Ana Sayfa Blog Sayfa 529

Kılıçdaroğlu’ndan ‘kiralar’ videosu

Kılıçdaroğlu, ‘Kiralar’ başlığıyla yayımladığı videoda konut kiralarında yaşanan fahiş artışlara dikkat çekti ve çözüm yollarını açıkladı

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, barınma kriziyle ilgili açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, “Kiralar” başlığıyla yayımladığı videoda konut fiyatlarında yaşanan fahiş artışlara dikkat çekti ve çözüm yollarını açıkladı.

Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

“Sevgili halkım, bu aralar hepimizi mahveden, darmadağın eden, soframızdaki ekmeğimizden eden kiralar konusu var. Tabi asıl sorun, Türkiye’nin kangren olmuş barınma sorunu. 2002’de nüfusun yüzde 75’i ev sahibiyken, bugün bu oran yüzde 55’e düştü. Görüyor musunuz, şu korkunç durumu? Yeni jenerasyonlar asla ev sahibi olamıyor. Konut fiyatlarındaki artış, doları ikiye katladı. Maaşlarına sahte enflasyon rakamlarının bile altında zam alan çalışanların, hele milyonlarca asgari ücretlinin ev sahibi olması mümkün değil, hayal. Bir yıl içinde kiralar, yüzde 197 arttı. Asgari ücret 8 bin 500 lira iken; bir evin kirası ortalama 7 bin 400 liraya çıktı. Bütün bir ay gece gündüz çalış, yüklen yüklen yüklen… Sonra kazandığın üç kuruşun 2’si kiraya gitsin. Bu Erdoğan kapitalizmin altında böyle ezil.

‘Konut sektörünü, rant alanına dönüştürdüler’

Türkiye’de evlenme yaşının yükselmesinden dem vuran saraylının bu gençler, bu kiraları nasıl ödeyecek sorusuna yanıtı yok. Çünkü, sorunu yaratan kendisi. Konut sektörünü, rant alanına dönüştürdüler. Çetelere buradan gelir ve servet transferi yaptılar. Çeteler semirirken, halk anayasal hakkı olan barınma hakkından dahi yoksun bırakıldı. Bakın, dramatik bir rakam söyleyeyim size. 1984-1999 arasındaki 15 yılda 1 milyon 139 bin 99 konut yapan TOKİ, son 20 yılda 506 bin 861 konut yaptı. Sizce neden konut sayısı bu kadar düşük? Çünkü TOKİ’yi konut dışında beşli çetelere kaynak aktarmak için başka işlerde kullandılar. Açıkça söylemek gerekirse orta sınıfı, hele hele yoksulları resmen unuttular. TOKİ’yi de nefessiz bıraktılar. Konut, barınma, kira krizini çözmek için ‘İkinci Yüzyıl Programı’nı geliştirdik. Millet İttifakı iktidarında toplu konut idaresi asıl görevi olan sosyal konut üretimine odaklanacak.

‘Evi olmayan vatandaşlara uygun ödeme koşulları ile sunacak’

Bu kapsamda Türkiye’de asgari ücretle geçinen dar gelirli vatandaşı yuva sahibi yapacağız. Halk konutta oturan vatandaşın kirası asgari ücretin yüzde 20’si olacak. Ödenebilir konutta ihtiyaç sahiplerinin gelir durumlarına ve hane halkı büyüklüğüne uygun ödeme koşulları sağlanacak. Nihai hedef, beş yılda sosyal konutların sayısını tam dört katına çıkarmak. Devlet, yerel yönetimlerle altyapısı tamamlanmış arsa üretecek, evi olmayan vatandaşlara uygun ödeme koşulları ile sunacak.

‘Ev sahipliği yeniden yüzde 75’lere gelecek’

Son olarak da ister ayrımcı desinler ister ırkçı desinler ne derlerse desinler. Halkımızın barınma sorunu çözülmeden tek bir yabancı bile konut satın alamayacak bu ülkede. Halkımın barınmak için ihtiyaç duyduğu gayrimenkulün zerresini yabancıya koklatmayacağım. Bu rezilliğe de son verilecek. Artık kimse, kendi yurdunda garip, öz vatanında parya olmayacak. Bir de tüm bunların üstüne sığınmacıları, iki sene içinde kendi ülkelerine uğurlandığımda fiyatlar dengeyi bulacak. Ülkemizde ev sahipliği yeniden yüzde 75’lere gelecek. Kalın sağlıcakla.”

Son olarak da ister ayrımcı desinler, ister ırkçı desinler, halkımızın barınma sorunu çözülmeden bu ülkede tek bir yabancı bile konut satın alamayacak. Bu rezilliğe de son verilecek. Artık kimse kendi vatanında garip, kendi yurdunda parya olmayacak. Sığınmacıları kendi ülkelerine uğurladığımızda, fiyatlar dengeyi bulacak.”

#Kılıçdaroğlundan #kiralar #videosu

Ahmet Türk: Kürtler olmadan hiçbir siyasi irade adım atamayacak

Yeşil Sol Parti seçim çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Mêrdîn’de büro açılışında konuşan Ahmet Türk, ‘Erdoğan’ın kurduğu kirli sisteme karşı Cumhurbaşkanlığı oyumuzu Sayın Kılıçdaroğlu’na vereceğiz’ dedi

Yeşiller Gelecek Sol Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs’ta yapılacak olan seçimler dolayısıyla Mêrdîn, ilçe ve köylerinde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yeşil Sol Partisi adayı Beritan Güneş, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mêrdîn Milletvekili Pero Dündar ve beraberindeki partililer Rişmil (Yeşilli) ilçesinde bulunan seçim bürosunu ziyaret ederek, halkla bir araya geldi.

Artuklu’nun Kayacan Mahallesi’nde Güneş, yerine kayyım atanan Mêrdîn Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk, HDP’li Pero Dündar ve beraberindeki partililerin katılımıyla seçim bürosu açılışı gerçekleşti.

Burada konuşan Güneş, seçime az bir sürenin kaldığını hatırlatarak, her yerde seçimin önemine vurgu yaptıklarını bu seçimin sadece Kürt halkı için değil Arap, Süryani, kadın, çocuk ve gençler için de önemli olduğunu söyledi. Özgürlük için herkesin oyunu Yeşil Sol Parti’ye vermesi gerektiğine aktaran Güneş, “Başarı bizim olacak ve seçim günü bizler bayramımızı kutlayacağız. Özgürlük herkese gelecek” dedi.

