Ana Sayfa Blog Sayfa 590

Yeşil Sol Parti’den yurtdışındaki seçmene çağrı

14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için oy kullanma işlemi yurtdışında 27 Nisan’da yapılacak. Oy kullanma işlemi için çağrıda bulunan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ile İbrahim Akın, destek çağrısında bulundu

14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için yurtdışında yaşayan yurttaşlar 27 Nisan’da oy kullanmaya başlayacak. Oy kullanma işlemi için Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ile İbrahim Akın yurtdışında yaşayan seçmenleri “birlikte değiştirmek” için seçim sürecine güçlü dahil olmaya çağırdı.

Kritik ve tarihi seçim

“Kritik ve tarihi bir seçimi hep birlikte karşılıyoruz” diyen Uçar şunları dile getirdi: “Bu seçimler bir anlamda geçirdiğimiz yüz yılın da muhasebesidir. Buna müteakip karşıladığımız yeni yüzyılın, yakın geleceğimizin de hangi dinamikler üzerinden kurulacağını, hangi dinamiklerle yürütüleceğinin de belirleneceği bir seçim sürecine tekabül ediyor.

Mevcut iktidarın hem siyasal, hem hukuki hem de ekonomik şiddeti yüzünden Türkiyeli ve Kurdistanlı birçok insanımızın zorunlu olarak göç ettiğini biliyoruz. Bu durumun kendisi Avrupa’daki oranı ve seçmenlerin etki alanını da oldukça arttırmış durumda. Seçimlere doğru giderken, Avrupa’da bulunan bütün halklarımızın, arkadaşlarımızın bu seçim sürecine dahil olmalarını, oyunu kullanmalarını, etraflarında, yörelerinde olan herkesi seçim sürecine dahil etmeleri için ikna etmeleri boyutunda bir çağrıda bulunmak istiyoruz.”

Birlikte değiştireceğiz

Bütün halkların birlikte mücadele ettiğini ifade eden Uçar, “Avrupa’da bulunan halklarımızı da bu sürecin parçası olmaya davet ediyoruz. Sloganımız, ‘Buradayız, birlikte değiştireceğiz’, aramızda fiziki mesafe olabilir ama biz bir aradayız; siz orada biz burada, bir aradayız ve birlikte değiştireceğiz” dedi.

Destek çağrısı

Akın ise şunları dile getirdi: “Mutluyuz, kararlıyız, birlikte değiştireceğimize inanıyoruz. Türkiye’de yürütülen çalışmalar çok iyi ve moralli geçiyor. Hepinizi tekrar selamlarken, yurt dışı oylarımızın Türkiye’de alacağımız sonuçlar bakımından çok önemli olduğunu biliyorsunuz. Hepinizden yüksek destek bekliyor, başarılar diyorum.”

Kaynak: ANF

#Yeşil #Sol #Partiden #yurtdışındaki #seçmene #çağrı

Yeşil Sol Parti deprem bölgesinde: Samandağ’da halk buluşması

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, bayram dolayısıyla Samandağ’da yapılan halk buluşmasına katıldı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Ramazan Bayramı dolayısıyla Mereş merkezli depremlerde en çok yıkımın yaşandığı Hatay’ı ziyaret etti. Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, HDP Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekili adayları ve çok sayıda Sancar’a eşlik etti. Partililer, Samandağ’ın Meydan Mahallesi’nde halk buluşmasına katıldı. Sancar, buradaki buluşmada konuştu

Ayrıntılar geliyor..

#Yeşil #Sol #Parti #deprem #bölgesinde #Samandağda #halk #buluşması

Semsûr’da bayram: Ev yok ama gidilecek onlarca mezar var

Ellerine tutuşturulan numaralarla mezarlarını arayan aileler bir mezar taşı için izin almayı bekliyor. Kısacası buralarda değişen hiçbir şey yok. Bu hakikat önümüzdeki bütün bayramlara yeter

Medine Mamedoğlu

“Anı olacak bir şeyim yok, her şeyin dünündeyim” der Birhan Keskin. Coğrafyamızda yaşanan hiçbir şey geride kalmaz. Bizim için her şey bugün bizimle yaşamaya devam eder. Yasımız da acımız da hasretimiz de sevincimiz de… Bayram yaklaşırken normale dönüşe başlayan hayatlarımızda daha dün gibi yaşanan 6 Şubat depremini hatırlatmak için geldim buraya. 6 Şubat’tan sonra gelecek hiçbir bayramın “hesaplaşma” olmadan kutlanmayacağını söylemek için yazıyorum. Herkes bir bayram telaşında olurken mesela Meryem Abla bu bayramı kaybettiği yakınlarının mezarı başında geçirecek, Tuba daha cenazelerini bile bulamadığı iki yeğeninin bir mezar taşının olması için bekleyerek ve anneler her gün yaktıkları ağıtları yeniden yeniden yakıp mezarlık yolunu tutarak geçirecek bu bayramı.

