Ana Sayfa Blog Sayfa 512

Gözaltına alınan 23 kişi tutuklama talebi

Eskişehir ve İstanbul’da yürütülen soruşturma kapsamında 8 kentte yapılan ev baskınlarıyla gözaltına alınan 23 kişi tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

AKP-MHP iktidarı 14 Mayıs seçimlerine giderken kaybetme korkusu ile gözaltı operasyonlarını sürdürmeye devam ederken, birçok kentte yapılan ev baskınlarıyla çok sayıda kişi gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 30 Nisan sabahı, 8 kentte düzenlenen operasyonda çok sayıda Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Etkin Haber Ajansı (ETHA) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi evlerine düzenlenen polis baskınıyla gözaltına alınmıştı.

Aralarında ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, ETHA editörü Nadiye Gürbüz ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekilli adayları da yer aldığı gözaltındaki kişiler için dosyaya gizlilik kararı ve avukat kısıtlılığı getirilmişti.

Suçlamalar

Bu sabah İstanbul ve Eskişehir Adliyelerine çıkarılan gözaltındaki 23 kişinin ifadeleri alındı. Eskişehir merkezli yürütülen soruşturmada gözaltına alınanlar hakkındaki suçlamalar arasında SGDF faaliyetlerine katılmak, Polen Gençlik Kültür Evi’ne gitmek, Eskişehir’de Onur Yürüyüşü, 1 Mayıs ve 25 Kasım eylemlerine katılmak yer aldı. İfade işlemleri tamamlanan 10 kişinin tamamı, tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

İstanbul’da tutuklama talebi

İstanbul’da yürütülen soruşturması kapsamında gözaltına alınan 13 kişi de ifade işlemlerinin tamamlanması sonrası aynı şekilde tutuklanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

HABER MERKEZİ

#Gözaltına #alınan #kişi #tutuklama #talebi

Ankara Barosu: Seçim verilerini toplama İçişleri Bakanlığı’nın yetkisinde değil

Ankara Barosu seçim verilerini toplamanın İçişleri Bakanlığı’nın yetkisi kapsamında olmadığını vurgulayarak YSK’yi göreve çağırdı

Ankara Barosu, sandık sonuç tutanaklarının seçim kurullarından alınması ve İçişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan sisteme girilmesi konusunda kaymakamlıklara yazı yazıldığı iddialarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Ankara Barosu’ndan yapılan açıklamada Yüksek Seçim Kurulu (YSK), kamuoyunu aydınlatmak ve bilgilendirmek üzere göreve davet edildi.

Seçim verilerini toplama, birleştirme ve ilan etmede tek yetkilinin YSK olduğu ifade edilen açıklamada, “İçişleri Bakanlığı’nca, sandık sonuç tutanaklarının seçim kurullarından alınması ve Bakanlık bünyesinde oluşturulan sisteme girilmesi konusunda Kaymakamlıklara yazı yazıldığı kamuoyunun gündemine gelmiştir. Anayasa, seçim sonuçlarını birleştirme ve ilan etme yetkisini sadece Yüksek Seçim Kurulu’na vermiş olup, Yüksek Seçim Kurulu ise verilerini kanuna uygun olarak siyasi partilerle ve kamuoyu ile paylaşmaktadır. Seçim verilerini toplamak İçişleri Bakanlığı’nın yetkisi kapsamında değildir” ifadeleri yer aldı.

HABER MERKEZİ

#Ankara #Barosu #Seçim #verilerini #toplama #İçişleri #Bakanlığının #yetkisinde #değil

Çocuğa işkence: Dosya Ağır Ceza’ya gönderildi

Lice Asliye Ceza Mahkemesi, 14 yaşındaki çocuğa işkence yapan polisler hakkında ‘hürriyeti tahditten’ hazırlanan iddianame için ‘işkence suçu’ ve ‘nitelikli yağma’ suçları olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi, dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi

Amed’in Licê ilçesinde 21 Mart’ta 14 yaşındaki Y. D.’yi zırhlı araca bindirerek işkence yapıp, Kürtlere küfür etmesini isteyen, İstiklal Marşı, Mehmetçik Marşı ve Gençlik Hitabe’nin ezberlememesi halinde öldürülmekle tehdit ettikten sonra elleri ayaklarını bağlayarak bir dere bataklığında ölüme terk eden 5 polis hakkında “hürriyeti tahditten” hazırlanan iddianamede görevsizlik karar verildi.

