Ana Sayfa Blog Sayfa 591

Boğaziçi’den Meclis kürsüsüne: Başka bir seçenek mümkün

Yeşil Sol Parti’nin milletvekilleri arasında yer alan Boğaziçi direnişçilerinden Düzce milletvekili adayı Ekim Devrim Çapartaş, ‘hem güçleneceğiz hem elimizden geleni yapacağız’ dedi

Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ne sayılı günler kala, çalışmalar sürerken, Türkiye ve Kurdistan’da startı verilen seçim çalışmaları öncesi açıklanan milletvekili listesine bakıldığında tarihin tekerrür ettiği bir kez daha ortaya çıktı. Kürt kadın mücadelesi sonunda yaşamın her alanında uygulanana eşit temsiliyet için yürütülen mücadele Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) listesine yansırken, Millet ve Cumhur İttifakı’nın listesi ise bunun tam aksini oluşturuyor. Yüzde 44 oranında kadın vekil adayı ile oluşturduğu listesi ile Yeşil Sol Parti, kadınları tek çatı etrafında toplayarak ortak mücadelenin zeminini oluşturmakta kararlı.

Varoluş için direniş lazım

Farklı kimliklerin yanı sıra farklı alanlarda mücadele eden kadınlardan Yeşil Sol Parti listelerinde yer alan isimlerden biri de Boğaziçi direnişçilerinden Düzce milletvekili adayı Ekim Devrim Çapartaş. JINNEWS’ten Rozerin Gültekin’e konuşan Çapartaş, adaylığı ve çalışmaları için, “Kürt kimlikli, sosyalist, aynı zamanda Alevi bir kadın olarak zaten varoluşumuz bir şekilde direnmek olmak durumundaydı” diyerek özetledi.

Pankart yüzünden yargılanan öğrencileriz

Boğaziçi direnişinin yanı sıra Türkiye’nin Efrîn’e yönelik saldırıları sırasında üniversitede, bir grup ülkücünün lokum dağıtmasına karşı, “İşgalin ve katliamın lokumu olmaz” diyerek gerçekleştirdikleri protestodan dolayı hakkında dava açılan Çapartaş, “ ‘İşgalin katliamın lokumu olmaz’ diye bir pankart tuttuğumuz için terör propagandasıyla yargılanan öğrencileriz” dedi.

Ben burada kendimi buldum

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve Halkların Demokratik Partisi’nde (HDP) 2014 yılından bu yana çeşitli çalışmalarda yer alan Çapartaş, Yeşil Sol Parti’den milletvekilli adayı olmasının temel nedeninin ise ‘3’üncü Yol’ fikriyatı olduğunu vurguladı. Çapartaş, “Kadınlara siyasetin sadece nesnesi değil, öznesi de olabilme imkanını, sadece HDP’nin, Yeşil Sol Parti’nin verdiğini görüyoruz. Siyaset anlamında her zaman kadınların önün açıldı. Kadınların aktif siyasetin özneleri olmaları desteklendi. Ben de kendimi burada buldum” sözleriyle neden Yeşil Sol’dan aday olmasının nedenlerini açıkladı.

Kadınların sesi olacak

Seçilmesi durumunda Meclis’te kadınların varlık mücadelesinin sesi olacağını kaydeden Çapartaş, “Yeşil Sol Parti sadece İstanbul Sözleşmesi’ni değil, kadınların yaşam hakkı, çalışma hakkı, eğitim alma hakkı, inançlarını özgürce yaşayabilme hakkını vaat ediyor. Bunlar, kadınlara sunulan lütuf olmaktan çıkacak. Aynı zamanda partinin tecrit ve savaş politikalarıyla ilgili perspektifi var. Tecrit ortadan kalkmadan bu ülkenin özgürleşemeyeceği, herhangi bir demokrasi yoluna giremeyeceği şeklinde. Savaş politikalarının özellikle genç kadınları nasıl etkilediğini biliyoruz. Bu anlamda, kadınların özel savaştan kurtulması da Yeşil Sol Parti ile mümkün olacak” ifadelerini kullandı.

Başka bir mümkünü göstereceğiz

Kadınların Yeşil Sol Parti etrafında örgütlenerek iktidara, “Biz varız, buradayız ve bizi yok edemeyeceksiniz” diyen Çapartaş, “AKP ve MHP’nin HÜDA PAR’ın, Yeniden Refah Partisi’nin, gerici kadın düşmanlarının kurduğu ittifak veya daha az gerici kadın düşmanlarının kurduğu ittifaka mecbur olmadığımızı, bu seçimde Yeşil Sol etrafında örgütlenerek göstereceğiz. Hem Yeşil Sol’u güçlendirerek, hem de bu süreçte elimizden geleni yaparak başka bir seçeneğin mümkün olduğunu, Cumhur ve Millet İttifakı’na mecbur olmadığımızı ifade edeceğiz” dedi.

