Ana Sayfa Blog Sayfa 6096

Êzidî kadınlardan yeni hamle

Şengal’in merkezinden çeteleri çıkaran YBŞ-YJŞ, Şengal’in işgal altındaki köylerine dönük kurtarma operasyonu başlattı. Operasyon kapsamında Şengal’in güneyindeki Xeyale, Sikaniye köylerinde şiddetli çatışmalar yaşandı

Koalisyon güçleri ile Irak ittifakının başlattığı Musul harekatı sürerken, Şengalli Êzidîlerin ve bölge halklarının olduşturduğu YBŞ-YJŞ güçleri ise Şengal köylerini özgürleştirmek, rehin kadınları kurtarmak amacıyla operasyon başlattı. Açıklamada “Hala çetelerin elinde binlerce insanımız var. Musul pazarlarında satılan kadınları, yakılarak öldürülen Êzidî kızlarımızı unutmadık. Hesap soracağız, intikam alacağız diyoruz” denildi.

Musul’un batısındaki Şengal merkezini özgürleştiren Yekîneyên Berxwedana Şingal (YBŞ) ve Yekîneyên Jinên Şengale (YJŞ), 12 Kasım sabaha karşı kalan köyleri de kurtarmak için harekat başlattı. YJŞ yaptığı basın açıklamasıyla operasyonu duyurdu. Operasyona, Êzidî Kadınları İntikam Hamlesi adı verildi. YBŞ-YJŞ’nin çetelere yönelik başlattığı operasyon kapsamında Şengal’in güneyindeki Xeyale ve Sikaniye köylerinde şiddetli çatışmalar yaşandı. RojNews muhabirinin bölgeden aktardığına göre; YBŞ-YJŞ, her iki köyün çevresindeki tepeleri kontrol altına aldı, çatışmalar köy içine kaydı.

Operasyonu basın açıklamasıyla duyuran YJŞ Askeri Meclis üyesi Viyan Şengal, hamlenin çetelerin elinde bulunan esir Êzidî kadınları kurtarmak için başlatıldığını söyledi. Viyan Şengal şunları kaydetti: “Vahşi DAİŞ çetelerinin Şengal’de gerçekleştirdikleri fermanın üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçti. Yaşadığımız ferman bu çağın en acımasız ve en ağır katliamlarından biriydi. 3 Ağustos’ta analarımız, babalarımız, kardeşlerimiz, çocuklarımız katledildi. Binlerce kadın ve çocuk kaçırıldı, köle pazarlarında satıldı. Kadınlar tecavüze uğradı. Teslimiyeti kabul etmeyenler vahşice katledildi, dünyanın gözü önünde yakıldı. Köylerimiz, şehirlerimiz talan edildi, yıkıldı. İnsanlarımız kutsal topraklarından koparılıp mülteci hale getirildi. Bizler acısını asla unutamayacağımız korkunç bir katliam yaşadık.”

KDP Pêşmergeleri kaçmıştı

Musul ve Şengal’de katliam yaşandığında bırakıp kaçan Irak ordusu ve KDP Pêşmergelerine işaret eden YJŞ komutanı, “Bu korkunç katliam yaşanırken bizi bırakıp kaçanlar, seyirci kalanlar oldu” dedi. Viyan Şengal şöyle devam etti: “Bizler 3 Ağustos 2014’ten bu yana öfkemizi büyüterek, kendimizi örgütleyerek, intikam almak için savaşıyoruz. Êzidxan’ın özgür kızları olarak Şengal’in özgürleşmesinde, çetelerin topraklarımızdan temizlenmesi için başlatılan tüm hamlelerde yer aldık. Bu süre içinde YPG/YPJ güçlerinin kurtardığı alanlarda ve YBŞ/YJŞ olarak DAİŞ’le mücadelemiz sayesinde yüzlerce kadın ve çocuk çetelerin elinden kurtarılarak yakınlarına kavuşturuldu. Ancak hala çetelerin elinde binlerce insanımız var. Biliyoruz ki, DAİŞ’in elinde esir olan insanlarımız her gün onları kurtarmamızı bekliyorlar. Bizler de intikam almadan, çetelerin elinde köleleştirilen kadınlarımızı kurtarmadan durmayacağız. YJŞ olarak ‘biz kadınlar kimsenin kölesi, bu savaşların ve katliamların mağdurları olmayacağız’ diyoruz. DAİŞ’ten hesap soracağız, intikam alacağız diyoruz. Bu yüzden DAİŞ çetelerinin işgal ettiği köylerimizi ve esirlerimizi kurtarmak bizim en temel görevimizdir. Bu amaçla Ezidi kadınlarının intikam hamlesini başlatıyoruz.”

