Ana Sayfa Blog Sayfa 540

Yeşil Sol’a Hatay’da yoğun ilgi

Yeşil Sol Parti’nin Hatay’daki halk buluşmasına konuşan depremzede bir kadın, Erdoğan’ın ‘helallik’ istemesini tepki göstererek, ‘Ölenlerin yakınları olarak hakkımızı helal etmiyoruz’ dedi

Yeşilller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Mereş merkezli depremlerde en çok yıkımın yaşandığı Hatay’da seçim çalışmalarını aralıksız bir şekilde kalabalık halk buluşmalarıyla sürdürüyor. İlk olarak Ballıöz Mahallesi’nde yapılan halk buluşmasına Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, Yeşil ve Sol Parti milletvekili adayı Kerem Nalbant ve HDP bileşenleri katıldı.

Ballıöz
Buradaki halk buluşmasında konuşan milletvekili adayı Kerem Nalbant, seçimlerin önemine işaret ederek iktidardan hesap soracaklarını söyledi. Ardından söz alan HDP’li Gülüm ise, kadınlar olarak iktidardan kurtulacaklarını ve 100 milletvekiliyle Yeşil Sol Parti’nin neden meclise girmesi gerektiğinin önemine değindi.

Gümüşgöze

Ardından partililer Gümüşgöze Mahallesi Spor Kompleksi’nde yardım sırası bekleyen yüzlerce kişi ile bir araya geldi. Burada Züleyha Gülüm’e sarılan bir depremzede, “Biz halk olarak arkanızdayız. Biz elimizden geleni yapacağız. Ama siz sandıklara sahip çıkın. İnşallah elektriğimizi yine kesmezler” dedi. Gülüm ise, “Yok öyle birşey. Sahip çıkacağız” dedi.

Depremzede: Gömdüğümüz canlardan helallik istesinler

Yine bir depremzede de Erdoğan’ın “helallik” istemesini tepki göstererek, “Bizim gömdüğümüz canlarımızı mezardan çıkarıp onlardan helallik istesinler. Bizim hellaliğimiz yok onlara. Dayım 40 yaşındaydı. 6 yaşında kızı paramparça çıkarıldı, hani nerede devlet? Gittiler kendi dayılarını Zonguldak’tan özel ekip getirip kendi yakınlarını sağ çıkardılar. Dayım ne yapsın, 6 yaşındaki kız çocuğunun suçu neydi? Sadece ‘oy verin’ diyor. O bu halkı nasıl öldürdüğünü yaşayarak görecek. 14 Mayıs’ta onun öldüğü gün. Biz arkadanızdayız, bunu bilin. İyiki varsınız. Elbette dünya düzelecek” dedi.

‘Yeşil Sol Parti yanımızda’

Konuşmasının ardından iktidara da seslenen depremzede kadın,” Siz değil Yeşil Sol Parti yanımızda, Kılıçdaroğlu yanımızda. Ölenlerin yakınları olarak hakkımızı helal etmiyoruz. Bunuda bilsinler. Yeşil Sol Parti’nin ve CHP iktidarının yanındayız. Bunu da bilsinler. Herkes bunu duysun” diye konuştu.

Uzun bir süre gözyaşlarına hakim olamayan kadınları dinleyen Züleyha Gülüm ise, “Çıkıp diyor ki hellaleşelim, helalleşecek miyiz bununla” diye sorduğu yurttaşlardan, “Hayır” cevabı aldı. Gülüm şöyle devam etti: “Biz bu kadar yakınımızı kaybetmişken o enkazın altında insanlar ‘Yardım edin’ çığlıklarıyla ölmüşken bunun hesabını sormayacak mıyız? Soracağız. Bu iktidarın suçlarından yargılanmasını da sağlayacağız. Öyle koltuklarında rahat oturmalarına izin vermeyeceğiz. Bizi şu sıralara mahkum edenlerden de hesap soracağız. Devlet ne için var? Devlet halk için çalışmaz mı? Hani nerede devlet?”

