Yeşil Sol Parti, ırkçı saldırıyla katledilen sokak müzisyeni Cihan Aymaz’ın taziyesini ziyaret etti
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encu, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) milletvekilli adayları Dersim Dağ, Pervin Tunbul ve Ayhan Ergenç, Kadıköy’de ırkçı saldırıyla katledilen sokak müzisyeni Cihan Aymaz için Ağrılar Derneği’nde kurulan taziyeyi ziyaret etti. Çok sayıda kişinin katıldığı taziye evinde, ağıtlarla birlikte adalet talebi yükseldi.
Taziyede konuşan HDP İl Eşbaşkanı Encu, aileye başsağlığı dileyerek, “Yılladır bu topraklarda çekmediğimiz acı kalmadı. Katliamlara, sürgünlere ve kaybedilmelere maruz kalan bu halk, mücadelesinden asla vazgeçemedi. Cihan Aymaz da Kadıköy’de bir saldırı sonucu katledildi. Cihan Aymaz’ın duruşu yurtsevere bir duruştu. Türkülerinde, paylaşımlarında kültürüne sahip çıkıyordu” dedi.
Takipçisi olacağız
Ardından konuşan vekil adayı Dersim Dağ, Aymaz’ın Kürtçe şarkı söylediği için katledildiğini dile getirerek, şunları belirtti: “Yüz yıldır Kürt kimliğinin inkarından dolayı katliamlar yaşanıyor. Suçluları tanıyoruz. Bu faşist sistemin kimler tarafından inşa edildiğini çok iyi biliyoruz. Hesap soracak ve bu davanın takipçisi olacağız.”
Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili adayları Cengiz Çiçek ve Sırrı Süreyya Önder, Asrın Hukuk Bürosu’nu ziyaret etti
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul Milletvekili adayları Cengiz Çiçek ve Sırrı Süreyya Önder, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarının bulunduğu Asrın Hukuk Bürosunu ziyaret etti. Heyeti avukatlar Cengiz Yürekli, Rezzan Sarıca, Raziye Öztürk ve İbrahim Bilmez karşıladı.
Ziyarette adaylar, Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit ve son gelişmeler konuşuldu.
Avukatlardan bilgi aldılar
Avukatlar, tecride dayanak yapılan hakimlik kararlarının hukuki yanının olmadığını belirtti.
25 aydır PKK Liderinden haber alamadıklarını söyleyen avukatlar, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komitesi’nin (İHK) tecrit ve bu duruma ilişkin verdiği karara işaret ederek bu kararın uygulanmadığı bilgisini paylaştı. Avukatlar müvekkillerine dönük yürütülen tartışmaları da doğru ve etik görmediklerini söyleyerek rahatsızlıklarını dile getirdi.
Tecrit devam ederken bu tartışmalar kabul edilemez
Avukatlar, görüşmede, “Kürt sorununda kalıcı bir çözümün ve demokratik gelişimin temel muhatabı olan Abdullah Öcalan’ın pozisyonunun araçsallaştırılmasının bütün ülkeye kaybettirir. Bu tartışmaların özellikle de Öcalan’dan haber alınamazken, kendisi mutlak tecrit altındayken yürütülmesi kabul edilemez. Bunun yanı sıra toplumda yaygın olarak gösterilen özgürlük direnci ile demokratikleşme potansiyelinin seçimde güçlü bir sonuca dönüştürülmesinin Kürt sorunun siyasi bir çözümü açısından önemli olacağını düşünüyoruz. Bu doğrultuda size başarılar diliyoruz” diye konuştu.
KCDP’nin Nisan ayı erkek şiddeti verilerine göre, 21 kadın katledildi, 23 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti
Kadınlara yönelik saldırılara yenileri eklenirken, cezasızlık ise erkeklere cesaret vermeye devam ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) açıkladığı Nisan ayı erkek şiddeti verilerine göre, Nisan ayında 21 kadın katledildi, 23 kadın da şüpheli şekilde hayatını kaybetti.
Boşanmak istedikleri için katledildiler
Kadınların katledilen gerekçeleri ise tanıdık çıktı. 21 kadından 5’i boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesiyle, 2’si ekonomik bahaneyle, 1’i gürültüden kaynaklı kavga bahanesiyle,1’i arazi anlaşmazlığı bahanesiyle katledildiği belirtildi. 12 kadının ise hangi bahaneyle katledildiği tespit edilemedi.
