Ana Sayfa Blog Sayfa 597

HDP: Ortak bir gelecek için hakikatle yüzleşmek gerek

24 Nisan 1915 Soykırımı’nın 108’inci yılında hayatını kaybeden Ermeni aydınları anan HDP MYK, toplumsal barış için yüzleşme çağrısında bulundu

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) 24 Nisan 1915’te Ermeni aydınların sürgüne gönderilmesiyle başlayan tehcir ve soykırımda yaşamını yitirenleri andı. Yapılan yazılı açıklamada Ermeni Soykırımı ile yüzleşme çağrısı yapılırken, “Tarihsel hakikatlerle yüzleşmek, mağdur halklar ve inançlardan özür dilemek ve onarıcı adalet yollarına başvurmak, birbirini anlamak ve tarihsel yaraları samimi bir yaklaşımla sarmak ortak bir gelecek için vazgeçilmez adımlardır” denildi.

 ‘İnsanlığa karşı işlenen suçlarla yüzleşmek’

Ermeniler üzerinden başlayan soykırımın diğer Hıristiyan halklar üzerinde de devam ettiğinin vurgulandığı açıklamada “Farklılıkları silmek ve homojen bir toplum yaratmak; tek ırk-tek din-tek dil anlayışını hakim kılmak; bu topraklarda farklı halkların ve inançların yaşadıklarını unutturmak hedefi o günden bu yana süregeldi. Bu topraklar üzerindeki hiçbir etnik kimlik, dil, kültür ya da inancın bir diğerinden üstün olmadığı gerçeği halen toplumsal ve siyasal genel kabul görmedi. İnsanlığa karşı işlenen suçlarla yüzleşmek ortak ve eşit bir geleceği, toplumsal barışı kurmanın da önemli bir adımıdır. Coğrafyamızı çoraklaştıran utançlarla yüzleşmeyi ertelemek, toplumsal barışa ve hakikatlerin konuşulmasına hizmet etmemektedir. Bu duygu ve düşüncelerle, Anadolu ve Mezopotamya’nın kadim halkları olarak, 108 yıllık acıları paylaşıyor, yaşanmış olan Büyük Felaketi, bu insanlık trajedisini yüreğimizin derinliklerinde duyuyor, o süreçte yaşamını yitirenleri bir kez daha hüzün ve saygıyla anıyoruz” denildi.

ANKARA

 

 

#HDP #Ortak #bir #gelecek #için #hakikatle #yüzleşmek #gerek

Hunergeha Welat’tan ‘Li herî jorê’ klibi

Hunergeha Welat ‘Li herî jorê’ adlı yeni kliplerini yayınladı

Kuzey ve Doğu Suriye’de kültür-sanat faaliyetleri yürüten Hunergeha Welat, “Li herî jorê” adlı yeni kilamını dinleyicilerle buluşturdu. Federe Kurdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılarda hayatını kaybedenlere adanan parça Mehmud Berazî imzası taşıyor. Sözlerini Îbrahîm Feqê ve Şêro Hindê’nin yazdığı kilamı Şervan Badini seslendiriyor. Klipte yer verilen dansın kareografisi ise Rojda Dendera tarafından hazırlandı.

Esmer, Botan ve Meryem için

Klip, “Her zaman Dêrsim, Zap ve Zagros ile Kurdistan’ın üm dağları direniş sembolleri olmuştur. Hiçbir güç bu alanları Kürtlerin elinden almayı başaramamıştır. Kurdistan’ın her zaman dünyada direniş örneği olması için binlerce şehit kanını döktü. Tüm şehitlerin ruhuna özellikle de Esmer, Botan ve Memyan için” sözleriyle başlıyor.

Kilamın sözleri şöyle;

LI HERÎ JORÊ
li jorê li herî jorê botano
Esmerê xizêm şorê wa Esmerê
li garê li hawirdorê Botano
çavbazê kezîmorê hê Esmerê
çeqelê van romiyan Botano
bê terqîn şandin gorê wa Esmerê

ava zê pir bi nav e Botano
ji bo neyar çirav e wa Esmerê
têk çû romya bêbav e Botano
paşpaşkî gavegav e hê Esmerê
kelaxên wan li ber tav e Botano
para wan mirina xav e hê Esmerê

