Ana Sayfa Blog Sayfa 531

Gözaltındaki gazetecilerin ifade işlemleri başladı

Ankara merkezli operasyonla 15 farklı ilde gözaltına alınan ve aralarında gazetecilerin de bulunduğu birçok kişinin emniyetteki ifade işlemleri başladı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir soruşturma gerekçe gösterilerek 15 ayrı kentte evlere baskın yapılarak gözaltına alınan çok sayıda kişi dün Ankara’ya getirildi.

Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde tutulan, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu, Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Sedat Yılmaz, eşi Selma Yılmaz ve Yılmaz’ın kardeşi Filiz Yılmaz ile Cahit Kanbay, Hasan Özhan, Cihan Güneş, Ramazan Debe, Erol Balcı, Evin Özbek, Rıdvan Aslan, İsmail Adanmış, Cahit Ablay, Mahmut Doğu, Devran Ak ve Şemsettin Toprak’ın ifade işlemlerinin başladığı belirtildi.

ANKARA

#Gözaltındaki #gazetecilerin #ifade #işlemleri #başladı

Mêrdîn’de askeri operasyon genişletildi

Omerî bölgesinde hava destekli başlatılan askeri operasyon genişleyerek ikinci gününde sürüyor

Mêrdîn’in Omerî bölgesinde dün başlatılan askeri operasyon, genişleyerek sürüyor. Hava destekli operasyonda bölgede silah seslerinin geldiği belirtilirken, bölgede askeri hareketliliğin devam ettiği bildirildi.

Bagok Dağı’nda önceki gün başlatılan askeri operasyonda çıkan çatışmada ise bir asker hayatını kaybetmiş, bir asker de yaralanmıştı.

Kaynak: MA

#Mêrdînde #askeri #operasyon #genişletildi

Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakı: Oyumuz Kılıçdaroğlu’na

Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakı yaptığı yazılı açıklama ile Cumhurbaşkanlığı seçimleri için oylarını Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na vereceklerini belirtti

Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakı, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler’de Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini açıkladı.

Tarafımız demokrasi tarafı

İttifak açıklamasında “Oyumuzu değişim ve normalleşme için Kemal Kılıçdaroğlu’na vereceğiz” başlıklı açıklamasında, “Türkiye ya mevcut otoriter, keyfi, tek adam rejimiyle büyük bir uçuruma doğru hızla sürüklenecek, ya da değişim, normalleşme ve demokrasi yönünde bir sürece girecek. Bizim tarafımız değişim, normalleşme ve demokrasiden yana olacak” dedi.

Karanlık bir süreç yaşandı

Ülkenin ekonomik, siyasi ve toplumsal olarak krizde olduğu vurgulanan açıklamada, “Bu krizin temel nedeni Kürt meselesinde izlenen inkar, şiddet ve savaş politikasıdır. Kürd meselesinde izlenen inkar ve çatışmacı politika sadece Kürt halkına büyük bedeller ödetmekle kalmamış, Türk halkını da derin bir yoksulluğa, Türkiye’yi otoriter ve karanlık bir ortama sürüklemiştir” denildi.

Yargı bir sopaya dönüştürüldü

Özgür basına yönelik saldırılara da değinilen açıklamada, “Özgür Basın’ın sesi susturulmuş, yargı iktidarın elinde bir sopaya dönüşmüş, toplumsal muhalefet büyük bir baskı altına alınmıştır. Söz konusu keyfi ve antidemokratik uygulamaların sonucunda, seçilen yüzlerce belediye başkanı tutuklanarak yerlerine kayyum atanmış, yüzbinlerce insan KHK ile işinde atılarak açlığa terkedilmiş, binlerce siyasetçi ve aydın düşüncelerinden dolayı tutuklanarak cezalandırılmıştır” denildi.

