Ana Sayfa Blog Sayfa 6079

Türkiye İnternette ‘Özgür Olmayan Ülke’ Kategorisine Düşürüldü

Merkezi Washington’da bulunan Özgürlük Evi (Freedom House) ülkelerde internetin ne kadar özgür olduğunu incelediği yıllık raporunu açıkladı. Dünya genelinde özgürlüklerin durumunu takip eden Özgürlük Evi’nin (Freedom House) “Nette Özgürlük 2016” raporunda Türkiye’nin kategorisi “kısmen özgür” seviyesinden “özgür olmayan” seviyesine indirildi.

Raporda ülkelere, internet özgürlüğünde “0” en özgür, “100” en az özgür olmak üzere not veriliyor. Türkiye “61” puanla raporda “özgür olmayan ülke” kategorisine yerleştirilen 20 ülke arasında yer aldı.

Türkiye geçen yıl “58” puanla “kısmen özgür ülke” kategorisinde bulunuyordu. Raporda son 5 yıldaki gidişata bakıldığında, Türkiye’nin 2011 yılından bu yana tam 16 puan gerilemesi dikkat çekti.

Türkiye’de internet özgürlüğünün son yıllarda kötüleştiğine işaret edilen raporda, sosyal medya platformlarının engellenmesi, kullanıcıların çoğunlukla hükümet yetkililerine yönelik ya da dinle bağlantılı eleştirileriyle alakalı suçlamalardan adli kovuşturmaya uğraması gibi olumsuz gelişmeler vurgulandı.

Raporda bu kısıtlamaların, sosyal medya ve iletişim uygulamalarının darbeye karşı halkı harekete geçirmede oynadığı kritik role rağmen, 15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe teşebbüsünden sonra da artmaya devam ettiği belirtildi.

Raporda Türkiye ile birlikte kategorisi düşen diğer ülke de Brezilya oldu. Brezilya da “özgür” kategorisinden “kısmen özgür” kategorisine geriledi.

Rapora göre sadece 14 ülkede ilerleme tespit edilirken, raporda mercek altına alınan 65 ülkeden 34’ünde geçen yılın Haziran ayından bu yana internet özgürlüğünde olumsuz bir gidişat görüldü.

Özgürlük Evi’nin (Freedom House) raporunda, dünya genelinde hükümetlerin ifade özgürlüğünü sınırlama, şifreleme teknolojilerini yasaklama ve yetkililerce kabul edilemez bulunan paylaşımlar yapan kullanıcıları cezalandırma gibi uygulamalarını ikiye katladığına işaret edilerek, arka arkaya 6’ıncı yılda da küresel boyutta internet özgürlüğünün gerilemeye devam ettiği belirtildi.

Rapora göre, dünyadaki tüm internet kullanıcılarının üçte ikisinden fazlasının, internet faaliyetlerini aktif şekilde kısıtlayan ve kullanıcıların paylaşımlarından dolayı hapis ve kırbaç dahil sert cezalara çarptırıldığı ülkelerde yaşadığı tahmin ediliyor.

Toplamda 65 ülkenin mercek altına alındığı raporda, Çin, İran, Suriye ve Etiyopya internet özgürlüklerinin en kötü olduğu ülkeler olarak sıralanıyor. Bu ülkeleri Özbekistan, Küba, Vietnam ve Suudi Arabistan takip ediyor. Uganda, Kamboçya ve Bangladeş ise, geçen yıla göre notu en çok düşen ülkeler oldu. İnsan hakları karnesi kötü olan Kuzey Kore ise rapora dahil edilmedi.

Raporda, hükümetlerin bugüne dek hiç olmadığı kadar çeşitlilikte içeriği sansürlediği tespitine yer verilirken, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformlarına yönelik sansürlerin giderek arttığı, bunun yanında hükümetlerin WhatsApp ve Telegram gibi iletişim ve mesajlaşma uygulamalarını da giderek artan biçimde hedef aldığına işaret edildi.

Amerika’daki durumun da değerlendirildiği raporda, Amerika’da internetin durumunun biraz daha özgür olduğu tespiti yapıldı. Ancak raporun araştırma yöneticisi Adrian Şahbaz, Ocak ayında resmen göreve başlayacak Donald Trump yönetiminin internet özgürlüğünü korumaya ne kadar bağlılık göstereceği hakkında “endişe verici işaretler” bulunduğunu söyledi.

VOA

Almanya: ‘AB Kararını Ankara Vermeli’

Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Türkiye – Avrupa Birliği (AB) müzakere sürecini sona erdirme talebine karşılık “Ben farklı bir fikir savunuyorum ve bunu da ifade ettim. Bence bu, Türkiye’de verilmesi gereken bir karar,” dedi.

Alman Bakan Steinmeier, ülkesinde Cumhurbaşkanı adayı ilan edilmesinden sonra bugün Türkiye’yi ziyaret etti. Steinmeier, önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü ve ortak basın toplantısında konuştu.

Ankara’yı yeniden ziyaret etmekten ve doğrudan diyalog kurulmasından memnuniyet duyduğunu söyleyen Steinmeier, iki ülke arasında son aylarda gerilimlere yol açan karşılıklı açıklamalara dikkat çekti. Geçtiğimiz aylarda Berlin ve Ankara’nın medya aracılığıyla konuştuğunu söyleyen Steinmeier, “Ancak anlatılan olaylara baktığımızda birbirimize karşı açık ve dürüst olmamız gerektiğini düşünüyorum,” yorumunda bulundu.

Türkiye’de 15 Temmuz darbe gecesi yaşananları anımsatan Steinmeier, sokağa çıkanlara ve ülkede demokratik kurumları savunanlara destek olmaya devam edeceklerini teyit etmek istediğini kaydetti.

Almanya ve Türkiye arasındaki bağların 100 yıllık geçmişe dayandığını ve ülkesinde 3,5 milyon Türk kökenli kişinin yaşadığını söyleyen Steinmeier, “Bu tek taraflı bir ilişki değil, birbirimize ihtiyacımız olduğunu düşünürsek, sorunları çözebiliriz. Sadece ekonomik olarak değil, siyasi olarak da birbirimize ihtiyacımız var,” görüşünü dile getirdi.

NATO müttefiki Türkiye’nin dünyadaki çalkantılı gelişmelerden çok yakından etkilendiğini, Suriye’de soruna siyasi çözüm bulunmasında hemfikir olduklarını anlatan Steinmeier, “Teröre karşı omuz omuza mücadele ediyoruz. Hem DEAŞ hem PKK konusunda” açıklamasıyla dikkat çekti.

Berlin’in İncirlik ziyareti kabul edilecek mi?

Steinmeier, Türkiye ile Almanya arasında son aylarda sert açıklamalara neden olan Ankara’nın İncirlik Askeri Üssü’nü Alman parlamenterlerce yapılacak ziyaretlere kapalı tutması konusuna da değindi.

İncirlik’teki Alman askeri varlığı konusunda Almanya Fedaral Parlamentosu’nun onay makamı olarak karar verdiğini anımsatan Steinmeier, İncirlik’teki görev hakkında karar verici parlamenterlerce üsteki çalışma koşullarının yerinde görülmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’deki olağanüstü hal (OHAL) uygulamasına yönelik Almanya’dan yöneltilen eleştiriler de iki ülke ilişkilerinde bir başka gerilim unsuruydu. Bu konuda Steinmeier, “Ben şunu rica ediyorum; bunun bir tepeden bakarak ders verme olarak algılanmamasını, Türkiye’nin egemenliğine saygısızlık olarak algılanmamasını rica ediyorum” dedi.

Erdoğan gibi “AB referandumu” sinyali mi verdi?

Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier’in Ankara ziyaretinde en dikkat çekici mesajı ise, Türkiye’nin AB ile üyelik müzakerelerine ilişkin oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünkü konuşmasında, Türkiye’nin AB ile müzakere sürecine devam edilip-edilmeyeceği konusunda yıl sonunda referandum yapabileceğine işaret etmişti. Alman Bakan Steinmeier de, Erdoğan gibi AB konusunda Türkiye’nin karar verebileceğini söyledi.

