Dersim’de bir araç Munzur Çayı’na uçtu, 3 kişi kayboldu
Dersim-Ovacık karayolunun 40’ıncı kilometresinde içerisinde 3 kişinin bulunduğu bir otomobil Munzur Çayı’na uçtu. Debisi yüksek çaya uçan otomobildeki Mehmetcan Demiral (22), Baran Aslantaş (22) ve Azad Demiral (21), bir süre sonra suda kayboldu. Bölgeye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Çalışmalara helikopterle havadan destek verildi.
Söz konusu kişilerin, bayram tatilinı fırsat bilerek Amed’den Dersim’e geldikleri öğrenildi.
Yeşil Sol Parti, seçim çalışmalarını bayramda da sürdürdü. Tekirdağ’da bayram ziyaretleri ve halk buluşmaları gerçekleşirken Êlih’de buluşma mitinge döndü
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), seçim çalışmalarının sürdürüyor. Partinin Bursa milletvekilli adayları, Gürsu ilçesinde esnaf ve ev ziyaretleri gerçekleştirdi. Gemlik pazarında ise seçim standı açıldı. Stant açılışına katılan vekil adaylarından Ceylan Erol Erdoğan, partililerle seçim bildirileri dağıttı.
Yeşil Sol Parti İl yöneticileri ve milletvekilleri adayları, Ramazan Bayramı dolayısıyla da Muş Kızılağaç Beldesi ve Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni (MUŞKIDER) ziyaret etti. Dernek yöneticileri tarafından karşılanan partililer, daha sonra yöneticilerle seçime dair görüş alışverişinde bulundu.
Tekirdağ
Partinin Tekirdağ İl Örgütü, seçim çalışmaları kapsamında halkla bir araya geldi. Milletvekilli adayı Muazzez Orhan Işık ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) il yöneticileri, Van Çevre İller Derneği’nde halkla bayramlaştı. Burada konuşan vekil adayı Işık, “Umut ediyorum ki bu bayram özgürlüğe vesile olur. Bir diğer bayramı da 14 Mayıs’ta kutlayacağız” dedi.
Êlih
Yeşil Sol Parti Êlih İl Örgütü tarafından düzenlenen bayramlaşma programı mitinge dönüştü. Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan seçim lokalinde gerçekleşen bayramlaşma programına, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclis Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, kentin adayları Zeynep Oduncu, Ekrem Baran, Mehmet Rüştü Tiryaki, TJA, Barış Anneleri Meclisi ve Başak Demirtaş katıldı.
Bayramlaşma programında konuşan Başak Demirtaş, “Bu kadar baskı ve eziyete rağmen Batman tek bir adım geri atmadı ve her seferinde rekor oranda iradesini ortaya koyuyor. 14 Mayıs günü geliyor, bütün bu yaşananlar için hesap sorma vakti geliyor. Partimiz yalanlara ve tehditlere asla kanmaz, kim hangi kirli oyunu oynarsa oynasın Batman haklı bu seçimde beş tane vekilini Meclis’e gönderecek. Sizlere hem Selahattin’in hem de Selçuk başkanının Edirne Cezaevi’nden selamlarını getirdim” dedi.
‘Anahtar Batman’ın elinde
Demirtaş, sözlerini şöyle tamamladı: “Anahtar Batman halkının elindedir, çözüm Batman halkının avuçlarındadır. Selahattin hep Batman’ı övgü ile anlatıyor, ben de inanıyorum ki bizler de Selahattin’e daha güzelini yaşatacağız. Selahattin sizlere güveniyor, özellikle gençlere çok güveniyor ve bende inanıyorum ki zindanların kapılarını, barışın, huzurun önünü sizler açacaksınız ve kayyumları da göndereceksiniz. Başaracak olanlar sizlersiniz. Hem iktidarı göndereceğiz hem de bu düzeni değiştireceğiz.”
Program, çekilen halaylar ve bayramlaşma ile son buldu.