Lice Asliye Ceza Mahkemesi, Lice Emniyet Amiri Aykut Oral polisler Hayrettin Çakmak, İsmail Akkuş, Emre Özcan ve Gökhan Bay hakkında “kasten silahla ve kamu görevlisinin sahip olduğu nüfus kötüye kullanmak suretiyle yaralama” suçundan yürütülen soruşturmada, 5 polis hakkında “kişiyi hürriyetten yoksun bırakma’ suçundan hazırlanan iddianame, görevsizlik kararı verdi.

Dosya Ağır Ceza’ya gönderildi

Lice Asliye Ceza Mahkemesi, dosya hakkında görevsizlik kararı vererek 5 polisin üzerine atılı suçun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun (TCK) 94/2-a maddesinde öngörülen “Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı işkence” suçu ile 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-c-e-h maddelerinde düzenlene “nitelikli yağma” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirilmesi için Diyarbakır Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

Mahkeme, tutuksuz yargılanan polisler hakkında verdiği adli kontrol tedbirinin uygulanmasının devamına, tutuklu polisler İsmail Akkuş, Emre Özcan ve Gökhan Bay’ın tutukluluk hallerinin devamı yönünde karar verdi.

Amed Barosu: Sürecin takipcisiyiz

“Hürriyeti tahditten” hazırlanan iddianameye itiraz ederek, iddianamenin işkence suçundan hazırlanması yönünde başvuru yapan Amed Barosu konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Lice Asliye Ceza Mahkemesi, Newroz günü 14 Yaşındaki çocuğa karşı fiilleri işkence suçu kapsamında değerlendirerek görevsizlik kararı verdi. Newroz günü 14 yaşındaki çocuğun hukuk dışı alıkonulmak suretiyle işkence edilmesine dair, Lice Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 3’ü tutuklu 5 polis memuru hakkında yürütülen soruşturma neticesinde ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçu kapsamında iddianame hazırlanmıştır. Baromuzca, iddianamede işkence suçuna yer verilmeyerek suç tanımının eksik nitelendirilmesi nedeniyle hazırlanan iddianamenin eyleme uygun suç tanımı üzerinden işkence suçu kapsamında cezalandırma talebinde bulunulması isteminde bulunulmuştur. Lice Asliye Ceza Mahkemesi’nce talebimiz doğrultusunda 5237 sayılı TCK’nın 94/2-a maddesinde öngörülen ‘Çocuğa, Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan kişiye ya da gebe kadına Karşı İşkence’ suçu ile 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-c-e-h maddelerinde düzenlene ‘Nitelikli Yağma’ suçu kapsamında yargılamanın yapılması gerektiği belirtilerek Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Hukuki sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerindi kullandı.

HABER MERKEZİ

#Çocuğa #işkence #Dosya #Ağır #Cezaya #gönderildi

GÖÇİZDER davası: Günlük telefon konuşmaları suçlama konusu yapıldı

GÖÇİZDER eşbaşkan ve yöneticilerinin yargılandığı davanın duruşması görüldü. Davada günlük telefon konuşmaları suçlama konusu yapılırken, duruşmaya yarın devam edilmesine karar verdi

Göç İzleme Derneği’nin (GÖÇİZDER) yönetici ve üyelerinin de aralarında bulunduğu tamamı tutuksuz yargılanan 23 kişi hakkında açılan davanın 3’üncü duruşmasının birinci oturumu, Silivri Kapalı Cezaevi Kampüsü’nde görüldü. Duruşmayı Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatların yanı sıra Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) temsilcileri, Hafıza Merkezi üyeleri ve çok sayıda hukukçu da takip etti. İnsan hakları savunucuları ve sanatçılar da dayanışma amaçlı duruşmaya katıldı.