Brüksel’de dün yapılan AB Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katıldığını hatırlatan Steinmeier, toplantıda Türkiye ile AB ilişkilerini görüştüklerini de anımsattı. Toplantıda müzakereleri sürdürmeme yönünde görüş beyan edenler olduğunu kaydeden Steinmeier, “Ben farklı bir fikir savunuyorum ve bunu da ifade ettim. Bence bu, Türkiye’de verilmesi gereken bir karar” açıklaması yaptı.

Avrupa’ya yakınlaşma kriterlerinin açık olduğunu vurgulayan Steinmeier, Türkiye’nin AB’ye yakınlaşma ya da AB’den uzaklaşma kararını herhangi bir başka başkentin değil Ankara’nın vereceğini söyledi.

“PKK’lılar Almanya’da” tepkisine yanıt verdi

Bu arada Steinmeier, Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere Almanya’da PKK’lılara barınma imkanı bulunduğu yönündeki tepkileri de yanıtladı. Steinmeier, terörü kesinlikle kınadıklarını ve desteklemeyeceklerini belirterek, şu görüşleri ifade etti: “Almanya’nın teröristler için güvenli bir liman olması iddiasını bizim anlamamız mümkün değil. Siyasi bir sürece yeniden başlanması gerektiğini ifade ediyoruz. bunun için PKK’nın silahlı mücadeleden vazgeçip silahlarını teslim etmesi gerekir. PKK’YI terör faaliyetleri konusunda Almanya’da yasalarımıza göre takip ediyoruz ve 4 bin civarında soruşturma ve birçok yargılama oldu. 4 binden fazla Türkiye’den dosya geldiği konusunda herhangi bir bilgim yok. Bunu teyit edemeyeceğim.”

Çavuşoğlu: Almanya’dan beklentilerimiz var

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise, ortak basın toplantısında, “Almanya’dan beklentilerimiz var. Her şeyden önce PKK teröristlerinin Almanya’da yaygın bir şekilde dolaşmasını arzu etmeyiz” dedi.

Darbe girişiminden sonra Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bağlantılı veya DHKP-C gibi üyesi teröristlere Almanya ve Avrupa’da özgürce hareket imkanı verildiğini kaydeden Çavuşoğlu, Almanya’daki en az 4 bin 500 PKK’lı terörist ile ilgili davaların nasıl sonuçlandığını bilmediklerini, iadesini istedikleri PKK’lılardan bugüne kadar sadece 3’ünün verildiğini açıkladı.

AB konusunda referandum olacak mı?

AB ile üyelik müzakere sürecinde Ankara’nın “çifte standart” uygulandığı görüşünü tekrarlayan Çavuşoğlu, “Referandum konusuna gelince, bizim tepkimiz şu; hergün bir ülkenin dışişleri bakanı kalkıyor kendi başına, ‘Burada konsensus lazım’, yok Türkiye’yi atalım, şudur budur… Sen kimsin de Türkiye’yi atıyorsun. Bir kere senin böyle bir karar verme yetkin yok. Burada konsensus lazım. Biz de diyoruz ki biz bu muameleyi hak etmiyoruz. Dolayısıyla bu kararı halkımıza sorarız, halkımız karar verir. Yani ikide bir böyle Türkiye’yi aşağılayıcı tutumlardan biz artık bıktık, gerçekten bıktık. Kriterler belli tamam, herkes için belli ama bizim şikayet ettiğimiz ikiyüzlülük ve çifte standart. Objektif kriterlerden, bizim de yerine getirmeyi vadettiğimiz kriterlerden bir şikayetimiz yok bizim. Her türlü faslı açarız, müzakere ederiz, kapanış, açılış kriterleri. Bunlar tamam,” dedi.

OHAL uygulamalarına ilişkin eleştirilere karşılık Çavuşoğlu, Türkiye’de yüzbinlerce sivil toplum örgütü bulunduğunu ve özgürce haklarını kullandıklarını savundu.

Steinmeier, akşamüstü Çavuşoğlu ile birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da ziyaret ederek, görüştü.

HDP Heyeti ile de görüştü

Alman Bakan Steinmeier, ayrıca TBMM’de, milletvekilleri Mithat Sancar, Feleknas Uca, Osman Baydemir ve Ziya Pir’den oluşan HDP Heyeti ile de biraraya geldi.

HDP’den yapılan açıklamada, Steinmeier ile yapılan görüşme konusunda, “Heyetimiz Türkiye’de yaşanan gelişmeler hakkında partimizin görüşlerini aktarmış, Steinmeier ise daha kapsamlı görüşmek üzere temsilcilerimizi Berlin’e davet etmiştir,” denildi.

Steinmeier, TBMM’de ana muhalefet partisi CHP’nin de görüşlerini aldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Steinmeier görüşmesinde, diplomasi kökenli genel başkan yardımcısı Öztürk Yılmaz da hazır bulundu.

Seyit Rıza ve arkadaşları Dersim’de anıldı

79 yıl önce oğlu ve arkadaşları ile birlikte idam edilen Dersim İsyanı’nın lideri Seyid Rıza, Dersim’de adının verildiği meydanda anıldı. Gerçekleştirilen anmada Seyid Rıza’nın mezarının bulunması ve Dersim katliamına ilişkin devlet arşivlerinin açılması istendi

Dersim İsyanı sonrası 15 Kasım 1937 tarihinde Xarpêt’teki (Elazığ) Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşları için Dersim’de anma etkinliği organize edildi. Dersim Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği Platformu üyelerince, adını taşıyan Seyit Rıza Meydanı’ndaki heykelinin önünde saat tam 17.38’de gerçekleştirilen anma, mumların yakılmasıyla başladı. Ardından karanfiller bırakılan heykelin önünde Seyit Rıza ve arkadaşları için saygı duruşunda bulunuldu. Dersim Belediye Eşbaşkanlarının da katıldığı anmada Platform adına konuşan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eşbaşkanı Dursun Demirtaş, konuşmasına yaşamını yitirenleri anarak başladı.

‘Katliamlar devam ediyor’

1921’de, Koçgiri’de başlayan katliamların Palu, Agirî (Ağrı), Zilan, Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi, Roboski ve günümüzde de devam ettiğini söyleyen Demirtaş, bu katliamların egemen ideolojinin ürünü olduğunu ifade etti. Demirtaş, “38’de Dersim’de, CHP’nin katı ulusalcılığı ile günümüzde AKP’nin yeşil asimilasyoncu pratiği arasında fark yoktur. Tekçi yapılar bu toprakları her zaman kana bulamıştır” dedi.

‘Seyid Rıza’ların ruhuyla mücadele’

Dersim’de 70 yıl önce Şark Islahat Planı ile uygulanan asimilasyon, ret ve inkarın bugün halen devam ettiğini de vurgulayan Demirtaş, Kürt Kızılbaş Alevilerin varlığı, özgürlüğü ve demokratik hakları kabul edilmediği sürece Dersim halkının, Seyid Rıza’ların ruhuyla haklı mücadelesini sürdüreceğini söyledi. Demirtaş, Dersim katliamına götüren zihniyet ve anlayışın günümüzde hala hakim olduğunu da ifade etti. Buna karşı ise örgütlü bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini kaydeden Demirtaş, Dersim halkı olarak siyasi iktidara “Hukukun evrensel normlarına saygılı, eşit, özgür ve demokratik bir ülkede yaşamak istiyoruz. Kefensiz yatanlarımızın mezar yerlerini açıklayın, dilimize inancımıza saygı gösterin, her taşını kutsal bildiğimiz coğrafyamızdan ellerinizi çekin. Dersim’in kayıplarını ve arşivlerini açıklayarak bu topraklarda bir daha katliam ve soykırım yaşanmaması için adım atın” sözleriyle seslendi. Yapılan açıklamanın ardından dağıtılan lokmalarla anma etkinliği son buldu.