Ramazan Bayramı dolayısıyla Türkiye ve Kurdistan kentlerinde özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin mezarları ziyaret edildi
Ramazan Bayramı dolayısıyla Türkiye ve Kurdistan kentlerinde, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler mezarları başında anıldı.
İstanbul
Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER) öncülüğünde, Ramazan Bayramı dolayısıyla İstanbul’un Sultangazi ilçesinde bulunan Gazi Mezarlığı’nda özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin kabirleri ziyaret edildi. Mezarlık ziyaretine, milletvekili adayları Rıza Karaman, Kamile Kandal, Berfin Polat ile Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Devrimci Parti, Göç İzleme Derneği (GÖÇİZDER) , Marmara Tutuklu Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (MATUHAY-DER), Demokratik Alevi Dernekleri (DAT) yöneticileri, Suruç Aileleri İnisiyatifi ile çok sayıda kişi ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
Ziyarete katılanların bir araya geldiği Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı (CEMEVİ), sabah saatlerinde polis tarafından zırhlı araçlarla ablukaya alındı. Burada bir araya gelen grup, bayramlaştıktan sonra Gazi Mezarlığı’na doğru yürüyüşe geçti. Polis engellemelerine rağmen grup, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganı ve alkışlarla mezarlığa kadar yürüdü. Özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşunun ardından konuşmalar yapıldı.
‘Mücadeleyi devam ettireceğiz’
Burada ilk olarak konuşan Yeşil Sol Parti Sultangazi İlçe Eşsözcüsü Zübeyde İnce, insanlık onuru mücadelesinde toprağa düşenleri saygıyla andıklarını belirterek, “Ülke adeta cezaevine çevrilmiş durumda. Dilerim ki bu Gazi Mahallesi’ndeki son abluka olur. Bu seçim hukuku ayaklar altına alanların sonunu getirir. Berxwedan jiyane” diye belirtti.
Daha sonra konuşan milletvekilli adayı Kamile Kandal, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri anarak, şunları belirtti: “Umudu sırtına yükleyen güneşin çocukları, Suruç’ta düş yolcuları, 10 Ekim’de barış havarileri, Taybet Ana’dan Deniz Poyraz’a kadar bu ülkede özgürlük barış ve demokrasi için toprağa düşen tüm canlarımızı saygıyla anıyoruz. Özgürlük ve demokrasi mücadelesini onların bıraktığı yerden devam ettireceğimize söz veriyoruz. Bu davayı sürdürme konusunda hepimize büyük sorumluluk düşüyor. Herkes bu sorumlulukla sürece hazırlanmalı” ifadelerini kullandı.
‘Birlik olmak zorundayız
Milletvekilli adayı Berfin Polat, “Bizler devrim şehitlerinin bizlere bıraktığı mirası sürdürme yemini edenleriz. Mücadelelerini sürdürme sözünü burada bir kez daha veriyoruz” dedi.
Son olarak konuşan milletvekilli adayı Rıza Karaman ise, şunları dile getirdi: “Bu ceberut sistemi Koçgiri, Dersim, Ağrı katliamlarından tanırız. Bu sistem Kürt ve Alevi düşmanıdır. Bu sisteme karşı biz ötekiler ezilenler, bir araya gelerek birlik olmak zorundayız. Bu rantçı ve çete gruplarına ‘dur’ deme zamanı gelmiştir.”
Konuşmaların ardından Alevi Dedesi İbrahim Erdoğan, Gulbang okudu. Ardından direniş şiirleri okunarak, mezarlıklara karanfil bırakıldı.
Şirnex
Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Şirnex’te mezarlık ziyareti gerçekleştirdi. Aralarında Yeşil Sol Parti Şirnex İl Eşsözcüleri ve HDP Şirnex Milletvekili Hüseyin’in Kaçmaz’ın da bulunduğu çok sayıda kişi, kente bulunan mezarlığı ziyaret etti. Mezerlık ziyaretinin ardından heyet, yurttaşlarla bayramlaştı.
