Ana Sayfa Blog Sayfa 608

Gazeteci Güleş’e 1 yıl 9 ay hapis cezası

Gazeteci Mehmet Güleş’e yaptığı haber paylaşımları gerekçe gösterilerek 1 yıl 9 ay 25 gün hapis cezası verildi 

Gazeteci Mehmet Güleş’e sanal medyada yaptığı haber paylaşımları nedeniyle “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla verilen 3 yıl 1 bir ay 15 günlük hapis cezasının bozulmasıyla başlanılan yeniden yargılamanın ikinci duruşması görüldü. “Örgüt propagandası” suçuna Yargıtay itiraz yolu açılmasının ardından, Elazığ 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği ve Antep Bölge Adliye Mahkemesi’nin onadığı karar Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi tarafından “orantısız ceza” verilmesi nedeniyle bozuldu. Elazığ 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlanana ve ilki deprem nedeniyle ertelenen davanın ikinci duruşması görüldü. Güleş ve avukatı Resul Temur, Diyarbakır Adliyesi Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi üzerinden bağlandı.

Duruşmada mahkemeye mütalaasını sunan iddia makamı, gazeteci Güleş’in “örgüt propagandası yapmak” suçlamasından cezalandırılmasını istedi.

‘Gazetecilik faaliyeti’

Mütalaaya karşı savunma yapan Güleş, yaptığı paylaşımların o dönem çalıştığı Dicle Haber Ajansı’na ait haber içerikleri olduğunu ifade ederek, bunun gazetecilik faaliyeti olduğunu belirtti. Bundan dolayı cezalandırılma talebinin düşünce ve ifade özgürlüğünün göz ardı edilmesi olduğunu dile getiren Güleş, beraatını talep etti.

‘Haber verme sınırını aşmadı’

Güleş’in avukatı Resul Temur, suçlamaya konu yapılan görsellerin, haber içeriklerinin uzantısı aynı zamanda haberin ayrılmaz bir parçası olduğunu, haberin paylaşılmasıyla bu içeriklerin de otomatik olarak paylaşıma dahil olacağına işaret etti. İddianameye konu paylaşımların çalıştığı ajansa ait haberler olduğunu ve basın özgürlüğünün temel unsurlarından birinin haberi yayma olduğunu ifade eden Temur, şekle tabi olmayan haberi yaymanın bu şekilde cezalandırılmaması gerektiğini belirtti. 7188 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13’üncü Maddesi ile Terörle Mücadele Kanunu’nun 7’nci Maddesi’nde yapılan değişiklikle “Haber sınırını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” ibaresi eklendiğini hatırlatan Temur, müvekkilinin paylaşımlarının haber verme sınırını aşmadığı ifade etti.

Temur, müvekkilinin gazeteci olduğunu ve yargılama konusu haberlerin gazetecilik faaliyeti kapsamında, haber verme amacı ile yapılan faaliyetlerden ibaret olduğu dikkate alındığına müvekkilinin cezalandırılamayacağını dile getirerek, beraatını talep etti.

Mahkeme Güleş’e 1 yıl 9 ay 25 gün hapis cezası verdi.

AMED

#Gazeteci #Güleşe #yıl #hapis #cezası

Nisêbin’de işkence soruşturmasında takipsizlik: Savcı ‘Polisleri tespit edemedim’ dedi

Nisêbin’de gözaltına alınan yurttaşın darp edilmesine ilişkin yürütülen soruşturmada savcı çekilen görüntüdeki polislerin tespit edilemediği iddiasıyla takipsizlik kararı verdi

Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde 21 Mart 2022’deki Newroz kutlamasının ardından kitle dağılırken gözaltına alınan gençler darp edilmişti. Cep telefonuyla çekilen görüntünün ortaya çıkmasıyla darp edilen gençlerden Nurullah S. ve ailesi polisler hakkında Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı’na avukatı aracılığıyla suç duyurunda bulundu.

6 polis hakkında, “Görevi Kötüye Kullanma, Basit Yaralama” suçlamasıyla açılan soruşturmada savcılık, polisler “teşhis edilemediği” gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.

