Ana Sayfa Blog Sayfa 577

Akkuyu Nükleer Santrali’ne tepki gösteren yurttaşlara jandarma müdahalesi

Akkuyu Nükleer Santrali açılışına karşı çıkmak isteyen yurttaşlar santral girişinde engellendi, gözaltılar var

Mersin Nükleer Karşıtı Platform (NKP) üyeleri, Akkuyu Nükleer Santrali‘ne ilk yakıtın verilmesi dolayısıyla düzenlenecek törene karşı çıkmak için santralin olduğu bölgeye geldi.

Yolculuk esnasında 4 defa otobüsleri durdurulan yurttaşlar santral girişinde engellendi. Jandarmanın yurttaşlara müdahalesi sonucu gözaltına alınanlar oldu.

Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Koray Doğan Urbarlı’nın sanal medyadan aktardıklarına göre yurttaşlar jandarma ablukası altında bekletiliyor.

AKP iktidarı tüm eleştirilere rağmen Akkuyu’da Rusya ortaklığı ile başlattığı Akkuyu Nükleer Santrali’nin açılışını bugun yapıyor. Uzmanlar santralin hazır olmadığını söylerken ekolojistler ise tüm dünya için santralin tehlike arz ettiğini vurguluyor.

HABER MERKEZİ

#Akkuyu #Nükleer #Santraline #tepki #gösteren #yurttaşlara #jandarma #müdahalesi

HRW: Türk askerleri sınırda sivilleri öldürdü, işkence etti

HRW yaptığı açıklamada Türkiye’nin Suriye sınırında sivillere ateş açtığını ve işkence ettiğini söyledi

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), yaptığı açıklamada “Türkiye’nin sınır güvenliğinden sorumlu görevlilerin Suriye sınırında ayrım gözetmeksizin Suriyeli sivillere ateş açtıklarını, Türkiye’ye geçmeye çalışan sığınmacı ve göçmenlere işkence ettiklerini ve onlara yönelik aşırı güç kullandıklarını” belirtti.

‘Cezasızlığa son verilmeli’

Açıklamada “Türkiye hükümeti, hukuka aykırı öldürmeler de dahil olmak üzere ilgili ağır insan hakları ihlallerinden sorumlu sınır görevlilerini soruşturmalı, onları eylemlerinden sorumlu tutmalı ve bu ihlallere yönelik uzun süredir devam eden cezasızlığa son vermelidir” denildi.

‘Gözaltında öldürüldüler’

Açıklamada, 11 Mart 2023’te sınırı geçen bir Suriyeli grubun işkenceye maruz kaldığı belirtilerek, “Türk yetkililer tarafından gözaltına alınan yetişkin bir erkek ve bir erkek çocuk ölürken, geri kalanlar da ciddi şekilde yaralandı” denildi. Açıklamada, “13 Mart tarihinde Türkiye’nin bir sınır görevlisi, sınıra bitişik bir bölgede tarlasını süren 59 yaşındaki bir adamı vurarak öldürdü. Bu cinayetle ilgili olarak yürütülen soruşturma hakkında erişilebilir herhangi bir bilgi bulunmamaktadır” diye belirtildi.

‘Keyfi öldürmeler’

HRW Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson ise, “Sınır güvenliğinden sorumlu Türk silahlı kuvvetleri ve jandarma, Suriye-Türkiye sınırı boyunca Suriyelilere gelişigüzel ateş açıyor ve kötü muamelede bulunuyor. Son yıllarda düzenli şekilde gerçekleşen bu eylemler sebebiyle yüzlerce ölüm ve yaralanma olayı kayıt altına alındı” diye tepki gösterdi.

Açıklamada Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) verileri de şu şekilde yer aldı:  “2023’ün başından bu yana Suriye-Türkiye sınırında ilgili sınır görevlilerinin neden olduğu 11 ölüm ve 20 yaralanma oldu.”

‘Öldürülenler arasında çocuklar da var’

HRW yetkilileri açıklamalarında, Ekim 2015 ile Nisan 2023 arasında Suriye sınırı boyunca Türk askerlerinin karıştığı ihlalleri içeren 277 ayrı olayı belgelediklerini ifade ederek, “Gözlemciler, toplamda en az 234 ölüm ve 231 yaralanma vakası kaydetmiş olup, bunların büyük çoğunluğu mağdurlar sınırdan geçmeye çalışırken meydana gelmiştir. Yirmi altı olayda en az 20 ölü ve 15 yaralı olmak üzere çocuklar da yer almıştır. Dahası, sınırı geçmeye çalışmayan kişiler arasından da en az 6 kişi ölmüş, 6 kişi de yaralanmıştır” dedi.