Öte yandan, HDP ve Yeşil Sol Parti’nin kente gün boyu bayram ziyaretleri gerçekleştirecek. Silopiya (Silopi) ve Hezex (İdil) ilçelerinde de Yeşil Sol Parti ve HDP’liler mezarlık ziyaretlerinin ardından HDP ilçe binalarında yurttaşlarla bayramlaştı.
Colemêrg
Yeşil Sol Parti ve HDP Colemêrg il ve ilçe örgütleri, sokağa çıkma yasaklarında yaşamını yitirenlerin mezarlarını ziyaret etti. Ziyarete, HDP Colemêrg Milletvekili Sait Dede, HDP eski milletvekili Abdullah Zeydan, Yeşil Sol Parti adayları, yaşamını yitirenlerin yakınları ve çok sayıda kişi katıldı. Bajerge ve Orman Mahallesi’ndeki mezarlık ve Serê Solan’da bulunan Asri Mezarlık’taki kabirler ziyaret edildikten sonra, mezarlarda dualar okundu.
Yeşil Sol Parti Avrupa Seçim Koordinasyonu yurt dışında yaşayan seçmenleri Yeşil Sol Parti’ye oy vermeye davet etti
Yeşil Sol Parti Avrupa Seçim Koordinasyonu, Almanya’nın Köln kentinde basın toplantısı düzenledi. Burada yapılan açıklamada Yurtdışında yaşayan yurttaşlara Yeşil Sol Parti’ye oy vermeleri yönünde çağrı yapıldı.
Açıklamanın Kürtçe metnini Osman Ergin, Türkçesini ise Leyla Uyar okudu.
Açıklamada, “Türkiye, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde tüm ülkenin kaderini etkileyecek önemli bir yol ayrımında. Avrupa’daki Türkiye ve Kurdistanlı göçmen örgütleri ve kurumları olarak bizler de bu yol ayrımında, tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve oy kullanma hakkı bulunan bütün herkesi halkların, inançların, emeğin, temel hak ve özgürlüklerin değer gördüğü, demokratik bir Türkiye için oy vermeye çağırıyoruz.” Denildi.
Avrupa Seçim Koordinasyonu açıklamasında şunlar belirtildi:
“Türkiye halklarının özgürlük, demokrasi, barış ve insanca yaşama talebi, Avrupa ülkelerinde yaşayan bizlerin de talebidir. Türkiye’deki gelişmeleri Avrupa’dan izleyen biz aşağıda imzası olan kurumlar bu sürecin artık bir son bulmasını gerektiğine inanıyoruz. Halkların eşit ve özgür bir şekilde barış içinde, insanca yaşadığı bir Türkiye’nin kurulmasına seçim bildirgesinde geniş bir şekilde yer veren Yeşil Sol Parti, bu nedenle bizlerin özlemini savunan bir partidir. Bu nedenle yurt dışında yaşayan ve oy hakkına sahip olan bütün göçmen emekçileri Yeşil Sol Parti’ye oy vermeye davet ediyoruz. Avrupa’da yaşayan her bir seçmenin göstereceği sorumluluk ve tutumun önemli olduğunu hatırlatarak, tüm Türkiye kökenlileri daha demokratik, özgür ve insanca yaşanacak bir Türkiye için oy vermeye çağırıyoruz.”