Kılıçdçaroğlu tek başına Kürt sorununu çözemez

Açıklamada, “Türkiye’nin değişim, normalleşme ve demokrasi yönünde bir sürece girmesi için oyumuzu cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na vereceğiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun Kürt meselesini parlamentoda çözeceği yönündeki vaadini önemli buluyoruz” denilen bu kararın nedeni ise şöyle açıklandı: “Diğer yandan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemek CHP ya da Millet İttifakı’nı desteklediğimiz anlamına gelmez. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun tek başına Kürt meselesi gibi Türkiye’nin temel meselelerini çözemeyeceğini, bu yönde açık ve net bir programının olmadığını biliyoruz. Kürt meselesi, Kürt halkının ulusal demokratik güçleri ile Türkiye demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi ile çözülecektir. Köklü ve evrensel normlara dayalı bir demokrasi de ancak iki halkın el ele vermesiyle inşa edilecektir.”

Nefes imkanı doğar

Açıklamada son olarak, “Normalleşen bir Türkiye’de Kürt meselesi hemen çözülmez, ancak Kürtler biraz nefes alabilir. Koşulların normalleştiği bir ortamda Kürt meselesini tartışmak görece kolaylaşır, Kürtlerin örgütlenme ve ifade imkanları daha da artabilir. Benzer şekilde normalleşen bir Türkiye’de diğer toplumsal kesimler ve emekçiler seslerini daha çok yükseltebilir, temel sorunların özgürce konuşulması ve diyalogla çözümü için daha elverişli bir zemin doğabilir” denildi.

AMED

#Kürt #Özgürlük #Demokrasi #İttifakı #Oyumuz #Kılıçdaroğluna

Ferit Şenyaşar: Emekçiler için de adalet istiyoruz

Adalet Nöbeti’nde konuşan Ferit Şenyaşar, ‘Emekçiler için de adalet istiyoruz. Soma’da katledilen 301 madencinin sesi olacağız’ dedi

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde, AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 770’inci gününde devam ediyor.

Pirsûs’taki evlerinden çıkıp Urfa Adliyesi önüne gelen Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar, “Şenyaşar ailesi için adalet” yazılı pankartın önünde nöbeti başlattı.

Adalet Nöbeti’nde konuşan Ferit Şenyaşar, “Bugün aynı zamanda 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramıdır. Biz, emekçiler için de adalet istiyoruz. Soma’da katledilen 301 madencinin de sesi olacağız. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Mücadelemiz günden güne büyüyor ve bu adaletsizliği, hukuksuzluğu yapan iktidar gidecek. Türkiye’ye adaleti ve huzuru birlikte getireceğiz” ifadelerini kullandı.

RIHA

#Ferit #Şenyaşar #Emekçiler #için #adalet #istiyoruz

Tutuklu gazetecilerden 1 Mayıs mesajı: Özgür günler yakın

Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan MA muhabirleri Deniz Nazlım ve Berivan Altan ile JINNEWS muhabiri Habibe Eren 1 Mayıs dolayısıyla gönderdikleri mesajda, ‘Baskı ve zulüm elbet sonsuza dek sürmeyecek, özgür günler mücadelemiz kadar yakınımızda’ dedi

Özgür basına yönelik saldırılar kapsamında 29 Ekim 2022’de tutuklanan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Deniz Nazlım ve Berivan Altan ile JINNEWS muhabiri Habibe Eren, 1 Mayıs dolayısıyla mesaj gönderdi. Gazetecilerin tutuklu bulundukları Sincan Cezaevi’nden Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın-İş Ankara Temsilciliği’ne gönderdikleri mesajları, sendikanın sanal medya hesabından paylaşıldı.

Gazeteciler mesajlarında geçtiğimiz günlerde tutuklanan MA editörü Abdurahman Gök’ün “’Faşizm yenilecek, yaşasın Özgür Basın” sözünü yineledi.

