kars’ta hedefimiz HADEP’i geçmek’ diyor…

  • Qers’teki dinamikler ve dengeler nedir, kent nasıl bir atmosferde seçime gidiyor?

Kars farklı dinamiklere sahip, kozmopolit bir şehir. Yıllarca da sağ belediyeler, hükümetler tarafından yönetilmiş. Aslında enkaz haline getirilmiş bir şehir. Gerçekten bölgenin en güzel kentlerinden, butik şehir dedikleri şehirlerden biri. Bir köy kent aslında burası. Çünkü hiçbir şekilde yatırımın yapılmadığı, insanların istihdamı için hiçbir çabanın sarf edilmediği, 21. yüzyılda dahi en temel hizmetleri halkın alamadığı bir kent burası. Düşünün çöplerin bile toplanmadığı bir yer.

  • Sizinle konuşmadan önce kahvehanelerde, sokaklarda halkla da konuştuk ve ‘Sokakları gezin, çöpleri görün’ isyanını oldukça sık duyduk…

Evet, gerçekten öyle. Sokağı gezdiğiniz zaman çukurlarla, çöplerle dolu olduğunu görüyorsunuz. Su sorunu hâlâ var. Sadece yarım gün şehirde su verilir. Düşünün 2023, uzay turizminden bahsettiğimiz bir çağdayız ama Kars’ta çöp sorununu, kanalizasyon sorununu, su sorununu konuşuyoruz. Gelen bütün kaynaklara el konulduğunu, peşkeş çekildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu nedenle de muazzam bir öfke var hem hükümetin kendisine hem de ortağı olan MHP’ye. İnsanlar gerçekten bütün samimiyetiyle ‘Kurtarın bizi bu zalimlerden’ diyor.

  • Sizin de HDP olarak kısa bir belediyecilik tecrübeniz oldu bu kentte, bunun size nasıl bir geri dönüşü olacağını düşünüyorsunuz?

Evet, biz 18 ay gibi bir süre kentte belediye yönetiminde yer alabildik. Zaten belediyeyi almadan önce kentin her tarafının çöplerle kaplandığını, icralık olduğunu, emekçilerin maaşlarının ödenmediğini, belediyenin bütün taşınmazlarının özellikle araç taşınmazlarının parçalanıp satıldığını, arazilerin peşkeş çekildiğini tüm halk biliyordu.
Ama 18 ay gibi bir süreçte HDP’nin yerel yönetimler anlayışının kentte nasıl bir değişim yarattığını da gördü halk. Çöpleri toplandı, hiç yapılmayan yolları yapılmaya başlandı. Burada oluşturulan kent konseyi, mahalle meclisleri ile birebir mahallelinin kendisi temel ihtiyaçlarını, beklentilerini konuştu. Yani insanlar ilk defa yurttaş olmaktan kaynaklı, bu kentte yaşamaktan kaynaklı olarak muhatap alındılar. Ve gerçekten önerilerinin de karşılık bulduğunu gördüler.

İşte burada belediyede silahların konuşulduğu, bazı çetelerin, mafyaların gelip masaya silah koyup iş yaptırdığı bir yerden halkın beklentilerine cevap olan bir belediyecilik anlayışı oluştu.

  • Yani halk burada HDP dönemindeki belediyeciliğinizle bir nevi tahayyül ettiğiniz siyaset ve yönetim biçimini deneyimledi…

Aynen, bunu deneyimledi. Şimdi biz bunu deneyimlediğimiz için tüm partilerden insanlar şunu söylüyorlar, ‘Sizin belediyecilik hizmetinizden memnunduk.’ Bütün bunlar çok kıymetli ama ne yazık ki çok kısa bir sürede bunları elimizden aldılar. Bizim bütün bölgeye yayılacak belediyecilik modelimizin kökleşmesini, derinleşmesini ve toplumsallaşmasını engellediler. Çünkü aslında her adımımızda, her pratiğimizde onlar teşhir oluyordu.

Şimdi biz o hafızayla beraber genel seçimlere gidiyoruz ve ben demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü yerel yönetim bakış açımızın, şu anda ciddi bir şekilde bize katkısı olduğunu ifade edebilirim.

  • Qers’in kozmopolit yapısından bahsettiniz söyleşinin başında. Kürt, Türkmen, Azeri, yerli, Terekeme ve Çerkes gibi birçok halkın yaşadığı bu kentte seçim çekişmesi de yükseliyor mu?

