Ana Sayfa Blog Sayfa 544

Taksim’de, 1 Mayıs’ta katledilen kadınlar için anma

1 Mayıs 1977’de katledilen kadınları anmak için Taksim’de bir araya gelen kadınlar, ‘Varız, bize yasaklamaya çalıştığınız her yerdeyiz’ dedi

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyon(DİSK) Kadın Komisyonu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyon (KESK) Kadın Meclisi, Türkiye Mühendisler ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İKK Kadın Komisyonu, Türk Tabipler Birliği (TTB) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlık Kolu, Türkiye Bilişim Derneği (TDB) Kadın Komisyonu öncülüğünde “1 Mayıs 1977’den 2023’e katledilen kadınların hesabını vereceksiniz” şiarıyla Taksim Kazancı Yokuşu’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamaya Halkların Demokratik Partisi(HDP) İstanbul milletvekili Züleyha Gülüm’ün de aralarında bulunduğu çok sayıda kadın katıldı. Basın metnini kitle adına Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİMSEN) 3 No’lu Şube kadın sekreteri Seher Göğerçin okudu.

Zihniyet değişmedi

1 Mayıs 1977’de Kazancı Yokuşu’nda öldürülen kadınların başlattığı mücadelenin günden güne büyüdüğünü ifade eden Seher Göğerçin, kapitalist sistemin cinsiyetçi politikalarının karşı mücadelelerinin devam ettiğin söyledi. Kadın oldukları için, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yer bulamadığı çalışma koşullarına tabi oldukları için mobbinge, ayrımcılığa dikkat çeken Göğerçin, “İstihdamda kadına açılan ilk yer, bugün iktidarın kadın istihdamına ilişkin rakamları şişirmek için kadına önerdiği, cinsiyetçi iş bölümünü yeniden üreten işler olmuştu. İktidar, işveren ve sermaye sınıfının zihniyeti değişmedi. Kadınların örgütlenerek, örgütlü mücadeleye sahip çıkarak, bazı kazanımlar elde etti. Bu onların sadece hizmet sektöründe, cinsiyetçi iş bölümünü sürdürebilecekleri işlerde değil, farklı istihdam alanlarında da görünür olmalarını sağladı” diye konuştu.

‘Emeğimizin karşılığını istiyoruz’

“Varız, bize yasaklamaya çalıştığınız her yerdeyiz” diyen Göğerçin, “77 1 Mayıs’ında da olduğu gibi emeğimizin değersizleştirilmesine, yok sayılmasına isyan ediyoruz. İnsana yaraşır iş, eşdeğer işe eşit ücret, ayrımcılıktan ve şiddetten arındırılmış çalışma ortamlarında çalışabilmek istiyoruz. Evde, atölyelerde, fabrikalarda, kamu kurumlarında, tarlalarda emeğimizin karşılığını almayı istiyoruz. Bu meydanda söz söylemiş tüm kadınların sesine ses veriyor, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kalkmasına engel olan ne varsa karşısındayız diyoruz. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanundan vazgeçmiyor, uluslararası mekanizmaların çalışmasını istiyoruz. Kadının, LGBTİ+’ların kimlikleriyle istihdamda yer olabilmesine yönelik politikalar istiyoruz. Kadın emeğine güvence istiyoruz, İstediğimiz koşullar yerine getirilene kadar sözümüzü örgütleyecek, geçmişi bugüne taşımayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

Açıklamanın ardından kadınlar, 1 Mayıs 1977 yılında 34 kişinin katledildiği yere karanfil bıraktı.

HABER MERKEZİ

#Taksimde #Mayısta #katledilen #kadınlar #için #anma

Kobanê’de 1 Mayıs kutlaması

Kobanê’de kutlanan 1 Mayıs’ta 15 emekçiye ödül verildi

Kuzey ve Doğu Suriye kenti Kobanê’de halk, “Özgür ve onurlu bir yaşam, demokratik bir Suriye için Dünya Emekçiler Günü’nü kutluyoruz” şiarıyla 1 Mayıs’ı kutladı. Demokratik Toplum Hareketi’nin (TEV-DEM) Kobanê’deki ormanlıkta düzenlediği 1 Mayıs kutlamasına yurttaşların yanı sıra Özerk Yönetim temsilcileri, siyasi parti ve sivil toplum üyeleri katıldı. Kutlamanın yapıldığı alan, “Toplumun değeri büyük emeklerdir” ve “Yaşasın 1 Mayıs” yazılı pankartlarla donatıldı.