Görüntülere yansıdı

Soruşturmada, mevcut kamera görüntülerine yer verilerek, “Anlaşılacağı üzere bir polis memurunun ayağıyla tekme atmak suretiyle müştekinin kafasının sol kısmına ve omzuna, yumruk atmak suretiyle müştekinin darp edildiği ve ayrıca müştekiye yönelik ‘sinkaflı küfür, başıma terörist mi oldunuz lan, başını köpek gibi aşağıya eğeceksin, seni öldürürüm, seni döverim, sinkaflı küfür’ şeklinde tehdit ve hakarette bulunduğu…” denildi.

Rapor alındı

Hastaneden darp raporu alan Nurullah S.’nin vücudundaki sıyrıkların giderilebilir şekilde yaralandığı belirtildi. Soruşturmada, şüphelilerin alınan ifadelerinde, üzerlerine atılı suçlamaları inkar ettikleri ve şahsa yönelik herhangi bir hakaret ve darp uygulamadıkları iddiasına da yer verildi.

Polisler tespit edilememiş

Görüntüdeki zırhlı araç ve polislerin tespiti için uzmanlık raporları talep eden savcılık, takipsizlik kararını da yine bu rapor ve incelemelerine dayandırması dikkat çekti. Takipsizlik kararında, Mardin İl Jandarma Komutanlığı’nın uzmanlık raporuyla, videonun tek açı, görüntü kalitesi ve çözümlemenin düşük olduğu, aracın koyu renkte olması ve videoda gürültüler (bozulmalar) olması nedeniyle zırhlı aracın plaka ve kodunun tespit edilemediği iddia edildi. Savcı,  kamera görüntülerinin yapılan incelemesinde olayda bulunan 6 polisin numaralandırıldığı ve eylemi gerçekleştiren şahsın 4 numaralı şahıs olduğu, ancak kim olduğuna dair görüntü kalitesinin kötü ve iyi olmaması sebebiyle Nusaybin İlçe Jandarma Komutanlığı ve Nusaybin İlçe Emniyet Müdürlüğünün ayrı ayrı yapılan araştırmasında, tespitin mümkün olmadığına dair tutanakların tanzim edildiği ileri sürüldü.

Takipsizlik kararı verildi

Takipsizlik kararında, “Bu nedenlerle şüphelilerin olay sırasında görevli olması dışında ve bu hususun kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturmayacağı, olay sırasında her ne kadar da kelepçeyi takan polis memurunun Çağatay Ö. olduğu tespit edilmiş ise de eylemi gerçekleştiren şahsın ayakta duran ve 4 numara olan şahıs olduğu, şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediklerine dair kamu davasını açmaya yeterli şüphe oluşturacak herhangi bir delil, kanıt veya emarenin elde edilemediği anlaşılmakla kovuşturmaya yer yok” denildi.

MÊRDÎN

#Nisêbinde #işkence #soruşturmasında #takipsizlik #Savcı #Polisleri #tespit #edemedim #dedi

Wan Gölü’nde flamingo şöleni başladı

Binlerce flamingo, en önemli yaşam alanlarından biri olan Begîr ilçesinin göl kıyılarında konaklamaya başladı

Wan Gölü Havzası’ndaki sulak alanları yaz aylarında mesken tutan binlerce flamingo, en önemli yaşam alanlarından biri olan Begîr (Muradiye) ilçesinin göl kıyılarında konaklamaya başladı. Yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan Wan Gölü Havzası, flamingolar için de önemli konaklama yerlerinin başında geliyor.

453 tür kuş konaklıyor

Türkiye’deki 453 kuş türünden yarısına yakınının konaklama ve üreme alanı olan İpekyolu ilçesindeki Erçek Gölü ve göl havzasındaki diğer sulak alanlar, her yıl flamingoların gelişiyle birlikte renkleniyor. Kasım ayına kadar Van Gölü havzasında konaklayacak olan flamingolar, havaların soğumasıyla birlikte Afrika’ya göç edecek, ardından da yine Hazar ve Urmiye bölgesine dönecek.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Wan #Gölünde #flamingo #şöleni #başladı

Gazeteci Şahinli’ye kelepçeli muane dayatması

Tutuklu Ceylan Şahinli’nin hastane gidişlerinde yaşadığı hak ihlallerini mektup aracılığıyla aktararak, doktorun kendisini görmek yerine gardiyan aracılığıyla sağlığıyla ilgili soru sorduğunu belirtti

Geçtiğimiz Ekim ayında işkence ile gözaltına alınıp tutuklanan gazeteciler arasında olan ve Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Ceylan Şahinli, sağlık sorunları sebebiyle gittiği cezaevi kampüsünde bulunan hastanede ve Etlik Şehir Hastanesi’nde yaşadığı ihlalleri mektup aracılığıyla anlattı.