Mersin’de de anma

Seyit Rıza ve arkadaşları, idam edilişlerinin yıl dönümünde Mersin’de de anıldı. Mersin Dersimliler Derneği tarafından dernek binasında yapılan açıklama öncesi duvarlara “Dersim 1937-1938 ayıptır, zulümdür, cinayettir” ve “Dersim 38 Katliamdır Tertele 38 Xo vıra nekeme!, Dersim 38 katliamını unutmayacağız” yazılı pankartlar asıldığı görüldü. Dernek Başkanı Hasan Tanrıkurt, yaptığı açıklamada Dersim’de katliam yapan zihniyetin bugün hala ülkede katliamlar yaptığını dile getirdi. Dernek Sekreteri Kazım Açıktepe ise, 79 yıl önce Dersim’de insanlık tarihinin en vahşi, en barbar katliamı olan 1937-1938 tertelesinin yapıldığını söyleyerek dönemin İçişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in “Mağaralarda böcek gibi zehirlenip kimyasal gazlarla boğularak, kafileler halinde kurşuna dizilip uçurum diplerine atıldılar” sözlerini hatırlattı. Yaşanan katliamlara rağmen Seyit Rıza ve arkadaşlarının haklılığı ve direnişi savunduğunu ve diz çökmediğini belirten Açıktepe, Dersimliler ve diğer ezilen halkların olan direniş duruşunun asla unutulmayacağını ve unutturulmayacağını vurguladı.

DERSİM

Tutuklu ve hükümlü gazeteciler

Olağanüstü Hâl sonrası darbe soruşturmasında tutuklanan gazeteciler
Abdullah Kılıç, Meydan Gazetesi köşe yazarı
Abdullah Özyurt, Zaman Gazetesi muhabiri
Ahmet Altan
Ahmet Memiş, Gazeteci, Haberdar İnternet Sitesi
Ahmet Metin Sekizkardeş, Zaman Gazetesi, Gazeteci-yazar
Ahmet Turan Alkan, Eski Zaman yazarı
Ahmet Yavaş, TRT (Erzurum)
Alaattin Güner, Eski Cihan Medya Direktörü
Alaattin Kaya, Zaman eski imtiyaz sahibi
Ali Akkuş, Eski Zaman Gazetesi Genel Yayınlar Editörü
Ali Bulaç, Eski Zaman Gazetesi yazarı
Ali Ünal, Zaman köşe yazarı
Atilla Taş, Meydan Gazetesi Köşe Yazarı
Ayşe Nazlı Ilıcak, Yarına Bakış
Ayşenur Parıldak, Zaman
Aytekin Gezici, Gazeteci-Yazar
Aziz İstegün, Diyarbakır Zaman Bölge Temsilcisi
Bayram Kaya, Zaman Gazetesi Muhabiri
Bünyamin Köseli, Aksiyon Dergisi Muhabiri
Bayram Parlak, Radyo Cihan (Diyarbakır)
Cemal Azmi Kalyoncu, Gazeteci ve Yazarlar Vakfı
Cihan Acar, Bugün Gazetesi Muhabiri
Cihat Ünal, Antalya Zaman gazetesi muhabiri
Cuma Kaya, Zaman Gazetesi, Gazeteci-yazar
Cuma Ulus, Millet Gazetesi Yayın Koordinatörü
Cumali Önal, Zaman Arapça servis sorumlusu
Eda Şanlı, Antalya yerel gazete sahibi, Bizim Antalya Gazetesi yazarı
Emre Soncan, Eski Zaman savunma muhabiri
Ercan Gün, Fox TV Haber Editörü
Erdal Şen, eski Meydan gazetesi yazı işleri müdürü
Faruk Akkan, Cihan Ajansı
Fevzi Yazıcı, Zaman Gazetesi
Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Türksolu Gazetesi yazarı
Gültekin Avcı
Habip Güler, Eski Zaman muhabiri
Hakan Taşdelen
Halil İbrahim Mert, TRT (Erzurum)
Hanım Büşra Erdal, Eski Zaman muhabiri ve köşe yazarı
Haşim Söylemez, Eski Aksiyon Dergisi yazarı
Hüseyin Aydın, Cihan muhabiri
Hüseyin Turan, Zaman Gazetesi, Gazeteci-Yazar
İbrahim Balta, Eski Zaman ekonomi editörü
ibrahim Kareyeğen, eski Zaman gazetesi yazı işleri müdürü
İsa Siyi, Haberdar
Kenan Baş, Antalya Zaman muhabiri
Lokman Erdoğan, Çorum Manşet
Mehmet Altan
Mehmet Dener, Şanlıurfa.com sitesi yayın yönetmeni
Mehmet Kuru, Zaman Gazetesi Eskişehir muhabiri
Mehmet Özdemir, Zaman Gazetesi
Muhammet Taşçılar, Sanliurfa.com haber sitesi yayın yönetmeni.
Murat Aksoy,Yeni Şafak eski yazarı
Murat Avcıoğlu, Zaman Gazetesi, Gazeteci-yazar.
Murat Öztürk, Çorum Manşet sorumlu yazı işleri müdürü
Mustafa Erkan Acar, Bugün Gazetesi haber müdürü
Mustafa Ünal, Zaman Gazetesi eski Ankara Temsilcisi
Mutlu Çölgeçen, Millet gazetesi yazı işleri koordinatörü
Mümtazer Türköne, Zaman Gazetesi köşe yazarı
Nuri Durna, TRT
Nurullah Kaya, G.antep Zaman bölge temsilcisi
Olgun Matur, Antalya yerel gazeteci
Osman Yakut, Zaman Antalya
Özkan Mayda, Antalya Zaman Gazetesi muhabiri
Ramazan Alkan, Yeni Akit muhabiri
Resul Cengiz, Eski Zaman Denizli muhabiri
Seyid Kılıç, TRT Haber
Şahin Alpay, Zaman Gazetesi yazarı
Şeref Yılmaz, Irmak TV
Tuncer Çetinkaya, Zaman Antalya Bölge Temsilcisi
Ufuk Şanlı, Eski Vatan yazarı
Vahit Yazgan, İzmir Zaman Bölge Temsilcisi
Vedat Demir, Eski Yarına Bakış yazarı
Yakup Çetin, Eski Zaman muhabiri
Yakup Şimşek, Eski Zaman pazarlama müdürü
Yalçın Güler, TRT (Erzurum)
Yener Dönmez, Habervaktim sitesi
Yetkin Yıldız, Aktif Haber
Zafer Özsoy
Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyonda 5 Kasım’da tutuklanan gazeteciler

Murat Sabuncu, Genel Yayın Yönetmeni
Kadri Gürsel, Yayın Döneşmeni
Turhan Günay, Kitap Eki Genel Yayın Yönetmeni
Musa Kart, Karikatürist
Güray Tekin Öz, Yazar
Hakan Karasinir, Yazar
Mustafa Kemal Güngör, Cumhuriyet Vakfı yönetim kurulu üyesi
Önder Çelik, Cumhuriyet Vakfı yönetim kurulu üyesi
Bülent Utku, Cumhuriyet Vakfı yönetim kurulu üyesi

Olağanüstü Hal sonrası darbe dışı soruşturmalarda tutuklanan gazeteciler

Ali Aşikar – Azadiya Welat
Arap Turan, Azadiya Welat
Aslı Erdoğan, Özgür Gündem Gazetesi Yazarı
Cemil Uğur, Evrensel Mersin muhabiri
Erdem Mühirci – DİHA
Ferit Toprak, Azadiya Welat
Hülya Karakaya, Özgür Halk Dergisi Yazı işleri Müdürü
İdris Sayılgan, DİHA
İlker İlkan, Azadiya Welat
İnan Kızılkaya, Özgür Gündem Gazetesi Yazı İşleri Müdürü
Lindsey Snell – Serbest Gazeteci
Mehmet Anıl, ETHA
Metin Bekiroğlu DİHA
Mizgin Çay – Radyo Karacadağ
Necmiye Alpay, Özgür Gündem
Nizamettin Yılmaz, Azadiya Welat
Özgür Tokay, Özgür Gelecek
Rabia Özkaya, Özgür Halk
Sadık Demir, Radyo Karacadağ
Salih Erbekler, Radyo Karacadağ
Sebahattin Koyuncu
Şirin Çoban, Azadiya Welat
Zana (Bilir) Kaya, Özgür Gündem Gazetesi Yayın Yönetmeni,
Zehra Doğan, Jinha Editörü, Nusaybin Kapalı Cezaevi
Zeynel Abidin Bulut, Azadiya Welat gazetesi Editörü, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi

