Ana Sayfa Blog Sayfa 559

Yeşil Sol Parti Qers adayları gazetecilerle buluştu

Yeşil Sol Parti Qers milletvekili adayları, kentte bulunan gazetecilerle bir araya geldi. Adaylar kentte yerel basının sorunlarını konuştu

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi( Yeşil Sol Parti) Qers milletvekili adayları Gülistan Kılıç Koçyiğit, Gülcan Alp, Sertaç Çelikkaleli, basın emekçileri ile buluştu. Etkinlikte kentteki yerel basının sorunları dinlenirken 25 Nisan günü Amed merkezli düzenlenen gözaltı operasyonlarına tepki gösterildi.

Amed merkezli operasyonu kınayan Sertaç Çelikkaleli “Seçime doğru giderken bu operasyonun seçime yönelik olduğu ortadadır. En yakın zamanda arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını talep ediyoruz” sözlerini kullandı.

Seçim güvenliği vurgusu

Seçim güvenliğine de değinen Çelikkaleli, “ Dünkü operasyonlardan sonra ülkedeki bütün sandıkların ve tutanakların tehlikede olduğunu görüyoruz artık. Bu yönüyle bütün vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapıyoruz; parti ayrımı yapmaksızın lütfen sadıklara gidip müşahit olun” çağrısında bulundu.

Türkiye’de gazetecilik

Demokratik ülkelerden yasama, yargı ve yürütmenin dışında dördüncü güç olarak basının görüldüğünü ve bunun demokratik bir ülkenin vazgeçilmezi olduğunun altını çizen Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye‘de basın özgürlüğünden bahsedilemediğini söyledi. Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2002 raporundan örnek veren Gülistan, “Türkiye 180 ülke içerisinde 149’uncu sırada. Basın Özgürlüğü Endeksine göre Türkiye’nin önünde Nijerya, Cezayir, Kamboçya var. Yani daha gerisinde olan ülkeler”  ifadelerini kullandı.

‘AKP saldırganlaştı’

Seçime sayılı günler kalırken sandık güvenliğini sağlayacak hukukçuların ve gerçekleri dile getirecek basın emekçilerinin gözaltına alınmasına tepki gösteren Koçyiğit, “AKP yeniden elinde hiçbir argüman olmadığı ve topluma sunacak hiçbir şeyi olmadığı için bizim büyük yükselişimiz ve coşkulu kalabalıklarımız karşısında krimimalizasyon ve güvenlikçi politikalar uyguluyor. Bükemediği bileği gözaltına alarak, karalayarak bir seçim kampanyası yürütüyor” değerlendirmesinde bulundu.

QERS

#Yeşil #Sol #Parti #Qers #adayları #gazetecilerle #buluştu

‘Dünyanın hiçbir yerinde nükleer santral istemiyoruz’

Çevre örgütlerinin düzenlediği basın açıklamasında konuşan Adana Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Hatimoğulları, ‘Yeşil Sol Parti olarak kendi yaşamlarına, kentlerine, topraklarına ve suyuna sahip çıkmak için buradayız’ dedi

Adana Ekoloji Platformu ve Adana Nükleer Karşıtı Platformu, Çernobil Faciası’nın yıl dönümüne dair Abidin Dinon Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya çevrecilerin aynı sıra Yeşil Sol Parti, HDP, İHD, Yeşil Sol Parti Adana milletvekili adayları Tülay Hatimoğulları ve Ferhat Kabaiş de destek verdi. Adana Ekoloji Platformu ve Adana Nükleer Karşıtı Platformu adına açıklama yapan Çağla Özgençtürk,  Çernobil Faciasında yüzbinlerce insanın öldüğünü yüz binlercesinin ise aşırı radyasyona maruz kalarak hastalanıp, acı çektiğini dile getirdi.

‘Ciddi tehlike barındırıyor’

Çernobil sonrası 600 bin metrekarelik alanın boşaltıldığını, durumun halen ciddi tehlike barındırdığını belirten Özgençtürk, patlama yaşanan ünitede çekirdek erimesi devam ettiğini ve bunun ne kadar devam edeceğinin kimsenin bilmediğini kaydetti. Özgençtürk, “Ardından Fukuşima nükleer felaketi geldi. 180 km. uzakta, denizde meydana gelen depremin yarattığı tsunami dalgaları nükleer santrali bastı ve iki ünitede çekirdek erimesinin başlaması önlenemedi. Japon hükümeti ve kurucu şirketin bütün gayretlerine ve şu ana kadar 200 milyar dolar harcanmasına rağmen Fukuşima’da halen durum kontrol altına alınamadı. Almanya kalan son üç nükleer santralini de geçtiğimiz günlerde kapatarak bu beladan uzak durmayı seçmiştir. Belli kriterlere uygun olarak seçilmiş yerlere kurulan güneş ve rüzgar enerji santrallerinin yaygınlaşması, bu konuda teknolojinin giderek gelişiyor olması ve bu santrallerden elde edilen elektriğin birim fiyatlarının nükleer santrallere kıyasla beşte bir oranında ucuzlamış olması nükleer santrallerden vazgeçilmiş olmasının bir diğer nedenidir” dedi.