Hak ihlallerini yazdı

Şahinli, mektubunda hekim tarafından uygulanan hak ihlaline ilişkin Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) başvuruda bulunduğunu belirterek, sürekli takip edilmesi gereken Hepatit B hastalığı olduğuna dikkat çekerek gidiş gelişlerinin işkenceye dönüştüğünü vurguladı.

Kelepçe dayatması

Cezaevi Kampüsü’nde bulunan hastanede enfeksiyon hastalıkları bölümünde 2 kez muayene olduğunu, bu muayeneler esnasında da doktorun kelepçeli muayene dayatmasına maruz bırakıldığının altını çizen Şahinli, “Israrla talep etmeme rağmen kelepçemin çıkarılmaması, söz konusu muayeneler sırasında tedavimin aksamasına neden oldu” dedi.

Etik dışı davranış

Söz konusu kelepçeli muayeneye ilişkin Sincan Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Sağlık Bakanlığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu söyleyen Şahinli, “Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığım suç duyurusuna yanıt veren Sincan Kaymakamlığı İlçe Hukuk işleri Şefliği ise kelepçeli muayenenin yapıldığını kabul etmiş ancak tedavinin hala sürüyor olması sebebiyle yapılan uygulamanın ‘etik dışı ve art niyetli olmadığına’ karar vermiş” ifadelerini kullandı.

Ayaküstü sorular soruldu

Yetkili mercilerin uygulanan onur kırıcı uygulamaları sahiplenmesinin ve cezasızlık politikasının görevlilere cesaret verdiğine dikkat çeken Şahinli, mektubunda şunlara değindi: “Karaciğer biyopsisi için enfeksiyon hastalıkları bölümüne gittim. Beni odaya alan hekim tarafından kelepçeli muayene dayatmasına maruz bırakıldı. Beni odaya alan doktor ile birlikte 2 gardiyan ve 1 jandarma ile hasta mahremiyetinin alt üst edildiği odada daha ilk anda kelepçemin çıkarılmasını talep ettim. Doktorun ‘Zaten seni muayene etmeyeceğim’ demesine karşın ayaküstü sorular sordu. Ben kendimi böyle rahat ifade edemediğimi belirterek yeniden kelepçemin çıkarılmasını talep ettim. Bunun üzerine bir hekimin hastasıyla bağ kurmasını beklediğim anda karşımda kaşlarını çatarak zaten gergin olan ortamı daha da gerecek tavırlar sergileyen bir insan ile karşılaştım.”

Doktor talimat verdi

Jandarmanın kelepçe anahtarını çıkarmak için elini cebine attığına ancak hekimin tavrından faydalanarak elini cebinden boş bir şekilde çıkardığını anlatan Şahinli, alaya ala alındığını ifade etti. Şahinli’nin mektubunda hekimin bazı sorular sorarak bilgisayara not aldığını, ardından kan alma birimine yönlendirdiğini aktararak şunlara yer verdi: “Kan alma işleminden sonra götürüldüğüm nezarethanede 1 saat sonra yanıma gelen gardiyan ‘Kan sulandırıcı kullanıyor musun?’ sorusunu yöneltti. Muhtemelen soruyu sorması için ona söz konusu doktor talimat verdi. Muayenemde bana sorulması gereken soruyu dahi tenezzül edip soramayan doktor, gardiyan aracılığıyla bana ulaşmaya çalışıyor.”

Şahinli, tedavi hakkını ihlal eden hekim hakkında Sincan Batı Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sağlık Bakanlığı’na suç duyurusunda bulunurken, TTB ve İHD’ye de başvuru yaptı.