Olağanüstü Hâl ilanı sonrasında darbe soruşturması kapsamında gözaltına alınan gazeteciler
Abdullah Alparslan Akkuş,Eski NTV haber editörü, Savcılıkça serbest bırakıldı
Arda Akın, Hürriyet Gazetesi Muhabiri, Tutukluluk itirazı sonrası mahkemece serbest bırakıldı
Ayhan Şimşek, Adlî kontrolle serbest bırakıldı
Bülent Mumay, Eski Hürriyet Dijital Yayınlar Koordinatörü, Mahkemece serbest bırakıldı
Dinçer Gökçe, Hürriyet Gazetesi internet editörü, Adlî kontrolle serbest bırakıldı
Hakan Bülent Yardımcı, Adlî kontrolle serbest bırakıldı
Hilmi Yavuz, Eski Zaman köşe yazarı, Sağlık gerekçesiyle serbest, ifadesi sonra alınacak
İhsan Duran Dağı, Eski Zaman köşe yazarı, İfade verdikten sonra savcılıkça serbest bırakıldı
İskender Yunus Tiryaki,Bugün Gazetesi muhabiri, Adlî kontrolle serbest bırakıldı
Levent Arap,Postmedya.com sitesi yöneticisi, Adlî kontrolle serbest bırakıldı
Mehmet Gündem, Eski Milliyet yazarı, Mahkemece serbest bırakıldı
Nurullah Öztürk,Yeni Şafak eski Genel Koordinatörü ve Zaman yazarı, Savcılıkça serbest bırakıldı
Osman Nuri Arslan, FİA Şirketi Ortağı, Adlî kontrolle serbest
Osman Nuri Öztürk, Adlî kontrolle serbest
Ömer Şahin ,Meydan gazeteleri eski Ankara Temsilcisi, Savcılıkça serbest bırakıldı
Rasih Yılmaz,Samanyoluhaber yazarı, Savcılıkça serbest bırakıldı
Rıfat Söylemez, Adana Haber, Mahkemece serbest bırakıldı
Taner Talaş, Adana Yerel, Elektronik kelepçeyle serbest bırakıldı
Yakup Sağlam, Eski Samanyolu muhabiri, Adlî kontrolle Serbest
Yüksel Evsen, Adana yerel gazeteci, Adlî kontrolle serbest bırakıldı
Zeki Önal, Yaşı ve hastalığı göz önünde tutularak yakalama yapılmadı, arama yapıldı
Bertan Golal, TRT İstanbul, Mahkemece serbest bırakıldı
Darbe soruşturması sırasında gözaltına alındığı bilinen gazeteciler
Abdullah Katırcıoğlu, Gözaltına alındıktan sonraki durumu bilinmiyor
Emre Koçali, Haberdar, Gözaltına alındıktan sonraki durumu bilinmiyor
Erkam Büyük, Haberdar, Gözaltına alındıktan sonraki durumu bilinmiyor
Özcan Keser, TRT İstanbul, Gözaltına alındıktan sonraki durumu bilinmiyor
Olağanüstü Hâl ilanından beri darbe soruşturması haricinde tutuklanan gazeteciler

Zeynel Abidin Bulut – Azadiya Welat
Zehra Doğan – JİNHA
Hülya Karakaya – Özgür Halk
Mehmet Arslan – DİHA (1 Eylül’de tahliye edildi)
Şermin Soydan – DİHA
Lindsey Snell – Serbest Çalışan
Aslı Erdoğan – Özgür Gündem
Metin Bekiroğlu – DİHA
İnan Kızılkaya – Özgür Gündem
Zana (Bilir) Kaya – Özgür Gündem
Erdem Muhirci – DİHA
Ali Aşikar – Azadiya Welat
Necmiye Alpay – Özgür Gündem
Sabahattin Koyuncu – DİHA
Arap Turan – Azadiya Welat
Ferit Toprak – Azadiya Welat
Rabia Özkaya – Özgür Halk
Şirin Çoban – Azadiya Welat
İlker İlkan – Azadiya Welat
Mehmet Anıl – ETHA
Cemil Uğur – Evrensel
Sadık Demir – Radyo Karacadağ
Mizgin Çay – Radyo Karacadağ
Salih Erbekler – Radyo Karacadağ
İdris Sayılgan – DİHA

Darbe soruşturmasında hakkında gözaltı kararı çıkan “firari” olarak anılan gazeteciler

Asım Yıldırım, eski STV spikeri
Ayşe Özkalay, eski Yeni Hayat yazarı
Behçet Akyar
Bilal Şahin, Özgür Düşünce, AA’ya göre yurtdışında
Bülent Ceyhan, Özgür Düşünce muhabiri, AA’ya göre yurtdışında
Bülent Keneş, Eski Today’s Zaman Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Korucu, Eski Zaman yazarı
Can Bahadır Yüce, eski Zaman yazarı
Celil Sağır,Today’s Zaman Yazıişleri Müdürü
Cevheri Güven, Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Ergun Babahan, AA’ya göre yurtdışında
Erhan Başyurt, eski Bugün GYY
Erkan Akkuş, Eski Bugün TV Sunucusu
Ertuğrul Erbaş, Eski Nokta Dergisi editörü
Eyüp Can Sağlık, eski Radikal GYY
Faruk Arslan, eski Zaman yazarı
Faruk Kardıç
Fatih Akalan, Samanyolu Haber Tv yorumcusu, AA’ya göre yurtdışında
Fatih Yağmur, Eski Radikal muhabiri, AA’ya göre yurtdışında
Hamit Bilici, Eski Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Hamit Çiçek
Hasan Cücük, eski Zaman muhabiri
Hüseyin Döğme
İbrahim Öztürk, eski Zaman yazarı
İhsan Yılmaz, eski Today’s Zaman yazarı
Kamil Maman, Eski Bugün muhabiri, AA’ya göre yurtdışında
Kemal Gülen, STV spikeri
Kerim Balcı, Turkish Review dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Kerim Gün, Eski Zaman editörü
Levent Kenez, Meydan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Mahmut Akpınar, eski Millet gazetesi yazarı
Mahmut Hazar, Cihan Haber Ajansı, AA’ya göre yurtdışında
Mehmet Akif Afşar
Mehmet Kamış, Eski Zaman köşe yazarı
Melih Kılıç, Zaman Medya Grubu Satış Departmanı
Metin Tamer Gökçeoğlu
Metin Yıkar, Samanyolu Haber
Muhammed Fatih Uğur, Eski Zaman Haber Müdürü
Mürsel Genç, Eski Cihan muhabiri
Nevzat Güner
Oktay Vızvız
Osman Özsoy, eski Rota Haber yazarı, akademisyen
Ömer Karakaş
Önder Deligöz, eski Yeni Şafak muhabiri
Sait Sefa, Haberdar
Savaş Genç, eski TRT muhabiri ve akademisyen
Sedat Yetişkin
Selahattin Sevi, Eski Zaman Fotoğraf Koordinatörü, AA’ya göre yurtdışında
Selçuk Gültaşlı, Zaman Brüksel Temsilcisi ve Köşe Yazarı
Sevgi Akarçeşme, Eski Today’s Zaman Genel Yayın Yönetmeni
Süleyman Sargın
Şemsettin Efe, AA’ya göre yurtdışında
Şenol Kahraman
Turan Görüryılmaz, Can Erzincan TV sunucusu, AA’ya göre yurtdışında
Turhan Bozkurt, eski Zaman yazarı
Ufuk Emin Köroğlu, Karşı Gazete muhabiri, AA’ya göre yurtdışında
Veysel Ayhan
Yavuz Baydar, Haberdar.com yazarı
Yonca Kaya Şahin,Rotahaber sitesi yazarı
Yüksel Durgut

