Ana Sayfa Blog Sayfa 509

Yeşil Sol Parti Bedlîs’te miting gerçekleştiriyor

Yeşil Sol Parti, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın katılımıyla Bedlîs’te miting gerçekleştiriyor.

Yeşil Sol Parti, Bedlîs’te seçim mitingi gerçekleştiriyor. Mitinge HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ile binlerce yurttaş katıldı

Ayrıntılar geliyor…

#Yeşil #Sol #Parti #Bedlîste #miting #gerçekleştiriyor

Asrın Hukuk Bürosu’ndan Abdullah Öcalan için görüş başvurusu

Asrın Hukuk Bürosu müvekkilleri PKK Lideri Abdullah Öcalan ile Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş ile görüşmek için başvuruda bulundu

Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İbrahim Bilmez, Raziye Öztürk, Emran Emekçi ve Cengiz Yürekli, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne başvuruda bulundu. Avukatlar, İmralı’da tutulan Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş için de hem savcılığa hem cezaevi müdürlüğüne başvurdu.

Yasak üstüne yasak

Abdullah Öcalan ile görüşmek için haftada 2 kez yaptıkları başvurulara olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmeyen avukatlar, bu nedenle 22 Kasım 2021 tarihinde Bursa Ceza İnfaz Hakimliği’ne “derhal görüşme” başvurusunda bulundu. Hakimlik, Abdullah Öcalan hakkında 12 Ekim 2021’de verilen 6 aylık avukat görüş yasağı ile 18 Ağustos 2021’de verilen 3 aylık aile görüş yasağı kararını gerekçe göstererek, başvuruyu reddetti. Ancak yasağa gerekçe gösterilen kararlara dair avukatlara bilgi verilmedi.

AYM’ye taşındı

Aile görüş yasağı ise 18 Kasım 2021’de son buldu. Buna rağmen ailelerin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvurulara herhangi bir yanıt verilmedi.
Avukatlar, hakimliğin ret kararı sonrası 12 Mayıs’ta aile ziyaretlerinin “hukuksuz” disiplin cezalarıyla engellenmesini Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdı. Avukatlar, AYM’ye yaptıkları başvuruda, mutlak iletişimsizlik hali olan “incommunicado”ya dikkat çekerek, haber alamamanın işkence olduğunu, aile ve özel hayata saygı hakkının, savunma ve adil yargılanma hakkının ve etkili başvuru yolu hakkının ihlal edildiğinin tespit edilmesini talep etti.

Cevapsız başvurular

Asrın Hukuk Bürosu avukatları, 3 Şubat’ta müvekkillerine disiplin cezası iddiasıyla verilen 3 aylık aile görüş yasağının 7 Haziran’da sona ermesiyle geçtiğimiz günlerde Bursa İnfaz Hakimliği’ne başvurdu. Avukatlar, yaptıkları başvuruda, disiplin cezası süresinin bittiğini, bundan kaynaklı da aile görüşleri için koyulan tüm engellerin kaldırılmasını ve varsa yeni disiplin cezalarının taraflarına iletilmesini talep etti. Avukatların başvurusuna bir gün sonra cevap veren İnfaz Hakimliği, disiplin cezalarının fiili olarak halen sürdüğünü öne sürerek, avukatların başvurusunu yine reddetti.

İnfaz Hakimliği’nin ret kararı üzerine avukatlar, bu kez 15 Haziran’da Bursa 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulundu.

Yapılan itiraza 23 Haziran’da cevap veren mahkeme, Abdullah Öcalan ve diğer tutuklarla ilgili İmralı Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından 31 Mayıs’ta 3 aylık yeni bir disiplin cezası verildiğini gerekçe göstererek, itirazı reddetti.

Abdullah Öcalan’ın avukatlarından Rezan Sarıca ve Nevroz Uysal, müvekkilleriyle 8 yıl aradan sonra en son 2-22 Mayıs, 12-18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde görüşebilmişti. Avukatlar o tarihten bu yana müvekkilleriyle görüştürülmüyor.