‘Tarihi seçim’

Ardından konuşan Ahmet Türk, seçimin tarihi bir seçim olduğunu söyleyerek, “Kürt halkına düşmanlık yapan herkesin isimlerini tarihte yok olmasını istiyoruz. Kürt halkının geleceği, özgürlüğü ve huzuru için tarihi bir seçimdir. Bugün iki bin Kürt siyasetçi cezaevlerinde tutuklu. Kürt halkına yönelik kirli politikalar devam ediyor. Bu kirli siyaseti yıkmamız lazım. Kürt halkının geleceği için, aydınlanıp demokrasiyi inşa edelim. Kürt halkının geleceği, Kürt halkının mücadelesiyle aydınlanmaktadır. Biz halkımıza ve siyasete inanıyoruz” diye belirtti.

HDP’nin kapatma davası nedeniyle kendi adıyla seçime giremediğini hatırlatan Türk, bundan kaynaklı Yeşil Sol Parti ile seçime girdiklerini ifade ederek, “Bunu bilmeyenlere ulaşıp anlatmalıyız. Erdoğan’ın kurduğu kirli sisteme karşı Cumhurbaşkanlığı oyumuzu Sayın Kılıçdaroğlu’na vereceğiz. Kürt halkı olmadan hiçbir siyaset adım atamaz. Kürt halkı olmadan mecliste bir şey yapamazlar. Bu nedenle partimizi büyütelim ve meclise gönderelim” diye konuştu.

Qoser

Türk, 5 Mayıs’ta Qoser’de yapılacak olan mitingi hatırlatarak, “Tüm halkımızın bu mitinge katılmasını istiyoruz. Herkes Kürt halkının sesini duysun” çağrısında bulundu.

Konuşmaların ardından seçim bürosunun açılışı yapıldı.

2’nci seçim bürosunun açıldığı Artuklu’nun Yenişehir Mahallesi’ne ise adaylar Leyla Kaya ve Beritan Güneş, HDP’li Pero Dündar, Yeşil Sol ve HDP il ve ilçe örgütleri ile çok sayıda kişi katıldı. Açılış öncesi halaylar çekilirken, ardından HDP’li Pero Dündar konuştu.

25 Nisan’da ve bugün gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklama operasyonlarına da dikkat çeken Dündar, seçim tarihinin belirlenmesinin ardından iktidarın özgür basın, kültür, genç, kadın, avukat ve çalışanlara yönelik operasyonlarına başladığını söyledi. Bu operasyonların seçim çalışmalarının engellenmesine dönük yapıldığına işaret eden Dündar, “Bu operasyonlar iktidarın gidişine yöneliktir. Çünkü biz bu iktidarın gideceğine inanıyoruz. Çünkü biz güç ve başarımıza inanıyoruz. Cumhurbaşkanı yok etme, katletme ve öldürme üzerinden bir karar vererek bu operasyonları yapıyor. Ama bizler bu seçimin iktidarın sonu olacağını söylüyoruz. Kazanan bizler olacağız, mutlaka kazanacağız. Bir yandan operasyonlar yapılırken, bir yandan da bizim çalışmalar devam ediyor. Seçim gününün son dakikasına karda bizler oturmayacağız. Gerekirse bizler avukat, basın ve sanatçı olup çalışmalarımızı da yürütürüz. Bu seçim ülkenin geleceği için bir şanstır” diye konuştu.

Konuşmaların ardından seçim bürosunun kurdelesi “Direne Direne Kazanacağız” sloganıyla kesildi.

Şemrex

Tevgera Jinên Azad (TJA) Şemrex’te bulunan Kocakent Mahallesi’nde kadınlarla buluşma gerçekleştirdi. Öte yandan Yeşil Sol Parti adayı Selahattin Ertaş ve beraberindeki partililer de Hindirîs, Tirbikê, Yewrê ve Têznê köylerinde ziyaretler gerçekleştirerek, halkla bir araya geldiler.

Dêrik

Dêrîk’de ise Hedreşê ve Qerejdax bölgesindeki köyler ziyaret edildi. Burada gerçekleştirilen buluşmalarda yurttaşlar yöresel kıyafetleriyle katılırken, Yeşil Sol Parti’lileri ise zılgıt ve alkışlarla karşıladı. Karşılama ardından yurttaşlar büyük bir coşkuyla hayal çekerken, buluşma miting havasına dönüştü.

Nisebîn

Nisêbîn’in Kertwênê beldesinde de açılan seçim bürosuna Nisêbîn HDP ve Yeşil Sol Parti örgütleri, TJA aktivistlerinin yanı sıra yüzlerce kişi katıldı. Çekilen halaylar ve konuşmaların ardından seçim bürosunun kurdelesi kesildi.

Mûş

Seçime sayılı günler kala Yeşil Sol Parti Mûş milletvekili adayları ilçelere ayrılarak seçim çalışmalarını hızlandırdı. Vekil adayları Sezai Temelli, Mûş merkez köylerinde, Sümeyye Boz Kop ilçesine bağlı köylerde, Serhat Dursun ise Gimgim köylerinde çalışmalarını sürdürüyor.

Kop ilçesine bağlı köyleri gezerek halk ile buluşmalar gerçekleştiren Sümeyye Boz, halk tarafından büyük bir coşkuya karşılandı. Köy meydanlarında bir araya gelen yurttaşlar, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın posterleri ve yeşil, kırmızı ve sarı puşiler, halaylar ve zılgıtlar eşliğinde heyeti karşıladı. Köylerde konuşma yapan Boz, Yeşil Sol Parti’nin kadın partisi olduğunu ve Jin, Jîyan ve Azadî felsefesiyle alanlarda olduklarına dikkati çekti. Boz, “Kürt kadınları, gençleri ve kanaat önderleri, halkların geleceği için sandığa gidip oyunu kullanmalı. Yeşil Sol’un sesi ve rengi olmalı. 14 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanlığı oyunu Kılıçdaroğlu’na diğer oylarınızı da Yeşil Sol Parti’ye vererek geleceği hep beraber inşa edeceğiz” dedi.

Serhat Dursun ve Sezai Temelli ise Gimgim ve Mûş merkezde çalışmalarını sürdürdü. Burada esnafla, köylü ve yurttaşlarla bir araya gelen vekiller, krizlerin çözümünün üçüncü yol olduğuna vurgu yaptı.