Büyük kaybedecekler

JINNEWS muhabiri Eren mesajında şunları dile getirdi: “Bizler 1 Mayıs’ı cezaevlerinde karşılıyoruz. Her gün meslektaşlarımızın gözaltına alınması ve tutuklanması haberleri geliyor. Toplumun tüm kesimleri gibi Özgür Basın emekçileri de iktidarın saldırılarından nasibini almaya devam ediyor. Özgür Basını bu tür baskılarla susturacaklarını, diz çöktüreceğini sananlar, büyük yanıldıkları gibi büyük kaybedecekler. Ne sokak ortasında faili meçhul cinayete kurban gidenlerin ne bombardımanlarda katledilenlerin ne Apê Musaların ne Gurbetelli Ersözlerin kalemi yerde kalmadığı gibi, tutuklu gazetecilerin de kaleminin yerde kalmayacağına inancımız tamdır. Ancak insanın ve itirazın olduğu her yerde mücadelenin coşkuyla devam ettiğinden de kuşkumuz yoktur. Bu vesileyle tüm halkların, emekçilerin ve kadınların 1 Mayıs’ını kutluyoruz. Baskı ve zulüm elbet sonsuza dek sürmeyecek, özgür günler mücadelemiz kadar yakınımızda.”

Özgür basın susmayacak

MA muhabiri Berivan Altan ise mesajında şunları dile getirdi: “Son bir haftada onlarca gazeteci arkadaşımız gözaltına alındı, tek faaliyeti hakikati dünyaya duyuran Abdurrahman Gök, Mehmet Şah Oruç, Beritan Canözer, Mikail Barut ve Remzi Akkaya tutuklandı. Korkusunu yenemeyen iktidar, bu kez Özgür Basın emekçileri Dicle Müftüoğlu ve Sedat Yılmaz’ı gözaltına aldı. 90’larda katliamlarla, bombardımanlarla susturulamayan Özgür Basın, bugün gözaltı, tutuklama ve işkencelerle susmayacak. Tüm bu baskılara karşı 1 Mayıs meydanlarını dolduran emekçi halkların ve meslektaşlarımızın sesimiz olacaklarına, Özgür Basının mücadelesini büyüteceklerine inancımız tamdır. Direngenliğimiz ve mücadele azmimiz ile 1 Mayıs’ta da ‘özgür basın susturulamayacak’ diyoruz.”

Bizler de alanda olmak isterdik

MA muhabiri Deniz Nazlım da mesajında şunları belirtti: “Bugün, 1 Mayıs’ta biz tutsak gazeteciler bu coşkulu alanlarda üzerimizde önlüklerimizle hem mesleğimizi yapmak hem de haklarımızı savunmak için kortejlerdeki yerimizi almak isterdik. Ancak gerçekleri karanlıkta bırakmak isteyen AKP iktidarı, son bir haftada onlarca arkadaşımızı gözaltına aldı, 5 arkadaşımız tutuklandı. Her geçen gün cezaevlerindeki tutuklu gazeteci sayısı artsa da o alanda hem gerçeğin peşinde koşan gazeteciler var hem de tutsak gazetecilerin haklarını savunanlar var. Bu yüzden içimiz çok rahat. Alanda toplanan binlerin coşkusunu özgürlük ve demokrasiye vesile olacağına inanıyoruz. Herkese başarılar dilerken, Sincan zindanından selam ve umutlarımızı yüreklerinize gönderiyoruz. Sevgili Abdurrahman Gök’ün söylediği gibi, ‘Faşizm yenilecek, yaşasın Özgür Basın.”

ANKARA

#Tutuklu #gazetecilerden #Mayıs #mesajı #Özgür #günler #yakın

Gazeteci Yılmaz’a gözaltında işkence yapılmıştı: Suç duyurusunda bulundu

Ankara merkezli soruşturmada Amed’de gözaltına alındıktan sonra polis tarafından darp ve hakaretlere maruz kalan Sedat Yılmaz’ın avukatı, suç duyurusunda bulundu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı bir soruşturma gerekçe gösterilerek 29 Nisan’da 15 ayrı kentte evlere düzenlenen baskınlarda, Amed’de gözaltına alınan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu, Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Sedat Yılmaz ve eşi Selma Yılmaz ile İstanbul’da gözaltına alınan Sedat Yılmaz’ın kardeşi Filiz Yılmaz Ankara’ya getirildi.