İSTANBUL

#Boğaziçiden #Meclis #kürsüsüne #Başka #bir #seçenek #mümkün

Yeşil Sol Parti adayları katledilen HEP’li Vedat Aydın’ın mezarını ziyaret etti

Yeşil Sol Parti Amed milletvekili adayları, 1991 yılında katledilen HEP İl Başkanı Vedat Aydın’ın mezarını ziyaret etti.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed milletvekili adayları, Ramazan Bayramı dolayısıyla 5 Temmuz 1991 yılında JİTEM tarafından kaçırılıp, katledilen eski Halkın Emek Partisi (HEP) İl Başkanı Vedat Aydın’ın mezarını ziyaret etti.

‘Bu bayrak inmedi’  

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşunun ardından konuşan HDP İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan, “Her yıl olduğu gibi bu bayramda da bir kez daha dile getiriyoruz; sizlerin 30-40 yıl önce yükselttiği özgürlük bayrağı, o günden bu güne on binlerin elinde. Sizlere saldırarak bu bayrağı indirmek istediler. Ancak hiçbir zaman bu bayrak inmedi. Bugün özgürlük bayrağı milyonların elindedir” dedi.

Direniş sürüyor

“O gün Vedat Aydın’a, arkadaşlarına ve halkımıza saldıranlar, Kurdistan’ı kan gölüne çeviren zihniyet hala saldırılarına devam ediyor” diyen Ceylan, “Bu zulme karşı, zalime karşı ve zihniyete karşı muazzam bir direniş sürüyor. Bugün milyonların onların mücadelesine sahip çıkıyor. Bu mücadele onların” ifadelerinde bulundu.

Vekil adayı Mehmet Emin Aktar ise Aydın’la olan anılarını paylaşarak, “Seni çok özlüyoruz. Bu halk seni unutmadı ve hiçbir zaman unutmayacaktır” diye belirtti.

Aydın’ın kardeşi Veysi Aydın ise, onların ezilen halklar için mücadele yolunu açtığını dile getirerek, “Bu seçimler önemlidir, şehitlerin mücadelesi bir yere kadar geldi, seçimlerde zaferle taçlandıracağız” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Aydın’ın mezarına karanfiller bırakıldı.

AMED

#Yeşil #Sol #Parti #adayları #katledilen #HEPli #Vedat #Aydının #mezarını #ziyaret #etti

29 yıllık tutuklunun protezi yıllardır değiştirilmiyor

Protezi değişmesi gereken bacağı tedavi edilmeyen 29 yıllık tutuklu Gülistan Abdo Türkiye vatandaşı olmadığı için birçok hakkını da kullanamıyor

İşkence ve keyfi uygulamaların eksik olmadığı cezaevlerinde özellikle hasta tutukluların sağlık durumu her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Efrîn’de doğan ve 1994’de Mêrdîn’in (Mardin) Mehsert (Ömerli) ilçesinde yaralı halde yakalanan PKK’li ağır hasta tutsak Gülistan Abdo, “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklanırken, sol bacağında bulunan bu yaranın yıllarca tedavi edilmemesi nedeniyle bacağı kangren oldu.

Protezi değişmeli

Sol bacağı dizinden kesilerek protez takılan Abdo, ömür boyu protezle yaşamak zorunda kalırken, birçok cezaevinin ardından 12 yıl önce Gebze M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildi. Abdo’nun protezi ilk olarak 2010’da değiştirilir ancak aşınma olur. Daha sonra ise 2021 yılında ikinci kez Abdo’nun protezi değiştirilirken, yıllar geçmesine rağmen sık sık değişmesi gerekn protezi değiştirilmiyor.

Tedavi edilmiyor

Protezle yaşamını sürdürmekte oldukça zorlanan Abdo’nun sürekli olarak doktor kontrollerinin yapılması gerekirken, Gebze Cezaevi’ne sürgün edildiğinden beridir doktor kontrolleri ve muayeneleri ya “asker yok” ya da “sıra yok” bahaneleriyle engelleniyor. Yine Abdo’nun pillerin değişmemesi nedeniyle protezin sertleşmesi sonucu yürüyemiyor.

Tedavi süreci işkenceye dönüştü

2019 yılında İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesine mektup gönderen Abdo, engelli olmasına rağmen hastaneye kelepçelenerek ve ring aracı ile götürülmeye zorlandığını, bu durumun hastaneye gidebilmesini neredeyse imkansızlaştırdığını, tedavi sürecini işkenceye dönüştürdüğünü ve bu durumun tedavisi ile iyileşebilmesi önünde ciddi engel oluşturduğunu iletti.