ŞENGAL / RojNews

Tarih, Rakka’da savaşan kadınları yazacak

QSD Komutanı Rojda Felat, “Fırat’ın Gazabı” hamlesinde kadın savaşçıların yer almasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Felat, Rakka’da IŞİD zulmünü sona erdirmek ve kadına atfedilen kölelik olgusunu sonlandırmak için tarihi bir hamleye başladıklarını kaydetti. Hamlede 50 YPJ komutanının yer aldığını belirten Felat, bu komuta yapısı dışında çok sayıda Arap YPJ savaşçısının da bulunduğunu kaydetti.

YPJ’nin hamledeki varlığının tüm dünya kadınlarını temsili olarak vücut bulduğunu belirten Felat, tarihin tecavüze, pazarlarda satılmaya, katledilmeye karşı mücadele eden kadınları yazacağının altını çizdi. Felat, YPJ saflarındaki Arap savaşçıların toplumsal dönüşüm adına önemli bir sorumluluk yüklendiklerini belirtti.

Medya Henan / Rakka

OHAL’de kadınlar: Yaşamak istiyoruz!

Sosyalist Kadın Meclisleri’nin (SKM), tecavüz edildikten sonra katledilen Özgecan Aslan’ın şahsında her ayın 11’inde kadına yönelik şiddete dikkat çekmek amacıyla yaptığı “Yaşamak istiyoruz” eyleminde kadınlara 25 Kasım’da sokaklara çıkma çağrısı yaptı.

SKM üyelerinin Kadıköy Khalkedon Meydanı’nda düzenlediği eylemde konuşan SKM İstanbul İl Sözcüsü Pınar Türk, HDP’li kadın vekillerin ve kadın siyasetçilerin tutuklandıklarını hatırlattı. Türk, “Biz kadınlar irademize sahip çıkıyoruz. Hukuksuzca gözaltına alınan ve tutuklanan kadın vekillerimize sahip çıkıyor, derhal serbest bırakılmalarını istiyoruz” dedi.

Açıklamanın ardından 20 dakika oturma ve ses çıkarma eylemi yapıldı.

İzmir’de polis, ESP Bayraklı ilçe binasını ablukaya alarak, kadınların açıklama yapmasını engellemeye çalıştı. Abluka ile kadınların binaya girişinin engellenmesi üzerine, bina içinde basın toplantısı yapıldı.

Samsun’da OHAL gerekçesiyle eylemlerin yasaklanması üzerine SKM üyeleri, “Yaşamak İstiyoruz” şiarlarını bildiri dağıttı. HABER MERKEZİ / ETHA

Gerger istismarına ‘Ensar gizliliği’