Kutlamada konuşan TEV-DEM Fırat Bölgesi Eş Başkanı Hedle Hesen, “Emekçiler ülkelerin gerçek sahipleridir. Emek veriyor ve zulme maruz kalıyorlar fakat teslim olmuyorlar” dedi. 1 Mayıs’ın büyük bir değer olduğunu fakat baskıcı sistemlerin emekçilerin barış içinde yaşamasına izin vermediğine işaret eden Hedle Hesen, Türkiye’nin işçi sınıfının emeğini sömürmesini örnek verdi.

Emekçilere ödül

Konuşmanın ardından yurttaşlar müzik gruplarının şarkılarıyla halaya durdu. Son olarak Fırat Bölgesi’ndeki kurumlarda çalışan 15 emekçiye ödül verildi.

HABER MERKEZİ

#Kobanêde #Mayıs #kutlaması

Basın avukatı Temur’a avukatlığını yaptığı dosyalar soruldu

Basın hukuku alanında çalışan ve Kürt gazetecilerin avukatlığını yapan Resul Temur’a savcılık ifadesinde avukatlığını yaptığı dosyalar soruldu

Basın hukuku konusundaki deneyimleri nedeniyle haklarında soruşturma ve kovuşturma açılan Kürt gazetecilerin avukatlığını yapan Resul Temur’un savcılık ifadesi tamamlandı. Bugün sabah saatlerinde avukatlar Mehmet Öner, Zozan Acar, Pirozhan Karali’yle birlikte adliyeye sevk edilen Temur’a, açık tanık Ümit Akbıyık’ın Özgürlük İçin Hukukçular Derneği üyesi olduğunu söylediği ve “ÖHD’nin basın komisyonunda” olduğu iddiası ve ücretsiz avukatlık hizmeti verip vermediği ve bazı müvekkillerinin dosyaları soruldu.

‘11 yıl basın hukuku alanında çalıştım’

Akbıyık’ın “suçlama konusu yapılan” iddialarına yanıt veren Temur, Akbıyık adlı şahsı tanımadığını ifade etti. 13 yıldan beri avukatlık yaptığını belirten Temur, 13 yıllık meslek hayatının 11 yılını basın hukuku üzerine olduğunu ifade ederek, “Adli işlem gören Kürt gazetecilerin birçoğunun avukatlığını yaptım. Zannederim ki Ümit Akbıyık isimli şahıs ihtisas yapmış olduğum bu alanı bu şekilde kirminalize etmektedir. Girmiş olduğum dosyalara herhangi bir yapı, örgüt ya da şahsın örgütsel yönlendirmesiyle katılmadım. Özgürlük İçin Hukukçular Derneğine üyelik başvurusu yapmıştım. Başvurumun onaylanıp onaylanmadığını bilmiyorum. Bu dernek yasal bir dernektir. Ayrıca derneğin basın komisyonu şeklinde bir bölümü yoktur” dedi.

Müvekilleri soruldu

Müvekkilliğini yaptığı kişiler sorulan Temur, bu kişileri tanıdığını ve avukatlıklarını yaptığını belirtti. Avukatlığını yaptığı ve 16 Haziran 2022’de Kürt gazetecilere yönelik operasyonda 16 meslektaşıyla birlikte tutuklanan gazeteci Aziz Oruç’un da sorulduğu Temur, “Aziz Oruç’u tanırım. Kendisiyle resmi vekalet sözleşmemiz bulunmaktadır. Mevcut durumda tutuklu olduğu dosyayı takip etmekteyim. Bana sormuş olduğunuz bu şahısların vekalet sözleşmelerini dosyaya sunabilirim” ifadelerini kullandı.