Son 8 yıl içerisinde Asrın Hukuk Bürosu tarafından Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan başvurulardan 23’üne ilişkin Adalet Bakanlığı’ndan görüş istendi. Bakanlık, avukat yasakları, aile disiplin yasakları, telefon hakkı, Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde İmralı’daki yasaklara ve benzer pek çok konuya dair AYM’ye görüş sundu.

Bakanlığın, avukat ve aile görüşlerinin engellenmesine dair yapılan başvuruya dair 24 Mart’ta AYM’ye sunduğu görüşte, İmralı’da “kötü muamelenin” olmadığını, görüşmelerde “elde olmayan sebeplerden” dolayı aksaklıklar yaşandığını ve bu durumun “makul” olduğunu ileri sürdü.

HABER MERKEZİ

#Asrın #Hukuk #Bürosundan #Abdullah #Öcalan #için #görüş #başvurusu

Evrensel’den Sefer Selvi gazeteci Yılmaz ve Müftüoğlu’nu çizdi

Evrensel’den Sefer Selvi, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde tutuklanan gazeteciler Sedat Yılmaz ve Dicle Müftüoğlu’nu çizdi

Evrensel gazetesi çizeri Sefer Selvi, 29 Nisan’da gözaltına alındıktan sonra Dünya Basın Özgürlüğü Günü olan 3 Mayıs’ta tutuklanan Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Sedat Yılmaz ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı (DFG) Dicle Müftüoğlu’nu çizdi. Selvi’in çiziminde, mahkeme salonundaki hakim, gazetecilere “Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nüz tutuklu olsun!” diyor.

HABER MERKEZİ

#Evrenselden #Sefer #Selvi #gazeteci #Yılmaz #Müftüoğlunu #çizdi

Hezex’te askeri operasyon başlatıldı

Hezex ilçe kırsalında askeri operasyon başlatıldı

Şirnex’in (Şırnak) Hezex (İdil) ilçesine bağlı Werzik, Bakwan, Hespist, Belen köyleri ile Newala Qoriyê (Cehennem Deresi) bölgesinde askeri operasyon başlatıldı. Operasyona çok sayıda asker ve korucunun katıldığını belirtildi.

ŞIRNEX

#Hezexte #askeri #operasyon #başlatıldı

Êzidilere yönelik nefret söylemlerine karşı Fransa’dan kınama

Fransa’nın Bağdat Büyükelçiliği, Êzidilere yönelik Irak’ta gelişen kin ve nefret söylemlerini kınadı

Bir grup Êzidi Kürt, Irak hükümetinin 30 ailenin Şengale gönderilmesi kararına karşı  27 Nisan’da Şengal ilçe merkezinde “DAİŞ’e yardım ettiklerini” belirttikleri Arap ailelerin ilçeye geri gönderilmesine karşı çıkarak gösteri düzenlemişti.

İlçe merkezinde yaşanan gerginlik sırasında bir “camiye saldırıldığını” öne sürülmüş ancak Êzidi Miri Hazım Tahsin Beg, bu iddiaları ret etmişti. KDP ve medyası tarafından yaydırılan  “Camiye saldırılması” iddiaları üzerine birçok kesimden Êzidi Kürtleri hedef alan açıklamalar yapıldı. Sosyal medya platformlarında da Êzidilere yönelik nefret söylemi içeren çok sayıda video ve mesaj yayımlandı.

Fransa olayı kınadı

Fransa’nın Bağdat Büyükelçiliği, Êzidi halkına yönelik kin ve nefret söylemlerini kınadıklarını belirterek Êzidi halkının onurlu yaşam hakkına sahip olduğunu söyledi.

Fransa’nın Bağdat Büyükelçiliği, bir açıklama yaparak kin ve nefret söylemleriyle Êzidi halkını hedef alan açıklamaları kınadıklarını söyledi.

Açıklamada, Irak’ta yaşayan diğer bileşenler gibi Êzidi halkının da onurlu bir yaşam hakkına sahip olduğu ve Fransa’nın Irak’ta yaşayan Êzidilerin haklarını elde edebilmesi için destek vermeye devam edeceği belirtildi.