Failler yakından
Rapora göre, Nisan ayında 21 kadının 9’u evli olduğu erkek, 1’i eskiden evli olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 2’si akrabası, 3’ü oğlu, 3’ü tanıdığı biri, 1’i babası tarafından katledildi. Bu ay kadınların yüzde 43’ü evli olduğu erkek tarafından katledildi. Kadınların 11’i evinde, 5’i sokakta, 1’i arabada, 1’i iş yerinde, 1’i ahırda, 1’i çadırda katledildi. Bu ay kadınların yüzde 52’si evlerinde katledildi.
Tekirdağ’da sanal medya paylaşımları gerekçesiyle gözaltına alınan Emircan Bozkurt ve Ömer Köker tutuklandı
Tekirdağ merkez ve Çorlu ilçesinde dün sabah saatlerinde gerçekleştirilen ev baskınlarında gözaltına alınan Emircan Bozkurt ve Ömer Köker, emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeye çıkarıldı. Savcılık ifadeleri ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Bozkurt ve Köker, “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla tutuklandı.
HDP Marmaris İlçe Örgütü binasına 2021’de silahlı saldırı davası, sanığın psikiyatri bölümünde tedavi görmesi gerekçesiyle ertelendi
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Marmaris İlçe Örgütü binasına 14 Temmuz 2021’de silahlı saldırı gerçekleştiren Adnan Temel Denizli’nin yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.
Marmaris 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada “Siyasi partiler veya meslek kuruluşlarının kullanımına ait olan bina, tesis veya eşyaya zarar verme” ve “İşyeri dokunulmazlığını ihlal etme” suçlamalarıyla tutuklu yargılanan Denizli, duruşmaya katılmadı.
Saldırgan hastaneye götürüldü
HDP avukatları, Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nin psikiyatri bölümünde tedavi gördüğü belirtilen Denizli’nin duruşmaya getirilmesini talep etti. Avukat Füsun Ünlüsoy da, HDP binasına o dönem ikinci saldırının gerçekleştirildiğini hatırlatarak, saldırıların örgütlü ve kasıtlı olarak gerçekleştirildiğini belirtti. Sanığın ruh sağlığının yerinde olduğunu dile getiren Ünlüsoy, sanığın bizzat duruşmaya getirilmesini talep etti.
Mahkeme, sanığın duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılmasına karar vererek, duruşmayı 26 Ekim tarihine erteledi.
Yeşil Sol Parti’nin Erdîş mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, ‘Bu iktidar Kürt düşmanlığı ile ayakta kalıyor. Buna en güçlü cevabı Kürt halkı, onurlu mücadelesiyle veriyor. Ve onları 14 Mayıs’ta sandığa gömecektir’ dedi
14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere 10 gün kalırken, Yeşil Sol Parti de çalışmalarına hız verdi. Bu amaçla Wan’ın Erdîş (Erciş) ilçesinde binlerce kişinin katılımıyla miting düzenlendi.
Halk gereken cevabı verecektir
Kent merkezine 8 kilometre uzaklıkta bulunan Fener Alayı alanında düzenlenen mitingde, “Ya onurlu bir barış ya görkemli bir direniş” ve “Ne olursa olsun son muhteşem olacak” dövizleri açıldı. Gençler ve kadınların yoğunlukta olduğu mitingte sık sık “Bijî serok Apo”, “Jin, jiyan, azadî” ve “Bê serok jiyan nabe” sloganları yükselirken, açılış konuşmasını yapan Yeşil Sol Parti Wan İl Eşsözcüsü Veysi Dilekçi, ” Bu mücadelenin önünde artık hiçbir güç duramayacaktır. Erciş halkı seçimde herkese gereken dersi verecektir” dedi.
Kürtlerin özgürlük yılı olacak
İnsan ve Özgürlük Partisi Genel Başkan Yardımcısı Menican Gülmez de , tüm baskılara rağmen halkın boyun eğmediğini vurguladı. Gülmez, “Bu yüzyıl Kürtlerin yüzyılı olacak. Kürtlerin birliği Saray’ın zulmünü yenecek. Bu yüzyıl Kürtlerin özgürlüğüne kavuştuğu bir yıl olacaktır” diye konuştu.