Gülüm: Sandıkta hesap soracağız ve bunları göndereceğiz

“Bir yurttaşın Arap Alevi olduğumuz için mi bizi görmüyor?” sorusuna da yanıt veren Gülüm, “Arap Alevi olduğumuz içinde, yoksul olduğumuz içinde, insan olduğumzu içinde bizi görmek istemiyorlar. Ama biz kaybettiğimiz insanlar içinde, geleceğimiz içinde bunlardan sandıkta hesap soracağız ve bunları göndereceğiz. Diyeceğizki yok öyle saraylarda oturup konuşmak. Gideceksiniz ama hesap vereceksiniz, yargılanacaksınız. Bizi depremin, enkazın altında bırakmanın hesabını verecekler. Bunun için 14 Mayıs önemli bir tarih. 14 Mayıs’ta bu Cumhurbaşkanından kurtulduğumuz gibi cumhurbaşkanlığı sisteminden de, tek adam rejiminden de, faşizimden de hep beraber kurtulacağız. Biz birlikteysek güçlüyüz. Yanyana gelirsek hepimiz güçüyüz. Herkesi o yüzden oyuna, iradesine, sandıklarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Cumhurbaşkanlığı’nda Kılıçdaroğlu’na ama milletvekilliğinde Yeşil Sol Parti’ye oy verelim” diye konuştu.

Partililer yine kentin birçok noktasında temaslarını sürdürüyor.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sola #Hatayda #yoğun #ilgi

Tümen köyünde defnedildi

Nisêbîn’de hayatını kaybeden ve 7 yıl sonra cenazesi ailesine verilen Vakkas Tümen, köyünde defnedildi

Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde 2015-2016 yılları arasında ilan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında hayatını kaybeden Vakkas Tümen (Kawa Çekdar) defnedildi. 2016 yılının Mayıs ayında hayatını kaybeden Tümen’in cenazesi 7 yıl sonra bugün ailesine teslim edildi. Amed’te kimsesizler mezarlığında bulunan cenazeyi alan Tümen ailesi, Riha’nın Berecûk (Birecik) ilçesine bağlı kırsal Ayran mahallesine getirdi.

Aile, cenazeyi mahalleye getireceği sırada bütün mahalleyi ablukaya alan Jandarma, köye giriş çıkışlara izin vermedi. Cenaze mahalleye ulaştığı zaman, Jandarma sadece birinci derece yakınların defin işlemlerine katılmasına izin verdi.

Tümen’in cenazesi, dualar eşliğinde ailesi tarafından defnedildi.

HABER MERKEZİ

#Tümen #köyünde #defnedildi

Kılıçdaroğlu’ndan ‘En kısa video’: Bugün dünden daha fakirsen sebebi Erdoğan

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ‘En kısa video’:  Bugün dünden daha fakirsen sebebi Erdoğan. İyi akşamlar

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “En kısa video” notuyla sanal medya hesabından videolu açıklama yayımladı.
Kılıçdaroğlu videoda sadece “Bugün dünden daha fakirsen sebebi Erdoğan. İyi akşamlar” dedi.

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlundan #kısa #video #Bugün #dünden #daha #fakirsen #sebebi #Erdoğan

KESK İzmir Kadın Meclisi: Cinsiyetçi iktidara dur demek için sandığa gideceğiz

Seçimlere dair tutumlarını açıklayan KESK İzmir Kadın Meclisi, kazanımların pazarlık konusu yapıldığı belirtilerek, ’14 Mayıs’ta iktidarın tekçi, cinsiyetçi, ırkçı politikalarına dur demek için sandığa gideceğiz’ dedi

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 2 Nolu Şube, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine iadesi talebiyle Karşıyaka Çarşıda düzenlediği oturma eylemine 252’nci haftasında devam etti. Bu hafta eyleminde KESK İzmir Kadın Meclisi seçimlere dair tutumunu açıkladı.

Basın metnini Tarım Orkam Sen Kadın Sekreteri Sibel Çelik ve Eğitim Sen İzmir Üniversiteler Şubesi Kadın Sekreteri Sabiha Metin okudu.

Gündemlerinde kadın kazanımlarının pazarlık konusu yapılmasına karşı itirazları ettikleri bir genel seçim olduğu vurgulanan metinde, “AKP/MHP iktidar bloğu, bir avuç sermayedar zenginliğine zenginlik katsın diye, emeği ve doğayı gasp ediyor. Ardı arkası kesilmeyen özelleştirme politikalarıyla, başta eğitim, sağlık ve yerel hizmetler olmak üzere kamusal hizmetlerin tümünü tasfiye etti. Sağlıkta dönüşüm adı altında sürdürülen piyasalaşma gerek sağlık hizmeti verenlerin gerekse sağlık hizmetinden faydalananların içinde bulunduğu kötü koşulları daha da ağırlaştırdı” ifadeleri yer aldı.