Irak ve Kürdistan Bölgesi Hükümetinin Şengal’i yeniden inşa ve güvenlik çabalarının devam etmesi gerektiği de ifade edildi.

Açıklamada son olarak Fransa’nın Irak’ta yaşayan tüm bileşenler arasındaki barış müzakerelerini desteklediği vurgulandı.

İnançlar komisyonu açıklama yaptı

Mezopotamya İnançlar Platformu da, Şengal’de inanç temelli yapılan provokasyonlara karşı duyarlılık çağrısında bulundu.

Şengal’de dini inançları çatıştırma stratejisi çerçevesinde gerçekleştirilen provokasyonların direnişle kazanılan statüyü sabote etmeye yönelik olduğunun kaydedildiği platform açıklamasında bu olaylar Bağdat, Ankara, Hewlêr yönetimleri tarafından Şengal’e yönelik düşmanca yönelimin bir parçası olarak değerlendirildi.

DIŞ HABERLER

#Êzidilere #yönelik #nefret #söylemlerine #karşı #Fransadan #kınama

 Sokak sanatçısı Aymaz’ı katleden ırkçı saldırgan tutuklandı

Sokak müzisyeni Cihan Aymaz’ı ‘Ölürüm Türkiyem’ şarkısı çalmadığı için katleden Mehmet Caymaz, ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklandı

Kadıköy’de bulunan Rıhtım’da sokak müzisyenliği yapan Cihan Aymaz’ı, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encu’nun açıklamasına göre  “Ölürüm Türkiyem” şarkısını söylemediği için katleden Mehmet Caymaz çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Aymaz saldırının ardından hayatını kaybederken, ırkçı saldırgan Caymaz ise, polis tarafından gözaltına alınmış ve Kadıköy Rıhtım Karakoluna götürülmüştü. Caymaz, savcılık ifadesi için Kartal’da bulunan Anadolu Adliyesi’ne sevk edildi.

Cinayeti itiraf etti

Caymaz, savcılıkta Aymaz’dan şarkı çalmalarını istediğini ancak Aymaz’ın ve beraberindekilerin bu talebi reddettiğini kabul etti. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen ırkçı saldırgan Caymaz, ırkçı saldırı yerine “kasten öldürme” iddiasıyla tutuklandı.

Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri ise cinayetin ardından dün yaptıkları basın açıklamasında cinayetin aydınlatılmasını istedi.

Ne olmuştu?

Kürt müzik yapan sokak sanatçısı Cihan Aymaz 2 Nisan akşamı Kadıköy’de bulunan Rıhtım’da şarkı söylediği sırada “Ölürüm Türkiyem” şarkısını çalmasını istediği Mehmet Caymaz’ın saldırısına uğradı. Caymaz sanatçıya şarkı söylemesi için ısrarda bulunurken, sanatçının bunu ret etmesi üzerine Aymaz’ı kalbinden bıçakladı. Saldırının etkisi ile Aymaz kendini denize atarken kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Encu duyurdu

Cinayetin ırkçı bir saldırı sonucu gerçekleştiğini sanal medya hesabı Twitter üzerinden duyuran Halkların Demokratik Partisi ( HDP) İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encu, “Bu basit bir isteğe verilen bir cevap üzerine gerçekleşen bir olay değil, zanlı bu arkadaştan ‘ölürüm Türkiye’ parçasını çalmadığı için bu saldırıyı gerçekleştirmiştir. Dolaysıyla bu bir ırkçı cinayettir. Cihan Aymaz bizim gönüllü parti çalışanımızdır. Olayın takipçisi olacağız” dedi.

 

Hakkında soruşturma açıldı

Öte yandan Aymaz’ın Neşet Ertaş’ın “Yitiğim muhtaç olmuş kuru soğana” şarkı sözlerini AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a uyarladığı için hakkında soruşturma açıldığı ve ifade verdiği ortaya çıktı. Aymaz yaşadıklarını verdiği bir sokak röportajında anlatıyor.