Duruşma kimlik tespiti ile başladı. Ardından duruşma 5 Ocak’ta görülen davanın 2’nci duruşmanın 2’nci oturumunda savunmaları ertelenen tutuksuz yargılanan GÖÇİZDER üyeleri avukat Pınar Konak, Süleyman Yıldız, Veysi yıldız, Ali Koçyiğit, Şeref Kaya, İlyas Erdem ve Birhat Avcı’nın dinlenmesi ile devam etti. Savunmalarını yapan 6 kişi, derneğin kriminalize edilmesine karşı projelerini göç çalışmaları kapsamında yürüttüğünü dile getirdi.

Telefon konuşmaları suçlama konusu

Suçlama konuları arasında yer alan tapelere dair de savunma yapan GÖÇİZDER üyeleri, arkadaşları ile yaptıkları ve yaşamın olağan akışına uygun olan telefon konuşmaları olduğunu ifade etti. Konuşmalarda arkadaşları ile şakalaşmalarının dahi suç unsuru olarak gösterilmesine tepki gösteren üyeler, konuşmaların herhangi bir suç teşkil etmediğinin altını çizdi. Yargılanan üyeler, derneğin projelerini anlatarak göçe maruz bırakılan kişiler için çalışmalar yürüttüklerini vurguladı. Ayrıca gözaltına alındıkları ve tutuklandıkları süreci hukuka aykırı bir karar olarak değerlendiren üyeler, haklarında hazırlanan iddianameyi de hukuki düzeyde bulmadıklarını belirtti.

Avukatların talepleri

GÖÇİZDER üyelerinin savunmalarının ardından tutuksuz yargılananların avukatları da savunma yaptı. Avukatlar, tutuksuz yargılananlar hakkında yurt dışı yasağı ile adli kontrolün kaldırılmasını ve duruşmadan vareste tutulmalarını talep etti. Avukatlar ayrıca tevsii tahkikat; yani esas hakkında savunma yapılmadan önce mahkemenin araştırması gereken hususların, toplanmayan delillerin bildirilmesi ve yargılamanın genişletilmesi taleplerini bildireceğini paylaştı.

Savunmalardan sonra mahkeme heyeti ara karar oluşturmak amacıyla duruşmaya 10 dakika ara verdi.

Duruşma yarın devam edecek

Aranın ardından mahkeme başkanı ara kararını açıkladı. Tüm avukatların beyanda bulunmasına ve duruşmanın bugün bitebilecek olmasına rağmen ara kararlar için duruşmaya yarın devam edilmesine karar verildi. Ayrıca bir önceki duruşmada avukatların tanık taleplerinin tüm savunmaların alınması ardından değerlendirilmesine ilişkin kararın da yarın görülecek olan duruşmada açıklanacağı belirtildi.

Duruşmanın ikinci oturumu yarın görülmeye devam edecek.

HABER MERKEZİ

#GÖÇİZDER #davası #Günlük #telefon #konuşmaları #suçlama #konusu #yapıldı

Yeşil Sol seçim çalışmaları hız kesmeden sürüyor

Yeşil Sol Parti, köy köy, ev ev seçim çalışması yürütüyor. DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dikkat çekerek, ‘Bu aynı zamanda onurlu yaşama, demokrasiye bir tecrittir’ ifadeleri kullandı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Amed merkez, ilçe ve mahallerinde seçim çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Seçim çalışmaları kapsamında Yeşil Sol Parti milletvekili adayı ve aynı zamanda Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Berdan Öztürk ve beraberindekiler, Hênê (Hani) ilçesinin Nerîb Axa Mahallesi’nde esnafı ziyaret ettikten sonra, yurttaşlarla buluştu.

Heyet, mahalleye konvoy halinde girdi. Yeşil Sol Partisi’nin seçim otobüsünü gören yurttaşlar, kapı önlerinde konvoyu ıslık, zılgıt ve alkışlarla karşıladı. Heyet önce mahalledeki esnafları ziyaret etti. Ardından da bir kahvehanede halkla bir araya geldi.