Kazanımlar hedefte

AKP-MHP iktidar bloğunun kadın hayatını hiçe saydığı ifade edilen açıklamada, “AKP-MHP iktidarının neo-liberal politikalarıyla gün be gün artan eşitsizliklerle, Türkiye kadın yoksulluğunun en fazla, kadın istihdamının en düşük olduğu ülkelerden biri. Bizleri halihazırda çepeçevre kuşatan toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri, deprem ve ekonomik krizle birleşince her alanda güvencesizlik daha da derinleşiyor. Kadınların yıllarca mücadele ederek elde ettikleri kazanımları ortadan kaldırmaya yönelik pazarlıklarla oy toplamaya çalışıyor. İktidarın seçim kampanyasında karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılması, 6284 sayılı Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un ortadan kaldırılması ve LGBTİ+ derneklerinin yasaklanması da var” denildi.

Cinsiyetçi iktidara dur demek için…

14 Mayıs’ta bu tekçi, cinsiyetçi, ırkçı iktidara dur demek için sandıklarda olacaklarının vurgulandığı açıklamada, “14 Mayıs seçimlerinde kadınların tercihi bellidir. Kadınların emeği, kimliği, bedeni üzerinden söz söyleyenlere dur demek için; Emeğimiz, kimliğimiz, bedenimiz bizimdir demek için; Kadınlar, eşitlik, adalet, laiklik, barış, özgürlük mücadelesini sürdüren politikaların yanında olacaktır” diye belirtildi.

Adaylar söz aldı

Açıklamada konuşan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İzmir Milletvekili Adayı Canan Kebent Özkan, da kendisinin de KHK ile ihraç edildiğini hatırlatarak, “Emekçiler olarak KHK rejimi üzerinden geldik. Yargı ile hesabımız da var. Mücadele ve Dayanışma ile geleceğimize atılan KHK tırpanın üzerinden geldik. Hakkımızı almak için yola çıktık. İstanbul sözleşmesini geri kaldıranlardna çocuk istimarlarından hesap soracağız. 14 mayısta karanlığı yırtıp halaylarımız zılgıtlarımızla geleceğiz” dedi.

Ardından söz alan Yeşil Sol Parti Milletvkili Adayı ve KHK ile ihraç edilen Semra Kıratlı ise şunları söyledi: “7 yıl önce KHK’lılar işlerinden koparıldu. Üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen emekçiler alanlarda mücadelesini veriyor. Direneb tüm arkadaşlarımızı kutluyorum. 14 Mayıs ile birlikte hukuk tanımayan rejim yenilecek. Yeşil Sol Parti çoğulcu bir mücadele ile kadın bakış açısıyla yeni bir Türkiye inşa edecek. Kadınlar yeni Türkiyenin kurucusu olacak. Kadınlar olarak başaracağız.”

HABER MERKEZİ

#KESK #İzmir #Kadın #Meclisi #Cinsiyetçi #iktidara #dur #demek #için #sandığa #gideceğiz

Denizli’de coşkulu halk buluşması: Saray’da korku dağları sarmış

Yeşil Sol Parti’nin Denizli’deki halk buluşmasında konuşan Paylan: Saray’da korku dağları sarmış durumda. 10 gün sonra gidecekler ama daha farkında değiller. Abbas yolcu, güle güle Erdoğan

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek seçimler öncesi Türkiye ve Kurdistan kentlerinde halk buluşmalarını sürdürüyor. Denizli Merkezefendi ilçesinde bulunan Esentepe Newroz Alanı’nda gerçekleştirilen buluşmaya, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın’ın yanı sıra Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüler Kurulu Üyesi Juliana Gözen ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed Milletvekili Garo Paylan katıldı.

Yeşil Sol Parti bayraklarıyla donatılan alanda toplanan yüzlerce yurttaşın slogan ve halayları, buluşmayı adeta bir miting havasına büründürdü. Koma Baran’ın Kürtçe ezgileriyle başlayan buluşmada, beyaz tülbentli Barış Anneleri de bir an olsun coşkudan uzak kalmadı.