Soruşturma talep edildi

Açıklamada ifadeleri yer alan Williamson, “Türkiye’nin sınır görevlilerinin sınır boyunca Suriyelilere uyguladığı şiddet uzun süredir devam eden ve büyük ölçüde ilgilenilmeyen bir sorun. Türkiye hükümeti, sınırlarında sığınmacı ve göçmenlere yönelik hukuka aykırı öldürme ve işkencelere son vermek için acil ve etkili tedbirler almalı, geçmişte yaşanan ihlaller için adalet sağlamalıdır.” dedi.

DIŞ HABERLER

#HRWTürk #askerleri #sınırda #sivilleri #öldürdü #işkence #etti

Gazeteci Gök’e ‘Planladığınız eylem ve faaliyetler nelerdir’ diye sordular

Amed merkezli yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan gazeteci Abdurrahman Gök’e ‘Gerçekleştirmeyi planladığınız eylem ve faaliyetler nelerdir?’ sorusu yöneltildi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında Diyarbakır 3’üncü Sulh Ceza Hakimliği’nin aralarında gazeteci, siyasetçi, sanatçı ve avukatların bulunduğu 216’sı hakkında gözaltı kararı verdiği ve bunlardan 128’inin gözaltına alındığı soruşturmada, adliyeye sevk edilen Mezopotamya Ajansı (MA) Editörü Abdurrahman Gök’e emniyette tutanakta olmayan sorular yöneltildi.

MA muhabirleri soruldu

Ümit Akbıyık isimli bir açık “tanık”ın gazeteci, avukat, siyasetçi ve sanatçılar üzerine ve çalıştığı kurumlara dair verdiği beyanlar doğrultusunda gazeteci Gök’ün bire bir muhatabı olmadığı sorular soruldu. Gök’e, Akbıyık denilen şahsın beyanları doğrultusunda örgüt bağlantısı aranan Pel Prodüksiyon’da çalışan ve 16 Haziran 2022 tarihinden buyana tutuklu olan gazeteci Abdurrahman Öncü, Aziz Oruç, Lezgin Akdeniz, Mehmet Şahin, Serdar Altan ve Zeynel Abidin Bulut’un kim olduğu, onlarla bağlantısı olup olmadığı, şirket içindeki görevi, ne kadar süredir çalıştığı, yapmış olduğu haber ve programları kimin talimatı ile yaptığı, şirkette çalışmanın amacı ne olduğu gibi sorular yönetildi.

Telefon görüşmeleri soruldu

Gök’e, sorulan sorular arasında yukarıda isimleri sıralanan ve birçoğu mesai arkadaşı olan kişilerle yapmış olduğu telefon görüşmelerinin sayısı vurgulanarak, “Pel Prodüksiyon içerisinde çalışan Kadir Bayram ile 1 defa görüşme tespit edilmiş, ‘Kadir BAYRAM isimli şahısla yapmış olduğunuz görüşmenin içeriği nedir? Yapmış olduğunuz görüşmede örgütsel içerikli konuşmalar var mıdır?” soruları dikkati çekti.

Sendika üyeliğiniz var mı sorusu

Gök’e emniyette suç diye sorulan sorulardan bazıları şöyle: “Bu zamana kadar herhangi bir suçtan gözaltına alındınız mı?”, “Legal ve illegal olarak yurt dışına çıktınız mı? Yaptı iseniz nereye ne amaçla gittiniz?”, “Aile bireyleriniz, yakın akrabalarınız ve çevreniz size nasıl hitap eder? Kullanmış olduğunuz takma ad, mahlas, kod adınız var mı?”, “Herhangi bir parti sendika ya da derneğe üyeliğiniz var mı? Eğer var ise ne amaçla üye oldunuz?”

Tuhaf sorulara devam etti

Gök’e tutanakta olmayan ve kanaatini sorgulatan sorular arasında ise şunlar yer alıyor: “PKK/ KCK terör örgütü ilişkisi ve irtibatınız nedir? PKK/ KCK terör örgütü içerisindeki konumunuz nedir? Kullanmış olduğunuz KOD isiminiz var mıdır? Bugünü kadar PKK/KCK terör örgütü adına gerçekleştirmiş/gerçekleştirmeyi planladığınız eylem ve faaliyetler nelerdir? Gerçekleştirmiş olduğunuz eylem ve faaliyetler hakkında kim ya da kimlerden talimat almaktasınız? PKK/KCK terör örgütü içerisinde tanımış olduğunuz örgüt mensubu şahıslar Kim/kimlerdir? Örgüt içerisindeki konumları nelerdir?”