Çalışmalar aile ziyaretleriyle devam edecek.

HABER MERKEZİ

#Ahmet #Türk #Kürtler #olmadan #hiçbir #siyasi #irade #adım #atamayacak

Kadıköy’de operasyonaları protesto eden gazeteciler gözaltına alındı

Kadıköy’de gözaltı ve tutuklamaları protesto eden gazetecilerden 6’sı gözaltına alındı. Polis saldırısına tepki gösteren Gülüm, ‘Ne özgür basını ne de bizleri mücadeleden vaz geçirmeyecekler’ dedi

Özgür Basın Emekçileri, Amed ve Ankara merkezli operasyonlarda gözaltına alınan ve tutuklanan meslektaşları için Kadıköy’de bulunan Süreyya Operası önünde basın açıklaması yapmak istedi. Açıklama için opera önünde bir araya gelen Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm ve beraberindeki birçok gazetecinin etrafı polisler tarafından çembere alındı.

6 gazeteci darp edilerek gözaltına alındı

Gazetecilerin, “Özgür basın susturulamaz” ve “Susmayacağız“ dövizlerini açmasının hemen ardından polisler, gazetecilere saldırdı. Bunun üzerine gazeteciler hep bir ağızdan, “Baskılar bizi yıldıramaz” ve “Özgür basın susturulamaz” sloganları attı. Sloganların ardından gözaltına alınan gazetecilerin isimleri şöyle: “Pınar Gayıp, Zeynep Kuray, Eylem Nazlıer, Serpil Ünal, Esra Soybir ve Yadigar Aygün.”

Bu esnada görüntü almak isteyen çok sayıda gazeteci ise polis tarafından şiddet uygulanarak çemberin dışına atıldı, karşı koymak isteyen kimi gazeteciler ise polis tarafından fiziki saldırıya uğradı.

Gülüm’den tepki: Ne özgür basını ne de bizleri mücadeleden vaz geçirmeyecekler

Abluka içerisinde slogan atmaya devam eden gazeteciler, polisler tarafından apar topar elleri ters kelepçelenerek gözaltı araçlarına konuldu. Görüntü almaya çalışan meslektaşları ise abluka dışında uzun bir süre polisle tartıştı. Tartışmaların büyümesinin ardından açıklamanın yapıldığı alanın giriş ve çıkışları polis bariyerleriyle kapatıldı.

Gazetecilerin gözaltına alınmasına ve şiddet görmesine tepki gösteren HDP’li Gülüm, elinde taşıdığı “Susmayacağız” döviziyle olayları izleyen halka durumu yüksek sesle anlatmaya başladı. Halk arasında yaşananlara yaptığı yürüyüşle tepki gösteren Gülüm, “Burada özgür basına yönelik gözaltıları protesto etmek için açıklama yapmak isteyen basın emekçileri gözaltına alındı. Seçim öncesi halkı ve basını susturmak isteyenler bir daha gözaltıyla cevap veriyorlar. Ama şunu iyi bilsinler ne özgür basını ne de bizleri ne de bu ülkenin geleceği için çalışanlar mücadele etmekten asla vazgeçmeyecekler. Biliyoruz ki gerçeğin üstünü örtmek için yapılıyor. Hakikatin sesini kesmek için yapıyorlar. Sandıklarda yapılacak olan hileleri kimse bilmesin diye yapılıyor. Hep birlikte ses çıkarma zamanı. Özgür basın susturulamaz. Halkın sesi susturulamaz. Mücadele edenler hep burada olacak. AKP-MHP faşizmine karşı hakikati açığa çıkaranlar hep var olacak. Bu ülkede özgür basın yoksa halkın haber alma hakkı yoktur” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Gülüm’ün konuşmasına çevrede bulunan yurttaşlar da alkışlarla destek verdi.

HABER MERKEZİ

#Kadıköyde #operasyonaları #protesto #eden #gazeteciler #gözaltına #alındı

Avukat Gülistan Ataş serbest bırakıldı

Amed merkezli operasyonda gözaltına alınan avukat Gülistan Ataş, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Böylelikle gözaltına alınan 144 kişiden 48’i tutuklandı, 93’ü serbest bırakıldı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açık tanık Ümit Akbıyık’ın ifadeleri doğrultusunda seçim öncesi Amed merkezli 21 ilde aralarında gazeteci, siyasetçi, sanatçı ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de bulunduğu operasyon kapsamında, 25 Nisan’da gözaltına alınan 144 kişiden 48’i “örgüte üye” oldukları gerekçesiyle tutuklandı, 91’i serbest bırakıldı.

Gözaltında tutulan avukat Gülistan Ataş ile Nuda Doğan emniyet ifadelerinin ardından akşam saatlerinde adliyeye getirildi. Ataş ve Doğan savcılık ifadelerinin ardından adli kontrolle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, iki kadının adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Son gelişmeyle birlikte gözaltına alınan 144 kişiden 48’i tutuklandı, 93 kişi serbest bırakıldı.

Öte yandan, operasyon kapsamında gözaltında kimsenin kalmadığı belirtildi.

HABER MERKEZİ

#Avukat #Gülistan #Ataş #serbest #bırakıldı

Sancar: Bu seçim demokrasi ile diktatörlük arasındadır

Riha’da STK, muhtarlar ve meslek odalarının temsilcileriyle bir araya gelen HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Şenyaşarların adalet mücadelesine dikkat çekerek, ‘Biz inanıyoruz ki Urfa iradesini adaletten yana kullanacaktır’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Partisi) Riha Milletvekili Adayı Mithat Sancar, Riha’da Sivil Toplum Örgütleri (STK), muhtarlar ve meslek odalarının temsilcileriyle bir araya geldi. Haliliye ilçesinde bulunan bir otelde gerçekleşen STK buluşmasına, Yeşil Sol Parti Riha milletvekili adayları da eşlik etti.

‘Davamız, hak ve adalet mücadelesidir’

Programda ilk olarak konuşan Yeşil Sol Parti Riha Milletvekili Adayı Ferit Şenyaşar, annesi Emine Şenyaşar ile başlattıkları adalet mücadelesinin 5 yılını geride bıraktığını hatırlatarak, “Bu mücadelemizin iki yılı Urfa Adliyesi önünde devam ediyor. Nöbetimiz sürecinde sürekli zor kullanılarak hapis, gözaltı tehdidiyle bizi uzaklaştırmaya ve yıldırmaya çalıştılar. Ama bizler kararlılığımızla mücadelemize hala devam ediyoruz. Davamız, hak ve adalet mücadelesidir” dedi.