‘Soruşturma Avukatlık Kanunu’n aykırı’

Temur’un avukatları da Avukatlık Kanunun 36’ncı Maddesi’nin avukatın müvekkille hukuk ilişkisine dair sır saklama yükümlülüğünü getirdiği hatırlatılarak, “Bir avukatın mesleki faaliyetlerini nasıl yürüttüğü, müvekkilleriyle nasıl bağlantı kurduğu, ücret alıp almadığı, ücret almışsa makbuz kesip kesmediği bir ceza soruşturmasının konusu olmadığı gibi doğrudan avukatlık mesleği ile ilgili olan ve avukatlık mesleği gereği müvekkil ile vekil arasında gizli kalması gereken bilgileri ifşa etmeyi amaçlamaktadır. Bu soruşturma bu yönüyle Avukatlık Kanunu’nun 36’ncı Maddesine aykırı olarak doğrudan avukatlık mesleğine yönelik tehdit içermektedir. Şayet bu soruşturma sonucunda müvekkilimizin tutuklanmasına karar verilirse bu tedbir çok ağır olacağı gibi savunma mesleğini ortadan kaldıracaktır. Yurttaşlar açısından da adil yargılanma e savunma hakkını ortadan kaldıran bir sonuç yaratacaktır” diye belirtti.

Tanık Ümit Akbıyık’ın beyanlarının somut hiçbir belgeye dayanmadığını ifade eden avukatlar, tanığın beyanlarının soyut suç isnadı içerdiğini ifade ederek, müvekkillerinin tutuksuz yargılanmasını istedi.

Savcılık ifadesi tamamlanan Temur’un, diğer avukatların ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından mahkemeye sevk edilmesi bekleniyor.

Kaynak: MA

#Basın #avukatı #Temura #avukatlığını #yaptığı #dosyalar #soruldu

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti: Gazetecileri serbest bırakın

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti, açıklama yaparak gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı yaptı

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC), Yönetim Kurulu, Amed merkezli soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteciler için yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Basının, kamuyu ilgilendiren konularda özgürce haber ve bilgi verme, eleştiri ve denetim görevini yerine getirerek halkı bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma işlevi, gazetecilik faaliyeti yürüten gazetecilerle mümkündür” denildi.

‘Kaygıyla izliyoruz’

Gazetecinin özgürce haber toplayabilmeli, bunları yorumlayabilmeli ve eleştirebilmeli denilen açıklamada, “Haber, eleştiri ve yorumları basabilmeli ve yayabilmelidir. Çünkü gazetecilik, haber toplama ve yayma faaliyetidir. Birçok uluslararası belgede ve birçok devletin Anayasasında düzenlenmiş ve güvence altına alınmış İfade ve basın özgürlüğü, Anayasamızda da teminat altındayken, gazetecilerin tutuklanmasını kaygıyla izliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Amed’te gözaltına alınıp tutuklanan gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı yapılarak, “Yargılamalar tutuksuz yapılmamalıdır” denildi.

HABER MERKEZİ

#Güneydoğu #Gazeteciler #Cemiyeti #Gazetecileri #serbest #bırakın

TİP adayı Çongur gözaltına alındı

TİP Ankara milletvekili adayı Elif Çongur, Ankara’dan İstanbul’a gelmek için bindiği uçaktan gözaltına alındı

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nin Tiyatro Bölümü’nden Barış İçin Akademisyenler Bildirisi’ni imzaladığı gerekçesiyle, 2017’de Kanun Hükmünde Kararname’yle(KHK) ihraç edilen Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili adayı Elif Çongur gözaltına alındı.

Çongur, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda Ankara’dan İstanbul’a gelmek için bindiği uçaktan gözaltına alındığını duyurdu.

TİP’ten açıklama

TİP’in sanal medya hesabından ise şu paylaşım yapıldı: “Ankara 3. Bölge Milletvekili Adayımız Elif Çongur, AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan’a hakaret ettiği iddiasıyla hakkında yakalama kararı çıkartılarak gözaltına alındı. İktidarının son günlerini uydurma gerekçelerle muhalefete gözdağı vermekle harcayanlar iyi bilsin ki, 14 Mayıs’ta bu düzenin sonu gelecek, asıl suçlular hesap verecek.”