Herkes “normale” dönerken depremzedeler dönemeyecek. On binleri öldüren, milyonları göç ettiren bir deprem kaç ayda unutulur? Enkazların hâlâ yerlerde olduğu, enkazların altından cenazelerin çıktığı ve kayıp cenazelerin olduğu kentlerde bir şey değişmezken normale dönme çabamız neden? Önümüzde dayanışma ile yılları alacak yeniden inşa dururken gözümüzün önündeki hakikati görmeme çabamız neden? Düşündüm ve dedim ki bu hikâyeleri yazmam gerek. Normal hayatına dönmek için can atan ve buralara gözünü kapatan herkesin yüzüne tokat gibi çarpması için bu hikâyeleri yazmam şart.

Depremin üzerinden haftalar geçti ve depremzede aileler bu seneki Ramazan Bayramı’nı çadırlarda geçirecek. Geçen seneye oranla birçok şeyin değiştiği ve eksildiği kentlerde insanların ilk işi ise kaybettikleri yakınlarının mezarını ziyaret etmek olacak. Kimi geçen bayramlarda elini öptürdüğü torununa şeker, kimi kaybettiği çocuklarına oyuncak götürecek. Semsûrlu bir kadının, “On yılda dolacak olan mezarlar iki günde doldu” diyerek gösterdiği mezarlara gidecek olan binlerce insanın yakacağı ağıtı ve gideceği mezarlar ise şimdiden belli. 6 Şubat’tan bu yana her gün mezarlığa ziyarete giden anneler için bu bayram bir şeyi değiştirmeyecek. Her gün ağıtlarını yaka yaka yürüdükleri yollarda bayram günü kalabalık olmaları dışında o anneler için değişen hiçbir şey olmayacak. Ağıtlarına yeni ağıtlar, acılarını ise yeni acılar eklenecek.

“Her aileden bir kişide değil ha, ya beş ya on kişi gitti, kimse kalmadı” diyen Meryem Abla da her gün kaybettiği yakınlarının mezarına giden annelerden sadece biri. Ailesinden üç çocuğunu ve eşini kaybeden Meryem Abla ailede depremden sağ kurtulan tek kişi. Gittiği mezarlıkta önce kaybettiği eşi ve çocuğunu ardından diğer iki çocuğunun mezarını gösteren Meryem Abla, “Onları yan yana bile gömemedim. Beklemediler beni beklemediler…” diyerek yaşatılan acıya tepki gösteriyor. Mezar başında bekleyen Sakine Mutlu ise kaybettiklerini saymaya başlayarak, “Bayram günü dört mezarlık gezeceğim ben. Kız kardeşim, akrabalarım yakınlarım ve babam… Hepsinin mezarına ayrı ayrı gideceğim o gün, bütün günüm mezarlıkta geçecek” diyor.

Gelecek olan bayramın kendileri için hiçbir anlam ifade etmediğini söyleyen depremzedelerin bayram günü gidecek bir evleri yok ancak ziyaret edeceklerini onlarca mezarı var. Bu acı içerisinde bayramın adını bile geçirmeye çekindiğimiz insanlar bir zamanlar hepimizin kullandığı o cümleyi iç çeke çeke söylüyor: “Nerede o eski bayramlar?” Kalanların gidenlerden bir farkının olmadığı kentlerde yaşam yeniden inşa ve dayanışma ile örülürken geride kalanların söylediği tek söz, “Gidenler bir kere bizler bin kere öldük” oluyor.