Kamuoyunda, “Bu mücadeleyi meclise taşıyın” önerileri üzerine mücadelelerini meclise taşıma kararı aldıklarını ifade Şenyaşar, “Bizde mücadelemizi ilk günden bu güne yanımızda olan HDP’den yani Yeşil Sol Parti ile büyütmek ve meclise taşıma kararı aldık. Türkiye’ye adalet ve demokrasiyi getireceğiz. Mücadelemizi sadece ailemiz için yürütmüyoruz. Kürdistan coğrafyasında bizim gibi katliama maruz kalan binlerce aile var. Meclise gittiğim zaman bu ailelerimizin sesi olacağım” diye konuştu.

‘STÖ’ler özgürlüklerin temelidir’

Ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti Riha Milletvekili Adayı Mithat Sancar, Kürtçe, Türkçe ve Arapça selamla başladı. Riha’nın halkların bir arada yaşadığı çok kültürlü ve kadim medeniyeti olan bir kent olduğunu belirten Sancar, Riha’nın yapısı itibariyle Mêrdîn’e çok benzediğini söyledi. Yukarı Mezopotamya’nın bu iki kentinde siyaset yapmanın kendisi için büyük bir onur ve şeref olduğunu kaydeden Sancar, Rihalılardan beklentisinin bu gururu daha çok yaşayacak temsilci çıkartmaları olduğunu kaydetti.

STÖ’lerin olmasının temel şartının özgürlük olduğunu dile getiren Sancar, “Aynı zamanda özgürlüklerin olmadığı yerlerde de sivil toplum kuruluşlarının mücadelesi de önemli rol oynar. Onun için iktidarların ilk olarak hedef aldığı kişilerde sivil toplum kurumlarıdır. AKP-MHP’de bu süreçte en çok sivil toplum kuruluşlarına saldırdı. Yine seçime doğru giderken yaptıkları ilk iş sivil toplum kuruluşlarına tutuklama, gözaltına almayla susturmaya çalışıyorlar” dedi.

Toplumsal mücadele alanlarını birleştirerek özgürlüğü sağlayabileceklerine dikkat çeken Sancar, “Eğer gerçekten bu sistemi değiştirmek istiyorsak halkın içinde olmalıyız Toplum için siyaset yapmak yerine toplumla beraber siyaset yapmak gerekiyor. Bunun için bugün sizlerle yapacağımız istişare çok önemlidir. Çalışmalarımızı sizlerle istişare yaparak yürüteceğiz. Eksikleri, hataları gördüğünüzde bizleri eleştirmeniz bizlerin sizden beklediğimiz şeydir. Eksikleri hataları açıkça dile getirmeniz bizlerin bunları düzeltmesi için önemlidir” diye konuştu.

‘Bu seçimler, yeni bir başlangıcın miladı’

Yaklaşan seçimleri hatırlatan Sancar, “Bu seçimler, Türkiye’de yeni bir başlangıcın imkânını veriyor. Uzun süredir devam eden baskıcı ve yozlaşmış sistemi yıkmak için bir başlangıçtır. Krizler çok derinleşmiş durumda. Ama krizlerin bu kadar derinleşmesi değişimin kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor. Bu seçimleri, yeni bir başlangıcın miladı olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Mevcut ittifakların Türkiye’deki köklü sorunları çözebilecek politikalarının olmadığını belirten Sancar, “Elbette Erdoğan’ın kaybetmesi önemlidir ama yeni bir başlangıç bizimle olabilir. Bunun için Yeşil Sol’un en güçlü bir temsiliyetle meclise taşınması gerekiyor. Dönüşümün dinamiklerini en güçlü temsil eden de bizleriz. Bunun için sizden talebimiz, bizleri en güçlü şekilde meclise gönderecek destektir” şeklinde konuştu.

Şenyaşarların adalet mücadelesine dikkat çekti

“Türkiye baskı politikalarından dolayı nefessiz kalmıştır” diyen Sancar, “Bu nefessizliğe karşı çıkanların güçlü bir şekilde meclise taşımak gerekiyor. Bu seçim, demokrasi ile diktatörlük arasındadır. Ya bu iktidar tekrar seçilecek ve tam bir diktatörlük kurulacak ya da bu iktidar yenilecek ve tekrar demokratikleşecek. Bu seçim, savaş politikaları ile barış mücadelesi arasındadır. İktidar, kendini savaş politikalarıyla var etmek istiyor. Kürt sorununa demokratik çözüm bulunmadığı müddetçe ne Türkiye’ye ne de Ortadoğu’ya barış gelmez. Bu savaş durumunun en büyük sonuçlarını yaşayan kentlerden biri de Urfa’dır. Sınırın karşı yakası düşman olarak görülmekte. O nedenle bizler barışı tesis etmeye geliyoruz. Barış için de öncede Kürt sorunun çözülmesi gerekiyor. Kürt sorunun da demokratik çözümün, Türkiye ve Ortadoğu’da barışın temsilcisi biz olacağız. O yüzden meclise güçlü bir şekilde girmemiz bu konularda hızlı dönüş almamızda etkili olacaktır” ifadelerini kullandı.

Seçimlerin aynı zamanda adaletle adaletsizlik arasında bir seçim olduğunu dile getiren Sancar, “Emine ananın Ferit kardeşimizle yürüttüğü adalet mücadelesi, Türkiye’nin tamamında adalet arayanlar için sembol oldu. Biz inanıyoruz ki Urfa iradesini adaletten yana kullanacaktır. Adalet arayanalar burada elde edeceğimiz sonuçla çok büyük bir moral ve güç kazanacaktır” dedi.

Seçim güvenliği: En önemli bakanlıklar hala iktidarın elindedir

Seçim ve sandık güvenliğine değinen Sancar, konuşmasına şöyle devam etti: “Seçim güvenliğinin sağlanması açısından en önemli bakanlıklar hala iktidarın elindedir. Bunların, bütün devlet imkânları ile seçim kampanyasını yürüttüklerini görüyoruz ama seçim güvenliği tehdidinin de bu bakanlar tarafından ortaya çıktığını görüyoruz. İktidar, sürekli korku ve tehdit yayarak insanları ya sandıktan uzaklaştırmak ya da sonuçlarını kabul etmeyecekleri algısını yaratarak insanların sandığa gitmesini engelliyorlar. Eğer bu korkuları ortadan kaldıracak ortak bir mücadele kuramazsak AKP bundan faydalanacak. İnsanların kafasında, yenildikleri zaman sonuçları kabul etmeyecekleri algısını yaratmaya çalışıyorlar. Ortak mücadele, bunları boşa çıkarmak için en etkili mücadeledir.”