HABER MERKEZİ

#TİP #adayı #Çongur #gözaltına #alındı

Duhok’ta mayın patladı, bir kişi hayatını kaybetti

Duhok’un Amediyê ilçesinde Türkiye’nin askeri üssü yakınlarında mayın patlaması sonucunda bir yurttaş yaşamını yitirdi

Federe Kurdistan Bölgesi’nin Duhok kentinin Amediyê ilçesinde mayın patlaması sonucunda bir yurttaşın yaşamını yitirdiği, bir yurttaşın ise yaralandığı belirtildi. Rojnews, patlamanın, Türkiye’ye ait askeri üssün yakınlarında meydana geldiğini aktardı.

Haberde, elde edilen bilgilere göre, Türkiye’nin Amediyê sınırları içerisinde bulunan bir askeri üssünün yakınlarında önceden yerleştirilen bir mayın patladığı, bölgede ot biçmek için bulunan bir yurttaşın yaşamını yitirdi, bir yurttaş ise yaralandığı belirtildi.

HABER MERKEZİ

#Duhokta #mayın #patladı #bir #kişi #hayatını #kaybetti

Buldan: Birinci turda bu işi bitireceğiz

Esenler’de halk buluşmasında konuşan Buldan, Yeşil Sol Parti olarak Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vereceklerini belirtirken, ‘Bizim aramıza ayrımcılık tohumları ekenleri, bizi kutuplaştıranları, bu ülkeden artık göndereceğiz’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Esenler ilçesinde bulunan Dörtyol Meydanı’nda halkla buluşma düzenledi. Buluşma öncesi meydana gelen yurttaşlar, müzikler eşliğinde halay çekti. Bunun yanı sıra meydanda bulunan AKP standı önünde bulunan çok sayıda kişi bayrak ve bozkurt işareti ile provokasyon yaptı. Ancak yurttaşlar provokasyona gelmeyerek, halaylarını sürdürdü. Kitle sık sık “Jin jiyan azadî” sloganı attı.

Buluşmaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti Wan Milletvekili adayı Pervin Buldan, İstanbul Milletvekili adayı Hasan Cemal, Sırrı Süreyya Önder ve çok sayıda aday katıldı.

Nefret tohumları ekenlerden bıktık’

İlk olarak söz alan Önder, provokasyon yapmaya çalışanlara işaret ederek, “Bu alanda bulunan herkesin başımız, gözümüz üzerinde yeri var. Biz kimse ile kavga etmeye gelmedik. Millet bıktı artık. Bu ülkede nefret tohumları ekenlerden bıktık. Artık yeter dememin zamanı geldi. 14 Mayıs buna son vermenin tarihidir. Sevene de sövene selam olsun!” dedi. Bu esnada buluşmaya gelen yurttaşlar alkış ve zılgıt çalarken, AKP kitlesi ise tahrik edici sloganlar attı. Yunus Emre’nin “İşitin ey yarenler aşk bir güneşe benzer, aşık olmayan kişi misali taşa benzer. Taş gönülden ne biter, dilimde ahu tüter. Nice yumuşak söylese sözü savaşa benzer” şeklindeki şiirini okuyan Önder, “Kimsenin hakkında, emeğinde gözümüz yok. Ama herkesin doğuştan sahip olduğu hakları bizde talep ediyoruz. Buna ne mani? Bu anlamda bir kardeşlik iklimi oluşturmanın önündeki tek engel bu çatışmalardan beslenenlerdir. Biz herkese elimizi uzatacağız. Çünkü herkese elimizi uzattık ve bu şekilde yollumuza devam edeceğiz. Bizi görmeyen gözlere, bizi işitmeyen kulaklara derdimiz anlatmamız lazım. Bunu yaptığımızda bu sevgisizlik yer ile yeksan olacaktır” diye konuştu.