Ağır hasta listesinde

İHD’nin “ağır hasta tutsak” listesinde yer alan ve 29 yıldır tutsak olan Abdo için İHD Hapishaneler Komisyonu’nun her hafta düzenlediği “F Oturması”nda, sık sık Adalet Bakanlığı ve Adli Tıp Kurumu’na (ATK) bir an önce tahliye edilmesi ve tedavi sürecinin başlatılması çağrıları yapılıyor. Ancak Abdo ne tahliye ediliyor ne de tedavi hakkına erişebiliyor.

Ancak telefonla görüşüyor

Savaş nedeniyle Halep’ten İsviçre’ye göç etmek zorunda kalan Abdo’nun ailesi, uzun yıllardır yalnızca telefon görüş hakkından yararlanabiliyor. Ancak İsviçre’deki annesiyle telefon ile görüşen Abdo’nun, Halep ve Türkiye’deki kardeşleriyle telefonda görüşmesi “hakkını doldurdun” denilerek engelleniyor. Türkiye’deki kardeşleriyle 2 yılda bir kapalı görüşte görüşebilen Abdo’nun vasisi de en son bir yıl önce kapalı görüş gerçekleştirebildi. Annesi ve kardeşleriyle telefonda görüştüğü için kendisiyle uzun zamandır görüşemediğini söyleyen vasisi, Abdo’nun tüm hastalıklarına rağmen direnmekten vazgeçmediğini vurguluyor.

Bilgi verilmiyor

18 Nisan’da açık görüş gerçekleştiren Abdo’nun avukatı ise, “Gülistan yabancı uyruklu olduğu için tahliye olduğunda annesinin yanına İsviçre’ye gitmek istiyor. Tutsaklara dönük böyle bir uygulamanın olduğunu söyleyerek o da bundan yararlanmak istiyor. Gülistan’a 2 dava açılmış ama bize bilgi verilmiyor, öğrenemiyoruz detayları. Araştırmaya devam ediyoruz” bilgisini veriyor. 29 yıldır tutsak olan ve tahliye olmasına bir yıl kalan Abdo’nun talebi ise bir an önce tahliye olmak, tedavi sürecine başlamak.

Kaynak: JINNEWS

#yıllık #tutuklunun #protezi #yıllardır #değiştirilmiyor

Vekil adayı Konukçu: Kürtler, Aleviler, kadınlar seçeneksiz değil

Yeşil Sol Parti adayı SODAP Eş Sözcüsü Kezban Konukçu ‘Kürt halkı, Aleviler, kadınlar seçeneksiz değil. Biz 3’üncü seçeneğiz’  dedi

Siyasi partiler, Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler için yoğun bir tempoyla çalışmalarını sürdürüyor.

İstanbul 1. Bölgeden Yeşil Sol Parti tarafından aday gösterilen Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) Eş Sözcüsü Kezban Konukçu, seçimlerin kadınlar için önemine değinerek, parlamentodaki hedeflerine dair konuştu.

Konukçu kimdir?

İstanbul’un Aksaray ilçesinde 1972 yılında emekçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Konukçu, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’nden mezun oldu. 15 Temmuz 2016 yılında yaşanan darbe girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) bir gece yarısı 20 yıllık öğretmenlik mesleğinden ihraç edildi.

Kendisini “Sosyalist feminist” olarak nitelendirilen Konukçu, bu süreçte ailesi ve arkadaşlarının dayanışmasıyla ayakta kaldı, şimdi hukuksuzluklarla hesaplaşmak için parlamentoya aday.

Kadın erkek arasında yaşanan çelişkiler

Konukçu, adaylık öncesi Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı (DİSK) Turizm İşçileri Sendikası’nın Yönetim Kurulu üyesi idi. Direniş Dergisi ile mücadeleyle tanıştığını belirten Konukçu, “1970’li yıllarda Türkiye’nin kırsal yerlerinden kentlere büyük bir göç oldu. Bu yüzden sınıfsal çelişkilerle çok erken tanıştım. Aksaray, İstanbul’un bazı yerlerine göre daha muhafazakar bir yapıya sahip. Babam devrimci bir gelenekten gelmesine rağmen kadın-erkek arasında yaşanan çelişkileri görüyordum. Çocuklar arasındaki ayrımcılıktan başlayarak, o yoksulluk içerisinde kadınların daha çok ezildiğini görerek büyüdüm. Bunlar çok etkileyiciydi. Bu yüzden önce feminist oldum. Feminist olduktan sonra sosyalist oldum. Sonra da sosyalist-feminist oldum” dedi.