Halkların bir arada barış içinde eşit ve özgür olarak yaşamalarının yolu eşitlikçi ve demokratik olmakla başladığını dile getiren Sancar, “Halklar arasında oluşturulmuş uzaklıkları ve soğuklukları aşacağız ve Urfa’yı birlikte mücadele ve yaşam alanları haline getireceğiz” diye konuştu.

Program, konuşmaların ardından soru-cevap bölümüyle devam etti.

STÖ’ler, muhtarlar ve meslek odalarıyla gerçekleşen buluşmadan sonra iş insanlarıyla bir araya gelen Sancar, 14 Mayıs’ta gerçekleşecek olan seçimler için destek istedi.

HABER MERKEZİ

#Sancar #seçim #demokrasi #ile #diktatörlük #arasındadır

Cumartesi Anneleri: Galatasaray’a gitmekten vazgeçmeyeceğiz

Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 944’üncü haftasında gözaltına alınmalarına ilişkin yaptıkları açıklamada, bütün baskılara rağmen mücadeleyi sürdüreceklerini ve adalet arayışından asla vazgeçmeyeceklerini belirtti

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin cezalandırılması talebiyle her hafta düzenledikleri eylemlerinin 944’üncü haftasında Galatasaray Meydanı’nda polis işkencesi ile gözaltına alınan Cumartesi Anneleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube binasında serbest bırakılmaları sonrası basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamaya Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Temsilcileri Ümit Efe, Ümit Biçer, İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ve çok sayıda Cumartesi Anneleri katıldı. Açıklamayı, İHD Şube Başkanı Gülseren Yoleri yaptı.

‘Mücadelemizi sürdüreceğiz

Cumartesi Anneleri’nin tekrardan Galatasaray Meydanı’na çıkışının 4’üncü haftası olduğunu ifade eden Yoleri, saldırılar ile karşı karşıya kalmalarına rağmen yasakların hukuka aykırı olduğunu dile getirmekten vazgeçmeyeceklerini ifade etti. Yoleri devamla, “Maside Ocak’ın başvurusu sonrasın AYM hak ihlali kara verdi ve toplantı özgürlüğünün tanıma açısında önemli tespit içeriyor. AYM bu ülkeyi yönetenler bu eyleme saygı duy diyor. Bunu yapacak olan Beyoğlu kaymakamlığına kararı gönderdi. Bunun kaymakamlığa başvuruda bulunduk ve sorumluluk üstlenmesi istedik ama 4 haftadır gözaltı, saldırı ile karşıya karşıyayız adalet arayışımıza engellenmeye çalışılıyor. Bu hafta adli işlem yapılmadan serbest bırakıldık. Sonuna kadar haklı mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Ardından söz alan Cumartesi Annesi Hanife Yıldız, bugün yaşadığı gözaltı sürecinde gittiği her yerde mücadelesini anlatmaya çalıştığını söyledi. Yıldız, “Ben oğlumu bir kere verdim ama onun adalet hakkını vermeyeceğim. Ölüme de mal olsa kendime ve oğluma söz verdim mücadeleye devam edeceğim” diye belirtti.

‘Galatasaray’a gitmekten vazgeçmeyeceğiz’

Devamında söz alan Cumartesi Annesi İkbal Eren de, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumartesi Anneleri’ne verdiği sözü hatırlatarak, “Haklarımızı kullanarak sevdiklerimizi akıbetini öğrenmek istiyoruz. Polisler eşliğinde hastaneye götürülüyoruz ve bize garip bakıyorlar onurumuz kırılıyor. Bizde bu hafta hastanedeki insanlara kim olduğumuzu anlattık. Bu hafta biraz daha sert gözaltına alındık her hafta sertleşerek devam ediyor. Üzerimiz aranarak gözaltı aracına bindirildik. Onlar ne kadar şiddeti arttırsa da biz Galatasaray’a gitmekten vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kulandı.

‘Ellerimiz yakanızda’

TİHV Genel Sekreteri Coşkun Üsterci ise, Galatasaray Meydanı’nın polisler için bir suç mahalli olduğunu belirtti. Üsterci, “95 yılında beri Cumartesi İnsanları insan haklarının evrenselliğini savunuyor. 92-93’lerdeki gibi kayıp yaşamıyoruz bu devletlerin insan haklarına saygı duymasından dolayı olmadı bu mücadele sonucunda oldu. Bütün kayıplarımızı bulamadık, yüzleşme sürecini tamamlayamadık ama kayıplar yaşanmıyor. Suç mahalinde insan hakları savunucuları işkenceye maruz kalıyor gözaltına alınıyor. Devlet suç işliyor. Ellerimiz yakanızda” diye kaydetti.

HABER MERKEZİ

#Cumartesi #Anneleri #Galatasaraya #gitmekten #vazgeçmeyeceğiz

Uçar Tarsus mitinginde: AKP’ye kaybettirmenin seçimleri olsun

Tarsus mitinginde konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, ‘Onlar kaybedecek, biz kazanacağız. 14 Mayıs, AKP’ye tam anlamıyla kaybettirmenin ve büyük kazanmanın seçimleri olsun’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs genel seçimleri kapsamında Mersin’in Tarsus ilçesinde miting düzenledi. Çağlayan Mahallesi’nde bulunan Salı Pazarı Meydanı’nda yapılan mitinge binlerce kişi katıldı. Parti bayrakları ile sarı, kırmızı ve yeşil flamalar taşıyan yurttaşlar, mitinge saatler kala alana akmaya başladı. Kitle, sahneden çalınan Kürtçe ezgiler eşliğinde uzun bir süre halaya durdu. Sık sık “jin, jiyan, azadî” ve “direne direne kazanacağız” sloganlarının yükseldiği alandaki coşku, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, PİA Genel Başkan Yardımcısı Murat Bozdemir’in alana gelmesiyle coşkuya ulaştı.