Buldan: Meydan her kesin meydanı

Daha sonra söz alan HDP Eş Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti Wan Milletvekili adayı Pervin Buldan, Esenler Meydanı’nın herkesin meydanı olduğunu ifade etti. Buldan devamla, “Bu meydan Kürdün de Türkün de Ermenin de Süryani’nin de Alevi’nin de kadının da ve gencin de meydanıdır. O yüzden ne yaparlarsa yapsınlar bizim birlikteliğimizi, kardeşliğimizi, mücadelemizi, bizim direnişimizi asla ama asla durduramayacaklar. Sizlere Hakari’den, Muş’tan, Bitlis’ten, orada yaşayan halkımızın selam ve sevgilerini getirerek, geldim. Gittiğimiz her yerde, yaptığımız bütün mitinglerde buluşmalarımızda, kadının gücünün, gençlerin iradesinin, halkımızın değişim ve dönüşüm talebinin bütün meydanlara nasıl yansıdığını gördük, görüyoruz” diye konuştu.

‘Nefret tohumları ekenleri göndereceğiz’

Halkın değişim talebinin olduğuna işaret eden Buldan, “Bu değişim ve dönüşüm talebi sandıklarda halkımızın cesaretle, ferasetle, iradesiyle ve halkımızın gücüyle mutlaka ama mutlaka yerini bulacak. Bu ülkeye değişim ve dönüşüm gelecek. Bu ülkeyi yöneten anlayış gidecek. Bu ülkede Kürt düşmanlığı yapanlar, demokrasi düşmanlığı ve bu zihniyeti taşıyanlar gidecekler. İşte 14 Mayıs tarihi, bu kadar tarihsel… 14 Mayıs tarihi bu kadar önemli ve 14 Mayıs tarihi bu kadar kıymetli bir tarihtir. Bizi yönetenler; bizim aramıza ayrımcılık tohumları ekenleri, bizi kutuplaştıranları, bu ülkeden artık göndereceğiz. Onların bu ülkeyi yönetmesine asla izin vermeyeceğiz” diye belirtti.

Kılıçdarğlu’na destek mesajı

31 Mart ve 24 Haziran 2019 seçimlerine işaret eden Buldan, “Onları yenilgiye uğrattıysak bu seçimlerde de onlara aynı yenilgiyi yaşatacağımıza söz veriyoruz. Herkesin şuna inansın; atı alan Üsküdar’ı geçemeyecek. Hatta at bile bulamayacaklar. Üsküdar’ın yoluna bile giremeyecekler. Çünkü bu halk kararını verdi ve değiştirecek. Gençler, kadınlar kararını verdi. Bu ülkeye umutsuzluğu bu ülkeye huzursuzluğu bu ülkeye adaletsizliği ve hukuksuzluğu yayanlara karşı barışı, adaleti, hakkı ve hukuku mutlaka ama mutlaka getireceğiz. 14 Mayıs tarihinde herkes sandıklara gidecek ve iki oy kullanacak. Birini Yeşil Sol Parti’ye vereceğiz. İkinci kullanacağımız oy Recep Tayyip Erdoğan’ın yerine gelecek olan Kemal Kılıçdaroğlu’na vereceğimiz oydur” şeklinde konuştu.

‘İlk turda işi bitireceğiz’

Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ülkede düşmanlık yapanları, Kürdü yok sayanları, Kürdü inkar edenleri, Türkiye halklarını inkar edenleri, kadınların geleceğini karartanları, gençlerin hayallerini çalanları mutlaka göndereceğiz. Şimdiden seçimin sonuçlarının hepimize huzur getireceğine yürekten inanıyoruz. Yeşil Sol Parti’yi Türkiye’nin her yerinde bayraklarımızla, sloganlarımızla, mesajlarımızla her yere yaydık. Seçimlerin kazası olmaz diyen Erdoğan’a buradan cevap veriyoruz; sizi seçimlerin kazasına bırakmayacağız, birinci turda bu işi bitireceğiz.”

‘Kazanacağız’

Yeşil Sol Parti’yi herkese tanıtma zamanı olduğunu ifade eden Buldan, sözlerini şöyle noktaladı: “Ben inanıyorum ki; İstanbul bu dönem oylarını üçe katlayacak. Yeşil Sol Parti temsilcileri güçlü bir şekilde parlamentoya gönderecek. Sayın Kılıçdaroğlu’nu bu ülkenin Cumhurbaşkanı yapacak olan güç İstanbul’daki halkımızdır. Hepimizin yolu açık olsun. Kazanacağımıza, başaracağımıza olan inancımı bir kez daha ifade ediyorum. An serkeftin an serkeftin.”