‘Yap, işlet senin olsun yöntemi’

Akkuyu Nükleer Santrale dikkati çeken Özgençtürk, “Bütün bunlar biliniyorken, AKP-MHP iktidarı neden tersine davranarak Akkuyu’da nükleer santral kurma konusunda ısrar etmektedir? Hem de, dünyada örneği olmayan yap-işlet- senin olsun yöntemiyle? Hem de, Çernobil felaketinin yaşandığı santralin yapımcısı olan bir Rus şirketi ile? Hem de, deprem bölgesi olan ülkemizde, yakınında aktif fay hatları olduğu bilinen Akkuyu’da? Hem de, kilowatt saati 12,5 cent gibi, beş kat pahalı bir fiyata elektrik alım garantisi vererek? Bu soruların bilinen bazı cevapları var. Çünkü; nükleer santral işi başından sonuna kadar illegal bir iştir, yani bu işte gizlilik hakimdir, kamuoyuna birçok konu ve niyet açıklanmaz. Bir başka deyişle, demokrasi ve nükleer santral işi karşıtlık içerir. Bu yüzden şu anda dünyada en çok nükleer santral bir iki istisna dışında demokrasinin olmadığı veya tam işlemediği ülkelerde bulunmaktadır. Çünkü; ülkemizi sonradan görme kişilerden oluşan bir iktidar yönetmekte ve bu iktidar mensupları nükleer santrale sahip olan ülkelerin daha güçlü olacağı yanılgısı içindeler. Çünkü; daha bitmemiş, inşaatı devam eden nükleer santrale özel rica ile nükleer yakıt getirmeyi düşünebilecek kadar riski göze alan siyasi iktidar, yaklaşan seçimler öncesinde puan kazanabileceğini hesaplamaktadır” diye konuştu.

‘Türkiye’yi Putine pazarlıyorlar’

Yeşil Sol Parti Adana milletvekili adayı Tülay Hatimoğulları ise, nükleer karşıtı örgütlenmenin yaşam hakkını savunma örgütlenmesi olduğunu belirterek, Yeşil Sol Parti olarak kendi yaşamlarına, kentlerine, topraklarına ve suyuna sahip çıkmak bugün burada olduklarını kaydetti. Türkiye’de yapılmak istenilen nükleer santrallere tepki gösteren Hatimoğulları, Akkuyu Nükleer Santrali’nin bulduğu alandan fay geçtiğine dikkat çekerek, Akkuyu Nükleer Santralin Akdeniz için büyük bir tehlike olduğunu vurguladı. Türkiye’nin imzacı olduğu Paris İklim Antlaşması’na rağmen Rusya’ya ikinci nükleer santral yapma teklifine değinen Hatimoğulları, iktidarın nükleer santrali dış politikada gerilimi azaltma politikası olarak kullandığını belirterek, “Uluslararası ilişkilerde Türkiye’nin hayatını, canını, doğasını, insanını yok sayan işler yapıyorlar. Türkiye’de her şeyimizi Putin’e pazarlayan, bir iktidar var. Ve daha Paris İklim Anlaşmasının imzası sıcağı sıcağına atılırken bu teklifi yapmak, bu iklim anlaşmasının gerekliliğini yerine getirmeyeceklerini aslında göstergesi ve taahhüdüdür. Bizler yaşam alanlarımıza sonuna kadar sahip çıkacağız. Toprağımıza, suyumuza sonuna kadar sahip çıkacağız. Gezegeni ortadan kaldırmak isteyen, havayı, suyu, taşı, toprağı kirletmek isteyen, sermaye veren şu anlayışa asla müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

ADANA

 

#Dünyanın #hiçbir #yerinde #nükleer #santral #istemiyoruz

Gözaltılar birçok kentte protesto edildi

Amed merkezli 21 kentte yapılan operasyonlara karşı birçok kentte protestolar yapıldı. Yapılan açıklamalarda, seçimlere yönelik yapılan bu saldırının halkın iradesinin önüne geçemeyeceği vurgulandı

Amed merkezli 21 kentte yapılan operasyonda aralarında gazeteci, avukat ve siyasetçilerin de olduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınması birçok kentte protesto edildi.

Ankara

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, şube binasında basın toplantısı düzenlendi. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Alınteri, Devrimci Parti, Karala, Devrimci 78’liler Federasyonu ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) üye ve temsilcilerinin katıldığı toplantıda konuşan İHD Ankara Şubesi yöneticilerinden Avukat Nilay Nayman, “Siyasi iktidarın on yıllardır yürüttüğü savaş politikaları dün Kürt halkını nasıl susturamadıysa, bugün de susturamayacaktır. 14 Mayıs seçimi yaklaştıkça baskısını artırarak halkı sindirmeye ve faşizmi yükseltmeye çalışan iktidarın hesaba katmadığı şey, halkın özgürlük ve demokrasi mücadelesinin, yargı taciziyle kesintiye uğramayacağıdır” dedi.