ANKARA

#Gazeteci #Şahinliye #kelepçeli #muane #dayatması

Afganistan’da kız öğrencilerin okulları Taliban tarafından kapattıldı

Kız öğrencilerin 6’cı sınıftan sonra eğitim görmeleri yasaklanan Afganistan’da kız öğrencilerin devam ettiği okullar Taliban tarafından kapatıldı

Afganistan’da Taliban’ın Ağustos 2021’de yönetimi ele geçirmesi sonrasında özellikle kadınları hedef alan yasak ve kısıtlamalara her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Taliban’ın, ülkenin güneyinde bulunan Kandahar ve Helmand kentlerindeki sivil toplum örgütleri tarafından desteklenen eğitim merkezleri ve enstitülerini ani bir kararla kapattığı bildirildi.

Gerekçe açıklanmadı

Kapatılan eğitim kurumlarında daha çok 6’ncı sınıf üstü kız çocukları eğitim görüyordu. Taliban’a bağlı Eğitim Bakanlığı’ndan konuya dair yapılan açıklamada Helmand ve Kandahar vilayetlerinde söz konusu okullarda bir heyet tarafından yapılan inceleme neticesinde kapatma kararının alındığı ve ilgili merkezlere bildirildiği belirtildi. Söz konusu iki vilayet, Taliban’ın etkisinin en yüksek olduğu yerleşim merkezleri olarak biliniyor. Kapatma kararının gerekçesi ise açıklanmadı.

Eğitim merkezlerinin faaliyetlerinin bir sonraki duyuruya kadar askıya alındığını doğrulayan Eğitim Bakanlığı Sözcüsü Mutavekil Ahmed, ise “Karar halktan gelen şikayetler üzerine alındı” dedi. Ahmad söz konusu şikayetlerle ilgili ayrıntılı bilgi vermedi.

DIŞ HABERLER

#Afganistanda #kız #öğrencilerin #okulları #Taliban #tarafından #kapattıldı

YNK’den KDP’li Mesrur Barzani’ye ‘ihanet yanıtı

KDP’li Mesrur Barzani’ye yanıt veren YNK, “Asıl topraklarını satanlar Türkiye’nin yüzden fazla askeri üs kurmasına izin verenlerdir” dedi.

YNK, Federe Kurdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani’nin 16 Nisan’da Hewlêr’de katıldığı bir iftar yemeğinde, “Bizler ihanete, yolsuzluğa, teröre, sindirmeye, talana ve kendi çıkarları için insanları kullanmaya asla ortak olamayız” açıklamasına yanıt verdi.

Karanlık bir tünele sokuluyor

YNK Hewlêr Merkezi’nin yaptığı yazılı açıklama şöyle: “Asıl topraklarını satanlar Türkiye’nin Hewlêr ve Duhok arasına yüzden fazla askeri üs kurmasına izi veren, yurttaşların şehit düşürülmesine göz yuman ve Kürdistan doğası ile ormanlarının talan edilmesine zemin hazırlayanlardır. 9’uncu kabine başkanının siyaset, ekonomi, diplomasi ile ortak çalışma hakkında yaptığı açıklama ve tutumu Kurdistan Bölgesi’ni karanlık bir tünele sürüklüyor.

Ekonomik sorunlar

Kürdistan Bölgesi’nde yaşananlar, devlet olmanın tüm kriterlerinin ihlalidir. Bunun nedeni ise terör ve yürütülen politikalardır. Bölge yönetimi her zaman Bağdat’ın ayaklarına kapandı, şimdi neyle gurur duyacaksınız? Kürdistan Bölgesi’ni karıştırmak ve siyasi ayrıcalıkları yok etmekten başka elinizde ne kaldı? Uluslararası düzeyde tüm destekleri ortadan kaldırdınız, içeride de birliği bozdunuz ve tüm ilişkileri yok etmeye çalışıyorsunuz. Bu kişiler tüm öğretmen, peşmerge ve polis maaşlarının karşılanacağı gelir kaynaklarını da ekonomik açıdan tehlikeye soktular.”