Halk yoksulluğu reva gördüler
Son olarak konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise, “Bu yıl iki deprem daha yaşadık ve bir felakete dönüştü. Bu felaketin sorumlusu AKP-MHP iktidarıdır. Bu yolsuzluk düzenini bu iktidar kurdu. Depremden sonra insanları enkaz altında çıkaracak yardımları ulaştırmadılar ve insanlar hayatlarını kaybettiler. Şimdi bu iktidar çıkmış ‘bir yıl içerisinde tüm konutları inşa edeceğiz’ diyor. Wan’da 13 yıldır yapmadınız şimdi mi yapacaksınız? Bu iktidar halkı yoksulluğa reva görüyor. Çünkü halkı değil, kendi sarayını ve yandaşını düşünüyor. Giderken aynı zamanda Kürt oldukları için ırkçıların saldırılarına maruz kalıyorlar. Daha dün Kadıköy’de bir gencimiz Kürtçe şarkı söylediği ve partimiz üyesi olduğu için ırkçı bir saldırıyla katledildi” diye konuştu.
Irkçılığa dur diyeceğiz
Irkçılığa ve Kürt düşmanlığına “dur” diyeceklerini kaydeden Sancar, “Bu iktidar Kürt düşmanlığı ile ayakta kalıyor. Halkı ayrıştırıyor, düşmanlığı derinleştiriyor. Tek dertleri saltanatlarını sürdürmektir. Buna en güçlü cevabı Kürt halkı, onurlu mücadelesiyle veriyor. Ve onları 14 Mayıs’ta sandığa gömecektir. Hep birlikte mücadelede kenetlenmeliyiz. Kimliğimizi tanımayan bu iktidara mutlaka son vermeliyiz” çağrısı yaptı.
Sancar, “Demokrasiyi ve barışı biz getireceğiz. Onun için Meclise en yüksek temsilyette girmemizi sağlamanız gerekiyor. İnanıyoruz mutlaka başaracağız” dedi.
Konuşmaların ardından miting, müzik dinletisi ile devam etti.
Yeşil Sol Parti’nin Erxanî’de yapmak istediği halk buluşması öncesi alanlara girişler öncesi herkesin GBT’den geçirilmesine karşı, partililer ve yurttaşlar oturma eylemi başlattı
14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Amed’in Erxenî (Ergani) ilçesinde halk buluşması gerçekleştirmek istedi. Otogar alanında düzenlenen buluşmaya, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya, Yeşil Sol Parti Amed milletvekili adayı Halide Türkoğlu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Yeşil Sol Parti yöneticileri ve binlerce kişi katıldı.
Gençler alana alınmadı
Buluşmanın yapılacağı alan, polis bariyerleriyle çevrilirken, halk alana Genel Bilgi Taraması’ndan (GBT) geçirilerek alındı. Aynı zamanda alana 18 yaşından küçüklerin girişine de izin verilmedi.
Buluşma iptal edildi
Bu uygulamalara tepki gösteren partililer, kontrol noktasının dışında bırakılanlar için buluşmayı iptal ederek, Erxenî merkezdeki seçim bürosuna doğru “Baskılara bizi yıldıramaz” sloganlarıyla yürümek istedi. Ancak polisler yürüyüşü de engellemek isteyince partililer ve yurttaşlar, Amed-Erxenî yolunu trafiğe kapatarak, oturma eylemi başlattı.
Sandık kurullarında görev almak için başvuru yapan KESK üyelerinin isimlerinin listelerden silindiğini iddia edildi
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Amed 1 No’lu Şube Eşbaşkanı Zülküf Güneş, Amed’in Sur ve Yenişehir ilçelerinde, sandık kurullarında görev almak için başvuran Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyelerinin listelerden çıkarıldığını söyledi.
Konuya ilişkin KESK Amed Şubeler Platformu’nun Eğitim Sen Amed 1 No’lu Şube’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Güneş, Sur ve Yenişehir ilçelerinde başvuru yapan üyelerinin listelerden adının çıkarıldığını kaydederek, “Görev verilenlerin sayısı cüzi düzeyde kalıyor. 40 bine yakın kamu görevlisinin bulunduğu kentimizde 20 bin KESK üyesi arasında görev verilen üye sayısı yüzleri bulmuyor. Biz bu nedenden dolayı sandık güvenliğinin gerçekten risk altında olduğunu buradan bir kez daha belirtmek istiyoruz” diye konuştu.
Adil olmayan süreç
Büro Emekçileri Sendikası (BES) Amed Şubesi Kadın Sekreteri Güneş Özel ise tüm partilerin eşit koşullarda rekabet etmediğini ifade ederek, “Maalesef; iktidar partisinin tüm seçim sürecini kendi kontrolüne almaya çalıştığını, kamu gücünü seçimleri kazanmaları yönünde kullanarak kamunun imkânlarını suiistimal ettiklerini ve adil olmayan koşullarla seçim sürecinin yürütüldüğünü görüyoruz” dedi.