Dosyaya getirilen 24 saatlik avukat görüş kısıtlamasının ardından dün avukatlarıyla görüşen gazeteciler Yılmaz ve Müftüoğlu, Ankara’ya otobüsle getirilirken 15 saat boyunca kelepçe ile tutuldukları ve 24 saat boyunca aç bırakıldıklarını söyledi. Gazeteci Yılmaz ise polis tarafından darp edildi, “sohbet” adı altında ajanlık dayatmasına ve hakaretlere maruz kaldı. Yılmaz’ın avukatı Şule Recepoğlu, söz konusu duruma ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Suç duyusu dilekçesinde, Yılmaz’ın somut eylem ve delil yokluğunda gözaltına alındığına, kötü muamele ile ifade vermeye ve itirafçı olmaya zorlandığına dikkat çekilirken, gözaltında tutulma gerekçesi olarak somut bir gerekçenin bulunmadığına, dosyada iddialar dışında somut bir bilginin olmadığına işaret edildi.

Amed’den Ankara’ya sevk edildiği esnada gözaltına alınanların kelepçeli bir şekilde otobüse bindirildiği belirtilen dilekçede, Amed’de otobüse bindirildiği esnada Yılmaz’ın sağında bulunan polis tarafından darp edildiği vurgulandı. Yılmaz’ın bu esnada küfür ve hakarete maruz kaldığı belirtilen dilekçede, Yılmaz’ın kendisine kötü muamele ve bir odaya konularak itirafçılığa zorlayan kolluk görevlilerini teşhis edebileceği belirtilerek, ulusal ve uluslararası mevzuat ve kararlar dikkate alınarak şüphelilerin tespit edilerek cezalandırılması talep edildi.

Kaynak: MA

#Gazeteci #Yılmaza #gözaltında #işkence #yapılmıştı #Suç #duyurusunda #bulundu

Yeşil Sol Parti adayı İpekçi: Tutuklu gazeteciler muhalafetin sesi oldu, sahip çıkılmalı

Kürt basına yönelik başlatılan gözaltı ve tutuklama furyasına tepki gösteren Yeşil Sol Parti Ankara adayı gazeteci Ercan Sadık İpekçi, özgür basının ‘muhalefetin sesi’ olduğunu belirterek, ‘Muhalefet sahip çıkmalı’ dedi

Gazetecilere yönelik baskılar seçime sayılı günler kala gözaltı ve tutuklamalarla arttı.

8 Haziran 2022’de prodüksiyon şirketleri ve JINNEWS bürolarına yapılan baskınlar sonucunda 16 gazeteci tutuklandı.

25 Ekim 2022’de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yine Mezopotamya Ajansı (MA) ve JINNEWS bürolarına yapılan baskınlar sonucunda gözaltına alınan 11 gazeteciden 9’u tutuklandı.

25 Nisan’da ise Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan MA editörü Abdurrahman Gök, JINNEWS muhabiri Beritan Canözer, gazeteciler Mehmet Şah Oruç, Remzi Akkaya, Mikail Barut, “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı.

Son olarak 29 Nisan’da Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu ve MA editörü Sedat Yılmaz gözaltına alındı.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Ankara milletvekili adayı gazeteci Ercan Sadık İpekçi, gazetecilere dönük artan baskılara tepki gösterdi.

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Yüsra Batıhan‘a konuşan İpekçi, Amed ve Ankara’da tutuklanan gazetecilerin iddianamelerinin aylar sonra çıktığını anımsatarak, “Ankara’daki arkadaşların duruşmaları seçim sonrasına verildi. Diyarbakır’daki arkadaşlar için de Temmuz’da gün verildi. Seçimlerden sonra arkadaşlarımızın hepsi özgürleşecek. Bu mücadele, onların özgürleşmesi için verilen bir mücadele. Bütün siyasi tutsaklar özgürleşecek” dedi.