Gök ve avukatı söz konusu bu soruların tutanakta olmamasına rağmen sözlü olarak sorulmasını cevaplamayarak, tutanağa geçilmesini istedi.

Kaynak: MA

#Gazeteci #Göke #Planladığınız #eylem #faaliyetler #nelerdir #diye #sordular

Çiçek işçilerle buluştu: 14 Mayıs’ı 1 Mayıs’a çekelim

Yeşil Sol Parti adaylarından Cengiz Çiçek, İstanbul Finans Merkezi inşaatında çalışan işçileri ve Dev-Yapı-İş yöneticileriyle bir araya geldi. Çiçek, ’14 Mayıs’ı 1 Mayıs’a çekelim, 1 Mayıs’ta onların sandığa gömüleceğini hep birlikte ilan edelim’ dedi

14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için çalışma yürüten Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul milletvekili adayları sokak sokak çalışmalarını sürdürüyor.
Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili adaylarından Cengiz Çiçek, bu kapsamda direnişlerle adından sık sık söz ettiren İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde inşaat işçileriyle bir araya geldi.

Sandığa gömelim

Finans Merkezi Şantiyesinde hem inşaat işçileri hem de Dev-Yapı-İş yöneticileriyle bir araya gelen Çiçek, burada yaptığı konuşmada işçilerin sorunlarına değinerek, kendilerinin bir koltuk kapma düşüncesinde olmadığını, işçilerin, emekçilerin yanında yer aldıklarını belirtti. İşçiler tarafından coşkuyla karşılanan Çiçek ve Yeşil Sol Parti heyeti işçilerle sorunlarını konuştu, onların taleplerini dinledi. Çiçek burada yaptığı konuşmada, ” 14 Mayıs’ı 1 Mayıs’a çekelim, 1 Mayıs’ta onların sandığa gömüleceğini hep birlikte ilan edelim” dedi.

Bu oyunu boşa çıkartmak zorundayız

“Kürt düşmanı, işçi düşmanı, emekçi düşmanı, yoksul düşmanı bu iktidarı devirmek zorundayız” diyerek sözlerine devam eden Çiçek, “İktidarın oyununu boşa çıkartmak zorundayız. Biz bir olmazsak, birlik olmazsak o oyun boşa çıkmayacak. Biz onlara her gün şunu söylüyoruz; biz halkız, bir halkı kumpaslarla engelleyemezsiniz. Bir halkın önüne tuzaklarla, zorla, baskıyla, hileyle, şantajla geçemezsiniz” diye konuştu.

İSTANBUL

#Çiçek #işçilerle #buluştu #Mayısı #Mayısa #çekelim

TBB Başkanı Sağkan gözaltılar için Amed’te

TTB Başkanı Erinç Sağkan ve Kurdistan’daki baro başkanları Amed’de yapılan gözaltı operasyonu için bir araya geldi

Amed merkezli 21 kentte başlatılan operasyon kapsamında gözaltına alınan 128 kişinin ifade işlemleri devam ederken, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan gözaltılar için Amed’e geldi.

Sağkan, Amed Baro Başkanı Nahit Eren ve diğer baro başkanları, soruşturmaya yönelik bilgi almak için Diyarbakır Adliyesi’ne geçti.

Açıklama yapılacak

Sağkan ve baro başkanlarının Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, Diyarbakır 3’üncü Sulh Ceza Hakimliğinin 216 kişi hakkında gözaltı kararı verdiği, 128’nin gözaltına alındığı operasyon hakkında bilgi almak için soruşturma makamlarıyla görüşmeleri bekleniyor.

Görüşme sonrası Sağkan ve baro başkanlarının açıklama yapması bekleniyor.