Koro
ava zê gujeguj e
guliya metîna ya kej e
Esmer berûya bej e Botano
çiya ji awiran diheje Esmerê
gurboz yek car dikuje Botano
rêya wan vajevaj e Esmerê

enya gever bilind e Botano
da ber xwe ser û bin e hê Esmerê
şeşxanan qîj e û him e Botano
me û tirkan hirm e û gurm e hê Esmerê
şerê sîng û dewran e Botano
sîreg li hinav û sîngan e hê Esmerê

memyanê min xweş siwar e Botano
lûla wî jê re yar e hê Esmerê
gurza mem kurêjar e Botano
çoga wan anî xwarê hê Esmerê
cewrên tirko bi hewar e Botano
li qesrê qareqar e hê Esmerê
Koro
segvanên nîşançî ne
serfir e mefer nîn e
werxelê çi xweş war e Botano
çeper ê xwarz û xal e Esmerê
çar tilî qûçê wan e Botano
tirs mergê roviyan e Esmerê

HABER MERKEZİ

#Hunergeha #Welattan #herî #jorê #klibi

Yeşil Sol’un genç adayı Demiroğlu: Depremezedelerin sesi olmak istiyorum

Yeşil Sol Parti genç adayları arasında olan Ayşegül Demiroğlu, ‘Depremde geç gelinmesinden dolayı çırpınarak yaşamını yitiren insanların ve şuan mağdur olan insanların sesi olmak için aday oldum’

14 Mayıs’ta yapılacak genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine 3 haftadan az bir zaman kala, Kurdistan ve Türkiye’de siyasi partilerin çalışmaları sürüyor. Seçim çalışmalarının aralıksız sürdüğü kentlerden biri de Mereş (Maraş). 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde büyük bir yıkım yaşayan ve devletin yardıma gitmemesi ile büyük can kayıplarının yaşandığı Mereş’te halk bir yandan dayanışma ile yaşamını yeniden inşa etmeye çalışırken bir yandan da kendilerini enkaz altında bırakan AKP-MHP iktidarından sandıklarda hesap sormaya hazırlanıyor. Kentte seçim hazırlıklarını sürdüren Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) iddialı ve Meclis’e milletvekili göndermeyi hedefliyor.

Yeşil Sol Parti’nin en genç adaylarından olan Ayşegül Demiroğlu, kentteki seçim çalışmalarını, neden Yeşil Sol Parti’yi tercih ettiğini ve hedeflerini JINNEWS’ten Dilan Babat’a anlattı.

Hukuksuzluklara karşı mücadele

2004 yılında Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ilçesinde emekçi bir ailenin çocuğu olarak doğan Demiroğlu , ilk ve ortaokulu Bazarcix’da liseyi de Dîlok’ta (Antep) okudu. Üniversite sınavına hazırlanan Demiroğlu  hedefi hukuk okumak. Hukuk okumak istemesinin nedenini de ülkede yaşanan hukuksuzluklara karşı mücadele etmek olduğunu belirtiyor.

‘Hayatını kaybedenler için aday oldum’

Bir genç ve Kürt bir kadın olarak küçük yaştan itibaren ailesinin mücadelenin içerisinde olmasından dolayı kendisinin de hep alanlarda olduğunu kaydeden Demiroğlu, “Beni en iyi anlayan Yeşil Sol Parti olduğunu biliyorum. Kadın katliamlarına karşı, çökmüş eğitim sistemine karşı en iyi ses, anlayış ve ifade biçiminin Yeşil Sol Parti’de olduğunu düşündüm. Bir depremzede olarak yaşadığım felaket çok büyüktü. Depremde yaşamını yitiren insanların, geç gelinmesinden dolayı çırpınarak yaşamını yitiren insanların ve şuan mağdur olan insanların sesi olmak için aday oldum” dedi.

‘Gençlerin gülmeye ihtiyacı var’

Türkiye’de gençlere dair bir yaşam alanı bırakılmadığını ve kendisinin de yaşam alanı bulamadığını dile getiren Demiroğlu, “Depremden önce de gençler sosyalleşemiyordu. Ekonomik kriz ile birlikte bu daha fazla artmaya başladı. Gençlerde bir umutsuzluk hali var, bu gençlerin gülmeye ihtiyaçları var. Bu sistem yüzünden özgürleşememe sorunumuz var. Artık gençlerin kendilerini rahat ifade edebileceği, konuşabileceği, gülebileceği alanlar yaratmak istiyoruz” sözlerini kullandı.