Yargı sopası tanıdık

Soruşturma dosyasında son yıllarda rutin hale gelen kısıtlama kararı getirildiğini hatırlatan Nayman, “Kişilerin masumiyet karinesini ihlal eden, yasal ve demokratik faaliyetlerini kriminalize eden bu açıklama, hukukun üstünlüğü ve yargının bağımsızlığı ilkelerinin ne yazık ki ülkemizde yalnızca hukuk metinlerinde geçen varsayımlar haline geldiğini bir kez daha göstermiştir. Halkın haber alma hakkına, savunma hakkına, örgütlenme ve ifade özgürlüğüne yapılan bu saldırılar ve siyasi iktidarın yargıyı bir sopa olarak kullanması elbette tanıdıktır” diye konuştu.

TTB Merkez Konsey üyesi Vedat Bulut da, “Propaganda eşitliğinin sağlanması ve insanların serbest bir şekilde adaylıklarını açıklaması, politikalarını topluma duyurmaları gerekiyor” dedi.

Güçlerimizi birleştirilmeliyiz

Devrimci 78’liler Federasyonu adına söz alan şair Ahmet Telli bu tür gözdağı hadiselerini 40 yıldır sıkı bir şekilde yaşadıklarını söyleyerek, “Önemli olan bu attıkları adımdan sonra yeni bir adım atmalarına izin vermeyecek biçimde güçlerimizi birleştirmek. Örgütlü davranışlarımızı ve hareketlerimizi süreklileştirmek ve devamlılaştırmak durumundayız” dedi.

Alınteri adına söz alan Zarife Çamalan ise, şu saate kadar altılı masa bileşenlerinden herhangi bir kınama açıklaması yapılmamasını eleştirdi.

Denizli

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Denizli il örgütleri, dün Amed merkezli gerçekleşen gözaltıları protesto etti.

Antalya

İHD ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Antalya Şubeleri de, Attalos Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan İHD Antalya Şubesi’nden Nesibe Bahadır, gözaltına alınanların ne ile suçlanıp hangi delillere dayandırıldıklarını öğrenemediklerini söyledi. Yargının muhalefete, Kürt halkına ve basınına karşı spa olarak kullanıldığını belirten Bahadır, seçimlerin demokratik ve adil yürütülemeyeceği endişesi taşıdıklarını aktardı.

Yapılanlar kabul edilmez

Bahadır, “Bizler, İHD ve ÇHD Antalya şubeleri olarak yasalara ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olarak hak savunuculuğunun kriminalize edilmesini, avukatların mesleki faaliyetleri üzerinden suçlamalarını, Kürt basını üzerindeki sistematik yargısal taciz ile, halkın haber alma özgürlüğünün elinden alınmasını hiçbir şekilde kabul etmediğimizi bir kez daha yineliyoruz” dedi.

HABER MERKEZİ

#Gözaltılar #birçok #kentte #protesto #edildi

Abdullah Öcalan’ın avukatı Uysal beraat etti

DTK dosyasından yargılanan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatı ve aynı zamanda Yeşil Sol Parti Şırnex milletvekili adayı Newroz Uysal beraat etti

Şırnex (Şırnak) Cizîr’deki sokağa çıkma yasakları döneminde, çatışmalardan zarar görenlere hukuki destek sağlanmak amacıyla 37 avukatın kurduğu wahtsapp grubunda olması ve Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) organlarında yer aldığı iddiasıyla yargılanan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatı ve Yeşil Sol Parti Şırnex milletvekili adayı Newroz Uysal beraat etti.

“Örgüt üyesi olmaktan” 7 yıl 6 ay ile 15 yıl arası değişen hapis istemiyle Diyarbakır 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılamanın bugünkü karar duruşmasında, Uysal hakkındaki suçlamaların yasal unsurları oluşmaması nedeniyle beraat kararı verildi.

Operasyona dikkat çekti

Uysal, avukatları Gulan Çağın Kaleli ve Faik Özgür Erol’un hazır bulunduğu duruşmaya, dün yapılan operasyonda gözaltına alın avukatı Halise Dakalı katılamadı. Dakalı’nın yerine duruşmaya Amed Barosu Başkanı Nahit Eren katıldı. Uysal avukatları, dün yapılan gözaltı operasyonuna dikkati çekerek, avukatının da gözaltına alındığını, meslektaşlarının gözaltı işlemleriyle ilgilendikleri için savunma yapamayacaklarını, yargılamanın devam etmesi durumunda bunun savunma hakkının kısıtlaması anlamına geleceğini belirterek, duruşmanın ertelenmesini istedi.