Yakınlarına ait bir mezar taşı olmasına sevinen insanların yanında bir de aylardır bir toprak umuduyla bekleyen insanlar var. Size değişik gelmesin bu anlatacaklarım, deprem 3’üncü ayına girecek ama kentlerde hâlâ kayıp onlarca cenaze var. Tek bir kişi bile değil, enkazı kaldırılan binalarca kayıp aileler var. “Bana geçmiş olsun, başınız sağ olsun diyorlar, çok zoruma gidiyor biliyor musun? Benim bir mezar taşım yok ki neden başım sağ olsun?” bu sözler kayıp Furkan Aslan ve Battal Gazi’nin teyzesi Tuba’ya ait. 3.5 yaşındaki Furkan Aslan depremin olduğu günden bu yana abisiyle birlikte kayıp. Ne canlı ne de cansız kendilerinden bir haber alınamayan bu iki çocuğun ailesi aylardır bir mezar taşı için mücadele ediyor. Tıpkı kayıp Zuhal, Hiranur, Zeynep’in ailesi ve henüz adlarını dahi bilmediğimiz onlarca Suriyeli mülteci aile gibi.

Şimdi soruyorum size Furkan’ı bulmadan, o ağıtlara ortak olmadan gelir mi bayram? Yanı başımızda her şey dün gibi tazeyken yarım bırakılan hikâyeleri unutarak gelir mi bayram? Merakla gelmesini beklediğimiz normal hayatın yanında bir de bunları hatırlatmak istedim. Çok şeye gerek yok aslında, azıcık vicdan bunları anlamak için hepimize yeter. Biz bunları okurken Meryem Abla’nın yaktığı ağıt hâlâ devam ediyor, Tuba Abla iki yeğeninden hâlâ haber almaya çalışıyor. Ellerine tutuşturulan numaralarla mezarlarını arayan aileler bir mezar taşı için izin almayı bekliyor. Kısacası buralarda değişen hiçbir şey yok. Bu hakikat önümüzdeki bütün bayramlara yeter. Şunu da eklemek isterim ayrıca Semsûr’a, Antakya’ya, Elbistan’a ve Mereş’e bayram hesaplaşma ile gelecek. Süslü cümleler, toplu açılışlar ve unutturma çabası değil gerçek bir hesaplaşma…

#Semsûrda #bayram #yok #ama #gidilecek #onlarca #mezar #var

HDP ve Yeşil Sol Parti’den Deli’nin mezarına ziyaret

HDP ve Yeşil Sol Parti, Ramazan Bayramı dolayısıyla Ankara Gar Katliamı’nda katledilen Dicle Deli’nin mezarını ziyaret etti

Ramazan Bayram’ı dolayısıyla mezarlık ziyaretleri devam ediyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul İl Örgütleri de, Ramazan Bayramı dolayısıyla Zeytinburnu ilçesinde mezarlık ziyareti gerçekleştirdi. Silivrikapı Mezarlığı’na gerçekleştirilen ziyarette Ankara Gar Katliamında katledilen Dicle Deli’nin ailesi katıldı.

Yollarının takipçisi olacağız

İlk olarak Ankara Gar Meydanı’nda 10 Ekim 2015’te DAİŞ’in saldırısında katledilen Deli ve özgürlük mücadelesinde hayatını kaybedenler için kısa konuşmalar gerçekleştirildi. İlk olarak konuşma gerçekleştiren HDP Zeytinburnu İlçe Eşbaşkanı Nezir Erdemci, “Onlara söz veriyoruz özgürlük ve adalet bayraklarını düşürmeyeceğiz. Ölene kadar onların yolunun takipçisi olacağız ve davanızı savunacağız” dedi.

DAİŞ’e yol açanlar bellidir

Ardından konuşan Dicle’nin babası ve aynı zamanda Yeşil Sol Parti İstanbul 3’üncü Bölge Milletvekili adayı Faik Deli de, “DAİŞ’e yol açanlar bellidir ama hukuk açısından belli değil. Bugün bayram Dicle nezdinde bütün özgürlük şehitlerinin bayramını kutluyorum. Onların bayrağını düşürmemek için verdiğimiz sözü tutacağız. Özgürlük gelene kadar mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Son olarak konuşma gerçekleştiren HDP Fatih yöneticisi Emine Duman da, “Özgürlüğe ulaşana kadar mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.

Ziyaret mezarlıkta okunan duaların ardından son buldu.