‘Kadın katilerini bırakan  iktidarı göndermek  istiyoruz’

Türkiye’de artan kadın katliamlarına karşı genç kadınların itirazlarının olduğuna işaret eden Demiroğlu, “Çok rahat bir şekilde tecavüze, tacize maruz kalabiliyoruz. Ya da sokak ortasında katledilebiliyoruz. Kadın katillerini serbest bırakan bu iktidarı göndermek istiyoruz. Türkiye’de çok yoğun bir işsizlik var özellikle kadınlar olarak işsizlikle yüz yüze kalıyoruz. Üniversitelerde iktidarın değil gençlerin sözünün ve sesinin etkin olmasını istiyoruz. Depremde yaşamını yitiren onlarca arkadaşım bir hayat yaşamadan öldü. Yıllarca sınava hazırlandılar, emek sarf ettiler. Belki emeklerinin karşılığını alabilecekleri bir süreçte kimsenin yardıma gelmemesinden dolayı yaşamını yitirdiler. Yaşamını yitiren istedikleri hayatı yaşamayan arkadaşlarımın sesi olmak istiyorum” şeklinde konuştu.

‘İnşa sürecinde gençler olacak’

Toplumu dinamik tutanların gençler olduğunu ve Mereş’in yeniden inşa sürecinde gençlerin aktif inşa sürecine dahil olabilmesi için de yönünü Yeşil Sol Parti’ye verdiğini ifade eden Demiroğlu, “İToplumun dinamik gücü gençler olduğu sürece inşa sürecini de hızlandıracağımıza inanıyorum. Biz gençler biliyoruz ki, umutta biziz, gelecekte biziz. Bu talana, yıkıma ve sömürüye gençler son verecek” dedi.

MEREŞ

#Yeşil #Solun #genç #adayı #Demiroğlu #Depremezedelerin #sesi #olmak #istiyorum

19 milyon öğrenci ders başı yaptı

Ara tatil ve Ramazan Bayramı sonrası milyonlarca öğrenci ders başı yaptı

İlk ve ortaöğretim kurumlardaki 19 milyon öğrenci, 1 milyon 200 bin öğretmen eğitim ve öğretim yılının ikinci ara tatilinin ardından ders başı yaptı. Bu yıl okullarda ikinci ara tatil, 17-20 Nisan’da uygulandı ve 21 Nisan’daki Ramazan Bayramı tatiliyle birleşti.

Deprem sonrasında diğer kentlere naklini aldıran öğrencilerden 34 bin 985’i okullarına geri döndü.

Eğitim öğretim dönemi, 16 Haziran’da sona erecek.

HABER MERKEZİ

#milyon #öğrenci #ders #başı #yaptı

Yeni Zelanda’da 7,1 büyüklüğünde deprem

Yeni Zelanda’da meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremin merkez üssünün Kermadec Adaları olduğu belirtildi

Yeni Zelanda’da 7,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), depremin merkez üssünün Kermadec Adaları olduğunu duyururken, yerin 49 kilometre altında meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde ilk belirlemelere göre can ve mal kaybı yaşanmadı. Depremin ardından tsunami uyarısı yapılmadı.

DIŞ HABERLER

 

#Yeni #Zelandada #büyüklüğünde #deprem

‘Bu iktidarla yaşayacak tahammülümüz yok’

14 Mayıs’ın bir millat olduğunu söyleyen Yeşil Sol Parti Şirnex milletvekili adayı Bedirhan Osal, ‘5 yıl daha bu iktidarla yaşayacak tahammülümüz yok’ dedi

Adayların belirlenmesi ardından seçim çalışmalarına başlayan Yeşil Sol Parti, gerçekleştirdiği etkinlikler miting havasında geçiyor. Yeşil Sol Parti’nin Kurdistan’da iddialı olduğu Şirnex’te (Şırnak) milletvekili adayı gösterilen 1979 doğumlu Bedirhan Osal, 2007 yılında Demokratik Toplum Partisi (DTP) il yönetiminde yer aldı. DTP’de 2009 yılına kadar aktif yer alan Osal, 2009 yılında yapılan KCK operasyonlarında tutuklanarak cezaevine konuldu. Osal, siyasi gerekçelerle 5 yıl 6 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye oldu. Cezaevinden çıktıktan sonra da mücadele etmekten vazgeçmeyen Osal, Demokratik Bölgeler Partisi’nde (DBP) aktif siyaset yaptı.

Mezopotamya Ajansı’ndan Zeynep Durgut’a konuşan Osal, seçimin önemine dikkat çekerek, halkın oylarına sahip çıkması gerektiğini söyledi.