Olağanüstü Hâl ilanından beri darbe soruşturması haricinde gözaltına alınan gazeteciler

Selami Aslan – DİHA, Serbest bırakıldı
Selman Keleş – DİHA, Serbest bırakıldı
İdris Yılmaz – DİHA, Serbest bırakıldı
Mehmet Sıddık Damar – DİHA, Serbest bırakıldı
Esra Aydın – JİNHA, Serbest bırakıldı
Geylan Arslan – JİNHA, Serbest bırakıldı
Nizamettin Yılmaz – Azadiya Welat, Serbest bırakıldı
İdris Yılmaz – DİHA, Serbest bırakıldı
Haydar Ergül – Demokratik Modernite, Gözaltında
Hasan Akbaş – Evrensel, Serbest bırakıldı
Fırat Topal – Evrensel, Serbest bırakıldı
Serpil Berk – Evrensel, Serbest bırakıldı
Sertaç Kayar – Serbest Gazeteci, Serbest bırakıldı
Engin Eren – DİHA, Serbest bırakıldı
Fatma Edemen – ETHA, Serbest bırakıldı
Davut Uçar– Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Doğan Güzel– Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Ersin Çaksu – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Günay Aksoy – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Kemal Bozkurt – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Reyhan Hacıoğlu – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Önder Elaldı – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Ender Önder – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Sinan Balık – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Fırat Yeşilçınar – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Özgür Paksoy – DİHA muhabiri, Serbest bırakıldı
Zeki Erden – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Elif Aydoğmuş – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Ersin Çaksu – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Mesut Kaynar – DİHA, Serbest bırakıldı
Sevdiye Gürbüz – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Amine Demirkıran – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Bayram Balcı – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Burcu Özkaya – Özgür Gündem, Serbest bırakıldı
Yılmaz Bozkurt – İstanbul Tabip Odası Basın Bürosu, Serbest bırakıldı
Gülfem Karataş – İMC TV, Serbest bırakıldı
Gökhan Çetin – İMC TV, Serbest bırakıldı
Hüseyin Gündüz – Doğu Yayınevi , Serbest bırakıldı
Halil Polat – Adlî kontrol şartıyla serbest
Cemil Uğur – Evrensel, Serbest bırakıldı (6 Ekim’de tekrar tutuklandı)
Yasemin Sayın– Azadiya Welat, Adlî kontrol şartıyla serbest
Hayat Yılmaz– Azadiya Welat, Adlî kontrol şartıyla serbest
Ahmet Kızılay– Azadiya Welat, Emniyetteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Arap Turan– Azadiya Welat, Tutuklu
Berxwedan Tulpar– Azadiya Welat, Emniyetteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Sürreya Dal– Azadiya Welat, Emniyetteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Zeynep İzgi– Azadiya Welat, Adlî kontrol şartıyla serbest
İbrahim Bayram– Azadiya Welat, Adlî kontrol şartıyla serbest
Engin Özelçi– Azadiya Welat, Adlî kontrol şartıyla serbest
Ahmet Boltan– Azadiya Welat, Emniyetteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Ceylan İpek– Azadiya Welat, Emniyetteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Mehmet Emin Kaya– Azadiya Welat, Adlî kontrol şartıyla serbest
Ziyan Karahan– Azadiya Welat, Emniyetteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Veysi Altın– Azadiya Welat, Emniyetteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Ercan Yeltaş– Azadiya Welat, Emniyetteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Azime Tarhan– Azadiya Welat, Emniyetteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Serdal Polat– Azadiya Welat, Adlî kontrol şartıyla serbest
Cengiz Aslan– Azadiya Welat, Emniyetteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Ferit Toprak– Azadiya Welat, Tutuklandı
Mehmet Hüseyin Şahin– Azadiya Welat, Serbest bırakıldı
Mehmet Aydın– Azadiya Welat, Serbest bırakıldı
Pusat Bulut– Azadiya Welat, Adlî kontrol şartıyla serbest
Mehmet Emin Akgün – Azadiya Welat, Serbest bırakıldı
Mecrum Tokal, Adlî kontrol şartıyla serbest bırakıldı, tekrar gözaltına alındı (6 Eylül)
Mehmet Ali Ertaş – DİHA, Serbest bırakıldı
Murat Özyaşar – Yazar, Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Rênas Jiyan – Şair-yazar, Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Zeynep Derya Yıldız – Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Ali Sönmez Kayar – Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Sinan Gerçek – Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Ardanuş Ateş – Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Arzu Demir – Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Sedat Şenoğlu – Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Deniz Bakır – Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Ahmet Ayva – Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Ekin Saygılı – Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Pınar Türk – Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Can Karabulut – Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Deniz Bakır – Atılım, Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Önder Öner – ETHA, Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Öykü Dilara Keskin – JİNHA, Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
İdris Sayılgan – DİHA, Tutuklandı
Arjin Dilek — DİHA, Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı
Beritan İrlan — DİHA, Polisteki işlemleri ardından serbest bırakıldı

Olağanüstü Hâl’den önce tutuklanan gazeteciler listesi

Abdulkadir Turay, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri
Ali Konar, Azadiya Welat Gazetesi Temsilcisi, Hükümlü
Arafat Dayan, Demokratik Ulus Gazetesi eski Yazı İşleri Müdürü
Cebrail Parıltı, Anadolu Ajansı (AA) Derik Muhabiri
Emin Demir, Serbest Gazeteci
Erdal Süsem, Eylül Dergisi Editörü, Hükümlü
Erol Zavar, Odak Dergisi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü, Hükümlü
Ferhat Çiftçi, Azadiya Welat Gazetesi Gaziantep Temsilcisi, Hükümlü
Feyyaz İmrak, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri
Gurbet Çakar, Hevi Kadın Dergisi, Hükümlü
Hamit Dilbahar, Azadiya Welat Gazetesi Yazarı, Hükümlü
Hatice Duman, Atılım Gazetesi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü, Hükümlü
Hidayet Karaca, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı
Kamuran Sunbat, DİHA Çukurova Eski Muhabiri, Hükümlü
Kenan Karavil, Radyo Dünya Genel Yayın Yönetmeni,Hükümlü
Mazlum Dolan, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri
Mehmet Baransu, Taraf Gazetesi Yazarı
Mikail Barut, Özgür Halk Dergisi eski Editörü, Hükümlü
Miktat Algül, Mezitli FM Genel Yayın Koordinatörü,Hükümlü
Muhammed Doğru, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri
Mustafa Gök, Ekmek ve Adalet Dergisi Ankara Temsilcisi, Hükümlü
Nedim Türfent, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri
Nuri Yeşil, Azadiya Welat Gazetesi Dersim Temsilcisi, Hükümlü
Özgür Amed (Ethem Çağır), Özgür Gündem Gazetesi Yazarı, Hükümlü
Sami Tunca, Mücadele Birliği Dergisi Yazı İşleri Müdürü, Hükümlü
Serkan Aydemir, Bitlis Aktüel gazetesi muhabiri
Seyithan Akyüz, Azadiya Welat Gazetesi Adana, Hükümlü
Şahabettin Demir, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri, Hükümlü
Şerife Oruç, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri
Şermin Soydan, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri
Yılmaz Kahraman, Özgür Halk Dergisi Editörü, Hükümlü
Ziya Ataman, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Stajyer Muhabiri
Sevan Nişanyan (imarda usulsüzlük gerekçesiyle), Hükümlü(Cezaevinde bulunma gerekçesi gazetecilik faaliyeti olmadığı için “cezaevindeki gazeteciler” için verdiğimiz toplam sayıda yer almamaktadır.)