İSTANBUL

#HDP #Yeşil #Sol #Partiden #Delinin #mezarına #ziyaret

Türkiye AB Konseyi’nden atılabilir

FİDH Genel Başkan Yardımcısı Reyhan Yalçındağ, Türkiye’nin AİHM kararlarına karşı direnmesi durumunda konunun Avrupa Konseyi’ne taşınacağını ve konseyden atılması sürecine gidilebileceğini söyledi

“Çöktürme Planı” kapsamında başlatılan siyasi soykırımın bir parçası olan HDP eski Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile milletvekillerinin tutuklanmasıyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemes (AİHM) Büyük Dairesinin kesinleştirdiği mahkumiyet kararını tanımayan Türkiye zor durumda. Merkezi Fransa’nın Paris kentinde bulunan Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FİDH) Genel Başkan Yardımcısı ve siyasetçilerin avukatı Reyhan Yalçındağ, “Gözaltı, tutuklama ve cezaların yer aldığı sürecin tümünün siyasi olduğu artık uluslararası bir mekanizma olan AİHM’in aldığı kararlarla ortaya çıktı ve netleşti. Aynı zamanda bunun tarihi, siyasi ve sosyolojik yönleri de var” diye konuştu.

Kararlar çok net

Yalçındağ, kararın çok net olduğunu ve tüm sonuçların ortadan kaldırılması yönünde olduğunu dile getirdi. Karar ile tutuklu ve hükmü kesinleşmiş olanların tahliye edilmesi, cezaevinde olmayan ya da verilen cezayı bitirenlere dair yapılan yargılamaların da yenilenmesi gerektiğini ifade eden Yalçındağ, Yüksekdağ ve 12 milletvekili hakkında 8 Kasım 2022’de verilen ve 3 Nisan’da AİHM Büyük Daire tarafından kesinleşen karara dair Türkiye’nin itirazına da değinerek, Türkiye’nin tekrar “klişe argümanlar” ile kendini savunmaya çalıştığını söyleyerek, “Sonuç olarak boş, kof, dipsiz ve soyut kaldığı için mahkeme tarafından hemen reddediliyor” şeklinde konuştu.

‘Çözüm Süreci’ne ceza

Kararın kesinleştiği gün Yüksekdağ’ın tahliye edilmesi için Kobanê Davası’nın sürdüğü Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuru yapıldıklarını aktaran Yalçındağ, “Tutuklandıkları dosya ile bu dosya ayrıymış gibi tutum sergiliyor. Derece mahkemesi siyasi saiklerle karar vermeyi sürdürüyor. Süreci uzatma, bu insanları siyaseten yıpratma güdüsü var. Bunun yanı sıra bir nevi ‘çözüm sürecini’ ve akabindeki o çözüm umutlarına dair havayı cezalandırmaya dair bir yaklaşım var” dedi.

Atılma süreci yaşanabilir

Yalçındağ ayrıca Türkiye’nin AİHM kararına direnmesi durumunda konunun Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (AK BK) önüne gideceğini belirtti. Yalçındağ, Türkiye’nin de içinde yer aldığı komitenin, Türkiye’nin oy kullanma haklarının askıya alma ve bir dizi işlem ile başlatabileceğini söyledi. Yalçındağ, “Hatta Türkiye’nin konsey üyeliğinden atılmasına kadar gidebilir süreç” diye dikkat çekti.

Haber: Mehmet Aslan / MA 

#Türkiye #Konseyinden #atılabilir

Bir kişi Kılıçdaroğlu’na mezarlıkta ‘Bu fatiha okumasını bilmiyor’ diyerek bağırdı

Semsûr’da mezarılık ziyeretlerine katılan Millet İttifakı’nın 13. Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na bir kişi ‘Bu Fatiha okumayı bilmiyor’ dedi

Türkiye seçim gündemine endejkenmişken muhalfet partilerinin liderleri de Ramazan Bayramı’nı deprem bölgesinde karşılıyor.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da bayramın ilk gününü Semsûr’da karşıladı. Kentte depremzedelerle bir araya gelen kılıçdaroğlu mezarlık ziyeretinde bulundu.

Medyascope’un paylaştığı videoda Adıyaman Belediye Mezarlığı’nı ziyaret eden 13. Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na bir vatandaş “Bu Fatiha okumayı bilmiyor ki, sen buna neden Fatiha okutturuyorsun?” dedi.