‘Bu seçim bizler için büyük bir fırsattır’

Osal, mücadelede hiç bir zaman geri adım atmadığını ve hep mücadeleye bir şeyler katmak için çalıştığını belirterek,”Tarihten bugüne Şirnex çok acılar gördü. Bizler de bu acılar içinde yaşayanlarız. Bu dakikaya kadar da bizler bu acıyı hep birlikte çekiyor ve yaşıyoruz. 14 Mayıs bizler için bir milattır. Yok eden, talan eden ve saldıran bu sistemden kurtulmak için bizler için bir fırsattır. 5 yıl daha bu iktidarla yaşayacak tahammülümüz yok. Bu seçim bizler için büyük bir fırsattır. Bizim yaklaşımlarımız da bu çerçevede olacak. Varlığımıza dönük düşmanlıktan öteye, doğamıza, kültürümüze, dilimize ve bu toplumu toplum yapan, insanı insan yapan bütün değerlere saldırıyor. Bu saldırılara karşı da Meclis’te yerimizi alarak gür bir sesle dile getirmek istiyoruz. Özellikle de toplum bugün yaşadığı bu ekonomik krize çare olabilmek adına çözümlerimiz olacak. Gençlerin sesi olabilmek için, katledilen doğanın sesi olmak için, şiddete uğrayan kadınların sesi olmak için, tarihimize, kültürümüze sahip çıkmak ve korumak için parlamento da olmak istiyoruz. Bu kente yürütülen vahşet politikalarını sonlandırmak için parlamentoda olmak istiyoruz.”

 ‘Halk kurtuluşu Yeşil Sol Partide görüyor’

Osal, bölgede seçim çalışmalarında ciddi oyunlar olduğunu belirterek şunları dile getirdi: “Bölgede ve Kürdistan da çok oyunlar oynatıldığını bizler biliyoruz. Ama buna karşı Yeşil Sol Parti’ye karşı çok büyük bir coşku ve ilgi var. Halk bu sistem kurtuluşu Yeşil Sol Partide görüyor. Halk, kurtuluşunu bizim partinin manifestosunda görüyor, kurtuluşunu bizim hakikatimizde buluyor. Sandık güvenliği bizler için en temel sorundur. Şüphesiz oy kullanmak önemlidir ama bundan daha önemli olan sandıklara sahip çıkmaktır. Oy kullandığımız sandığı iyi korumalı ve takip etmeliyiz. Bizler biliyoruz, onlar her şeyi yapacaklar, tehditlerde bulunacaklar, saldıracaklar, provokasyon girişimleri olacak ama ne olursa olsun bizler oy sayımı bitmeden bina önlerini terk etmeyeceğiz.”

ŞIRNEX

#iktidarla #yaşayacak #tahammülümüz #yok

Ari’den tüm seçmenlere ‘Yanımızda olun’ daveti

Kadınlar olarak kalıplaşmış yargıları kıracağız diyen Yeşil Sol Parti  Ankara 2’nci bölge milletvekili adaylarından Sima Ari, ‘Tek adama hayır diyerek çoğulculuğu savunacağız’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs’a 20 gün kala seçim çalışmalarını her yerde aralıksız sürdürüyor. Seçim beyannamelerinin açıklanmasının ve aday tanıtımlarının ardından sahaya inen adaylar, halkla buluşarak demokratik ve özgür bir ülke için “Neden 3’üncü yol ve Yeşil Sol Parti” sorusunun cevabını seçmenlere anlatıyor.

Genç temsiliyet

Listelerinden en çok kadın adaya yer veren Yeşil Sol Parti, gençliğin temsiliyetine de öncelik veren bir parti olarak dikkat çekiyor. Yeşil Sol Parti’nin genç ve kadın adaylarından biri de Ankara 2’nci bölge adaylarından Sima Ari. Aslen Wanlı olan ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünü bitiren 23 yaşındaki Ari, JİNNEWS’ten Melek Avcı’ya konuşarak Yeşil Sol Parti ile kadın ve gençlere yönelik kalıplaşmış yargıları kıracaklarını söyledi.

 ‘Yolumuz doğru yol olduğuna inanıyorum’

Bir Kürt olarak mücadelenin doğduğu anda başladığını söyleyen Ari, seslerini daha iyi duyurabilmek için Yeşil Sol Parti çatısı altında bir araya geldiklerini söyledi. Ari, “Bir Kürt olarak, her zaman her şeyin içerisindeydim ve büyüdükten sonra anlıyorsunuz ki bunları siyasi alana da taşımak gerekiyor. Yeşil Sol Parti’nin öncesinde de annem ve babam hep HDP’nin içerisindeydi. Burada olmamın en büyük destekçileri de annem ve babam. Asimile olmaya doğru giderken, bir yol ayrımına girdik. Bu yola girmeye karar verdik ve yolumuzun doğru olduğunu düşünüyorum” dedi.