AMED

#TBB #Başkanı #Sağkan #gözaltılar #için #Amedte

Gazeteci Canözer ve Oruç tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi

Amed merkezli operasyonda gözaltına alınan gazeteciler Beritan Canözer ve Mehmetşah Oruç, tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında Diyarbakır 3’üncü Sulh Ceza Hakimliği’nin 216 kişi hakkında gözaltı kararı verdiği, 128’nin gözaltına alındığı operasyonda gözaltına alınan gazeteciler Beritan Canözer ve Mehmetşah Oruç, savcılık ifadelerinin ardından tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

Sanatçı Elvan Koçer ise adli kontrol tedbiri istemiyle sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliğince adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Tiyatro sanatçısı Şahperi Alphan Bayhan, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

AMED

#Gazeteci #Canözer #Oruç #tutuklama #istemiyle #mahkemeye #sevk #edildi

Cumartesi insanlarından Karakut hayatını kaybetti

 Cumartesi insanlarından Sultan Karakut, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti 

Cumartesi Anneleri’nin 27 Mayıs 1995 yılında kayıplarını bulmak için başlattığı mücadelenin destekçilerinden olan Cumartesi İnsanı Sultan Karakut, çoklu organ yetmezliği nedeniyle uzun süredir hastanede tedavi gördüğü hastanede dün hayatını kaybetti.

‘Karakut’u kaybetmenin derin acısı içindeyiz’

Karakut’un hayatını kaybettiği bilgisi İnsan Hakları Derneği’nin(İHD)  sanal medya hesabı üzerinden şu paylaşımla duyuruldu:  “Mücadele arkadaşımız, Cumartesi İnsanı Sultan Karakut’u kaybetmenin derin acısı içindeyiz. Ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.”

Öte yandan Karakut’un cenazesi bugün Ümraniye Ihlamurkuyu Merkez Camii’nden öğle namazından sonra uğurlanacak bilgisi verildi.

İSTANBUL

#Cumartesi #insanlarından #Karakut #hayatını #kaybetti

Yeşil Sol Parti Tetwan’da

Yeşil Sol Parti’nin Tetwan mitingi büyük bir coşkuyla başladı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs seçimleri kapsamında Bedlîs’in Tetwan ilçesinde “Buradayız, birlikte değiştireceğiz” şiarıyla miting düzenliyor.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Tetwan-Wan karayolunda; Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise Bedlîs-Tetwan karayolunda kitlesel bir şekilde karşılandı. Buldan ve Bayındır’ın bulunduğu araç konvoyları, daha sonra miting alanının bulunduğu bölgeye geldi. Eş Genel Başkanlar burada coşkulu kitle tarafından karşılandı.

Miting, demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılacak saygı duruşuyla başladı. Miting Bayındır ve Buldan’In konuşmalarıyla devam ediyor.

Ayrıntılar geliyor…

#Yeşil #Sol #Parti #Tetwanda

İşçi Filmleri Festivali’nde 83 film gösterilecek

Bu yıl 18’incisi düzenlenecek İşçi Filmleri Festivali, 2 Mayıs’ta başlıyor. Festivalde, 58’i yerli, 25’i yabancı toplam 83 film seyirciyle buluşacak

İşçi ve emekçi bayramı 1 Mayıs’a günler kalırken, Bu yıl 18’incisi düzenlenecek Uluslararası İşçi Filmleri Festivali de 2 Mayıs’ta başlıyor. Bir hafta sürecek olan festivalde, 58’i yerli, 25’i yabancı toplam 83 film gösterilecek.

Festivalde bu yıl emek temalı filmlerin yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitliği, kent, çevre, göç-mültecilik, insan hakları ve sağlık temalı filmler de izleyiciyle buluşacak. Festivalin bu yılki seçkisinde Türkiye dahil 19 ülkeden 21 uzun metrajlı, 62 kısa ve orta metrajlı kurmaca, belgesel ve animasyon film yer alıyor.

Birçok film yer alıyor

Filmler arasında; Bir Kar Tanesinin Ömrü, Lacivert Gece, Yaban, Aga, Zero Fucks Given gibi uzun metraj kurmaca filmlerinin yanında, Yaramaz Çocuklar, Aşk Mark ve Ölüm, Her Şey Dahil, Fatma’dan 40 yıl Sonra, İşçilerin Haziranı, The Other Half gibi uzun metrajlı belgeseller de bulunuyor.
Belgesel kategorisinde ise, Galatasaray Meydanı’ndaki eylemleri engellenen ve haftalardır darp edilerek gözaltına alınan Cumartesi Anneleri’nin uzun soluklu mücadelesini anlatan Hasari Serhat Çelik’in yönetmenliğini üslendiği Karanfil Meydanı da yer alıyor.

Açılış Cemil Candaş’ta

Şişli Belediyesi’ne ait Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan açılış gecesinin sunuculuğunu oyuncu Bülent Emrah Parlak üstlenecek. Gecede müzik grubu Seyyah da sahne alacak.