Buldan’ın konuşması ardından kitle dağılmaya başladı. Bu esnada meydanda bulunan AKP’liler kitleye saldırma girişiminde bulundu.

Kaynak: MA

#Buldan #Birinci #turda #işi #bitireceğiz

Mûş’ta 2 kişi tutuklandı

Mûş mitingi ardından darp edilerek gözaltına alınan 10 kişiden 8’i adli kontrol ile serbest bırakılırken, 2 genç ise tutuklandı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs seçimleri kapsamında Mûş’ta Kobanê Meydanı’nda gerçekleştirdikleri miting sonrası darp edilerek gözaltına alınan 10 genç ve parti yöneticisinden 8’i savcılıkta verdikleri ifadeler ardından adli kontrol talebiyle serbest bırakılırken, Abedin Kızılsoy ve Agit Aydemir adlı gençler ise “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan tutuklandı.

Tutuklanan 2 genç Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi.

Kaynak: MA

#Mûşta #kişi #tutuklandı

IFJ: Türkiye dünyanın en büyük açık cezaevine dönüştü

IFJ Başkanı Dominique Pradalie, Türkiye’nin gazeteciler için dünyanın en büyük açık cezaevine dönüştüğünü ifade ederek, ‘Dünyanın gözü, haber alma ve haber verme özgürlüğüne yönelik bu kabul edilemez saldırılara daha sık odaklanmalıdır’ dedi

Gazeteci, siyasetçi, avukat ve sanatçılara yönelik yapılan gözaltı ve tutuklamalara uluslararası alandan tepkiler gelmeye devam ediyor. Medya Haber TV’nin sorularını yanıtlayan Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) Başkanı Dominique Pradalie da Türkiye’nin gazetecilere dönük saldırını kınadı. Pradalie, “Türkiye’nin başındaki rejimin çok sayıda gazeteciyi, hâkimi, avukatı tutukladığı ve çoğunun sürgüne gitmek zorunda kaldığı son birkaç yılı yakından analiz ediyoruz. Türkiye, özellikle Kürt gazeteciler başta olmak üzere gazeteciler için dünyanın en büyük açık cezaevine dönüşmüş durumda” dedi.

‘Kürtlerin sesini duyuranlara saldırıyor’

Kürt gazetecilere dönük süre gelen saldırıların iktidarın Kürt halkının taleplerini bastırma politikasının bir parçası olduğunu söyleyen IFJ Pradalié, şunları söyledi: “Türkiye’de veya başka yerlerde dürüst ve bağımsız çalışan tüm gazeteciler otoriter rejimler tarafından hedef alınıyor. Ne yazık ki Kürt gazetecilerde, her şeyden önce mesleklerini dürüst, bağımsız inşa ettikleri için ve Kürt oldukları için hedef alınıyor. Kürt gazeteciler aynı zamanda ülkede herkesi etkileyen savaş durumunun da mağdurudurlar. Kürt gazeteciler aynı zamanda Türk hükümetinin yıllardır Kürtlerin özerklik ve bağımsızlık arzularını bastırma politikalarının da mağdurudur. Hükümet Kürtlerin sesini duyuranlara saldırıyor.”

‘Dünya saldırılara odaklanmalıdır’

Gazetecilere dönük son saldırıların seçim sürecinde yapıldığını hatırlatan Pradalié, iktidarın onayı ile gerçekleştiğine işaret etti. Pradalié, “Son olarak 10 gazetecinin de arasında olduğu avukat, siyasetçi, sanatçının yasadışı ve keyfi bir şekilde hapsedilmesine yol açan son tutuklamalar kabul edilemez ve şok edici bir durumdur. Uluslararası Gazeteciler Federasyon olarak gözaltına alınan meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu ve onları desteklediğimizi dünyaya ilan ettik. Dünyanın gözü, haber alma ve haber verme özgürlüğüne yönelik bu kabul edilemez saldırılara daha sık odaklanmalıdır. Gazetecilere dönük son saldırıların özellikle seçim sürecinde gerçekleşmesi daha kabul edilemez bir durumdur. Gazeteciler bu süreçte mesleklerini özgürce yapabilmelidir” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#IFJ #Türkiye #dünyanın #büyük #açık #cezaevine #dönüştü