 

 

İSTANBUL

 

 

 

#Sokak #sanatçısı #Aymazı #katleden #ırkçı #saldırgan #tutuklandı

İtalyan akademisyen Forgia: Barış isteniyorsa Abdullah Öcalan ile görüşülmeli

Tecride vurgu yapan İtalyan akademisyen Enrico Maria la Forgia, Abdullah Öcalan’ın durumunun Türkiye’deki insan hakları ve ifade özgürlüğünün geldiği hali ortaya koyduğunu ifade etti

İmralı tecridine karşı harekete geçen siyasetçi, aydın, yazar, hukukçu ve gazetecilerin aralarında bulunduğu 7 ülkeden 36 kişiden oluşan Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon, 24-29 Ocak tarihlerinde İstanbul, Ankara ve Amed’de siyasi partiler, barolar ve sivil toplum örgütleriyle görüştü. Delegasyon, yaptığı görüşmelerin ardından İmralı tecridine dair rapor açıkladı.

MA’dan Ergin Çağlar’a konuşan İtalyan akademisyen ve gazeteci Enrico Maria la Forgia, delegasyonun İmralı tecridine karşı girişimleri ve çalışmalarını değerlendirdi.

Tüm Türkiye’ye yayıldı

Türkiye’deki temaslarında edindikleri gözlemler sonucunda Abdullah Öcalan’ın durumunun insan hakları, hapis cezaları, ifade özgürlüğü ve siyasi faaliyetlerin durumunu temsil ettiğini gözlemlediklerini kaydeden Forgia, özellikle İmralı’da insanlık dışı uygulamaların olduğunu ve bu uygulamaların ülkedeki tüm cezaevlerine sirayet ettiğini belirtti.

Şantaj aracı

Kürt halkının lider olarak tanımladığı Abdullah Öcalan’ın Kürt hareketiyle temasını engellemek için iktidarın tecrit politikalarını zorunlu kıldığına işaret eden Forgia, Abdullah Öcalan’ın tecrit edilmesinin ülkede çatışma ve savaş politikalarıyla da paralel bir düzeyde seyretmesine neden olduğunun altını çizdi. Forgia, tecridin bugün hem bölge halklarına hem de PKK’ye şantaj olarak kullanıldığını söyledi.

Barış için Öcalan ile görüşülmeli

PKK Liderinin tüm ezilen Ortadoğu halklarının sorunlarına radikal bir çözüm önerdiğini, yine Abdullah Öcalan’ın özellikle Kürt sorununun çözümü için pek çok kez girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Forgie, “Şaşırtıcı bir şekilde, hemen hemen hepsini İmralı’dayken yaptı. Bunun, geçici de olsa barış süreci üzerinde makul bir etkisi oldu. Hiç şüphesiz Öcalan halen partinin lideri ve barış sürecinin temel aktörüdür. Ankara, PKK ile bir barış anlaşmasına varmak istiyorsa, bunu partinin başkanı ve Kürt kamuoyunu en iyi temsil eden kişiyle müzakere etmek zorundadır” dedi.

Abdullah Öcalan’ın misyonuna değinen Forgie, şöyle devam etti: “Öcalan’ın siyasi düşüncesi, sosyalizme giden son yolu temsil etmektedir. Çalışmalarında büyüleyici bulduğum şey, yalnızca Güney-Batı Asya’da geliştirilen ve böyle bir bölgeye uygulanmak üzere geliştirilen sosyalizme felsefi bir yaklaşım olması değil, aynı zamanda Batı ve Doğu’nun solcuların teorilerini birleşmesini de temsil etmesidir. Öcalan’ın düşüncesi radikaldir ve toplumsal cinsiyet eşitliğini, çok kültürlülüğü ve ekolojiyi birbiriyle bağlantılı olarak; tıpkı Rojava paradigmasında olduğu gibi siyasi kurumların gelişiminin temeli olarak görür”