Burada konuşan Amed milletvekili adayı Samet Mengüç, hak talep eden Kürtlerin şiddetle bastırıldığını ifade etti. Mengüç, “Bunu Dersim’de, Koçgiri’de, Zilan’da gördük. Ancak tüm zulümlere karşı her zaman Kürtler direnmenin bir yolunu bulmuştur. Yıllarca Ermenilere, Rumlara yapılanlar bugün Kürtlere de yapılmak isteniyor” dedi.

Dört parçada Kurdistan’a saldırdılar

DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk ise, son 8 yılda artan baskılara dikkat çekti. Dört parça Kurdistan’da Kürtlerin varlığına saldırı olduğunu ifade eden Öztürk, “Güney Kurdistan’da kimyasal silahlarla yapmadıkları kalmadı. ‘Seni orada yok edemiyorsam, statünü ortadan kaldıramıyorsam, doğanı yok ederek topraklarını terk edecek hale getiririm’ diyorlar. Yine Rojava’daki halkımız, DAİŞ barbarlığına karşı savaştı. Sadece Kürt halkının onuru değil, insanlığın onurunu savundular ve bu yolda da onbinlece şehit verdi. Bu iktidar zihniyeti DAİŞ gibi çetelerle ortaklaşıp Efrîn’i işgal etti. Kurdistan’ın diline, kültürüne ve tarihine saldırı gerçekleştiriyorlar. Şunu diyorlar; Nüfus olarak bitiremeyebilirim ama istediğimiz noktaya getirebiliriz. Bu Şark Islahat Planı’nın devamı ve genişletilmiş halidir. Biat etmiş Kürt istiyorlar. Efendi Kürt ve iradesiz Kürt istiyor” şeklinde konuştu.

‘Sonuç alınmayacaklar’

Öztürk, 2013-2015 yılı arasında PKK Lideri Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmeleri hatırlatarak, “Bu süreçte kimsenin burnu bile kanamadı. Kürtler savaş istemiyor, diğer haklar gibi dili ve kültürü ile yaşamak istiyor. 2015 Dolmabahçe Mutabakatı hesaplarına gelmediği için yıktılar. 5 Nisan 2015’te Sayın Öcalan’a yönelik ağır tecrit devreye konuldu. Bu aynı zamanda savaş kararıydı. Topyekün bir savaş başlatıldı. Ancak halkımızın duruşundan dolayı bugüne kadar sonuç alınmadı ve bundan sonrada sonuç alınmayacaktır” diye belirtti.

‘Öcalan’a tecrit demokrasiye tecrittir’

Ekonominin bu duruma gelmesi Kürtlere karşı yapılan kirli savaşın sonucu olduğunu dile getiren Öztürk, “Her gün kalkan savaş uçakları ve SİHA’lar Kürtlere karşı kullanılmasıdır. Dünyada birçok örneği olduğu gibi dönüp, dolaşıp geleceği yer masa olacak. Masayı yıkmakla hata ettiler. 2 yıldan fazla bir süredir Sayın Öcalan’dan haber alınamıyor. Sayın Öcalan tek değildir. Milyonların iradesidir. Sayın Öcalan sadece Kürtler için değil, tüm ezilen halklar için bir umut olmuş, paradigması benimseniyor ve yayılıyor. ‘Başka bir yaşam mümkün diyen’ sadece Sayın Öcalan’dır. Bu yüzden tecrit uygulanıyor. Bu aynı zamanda onurlu yaşama, demokrasiye bir tecrittir” ifadeleri kullandı.

Öztürk, seçimin önemine değinerek, şunları söyledi: “Yüzyıl önce kurulan sistemde onlar ‘faşizm’ diyor, biz demokrasi, eşitlik, özgürlük diyoruz. İmralı kapısı kapanacak ve Sayın Öcalan fiziki özgürlüğüne kavuşacak. Verilen her bir oy 100 yıllık soykırım politikalarına karşı verilecek bir oy olacak. Millet İttifakı’nın diğerlerinden bir farkı yok, Kürt düşmanlığı zihniyeti onlarda da var. Bu anlamda Kürt halkı ne istiyor, Millet İttifakı’na gerekli net mesajımızı vereceğiz. Cumhurbaşkanlığında Kılıçdaroğlu’na oy vererek ona bir fırsat tanıyoruz. Vekil adaylığında Yeşil Sol Parti’ye, Cumhurbaşkanlığında ise, Kürtlere açık açık düşmanlık yapan diktatöre karşı Kılıçdaroğlu’na oy vereceğiz.”