Çağrıcı kurumlar:
Yeşil ve Sol Parti Avrupa
HDP Avrupa Temsilcili
Demokrat İşçi Dernekler Federasyonu (DIDF)
Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCDK-E)
Avrupa Devrimci Demokratik Komün İnisiyatifi (ADDKİ)
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-KON)
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJKE)
Partiya Islamiya Kurdistan (PIK)
Nor Zartonk – Avrupa
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi – Avrupa (SYKP Avrupa)
Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK)
Avrupa Devrimci Komün Meclisleri (ADKM)
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA)
Civaka Islamiya Kurdistan (CIK)
Kurdistan Kominist Parti(KKP)
Dersim İnşa Kongresi (DİK)
Avrupa Êzidî Koordinasyonu
İç Anadolu Kürtleri Platformu (PKAN)
Maraş Dernekleri Federasyonu (MARDEF)
Mezopotamya Halk Kongresi,
Mezopotamya Özgürlük Partisi (MÖP)
Xeta Sor
Yaşanacak Dünya
Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF)
Ramazan bayramı dolayısıyla İzmir’de yapılan bayramlaşmada konuşan HDP İzmir İl Eşbaşkanı Berna Çelik, ‘Bu bayram Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kaldırılması ve özgürlüğüne vesile olsun’ dedi
Ramazan bayramı dolayısıyla Amed Kent Koruma Platformu, Yeşil Sol Parti İl Örgütü’nü ziyaret ederken, İzmir’de de Yeşil Sol Parti ve HDP İzmir İl Örgütü bayramlaştı. Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ne (Yeşil Sol Parti) bayram ziyaretinde bulundu. Heyeti, Yeşil Sol Parti İl Eşsözcüleri Pınar Sakık Tekin ve Abbas Şahin, milletvekili adayları Halide Türkoğlu, Adalet Kaya, Serhat Eren, Sevilay Çelenk, Sorgül Aytek, Ceylan Akça, Azad Barış, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan, HDP Wan milletvekili Sezai Temelli ile ilçe yöneticileri karşıladı.
Mücadelemizi yükseltelim
Bayramlaşmada konuşan Yeşil Sol Parti İl Eşsözcüsü Abbas Şahin önlerinde 3 bayram daha olduğunu dile getirerek, “İlk bayramı şimdi kutluyoruz, 14 Mayıs’ta ikincisini kutlayacağız, 15 Mayıs’ta da Kürt Dil bayramını kutlayacağız. Mücadelemizi birlikte yükseltelim” ifadelerinde bulundular.
Zorlu süreci geride bırakıyoruz
Daha sonra konuşan Temelli de, “Bizim umudumuz da sorumluluğumuz da büyük. Zor bir 8 yıl geri de bıraktık, çok zor bir süreci geride bırakıyoruz. 14 Mayıs tarihte önemli bir adım olacak. 15 Mayıs yitirdiklerimize ve söz verdiklerimize sözümüzü yerine getirme günüdür” dedi. Adaylardan Adalet Kaya da, “Meslek örgütlerinin yaşadığı sorunları biliyoruz. Ama biz yine de muazzam bir dayanışma ve güç açığa çıkardık. Depremde de bu dayanışmayı ortaya çıkarırdık. Bütün meslek örgütleri hala bu dayanışma ağlarını sürdürüyor. Seçim sürecinde de desteğiniz olacaktır, 14 Mayıs’ta birlikte çok büyük bir iş çıkaracağımızı düşünüyorum” diye konuştu.
Adaylardan Mehmet Emin Aktar, “STÖ’ler Diyarbakır’da çok direngendir, Diyarbakır soluk oldu, ‘bu kent bize ait’ dedi bu açıdan çok önemli. STÖ’ler bugün bütün topluma umut oluyor” diye belirtirken, aday Sevilay Çelenk de “Herkesin sustuğu dönemlerde Diyarbakır’daki STÖ’ler susmadı barış istemeye devam etti. Her birinizin çabası çok kıymetli” ifadelerinde bulundu.
Çocuklarımıza ülke bırakmak istiyoruz
Platformun bileşenlerinden Eğitim Sen’in Amed 1 No’lu Şubesi Eşbaşkanı Emine Akşahin de, “Sivil örgütlenmesiyle yaşama tutunduk, çocukluğumuzu zulüm ve baskıyla geçirdik şimdi de 20 yılı aşkın AKP ile geçirdik, 14 Mayıs’tan sonra çocuklarımızı barış içerisinde yaşayabileceğimiz bir ülke teslim etmek istiyoruz” diye konuştu.