Seçim öncesi gazeteci, siyasetçi, avukat, sivil toplum örgütü temsilcisi, sanatçılara yönelik kapsamlı operasyonlar yapıldığını hatırlatan Özel, bunun seçim güvenliğine gölge düşürdüğünün altını çizerek, baskılara son verilmesi çağrısı yaptı.
KESK’liler listelerde yok
Seçim kurullarında görev almak için başvuran üyelerinin listelere alınmadığını kaydeden Güneş, “Bölgede ve Diyarbakır’da KESK’e üye olan emekçilere sandık kurulu görevlendirilmesinde, tüm üyelerimizin görev almak istemelerine rağmen çok az bir kesimine görev verilmiştir. Oluşturulan yedek listelere bile üyelerimizin ismi yazılmamıştır” şeklinde konuştu.
Seçim Gözlem Merkezi kuruluyor
Güneş, bileşenleri arasında yer aldıkları Kent Koruma ve Dayanışma Platformu tarafından Seçim Gözlem Merkezi oluşturacağını açıkladı.
Büyük Sahra Çölü’nde Türkiyeli şirket Dekinsan Grup, buğday hasadını yaptığı övgülerle aktardı. Diğer taraftan buğday coğrafyası Konya Karapınar çölleşiyor gerekçesiyle enerji şirketlerine peşkeş çekilirken dünyada mutlak aç sayısı 258 milyona ulaştı
Cezayir’in Büyük Sahra Çölü’nde bulunan Adrar kentinde Türkiyeli Dekinsan Grup bünyesinde faaliyet gösteren Sarl Dunaysır Şirketi, ilk buğday hasadını yaptı. Cezayir yönetiminin, ülkenin stratejik kalkınma planları arasına aldığı tarım projelerinde Sarl Dunaysır Şirketi’nin çölde başlattığı projede Cezayir’de ilk defa kullandığı belirtilen biçerdöverlerle hasat yapıldığı duyuruldu.
Çölde buğday verimi!
AA’nın övgüler dizdiği şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kösen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Adrar kentindeki 4 bin hektar arazi üzerinde geçen yıl başladıkları tarımdan çok ciddi verim aldıklarını söyledi. Kösen, hasadı yapılan buğdayın çok kaliteli olduğuna dikkati çekti. Dönüm başına 700, hektar başına da 7 ton gibi bir rekolte elde ettiklerini belirtirken Türkiye’de rekolte seviyesi 400 kilogram olması dikkat çekici. Kösen, Adrar’da başladıkları projenin sadece yüzde 30’luk bir kapasiteyle hizmette olduğunu, bir yıl sonra yüzde 60, 2025 itibarıyla da projeyi yüzde 100’lük kapasiteye ulaştırmayı hedeflediklerini kaydetti.
Türkiye buğday ithalatında 3’üncü sırada
Diğer taraftan Türkiye’nin buğday ambarı olarak nitelenen Konya havzasında toprakların çölleşmeye başladığı iddiasıyla araziler amaç dışı kullanılıyor. Geçtiğimiz gün açılışı yapılan 20 bin dekar tarım arazisi üzerine güneş enerji santrali ‘tarlası’ haline getirilmesi tarımın Türkiye’de nasıl önemsizleştiğini ortaya koymakta. 2021 yılında yurt dışında 11 milyon ton buğday ithal edilmesi en temel gıda gereksinimlerinin ithalata bağlandığını gösteren önemli bir veri. Ayrıca Birleşmiş Milletler’in (BM) 2022 yılı Haziran ayında yayımladığı gıda görünümü raporunda Türkiye en çok buğday ithal eden ülkeler arasında 3. sırada yer alıyor.
Nüfus ikiye katlandı, üretim aynı
Türkiye’de 2021 yılı buğday toplam üretimi 17.7 milyon ton olarak gerçekleşirken 1977 yılında da aynı oranda buğday üretiminin yapılabiliyor olması dikkat çekici. 1977 yılında Türkiye’nin nüfusu 41 milyon iken elde edilen buğdayın 2021 yılında nüfusun 85 milyona ulaşması Türkiye’deki tarım politikalarının durumunu ortaya koymakta. TÜİK verilerine göre buğday üretiminde ilk 10 il sırasıyla: Konya, Riha, Ankara, Amed, Yozgat, Sêvas, Tekirdağ, Çorum, Kayseri ve Mêrdîn yer alıyor. Yine TÜİK’in son 11 yıllık buğday üretim rakamlarına göre, Türkiye’de 2000 yılında 9.4 milyon hektar olan buğday ekim alanı günümüzde 6.7 milyon hektara gerilemiş durumda.