Buluşmada ilk olarak Yeşil Sol Parti Denizli İl eş sözcüleri halkı selamladı. Seçimlere kısa bir süre kaldığını ifade eden eş sözcüler, Denizli’de coşkulu bir seçim atmosferinin yaratıldığına dikkat çekti.

‘Soylu’yu 14 Mayıs’ta tarihin çöplüğüne göndereceğiz’

14 Mayıs’ta tarih yazacağız” vurgusu yapan Yeşil Sol Parti Denizli Milletvekili Adayı ve HDP Agiri Milletvekili Abdullah Koc, Denizli’deki seçim coşkusunun alanlara sığmadığını belirtirken, “21 yıllık AKP-MHP hükümetinin Türkiye‘ye reva gördüğü kapkaranlık bir ortam var. Bunlar insanları açlığa mahkum ettiler. Sesini çıkaran kim varsa operasyonla karşı karşıya kalıyor. Siyasi gözaltı ve tutuklama saldırıları yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sesleniyoruz; Seni de 14 Mayıs’ta tarihin çöplüğüne göndereceğiz. Bunlar sürekli şiddet, tehdit dili kullanıyor. Siz ne yaparsanız yapın biz size boyun eğmeyiz, eğmeyeceğiz” tepkisini gösterdi. Koç’un konuşması sırasında sık sık, “Yeşil Sol halktır halk burada” sloganları yükseldi.

‘Halk hakkını helal etmeyecek, hesap soracak’

Ardından söz alan TÖP Sözcüler Kurulu Üyesi Juliana Gözen, “11 gün sonra bu AKP-MHP faşist iktidarını sandığa gömmeye geliyoruz. 11 gün sonra Kürt, Alevi, kadın, işçi, çocuk, doğa düşmanı bu faşist iktidardan hesap sormaya geliyoruz. Depremden kaybettiklerimizden sorumlu olan bu zulüm iktidarını tarihin çöp tenekesine göndermeye geliyoruz. Birileri zengin olacak diye bizler hergün açlığa sürükleniyoruz. Bizden helallik istiyorlar ama bu halk size hakkını helal etmeyecek ve hesap soracak” diye konuştu

Paylan: Abbas yolcu, güle güle Erdoğan

Sonrasında söz alan HDP Amed Milletvekili Garo Paylan da şunları söyledi: “Müjde olsun Manisa, Bursa, Aydın Ankara’ya vekil gönderiyor. Peki Denizli eksik mi kalacak? Buradan müjde olsun. Eğer 11 gün boyunca gece gündüz çalışırsak sevgili Abdullah Koc’u da Ankara’ya göndereceğiz. Memleketin her yerinde 7 Haziran 2015 sürecindeki rüzgarı geçen bir rüzgar esiyor. Saray’da korku dağları sarmış durumda. 10 gün sonra gidecekler ama daha farkında değiller. Abbas yolcu, güle güle Erdoğan.”

Akın: Az kaldı, bu Saray rejimini gönderiyoruz

Son olarak söz alan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın ise tutuklanan gazetecilere değinerek “Son zamanlarda gazeteci arkadaşlarımızı gözaltına aldılar ve tutukladılar. Buradan onlara sesleniyoruz. Az kaldı, bu Saray rejimini gönderiyoruz” diye belirtti. 14 Mayıs’ın dünyanın ve Orta Doğu’nun kaderini değiştirecek nitelikte bir seçim olduğunu vurgulayan Akın, “Biz Türkiye’deki bütün mağdur edilenlerin seçimini yapıyoruz. Yeşil Sol Parti Osmanlı oyunlarını bozmak için bütün muhalefetin ortak adayı oldu. Biz de bu büyük ağacın altında toplanan bütün muhalif güçler olarak Meclis’te sizi temsil etmeye hazırız. Karşımızda devletin bütün olanaklarını ele geçirmiş ceberut bir rejim var. Bu ülkeye 21 Mart baharı nasıl geldiyse 15 Mayıs’ta bunun daha güçlüsünü getireceğiz. Sizlerde bu irade olduğu sürece bizde de bu kararlılık devam edecek. Biz umutluyuz, kararlıyız ve başaracağız. İstanbul’u kaybettirdik, şimdi de Türkiye’yi kaybettireceğiz” diye konuştu.

Halk buluşması, konuşmaların ardından halaylar ile son buldu.