Tecridi anlattı

Mahkeme, iddia makamının duruşmanın ertelenmesi talebinin ret edilmesi doğrultusundaki görüşüne uyarak, erteleme talebini reddetti. İddia makamının ceza istemiyle bir önceki celsede verdiği mütalaaya karşı savunma yapan Uysal, suçlamanın kendisine yönelik olmadığını, avukatlık mesleğine, insanlığa karşı işlenen suçlardaki dosyaların avukatı olması ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatı olması nedeniyle yapıldığını kaydetti.

Müvekkilinin DTK’nin, Tevgera Jinên Azad’ın düzenlediği iki panel ile bu panellerde müvekkili Abdullah Öcalan’a yönelik tecridi anlatmakla suçlandığını ifade eden avukat, Faik Özgür Erol’un kendisinin de Öcalan’ın avukatlığını yaptığını belirterek, Öcalan üzerinde uygulanan tecridi ayrıntılı bir şekilde anlattı.

Beraat kararı verildi

Müvekkilinin 2 panel ve çeşitli basın yayın organlarında müvekkili Abdullah Öcalan’la ilgili beyanları nedeniyle suçlandığını ifade eden avukat Gulan Çağın Kaleli de, dosyada müvekkilinin 3 ay mahkeme kararı olmadan usulsüz bir şekilde dinlendiğini ve bunların dosyada delil olarak yer aldığını belirterek, müvekkilinin beraatını talep etti.

Mahkeme, Uysal’a isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığını kaydederek beraatına karar verdi.

AMED

#Abdullah #Öcalanın #avukatı #Uysal #beraat #etti

HRW: İran’da çocuklara uzuv kesme cezası verildi

HRW, İran ile ilgili hazırladığı raporda özellikle eylemlerde gözaltına alınan çocukların işkenceye uğradığını belirtti

İran ve Rojhilat’ta devam eden halk ayaklanması 8’inci ayında devam ederken bilanço da her geçen gün ağırlaşıyor. İran’da rejim güçlerinin eylemelere yönelik katletme, işkence, hapis cezaları, tutuklama, cinsel saldırı ve çocukların kaybettirilmesi gibi ihlaller İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından da raporlandı.

Ailelerinden habersiz alınıyorlar

HRW yaptığı açıklamada çocukların ailelerine haber verilmeden günlerce gözaltında tutulduğunu belirterek, “Hakimler aileler tarafından tutulan avukatların savunma yapmalarına izin vermiyor. Gözaltına alınan çocuklar savunmaları alınmadan haklarında tutuklama kararları veriliyor. Çocuklar asılsız suçlamalarla yargılanıyor. Serbest bırakılan öğrencilerin eğitimlerine devam etmesi ve doğal yaşamlarına dönmeleri gerekiyor. Ancak sosyal yardımların kesilmesiyle birlikte öğrenciler iş aramak zorunda bırakıldı” dedi.

7 ayda herkes susturulmak istendi

Örgütün İran araştırmacısı Tara Sepehrifar konuyla ilgili açıklamasında “İranlı liderler, çocuklara cinsel taciz ve işkence yapmak için vahşi güçlerini serbest bıraktılar ve onları haksız ve saçma yargılamalardan kurtarmadılar. Yetkililer, son yedi ayda devletin zorlayıcı yetkilerinin kapsamını genişleterek herkesi, çocukları bile susturmaktan çekinmemiştir” diye ifade etti.

8 yaşındaki çocuğa işkence

Örgüt, geçen yılın Eylül ayı ile bu yılın Şubat ayı arasında 11 çocuğa karşı işlenen ihlallere ilişkin bilgileri verdi. Buna göre 8 yaşında bir çocuk işkenceye maruz kalırken, 17 yaşında bir çocuk ise cinsel tacize maruz bırakıldı. “Çocuğun vücudunda morluklar ve makatında kanamalar yaşandı. Bir kız öğrenci ise güvenlik güçlerinin onu yanan sobaya doğru ittiğini söyledi. Kıyafetleri alev alan kız öğrenci sorguya çekildi, kırbaçlandı ve sonrasında tutuklandı” diye belirtilen raporda, “Ayrıca İran güvenlik güçleri çocuklardan birinin tırnaklarının altına iğneler batırdı. Aradıkları iki çocuğun yerini söylemesi için işkenceye maruz bırakıldı. Elektrik verildikten ve cinsel saldırıya uğradıktan sonra iki kez intihara teşebbüs etti. Aktivistler ve sivil toplum kuruluşları tarafından bildirilen çok sayıda farklı ihlallerde var” dedi.

28 çocuğa uzuv kesme cezası

İran yasalarına göre çocuklar sadece uzman savcılar ve çocuk mahkemelerinde yargılanabilirken, rapora göre üçü çocuk 16 sanığın yer aldığı davalardan biri görüldü. Bu dosyadaki çocuklar Devrim Mahkemesi’nde yargılanırken, çocuklara mahkeme tarafından bir koruma sağlanmadı, istedikleri avukatı tutmalarına da izin verilmedi. Çocuklar 25 yıl hapis cezasına çarptırılırken, Yargıtay ise yeniden yargılama talebini reddetti. İranlı bir avukat ise 28 çocuğa karşı uzuv kesme cezası verildiğine dikkat çekti.