‘Muhalefetin sesini duyuruyorlar’

Bir dönem Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) başkanlığını yapan İpekçi, şöyle konuştu: “Muhalefet, muhalif partiler, Kürt hareketi, Yeşil Sol Parti faaliyetleri ne yazık ki yaygın medya tarafından haberleştirilemiyor. Bu seçimlerin eşit şartlarda yürütülmediğinin de göstergesi. Muhalefetin sesini duyuranlar bu gazeteci arkadaşlarımızdır. Halkın haber alma hakkını, gazetecilik sorumluluklarını yerine getiriyorlar. Kürt gazeteci meslektaşlarımız bütün Türkiye’nin gazetecileri için mücadele veriyor. Bunun kıymetinin bilinmesi lazım. Sadece Kürtlerin değil, bütün Türkiye halklarının, gazeteci arkadaşlarımızın verdiği mücadelenin değerini bilmesi lazım.

Bu operasyonlar meşruymuş görüntüsü yaratılmaya çalışılıyor. Bütün muhalefetin sahip çıkması gerekiyor. Seçmenlerin, bütün halkların sahip çıkması gerekiyor. Mesele iktidar, muhalefet meselesinin ötesinde. Bu operasyonda alınan avukat arkadaşlarımız da var. Şimdi konuşmanın zamanı. Bunu şimdi yapmazsak seçimlerden sonra geç olabilir.”

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Parti #adayı #İpekçi #Tutuklu #gazeteciler #muhalafetin #sesi #oldu #sahip #çıkılmalı

Tekirdağ mitingine çağrı: Gelin yeni bir başlangıç yapalım

Seçime iki hafta kala miting yapılacak merkezlerden biri olan Tekirdağ için katılım çağrısı yapan seçim Koordinasyonu üyesi Kenan Yıldız, ‘Gelin hep birlikte yeni bir başlangıç yapalım ve Tekirdağ bir örnek oluştursun’ dedi

Seçim çalışmalarını hızlandıran Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), birçok kentte gerçekleştirdiği mitinglerle seçmenle buluşuyor. Son iki hafta kalan miting yapılacak kentlerden biri de Tekirdağ.

Çorlu’da yapılacak

7 Mayıs Pazar günü saat 17.00’de Çorlu Heykel Meydanı’nda gerçekleştirilecek mitinge, Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) sanatçıları, İstanbul Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Sırrı Süreyya Önder ve Tekirdağ milletvekili adayları katılacak.

Mitinge katılım çağrısı yapan seçim Koordinasyonu üyesi Kenan Yıldız, “İktidarı tarihin çöplüğüne göndermek için güçlü bir ses vereceğiz ”dedi.

Rüzgar Trakya’dan esiyor

Kurdistan’daki seferberlik atmosferinin Türkiye’nin de birçok kentine yayılmış olduğunu belirten Yıldız, “Bir rüzgar esiyor. Demokrasi, özgürlük ve halkların meşru taleplerinin etkisiyle esen bu rüzgar aynı biçimde Trakya’da da esiyor” dedi.

Güçlü ses olacağız

Yıldız, “Gelin hep birlikte yeni bir başlangıç yapalım ve Tekirdağ bir örnek oluştursun. En az 20-30 bin kişinin katılımıyla bir miting gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. 2015 yılında 15 bin kişiden fazla bir katılımla miting gerçekleştirmiştik. Fakat artık biliyoruz ki bu sayı Tekirdağ için yeterli değil. ‘Bu kez 30 bin kişilik bir katılımla bir arada olacağız’ diyoruz. Buradan bir mesaj, bir görüntü vereceğiz. Tek adam rejimine ve toplumu tek tipleştirmek isteyen anlayışa ‘dur’ deyip, onu tarihin çöplüğüne göndermek için güçlü bir ses vereceğiz” dedi.