Kovancılar’da açılış mitinge dönüştü

Yeşil Sol Parti Xarpêt İl Örgütü’nün Kovancılar ilçesinde seçim büro açılışı mitinge dönüştü. Açılışta konuşan vekil adayları, gözaltı ve tutuklamaların siyasi olduğunu belirterek, ‘Hiçbir şey gidişlerine engel olamayacak’ dedi

Seçime 16 gün kala seçim çalışmalarına hızla devam eden Yeşiller Sol ve gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Xarpêt’in Kovancılar ilçesinin Elazığ caddesinde seçim büro açılışı yaptı. Büro açılışına saatler kala yüzlerce ilçe sakinleri büronun önüne toplamaya başladı. Mitinge dönüşen büro açılışına kent vekilleri Nurşat Yeşil, Sultan Yaray ve Savaş Erdoğan’ın yanı sıra Yeşil Sol Parti ve HDP Xarpêt, Kovancılar, Karakoçan İl, ilçe yönetimi katıldı.

‘Buradayız varız, var olmaya devam edeceğiz’

Büro açışında konuşan vekil adayı Sultan Yaray, yapılan gözaltı ve tutuklamalar tamamen yıldırmaya yönelik olduğunu belirterek, “Asla vazgeçmeyeceğiz, eğer vazgeçecek olsaydık Zîlan katliamında, Halepçe katliamında, Dersim katliamında bitecektik. Şunu iyi bilsinler ki Kürtleri asla yıldıramayacaklar ve bitiremeyecekler. Gideceklerini bildikleri için zorbalıklarını hukuksuzluklarını artırıyorlar. Onlarda biliyor ki onlar gidecek biz kalacağız”ifadelerini kullandı. Kürtleri meşe ağacına benzeten Yaray, “Kürtlerde Meşe ağacı gibi, sadece kökü de kalsa yeniden yeşeriyor. Buradayız varız, var olmaya devam edeceğiz” dedi.

‘Hiçbir şey gidişlerine engel olamayacak’

Bugüne kadar sekiz partilerinin kapatıldığını ve uzun bir mücadelenin ardından buralara geldiklerini hatırlatan bir diğer vekil adayı Nurşat Yeşil ise “Her kapatılmanın ardından partilerimiz daha da güçlü bir şekilde doğdu. En sonunda barajları yıkarak bugüne geldik. Bugünde seçim öncesi her zaman yaptıkları gibi provakasyonlarını yapmaya başladılar ve 150 den fazla arkadaşımızı gözaltına alındı. Aktif bir şekilde parti çalışanlarını yürüten ve bu seçimde sahada olan arkadaşlarımız hiçbir makul gerekçe olmadan gözaltına alınanlardan bir kısmı tutuklandılar. Gazeteciler tutuklandı. Neden? Çünkü onların yandaş basınınım aksine gerçekleri yazıyordu gazeteci arkadaşlarımız. Ama biz biliyoruz ki yaptıkları hiçbir şey gidişlerine engel olamayacak. Biz buradayız ve mücadelemize devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘KHK yönetimine son vereceğiz’

Halkı alevi, sünni, Zaza diye ayıranlara inat oluşturulan kardeşlik projesiyle bir araya geldiklerini söyleyen Savaş Erdoğan, “Onlara gücümüzü göstereceğiz.Oağan Üstü Hal OHAL’ ler Kanun Hükmünde Kararname KHK’larla ülkenin yönetilmesini son vereceğiz” diye konuştu.

Adayların konuşmaları sırasında kitle sık sık “Baskılar bizi yıldıramaz” , “Direne direne kazanacağız”, ” jin jîyan Azadî” “Yeşil sol parti halktır halk burada”, “direne direne kazanacağız” sloganlarıyla kesildi.

Açılış halaylarla son bulurken, ardından Sekrat, Habab köyleri ziyaret edildi.

HABER MERKEZİ

#Kovancılarda #açılış #mitinge #dönüştü