HABER MERKEZİ

#Denizlide #coşkulu #halk #buluşması #Sarayda #korku #dağları #sarmış

Edirne’deki ırkçı saldırıda yaralanan Yeşil Sol Partili tutuklandı

Yeşil Sol Parti’nin Edirne’ki standına gerçekleştirilen ırkçı saldırı sonrası yaralanan ve gözaltına alınan 7 Yeşil Sol Parti’liden 6’sı serbest bırakılırken, bir kişi ‘yaralama’ iddiasıyla tutuklandı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Edirne İl Örgütü’nün dün kentin en işlek caddelerinden biri olan Saraçlar Caddesi üzerinde kurduğu standa kimliği belirsiz bir grup ırkçı saldırıda bulunmuştu. Irkçı saldırıya maruz kalan Yeşil Sol Parti üyesi Eskişehir 2’nci sıra milletvekili adayı Serdal Zımba ile Sara Ay’ın kolu kırılırken bir partili de yaralandı. Saldırı sonrasında polisler, ırkçı grubun peşine düşmek yerine saldırıya uğrayan Yeşil Sol Parti’li 7 kişiyi gözaltına aldı.

Saldırıya uğrayan tutuklandı

Gözaltına alınıp Edirne İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen 7 kişinin bugün emniyetteki işlemleri tamamlandı. Gözaltına alınanlardan 6 kişi emniyet işlemlerinin arından serbest bırakılırken, Yeşil Sol Parti’li Süleyman Hızmalı adındaki yurttaş “yaralama” iddiasıyla adliyeye sevk edildi. Savcılık tarafından ifadesi alınan Hızmalı, aynı gerekçelerle tutuklama talebiyle 2. Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Mahkeme, Hızmalı’yı “yaralama” iddiasıyla tutukladı.

HABER MERKEZİ

#Edirnedeki #ırkçı #saldırıda #yaralanan #Yeşil #Sol #Partili #tutuklandı

Gözaltına alınan 23 kişi tutuklama talebi

Eskişehir ve İstanbul’da yürütülen soruşturma kapsamında 8 kentte yapılan ev baskınlarıyla gözaltına alınan 23 kişi tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

AKP-MHP iktidarı 14 Mayıs seçimlerine giderken kaybetme korkusu ile gözaltı operasyonlarını sürdürmeye devam ederken, birçok kentte yapılan ev baskınlarıyla çok sayıda kişi gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 30 Nisan sabahı, 8 kentte düzenlenen operasyonda çok sayıda Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Etkin Haber Ajansı (ETHA) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi evlerine düzenlenen polis baskınıyla gözaltına alınmıştı.

Aralarında ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, ETHA editörü Nadiye Gürbüz ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekilli adayları da yer aldığı gözaltındaki kişiler için dosyaya gizlilik kararı ve avukat kısıtlılığı getirilmişti.

Suçlamalar

Bu sabah İstanbul ve Eskişehir Adliyelerine çıkarılan gözaltındaki 23 kişinin ifadeleri alındı. Eskişehir merkezli yürütülen soruşturmada gözaltına alınanlar hakkındaki suçlamalar arasında SGDF faaliyetlerine katılmak, Polen Gençlik Kültür Evi’ne gitmek, Eskişehir’de Onur Yürüyüşü, 1 Mayıs ve 25 Kasım eylemlerine katılmak yer aldı. İfade işlemleri tamamlanan 10 kişinin tamamı, tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

İstanbul’da tutuklama talebi

İstanbul’da yürütülen soruşturması kapsamında gözaltına alınan 13 kişi de ifade işlemlerinin tamamlanması sonrası aynı şekilde tutuklanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

HABER MERKEZİ

#Gözaltına #alınan #kişi #tutuklama #talebi

Ankara Barosu: Seçim verilerini toplama İçişleri Bakanlığı’nın yetkisinde değil

Ankara Barosu seçim verilerini toplamanın İçişleri Bakanlığı’nın yetkisi kapsamında olmadığını vurgulayarak YSK’yi göreve çağırdı

Ankara Barosu, sandık sonuç tutanaklarının seçim kurullarından alınması ve İçişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan sisteme girilmesi konusunda kaymakamlıklara yazı yazıldığı iddialarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Ankara Barosu’ndan yapılan açıklamada Yüksek Seçim Kurulu (YSK), kamuoyunu aydınlatmak ve bilgilendirmek üzere göreve davet edildi.