Burada siyaset kimlikler üzerinden, inançlar üzerinden inşa edilmeye çalışılıyor. Yani her bir etnik kimlik ya da inançsal kimlik bir partinin arka bahçesi ya da bir partinin kemik tabanıymış gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Seçim dönemlerinde özelikle de hükümetin eliyle seçmenler konsolide edilmeye, bloklaştırılmaya çalışılıyor.

AKP’nin halkları düşmanlaştıramadığı o ender kentlerden biri burası. Bu anlamıyla Kars’ın tam da bu hoşgörü kimliğini, bir arada yaşama kimliğini bütün seçim sonuçlarına da yansıtmak istiyoruz

Ama AKP’nin halkları düşmanlaştıramadığı o ender kentlerden biri burası. Örneğin biz bildiri dağıtıyoruz, gençlerle temas ediyoruz, biri gelip ‘Ben Yeşil Sol’a oy vereceğim’ derken yanındaki ‘Ben başka partiliyim’ diyebiliyor ama ikisi arkadaş ve beraber geziyorlar. Bu anlamıyla Kars’ın tam da bu hoşgörü kimliğini, bir arada yaşama kimliğini bütün seçim sonuçlarına da yansıtmak istiyoruz.

Buradaki Azeri’nin de Terekeme’nin de yerlinin de Alevi’nin de burada yaşayan bütün halkların, Türklerin Kürtlerin her birinin kentte emeği var, yarattığı değer var. Biz bütün bu değerleri ortaklaştırarak bütün bu değerlerin her birisine kıymet biçerek burada yol almak istiyoruz.

Zaten Yeşil Sol’un genel perspektifi, 3. yolun temel perspektifi de bu. Biz 3. yol ittifakını, 3. yolu Kars’ta en iyi şekilde anlatırsak zaten Kars buna en uygun kentlerden birisi. Yapı olarak çok uygun. Çok daha demokratik bir damar var burada. Bir demokrasi geleneği var, halen bakın kentte gezin 20-21 yıllık AKP iktidarına rağmen kentin içerisindeki o demokrasi dinamiğinin, kentin içerisindeki o özgürlük dinamiğinin yaşadığını görüyorsunuz.

Kişiler değil, ilkeler

  • Peki, kent Mûş’tan gelmiş bir vekil olarak sizi nasıl karşıladı?

Buraya ilk geldik, işte ‘dışarıdan vekil gelmiş’ gibi bir yaygara koparılmaya çalışıldı bir kesim tarafından ama bu tavrın çok kısa bir sürede değiştiğini görebiliyoruz. Kente dokunduğunuzda, insanlarla bir şekilde sohbet ettiğinizde bu algının çok hızlı bir şekilde yıkıldığını görebiliyorsunuz. Aksine ‘iyi ki gelmiş’ denildiğini birçok insan bizim yüzümüze gelip söyledi. Bizim gıyabımızda da ifade edildiğini duyuyoruz.

Zaten halk çok daha eleştirel bir yerden süreci takip ediyor, çok daha bilinçli bir yerden süreci takip ediyor. Biz şunu söylüyoruz, mesele bize oy verip vermemeniz değil, bizim kişi olarak milletvekili olup olmamızın meselesi de değil, gerçekten içinde yaşadığımız ülkenin kaderiyle ilgili bir seçim yapıyoruz. Gelecek yüzyılın nasıl şekilleneceğini oyluyoruz. O yüzyılın içerisinde kadınlar olarak, gençler olarak, emekçiler olarak, Kürtler, Türkler, Terekemeler ve diğer bütün halklar olarak bize yer olup olmayacağını, kendi kültürümüzle, inancımızla var olup olmayacağımızın oylamasını yapıyoruz. Kişilerin değil siyasetlerin oylaması bu.

  • Peki seçmen hangi siyasetleri oylayacak bu seçimde, Yeşil Sol Parti’nin farkı ne olacak?

Karşımızda iki ittifak var, Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı. Cumhur İttifakı’nın zaten 21 yıldır ülkeye yaptıkları açık ve net ortada, ülkeyi enkaz haline getirdi, ülkede savaş, dışarıda bölgede savaş, sürekli toplumu germe, kutuplaştırma, ekonomik kriz, toplumsal kriz, siyasal kriz her yönüyle aslında çıkmazda Türkiye. Ve bu seçim tünelden önceki son ayrım gerçekten.

Millet İttifakı’nın da gerçek anlamda bir demokratik cumhuriyet inşası gibi derdinin olmadığını, daha reformist bir çizgide olduğunu, palyatif çözümlerle günü kurtarmaya çalıştığını, onunla Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamadığını görüyoruz. Bu anlamıyla gerçekten radikal bir demokratik mücadele hattına ihtiyacımız var. İstediğimiz, özlediğimiz ülkeyi inşa etmek istiyorsak mücadeleyi daha yüksek bir çıtaya taşımalıyız.