537 kişi katledildi

Öte yandan raporda eylem bilançosuna da yer verilerek, şimdiye kadar 537 kişinin katledildiği ve bunlardan en az 68’inin çocuk olduğu kaydedildi. Örgüt daha önce de protestolar sırasında kaybolduktan 10 gün sonra cenazesi bulunan 16 yaşındaki Nika Shekarmi ve Sarina Ismailzadeh de dahil olmak üzere çok sayıda çocuğun katledildiğini açıklamıştı.

Ayrıca Gohardasht vilayetinde güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınan ve işkence ile katledilen Nika Shekarmi ve Sarina Ismailzadeh’in aile fertlerinin de gözaltına alındığı belirtilirken İranlı yetkililer her iki kızın da binalardan atlayarak veya düşerek öldüğünü iddia etmişti.

DIŞ HABERLER

#HRW #İranda #çocuklara #uzuv #kesme #cezası #verildi

Uçar: Ankara’yı toplumun başkenti yapacağız

Ankara’yı ‘toplumun başkenti’ yapacaklarını söyleyen Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, ‘Gözaltılar seçim kumpasıdır’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Ankara Batıkent’te açılan partisinin seçim bürosunda halk ile bir araya geldi. Bayraklar ile donatılan seçim bürosunun açılışında halaylar çekildi, “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı. Yoğun ilgi ile karşılaşan Kılıçgün Uçar, 14 Mayıs seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

‘Gözaltılar seçim kumpası’

Dün yapılan operasyonlara tepki gösteren Uçar, bu gözaltıların seçim kumpası olduğunu dile getirdi. Uçar, “Dün itibariyle Diyarbakır merkezli onlarca ilden yüzlerce arkadaşımızı gözaltına alındığı seçim kupasıyla uyandık. Seçmenlerimiz de halkımızda bütün bu süreçlere tanıklık etmiş, bu süreç karşısında nasıl sorumluluk alacağını biliyor. Mevcut iktidar mevcut ulus devlet paradigması kendisine itiraz edenleri bir şekilde mücadele hattının dışına attı. Bu kumpasın bir anlamda bizim direnişimize de bir müdahale olduğunu ifade etmek gerekiyor ama Yeşil Sol olarak iktidar ve toplum arasında gerçekleşecek bu seçimde toplum çoktan yolunu çizdi. Biz bu yola 3’üncü yol dedik. Bu 3’üncü yolda kimler var, AKP-MHP iktidarının şiddetle müdahale ettiği bütün alanlarda direniş edenler var.  Gençler, kadınlar var. Bütün mücadele ve direniş hattı, bugün 3’üncü yolumuzun adı” diye konuştu.

 ‘Özgür bir basın direnişi var’

3’üncü yolun direnişçilerinin gözaltına alındığını belirten Uçar, “Gözaltına alınan arkadaşlarımız bu iktidara biat etmeyen ve 3’üncü yolda sesini yükseltenler. Basın açısından tek bir haberi yalanlanamayan bir özgür basın direnişi vardı. Siyasetçiler açısından bütün baskılara rağmen 3’üncü yol siyasetinden vazgeçmeyen arkadaşlarımız vardı. Sanatçılar açısından devletin kendi sanatçılarını yaratma çabasına karşı direnen bir sanat mücadelesi vardı. Buradan baktığınızda 3’üncü yolun yürütücüleri bugün gözaltına alınmış durumda. Biliyoruz ki bugün bu devlet en büyük engel olarak bizi görüyor hem Türkiye’de hem Kürdistan’da biz de bu mücadeleyi büyütmekle sorumluyuz. AKP-MHP iktidarına, tek adam rejimine şunu söylüyoruz; sizin şiddetiniz varsa, bizim bitmeyen direnişimiz var. Siz şiddetle geliyorsanız, biz de direnişle cevap vermeye hazırız” ifadelerini kullandı.

 ‘Kazanan biz olacağız’

Uçar, Ankara’da alınan kararlara dikkat çekerek, “Sizlerle birlikte hem Ankara’da masa başında alınan kararları, hem de Ankara’da hakkın hukukun görüntüsünü değiştirmek için yola çıktık. Var mısınız arkadaşlar. Ankara’yı sadece bu devletin ve iktidarın değil toplumun başkenti yapmaya geliyoruz. Seçimlere 18 gün kaldı biz bu seçimin bize savaşı dayatan iktidarla barış mücadelesinden vazgeçmeyen başka Kürt halkı olmak üzere tüm halklar arasında geçeceğini biliyoruz. Kazanan biz olacağız. Birçok arkadaşımızla yeni dönemin kurucu bir yüzyıl olmasını istiyoruz. Direnenler yeni yüzyılın kurucu öznesi olmak durumunda. Halkın mücadelesi arkamızda biz de yeni yüzyılı kurmak için buradayız. Gerçekten değiştireceğiz” diye konuştu.