TEKİRDAĞ

#Tekirdağ #mitingine #çağrı #Gelin #yeni #bir #başlangıç #yapalım

Şirnex’te 14 bölgege yasak ilanı

Şirnex’te 14 bölge, güvenlik gerekçesiyle ‘geçici özel güvenlik bölgesi’ ilan edildi

Şirnex ve Cizîr, Silopiya, Elkê ve Qilêban ilçelerinin sınırları arasında bulunan 14 bölge, “güvenlik” gerekçesiyle 1 Mayıs’tan 15 Mayıs’a kadar 15 gün süreyle “geçici özel güvenlik bölgesi” ilan edildi.

Şırnak Valiliği’nden konuyu ilişkin yapılan açıklamada, “Şırnak merkez ile Cizre, Silopi, Güçlükonak, Uludere ve Beytüşşebap ilçeleri sınırında yer alan Cudi Dağı Bölgesi, Bestler Dereler Bölgesi, Kurt Dağı Bölgesi, Kureşin Bölgesi, Karaçalı T. Bölgesi, Kel Mehmet D. Bölgesi, Serin V. Bölgesi, 2088 Rk T. Bölgesi, Küçük Su Y. Bölgesi, Gabar Dağı Bölgesi, Altın Dağ Bölgesi, İncebel Dağ Bölgesi, Oymakaya Bölgesi, Tanin Tanin Bölgesi, 1-15 Mayıs tarihleri arasında 15 günlüğüne geçici özel güvenlik bölgesi ilan edilmiştir” denildi.

ŞIRNEX

#Şirnexte #bölgege #yasak #ilanı

Eğilmez başımız, yenilmez yüreğimiz!

Apo’nun söylediği o faşizmin defolup gitmesine sadece iki hafta kaldı. Bu faşizm gidecek bizler de tutuklanan bütün arkadaşlarımızı o dört duvarın arasından alacağız. Ben Beritan’la yeniden habere gideceğim, Apo motoruna binip çok sevdiği doğayı yeniden çekecek

Medine Mamedoğlu

Tarihlerden 16 Haziran 2022 saat sabahın dördü. 7’den 70’e onlarca insan Amed Adliyesi önünde bir gün boyunca bekledik. Sabah saatlerinde diğer günün dördüne kadar bir hafta boyunca gözaltında tutulan 22 arkadaşımızı bekledik. O gün 16 gazeteci arkadaşımız güneş doğmadan tutuklanıp cezaevine gönderildi. “Örgüte üye olmak” suçuyla tutuklanan arkadaşlarımızın evlerinden, bürolarından alınan kamera ve teknik ekipmanlar ise delil diye basına servis edildi. Geçen sene tutuklanan arkadaşlarımızın iddianamesi 10 ay sonra hazırlanırken ilk duruşma ise 11 Temmuz günü görülecek. Seçim yoğunluğu içerisinde bizler arkadaşlarımızın duruşma gününü beklerken tıpkı 8 Haziran’da olduğu gibi bizler gözlerimizi yeniden baskın ve gözaltılarla açtık.

Hani coğrafya kimine göre kin, öfke, hakikat düşmanlığı değil de kader ya, ha işte biz de o kaderi bir yıl içinde üç defa yaşadık. Ape Musa’nın izinde yürüyerek yıllardır hakikat mücadelesi veren ve “Gerçekler karanlıkta kalmaz” diyerek alanda olan özgür basın emekçileri bir yıl içerisinde üç ayrı operasyonla karşı karşıya kaldı. İkisi Amed biri Ankara’da yaşanan bu operasyonlarda 29 gazeteci tutuklandı. Bir yılda 29 arkadaşımız tutuklandı.