DIŞ HABERLER

#YNKden #KDPli #Mesrur #Barzaniye #ihanet #yanıtı

CENTCOM öldürülen DAİŞ’linin ismini açıkladı

CENTCOM yaptığı açıklamada, dün öldürülen DAİŞ’li ismin Abdulhadi Mahmud El-Hacı Ali olduğunu açıkladı 

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sözcüsü Joe Buccino daha önce  CNN’e yaptığı açıklamada, ABD Özel Harekat Kuvvetleri’nin Suriye’nin kuzeybatısındaki saldırıda bir DAİŞ komutanını öldürdüğünü açıklamıştı.  CENTCOM, dün sabah yaptığı açıklamada operasyon bilgisini vermiş ancak öldürülen DAİŞ’linin adını açıklamamıştı.

Bugün yapılan açıklamada öldürülen DAİŞ’in üst düzey yöneticinin Abdulhadi Mahmud El-Hacı Ali olduğu açıkladı. Sanal medya hesabından dün akşam açıklama yapan CENTCOM, “Bugün sabah saatlerinde, ABD Merkez Kuvvetlere bağlı güçler, Orta Doğu ve Avrupa’da terör saldırıları planlamakla sorumlu olan IŞİD yöneticisi ve operasyon planlayıcısı olan Abdulhadi Mahmud El-Hacı Ali’yi öldürdü” ifadelerini kullandı.

ABD güçlerince helikopter baskınıyla bir operasyon gerçekleştirildiğinin belirtildiği açıklamada, bu saldırının “IŞİD’in yabancı ülke yetkililerini kaçırma komplolarına ilişkin elde edilen istihbaratın değerlendirmesinin ardından” yapıldığı belirtildi.

DIŞ HABERLER

#CENTCOM #öldürülen #DAİŞlinin #ismini #açıkladı

İran’daki eylemcilerden ‘alanlardan ayrılmayın’ çağrısı

İran ve Rojhilat kentlerinde dün akşam sokağa çıkan eylemciler, ‘özgürlüğü kazanana kadar mücadele alanlarından ayrılmayın’ çağrısında bulundu

İran ve Rojhilat’ta devam eden halk ayaklanması 8’inci ayında devam ediyor. Dün gece de farklı şehirlerde eylemler yapıldı. Yayınlanan görüntülere göre Kerman, Tahran, Sarî, Gîlan, Dehloran, Karaj ve daha birçok kentte eylemciler sokaklardaydı.

Amaçlarının mevcut rejimi yıkmak olduğunu belirten eylemciler, hükümete ait bayrakları ve Hamaney, Humeynî ile Qasim Silemanî’nin resimlerini yaktı.

Kadınlar sokaklarda

Öte yandan duvar yazılmaları yapılırken, dağıtılan broşürlerde rejime karşı daha geniş gösteriler yapılmasını isteyen eylemciler, halka özgürlüğü kazanana kadar mücadele alanlarından ayrılmama çağrısında bulundu. Bazı kadınlar da en sevdikleri kıyafetleriyle sokağa çıkarak Elî Hamaney ve Ehmed Riza Radan’ın tehdit dolu sözlerine tepki gösterdi.

HABER MERKEZİ

#İrandaki #eylemcilerden #alanlardan #ayrılmayın #çağrısı

Beştaş bir süre daha hastanede kalacak

Seçim çalışmaları sırasında Trafik kazası geçiren HDP’li Beştaş’ın tedavisi hastanede devem edecek

Seçim çalışmaları için gittiği Erzurum’da 13 Nisan’da trafik kazası geçiren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş’ın bir süre daha hastanede tedavi göreceği öğrenildi.

Beştaş, seçim çalışmaları kapsamında gittiği Erzurum’da 13 Nisan akşamı trafik kazası geçirmişti. Kazada Beştaş ve şoförü dahil üç kişi yaralanmış, yaralılar hastaneye kaldırılarak tedaviye alınmıştı.

Sanal medya hesabı Twitter üzerinden sağlık durumuna dair bilgi veren HDP’li Beştaş, “Geçirdiğim trafik kazası nedeniyle tedavime bir süre daha hastanede devam edilecek” ifadesini kullandı.

ANKARA

#Beştaş #bir #süre #daha #hastanede #kalacak

Görür’ü vuran asker için heyet üyesi ‘kasıt’ yok dedi!