Ablam önümü açtı

Lise öğrencisiyken kadınların Mor İğne Kampanyası’ndan çok etkilendiğini dile getiren Konukçu, “Üniversite hayatında daha çok kapitalist sistemin açığa çıkardığı çelişkilerin, kadınlara dönük ayrımcılığın son bulması anlamında işe yaramayacağını fark ettik. Bu yüzden devrimci mücadeleyi tercih ettim. 90’lı yıllarda örgütlendim ve 90’lı yıllarda topyekun savaş dönemiydi, ciddi bir savaş ortamı vardı. Gözaltında kayıplar çok yaygındı. Ablam önümü açtı. Benden önce örgütlenmişti. Hala mücadelede aktif olarak yer alıyor” diye kaydetti.

Demokrasi seçeneği

İşçilerin, emekçilerin ve kadınların yaşadığı sorunların çözümü Yeşil Sol Parti’de somutlaştığı için aday olduğunu sözlerine ekleyen Konukçu, “Kürt özgürlük hareketi ile batıdaki mücadelenin, emekçilerin, kadınların mücadelesinin buluşmasını, halkların kardeşliği diye ifade ediyoruz. Sınıflı toplumlar ilk ortaya çıkışından beri kadın sorunu var. Tabi ki bunların hepsi birbiriyle bağlantılı. Patriarka, kapitalizm aynı zamanda Kürt halkını ezerek kendi çıkarları doğrultusunda karına kar katıyor. Kürt sorunu başta olmak üzere işçi ve emekçilerin sorununun çözüm yeri parlamentodur. Mücadele kanallarımızdan ve mevzilerimizden biri de parlamentodur. Emekçiler, halklar, Kürt halkı, Aleviler, kadınlar seçeneksiz değil. Biz 3’üncü seçeneğiz. Demokrasi seçeneğini hayata geçirmek için varız” diye konuştu.

İSTANBUL

#Vekil #adayı #Konukçu #Kürtler #Aleviler #kadınlar #seçeneksiz #değil

Adres tarifi ‘üstü kapalı görüşme’ sayıldı!

Tutuklu gazetecilerden Elif Üngür’ün iddianamesinde adres bilgisi verme ‘üstü kapalı konuşma’ olarak geçti

Amed’de 16 Haziran 2022’de tutuklanan 16 gazeteciden biri olan gazeteci Elif Üngür için iddianamede sunduğu Medya Kültür programındaki içerikler suçlama konusu yapıldı.
Gazeteciler, 11 Temmuz’da Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacakken, gazetecilere yöneltilen suçlamaların detayları da netleşiyor.

Festival açılışı sunumu suç sayıldı

İddianamede, gazetecilerin gözaltına alındığı tarihte yapım şirketlerine yapılan baskınlarda el konular “deliller” arasında Üngür’e dair herhangi bir “delil” bulunamadığı belirtildi. Ancak Üngür’ün sunduğu Medya Kültür programındaki içerikleri suç delili olarak gösterildi. Newroz, Kuzey ve Doğu Suriye’deki kültürel etkinlikler, toplatma kararı bulunan kitaplara dair programda yer alan içerikler suç sayılırken, İstanbul Kürt Film Festivali’ne dair yapılan, “Festival yoğun bir ilgiyle başladı. Festival açılısı 1933 yılında çekilen Ezidi Kürtler filmiyle yaptı. Festival başta Halil DAG ve Hacı Lokman BIRLIK olmak üzere özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için saygı durusuyla başladı” sunum da suç olarak gösterildi.

Adres gösterme ‘Şüpheli’ görüldü

İddianamede, yapılan programların içeriğinin örgüt tarafından yapılan talimatlarla yapıldığı iddia edilirken, iddianamedeki dikkat çekici ayrıntılardan birisi ise, bir telefon tapesi oldu.
İddianamede, Üngür’ün, İ.S.’ye ait telefon üzerinden M. adlı kişiyle yaptığı görüşmeye yer verildi. İddianamede, İ.S.’nin Emniyet Bilgi Sistemleri’nde herhangi bir ilişik kaydının bulunmadığı tespit edildiği, M. adlı kişinin de tespitinin yapılamadığı ifade edildi.

Üstü kapalı konuşma

İddianamede, söz konusu görüşme “şüpheli görüşme” olarak nitelendirildi. Ayrıca M. adlı kişinin, telefon görüşmesinde Üngür’e gideceği yere dair bilgi vermemesi ise, “üstü kapalı konuşma” olarak değerlendirildi.