ANKARA

 

 

#Uçar #Ankarayı #toplumun #başkenti #yapacağız

Yeşil Sol Parti Meleti’de: AKP enkazda kaldığı gibi sandıkta da kalacak

Meleti’de halk buluşmasına katılan Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü İbrahim Akın ve DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, AKP’nin kalesi olan Malatya’da AKP’ye büyük kaybettireceklerini belirterek, iktidarın Malatya’da enkazın altında kalacağı gibi sandıklar da kalacağının mesajını verdi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Mereş merkezli depremde etkilenen Meleti’de halk buluşması gerçekleştirdi. Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü İbrahim Akın, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Saliha Aydeniz halk buluşmasına katıldı. Halk buluşmasına, Meleti Yeşil Sol Parti milletvekili adayları, Perihan Yücekaya, Yusuf Bozkuş, Tülay Çakar, Hüseyin Kılınç, Rozerin Ercan, Gaffar Bayram, Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyeleri, Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri, çok sayıda parti yöneticileri ve halk katıldı.

Heyeti kitle konvoy halinde Malatya Araştırma Hastanesi önünde karşıladı. Yoğun kitle ve coşkunun olduğu karşılamada heyet konvoy halinde buluşmanın yapılacağı Cemal Gürsel Caddesi Çeşme Durağın ’da bulunan Yeşil Sol Parti İl Örgütü’ne doğru yola çıktı.

Meleti il Örgütü binasına mor otobüs ile gelen heyeti İl Örgütü binası önünde toplanan halk, “Jin Jiyan Azadi” ve Yeşil Sol Parti bayrakları ile karşıladı.

‘Sandıkta hesap soracağız’

İlk olarak konuşan Yeşil Sol Parti İl Örgütü Eşsözcüsü Medet Kılıç, deprem felaketinin üzerinden 79 gün geçtiğini ve sorunları birlikte halk ile çözmeye çalıştıklarını söyledi, Ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, konuşmasına başlamadan önce, “Jin Jiyan Azadi” sloganları attı. Jin Jiyan Azadi sloganları atanların değişimin kadınlarla geleceğini bildiklerini ifade etti. Aydeniz,, “Dünyanın dört bir yanında bu slogan felsefe olarak görülüyor. Kadının eşitlik mücadelesine inanıldığı için bu slogan her yerde atılıyor. Anca kadınlar değiştirebilir, anca kadınlar bu sistemin karşısında dimdik ayakta durabilir. Kadınların duruşları ile bu mücadele herkes yerini alacaktır. Malatya’dayız Malatya’da bir deprem yaşandı 79 gün geçti ama 79 gün boyunca acımızda dinmedi, öfkemizde dinmedi. Bu iktidara hesabını sandıkta, sokakta da mücadelemizin her yerinde soracağız. Sözümüz olsun ki bu faşist iktidara bu depremin hesabını soracağız” dedi.

‘Enkazın en büyüğünü Malatya’dan vereceğiz’

İktidarın kendi bekası için depremin üzerinden günler geçmesine rağmen sorunların çözmediğine dikkat çeken Aydeniz, “Tam tersine sorunları derinleştiren bir hale getiriyor. 79 gün geçti ilk iki gün boyunca saha da olmayanlar, ilk günler canlarımızı yoldaşlarımızı, insanlarımızı enkaz altında diri diri ölüme terk edenler bugün alan alan deprem bölgelerini geziyorlar. Depremin sorunlarını biz çözeceğiz diyorlar. En fazla yıkımın olduğu Malatya’da soruyoruz; 79 gündür neredeydiniz? Enkazlardan kendi rantınızın peşinde olduğunuzu biliyoruz. 79 gün geçmesine rağmen yıkık binalar hala duruyor. Bu iktidarın tek derdi bu sorunları çözmek yerine hangi enkazı yandaşına vermesinin derdinde. Buradan soruyoruz; Bizleri enkaz altında bırakanları zannedenler enkazın en büyüğünü Malatya’dan vereceğiz” diye belirtti. ‘Yeşil Sol Parti özgürlük partisidir’ dedi.