Çocukların yaşaması için mücadele eden dernekleri kapatan AKP, Semsûr’un (Adıyaman) Gerger ilçesinde onlarca çocuğa cinsel istismarda bulunan hademeyi ise Ensar Vakfı skandalında olduğu gibi korumaya aldı. Gerger İmam Hatip Lisesi’nde önce “30 öğrenci” ardından da sayıları 76 ile ifade edilen öğrencilere dönük cinsel istismar skandalı, Karaman’da Ensar Vakfı’na bağlı bazı evler ve yurtlarda yaşanan cinsel istismar skandalı ile oldukça benzer. Gazeteport’ta yer alan habere göre iki olayın benzerlikleri yerel bir sitenin haberi yapması ile başlıyor. Haberi yapan Fırat Gerger haber sitesinin editörü Özgür Boğatekin’in evi gece polislerce basılıp haberi silmesi istendi. Baskı nedeniyle haberi silen Boğatekin, gece yarısı haberi tekrar girdi. Ancak ilk haberi duyuran Gerger Fırat haber sitesi önceki gün sansürlendi. Siteye girmeye çalışanlar, “Ulaşmaya çalıştığınız internet sitesi Adıyaman Gerger Sulh Ceza Mahkemesi’nin 11.11.2016 tarihli 2016/113 D. İş ve / sayılı kararı ile erişime engellenmiştir” yazısıyla karşılaşıyor.

Okul hademesi M.S.G., 4 yıl önce Gerger İmam Hatip Lisesi’nde göreve başladı. M.S.G.’nin yıllardır sürdürdüğü cinsel istismar, ekim ayında bir öğretmenin, M.S.G.’yi cinsel istismarda bulunurken yakalamasıyla ortaya çıktı. Ancak istismar nedeniyle öğretmenin şikayette bulunmasının ardından M.S.G. değil, öğretmen açığa alındı. M.S.G., ise temmuz ayından bu yana üç kere ataması yapılarak, tekrar aynı okula döndü. SEMSÛR

Tutuklu eşbaşkanlar Demirtaş, Yüksekdağ ve Tuncel’den mesaj

HDP eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, HDK Genel Kurulu’na gönderdikleri mesajda, ‘Bu zorlu günleri hep birlikte 24 saat çalışarak, örgütlenerek ve direnerek atlatacağız’ dedi.

Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK), Ankara’da toplanan 7. Genel Kurulu’na tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eşbaşkanlarının gönderdiği mesajlar damgasını vurdu. Konuşmaların ardından ilk olarak DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel’in cezaevinden gönderdiği mesaj divan tarafından okundu.

Tuncel’in mesajı şöyle:

“Zahmetli ancak önemli tarihsel olanakların açığa çıktığı bir dönemde genel kurulumuzu gerçekleştiriyoruz. Böylesi bir süreçte aranızda olmayı çok istememe rağmen bildiğiniz nedenlerden Genel Kurul’a katılamıyorum. HDK’nin yeniden örgütlenmesi açıksından çok önemli olan bu Genel Kurul’un büyük bir kararlaşma, moral ve coşkuyla başarıya ulaşacağına ilan inancımla Genel Kurul delegasyonunu selamlıyorum. Demokrasi ve özgürlüklerin ortadan kaldırıldığı, düşünce, ifade ve özgürlüğün sadece iktidardakilerin kullanabildikleri, tüm toplumsal muhalefetin bastırıldığı, basın özgürlüğünün ortadan kaldırıldığı, demokratik siyasetin rehin alındığı OHAL uygulamaları ile Türkiye’nin açık bir cezaevine dönüştürüldüğü, KHK’lerle parlamenter sistemin ortadan kaldırıldığı bir dönemde yapılan Genel Kurul tüm bu hukuksuzluklara karşı güçlü bir mücadele kararlığı ortaya çıkaracaktır.

‘Birleşik mücadele faşizm karşısında güçlü bir meşale’

Türkiye ve Kürdistan halklarının geleceği, demokrasi ve özgürlüklerin inşası konusunda çok önemli görev ve sorumlulukların bizi beklediği bir dönemdeyiz. HDK’nin Genel Kurulu’nun tüm bu görev ve sorumluluklara göre, güçlü tartışmalar ve sonuçlar çıkaracağına eminim. Demokrasi ve özgürlük güçlerinin birleşik mücadelesi, bizi karanlığa gömmek isteyen faşizm uygulamaları karşısında güçlü bir meşale olarak yanmaya devam edecektir. HDK’nin temel mücadele alanları olan demokrasi, kadın özgürlüğü, inançların eşitliği ve özgürlüğü, ekolojik özgürlük, işçi ve emekçilerin hak ve özgürlüklerin mücadelesi ve tabi ki Kürt sorunun eşitlik ve özgürlük temelinde çözümü ve barış konularında kongre delegasyonunun çok güçlü tartışmalar yürüteceği ve çözüm odaklı kararlaşmalar sağlayacağına inanıyorum.