‘Başarabileceğimize inanıyorum’

Halka kendilerini inandırabileceklerini belirten Ari, seçim çalışmaları sırasında çok iyi tepkiler ile karşılandıklarını dile getirdi. Ari, “Gençlere, kadınlara ve büyüklerimize kendimizi tanıtabileceğimizi, kendimizi inandırabileceğimizi, anlatabileceğimizi ve onların bizi anlayabileceklerine inanıyorum. Yeşil Sol Parti ile başarabileceğimize inanıyorum. Yaklaşık 70 yılı aşkın bir süredir yöneten sağcıları göndermemiz gerektiğini düşünüyorum ve Yeşil Sol Parti önce kadınlara sonra gençlere bu fırsatı sunuyor” ifadelerini kullandı.

Anadil vurgusu

Partinin her zaman gençlerin ve kadınların destekçisi olduğunu söyleyen Ari, “Gençler neden Yeşil Sol Parti’de yer almalı? Bir kere burada ayrımcılık yok. Ben hem bir kadın olarak hem de bir genç olarak kendimi buraya ait hissediyorum. Başladığımız yolda ne kadar destekçimiz olduğunu işin içerisine girdiğimizde görüyoruz. Diğer partilerin aksine bir ayrım söz konusu olmadan herkesi yanımıza davet ediyorum” dedi.  Anadilde eğitime de vurgu yapan Ari, “ilkokul, ortaokul, üniversite fark etmeksizin anadilde eğitimi hedefliyoruz. Buna inanıyoruz, bunu savunuyoruz” dedi.

‘Herkesin özgür olmasını sağlayacağız’

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerin kader seçimi olduğunu belirten Ari, kadınların Yeşil Sol Parti’nin yanında yer almanın önemine vurgu yaptı. Ari, “Bu ataerkil sisteme bir son vermemiz gerektiğine inanıyorum. Çünkü biz Yeşil Sol Kadınları olarak kalıplaşmış yargıları aşacağız. Sadece aileden ibaret değiliz, özgürleşeceğiz ve herkesin özgür olmasını sağlayacağız. Kadınlar yıllardır eziliyor ve bize yapılan haksızlıklara artık ‘dur’ dememiz gerekiyor. Din, dil, ırk, mezhep fark etmeksizin hepimiz için Yeşil Sol Parti’ye oy verip neler yapabileceğimizi görmelerini istiyorum. Bu yüzden sandıkta oylarınız Yeşil Sol Parti’ye” sözlerini kullandı.

ANKARA

 

 

#Ariden #tüm #seçmenlere #Yanımızda #olun #daveti

Hasan cemal: Kürt sorunu çözülmeden Türkiye’de demokrasi olmaz

Yeşil Sol Parti’den milletvekili adayı olarak siyasete girmeye hazırlanan Hasan Cemal, ‘Kürt sorunu çözüm rayına oturmadan Türkiye’de ne demokrasi olur ne özgürlük olur ne hukuk olur ne adalet olur’ dedi

Cumhurbaşkanlığı ve 28’inci dönem milletvekilliği seçimlerine 20 gün gibi kısa bir süre kalırken, partiler ve partilerin adayları seçim bölgelerinde çalışmalarına devam ediyor.

Çalışmalarına Kurdistan, Türkiye ve Avrupa’da devam eden Yeşil Sol Parti adayları da her gittikleri yerde coşkulu bir şekilde karşılanıyor. Partinin birçok kesimden adayları bulunurken, onlardan biri de gazeteci Hasan Cemal.

54 yıldır gazetecilik yapan ve 1944 İstanbul doğumlu olan Cemal, 1965’te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmasının ardından 1969 yılında gazetecilik hayatına adım attı.

Birçok yerde çalıştı

Birçok gazetede muhabirlik, temsilci ve genel yayın yönetmenliği görevlerinde bulunan Cemal, 1989 Nokta Dergisi’nin Doruktakiler ve Gazeteciler Cemiyeti Fıkra Ödülü’nü, 1986’da Sedat Simavi Ödülü’nü kazanarak yılın gazetecisi seçildi. 2013’te yazdığı yazılarından dolayı Milliyet gazetesindeki işine son verildi. 2013’ten beri T24’te gazetecilik hayatını sürdüren Cemal, Yeşil Sol Parti’den İstanbul’da milletvekili adayı oldu.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) adaylık teklifini Kürt sorununun çözümü için elinin taşını altına koyacağını belirterek kabul eden Cemal, sorunun çözümü ve çözümsüzlüğü üzerine değerlendirmelerde bulundu, diyalog ve müzakereye işaret etti.

Cemal adaylığı, seçimler ve önümüzdeki sürece dair Mezaopotamya Ajansı’ndan ( MA) Özgür Paksoy’un sorularını cevapladı.

*54 yıllık gazeteci Hasan Cemal’i siyasete atılma kararına götüren etkenler neler oldu?