Pasûr

Yeşil Sol Parti Amed milletvekili adayları Adalet Kaya ve Serhat Eren, seçim çalışmaları kapsamında Pasûr (Kulp) ilçe merkezinde esnaf ziyareti gerçekleştirerek, halk buluşmasına katıldı. Ayrıca kentte bildiri dağıtıldı.

Ankara

Ankara’da ise Yeşil Sol Parti, 1’inci bölge milletvekili adaylarının katılımı ile Güvenpark’ta seçim standı açtı. Gençlerin ve kadınların standa yoğun ilgisi dikkat çekti. Yabancı turistler de standa uğrayarak, parti hakkında bilgi aldı. Partililerle sohbet eden yurttaşlar, “Bir oyumuz var o da Yeşil Sol’a” dedi.

Wan

Wan’da milletvekili adayları, seçim çalışmaları kapsamında kent merkezi, Erdiş, Qelqelî (Başkale) ve Westan (Gevaş) ilçelerinde halkla buluştu. Milletvekili adayı Havin Kiye, yerine kayyım atanan Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Mustafa Avcı ve beraberindeki heyet, Erdiş Sanayi Odası ve sebze halindeki esnaflarıyla bir araya geldi. Ardından Qerekis kırsal mahallesine giden partililer, yarın HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın katılımı ile ilçe merkezinde düzenlenecek mitinge katılım çağrısı yaptı. Ayrıca miting için bildiri dağıtıldı.

Milletvekili adaylarından Taylan Ertaş ve Zülküf Uçar, kent merkezinde bulunan Kurubaş Tekstil Kent’i ziyaret ederek, işçilerle bir araya geldi. Mahmut Dindar ise, Qelqelî ilçesinde halk ziyareti gerçekleştirdi. Davul zurnalarla kent girişinde karşılan Dindar ve beraberindeki heyet, bir süre yurttaşlarla birlikte halaya durdu. Partililer, daha sonra ilçe merkezine geçerek, esnaf ziyareti gerçekleştirdi. Adaylardan Gülcan Kaçmaz Sağyiğit da Westan ilçesinde kadın buluşmasına katıldı. Kente bağlı diğer ilçelerde de seçim çalışmaları devam etti.

Mûş

Yeşil Sol Parti Mûş milletvekili adayları, Hasköy’de esnaf ziyareti gerçekleştirdi. Vekil adayları, ardından köy köy seçim çalışmalarını sürdürdü. Hasköy köylerinde seçim çalışmalarına Sezai Temelli ve Mensur Işık ile partililer katıldı. Temelli, Yeşil Sol Parti’nin oy pusulasında 12’nci sırada olduğunu ve pusulanın nasıl kullanılacağına değindi.

Temelli, “Bu seçim tarihi bir seçimdir. Oyumuz bizim irademizdir. Bir oy Kemal Kılıçdaroğlu’na bir oy ise Yeşil Sol Parti’ye” çağrısı yaptı.

Sümeyye Boz ve Serhat Dursun ise, taziye ve aile ziyaretlerinde bulundu.

İzmir

Ege bölgesi illerinde seçim çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. İzmir Karşıyaka’da bulunan Bostanlı çarşısında esnaf ziyareti gerçekleştiren Yeşil Sol Parti, esnaflarla uzun uzun sohbet ederek, destek istedi. Partinin İzmir milletvekili adayları, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Garo Paylan ve parti yöneticilerinin katıldığı çalışmaya yoğun ilgi dikkat çekti. Sokakta yurttaşlarla da sohbet eden partililer, ekonomik krizden kurtuluşun iktidarın değişmesiyle oluşacağını söyledi.