Miting programının, adayların coşkulu kitleyi selamlamasıyla başladı. PİA Genel Başkan Yardımcısı Murat Bozdemir, gazeteci ve siyasetçilere dönük saldırılara tepki gösterdi. Bozdemir, barış ve özgürlüğe “var” olduklarını belirterek, iktidara boyun eğmeyeceklerini vurguladı.

‘Başarımız zindanları yıkacak’

Yeşil Sol Parti Adana Milletvekili Adayı Tülay Hatimoğulları, Kürtçe, Türkçe ve Arapça kitleyi selamladı. Bu topluluk bu heyecan 14 Mayıs zaferimizin kutlamasıdır. Mutlaka başaracağız. Çok az bir zaman kaldı. O kadar az bir zaman ki gece gündüz demeden çalışmamız lazım. Başarıyı garantilemiş durumdayız ama tedbiri elden bırakmayacağız. Türkiye’nin neresinde birilerini tanıyorsak Yeşil Sol Parti’ye neden oy vermesi gerekiğini en iyi şekilde anlatalım. Bu dönemde seçimlere ittifakla gireceğiz. İttifakla gireceğimiz için oyumuzu çok dikkatli kullanmalıyız. Oy pusulasında Emek ve Özgürlük İttifakı içerisinde iki parti yer alıyor. Biz tek mühür basacağız. İki mühür basarsak oyumuz geçersiz sayılır. O mührü de ağacımız olan Yeşil Sol Parti’nin altına basalım” diye konuştu. Hatimoğulları, “14 Mayıs’taki başarımız zindanları yıkacak, kadın mücadelesinin önünü daha da açacak” dedi.

‘Direnerek faşist iktidarı yıktık’

Daha sonra “Direne direne kazanacağız” sloganıyla sahneye çıkan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, “Başarı buradan görülüyor. Bu başarı özgürlük, eşitliğin ve demokrasinin yolunu açacak. Direnerek faşist iktidarı yıktık. Kürtlerin, Kürt kadınlarının takatinin kalmadığını söylüyorlardı. İşte Kürtlerin ve Kürt kadınlarının takatininin kalıp kalmadığına baksınlar. Sona geldik. Başarı için sona geldik. Bu zalimlere karşı tarihi bir direniş sergiledik. 14 Mayıs bizim başarı günümüz, 15 Mayıs ise özgürlüğün müjdesi olacak. Soylu 14 Mayıs’ın darbe günü olacağını söylüyor. Biz de diyoruz ki; 14 Mayıs sizin sonunuz olacak ve halkların özgürlük günü olacak” diye konuştu. Bu sırada kitleden “Soylu istifa” sloganları yükseldi. Bayındır, sloganlara işaret ederek, “Kimse istifa etmezsin biz onları göndereceğiz. Bu seçimler çok önemli. Seçimlerin yükü de kadınların, gençlerin omzunda. 14 Mayıs’ta sandıklara sahip çıkalım, sonuçlar belli olmadan sandıkların başında ayrılmayalım. AKP-MHP’yi sandığa gömüp, Fatiha okuyacağız” ifadelerini kullandı.

Uçar: Kürt halkınn mücadelesinden korkuyorlar

Son olarak konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, seçimlere sayılı günler kaldığına işaret ederek, “Seçimlere doğru giderken hem Saray hem de tek adamın sözcülerinin tek gündemi var; gündemlerinde kadınlar, Kürtler var. Tek adam rejimini yıkmak isteyenler var. Siyasetçiler, Özgür Basın emekçileri, tiyatrocular gözaltına alındı. Bu baskılar yeni değil. AKP kurulduğu günden bu yana hiç saldırılarına ara vermedi. Kayyım atadı, ‘mücadele biter’ dedi. Bitmedi, hepimiz buradayız” diye konuştu.

Uçar, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Siyasi kumpas davalarıyla arkadaşlarımızı gözaltına aldılar. Demokratik siyaset yapacak kimse kalmaz dediler. İşte demokratik siyasetin yeni yürütücüleri. Çöktürme planınyla ‘demokrasi güçlerinin çökerteceğiz, AKP Türkiye’si inşa edeceğiz’ dediler. Alın size mücadele edenler. 14 Mayıs seçimlerinden çok korkuyorlar. Aslında bizden korkuyorlar, demokratik siyasetten, Kürt halkınn mücadelesinden korkuyorlar. Yani bizden korkuyorlar. 14 Mayıs seçimlerine ‘darbe’ diyen İçişleri Bakanlığı; biz seçimlerde baharı getirmeye geliyoruz. Sandıklara, zılgıtlarla, halaylarla, ‘jin, jiyan, azadî’ sloganıyla gideceğiz.

Onların şiddeti varsa bu halkın da direnişi var

Bu iktidarın elinde şiddet dışında bir şey kalmadı. Ekonomik alanda şiddet uyguluyor. Kendileri saraylarda sefalarını sürüyor. Bu ülkenin doğasına şiddet uyguluyor. Kadınlara şiddet uyguluyor. Bunları yapanları da cezasızlıkla ödüllendiriyor. Elinde hiçbir şey yok. Bu iktidarın ne kadar şiddeti varsa bu halkın da o kadar büyük direnişi var. 14 Mayıs’ta kaybetmeye hazır değiller ve korkuyorlar. Biz halk olarak onları göndermeye çok hazırız değil mi?

AKP’ye kaybettirmenin seçimleri olsun

Bu seçim bize savaşa dayatanlarla, barış isteyen bizler arasında. Bize yoksulluğu reva görenlerle, ekonomik adaleti sağlayamak isteyen bizler aramızda. Karar verdik, AKP’yi gönderiyor muyuz? Yeni Yaşamı birlikte kuruyorz muyuz? İki oy kullanacağız. Birisi partimize, ikinci oyumuz tek adam rejimini yıkmak için Cumhurbaşkanı adayı olan Kılıçdaroğlu’na. Onlar kaybedecek, biz kazanacağız. 14 Mayıs, AKP’ye tam anlamıyla kaybettirmenin ve büyük kazanmanın seçimleri olsun.”

HABER MERKEZİ

#Uçar #Tarsus #mitinginde #AKPye #kaybettirmenin #seçimleri #olsun

MHP’li eski yöneticiye silahlı saldırı

MHP’li eski yönetici silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Ankara il eski yöneticilerinden Ferhat Özcan Ankara’nın Pursaklar ilçesinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

Cinayet şüphelisi olarak MHP Pursaklar ilçe başkanı Mehmet Ersin Ekinci gözaltına alındı.