Platformun bir diğer bileşeni olan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Samet Ucaman ise, “Yıllardır tecrit altındayız, ikinci yüzyılda da buna devam etmek istiyorlar, buna karşı refleksimiz yüksek olmalı, bunları sokakta dile getirmeliyiz. Örgütlü olursak her türlü başaracağız” dedi.
İl Örgütünde bayramlaşma
Yeşil Sol Parti ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü de, Ramazan Bayramı dolayısıyla, HDP il binasında halkla bayramlaştı. Bayramlaşma programına, HDP milletvekilleri Murat Çepni, Musa Piroğlu, Yeşil Sol Parti İzmir milletvekili adayları, HDP ve Yeşil Sol Parti yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
Burada konuşan HDP İzmir İl Eşbaşkanı Berna Çelik, “Bu bayram Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kaldırılması ve özgürlüğüne vesile olsun. Asıl bayramımızı 15 Mayıs’ta kutlayacağız” dedi.
Savaş bittiğinde bayram olur
Bayramlaşmada söz alan Yeşil Sol Parti İzmir milletvekili adaylarıyla HDP milletvekilleri Murat Çepni ve Musa Piroğlu da bayramın savaşın son bulduğu, özgürlüklerin olduğu zaman bayramımızı kutlayacağını vurguladı.
Ege’de Aydın, Muğla, Denizli ve Balıkesir’de de Yeşil Sol Parti milletvekili adayları ve partililer, yurttaşlarla bayramlaştı.
Şenyaşar ailesi, ‘Urfa geleneklerine göre aile bireyleri büyüklerin evinde toplanır ve bayramlaşır. Bizim evimiz 2 yıldır Urfa Adliyesi önü oldu. Talebimiz adalettir. Seçimlerde umudumuz var’ dedi
Riha’nın(Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde, AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 760’ıncı güne girdi. Pirsûs ilçesinde bulunan evlerinden Urfa Adliyesi önüne gelen Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar’a akrabaları da eşlik etti. Aile, “Şenyaşar ailesi için adalet” yazılı pankartın önünde nöbetini sürdürdü.
Evimiz adliye önü oldu
Akrabaları ile adliye önünde açıklama yapan Ferit Şenyaşar, “Bugün adalet mücadelemizin 760’ıncı günü ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nın da birinci günü. Urfa geleneklerine göre aile bireyleri büyüklerin evinde toplanır ve bayramlaşır. Bizim evimiz 2 yıldır Urfa Adliyesi önü oldu. Bugün de akrabalarımızla beraber adliye önünde burukta olsa bir bayram yaşıyoruz. Talebimiz adalettir. Seçimlerde umudumuz var. Bütün Urfa halkı annenin bu mücadelesini sahip çıkmıştır. Temennimiz odur ki seçimden sonra adalet sağlandığında Kurban Bayramı’mızı evimizde, ailemizle beraber kutlamaktır” diye konuştu.
Akkuyu NGS için nükleer yakıt yerleştirme töreni sıcaklığını korurken, Çernobil felaketinin yaşandığı günün ertesi günü bu iş gerçekleştiriliyor. Diğer yandan nükleer karşıtları santrali çalıştırmayacağız diyor
26 Nisan 1986’da Ukrayna’nın Pripyat şehri yakınlarındaki Çernobil Nükleer Santrali’nde yaşanan patlama büyük bir felaket olarak kayda geçerken, felaket halen zihnimizde dipdiri duruyor. Nükleer santraller büyük bir tehdit olarak görülürken, Almanya geçtiğimiz günlerde son 3 santrali de kaparken Çernobil felaketinin yaşandığı günün ertesi gününde Türkiye’de santral açılışına hazırlanılıyor. 27 Nisan’daki ‘açılış’ için Rusya’dan nükleer yakıt getirilmesi dikkat çekti. Uzmanlar bu durumu, büyük bir deprem beklenen bölgede henüz inşaatı tamamlanmayan santral için yakıt taşınmasının çok riskli bir seçim yatırımı olarak değerlendiriliyor.