Aydeniz şöyle devam etti:

“Dün Diyarbakır’da bir operasyon oldu. Bu operasyonun seçime bir darbe olduğunu biliyoruz. Gözaltında olanlar depremin ilk gününden bu yana buralarda olan gönüllü arkadaşlarımız, parti yöneticilerimiz buralara koşan arkadaşlarımızdır. Bu iktidar dayanışmayı gözaltına almak için arkadaşlarımızı gözaltına aldı. Enkazı neden kaldırdığımız için gözaltına aldı arkadaşlarımızı. 150 değil bin 500 arkadaşımızı da gözaltına alsanız biz sorunları çözmeye hazırız. Halkımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Gözaltında olan arkadaşlarımızın sizlere mesajı var. Direneceğiz, alanda olsa gözaltında olsak, tutuklansak ta asla dayanışmadan vazgeçmeyeceğiz dediler. Bu iktidarın bize gördüğü tek şey gözaltı, tutuklamalar, baskılar. Kelepçeler bizim olsun ama direnişte bizim olacak. Bu iktidarın Türkiye toplumuna tek vaadi sorunları derinleştirmek. Daha çok baskı, gözyaşı ve kan olduğunu biliyoruz. Bunun için Yeşil Sol Parti bunları çözmek için geliyor. Yeşil Sol Parti herkesin kendi dili, kimliği, herkesin topraklarında yaşaması için geliyor”

Akın: Biz çok kararlıyız ve umutluyuz

Ardından Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü İbrahim Akın söz aldı. Türkiye’nin tarihi bir seçim ile karşı karşıya kaldığını dile getiren Akın, Diyarbakır’daki gözaltılara değindi. Akın sözlerine şöyle devam etti;

“Bugün Malatya AKP’nin kalesi diyorlar. Bizi iyi dinle Erdoğan; senin yaptığın her türlü kumpas bize sökmeyecek. Malatya’da kalenizdeyiz. Sizleri göndermekte kararlıyız. Dünkü yapılan operasyon sözü kalmamış bir iktidarın çaresizlik halleridir. Biz bunları çok gördük, Türkiye’nin her yerinde insanlarımızın söylediği söz şu; Kurdistan’da AKP bitmiştir. Onunla mücadele eden herkese yapılan bir operasyondur. Arkadaşlarımızı gözaltına alarak bizim çalışmamızı durduracaklarını sanıyorlar. Yanılıyorlar 14 Mayıs’ta onların saltanatının bittiği bizlerin yeni baharın müjdeleyicisi olacak” şeklinde konuştu. ‘Kararlı ve umutluyuz’ Depremde iktidarın saraylarında oturduğuna vurgu yapan İbrahim, “Burada sadece gönüllü dayanışma vardı. O nedenle önümüzdeki dönemde tek adam rejimi karşısında yerelin önemli olduğunu bir kez daha gördük. Tüm herkes buradaydı ama devlet yoktu. Bu saray rejimi Türkiye’de tek bir şey çözemez. Yangını, depremi çözemez. Çözemedikleri için bu durumdalar. Bunların karşısında boyun eğmediğimiz gibi 14 Mayıs’ta da eğmeyeceğiz. Nasıl 31 Mart’ta 10 büyük şehirde gördük, 14 Mayıs’ta göndereceğiz bunları. Bu süreci hep birlikte değiştirmeye kararlı olmamız lazım. Yeşil Sol Parti HDP’nin bileşeni olan ve şimdi tarihi sorumluluğunu yerine getirmek için mücadele ediyor. Türkiye’nin her tarafından hep birlikte çalışıyoruz. Biz çok kararlıyız ve umutluyuz. 19 günü iyi değerlendirmemiz lazım.”

MÊLETÎ

#Yeşil #Sol #Parti #Meletide #AKP #enkazda #kaldığı #gibi #sandıkta #kalacak

Şenyaşar ailesi: Kendini üsten gören zihniyet kaybediyor

Adalet nöbetini adliye önünde sürdüren anne Yeşil Sol Parti ile sahada mücadelemizi sürdüren diyen Ferit Şenyaşar , ‘Adalet olmayan yerde, helallik olmaz’ dedi

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde, AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 765’inci gününde devam ediyor.

Pirsûs’taki evlerinde çıkıp Urfa Adliyesi önüne gelen Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar, “Şenyaşar ailesi için adalet” yazılı pankartın önünde nöbeti sürdürdü.

Adalet olmadan olmaz

Aile, sanal medya hesabından “765’nci gününde adalet mücadelemiz devam ediyor. Anne adliye kapısında, biz de Yeşil Sol Parti ile sahada mücadelemizi sürdürüyoruz. Kendilerini halktan üstün gören zihniyet kaybediyor. Adalet olmayan yerde, helallik olmaz” paylaşımında bulundu.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Kendini #üsten #gören #zihniyet #kaybediyor

Gözaltılara tepkiler sürüyor: Buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz

Amed merkezli gözaltı operasyonuna tepkiler de gelemeye devam ediyor. İHD ve ÖHD’li avukatlar  ‘Buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz’ dedi

Türkiye’de gerçekleştirilecek 14 Mayıs seçimlerine giderken, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında gazeteci, hukukçu, siyasetçi ve sanatçının da bulunduğu yüzlerce kişi gözaltına alındı.

Gözdağı verme çabası

Kamuoyunun “seçime darbe” olarak nitelendirdiği gözaltılara tepkiler sürüyor. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Bedirhan Sarsılmaz, operasyonun zamanlamasına dikkat çekerek, bu bağlamda Kürt halkına gözdağı verildiğini söyledi.