CPT raporu

Abdullah Öcalan ve İmralı’da bulunan diğer tutuklular için Türkiye’ye Eylül 2022’de ziyarette bulunan Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) Avrupa’ya hitap eden bir dayanışma yetkisine sahip olduğunu hatırlatan Forgia, “Avrupa ülkeleri ve kurumları, Türkiye’nin ticaret ve göç konularından dolayı sessiz kalıyor. Dolayısıyla Öcalan gibi hassas konularda kamuoyu önünde tavır almaktan kaçınıyorlar. CPT’nin son raporu yayınlamaktan kaçınmasının birçok nedeni olabilir: Ya Ankara ya da Brüksel komiteye baskı yaptı, ya Öcalan’ın sağlık durumunun tahmin edilenden daha kötü olduğunu anladı ve bu Türk hükümeti veya Türkiye Cumhuriyeti içindeki olası gerilimlere neden olmasından dolayı yaymaktan kaçınıldı. Ancak kesin olarak bilinen bir şey yok ve bunlar sadece uluslararası örgütün davranışını açıklayabilecek bazı varsayımlardır” dedi.

Çalışmaya devam ediyoruz

Delegasyonun çalışmalarına değinen Forgia, İtalya’ya döner dönmez mevcut durumu ülkedeki gazetelerle, radyolarla yaymayı başardıklarını aktardı. Yine ülkede tecride dair sivil toplum örgütleriyle beraber “Mahpusların Hakları ve Koşulları” konulu etkinlikler düzenlediklerini ifade eden Forgia, 25 Mart tarihinde yayınladıkları raporun basında daha fazla yer alması için de çalışmaya devam ettiklerini belirtti.

İSTANBUL

#İtalyan #akademisyen #Forgia #Barış #isteniyorsa #Abdullah #Öcalan #ile #görüşülmeli

Poyraz ailesi Yeşil Sol Parti için seçim çalışmalarında: Hesap sormak için oy verin

Seçim çalışmalarına destek veren Deniz Poyraz’ın anne ve babası, Yeşil Sol Parti’ye destek çağrısında bulunarak ‘Kadın katillerinden hesap sorma zamanı’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimleri için çalışmalarını sürdürüyor.

Çalışmalarda Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasında 17 Haziran 2021’de katledilen Deniz Poyraz’ın annesi Fehime ve babası Abdullilah Poyraz da yer alıyor.

Konak ilçesindeki seçim çalışmalarında aktif yer alan Poyraz ailesi, İzmir’den en az 4 vekil çıkarılması için gece gündüz çalışıyor.

MA’tan Tolga Güney ve Semra Turan’a konuşan aile adalet için Yeşil Sol Parti’ye oy verme çağrısında bulundu.

Savaşa karşıyız

Baba Abdullilah Poyraz, 14 Mayıs’ın halkların bir arada barış içerisinde yaşama iradesini ortaya çıkartacak önemli bir seçim olduğunu söyleyerek, çalışmalarda yer almasının nedenini, “Bu seçimin barışa, kardeşliğe, savaşın son bulmasına neden olmasını temenni ediyorum. Savaşa karşıyız, hiçbir annenin artık gözyaşı dökmesini istemiyoruz” şeklinde anlattı.

Katledilen insanların hesabı sorulacak

Yeşil Sol Parti’nin ezilen tüm halkların partisi olduğunu vurgulayan Poyraz, “Yeşil Sol Parti ile katledilen Özgecan Aslan, Berkin Elvan, kızım Deniz’in hesabını soracağız. Kazandığımız takdirde hesap verecekler” ifadelerini kullandı.

Birlik olup kazanalım

Anne Fehime Poyraz da seçimin önemli olduğunu vurgulayarak, “Kürt halkı ve ezilen tüm halkların iradesinin tanınması ve özgürce bu ülkede yaşamaları için önemlidir. Ne zamana kadar halkları ezecekler? Kürt, Arap, Çerkes, Alevi, Ermeni tüm halklar bu zulme karşı durmak için birlik olmalı ve seçimlerde kazanmalıdır. Bu seçim halkların için bir fırsattır. Fırsatı iyi değerlendirelim. Çalışmalarımızı büyütelim” diye seslendi.