54 yıllık geçmişi bırakmadım tabi. Bu 54 yıllık geçmişte yaşadıklarım beni sonunda bu yaşta siyasete itti. Siyasette bir takım şeyleri yapabileceğimi düşündüm, daha önce görüyordum, konuşuyordum, hissediyordum, yazıyordum. Şimdi bütün bunları acaba bu sorunları çözebilir miyim, bu acılara son verebilir miyim diye, böyle bir süreçte katkım olur mu diye siyasete girdim. Beni siyasete bu dönemde sokan geçmişte Kürtlerin yaşamış oldukları acılardır. Ben Kürt sorununu, Kürt meselesini Kürtlerin arasında dolaşarak, Irak ve Suriye Kürdistan’ında, sonra Türkiye Kürdistan’ında Kürtlerle tanışarak, onların acılarını hissederek, onların acılarına dokunarak Kürt meselesi nedir öğrendim. Bir de girerken de Kürtlerin yaşadıkları acıların ürünü olan siyasi parti bana teklif yaptı ve kabul ettim. Çünkü o Kürtlerin yaşadıkları acıların ürünü olan bir siyasi hareket. Onun için tercihim HDP oldu.

*Kürt sorunu yüz yıllık bir sorun, bugüne neden çözümsüzlükle geldi?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren bir devlet şekli var, üniter devlet, uluslaşma… Bu süreçte Kürt kimliği, Kürt dili inkar edildi, yok sayıldı. Bu Kürt sorununun temelini oluşturdu. Fakat zaman içinde bu çözümsüzlük bir yerde Türkiye’de dağın da yolunu açtı. Yaşanmaya başlayan acılar yeniden bu sorunu düşündürmeye başladı insanları, iktidarları, siyasetçileri. Evelce yazılamayanlar yazılmaya başladı. Ve nihayet Kürt sorununun çözümü dediğimiz olgu sahneye çıktı. En çok da Erdoğan’ın 2000’li yılların başından itibaren çok sahneye çıktı. Erdoğan’ın Kürt sorununu askerin gölgesinden kurtarmaya başlaması, “Kürt sorunu vardır, devletin de hataları vardır” diyerek 2005’teki Diyarbakır konuşması var, bu çok önemli.

Görüşmelerin sonunu getiremedi

Oslo’ya görüşmelere Kandil’in karşısında, PKK’nin temsilcileri karşısında kendi siyasi temsilcisini de göndermesi Türkiye’de bir başbakanın yaptığı ilk siyasi tavırdır. Hakan Fidan, bugünkü MİT Müsteşarını göndermişti. Bunların hepsi olumlu gelişmelerdi. Sonra sonunu getirmedi Erdoğan, masaya tekmesini attı. Hepsi gitti ve Kürtler nezdinde Erdoğan inandırıcılığını ve güvenirliğini kaybetti. Kürt sorununu yeniden savaş yoluna soktu.

*Bugün gelinen noktadan bakınca, o dönemleri samimi buluyor musunuz?

O dönem samimi miydi? Hayır samimi değildir, gizli gündemi vardır, takiye yapıyordur, diyemiyorum. O zamanki siyasi konjonktür onu öyle düşünmeye sevk etti. Ama donanımlı değildi bu konuda. Kürt sorunu nedir bilmiyordu. Kürt sorununu yüreğinde hissetmiyordu, Kürt sorunu nasıl çözülür bu konuda bir şey bilmiyordu. Kürt sorununun çözümünü sadece bir affa ve dağdan inmeye bağlamıştı. Bu da hiçbir şekilde yeterli değildi.

*Siz bu memlekette sorunu kendine dert eden isimlerden birisiniz, Beka’ya, Kandil’e gittiniz, muhataplarıyla birebir görüştünüz. 2013 ile 2015 yılları arasında tarihi bir döneme tanıklık ettik, neden çözülmedi?
O sorunu tamamen kendi siyasi çıkarları açısından bir araç haline getirdi. Bu sorunu çözer gibi yapıp, oy alacağını düşündü. Oysa oy kaybetmeye başladığını görünce de vazgeçti. Her şeyi oy hesabına bağladı. Yaz bir kenara, Erdoğan’dan kurtulmadan bu çözüm yolu açılmaz.

*Çözüm için ne yapılmalı?