Konak Alsancak’ta stand açarak, bildiri dağıtımı yapan Yeşil Sol Parti, yurttaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Yurttaşlar, oylarının “değişimden” yana olacağını vurguladı.

Yeşil Sol Parti milletvekili adayları ayrıca Bornova, Bayraklı, Çiğli ve Menemen ilçelerinde de bildiri dağıtımı, ev ve esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi.

Muğla

Muğla’nın ilçelerinde mahalle ve köylerinde stant çalışmaları, bildiri dağıtımları, esnaf ve ev ziyaretleri gerçekleştirildi. Adaylar, Fethiye Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’nde kadınlarla buluştu. Kadınlar, seçimden beklentilerini anlattı. Buluşmada konuşan milletvekili adayı İpek Mahmutoğlu, Yeşil Sol Parti’nin kadın çalışmalarını aktararak, çalışmalarını meclise daha güçlü bir şekilde taşıyabilmek için tüm kadınların oyuna takip olduğunu belirtti.

Adaylardan Hasan Yıldırım, Fethiye ilçesinde işçi havzalarını ziyaret etti. İşçilerin dertlerini dinleyen Yıldırım, çarenin Yeşil Sol Parti’de olduğunu ifade etti.

Bodrum ilçesinde ise, Gündoğan, Dağbelen ve Çarşı mahallelerinde stant açıldı.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #seçim #çalışmaları #hız #kesmeden #sürüyor

Riha merkezli operasyonda 7 kente 11 kişi gözaltına alındı

Riha merkezli 7 kente yapılan ev baskınlarında 11 kişi gözaltına alındı

Riha merkezli bu sabah 7 ilde bazı evlere polislerce baskınlar düzenlendi. Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı bir soruşturma kapsamında Êlih, Mersin, Konya, Antalya, Bedlîs ve İstanbul olmak üzere 7 kentte yapılan ev baskınlarında 11 kişi gözaltına alındı.

Gözaltına alınanların Riha’ya getirileceği öğrenildi.

HABER MERKEZİ

#Riha #merkezli #operasyonda #kente #kişi #gözaltına #alındı

Kadın Zamanı Derneği’nden gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı

Kadın Zamanı Derneği yaptığı açıklamada, tutuklanan kadın gazetecilerle dayanışmanın sürdürüleceğine işaret ederek, gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı yaptı

Kadın Zamanı Derneği, son 11 ayda mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklanan özgür basın emekçisi 12 kadınla dayanışmak amacıyla yazılı bir açıklama yayınladı. Kürtçe ve Türkçe yapılan açıklamada, tutuklanan Safiye Alağaş, Beritan Canözer, Öznur Değer, Habibe Eren, Derya Ren, Diren Yurtsever, Berivan Altan, Ceylan Şahinli, Dicle Müftüoğlu, Elif Üngür, Neşe Toprak ve Remziye Temel ile dayanışmanın sürdürüleceği vurgulandı.

10 ayda 34 gazetecinin tutuklandı

“Yaşadığımız coğrafyada özellikle Kürt ve muhalif gazeteciler baskı altına alınmaya, susturulmaya çalışıldı ve hala çalışılıyor” denilen açıklamada, Türkiye’de son 10 ayda 34 gazetecinin tutuklandığı hatırlatıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Geçtiğimiz günlerde tutuklanan Kürt gazeteciler için Kadıköy’de basın açıklaması yapmak isteyen gazeteciler darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltına alınan gazetecilerin çoğunlukla kadın olması mevcut sistemin kadına karşı yürüttüğü politikaların ve şiddetin nasıl meşrulaştırıldığının göstergesi. Hakikat yolunu kalemleriyle aydınlatan gazetecilerin gözaltı, baskı ve tutuklamalarla susturulmasına karşı hak savunucuları olarak ifade özgürlüğünün önemini tekrardan hatırlatıyor, tutuklanan gazetecilerin serbest bırakılması talebimizi yineliyoruz. Haber yapmak suç değildir. Özgür basın ve kadın haberciliği susturulamaz.”