Olağanüstü Hal’de Kapatılan Yayın Organlarının Listesi
Kapatılan televizyon kanalları: Barış TV, Bugün TV, Can Erzincan TV, Dünya TV, Hira TV, Irmak TV, Kanal 124, Kanaltürk, MC TV, Mehtap TV, Merkür TV, Samanyolu Haber, Samanyolu TV, SRT TV, Tuna Shopping TV, Yumurcak TV, İMC TV, Hayat’ın Sesi TV, Özgür Gün TV, Van TV, Van Genç TV, TV 10, Jiyan TV, Azadi TV, Denge TV, Mezopotamya TV, Med Nuçe TV, Birlik Medya TV.
Kapatılan haber ajansları: Cihan Haber Ajansı, Muhabir Haber Ajansı, SEM Haber Ajansı, Dicle Haber Ajansı, Jin Haber Ajansı.
Kapatılan gazeteler: Adana Haber, Adana Medya, Akdeniz Türk, Şuhut’un Sesi, Kurtuluş, Lider, İscehisar, Durum, Türkeli, Antalya, Yerel Bakış, Nazar, Batman, Batman Postası, Batman Doğuş, Bingöl Olay, İrade, İskenderun Olay, Ekonomi, Ege’de Son Söz, Demokrat Gebze, Kocaeli Manşet, Bizim Kocaeli, Haber Kütahya, Gediz, Zafer, Hisar, Turgutlu Havadis, Milas Feza, Türkiye’de Yeni Yıldız, Hakikat, Urfa Haber Ajansı, Ajans 11, Yeni Emek, Banaz Postası, Son Nokta, Merkür Haber, Millet, Bugün, Meydan, Özgür Düşünce, Taraf, Yarına Bakış, Yeni Hayat, Zaman, Today’s Zaman, Özgür Gündem, Azadiya Welat, Batman Çağdaş Gazetesi,Cizre Postası Gazetesi,Güney Express Gazetesi,İdil Haber Gazetesi, Kızıltepe’nin Sesi Gazetesi,Prestij Haber Gazetesi, Urfanatik Gazetesi
Yüksekova Haber.
Kapatılan dergiler: Akademik Araştırmalar, Aksiyon, Asya Pasifik, Bisiklet Çocuk, Diyalog, Avrasya, Ekolife, Ekoloji, Fountain, Gonca, Gül Yaprağı, Nokta, Sızıntı, Yağmur, Yeni Ümit, Zirve, Özgür Dünya, Tiroj, Evrensel Kültür.
Kapatılan radyolar: Aksaray Mavi, Aktüel, Berfin, Burç, Cihan, Dünya, Esra, Haber Radyo Ege, Herkül, Jest, Kanaltürk, Radyo 59, Radyo Aile Rehberi, Radyo Bamteli, Radyo Cihan, Radyo Fıkıh, Radyo Küre, Radyo Mehtap, Radyo Nur, Radyo Şemşik, Samanyolu Haber, Umut, Yağmur, Rengin Radyo, Özgür Radyo, Ses Radyo, Radyo Karacadağ, Özgür Güneş,, Patnos FM, Dünya Radyo.
Kapatılan yayınevleri: Altınburç, Burak Basın Yayın Dağıtım, Define, Dolunay Eğitim Yayın Dağıtım, Giresun Basın Yayın Dağıtım, Gonca, Gülyurdu, GYV, Işık Akademi, Işık Özel Eğitim, İklim Basın Yayın Pazarlama, Kaydırak, Kaynak, Kervan Basın Yayıncılık, Kuşak, Muştu, Nil, Rehber, Sürat Basım Yayın Reklamcılık Eğitim Araçları, Sütun, Şahdamar, Ufuk Basın Yayın Haber Ajans Pazarlama, Ufuk, Waşanxaneya Nil, Yay Basın Dağıtım, Yeni Akademi, Yitik Hazine, Zambak Basın Yayın Eğitim Turizm
O-Hâl’de kapatılıp açılmasına izin verilen yayınlar: Zarok TV (%40 Türkçe yayın şartı ile), Yön Radyo.

15 kasım 2016 itibariyle…(alevinet’in notu)

p24

Başbakan Yıldırım: 2019’a kadar seçim yok, referanduma gideceğiz

Türkiye İhracatçılar Meclisi Toplantısı’nda konuşan Başbakan Binali Yıldırım2019’a kadar seçim olmayacağını söylerken anayasada yapılması planlanan değişiklik için “Anayasada kapsamlı değil, sınırlı bir değişiklikle referanduma gideceğiz” ifadelerini kullandı.

Yıldırım’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“FETÖ küresel bir terörö örgütüdür. Sadece Türkiye’nin başını belası değil bir çok ülkenin başının belası. Bunlar bütün değerlerimizi kullandılar. Kutsallarımızı yok ettiler. Yapacakları en son iş silahlı darbe girişimiydi onu da yaptılar boylarının ölçüsünü aldılar. 

Değerli dostlar ümitsiz olmaya gerek yok. 2017 çok daha güzel olacak. Bu yapılan algı operasyonları Türkiye’nin gerçek gücünü yansıtmıyor. Dünyanın her tarafına gidin. Ne kadar ihracat yaparsanız o kadar destekleyeceğiz. Araştırma geliştirmeye,yenilikçiliğe daha fazla zaman ayıracağız. Bizim mutlak üstünlüğümüz, petrolümüz yok. Ama kabiliyetli insan kaynağımız var. Bulunduğumuz coğrafya dünyanın en stratejik noktası.

Türkiye 3 saat uçuşla 56 ülkeye erişilebilecek konumda yer alır. Burdaki yıllık GSMH 30 trilyon dolara yaklaşmış durumda. Türkiye’nin gücünü en çok siz biliyorsunuz. Bakın ülkemizle gurur duymamız için çok fazla sebebimiz var. Dünyanın en büyük havalimanını yapan, en uzun 3. asma köprüsünü yapan başka ülke var mı? Türkiye bir çok ülkeye göre çok büyük işler başardı. Bölünmüş yollar kaza oranını yüzde 62 azaldı. Niye? Yolları böldük hayatları birleştirdik, yolları böldük milleti birleştirdik, yolları böldük gönülleri birleştirdik

*Vesayet girişimlerinini her birini milletten aldığımız güçle birer birer ortadan kaldırarak bu kadar iş başardık. Bütün bunlar geride kaldı. Belirsizlik diye bir şey yok. Bu algıyı oluşturmaya çalışanlar var. Çok net. Önümüzde bir iş kaldı. Şimdi yapacağımız iş bu hükümet sistemini mevcut anayasayla uyumlu hale getirmek. Bu çok kapsamlı bir değişiklik olmayacak. sınırlı bir değşiklik yapacağız ve milletin önüne getireceğiz. Ondan sonra seçim falan yok. 2019’a kadar seçim falan yok. Durmadan seçim. Yeter. artık biraz işimize gücümüze bakalım.

İhracatımızda kaliteye önem vermemiz lazım. İhracatımızın kalitesini ne kadar yükseltiriz yani kilo başına 10 dolar mı olcak 20 dolar mı… Sizden özellikle bir şey istiyorum. Birbirinizin müşterilerini kapmaya çalışmayın. Yeni müşteriler bulun. Dışarda bunu yapmayın. Yeni müşteri yeni alan bulun. Bu hatır gönül işine defayla itibar etmeyin. Limanda tarife neyse o kardeşim. 

2023’te iddialı hedeflerimiz var. Biliyorsunuz Türkiye Türk insanı son dakika başarısıyla tanınır. Özel sektörde, böyle devlette böyle.”

Almanya medyasından Cumhuriyet’le dayanışma

Bugün 15 Kasım, tüm dünyada “Hapishanedeki Yazarlar Günü“…

Almanya’nın önde gelen günlük gazete ve internet haber sitelerinin 35’i, Cumhuriyet gazetesinin tutuklanan yönetici, yazar ve çizerleriyle dayanışma amacıyla, Cumhuriyet Yazı İşleri tarafından kaleme alınan “Sonsuza kadar Cumhuriyet: Teslim olmayız“ başlıklı yazının tamamını Türkçe ve Almanca olarak yayınladı.