‘Yeni yaşamı inşa edeceğiz’

İnsanların umutsuzluğa itildiği, güzel bir gelecekten beklentilerinin devletin zor politikalarıyla umutsuzluğa düşürülmeye çalışıldığı, HDK’nin başarısı olan 6 milyon oy almış HDP eşbaşkanları ve milletvekillerinin alınarak, ‘yeni bir yaşam’ umudunun sönümlendirilmeye çalışıldığı açıktır. Ancak biliyoruz ki onlar asla başaramayacaklar. Yeni yaşamı birlikte daha da büyüterek kuracağız. Halklarımız, halklara doğru öncülük edenler hep birlikte inşa edeceğiz. Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir siyaseti birlikte kuracağımıza olan inancımla seçilecek daimi meclis ve eş sözcüleri kutluyorum.”

Demirtaş’ın gönderdiği mesaj ise şöyle:

“Öncelikle Genel Kurulumuzu selamlıyor, bütün arkadaşlara sevgilerimi iletiyorum. Duygularımızla, coşkumuzla direnişe olan inancımız ve zafere olan bağlılığımızla aranızdayız. Dört duvarlar hiçbir zaman şahsımızda sadece bunu başaramayacaklar. Bu zorlu günleri hep birlikte 24 saat çalışarak, örgütlenerek ve direnerek atlatacağız.

HDK’nin tarihsel rolünü oynayacağı, bir hamleyi yapacağımızdan kuşkum yoktur.

Kongresinin büyük bir moral ve heyecanla tamamlanmasını diliyorum. Genç ve kadın arkadaşlar başta olmak üzere HDK’nin bütün kadrolarına yürekten selamlarımı iletiyorum. Şu ana kadar görev yapmış eşsözcüler başta olmak üzere bütün yönetim kademelerine teşekkür ediyoruz. Görev alacak yeni arkadaşlara başarı ve dayanışma dileklerimi iletiyorum. Zafer direnenlerin olacak. Biji berxwedana gelan.”

Yüksekdağ da mesajında şunları aktardı:

“En başta kadın iradesini ve direnişini selamlıyorum. Saray’ın yeni Türkiye dediğinin ne olduğunu belli yeni bir diktatörlük. Ama bunun için önce kadınların iradesini ve direnişini kırmaları gerekiyor. Bunu çok iyi biliyorlar. Biz kadınlar buna izin vermeyeceğiz. Kadın yeni yaşamın gücü ve inşası demek. Ve biz bu gücü her yerde, sokakta, dağda, fabrikada, hapishanede, mecliste yaratıyoruz ve yaratmaya devam edeceğiz. Kadınca direnirken, kadınca gülüşümüzden vazgeçmeyeceğiz. Kadınlar kazanacak.”

Kaynak: ANF

Alman vekillerden ‘koruma’

Alman Meclisi’nde grubu bulunan partilerden 60 milletvekili, HDP Eşbaşkan ve milletvekillerinin tutuklanmasına karşın harekete geçerek önemli bir program başlattı. Alman Meclisi Sosyal Demokrat Parti (SPD) Grubu İnsan Hakları Sözcüsü Frank Schwabe tarafından canlandırılan “Parlamenterlerden Parlamenterlere Koruma” adlı programda ilk etapta 60 Alman milletvekili, HDP’li 37 vekilin “vasiliğini” üstleniyor. Bu girişimde yer alan Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen, Deutsche Welle’ye yaptığı açıklamada bu programla “TBMM’de takibata uğrayan Türk meslektaşlarıyla dayanışma içinde olduklarına dair somut bir mesaj vermek istediklerini” söyledi. Daha önce “vasilik” programına katılan Yeşiller Partisi Milletvekili Tom Koenigs, örneğin tutukluların ziyaret edilmesiyle hapishane koşullarında iyileşme gözlemlendiğini belirtti. Koenigs, HDP’li milletvekili Ali Atalan’ın vasiliğini üstlendi.