Seçim verilerini toplama, birleştirme ve ilan etmede tek yetkilinin YSK olduğu ifade edilen açıklamada, “İçişleri Bakanlığı’nca, sandık sonuç tutanaklarının seçim kurullarından alınması ve Bakanlık bünyesinde oluşturulan sisteme girilmesi konusunda Kaymakamlıklara yazı yazıldığı kamuoyunun gündemine gelmiştir. Anayasa, seçim sonuçlarını birleştirme ve ilan etme yetkisini sadece Yüksek Seçim Kurulu’na vermiş olup, Yüksek Seçim Kurulu ise verilerini kanuna uygun olarak siyasi partilerle ve kamuoyu ile paylaşmaktadır. Seçim verilerini toplamak İçişleri Bakanlığı’nın yetkisi kapsamında değildir” ifadeleri yer aldı.

HABER MERKEZİ

#Ankara #Barosu #Seçim #verilerini #toplama #İçişleri #Bakanlığının #yetkisinde #değil

Çocuğa işkence: Dosya Ağır Ceza’ya gönderildi

Lice Asliye Ceza Mahkemesi, 14 yaşındaki çocuğa işkence yapan polisler hakkında ‘hürriyeti tahditten’ hazırlanan iddianame için ‘işkence suçu’ ve ‘nitelikli yağma’ suçları olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi, dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi

Amed’in Licê ilçesinde 21 Mart’ta 14 yaşındaki Y. D.’yi zırhlı araca bindirerek işkence yapıp, Kürtlere küfür etmesini isteyen, İstiklal Marşı, Mehmetçik Marşı ve Gençlik Hitabe’nin ezberlememesi halinde öldürülmekle tehdit ettikten sonra elleri ayaklarını bağlayarak bir dere bataklığında ölüme terk eden 5 polis hakkında “hürriyeti tahditten” hazırlanan iddianamede görevsizlik karar verildi.

Lice Asliye Ceza Mahkemesi, Lice Emniyet Amiri Aykut Oral polisler Hayrettin Çakmak, İsmail Akkuş, Emre Özcan ve Gökhan Bay hakkında “kasten silahla ve kamu görevlisinin sahip olduğu nüfus kötüye kullanmak suretiyle yaralama” suçundan yürütülen soruşturmada, 5 polis hakkında “kişiyi hürriyetten yoksun bırakma’ suçundan hazırlanan iddianame, görevsizlik kararı verdi.

Dosya Ağır Ceza’ya gönderildi

Lice Asliye Ceza Mahkemesi, dosya hakkında görevsizlik kararı vererek 5 polisin üzerine atılı suçun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun (TCK) 94/2-a maddesinde öngörülen “Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı işkence” suçu ile 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-c-e-h maddelerinde düzenlene “nitelikli yağma” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirilmesi için Diyarbakır Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

Mahkeme, tutuksuz yargılanan polisler hakkında verdiği adli kontrol tedbirinin uygulanmasının devamına, tutuklu polisler İsmail Akkuş, Emre Özcan ve Gökhan Bay’ın tutukluluk hallerinin devamı yönünde karar verdi.

Amed Barosu: Sürecin takipcisiyiz

“Hürriyeti tahditten” hazırlanan iddianameye itiraz ederek, iddianamenin işkence suçundan hazırlanması yönünde başvuru yapan Amed Barosu konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Lice Asliye Ceza Mahkemesi, Newroz günü 14 Yaşındaki çocuğa karşı fiilleri işkence suçu kapsamında değerlendirerek görevsizlik kararı verdi. Newroz günü 14 yaşındaki çocuğun hukuk dışı alıkonulmak suretiyle işkence edilmesine dair, Lice Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 3’ü tutuklu 5 polis memuru hakkında yürütülen soruşturma neticesinde ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçu kapsamında iddianame hazırlanmıştır. Baromuzca, iddianamede işkence suçuna yer verilmeyerek suç tanımının eksik nitelendirilmesi nedeniyle hazırlanan iddianamenin eyleme uygun suç tanımı üzerinden işkence suçu kapsamında cezalandırma talebinde bulunulması isteminde bulunulmuştur. Lice Asliye Ceza Mahkemesi’nce talebimiz doğrultusunda 5237 sayılı TCK’nın 94/2-a maddesinde öngörülen ‘Çocuğa, Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan kişiye ya da gebe kadına Karşı İşkence’ suçu ile 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-c-e-h maddelerinde düzenlene ‘Nitelikli Yağma’ suçu kapsamında yargılamanın yapılması gerektiği belirtilerek Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Hukuki sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerindi kullandı.