Ülkede her kaos süreci ve kritik eşikte Kürt gazetecilerini hedef alan bu zihniyet en son iki gün önce dört arkadaşımızı tutsak etti. Bizler 16 Haziran günü yaşadığımız günün aynısını iki gün önce adliye önünde yeniden yaşadık. Sabahın erken saatlerinde bütün annelerin ve halkın toplandığı adliye önü iki gün boyunca boşalmadı. Sabahın erken saatlerinde başlayan ifadeler gece geç saatlere kadar sürdü. Ağacından, kaldırım taşına artık her karışını ezberlediğimiz o adliye önünde herkesin gözü iki gün boyunca kapıya baktı. Bıkmadan yorulmadan iki gün boyunca sevdiklerinden, dostlarından iyi bir haber almayı bekleyen anneler adliye önüne her gelişlerinde zılgıt çekip zafer işareti yaptı.

“Alışkınız biz” sözünü sık sık söyleyen anneler adliye önündekilere moral aşılarken yeniden “Coğrafya kaderdir” sözü aklıma geliyor, bu coğrafyanın kaderi hep aynı insanlara mı vurur? Bunları düşünürken bizle beraber eşini bekleyen Dayıka Meryem adliyeden çıkan avukatının yanına geçti. Tutuklama haberini aldıktan sonra bekleyen herkesin düşüncelerine tercüman olan Dayıka Meryem, “Yeter artık nedir bu çektirdikleri, bizden ne istiyorlar? Bunlara rağmen bu seçimde de onlara oy veren insan değildir. Çocuklarımız onlar yüzünden dağlarda. İnsanların evlerini barklarını dağıttılar. Yeter artık!” sözlerini kullandı. Dedim ya annelerimiz alışkın! Üzülmeden direk öfkesini dik duruşunu ortaya koydu. Bu konuşmanın hemen ardından oğlu Agit Aksoy’un cenazesini kargoyla bir kutuda alan Halise Aksoy da tutuklandı. Tutuklanırken “Bijî Kurd û Kürdistan”  sloganı atan Halise anne yanı başında ki kızı Mizgin Karataş’ın da alnından öperek, “Bunlara boyun eğmeyin” diyerek cezaevine gitti. Boyun eğmeyen Mizgin Karataş’da annesinin ardından tutuklandı.

Bekleyişin ardından içeriden başka haber geldi; “Gazeteci Beritan Canözer tutuklandı.”Özgür basının heyecanlı gazetecisi canım yoldaşım Beritan Canözer tutuklandı. Mesleğe başladığı ilk günden bu yana birçok kez gözaltına alınan Beritan tutuklandı. Daha geçen sene aynı adliye önünde tutuklanan 16 gazeteci arkadaşımız için Beritan ile adliye önünde saatlerce beklemiştik. Beritan’ın hemen ardından Abdurrrahman Gök, Mehmet Şah Oruç ve Remzi Akkaya’da tutuklandı. Haberleri aldıkça sırtımızda ki yükün ağırlaştığını hissediyorduk ki Apo’nun tutuklandıktan sonra söylediği sözleri duyduk; “Faşizm yenilecek, hiç merak etmeyin. Bu faşistler defolup gidecek. Kahrolsun faşizm yaşasın özgür basın.”

Apo’nun söylediği o faşizmin defolup gitmesine sadece iki hafta kaldı. Bu faşizm gidecek bizler de tutuklanan bütün arkadaşlarımızı o dört duvarın arasından alacağız. Ben Beritan’la yeniden habere gideceğim, Apo motoruna binip çok sevdiği doğayı yeniden çekecek. Halise annenin sözleri yolumuza ışık olacak ve bizler, ‘bunlara’ boyun eğmeyeceğiz. Bu umut ve inatla sürekli tekerrür ettirilen o tarihi de kader denilen bu tiyatroyu da değiştireceğiz. Beritanla, Apoyla, Mazlumla ve Direnle yapacağız. Tutsak etmek istediğiniz arkadaşlarımızın o güzel gülüşleri ile yapacağız. Apo’nun da dediği gibi, “Kahrolsun faşizm yaşasın özgür basın.”

#Eğilmez #başımız #yenilmez #yüreğimiz