Ortada santral yok, yakıt var
Enerji Bakanı Fatih Dönmez 29 Mart’ta Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Akkuyu’da sona yaklaşıyoruz. 27 Nisan’da ilk nükleer yakıt tesisimize geliyor. Böylece Akkuyu nükleer tesis statüsü kazanacak” sözleriyle seçimlerde bunu kullanmayı amaçladıkları anlaşılıyor. Aynı iddiayı AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’da yapmıştı. Geçtiğimiz günlerde ise Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Akkuyu NGS’nin “açılış tarihi” olarak duyurdukları 27 Nisan’da, santrale ilk nükleer yakıtı aktarmayı da planladıklarını söyledi.
Putin’den seçim kıyakları
Peskov, törende Rusya’nın “gereken düzeyde” temsil edileceğini de belirtti. İnşaatı halen sürmesine rağmen 27 Nisan’da gerçekleştirilecek açılış töreni esnasında santrale ilk nükleer yakıtın aktarılma işlemi hem sahada çalışanlar için hem de bölge için bir tehdit oluşturacak. Diğer yandan, Almanya bu ay son üç nükleer reaktörünü kapatarak ülkedeki nükleer enerji üretimi açısından nükleer çağını sona erdirmeyi planladığını duyurdu. Diğer yandan AKP’li Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan’ın müjde olarak verdiği “1 aylık bedava, 1 yıllık ise yemek ve ısınma kadar kısmı bedava doğalgaz vereceğiz” açıklaması bir seçim propagandası olarak öne çıkarken, Putin’in ise Erdoğan’a seçim kıyağı yaptığı anlaşılıyor.
‘Nükleer Santrali kapatacağız’
Nükleer Karşıtı Platform (NKP), “Akkuyu’ya Nükleer Yakıt Getirilmemeli” başlığıyla, aralarında Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) de olduğu 54 nükleer karşıtı kurum ve sivil toplum örgütünün imzasıyla yazılı açıklama yaptı. İktidarın Mersin’in Gülnar ilçesinde bulunan Akkuyu Nükleer Santrali’ne ilk nükleer yakıtın 27 Nisan’da getirileceğini duyurmasının ardından yapılan açıklamada, nükleer yakıt çubuklarının gelmesiyle ülkenin geleceğinin büyük tehdit altında olacağı belirtilerek, meslek örgütleri, bilim insanları ve toplumun tepkilerine rağmen, nükleer santral projelerinin ısrarla gündemde tutulmaya çalışılmasına tepki gösterildi.
ÇED davası sürüyor
Açıklamada, Akkuyu’da sorunlu inşaat sürecinin devam ettiği, Sinop’ta ise 2019 yılında maliyet artışları nedeniyle Japon yüklenici şirketin projeden çekilmesi ve Sinop Nükleer Santralı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu raporuna karşı açılmış olan davanın henüz sonuçlanmamasına rağmen Rus şirketler ile pazarlıklar yapıldığı ifade edildi.
İzin vermeyeceğiz
Açıklamanın devamında şunlar yer aldı: “Hiçbir koşulda nükleer yakıtın Mersin Akkuyu’ya getirilmesini kabul etmiyoruz. Ne dünyada ne ülkemizde nükleer santral istemiyoruz. Ülke geleceğimizin nükleer felaketlerle yok edilmesine izin vermeyeceğiz. Ülkemize felaket getirecek nükleer santrallere karşı duyarlı tüm kurumları ve nükleer karşıtlarını mücadeleye çağırıyoruz. Mali açıdan büyük kamu zararı doğursa da ‘nükleer santrali kapatacağız’ demeyen hiçbir siyasi partiye oy vermeyeceğimizin altını çiziyoruz.”