İşte biz 3. yol çizgisi olarak buradan başlıyoruz. Yani ne restorasyoncu bir çizgi ne de statükocu bir çizgi, gerçekten demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir çizginin ve demokratik cumhuriyetin inşasının gerçekleşmesi için mücadele ediyoruz. Bu anlamıyla da aslında gerçekten çözümün partisi Yeşil Sol Parti. Yeşil Sol’un, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın gerçekten halkın umudunu temsil eden ittifak olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim.

Kente 3-0 sıfır iddiasıyla geldik. Burada muazzam bir coşku var. Bir sahiplenme var. Kentte soluduğumuz hava da bu. Bize telkinde bulunan halkımız ‘İyi çalışın, üçü de alırsınız’ dediğinde bunu hissediyoruz

  • Qers’te iddianız nedir?

Açıkçası şöyle: Biz kente 3-0 sıfır iddiasıyla geldik. Gerçekten Kars’ta 3 vekili almak istiyoruz. Kars’ın mevcut durumu aşması, gerçekten bu halkın yüzünün gülmesi, layık olduğu o onurlu yaşamı yaşayabilmesi açısından biz bu 3 vekile talibiz. Ve burada muazzam bir coşku var. Bir sahiplenme var. Kentte soluduğumuz hava da bu. Bize telkinde bulunan halkımız ‘İyi çalışın, üçü de alırsınız’ dediğinde de bunu hissediyoruz. Bu anlamıyla bize yönelik gerçekten çok ciddi olumlu bir hava olduğunu görüyoruz. Hem Kars üzerinde hem Türkiye genelinde 7 Haziran’ı aşan bir sempati, bir sahiplenme var.

  • Kahvehanede emekli bir CHP’li ile sohbet ederken, ‘Bu seçimi HADEP alır’ demişti, halkın hafızasına kazınan HADEP, 1999 seçiminde 3 vekil çıkarmış Qers’ten ancak baraja takılmış…

Çok açık ve net söyleyeyim hedefimiz bu, yine 3 vekil çıkarmak. Bu kentin tarihinde zaten böyle bir hakikat var, kent bunu yapmış o anlamıyla burada aslında tam da iktidarın kurduğu, sistemin kurduğu bütün ezberleri yıkmaya geliyoruz.

  • O halde bu seçim hedefiniz HADEP’i geçmek…

Evet, aynen öyle.

  • Halkın sizi sahiplenmesinden bahsettiniz, seçim çalışmaları sırasında yaşadığınız bir anekdotu paylaşabilir misiniz?

Tabii, çok şey yaşıyoruz geçen gün, esnaf ziyareti yapıyorduk bir kadına magnet verdim ve dedim ki, ‘Lütfen bunu dolabına yapıştırır mısın? Gördüğünde amblemi hatırlarsın.’ ‘Dolaba değil kalbimize yapıştırmışız biz’ dedi. Ya da şöyle: Birçok yerde elimizi sıkı sıkı tutup ‘Ne olur bizi kurtarın, başka şansımız yok’ duygusu ile de sık karşılaştık. İnsanların artık umut olarak, ülkenin son virajı olarak görmesi bir yönüyle çok çok iyi ama bir yönüyle de 20 yıldır böyle sürmüş olması çok acı bir tablo. Yani bu ülke bunu hak etmiyor.

Hiçbirimiz seyirci olmayalım, hepimiz özneyiz, hepimizin bir oyu var ve eşitiz. Birlikte çalışalım, birlikte kazanalım. Bütün halkımızın bu tarihi dönemde elini taşın altına koymasını beklediğimi ifade etmek istiyorum

Herkese düşen bir görev var

  • Son olarak seçmene bir çağrınız var mı?

Şöyle söyleyeyim: Bütün seçim sürecinde milletvekilinden il ilçe örgütüne, gönüllülerimize kadar biz 7/24 sahadayız ve çalışıyoruz. Ama ben bütün halkımızdan şunu bekliyorum: Hiçbirimiz seyirci olmayalım, hepimiz burada özneyiz, hepimizin bir oyu var, bu anlamıyla eşitiz. Birlikte çalışalım, birlikte kazanalım. Herkesin yapacağı bir şey, herkese düşen bir görev var. Bütün halkımızın bu tarihi dönemde elini taşın altına koymasını, sorumluluk almasını, bütün seçim süreci ve seçim gününde aktif bir şekilde sahada olmasını beklediğimi ifade etmek istiyorum.

#Qerste #hedef #HADEPi #geçmek