Program genişleyebilir

Sosyal Demokrat Partili Frank Schwabe tarafından yayınlanan basın açıklamasında, 13 yıl önce başlatılan programın ilk kez bu kadar geniş kapsamlı uygulamaya alındığı belirtildi. Açıklamada, Türkiye’deki durumda “muhalefetin tamamının ya tutuklanma tehlikesi ya da bir şekilde çalışmalarının engellenmesi ile karşı karşıya olduğuna” dikkat çekildi. Programa daha fazla milletvekilinin de katılabileceği tahmin ediliyor.

Zana için başlatılmıştı

Program, 2003 yılında Leyla Zana’nın serbest bırakılması için başlatılan imza kampanyasının ardından oluşturuldu. Program kapsamında dünyanın farklı ülkelerinden şimdiye kadar 115 milletvekili, insan hakları savunucusu ve gazetecinin “vasiliği” üstlenildi.

Cizîrê Kantonun’dan AB ve BM’ye çağrı

Cizîrê Kantonu Toplumsal Adalet Meclisi, AKP’nin insan haklarını ve uluslararası yasaları çiğnediğini belirterek, Avrupa Birliği ve İnsan Hakları Kurumları’nın milletvekilleri tutuklamalarından sorumlu olduğunu ifade etti. HDP’lilere yönelik tutuklama furyası ve Kürt ve sosyalist dernekleri kapattığı için AKP’ye tepki gösteren Adalet Meclisi, HDP’ye saldırılarıları yetmezmiş gibi “Fırat Kalkanı” adı altında Suriye topraklarının da işgal edildiğine dikkat çekti. Cizîrê Kantonu Yasama meclisi olarak HDP’ye yönelik tutuklamaları kınadıkları belirtilen açıklamada, BM İnsan Hakları Meclisine Türk devletinin işlediği savaş suçlarını durdurması için baskı yapmaya çağırdı. Açıklamada, Avrupa Birliği ve Uluslararası İnsan Hakları kuruluşlarının AKP’nin siyasi soykırım operasyonlarına ortak olduğuna da dikkat çekildi.

HABER MERKEZİ

MHP’de ‘başkanlık’ krizi Bahçeli’yi çark etti

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı görüşmenin ardından Başbakan Binali Yıldırım’ın “MHP ile birlikte anayasayı değiştirip başkanlığı getireceğiz” açıklamasına MHP’den tepkilere yol açtı. AKP’nin teklifine “evet” demediklerini iddia eden Bahçeli, önce teklifi görmeleri gerektiğini ileri sürdü. AKP’yle pazarlık masasına oturan Bahçeli, il başkanlarına “Parlamenter sistemden yanayız” diyerek çark etti. Devlet Bahçeli, parlamenter sistemin revize edilmesi gerektiğini savundu.

‘Başkanlık’ bölüyor

AKP’nin ‘Türk tipi Başkanlık’ rejimine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin destek vermesi MHP’den rahatsızlık uyandırdı. MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Başbakan’ın “MHP ile anlaştık, başkanlığı getireceğiz” yönündeki açıklamasıyla ilgili olarak, “Biz, 5 vekil başkanlığa karşı olduğumuzu açıklamıştık. Parlamenter sistemin Türkiye için en uygun yönetim olduğunu düşünüyoruz. Aksi yönetimler sonuçta Türkiye’yi kesinlikle bölünmeye götürür” dedi.

5 vekil itiraz etti

Sosyal medyadaki hesabından tepki gösteren MHP’li Halaçoğlu, “Parlamenter sistemde her istediği yasayı çıkaranlar ülkeyi neden iyi yönetemediler? Dolayısıyla suç parlamenter sistemde mi yoksa hep aldatıldıklarını söyleyenlerde mi?” diyerek başkanlık sistemini kabul etmediğini bir kez daha açıkladı. MHP Milletvekilleri Ümit Özdağ, Nuri Okutan, Yusuf Halaçoğlu, Seyfettin Yılmaz ve İsmail Ok ise Meclis’te 24 Ekim’de düzenledikleri basın toplantısında başkanlık sistemine ilişkin Anayasa teklifine gelmesi halinde ‘hayır’ oyu kullanacaklarını açıklamışlardı.