Diğer yandan temel gıda ürünlerinde üretim alanları ve üretim potansiyeli gerilerken enerji üretimlerinde ise devasa arz fazlası oluşmuş durumda. Türkiye’de elektrik üretim kapasitesinin 103 bin MW seviyesindeyken elektrik üretim düzeyi ise 25 bin MW seviyesinde. Bu durum mevcut iktidarın enerji üretimlerinde şirketlere verdiği yer tahsisi, vergi indirim ve istisnaları ile alım garantileri iktidarın ekonomi politikalarını ortaya koymakta. Bunun yanında arz fazlası nedeniyle elektik üretimi yapan şirketlere üretmedikleri elektriğin bedeli için ‘kapasite mekanizması’ adı altında her yıl 250-350 milyon TL ödeme yapılıyor olması soygunun enerji, maden, inşaat üzerinden yürütüldüğünü gösteriyor.
Dünyada 258 milyon mutlak açlık
Birleşmiş Milletler’in (BM) verilerine göre dünya genelinde gıda yardımına muhtaç olan insan sayısı geçen yıl 258 milyona yükseldi. Ancak bu rakam mutlak açlığı ifade etmekte. Yeterli besine ulaşamayan insanların sayısı 2 milyarlara ulaşmış durumda. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 258 milyon rakamının “İnsanlığın açlığı bitirme, gıda güvenliğini sağlama ve herkesin beslenmesini iyileştirme konusundaki beceriksizliğine karşı bir dava” olduğunu dile getirdi. BM, 2021 yılında, dünya çapında gıda yardımına muhtaç insan sayısını 193 milyon olarak açıklamıştı.
‘Kabul edilemez seviye’ BM’nin açıkladığı veriler, küresel gıda güvensizliğinin üst üste dördüncü yılda arttığını ortaya koyuyor. Hâlihazırda gıda güvenliğinin en kötü durumda olduğu ülkeler ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Etiyopya, Afganistan, Nijerya ve Yemen olarak sıralanırken bu ülkelerdeki durumun ‘kabul edilemez seviyelerde’ olduğu vurgulandı. Dünyada açlık çeken insanların yüzde 40’ının bu beş ülkede yaşadığı bilgisinin yer aldığı raporda, geçen yıl doğrudan açlık nedeniyle ölüm tehlikesi altında yaşayan insan sayısının ise 376 bin olduğu aktarılıyor.
Kongo ve Etiyopya’da 50 milyon aç!
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde 26.4 milyon insanın günlük asgari kalori ihtiyacını çok zor koşullar altında karşılayabildiği ya da aşırı yetersiz beslenmeden muzdarip olduğu, raporun sunduğu çarpıcı bilgilerden biri. Bir başka Afrika ülkesi olan Etiyopya’da bu rakamın 23.6 milyon olduğu belirtiliyor. BM raporunda ayrıca açlığın felaket seviyesinde olduğu ülkelerden Somali’de 214 bin, Güney Sudan’da 87 bin, Yemen’de 31 bin ve Afganistan’da 20 bin 300 kişinin açlık nedeniyle ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olduğu aktarılıyor. Haiti, Nijerya ve Burkina Faso’da da binlerce kişinin benzer şartlar içinde hayatta kalmaya çalıştığı belirtiliyor.
Göç İzleme Derneği’nin (GÖÇİZDER) yönetici ve üyelerinin dernek faaliyetleri nedeniyle yargılandığı davanın 2’inci duruşmasının 2’nci oturumu, Silivri Kapalı Cezaevi Kampüsü’nde görüldü. İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan 23 kişi ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatların yanı sıra Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) temsilcileri, Hafıza Merkezi üyeleri ve çok sayıda hukukçu katıldı.
İnsan hakları savunucuları ve sanatçılar da dayanışma amacıyla duruşmayı izledi.
Yargılananların savunmalarının tamamlanması ardından ara kararını açıklayan mahkeme, GÖÇİZDER eski Eşbaşkanı Ramazan Kırkpınar hakkında beyanlarda bulunan tanıklar Celal Özdemir ve Vedat Şorli’nin dinlenilmesine karar verdi.
Kırkpınar’a dair bir sonraki duruşmada tanık dinleme kararı verilmesi nedeniyle vareste talebi reddedildi. Diğer yargılananların ise savunmalarının alınmış olması nedeniyle vareste talepleri kabul edildi.
Yargılananların ve avukatlarının, tanık dinleme ve kurumlara müzekkere yazılması talepleri reddedildi. Mahkeme, duruşmayı 12 Ekim’e erteledi.