Kadın katliamları son bulsun

Poyraz, kızı Deniz’in Kürt kimliği ve iktidara boyun eğmediği için katledildiğini dile getirerek, şunları söyledi: “Sadece tetikçi Onur Gencer değil, arkasındaki tüm güçlerin açığa çıkartılmasını ve hesap sorulmasını istiyorum. Deniz katledilmeseydi, bugün seçim çalışmalarında birlikte yer alıyor olurduk. Deniz katledildiğinde kadın katliamları son olsun dedim. Ama ondan sonra yüzlerce kadın katledildi. Kadınlar üzerindeki zulüm ve baskının son bulması için katillere geçit vermeyelim. Bu seçim kadınların seçimidir. O yüzden ben özelikle kadınlara çağrı yapmak istiyorum, katledilen tüm kadınların hesabını sormak için oylarını Yeşil Sol Parti’ye vermelerini istiyorum. Zaman kadın katillerinden hesap sorma zamanıdır. Zaman bizim zamanımızdır” diye konuştu.

İZMİR

#Poyraz #ailesi #Yeşil #Sol #Parti #için #seçim #çalışmalarında #Hesap #sormak #için #verin

Seçim Güvenliği Platformu’ndan ‘müşahit ol’ çağrısı

Seçim Güvenliği Platformu herkesi 14 Mayıs seçimleri için müşahit olmaya çağırdı

10 gün kala Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler için Seçim Güvenliği Platformu, herkesi müşahit olmaya çağırdı.

Platform sanal medya hesabı Twitter üzerinden #SeçimBizimGelecekBizim hastagıyla yaptığı paylaşımda, sinema ve tiyatro oyuncularının “Müşahit olmaya, oylar sayılırken sandık başına!” çağrısına yer verildi.

HABER MERKEZİ

#Seçim #Güvenliği #Platformundan #müşahit #çağrısı

Yeşil Sol’un Rize adayı Ayşe Lokumcu: Herkes elini taşın altına koysun

Yeşil Sol Parti’nin Rize adayı Ayşe Lokumcu adaylığında HDP’nin abisinin dava sürecinde gösterdiği dayanışmanın etkisi olduğunu vurguladı ve ‘Bu faşist düzenden birileri kurtarsın diye beklemeyelim. Herkes elini taşın altına koysun’ çağrısı yaptı

Kurdistan ve Türkiye kentlerinde 14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için halklar sandık başına gitmeye hazırlanırken, partiler de çalışmalarına devam ediyor. Özellikle kadınların iktidarın saldırılarına karşı önem atfettiği 2023 seçimleri için partilerin kadın adayları da sahada çalışmaya devam ediyor.

Karadeniz’de kadın adaylar öncü

270 kadın sayısı ile yüzde 45 oranında kadın milletvekili temsili oluşturan Yeşil Sol Parti, diğer partiler arasında dikkat çekerken, çalışmalarda özellikle kadınlar yer alıyor. Bu amaçla AKP-MHP iktidarının rant uğruna Hidroelektrik Santral (HES) projeleri, termik santrallerle büyük bir ekolojik yıkım yarattığı Karadeniz bölgesi de ilk defa kadın aday göstermesi açısından önemli bir yere sahip.

Kürt işçi dövülünce fikrim değişti

Babasının Demokrat Parti’nin (DP) il delegesi olduğu yıllarda kendisinin de bu görüşten etkilendiğini ancak lise yıllarında görüşlerinin değişmeye başladığını söyleyen Yeşil Sol Parti Rize milletvekili adayı Ayşe Bekar Lokumcu, “Telefon kulübesinde bir Kürt işçi ailesiyle telefonda konuşuyordu. Onu Kürtçe konuştuğu için 3 adam öldüresiye dövdü. Sizin milliyetçiliğiniz batsın dedim” sözleriyle yaşadığı değişimi anlattı.