ANKARA

‘Rejimi bir kişi belirleyemez’

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin hukuk ve seçim işleri genel başkan yardımcılığı tarafından düzenlenen, Anayasa Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada “Bugün deniyor ki bir anayasa değişikliği yapalım. Arkasından cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra ‘Sistemi değiştirelim, parlamenter demokratik sistemden vazgeçelim, yerine başkanlık sistemi getirelim’. Bir ülkenin rejimini bir kişi belirleyemez” dedi. “Yenikapı Mitingi’nde” AKP ve MHP ile ülkeyi uçuruma sürükleyen blokta yer alan CHP’li Kılıçdaroğlu, başkanlık sisteminin ülkeyi uçuruma sürükleyeceğine dikkat çekti. Olağanüstü Hal uygulamasının olduğu bir dönemde, anayasa değişikliğinin sağlıklı olarak yapılıp yapılmayacağına ilişkin değerlendirmede bulunan Kılıçdaroğlu, “Anayasalar bir partinin mutfağında hazırlanmaz” dedi. ANKARA

HDP’li Yıldırım’dan Mêrdînlilere mesaj

HDP eşbaşkanları ve milletvekillerine yönelik olarak 4 Kasım’da gerçekleşen siyasi soykırım operasyonları sonucu tutuklanan HDP Mêrdîn Milletvekili Gülser Yıldırım mesaj gönderdi. Eşi Kamuran Yıldırım, tarafından tutuklu bulunduğu Kandıra F-1 Cezaevi’nde ziyaret edilen Yıldırım, eşi aracılığıyla gönderdiği mesajında saray darbesine karşı direneceklerini belirterek, halka direniş çağrısında bulundu. Her şart ve koşul altında mücadelenin süreceğini ve herkesin bulunduğu alanda mücadeleyi daha da büyütmesini isteyen Yıldırım, Mêrdîn halkına ise özel çağrıda bulundu. Yıldırım, iradesini temsil ettiği Mêrdîn halkına cezaevinden şu mesajı verdi: “Mardin halkı yiğit ve fedakardır, hiçbir dönemde zulme ve sömürüye boyun eğmedi. Burada Mardin halkının iradesini sonuna kadar başım dik ve onurumla temsil edeceğim, Mardin halkı da her alanda mutlaka direnmeli ve iradesine sahip çıkmalıdır.” MÊRDÎN / ANF

HDP’li Toğrul’dan Erdoğan’a sert yanıt

DBP ve HDP Dîlok (Antep) Örgütleri, son dönemlerde çıkarılan yeni KHK’lerle kurumların kapatılmasını ve milletvekillerin tutuklanmasını yaptığı basın açıklaması ile protesto etti. DBP Şahinbey İlçe Örgütü binası önünde toplanan kitle “Demokratik Siyasete özgürlük” pankartı açtı. DBP Merkez Yürütme Kurul Üyesi Perihan Ağaoğlu ve HDP Dîlok Milletvekili Mahmut Toğrul’un yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. DBP MYK üyesi Ağaoğlu, zulme karşı direnişin meşru olduğunu dile getirdi. Ardından konuşan HDP Milletvekili Toğrul ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendilerine yönelik “Siz kimsiniz?” sözüne cevap vererek, “Biz Seyit Rızaların, Şex Seidlerin torunlarıyız. Biz Mazlum Doğan’dan, Mehmet Tunç’a özgürlük mirasını taşıyanlarız. Ve size asla boyun eğmeyeceğiz. Peki ya siz? Siz de DAİŞ’in stratejik ortağı mısınız? El Nusra’nın şefi misiniz?” diye sordu. DÎLOK