Erhan Görür’ü  katleden Üsteğmen  Erhan Erkoç’a  6 yıl 8 ay hapis ceza verilirken, mahkeme heyetinden bir üye ise sanığın ‘olası kast ile öldürmek’ suçundan yargılanması gerektiğine dair muhalefet şerhi koydu

Wan’ın Elbak (Başkale) ilçesine bağlı Qaşqol Mahallesi’nde 14 Haziran 2020 ‘de asker kurşunuyla hayatını kaybeden 20 yaşındaki Erhan Görür’ün katledilmesine dair  yargılanan Üsteğmen Yasin Erkoç hakkında “taksirle öldürmek” suçlamasıyla açılan davanın karar duruşması Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

 

Duruşmaya Görür’ün ailesi avukatları Ebru Demirtepe ve Cüneyt Ergün, Wan Baro Başkanı Sinan Özaraz, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Amed Barosu üyeleri katıldı. Sanık duruşmaya katılmadı. Amed Barosu, davaya katılma talebinde bulundu. Mahkeme, Amed Barosu’ndan avukat Azad Pamuk’un katılma talebini “suçtan doğrudan zarar görmediği” gerekçesiyle reddetti. İddia makamı, sanık asker Erkoç’un “taksirle öldürmek” gerekçesi ile cezalandırılması ancak, suçun “meşru müdafaa” kapsamında değerlendirmesini ve bu nedenle “ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm” kurulmasını istedi.

‘Etkili soruşturma gerçekleşmedi’

Görür’ün ailesi avukatı Ebru Demirtepe de, mütalaayı kabul etmediklerini söyledi. Sanık asker Erkoç’un çelişkili beyanları, olay yeri incelemenin halen yapılmaması, tanık askerlerin halen kendileri tarafından dillenmediği şeklinde birçok eksikliğin olduğuna dikkati çeken Demirtepe, dosyanın karar verebilecek aşamada olmadığını kaydetti. Demirtepe, dosyada etkili soruşturmanın gerçekleşmediğini vurgulayarak, “Sanık kaçakçılık ihbarı üzerine bölgeye gitmesine karşı ölçüsüz bir müdahale ile ateş etmiş ve Görür hayatını kaybetmiştir. Burada bir meşru müdafaa durumu da söz konusu değildir” dedi. Demirtepe, sanık asker Erkoç’un “kasten öldürme” ve “alt sınırdan uzaklaştırılarak” cezalandırılmasını talep etti.

 ‘Silahla saldırı olmadıkça ateş edemezsiniz’

Wan Barosu Başkanı Sinan Özaraz da, yetki belgesi ile savunma gerçekleştirdi. Özaraz, katılma taleplerinin reddedilmesinin kanuna aykırı olduğunu söyleyerek, etkin soruşturma yapılmadığına işaret ederek, delillerin toplanması gerektiğini söyledi.  Özaraz, kaçakçılık kanunu hatırlatarak, “Kanunda, ‘silahla saldırı olmadıkça ateş edemezsiniz’ deniliyor. Sanık asker olay yerine ihbar üzerine gidiyor ancak kişilere ateş ediyor. Burada bir saldırı olmamasına rağmen ateş etme eylemi gerçekleşiyor. Dolayısıyla burada bir ‘kast’ durumu vardır. Aynı şekilde sanık askerin ‘4 el ateş ettim’ demesi ve Görür’ün vücudunda 5 ayrı atış izi bulunması ‘kast’tır. Bu nedenle sanık Erkoç’un ‘kasten öldürmek’ suçlaması ile yargılanması gerekmektedir” dedi.

 6 yıl 8 ay hapis cezası

Mahkeme, kısa bir aranın ardından, sanık Erkoç’a “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla 6 yıl 8 ay hapis ceza verildiğini açıkladı. Karar oy çokluğuyla alındı. Mahkeme heyetinden bir üye ise sanık Erkoç’un “olası kast ile öldürmek” suçundan yargılanması gerektiğine dair muhalefet şerhi koydu.

WAN

#Görürüvuran #asker #için #heyet #üyesi #kasıt #yok #dedi