SEMSÛR

#Bir #kişi #Kılıçdaroğluna #mezarlıkta #fatiha #okumasını #bilmiyor #diyerek #bağırdı

İran’daki eylemlerde katledilenler unutulmadı

İran ve Rojhilat’ta ‘Jin,jiyan,azadî’ eylemlerinde hayatını kaybedenler mezarları başında anıldı

İran’da 13 Eylül 2022’de “ahlak polisi” tarafından gözaltına alındıktan sonra katledilen 22 yaşındaki Kürt kadın Jina Emînî’nin ölümünün ardından başlayan protestolar deva ederken, Rojhılat ve İran geneline yayılmış protestolarda şimdiye kadar çok sayıda kişi hayatını kaybetti.

Ülke geneline yayılan “jin, jiyan, azadî” eylemlerinde Mahabad kentinde rejim saldırısında katledilenler mezarı başında yakınları ve çok sayıda yurttaşın katılımıyla anıldı.

Sloganlar atıldı

Mezarlık ziyaretinde bir araya gelen yüzlerce kişi hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını taşıyarak, “şehit namirin”, “jin, jiyan, azadî” sloganları attı. Daha sonra yüzlerce kişi hep bir ağızdan Kürt ulusal marşı “Ey Reqîb”i okudu.

HABER MERKEZİ

 

#İrandaki #eylemlerde #katledilenler #unutulmadı

Bayram namazı çıkışı kavga: 5 kişi yaralandı

Çewlik’te bayram namazına giderken karşılaşan husumetli iki ailesi arasında çıkan kavgada 5 kişi yaralandı

Çewlik’te (Bingöl) Karlıova ilçesine bağlı Kale Mahallesi’nde iddiaya göre, husumetli iki aile arasında bayram namazı çıkışı kavga yaşandı.

Namaza giderken karşılaşan aileler arasında başlayan tartışma, büyüyerek taşlı, sopalı, silahlı kavgaya dönüştü. Olayda 5 kişi taş ve sopa darbeleriyle yaralandı.

İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edilirken, yaralılar, Karlıova Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından Erzirom’a (Erzurum) sevk edildi.

Polis, bazı kişileri ifadelerini almak için emniyete götürürken olaya karışanların yakalanması için çalışması başlatıldı

ÇEWLİK

#Bayram #namazı #çıkışı #kavga #kişi #yaralandı

Demirtaş’tan sesli bayram mesajı: Bayram büyük değişimi getirsin

Selahattin Demirtaş, Twitter hesabından paylaştığı sesli mesajla bayramı kutladı; Bayram büyük değişimi getirsin

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkçe ve Kürtçe sesli mesajla bayramı kutladı.

Demirtaş, Twitter’dan yaptığı paylaşımda “Bu bayram; bolluk, bereket ve barışa vesile olsun, büyük değişimi getirsin. Hayırlı bayramlar. Cejna we pîroz be. Roşanê şima bimbarek bo” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL

#Demirtaştan #sesli #bayram #mesajı #Bayram #büyük #değişimi #getirsin

WFP’den Sudan için ‘açlık’ uyarısı

Dünya Gıda Programı tarafından yapılan yazılı açıklamada Sudan’da yaşanan savaştan kaynaklı milyonlarca kişinin açlığa itebileceği uyarısı yapıldı

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP) yaptığı açıklama ile Sudan’daki şiddetin milyonlarca kişiyi açlığa itebileceği uyarısında bulundu. Merkezi Roma’da bulunan örgütten yapılan yazılı açıklamada, WFP’nin nüfusunun üçte birinin halihazırda yeterli gıda bulmakta zorlandığı Sudan’daki operasyonlarını çatışmalar yüzünden durdurmak zorunda kaldığı hatırlatılarak “Sudan’daki şiddet patlaması, milyonlarca kişiyi açlığa sürükleme potansiyeline sahip” denildi.

‘Acil adım’ çağrısı

Sudan’daki çatışmalarda üç WFP çalışanının da hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, “WFP, çatışmanın tüm taraflarını, insani yardım çalışanlarının güvenliğini garanti altına almaya ve Sudan’daki insani yardım varlıklarını ve tesislerini korumak için acil adımlar atma çağrısında bulunuyor. WFP, tüm tarafları çatışmaya son vermeye ve hayati gıda ve insani yardımların daimi şekilde ulaştırılmasını sağlayacak bir anlaşmaya varmaya çağırıyo” denildi.

DIŞ HABERLER

#WFPden #Sudan #için #açlık #uyarısı