Açıklamada, bu günün 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü olduğuna işaret edilerek, “Hakikat yolunu kalemiyle aydınlatan tüm gazetecilerin basın özgürlüğü gününü kutluyor, hak ettikleri özgürlük tanınana dek gazetecilerin yanında duruyoruz” denildi.

HABER MERKEZİ

#Kadın #Zamanı #Derneğinden #gazetecilerin #serbest #bırakılması #çağrısı

ODTÜ’lüler ayakta: Şenlik bizimdir

ODTÜ’de Uluslararası Bahar Şenliği’nin hazırlıkları rektörlük tarafından engellenmeye çalışınca öğrenciler eylem yaptı

ODTÜ’de bu sene 35’incisi gerçekleştirilecek Uluslararası Bahar Şenliği’nin hazırlıkları düzenleyici topluluk Uluslararası Gençlik Topluluğu (UGT) tarafından sürdürülürken Rektörlük UGT’nin defalarca yaptığı görüşme talebine mail yoluyla cevap verdi ve şenliğin bu sene kesinlikle yapılmayacağını söyledi.

Rektörlük gerekçe olarak yaşanan depremleri öne sürdü. UGT, ‘depremin’ bahane olarak öne sürüldüğünü söyleyerek ODTÜ’lüleri şenliğe sahip çıkmak için eyleme çağırdı.
Dün, fizik çimlerinde toplanan ODTÜ’lüler hazırladıkları dövizler ve pankartlarla eylem gerçekleştirirken, ‘ODTÜ burada, Verşan nerede?’, ‘Verşan Kök ODTÜ’ye rektör olamaz’ sloganları sıklıkla atıldı. ODTÜ’lüler şenliklerinden vazgeçmeyeceklerini ve kayyum rektör Verşan Kök’ün yasaklarını tanımadıklarını ilan ettiler.

Mezunlara da yasak

Yasağın geri çekilmesi için bugün de bir araya gelen öğrenciler, “Şenlik ODTÜ’nün, ODTÜ bizimdir”, Verşan Kök ODTÜ’ye rektör olamaz”, “ODTÜ burada Verşan nerede?” sloganlarıyla rektörlüğe yürüdü. Öğrenciler tarafından yapılan açıklamada, şenliğin aynı zamanda depremzedelerle dayanışma amaçlı yapıldığına dikkat çekilerek şöyle denildi: “Erteleme bizim için engelleme anlamına gelir. Şenliği engellemek, afet bölgesiyle kurulacak dayanışmayı da engellemektir. ODTÜ kamuoyu asla buna izin vermez” denildi. Rektörlüğün görüşme talebini kabul etmesini bekleyen öğrenciler, burada halaylarla, danslarla, müzikle, sloganlarla eyleme devam etti. Bu arada, sabah saatlerinden bu yana kampüse girmek isteyen ODTÜ mezunlarına Rektörlük talimatıyla izin verilmediği öğrenildi.

ANKARA

#ODTÜlüler #ayakta #Şenlik #bizimdir

Tümen’in cenazesi 7 yıl sonra ailesine verildi

Nisêbîn’de sokağa çıkma yasağı sürecinde yaşamını yitiren Vakkas Tümen’in cenazesi, 7 yıl sonra ailesine verildi

Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde 2015-2016 yılları arasında ilan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında hayatını kaybeden Vakkas Tümen’in (Kawa Çekdar) cenazesi, 7 yıl sonra ailesine verildi. 2016 yılının Mayıs ayında hayatını kaybeden Tümen’in cenazesi, Amed’te bulunan kimsesizler mezarlığında defnedilmişti. Tümen’in ailesini arayan polisler, cenazeyi alabileceklerini bildirdi. Tümen ailesi, bunun üzerine Amed’e gelerek, Tümen’in cenazesini aldı.

Tümen’in cenazesinin Riha Berecûk (Birecek) ilçesine bağlı Ayran kısal mahallesinde defnedileceği öğrenildi.