Şunu bir kenara özellikle yazın, Kürt sorununun çözümü bir uzlaşma sayesinde olabilir. Herkese kendi taleplerini dayatarak Kürt sorununu çözemezsiniz. Bir defa Kürt sorunun çözümü için bir masa lazım. Bu masanın etrafında konunun bir numaralı muhatabı ya da sorumlusu, liderleri oturur. Kürt liderler dahil, siyasi liderler oturur o masada konuşur. Bir de yol haritası olur önlerinde. Bu ancak uzlaşma ruhu yakalanarak olur. Kavgayla, dövüşle olmaz. Bugüne kadar kavgayla dövüşle bu iş olmadı. Tam tersine iş gitti çıkmaza saplandı.

*Bir uzlaşma ruhu görebiliyor musunuz?

Şimdi Türkiye’de bir uzlaşma ruhunun uyandığını, kıpırdadığını görüyorum. Bunun en anlamlı göstergesi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde Altılı Masa’nın kurulmasıdır. Altılı Masa’nın kurulması ve demokrasi platformu çevresinde birleşmeleri, uzlaşma ruhunun yakalandığını gösteriyor. Aynı şekilde HDP’nin, Yeşil Sol Parti’nin, Kürtlerin bu Altılı Masa’ya ya da Millet İttifakı’na destek veriyor olmaları da uzlaşma ruhuna onların da katıldığını gösteriyor. Bizim bu olayı götürmemiz lazım. Türkiye’de siyaset, Türkiye’de Meclis çatısı altında siyaset, Türkiye’de siyaset meydanında siyaset, hep düşmanlar arası yapılıyor. Oysa siyaset demokrasilerde rakipler arasında yapılır. Bizler Türkiye’nin sorunlarını en başta da en yakıcı sorunu olan Kürt meselesini çözüm rayına oturtmak istiyorsak, çözüm demiyorum, çözmek demiyorum, çözüm rayına oturtacaksak önce bu uzlaşma ruhunu yakalayıp, bir masanın etrafında toplanıp, irademizi koyup, kolayından zoruna doğru ve öncelikleri iyi düşünerek kolları sıvamak gerekiyor.

*Ülkede ciddi bir demokrasi sorunu da var. Kutuplaşmanın geldiği nokta sizin de malumunuz. Çözümün Türkiye’ye katkısı neler olur?

Kürt sorunu çözüm rayına oturmadan Türkiye’de ne demokrasi olur ne özgürlük olur ne hukuk olur ne adalet olur. Tüm sorunların gelip dayandığı konu Kürt sorunudur. Kürt sorunu, bu en yakıcı sorunu çözüme uzlaştırmadan, hiçbir yere gidemez Türkiye. Dünyada da böyle, Kuzey İrlanda’da İRA sorunu böyle olmuştur.

*Son yazınızda “Elimi taşın altına koyuyorum” dediniz. Nasıl bir sürece hazırlanıyorsunuz?

Evet, bunun için koyuyorum. 14 Mayıs gece yarısını bir görelim, ondan sonra daha rahat konuşabileceğiz. Eğer Erdoğan gitmişse, işimiz daha kolaylaşır. Kolaylaşır derken de bu işler bir anda bitecek değil. Yine zor bir süreç olacaktır, zorlukları vardır ama Erdoğan dönemi gibi olmayacaktır.

*14 Mayıs için nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?

Ben 14 Mayıs’ta çok büyük bir ihtimal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı olacağını, Meclis’te de Millet İttifakı artı Emek ve Özgürlük İttifakı’nın çoğunluğu sağlayacağını görüyorum. Rahat 360’ın üzerine çıkabilir. Ama burada bir kritik nokta var. Bugün Tayyip Erdoğan’a çalışan Muharrem İnce’dir. Muharrem İnce’nin yüzde 6’yı bulur, üstüne çıkarsa birinci turda yine geride kalır Tayyip Erdoğan ama ikinci tura kalır. Muharrem İnce yüzde 6’nın altına düşerse ki bu seçim yaklaştıkça yakın bir ihtimal, o zaman birinci turda Kılıçdaroğlu kazanır.

*Bütün partiler sahada, seçmenden oy istiyor. Cumhur İttifakı’nın seçim kampanyasını takip ediyor musunuz? Hem bir gazeteci hem bir siyasetçi olarak nasıl görüyorsunuz?

Rezillik, ülkeyi bugüne kadar nasıl kutuplaştırdıysak, karşısında olanları nasıl şeytanlaştırdıysa buna devam ediyor. Başka bir siyaset tarzı, üslubu yok ki Erdoğan’ın. Türkiye bugün yolsuzluğun, rüşvetin bataklığına saplanmış durumda. Türkiye bugün krizler ülkesi. Türkiye’de bugün gençlerin gelecek umudu sönmüş durumda. Türkiye’de bugün kadınlar illallah demiş durumdalar. Bütün bunlardan Türkiye, bütün insanlarıyla kurtulmak istiyor.