Bianet’te Gürsel Köksal’ın haberine göre, Almanya yayın organlarının konuyla ilgili yayınlarında, Türkiye’de basın ve düşünce özgürlüğünün Türkiye’de büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğuna işaret ediliyor ve “Gazeteciler sistematik olarak susturuluyor, medya organları kapatılıyor ya da devletin istediği çizgiye getiriliyor. Bugünkü ‘Hapishanedeki Yazarlar Günü‘ vesilesiyle Alman gazeteleri ve internet siteleri birlikte mesaj veriyor, bu yolla meslektaşlarımıza yönelik baskıları protesto ediyoruz“ deniliyor.

“Cumhuriyet Yazı İşleri“ imzalı “Teslim olmayız“ yazısını birlikte yayınlayan Almanya yayın organları şöyle:

Aachener Zeitung, Aachener Nachrichten, Badische Zeitung, F.A.Z. Net, Frankfurter Neue Presse, Funke Grubu gazeteleri (WAZ, NRZ, Westfalenpost, Westfälische Rundschau, Hamburger Abendblatt, Berliner Morgenpost, Braunschweiger Zeitung, Thüringer Allgemeine, Thüringische Landeszeitung, Ostthüringer Zeitung, Bergedorfer Zeitung), Handelsblatt, Kölner Stadtanzeiger, Mitteldeutsche Zeitung, Almanya Redaksiyon Ağı gazeteleri (RND – Redaktionsnetzwerk Deutschland :  Hannoversche Allgemeine, Leipziger Volkszeitung, Märkische Allgemeine, Lübecker Nachrichten, Ostsee-Zeitung), Schifferstadter Tagblatt, Spiegel Online, Stuttgarter Zeitung, tageszeitung (taz), Rhein Main Yayın Grubu gazeteleri (Allgemeine Zeitung Mainz, Wiesbadener Kurier/Wiesbadener Tagblatt, Darmstädter Echo, Gießener Anzeiger), Die Welt, Weser-Kurier, Zeit Online.

Öte yandan bugün siyasi temaslarda bulunmak üzere Türkiye’yi ziyaret eden Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier’e bir çağrıda bulunan Almanyalı gazeteciler, temasları sırasında baskı altındaki gazetecilerden yana tavır almasını talep ettiler.

Alman Gazeteciler Birliği (DJV) Genel Başkanı Frank Überall, bu arada Federal Almanya’nın gelecekteki cumhurbaşkanı olması büyük ölçüde kesinleşen Steinmeier’e yönelik çağrısında “Alman Dışişleri Bakanı, basın özgürlüğünün ortadan kaldırılması ve devlet organlarının eleştirel gazetecilere yönelik cadı avına sessiz kalmamalıdır“ dedi.

Steinmeier’in görüşmeleri sırasında, partnerlerine iki ülke arasındaki ilişkilerin devamı için insan haklarının korunmasının temel koşul olduğunu açıkça vurgulaması gerektiğini belirten Überall,“Bu, Dışişleri Bakanı’nın Türkiye’de baskı altındaki mesleklaşlarımıza karşı borcudur“ diye konuştu.

DJV’ın basın açıklaması şöyle devam ediyor:

“Son bilgilere göre şu anda Türkiye’de 130’dan fazla gazeteci hapiste. Terörü desteklemekle suçlanıyorlar. Meslektaşlarımızın büyük çoğunluğunun tek suçu hükümeti eleştiren yayınları. Cuma günü Almanya’dan dönen Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı’nın tutuklanması, Türkiye’nin basın ögzürlüğünden ne anladığını gösteriyor. Gazetecilere yönelik baskılar ve takibatlar sona erdirilmelidir.“

12 Kasım Köln Mitingini selamlıyorum

ALİ  KENANOĞLU

12 Kasım tarihinde Köln’de Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve “Avrupa Demokratik Güç Birliği” bileşenlerince Türkiye’de yaşanan baskı, tutuklama ve zulmü protesto için düzenlenen miting başarıyla sonuçlanmıştır.

Avrupa’nın göbeğinde 70-80 bin kişiyle RTE – AKP faşizan politikalarını deşifre etmek, protesto etmek biz Türkiye ‘de yaşayan Can’lara, yoldaşlara moral, motivasyon vermiştir.

Demokrasiyi savunanların en geniş cephede ittifak sağlaması ve faşizme karşı omuz omuza mücadele vermesi HDP olarak vazgeçilmez ilkemizdir.

Köln mitingi 14 Kasım tarihimizdeki MYK toplantımızda da konu edilmiş ve Avrupa’daki demokrasi güçlerinin ortak mücadelesinin önemine vurgu yapılmıştır.

Mitingde yaşanan kimi olumsuzluklar, kimilerinin ise provokatif tutumları, davranışları başta Aleviler ile Kürt halkı olma üzere ezilen tüm toplumsal kesimlerin yan yana durmasından ve faşizme karşı mücadele vermesinden rahatsız olanların ekmeğine yağ sürecek noktalara gelmiştir.

“Biz” ler HDP nin ilkeleri doğrultusunda her toplumun kutsallarına saygı duyulmasını, her topluluğun değer atfettiği bayrağına, işaretine, sembolüne, posterine, flamasına, rengine saygı duyulmasını ilkelerimiz ve inancımız gereğince savunuruz.

Değerler bütününü savunan partimiz, farklı toplulukların değerlerine saldırılmasını asla ve asla kabul etmemektedir ve her seferinde bu tür saldırıları kınamaktadır, bu tür saldırıları da provakasyon olarak nitelemektedir.

Ayrıca legal – illegal tanımı yapmak da Devlet aklıyla yıllarca tanım kıskacına sokulmuş ve bu kıskaçla “marjinal” ilan edilmiş bir Alevi kurumunun o dışlayıcı Devlet aklına hizmetinden başka bir anlam taşımamaktadır.

Türkiye’de her türlü demokratik güç birliği girişimlerinin hizmetinde olan HDP, Avrupa’da yaşayan Halkların, İnanç topluluklarının demokrasi, hak, hukuk, eşitlik, adalet, emek, özgürlük talepleriyle yan yana gelmesinin de vazgeçilmez savunucusudur.

Zaman zaman yaşanan provakatif tutumlar bu tür güçlü değerleri savunanları yıldırmamalıdır.

Zaman ayrışma değil, faşizme, tekçi anlayışlarla Halklarımızı, İnançlarımızı, Kültürlerimizi, Dillerimizi, Kimliklerimizi yok etmek isteyenlere karşı ortak mücadele etme, birleşme günüdür.

Birliğimiz, beraberliğimiz daim olsun, Hızır yoldaşımız olsun.. .

Aşk ile

15.11.2016

HDP MYK Üyesi, 25. Dönem İstanbul Milletvekili

Steinmeier Erdoğan ile görüştü

Türkiye ile Almanya arasında ilişkilerin gerildiği bir dönemde Ankara’ya giden Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da katıldığı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşme ile ilgili açıklama yapılmadı. Steinmeier Erdoğan ile görüşmesi öncesinde Başbakan Binali Yıldırım ve mevkidaşı Çavuşoğlu ile bir araya gelmişti.

Mevlüt Çavuşoğlu ile Steinmeier arasındaki görüşme ve arkasından düzenlenen basın toplantısının gergin geçtiği gözlenmiş, ortak basın toplantısı da erken sona ermişti.

Bakan Çavuşoğlu ile bugünkü görüşmesinin kolay geçmediğini söyleyen Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier, Çavuşoğlu’nun görüşmede açık ve dürüst olmasından ötürü duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkürlerini iletti.