Abimi paylaştım diye ceza verdiler

Artvin’in Hopa ilçesinde 2011 Genel Seçimlerine yönelik dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın 31 Mayıs tarihli mitingi öncesinde protesto eylemlerinde polisin sıktığı biber gazı ile fenalaşarak yaşamını yitiren Metin Lokumcu’nun kardeşi olan Ayşe Lokumcu, “Abimle ilgili paylaşımlarda bulundum. Bunların içinden iki tane karikatür seçmişler, bunun için dava açıldı. Bu paylaşımlardan dolayı sözde şikayette bulunulmuş ama hiç inanmıyorum. Daha sonra bana bundan dolayı 11 ay ceza verdiler. Ya bu cezayı yatacağımı ya da devletin öngördüğü bir yerde çalışacağımı söylediler. Ben de kabul etmedim. Daha sonra beş yıl başka bir suç işlememek kaydıyla cezalandırıldım” sözlerini kullandı.

İktidarın hukuksuz politikalarına karşı abisi katledildiğinde Kurdistan başta olmak üzere birçok kentte dayanışma eylemleri gerçekleştirildiğini belirten Lokumcu, abisinin adalet mücadelesini sürdürmeye devam ediyor.

Herkes elini taşın altına soktu

Türkiye’de daha önce hiç kadın aday gösterilmeyen kentlerden biri olan Rize’den Yeşil Sol Parti’nin birinci sıra milletvekili adayı olduğunu paylaşan Lokumcu, adaylığında Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) abisinin dava sürecinde gösterdiği dayanışmanın etkisi olduğunu vurguladı.

Lokumcu, “Kadınların çoğunluk olması benim için çok etkili oldu. Toplumsal barışın sağlanmasını istiyorum, Yeşil Sol da bunu sunuyor. Abim herkesin sesiydi” dedi.

Çay üreticisi olduğunun bilgisini veren Lokumcu, “Buna ve doğaya dair sorunları çözmek için aday oldum. AKP’yi biz kadınlar getirmedik ama biz kadınlar göndereceğiz. Bu faşist düzenden birileri kurtarsın diye beklemeyelim. Herkes elini taşın altına koysun. Ülkeye barışı getirecek olanlar kadınlardır” mesajını verdi.

HADEP’ten beri çalışmalarda

Lise yıllarında başlayan ve daha sonra 1994’te kurulan Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) ile mücadelesini sürdüren Yeşil Sol Parti Artvin milletvekili adayı Fulden Şahin de, Yeşil Sol’un kadın eşitliğini savunan bir parti olduğunu vurgulayarak, “Etrafımızda hukuksuzluk, sömürü gerçekleşiyor. Alım gücümüz düşüyor, doğa tahribi yaşanıyor, çocuk istismarı arttı ve son olarak depremde yaşadıklarımızın da sonucunda mücadelemi bu çatı altında birleştirmeye karar verdim” dedi.

Kadın adayların olması önemli

Artvin’de kadın vekil adayı olarak birinci sıradan gösterilmesinin önemli bir adım olduğuna dikkat çeken Şahin, “Köklü partilerde kadınlar ve gençler büyük bir çaba harcıyor ama bir yere getirilmiyorlar, sözleri dinlenmiyor. Bu açıdan her alandan kadın benim aday olmamı çok olumlu yorumladı. Seçilmesem bile mücadeleye çok katkısı oldu” sözleriyle bölgedeki kadınlar tarafından sahiplenildiğini aktardı.

Yeşil Sol Parti etrafında toplanalım

Yeşil Sol Parti’nin AKP-MHP iktidarının yaşamın her alanında yarattığı sorunlara dair çözüm üretme gücünün ve vaadinin olduğunun altını çizen Şahin, “Mesele sadece Erdoğan’ın gitmesi değil. Onunla birlikte oluşan bu sistemin de ortadan kalkması gerekiyor. Değişen sistemin devamlılığı, biz kadınların öncülüğünde gelişmesini sağlamamız için Yeşil Sol Parti etrafında toplanmalıyız. Eşit ve özgür bir toplum için daha çok kadın daha çok yaşam” sözleriyle halklara seslendi.

Haber: Rozerin Gültekin / JINNEWS

 

#Yeşil #Solun #Rize #adayı #Ayşe #Lokumcu #Herkes #elini #taşın #altına #koysun