Haber: Azad Altay / MA

#Adres #tarifi #üstü #kapalı #görüşme #sayıldı

Hatay’da halk 14 Mayıs’ı hesap sorma günü olarak görüyor

Yeşil Sol Parti Hatay’da Arap-Alevisi Kerem Nalbant’ı aday olarak gösterdi. Nalbant ‘Gittiğimiz her çadır kentte halklar Yeşil Sol’a oy vereceğini söylüyor’ dedi

Mereş merkezli depremde büyük yıkımın yaşandığı kentlerden Hatay’da Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), seçim çalışmalarını yıkıma neden olan iktidardan “hesap sorma günü” olarak sürdürüyor.

Hatay’da son seçimlerde Halkların Demokratik Partisi (HDP), 104 bin oyla bir milletvekili çıkarırken, bu seçimlerde Yeşil Sol Parti’nin hedefi en az iki milletvekili.

Aday Kerem Nalbant

Yeşil Sol Parti’nin milletvekilliği aday listesinde yer alan kentin tanınan siyasetçilerinden Kerem Nalbant, aktif siyasete 2000 yılında Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) ile başladı. Nalbant, Demokratik Halk Partisi (DEHAP), Demokratik Toplum Partisi (DTP) ve HDP’de, farklı yönetim kademelerinde görev aldı. 24 Haziran 2015 ve 1 Kasım 2015 seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi’nden 1’inci sıra milletvekili adayı olan Nalbant, 2016 yılından bu yana HDP Hatay İl Eşbaşkanlığı görevini yürütüyor.

Samandağ’ın Meydan Mahallesi’nde doğan Arap-Alevisi Nalbant, hedeflerini MA’dan Müjdat Can’a anlattı.

HDP umut oldu

7 Haziran seçimlerine işaret eden Nalbant, bu seçimlerde büyük bir sıçrama yaptıklarını söyledi. Kent genelinde aldıkları oyun 9-11 bin aralığında olduğunu, HDP’nin 7 Haziran seçimlerinde aldığı oyun 57 bine çıktığını ve 2015’den sonra Hatay’da oyların artığını belirten Nalbant, “Bundan dolayı artık HDP’nin, HDP çizgisinin umut olduğu, sorunlarının çözüm gücü olduğunu halklar çok net görüyor. Bu nedenle de tercih ediyorlar” dedi.

Çalınmadık kapı bırakmadık

2018’de de 104 bin oy alarak bir milletvekili çıkardıklarını söyleyen Nalbant, 2023 seçimlerine giderken kentte çok iddialı olduklarını belirtti. Nalbant, “Artık bu kentin siyasetinde Yeşil Sol Parti etkin ve yetkin bir konumdadır, belirleyici bir partidir. Önümüzdeki seçimlerde de bunu ispatlayacağız. Adaylarımız, bileşenlerimiz çok hummalı bir çalışma yürütüyor. Çalınmadık kapı, gidilmedik ev, sıkılmadık el, basılmadık toprak bırakmayacağız. Kendimizi olabildiğince her alana taşıyıp partimizi anlatmaya çalışacağız” dedi.

Yeşil Sol Parti rüzgarı

Depremde ortaya çıkan yıkımı ve iktidarın yaklaşımını hatırlatan Nalbant, “AKP-MHP faşist bloğu halkı kendi kaderiyle yalnız bıraktı” diye belirtti. Nalbant, “Özellikle deprem döneminde gidilmedik mahalle, çalmadık kapı kalmadı. Tüm bileşenlerimizle bu toplumun yaralarını sarması noktasında çalışmalar yapıldı. Şuan gittiğimiz her mahalle, her çadır kentte bu önümüze çıkıyor. Halklar, Yeşil Sol Parti’ye güçlü bir şekilde oy vereceklerini açıkça ifade ediyorlar” şeklinde konuştu.

Seçime dair gözlemlerini de aktaran Nalbant, kentte 2 vekil çıkaracaklarını, 3’üncü vekili ise zorladıklarını belirtti.

HATAY

 

#Hatayda #halk #Mayısı #hesap #sorma #günü #olarak #görüyor

Colemêrg’te hedef 3 vekil: Anahtar parti olacağız

Baskılar nedeniyle göç ettiği Colemêrg’te aday gösterilen Yeşil Sol Parti adayı Vezir Parlak ‘Meclis’te anahtar parti olacağız’ dedi

Colemêrg’te, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) adayları Vezir Parlak, Öznur Bartın ve Onur Düşünmez’e ilgi oldukça yoğun. Adayların seçim çalışmaları mitinge dönüşüyor.

2018 yılındaki genel seçimlerde 168 bin 258 seçmenin olduğu kentte, Halkların Demokratik Partisi (HDP) oyların yüzde 70,2’si ile 2 milletvekili, AKP ise yüzde 23,8 ile 1 milletvekili çıkardı. Kente 14 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler için 186 bin 155 seçmenin sandık başına gitmesi beklenirken, Yeşil Sol Parti adaylarından Vezir Parlak, kentteki oy oranlarını yüzde 90’lara çıkararak 3’te 3 yapmayı hedefliyor.