HABER MERKEZİ

#MHPli #eski #yöneticiye #silahlı #saldırı

Aydın’da miting: Baş ve Buldan’dan ‘Yeşil Sol’a mührü basın’ mesajı

Yeşil Sol Parti’nin Aydın mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, ‘Aydın halkı bu sefer bir oy Yeşil Sol’a bir oy Kılıçdaroğlu’na diyerek AKP ve MHP iktidarını gönderecek’ dedi. TİP Genel Başkanı Erkan Baş ise ‘Bizim ittifakımız Roboski’de kuruldu’ diyerek Yeşil Sol’a ay istedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) seçim çalışmaları Aydın’daki Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen miting ile devam etti. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Cavit Uğur mitingde yer aldı.

Yeşil Sol Parti Aydın Milletvekili Adayı Ebru Günay, “Hakkımız olanı alamaya ve Aydın’da kazanmaya geldik” vurgusu yaparken, Aydın’dan en az 2 milletvekili çıkarma hedefinde olduklarını ifade etti. Günay’ın konuşması sonrası “Jin jîyan azadî” sloganları yeniden yükseldi.

Sonrasında söz alan Sırrı Sakık, Serhat’tan selam getirdiğini söyledi. Sakık, “Biz halkımızla gurur duyuyoruz. Ağrı’da nasıl vekil çıkaracaksak buradan da çıkarıyoruz. Burası sizin babanızın çiftliği değil, bütün halkların coğrafyasıdır. Cumhuriyet kurulurken atalarımız ortak vatan için gidip öldüler, siz bize ihanet ettiniz. Bunun hesabını vereceksiniz” dedi. Sakık’ın konuşmasının ardından “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganı atıldı.

Kaybettireceğimizi biliyorlar

Sözlerine “Aydın dosttur” diye başlayan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Türkiye’nin tarihi bir seçim sürecinden geçtiğini belirtirken, “Önemli bir değişimin adresi olabilir. Bugün meydanlarda bizimle ilgili sürekli kötüleme yapanlar Saray rejiminin tüm temsilcileri korkmaya başladı. Bir oy Yeşil Sol’a bir oy Kemal Kılıçdaroğlu’na dediğimizde titremeye başladılar. Nasıl 31 Mart seçimlerinde kaybettirdiysek şimdi de kaybettireceğimizi biliyorlar. O yüzden bize saldırıyorlar. Tuzaklarınızı bir bir boşa çıkarttık” diye ifade etti.

15 Mayıs sonrası yeni bir dönemin başlayacağını aktaran Akın, “Demokrasi gelecek, barış gelecek ve herkes onurlu bir yaşama sahip olacak. Halkın devleti olacak. Depremde gördük. Bu depremde insanlarımız ‘devlet nerede’ diye sorduğunda onlar orada yoktur. AKP iktidarı 3 gün bekledi. İnsanlar acılar içerisinde canlarını kaybettiler. 15 Mayıs’ta başka bir Cumhuriyet mücadelesini vereceğiz. Sandığa gideceğiz ve gümbür gümbür sandıklardan Yeşil Sol Parti oylarını çıkaracağız ve onları göndereceğiz. Aydın’ı, ovasını yağmalayan Saray rejiminden kurtaracağız. An serkeftin an serkeftin” şeklinde konuştu.

Baş: En büyük korkuları halkların birliği

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, şöyle konuştu: “Tıpkı bizler gibi haksız hukuksuz biçimde cezaevlerinde tutulan arkadaşlarımız da aynı coşkuyu ve kararlılığı yaşıyorlar. Sadece 15 gün kaldı. Bu saray rejimini tarihin çöplüğüne göndermeye 15 gün kaldı. 15 gün sonra halk düşmanlarından Kürt düşmanlarından Alevi düşmanlarından kadın düşmanlarından genç düşmanlarından kurtulacağız. Devlet dairelerindeki Tayyip Erdoğan fotoğraflarını birer birer indireceğiz. Bu saray iktidarı kaçınılmaz yenilgilerinin farkındalar. Hepsinin en büyük korkusu halkların birliği ve mücadele birliğimizdir. Bunu bozmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Onlar bizim birliğimizi bozmaya çalıştıkça biz birbirimize daha çok sarılacağız.

‘Bizim ittifakımız Roboski’de kuruldu’

Bizim ittifaklarımız onların ittifaklarına benzemez. Otellerde, masalarda lobilerde kurulmadı. Bizim ittifaklarımızı mücadele alanlarında kuruluyor. Onlar sanıyor ki Emek ve Özgürlük İttifakı bir seçim ittifakıdır. Biz açık söylüyoruz. Bizim ittifakımız dünyanın en büyük temsil makamlarından, üç vekil koltuğundan daha değeridir. Dost düşman herkes bilsin bizim ittifakımız Roboski’de kuruldu, Gezi barikatlarında, İŞİD çetelerine karşı mücadele ederken kuruldu. 10 Ekim Gar katliamında bombaları altında kuruldu. Biz idam sehpasında “Yaşasın Kürt ve Türk halklarının kardeşliği” diyen Deniz Gezmişlerin yoldaşlarıyız. Bırakın milletvekilliğini, dünyanın bütün koltuklarını önümüze serseler, bu ülkede Türk ve Kürt emekçilerinin birliğinden önemli hiçbir şey görmeyeceğiz.

Yan yanayız, omuz omuzayız

Esas olan zor günlerde omuz omuza durmaktır. Zafer ancak Türk ve Kürt halkı beraber olduğunda olur. Bu beş parmak birleşip yumruk olduğunda iktidarı başlarına yıkar diyoruz. Yan yanayız, omuz omuzayız. İttifakımız Aydın’da Yeşil Sol Parti listesinden seçime girmektedir. Bu yüzden Aydın halkını en iyi temsil edecek irade Yeşil Sol Parti listeleridir. Aydın’da Yeşil Sol Parti’nin pusuladaki her logoya basılacak her mühür bu ülkede barış, kardeşlik, eşitlik ve özgürlük mücadelesini bitirecektir. Sülale devrini bitirmek istiyorsanız Yeşil Sol mührüne basın.”