HABER MERKEZİ

#Çocuğa #işkence #Dosya #Ağır #Cezaya #gönderildi

GÖÇİZDER davası: Günlük telefon konuşmaları suçlama konusu yapıldı

GÖÇİZDER eşbaşkan ve yöneticilerinin yargılandığı davanın duruşması görüldü. Davada günlük telefon konuşmaları suçlama konusu yapılırken, duruşmaya yarın devam edilmesine karar verdi

Göç İzleme Derneği’nin (GÖÇİZDER) yönetici ve üyelerinin de aralarında bulunduğu tamamı tutuksuz yargılanan 23 kişi hakkında açılan davanın 3’üncü duruşmasının birinci oturumu, Silivri Kapalı Cezaevi Kampüsü’nde görüldü. Duruşmayı Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatların yanı sıra Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) temsilcileri, Hafıza Merkezi üyeleri ve çok sayıda hukukçu da takip etti. İnsan hakları savunucuları ve sanatçılar da dayanışma amaçlı duruşmaya katıldı.

Duruşma kimlik tespiti ile başladı. Ardından duruşma 5 Ocak’ta görülen davanın 2’nci duruşmanın 2’nci oturumunda savunmaları ertelenen tutuksuz yargılanan GÖÇİZDER üyeleri avukat Pınar Konak, Süleyman Yıldız, Veysi yıldız, Ali Koçyiğit, Şeref Kaya, İlyas Erdem ve Birhat Avcı’nın dinlenmesi ile devam etti. Savunmalarını yapan 6 kişi, derneğin kriminalize edilmesine karşı projelerini göç çalışmaları kapsamında yürüttüğünü dile getirdi.

Telefon konuşmaları suçlama konusu

Suçlama konuları arasında yer alan tapelere dair de savunma yapan GÖÇİZDER üyeleri, arkadaşları ile yaptıkları ve yaşamın olağan akışına uygun olan telefon konuşmaları olduğunu ifade etti. Konuşmalarda arkadaşları ile şakalaşmalarının dahi suç unsuru olarak gösterilmesine tepki gösteren üyeler, konuşmaların herhangi bir suç teşkil etmediğinin altını çizdi. Yargılanan üyeler, derneğin projelerini anlatarak göçe maruz bırakılan kişiler için çalışmalar yürüttüklerini vurguladı. Ayrıca gözaltına alındıkları ve tutuklandıkları süreci hukuka aykırı bir karar olarak değerlendiren üyeler, haklarında hazırlanan iddianameyi de hukuki düzeyde bulmadıklarını belirtti.

Avukatların talepleri

GÖÇİZDER üyelerinin savunmalarının ardından tutuksuz yargılananların avukatları da savunma yaptı. Avukatlar, tutuksuz yargılananlar hakkında yurt dışı yasağı ile adli kontrolün kaldırılmasını ve duruşmadan vareste tutulmalarını talep etti. Avukatlar ayrıca tevsii tahkikat; yani esas hakkında savunma yapılmadan önce mahkemenin araştırması gereken hususların, toplanmayan delillerin bildirilmesi ve yargılamanın genişletilmesi taleplerini bildireceğini paylaştı.

Savunmalardan sonra mahkeme heyeti ara karar oluşturmak amacıyla duruşmaya 10 dakika ara verdi.

Duruşma yarın devam edecek

Aranın ardından mahkeme başkanı ara kararını açıkladı. Tüm avukatların beyanda bulunmasına ve duruşmanın bugün bitebilecek olmasına rağmen ara kararlar için duruşmaya yarın devam edilmesine karar verildi. Ayrıca bir önceki duruşmada avukatların tanık taleplerinin tüm savunmaların alınması ardından değerlendirilmesine ilişkin kararın da yarın görülecek olan duruşmada açıklanacağı belirtildi.

Duruşmanın ikinci oturumu yarın görülmeye devam edecek.

HABER MERKEZİ

#GÖÇİZDER #davası #Günlük #telefon #konuşmaları #suçlama #konusu #yapıldı