Bunu da zorlaştıran, yanına HÜDA PAR’ı, Hizbullahçıları, Fatih Erbakanları alarak, bunun daha da Türkiye’yi Ortaçağ düzenine çekmek isteyen Erdoğan engeli var. HÜDA PAR’ı, Hizbullah’ı siz Kürtler çok daha iyi biliyorsunuz. Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Kabul etmediğimiz için de mücadele ediyoruz. Ben yıllar yılı gazeteciliğimde kalemimle en ağır eleştirileri yazdım Erdoğan’a karşı. Bugün de bunun için siyasete giriyorum.

İSTANBUL

#Hasan #cemal #Kürt #sorunu #çözülmeden #Türkiyede #demokrasi #olmaz

Yeşil Sol Parti’yi hedef alan AKP’li Abak’a yanıt: Geri sayım başladı

Yeşil Sol Parti Aydın Milletvekili adayı Ebru Günay, AKP’li Mustafa Abak’ın kendilerini hedef alan sözlerine cevap vererek, ‘Geri sayım başladı buradayız birlikte değiştireceğiz’ dedi

KP Aydın milletvekili adayı Mustafa Abak Yeşil Sol Parti adaylarını hedef alarak, “HDP’nin Aydın’dan milletvekili çıkartması demek Menderes’in ve Efeler’in kemiklerini sızlatmak demek” dedi.

Laflarını tartıp biçsinler

Abak’ın sözlerine cevap veren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Aydın milletvekili adayı Ebru Günay, sanal medya hesabından şu paylaşımı yaptı: “Ülkenin her karışını yandaşlarına parselleyen Akp’liler Yeşil Sol Parti’nin Aydın’dan vekil çıkarmasından rahatsızlar. Halka söyleyecek sözleri olmayanlar, halka hesap vermesi gerekenler konuşurken laflarını tartıp biçsinler çünkü geri sayım başladı #BuradayızBirlikteDeğiştireceğiz.”

AYDIN

#Yeşil #Sol #Partiyi #hedef #alan #AKPli #Abaka #yanıt #Geri #sayım #başladı

Adana’da coşkulu gençlik şölenine polis saldırısı

Adana’da Yeşil Sol Parti’nin kadın seçim bürosu açılışında gençlerin coşkulu şöleninde polis havaya ateş açarken, kitleye gaz sıkıldı, parti bayrakları söküldü

Adana’da gençler, merkez Seyhan ilçesine bağlı Ova Mahallesi’nde bulunan Yeşil Sol Parti kadın seçim bürosu önünde dün akşam şölen düzenledi. Şölene Yeşil Sol Parti Adana milletvekili adayları Tülay Hatimoğulları, Rojbin Çelik, Ferhat Kabaiş ve Şükran Efetürk ile yüzlerce genç katıldı. Şölende yerel sanatçıların seslendirdiği ezgiler eşliğinde kitle halaya durup, sık sık “Biji Serok Apo”, “Be serok jiyan nabe” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları attı. Gençler yaktıkları meşaleler ve konfetiler ile atılan havai fişeklerle geceyi aydınlattı.

Şölen kısa bir konuşma yapan Yeşil Sol Parti Adana milletvekili adayı Tülay Hatimoğulları, gençlerin bu toplumun dinamiği olduğunu ifade ederek, sorunlarını çözeceklerini kaydetti. Hatimoğulları, “Sizler özgürlüğün sesi, isyanın, çığlığısınız” diye konuştu. YÖK’ün gençler üzerindeki etkisine değinen Hatimoğulları, “YÖK gibi kurumları yerle bir edeceğiz, yıkacağız” dedi.  Yeşil Sol Parti Adana milletvekili adayı Rojbin Çelik de gençlerin önemine değinerek, sorunları birlikte çözeceklerini sözlerine ekledi.

Zırlı araçla provakasyon girişimi

Konuşmalar ardından adaylar, gençlerle halaya durdu. Bu esnada zırhlı araçlarla şölen alanına gelen polis, kalabalığın arasına dalarak, provokasyon girişiminde bulundu, havaya ateş açtı. Gençlerin direnişi karşısında alandan geri çekilmek zorunda kalan zırhlı araçlar, bir süre sonra tekrar geri gelerek gaz bombalarıyla kitleye saldırdı.  Gençler saldırı karşısında polise taşlarla karşılık verdi.

Yaşananların ardından şenlik sonlandırılırken, polis, seçim bürosunun önündeki parti bayraklarını zabıtalarca söktürdü.

ADANA

#Adanada #coşkulu #gençlik #şölenine #polis #saldırısı