Buldan: Bu seçim demokrasi ile faşizm arasındaki bir tercih

Sonrasında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, katıldığı mitinglerde aynı irade ve kararlılıkla karşılaştığını dile getirdi. Buldan, şöyle devam etti: “Bu irade ve kararlılığın sandıklara yansıyacağından hiçbir kuşkumuz, şüphemiz yok. Türkiye’nin kaderini değiştirecek olan bir seçim sürecindeyiz. 14 Mayıs tarihinde bu zulme, baskıya, inkara ve şiddete dur diyeceğimiz, AKP-MHP ittifakının 21 yıldır bu halklara reva gördüğü yaşam biçimi değiştirmeye az kaldı. 21 yıldır bu ülkede zulümden, inkardan başka bir şey görmedik. Başta Kürtler olmak üzere tüm Türkiye halklarının geleceğiniz bizim için esastır. 14 Mayıs’ta siz konuşacaksınız. Söz sizin, karar sizin, mühür sizin. Elbette ki bu tercih sadece bir vekil tercihi değil, aydınlık ve karanlık arasındaki savaş ve barış, demokrasi ile faşizm arasındaki bir tercih olacaktır.

AKP-MHP iktidarı gidene kadar rahat yok

AKP’nin 21 yıldır ülkeyi nasıl yönettiğini hepimiz biliyoruz. Bu ülkede hiçbir insan geleceğine güven ve huzurla bakamıyor. Yarınların hesabını yapamıyor. Ekonomik zamlardan dolayı insanlar pazara gidemiyor. Çocuklar yataklarına aç giriyor. Öyle bir Türkiye yarattılar ki kendi akrabaları ve çeteleri dışında kimseye yaşam hakkı tanımayan bir zihniyet var aramızda. Onlardan biri, ‘21 yıldır bu ülkeyi yönetiyoruz. Hiç kimsenin yaşam hakkına müdahale etmedik’ demiş. Siz Kürtlerin, Alevilerin yaşam haklarına müdahale ettiniz. AKP gibi düşünmeyen kimseye yaşam hakkı tanımadınız. Elinizden gelse Kürtlere ‘nefes bile alma’ diyeceksiniz. Bu mudur yaşam hakkı? Recep Tayip’in iktidara geldiği zaman söylediği sözü bütün mitinglerde söylüyorum burada da söylüyorum. İlk iktiara geldiklerinde parmağındaki yüzüğü gösterip tek servetim parmağındaki yüzük demişti. Şimdi yüzüklerin efendisi oldular. Sadece yüzüklerin efendisi değil yüzsüzlüklerin talanın inkarın efendisi oldular. Dikkat ederseniz AKP hiç kimseden oy istemiyor. Medyasıyla yargısıyla devletin bütün gücünü kullanarak bu ülkeyi yönettikleri için halkın sorunlarından haberdar değiller. Saraydan Türkiye pembe bir tablodur. Soğana ve patatese yapılan zamları halkımız eleştirdiği zaman buna bile karşı çıkıyorlar. Bu ülkenin bir geçim derdi var. Patatesle soğanla elbette ki sorunu var. Bir evde tencere kaynamıyorsa, açlıkla terbiye ediliyorsa o zaman bir sorun var ama bizim bir sorunumuz daha var. O da AKP-MHP iktidarı. Onları gönderene kadar bize rahat yok. Aydın halkı bu sefer bir oy Yeşil Sol’a bir oy Kılıçdaroğlu’na diyerek AKP ve MHP iktidarını gönderecek.”

Miting, sanatçı Mervan Tan’ın ezgileriyle son buldu.

HABER MERKEZİ

#Aydında #miting #Baş #Buldandan #Yeşil #Sola #mührü #basın #mesajı

Kürt PEN: Özgür basın gazetecilerinin mücadelesine sahip çıkacağız

Amed ve Ankara merkezli operasyonlarda gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösteren Kürt PEN, Kürt halkının mücadelesinin devam edeceğini ve hiçbir gücün bunu durduramayacağını belirtti

Kürt Aydın ve Yazar Birliği (Kürt PEN), Amed ve Ankara merkezli yürütülen operasyonlarda gözaltına alınan ve tutuklanan gazetecilere ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Operasyonlarda 48 kişinin tutuklandığının hatırlatıldığı açıklamada, “Gazeteciler Mehmetşah Oruç, Beritan Canözer, Abdurrahman Gök ve Remzi Akkaya ‘örgüt üyesi’ iddiasıyla tutuklandı. Ayrıca Ankara merkezi yürütülen soruşturma kapsamında DFG Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu ve Mezopotamya Ajansı Editörü Sedat Yılmaz gözaltına alındı. Şimdi 14 Mayıs seçimleri yaklaşıyor ve AKP-MHP kazanmak için baskı ve saldırılarını arttırıyor.”

‘AKP-MHP iktidarı kirli suçlarını örtmek için basına saldırıyor’

16 Haziran 2022’de de 16 gazetecinin tutuklandığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “AKP-MHP iktidarının kirli suçlarını örtmek için kadınlara ve topluma karşı saldırgan, ayrımcı ve cinsiyetçi bir dil kullandığını ve özgür basını hedef aldığı belirtilen açıklamada, mevcut hükümetin 14 Mayıs seçimlerini kazanmak için özgür basına, sanatçılara, siyasetçilere ve hukukçulara yönelik bu operasyonları başlattığına dikkat çekildi. Mevcut sistem yıllardır ‘örgüt üyeliği, örgüt propagandası’ adı altında gazetecileri engellemeye ve toplumun sesinin duyulmasını engellemeye çalışıyor. Son olarak dezenformasyon yasası ya da sansür yasası çıkarıldı, gazetecilerin susturulması ve işlerini yapamaz duruma getirilmek istendi. Gazeteciler, tüm bu baskı ve zorbalığa karşı arkadaşlarının emeklerini ve kalemlerini yerde bırakmayacaklarını söyledi. Bizler Kürt PEN olarak özgür basın gazetecilerinin emeğine, çalışmasına ve mücadelesine sahip çıkacağımızı söylüyoruz.”

Açıklamada son olarak ifade özgürlüğü hakkını ihlal eden operasyonlara karşı halka seslerini yükseltme çağrısında bulunan Kürt PEN, siyasi soykırım operasyonlarına ve seçim operasyonlarına karşı Kürt halkının mücadelesinin devam edeceğini ve hiçbir gücün bunu durduramayacağını belirtti.

HABER MERKEZİ

#Kürt #PEN #Özgür #basın #gazetecilerinin #mücadelesine #sahip #çıkacağız