Vezir Parlak kimdir?

Yeşil Sol Parti Colemêrg milletvekili adayı Parlak, 1989 yılında Çelê (Çukurca) ilçesinde doğdu. 90’lı yılların başında doğup büyüdüğü ilçede devletin baskılarına maruz kalan Parlak, ailesiyle birlikte Ankara’ya göç etmek zorunda kaldı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Elektronik Haberleşme Teknikerliği Bölümünü okuyan Parlak, 2008 yılında aktif siyasete başladı. BDP, DBP, HDP, HDK’nin çeşitli kademelerinde görev alan Parlak, siyasi partilerin gençlik çalışmalarından gelerek 2019 ve 2022’deki kongrelerde HDP’nin Ankara İl Eşbaşkanlığı görevine seçildi.

90’lı yıllardan bu yana Kürt halkının metropollerde devletin asimilasyon politikalarına maruz bırakıldığı ve işsizlikle terbiye edilmeye çalışıldığını dile getiren Parlak, imha ve inkar politikalarına karşı “Kürt” kimlikleri üzerinde bir sahiplenmeyle mücadelenin başladığını dile getirdi.

Ticaret sınırlı

Colemêrg ve ilçelerindeki birçok köyde “özel güvenlik” bölgesi adıyla 30 yılı aşkın süredir yasakların halen sürdürüldüğünü belirten Parlak, “Kentte köylerin yasaklanmasıyla birlikte, bölgenin tamamı ekonomik sistemde çöküş yaşadı. Uzun bir süredir devam eden köy ve yaylalarda yasaklarına karşı 14 Mayıs seçim önemi oldukça fazla” diye konuştu.

Savaşa rağmen kültür korundu

Bölgede ekonomik açıdan toplumun önünü açan bir politika uygulanmadığını vurgulayan Parlak, var olan bütçenin tamamının savaşa ayrıldığını söyledi.  Güvenlikçi politikalar nedeniyle kentte yığdırılmış zırhlı araç ve helikopterlerin masraflarına harcanan bütçenin, bölge halkını için harcanması durumunda var olan tüm huzur ve refah probleminin ortadan kalkacağını söyleyen Parlak, “Kentte yüzyıllardan beridir en çetin savaşlar yaşanmasına rağmen halkın dilini ve kültürünü muhafaza ederek koruyabilmiş durumda” dedi.

Meclis’te anahtar parti olacağız

Colemêrg’te artık AKP ve MHP bloğuna oy verenlerin bile rahatsız olduğunu görebildiklerini söyleyen Parlak, “Eğer bu kötü gidişata ve bölgede yürütülen özel savaş politikalarına dur demek istiyorsak Yeşil Sol Parti’nin sayısal çoğunluğu elde edecek şekilde Meclis’te çok daha güçlü olmasını sağlamamız gerekiyor. Parti olarak Meclis’te de anahtar parti olacağız” şeklinde konuştu.

3 vekil hedefi var

Colemêrg bölgesinde yürüttükleri çalışmalarda halkın Yeşil Sol Parti ve kendilerine çok büyük bir ilgisi olduğunu söyleyen Parlak, Colemêrg halkının her daim üzerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirdiğini vurguladı.  Colemêrg, Gever, Şemzînan ve Çelê de aday tanıtımlarıyla birlikte halkın Yeşil Sol Parti’ye yönelik güçlü bir sahiplenme durumunun söz konusu olduğunu ifade eden Parlak, “Yine gençliğin, sosyal medya uygulamaları üzerinden bölgede partilerine yönelik yoğun ilgileri, tebrik ve seçimleri kazanma yönünde güçlü beyanlarını görebiliyoruz. Önceki seçimlerde, gümrüklerde askerlerin, okul önlerinde ise maskeli polislerin konumlandırılmasıyla oy kullandırılması ile 3’üncü vekili aldılar. Aslında biz 3’üncü vekili de almıştık ama taşıma oylar nedeniyle 2 vekilimizi aldık ve o vekillerimizden Leyla Güven arkadaşımızda halkın iradesini tanımayan bu sistem tarafından zindanda rehin tutuldu. Bu dönem halkımızın tüm bu kayyım politikalarına karşı 3 vekili de meclise taşıyacak potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz. 15 Mayıs’ta 3 vekilimiz de meclise taşıyarak, bu zaferi kutlayacağız” diye konuştu.