Dışişleri Bakanı Steinmeier yaptığı açıklamada, Ankara’ya yeniden gelmekten ve doğrudan diyalog kurulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek “Geçen aylarda kameralar ve mikrofonlar aracılığıyla birbirimiz hakkında çok konuştuk. Fakat anlatılan olaylara baktığımızda birbirimize karşı açık ve dürüst olmamız gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu görüşmeler sırasında Almanya’daki PKK ve Gülencilerin varlığı ile ilgili Ankara’nın rahatsızlığını bir kez daha vurguladı. Çavuşoğlu, “4 bin 500 tane PKK ile ilgili dava varsa, demek ki 4 bin 500 tane PKK’lı var Almanya’da. Bunlarla ilgili davalar nasıl sonuçlandı, biz bilmiyoruz. Bizim iadesini istediğimiz PKK’lılar var. Sadece 3 tanesi iade edildi. 1 PKK’lı 1 DHKP-C’li ikisini de İsviçre sınır dışı ediyor. Karar alıyor, ikisi de Almanya’ya gidiyor. Hergün bir ülkenin Dışişleri Bakanı kalkıyor, kendi başına yok Türkiye’yi atalım. Sen kimsin de Türkiye’yi atıyorsun. Bu kararı halkımıza sorarız, halkımız verir. Aşağılayıcı tutumlardan bıktık” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Almanya’da bulunan Cumhuriyet Gazetesi eski genel yayın yönetmeni Can Dündar’ın durumuna da değinerek, ‘gazeteci kimliği var diye eğer bu kişi, casusluk yaptıysa, yargılandı ve ceza aldıysa bunu bir kahraman gibi, gazeteci ve sadece ifade özgürlüğü engellenmiş bir kişi gibi gösterilirse bunun kabul edilemeyeceğini’ söyledi. Bakan Çavuşoğlu “Almanya böyle bir kişiyi en üst düzeyde kabul ederse elbette Cumhurbaşkanımız da biz de tepki gösteririz” dedi.

Steinmeier: İddiaları anlamamız mümkün değil

Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier ise Türk tarafının yönelttiği eleştirileri geri çevirdi. Steinmeier, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarıyla ilgili olarak, kendisiyle bugün görüşeceğiz. Benim Almanya’da söylediğim şu. Tedirgin olduğumu söyleyebilirim. Almanya’nın teröristler için güvenli bir liman olması iddiasını bizim anlamamız mümkün değil, Türkiye’de bilinen bir gerçek şu, PKK Almanya’da terörist organizasyon olarak yasaklanmıştır. Alman ceza yasaları uyarınca kanıtlandığı durumda hüküm yiyen kişiler oluyor. Hüküm yiyen kişiler oldu geçmişte” diye konuştu.
 

15 Temmuz darbe girişiminin ardından muhaliflere yönelik toplu gözaltılar karşısında ölçülü olunması gerektiğinin altını çizen Steinmeier, “Çok büyük sayıdaki tutuklamalar, ifade ve basın özgürlüğü konusundaki endişelerimizi de ifade ettim. Binlerce memurun, askerin ve gazetecinin işlerinden atılmaları konusunu da ele aldık. Ben şunu rica ediyorum. Bunun bir tepeden bakarak ders verme olarak algılanmamasını, Türkiye’nin egemenliğine saygısızlık olarak algılanmamasını rica ediyorum. İkili ilişkilerimizde gölgelenen bu alanların yeniden aydınlatılması ve gelecekte düzeltmelerin, iyileşmelerin yaşanmasını arzu ediyoruz. Bu AB ile Türkiye arasındaki ilişkiler için de elbette geçerli “dedi.

Steinmeier: Birbirimize ihtiyacımız var

Bakan Çavuşoğlu ile uzun ve açık bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Steinmeier, görüşmede Türkiye-AB ilişkileri, bölgedeki durum ve ortak projelerin ele alındığını kaydetti. Steinmeier, “Bu tek taraflı bir ilişki değil, birbirimize ihtiyacımız olduğunu düşünürsek, sorunları çözebiliriz. Sadece ekonomik olarak değil, siyasi olarak da birbirimize ihtiyacımız var.” dedi.

Almanya ve Türkiye arasındaki ailevi ve kültürel bağların 100 yıllık geçmişe dayandığını ve ülkesinde 3,5 milyon Türk kökenli kişinin yaşadığını söyleyen Steinmeier, bu derin ilişkilerin tehlikeye atılmaması gerektiğini ve iki ülke arasındaki açık ve dürüst diyaloğun çok önemli olduğunu vurguladı.

Steinmeier, dün kendisinin de katıldığı AB Dışişleri Bakanları toplantısında Türkiye-AB ilişkilerinin ele alındığını hatırlatarak “Müzakerelerin sürdürülmemesinin daha uygun olacağını savunanlar var. Ben farklı bir fikir savunuyorum ve bunu da ifade ettim. Bence bu, Türkiye’de verilmesi gereken bir karar” ifadesini kullandı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Almanya ile ilişkilere çok önem verdiklerini ve Türkiye ile Almanya’nın Avrupa’nın en önemli ülkelerinden olduğunu söyledi. Almanya’nın Türkiye’nin birinci ticaret ortağı olmasının tesadüf olmadığını ifade eden Çavuşoğlu, bunun ekonomik ilişkilere verilen önemi gösterdiğini anlattı.

Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier Ankara temasları çerçevesinde mevkidaşı Çavuşoğlu’nun ardından Başbakan Yıldırım ile de bir araya geldi. Steinmeier ziyaret kapsamında bugün HDP’den Osman Baydemir başkanlığı’ndaki bir heyetle de görüştü. Almanya Dışişleri Bakanı CHP’li vekillerin ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilecek.

 

© Deutsche Welle Türkçe 

DW dpa/rtr MK/BK

 

Bild yazdı: Ankara’da soğuk rüzgarlar esti; her şey havalimanında başladı

“Bir dostu ziyaret farklıdır. Çok farklı” ifadelerini kullanan gazete, Steinmeier’in soğuk karşılandığına vurgu yapmak için, “Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier Ankara’da ancak efsanevi Türk misafirperverliği pek hissedilmedi” ifadelerini kullandı.

Soğukluk havalimanında başladı

Steinmeier’ın Dışişleri Bakanı Mevlit Çavuşoğlu ile görüşmesini, “Çok kolay bir görüşme olmadI” diye yorumlamasını aktaran Bild, soğukluğun Steinmeier’in havalimanında karşılanmasında başlandığını yazdı.

Steinmeier’in karşılanmasında kırmızı halı olmadığına ve üst düzey karşılama gerçekleştirilmediğine dikkat çeken gazete, Alman bakanın makam aracının da uçağa yaklaşmasına müsaade edilmediğine, Steinmeier ve ekibinin önce otobüsle götürüldüğüne vurgu yaptı.

Steinmeier’in resmi temaslarında kullandığı makam aracına Alman bayrağının uygun parça olmadığı gerekçesiyle takılamadığına da değinen Bild gazetesi, “Yapılanların verdiği mesaj çok açık: Türkler kızgın. Çok kızgın” diye yazdı.

TSYD seçimleri ertelendi

Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin (TSYD) bugün yapılan kongresinde oy kullanması sırasında yaşanan kargaşa ve olaylar nedeniyle seçim ileri bir tarihe ertelendi. Beşiktaş Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde kongre gerçekleştirildi. Gergin bir ortamda yapılan kongrede mevcut başkan Oğuz Tongsir yeniden adaylığını koyarken, eski Başkan Naci Arkan başkan adayı oldu.

Divan başkanlığına Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü görevlerini yapan Mehmet Atalay getirildi. Kongre sırasında sürekli olarak tartışmalar yükseldi. Başkanların konuşmasının ardından oy kullanılmaya geçildi. Bu sırada oy kullanmaya gelen çok sayıda üye uzun kuyruklar oluşturdu. Bu sırada güvenlik görevlileri ile üyeler arasında sözlü tartışmalar yaşandı. Bu olayların yaşanmasından sonra Divan Başkanı Mehmet Atalay, polis ekiplerini ve başkan adaylarını yanına çağırarak seçimlerin sağlıksız bir ortamda yapıldığı gerekçesi ile ileri bir tarihe erteledi.