İlk film ‘Aşk, Mark ve Ölüm’

Festivalin bu yılki açılış filmi ise Cengiz Kaya’nın yönetmenliğini yaptığı Aşk, Mark ve Ölüm. Film, Almanya’daki Türkiyeli mülteci işçilerin, onların çocukları ve torunlarının yaşadığı bağımsız müzik kültürünün duyulmadık hikâyesini, arşiv görüntülerini kullanarak eğlenceli ve dolambaçlı bir dille anlatıyor.

KÜLTÜR SERVİSİ

 

#İşçi #Filmleri #Festivalinde #film #gösterilecek

‘Pişmanlık duysam 30 yıl yatmazdım!’

30 yıllık tutuklu Fahriye Ceylan’ın tahliyesi ‘Pişman’ olmadığı gerekçesiyle ikinci kez 3 ay uzatılırken, Ceylan ailesine ‘Eğer pişman olsaydım 30 yıl boyunca tutuklu kalmazdım. Ayrıca pişmanlık yaratacak bir durumda da bulunmadım’ dedi

AKP-MHP tarafından bir politikaya dönüştürülen infaz yakmalar sürüyor. Son süreçte onlarca tutuklu keyfi gerekçelerle engellenerek, infazları yakılıyor. “Samimi beyanda bulunmadıkları”, “pişman olmadıkları” gibi gerekçelerle infazı yakılan tutsaklardan biri de Alanya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan 30 yıllık tutuklu Fahriye Ceylan.

İkinci kez ertelendi

Tahliyesi ikinci kez 3 ay daha ertelenen Ceylan, 1992’de Amed’de tutuklanırken, Ocak ayında da Cezaevi İdare Gözlem Kurulu’nun “hükümlü bulunduğu örgütten ayrıldığına dair samimi beyanlarda bulunmaması, infaz sırasında disiplin cezaları alması, pişmanlık belirtileri göstermemesi” gibi gerekçelerle iyi halli olmadığına karar verilerek infazı yakılmıştı.

40 gün işkencede kaldı

JINNEWS’ten Şehriban Aslan’a konuşan Ceylan’ın ablası Selva Filiz tutuklanma sürecini anlatarak, “Kardeşim çok fazla işkenceye maruz bırakılmıştı. Kışın ortasında kardeşim ve yanında bulunan bir kadın arkadaşının üzerlerine su dökmüşler, köylüleri de dışarı çıkarıp hangi köylünün evine gidip gitmediklerini sormuşlar. Bunu kardeşim bize anlatmadı, yıllar sonra bir köylüden duydum. Üzerlerine su döktükleri için saçlarının ve elbiselerinin buz tuttuğunu söylediler. Sadece kardeşime değil, köylülere de zulüm yapılmış. Gece yarısı hepsini yalın ayak kar üstüne çıkarmışlar. Kardeşim 40 güne yakın işkencede kalmış. İşkenceden sonra Diyarbakır Cezaevi’ne gönderildi, bizim de öyle haberimiz oldu” dedi.

‘Pişmanlık’ dayatması

Kardeşinin cezaevinde 30 yılının bittiğine dikkat çeken Filiz şunları dile getirdi: “Bu yılın başında kardeşimin cezaevindeki 30 yılı bitti. Kurula çıkarılmış ‘Pişman mısın? Örgütle bir daha bağlantıya geçecek misin? Örgüte katılacak mısın’ diye sormuşlar. Kardeşim de ‘Çıkınca ailemin yanına gidip sağlık sorunlarım için tedavi göreceğim. Herkes gibi yaşamımı sürdüreceğim’ deyip ve bazı sorulara da cevap vermemiş. Ardından psikiyatriye sevk etmişler. Psikiyatrın kurulun sorularına neden cevap vermediğini sorması üzerine kardeşim, ‘Bana pişman mısın diye sordular. Eğer pişman olsaydım 30 yıl boyunca tutuklu kalmazdım. Ayrıca pişmanlık yaratacak bir durumda da bulunmadım. Gerekirse 1 yıl daha kalırım’ demiş. Psikiyatr da bu cevap üzerine kardeşimin cezaevinden çıkmak istemediğini, çıkmak için hazır olmadığını söylemiş. Kurul pişman olmadığını, psikiyatr da hazır olmadığını söyleyip infazını yakıp 3 ay daha ertelemişler.”

HABER MERKEZİ

#Pişmanlık #duysam #yıl #yatmazdım