COLOMÊRG

#Colemêrgte #hedef #vekil #Anahtar #parti #olacağız

Sandık güvenliği için 39 ilçede 68 bin 500 kişi görev alacak

Seçimler için hazırlıklar kapsamında Yeşil Sol Parti İstanbul’un 39 ilçesinde çalışmalarını sürdürüyor. Bu amaçla 68 bin 500 kişi görevlendirecek

14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri için haftalar kalırken, bir yandan seçim çalışmaları sürerken, bir yanda da sandık güvenliği çalışmaları da başladı. Yaklaşık 16 milyon nüfusu olan İstanbul’un 39 ilçesinde, Yüksek Seçim Kurulu’nun açıkladığı son verilere göre, bin 915 okulda, 30 bin 804 sandık kurulacak. Yeşil Sol Parti, 14 Mayıs günü sandıkların bulunduğu okullarda, 62 bin 500 müşahit, 4 bin okul sorumlusu ve 2 bin avukat görevlendirecek.

Her türlü oyuna hazırlıklıyız

Çalışmalarına dair konuşan Yeşil Sol Parti İstanbul Seçim İşleri Koordinasyonu Eşsözcüsü Ramazan Yavuz, iktidarın daha önceki seçim usulsüzlüklerini hatırlatarak, “AKP’nin daha önceki seçimlerde oynadığı oyunları hepimiz biliyoruz. Onlarda oyun bitmez, biz de her türlü oyuna karşı hazırlıklıyız” diye belirtti.

Her müşahittin itiraz hakkı var

Yeşil Sol Parti’nin Meclis’te bulunmamasından kaynaklı bu seçimlerde resmi sandık üyeleri bulunduramayacaklarını bu nedenle de sandık güvenliği konusunda müşahit çalışmalarına önem verdiklerini belirten Yavuz, tüm müşahitlerin hukuken itiraz yetkisine sahip olduğuna dikkat çekti. Yavuz, müşahitlerin sandıkların açılıp, sayımın yapılması ardından oyların bulunduğu torbalar toplanma merkezlerine götürülünceye dek takip edeceğini söyledi.

Her okula avukat

İstanbul’da seçim güvenliği konusunda aldıkları kimi önlemleri paylaşan Yavuz, “Çalışmalarımız doğrultusunda her okula 2’şer müşahit, itiraza yetkili 2 okul sorumlusu ve 1 avukat görevlendireceğiz. Hemen hemen her okula avukat konumlandırmaya çalıştık. Hem avukat, hem de müşahit bulundurma anlamında çalışmalarımız yüzde 80 oranında tamamlandı. Yedek müşahitler için çalışmalarımız devam ediyor. Seçim güvenliği için belirlediğimiz isimlerin listesini 8 Mayıs’ta Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sunacağız” dedi.

Seçim güvenliği hepimizin amacı

Seçim güvenliği konusunda diğer siyasi partilerinde hazırlık içerisinde olduğunu ve ilçe örgütlerinin bu siyasi partilerle kimi yerellerde ortak çalışma yürüteceğini aktaran Yavuz, “Seçim güvenliği hepimizin ortak amacı. Siyasi partilerle beraber seçim güvenliği için beraber çalışmalarda bulunmak merkezi bir karar değil, doğallığında gelişen bir durum” dedi.

Haber: Ergin Çağlar / MA

#Sandık #güvenliği #için #ilçede #bin #kişi #görev #alacak

Yeşil Sol Parti kadınların sesi oldu

Seçimlere kısa bir süre kalırken partilerin çalışmaları devam ediyor. Özellikle kadın adaylar ve kadın özgün çalışmalarıyla dikkat çeken Yeşil Sol Parti 270 aday ve 40 kadın bürosu ile çalışmalarına devam ediyor

23 gün kalan 14 Mayıs seçimlerine karşı bütün partiler çalışmalarına devam ediyor. Seçime girecek olan partilerin vaat ve iddialarını paylaştıkları, oy istedikleri seçmen için bu vaatlerin yanında özellikle kadın temsiliyeti de bir o kadar önemli iken ancak listelerde yer bulan kadın aday sayısı az. Kadın aday ve kadın çalışmaları konusunda ilk sırayı Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) alıyor.

En fazla kadın aday Yeşil Sol’da

JINNEWS’ten Gülşen Koçuk’un haberine göre,, kadın düşmanı politikaları ve söylemleri ile gündemden düşmeyen AKP 600 vekillik aday listesinde 113, ortağı MHP 600 kişilik listesinde 90, CHP 581 kişilik listesinde 147, İYİ Partinin 600 kişilik listesinde 150 kadın yer alıyor. Bu listelere karşı Yeşil Sol Parti ise 600 kişilik milletvekili aday listesinde 270 kadına yer vererek eşit temsiliyete en yakın parti oldu. Kadın adayların oranı ise yüzde 45. Parti ayrıca 34 kentte ilk sırada kadın aday gösterdi.