Kaynak: MA

#Tümenin #cenazesi #yıl #sonra #ailesine #verildi

RSF, IPI, ECPMF ve CPJ: Değişmeyen tek şey Kürt basınına baskı

RSF, IPI, ECPMF ve CPJ yaptığı açıklama ile ülkenin basın özgürlüğü konusunda geriye gitmesinin Kürt basınına yönelik saldırılardan kaynaklandığını söyledi

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle Beyoğlu’nda bulunan Aynalı Geçit Sanat Galerisi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF)’temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda gazeteci katıldı.

Kürt basınına baskı

Toplantıda ilk olarak konuşan IPI Başkan Yardımcısı Emre Kızılkaya, polisin cezasızlık nedeniyle gazetecilere yönelik tavırlarını eleştirdi.

Türkiye’nin basın özgürlüğü konusunda geçen yıllara oranla çok daha geriye gittiğinin altını çizen Kızılkaya, bu durumun temel nedeninin iktidarın Kürt gazetecilere yönelik baskılarından kaynaklandığını vurguladı. Mezopotamya Ajansı’na (MA) yönelik baskıları işaret eden Kızılkaya, yıl içerisinde 50’ye yakın Kürt gazeteci tutuklandığını aktardı. Kızılkaya, bu duruma ilişkin, “Bu ağır tablo dünyada yani Çin, Rusya ve İran gibi diktatörlük seviyesine varan otoriter ülkelerde görülen bir manzaradır. Şimdi Kürt gazeteci arkadaşlarımız tutuklanması seçim kampanyasının yürütülmesinde bilgi akışının aksamasına neden olacak” dedi.

Gazetecilerin oynayacağı rol

Daha sonra konuşan Medya Özgürlüğü Acil Müdahale Koordinatörü Gürkan Özturan, 3 Mayıs 2022’den bu yana geçen bir yıl içinde en az 72 gazeteciye yönelik fiziksel saldırı gerçekleştiğini kaydetti. Ülkede Kürt gazetecilere yönelik uygulamaların baskının boyutunu ortaya koyduğunu ifade eden Özturan, gazetecilerin seçimlerdeki rolüne işaret ederek, “Gazetecilerin Türkiye’deki bu seçim yılında ve gelecekte güçlü ve demokratik bir toplumun inşasında oynayacakları çok önemli bir rol vardır” dedi.

Gazeteciler terörizm ile suçlanıyor

CPJ Türkiye Direktörü Özgür Öğret ise, ülkede gazetecilerin yargıyla başının dertte olduğunun altını çizdi. Özellikle de 2013 ila 2015 yılındaki “diyalog” sürecinin sona erdirilmesinden sonra Kürt basınına dönük başlayan saldırılara ilişkin Öğret, “Barış süreci olarak bilinen süreç haricinde Kürt medyasının bu yargılamalardan ve operasyonlardan başını kaldıramadığını görüyoruz. Son bir yıldır arta arda yapılan operasyonların ardından geçen hafta başlayan ve bu gün iki gazetecinin tutuklanması ile sonuçlanan bir durum var. Buradan baktığımı zaman 10 yıldır hiç değişmeyen tek şey gazetecilerin teröristlikle suçlanması. Bu yüzden devletin bu yaklaşımına tepki gösterilmesi ve herkesin ses çıkarması gerekir” dedi.

RSF: Tutuklamalar hukuk dışı

RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ise, gazetecilere yönelik keyfi tutuklamaları, internet yasakları, davalar, caydırmaya yönelik RTÜK kararları, ayrımcı basın kartları, habercilere karışı ihlallere yönelik işlenen suçlarda cezasızlık gibi süregelen ihaleleri sıraladı. Son tutuklamalara da dikkat çeken Önderoğlu, şöyle devam etti: “Gazetecilerin tutuklanmasını bir yana bırakamayız.  Bu tutuklamalar bize iktidarın yargıyı da güvenlik güçlerini de seçim sürecine alet edebileceğini gösteren bir gelişmedir. Gazetecilerin keyfi olarak tutuklanmasın tamamen hukuk dışıdır.”

İSTANBUL

#RSF #IPI #ECPMF #CPJ #Değişmeyen #tek #şey #Kürt #basınına #baskı