Sarsılmaz, “Avukat arkadaşlarımız yıllardır mesleki faaliyetlerinden ötürü baskı, gözaltı ve tutuklama ile karşı karşıya kalıyor. Bu, Kürt halkına uygulanan baskı politikalarının bir parçasıdır. İktidar istediği kadar baskı politikası, faşizmi uygulamaya devam etsin biz hukukçular olarak söz söylemeye ve mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

İHD’den tepki

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dün Amed merkezli başlatılan soruşturma kapsamında 21 ilde yapılan ev baskınlarında, aralarında gazeteci, siyasetçi, hukukçu, sendika yöneticisi ve sanatçının da bulunduğu en az 126 kişi gözaltına alındı. İnsan Hakları Derneği Amed Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun, gözaltıların iktidarın nasıl bir atmosferde seçime gireceğinin göstergesi olduğunu belirtti.

Dosyadaki gizlilik kararının soruşturmanın içeriğini öğrenmeye engel olduğunu belirten Zeytun, “Soruşturmanın içeriği konusunda yeterli bilgi sahibi değilken kapsamlı bir hukuki değerlendirme yapmak da söz konusu olamıyor” dedi.

Hukuksuzluk boyutu

Olayla alakalı derinlikli hukuki değerlendirme yapılmasına engel olunmasının, olayın hukuksuzluk boyutunu gözler önüne serdiğini belirten Zeytun, “Bu soruşturma ve bu kapsamda yapılan gözaltılar sadece seçimle alakalı dersek, yıllardır yargı eliyle sürdürülen baskı politikalarını eksik değerlendirmiş olacağız. Biz soruşturmanın seçimle alakalı olmadığını fakat gözaltına konu operasyonların denk getirildiği tarihin seçimle doğrudan ilintili olduğu kanaatindeyiz” ifadelerinde bulundu.

Suç duyurusunda bulunuldu

İHD’nin hak mücadelesindeki çabalarını hatırlatan Zeytun, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu tür baskı politikalarına çok kez tanık olduk, kendimiz muhatap kaldık. Son operasyonda aralarında şube yöneticilerimiz, üyelerimiz, başvurucularımız, beraber hak mücadelesi yürüttüğümüz arkadaşlarımız da alındı. Arkadaşlarımızın, başvurucularımızın, haksız yere tutulan diğer herkesin bir an önce serbest bırakılması gerekmektedir. Gözaltı işlemlerinin başından itibaren durumu yakından takip ediyoruz. Hiçbir hukuk standardıyla uyuşmayan gözaltı ve arama işlemlerine karşı itiraz ve suç duyurularında da bulunuyoruz. Hem hak savunucusu bir kurum olarak hem de kurumun hukukçuları olarak her türlü hukuki destek sunmaktayız ve sunmaya devam edeceğiz.”

AMED

#Gözaltılara #tepkiler #sürüyor #Buradayız #burada #olmaya #devam #edeceğiz

‘Açlık tarikatı’ soruşturmasında ölü sayısı 89’ya çıktı

Kenya’da müritlerini ‘Aç kalarak İsa peygambere kavuşacakları’ vaadiyle kandıran tarikat lideri hakkında yürütülen soruşturma yapılan kazılarda 89 kişinin cenazesine ulaşıldı

Kenya’da müritlerini açlıktan ölmeleri halinde cennete gidecekleri vaadiyle kandırdığı bildirilen tarikata ilişkin soruşturmada 89 kişinin cenazesine ulaşıldı.

3 kişi gözaltına alındı

İçişleri Kabine Sekreteri Kithure Kindiki, Malindi’deki “Uluslararası İyi Haber Kilisesi” yakınındaki Shakahola Ormanı’nda bulunan ceset sayısının 89’a yükseldiğini duyurdu. Araştırmalar sonucu 17 kişinin daha cenazesine ulaştıklarını dile getiren Kindiki, cansız bedenlerin çoğunun toplu mezardan çıkarıldığını, olaya ilişkin 3 kişinin daha gözaltına alındığını ve soruşturmanın devam ettiğini söyledi.

Öte yandan Kenya Kızılhaçı tarafından yapılan açıklamada, 112 kişinin kayıp olduğu belirtilmişti.

En az bin kişi bulunacak demişti

The Star gazetesinin haberine göre de, Malindi kasabasında müritlerini “aç kalarak İsa peygambere kavuşacakları”vaadiyle kandırarak ölümlerine sebep olan tarikatın lideri, Uluslararası İyi Haber Kilisesi’nin lideri Paul Mackenzie Nthenge, polisin İsa peygamberle buluşmaya giden en az bin kişinin cesedini bulacağını iddia etmişti.

Polis, 15 Nisan’da açlıktan öldüğünden şüphelenilen 4 kişinin cesedinin bulunmasının ardından Nthenge’yi gözaltına almıştı.

DIŞ HABERLER

#Açlık #tarikatı #soruşturmasında #ölü #sayısı #89ya #çıktı