40 büro açılışı

Parti aynı zamanda kadın çalışmalarıyla ön plana çıkıyor. Kadın seçim büroları bu özgün çalışmalar arasında bulunuyor. Parti bugüne dek 40 kadın seçim irtibat bürosu açarken, 22 Nisan’da Bedlîs’in (Bitlis) Tetwan ilçesinde, 23 Nisan’da da Êlih (Batman) ve Muğla’da kadın seçim bürolarını açmaya hazırlanıyor.

Kadın mitingleri yapılacak

Kadın çalışmalarıyla öne çıkan Yeşil Sol, bu anlamıyla planlamasına kadın mitinglerini de aldı. Parti planlaması kapsamında 24 Nisan’da Silopiya’da, 26 Nisan’da Wan’da, 7 Mayıs’ta ise İstanbul’da kadın mitingleri gerçekleştirecek.

AMED

#Yeşil #Sol #Parti #kadınların #sesi #oldu

Wêranşar’de yaşam alanlarına dökülen molozlar için suç duyurusu

Doğanşehir Toplumsal Ekoloji Dayanışması, Meletî’nin Wêranşar ilçesine bağlı Çiğlik, Kelhalil, Eskiköy, Suçatı ve Yuvalı Mahalleleri’nin mera alanına dökülen molozlara karşı suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı

Doğanşehir Toplumsal Ekoloji Dayanışması ve ilçe halkı, Meletî’nin Wêranşar (Doğanşehir) ilçesine bağlı Çiğlik, Kelhalil, Eskiköy, Suçatı ve Yuvalı Mahallelerinin mera alanına dökülen molozlara karşı basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı molozların döküldüğü alanda yapmak isteyen kitleyi engelleyen jandarma, barikatlarla alanı kapattı. Tüm engellemelere rağmen açıklamada bulunan dayanışma üyelerinin eylemine Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Meletî il örgütü ile Yeşil Sol Parti milletvekilli adayları ve Emek Partisi (EMEP) üyeleri destek verdi.

Kitle adına açıklama metnini okuyan dayanışma üyesi Avukat Gül Erdoğan, depremden sonra enkaz kaldırma çalışmalarında tarım alanlarına moloz döküldüğünü söyledi. Erdoğan, “Molozlar, Çığlık Mahallesi Mera alanına dökülmektedir. Enkaz alanı Doğanşehire bağlı Kelhalil, Eskiköy, Suçatı, Yuvalı ,Çığlık mahallelerine, verimli ve işlek tarım alanlarına yakın mesafededir. Moloz yığınının hemen yanında verimli bir kayısı bahçesi ile Yuvalı ve Suçatı mahallelerinin yeraltı suları ve içme suyu kaynakları bulunuyor. Moloz sahasının hemen karşısında, 300 metre uzaklıkta ise ormanlık alan bulunmakta” dedi.

Hastalığa neden oluyor

Molozlarda bulunan kimyasallardan dolayı hastalık riski taşıdıklarının da altını çizen Erdoğan, “Molozlar Halk sağlığı sorunlarına ve ekolojik yıkımlara sebebiyet verecektir. Bu keyfi uygulamaya derhal son verilmelidir. Asbest, Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Merkezi tarafından insanlar için kesin kanserojen anlamına gelen ‘’Grup 1’’ içerisinde listelenmiştir. Ve 2013 yılından itibaren Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmeliği gereğince kullanılması yasaklanmıştır. Enkaz kaldırma çalışmaları başta anayasa olmak üzere afet yönetmelikleri dikkate alınmadan, keyfi şekilde yapılmaktadır” diye konuştu.

Suç duyurusu

Konuya ilişkin Doğanşehir Kaymakamlığı aracılığıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne dilekçe yazdıklarını ancak hiçbir cevap alamadıklarını sözlerine ekleyen Erdoğan, “18 Nisan 2023 tarihinde Doğanşehir Cumhuriyet Başsavcılığına hafriyat döküm alanının belirlenmesine karar veren ve hafriyatı döken, tüm kişiler hakkında başta TCK 181. madde de yer alan Çevrenin Kasten Kirletilmesi suçu olmak üzere ilgili tüm suçlara ilişkin suç duyurusunda bulunduk. Yaşam alanlarımızı savunarak devam eden Hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Kanunların, bilimsel yöntemlerin yok sayılarak acelece rant uğruna alınan kararlar ile sürdürülen enkaz kaldırma ve moloz depolama faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. Halk sağlığı ve ekolojik denge gözetilerek konu ile ilgili uzman kişiler tarafından belirlenen yol haritasına uyarak enkaz kaldırma ve kalıcı moloz depolama alanları planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#Wêranşarde #yaşam #alanlarına #dökülen #molozlar #için #suç #duyurusu