Kanser etkisi
Nükleer endüstri, 26 Nisan 1986 yılında Çernobil Nükleer Santrali’nde yaşanan patlama sonrası, nükleer enerjinin geleceğini etkilememesi adına ölü sayısını yangını söndürmeye çalışan itfaiyecilerle sınırlayıp, 30 civarında olarak duyurmuştu. Diğer yandan Uluslararası Nükleer Savaşa Karşı Doktorlar Birliği (IPPNW) binlerce tasfiyecinin ölmüş olabileceğini açıklamıştı. IPPNW, 2006’da hazırladığı raporda, 10 bin kişinin tiroit kanseri olduğunu ve 50 bin vakanın daha görüleceğini belirtiyordu. Çernobil, Avrupa’da 10 bin sakat doğuma ve 5 bin ölü doğuma neden olurken, bazı Sovyet kaynakları da 25 bin tasfiyecinin öldüğünü belirtti. Radyasyona maruz kalmanın sadece ölümle sonuçlanmadığı, bağışık sistemini zayıflattığı, sakat veya hasta bıraktığı ise biliniyor.
Radyasyon Karadeniz’i sardı
Çernobil’den en çok etkilenen ülkeler Belarus, Ukrayna ve Rusya’ydı. Kaza sonrası Belarus’un tarım alanlarının yüzde 22’si, orman alanlarının ise yüzde 21’i kullanamaz hale geldi. Rusya’da 17 milyon km2’lik bir alan (Rusya Federasyonu’nun yüzde 1,5’i) radyoaktif kirliliğe maruz kaldı. Çernobil’den gelen Sezyum-137 yüklü radyoaktif bulutlar Türkiye’yi de etkiledi. Radyoaktif bulutlar 2 Mayıs sabahı önce Trakya’dan giriş yaparken, 3 Mayıs sabahı ise yoğunluğu daha yüksek radyoaktif bir dalga Sinop üzerinden Doğu Karadeniz’e doğru ilerledi. 5 Mayıs günü ise yeni ama daha yoğun sezyum-137 içeren radyoaktif bulutlar tüm kuzey kıyısını etkisi altına aldı, İç Anadolu ve Ege Bölgesi’ne doğru ilerleyerek tüm Türkiye’ye yayıldı. Yağış olan yerlerde etkisinin arttığı, bu yüzden de Karadeniz’i daha derinden etkilediği, özellikle çaylarda radyasyon ölçümleri yapıldığında bu durum daha net anlaşıldı.
Ölümlerin yarısı kanserden
Bu süreçte dönemin Başbakanı Turgut Özal, ‘Radyoaktif çay daha lezzetlidir’ derken dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral, ‘Biraz radyasyon iyidir’ gibi riski küçümseyen açıklamalar yaparken, Aral kameralar karşısına geçip çayını höpürdeterek içmişti. Çernobil’in Türkiye’yi etkilediği bilinmesine rağmen, ne bir araştırma ve ne de tarama yapıldı. 2006 yılında yayımlanan, “Çernobil Nükleer Kazası Sonrası Türkiye’de Kanser” başlıklı Türk Tabipleri Birliği raporu bu bağlamda yayınlanan tek rapordu. Hopa Belediyesi’yle yapılan ortak çalışmanın sonucunda, Hopa’da 2006 yılı öncesi üç yılda meydana gelen ölümlerin yüzde 47’sinin kanser kaynaklı olduğu ortaya çıkarılmıştı.
Çernobil’in etkisi sürüyor
Enerji ihtiyacı olmayan Türkiye’ye nükleer santral kurulması enerji ihtiyacından değil, savaş yanlılarının ve yağmacıların çıkarı olarak nitleniyor.
Çernobil nükleer santralde yaşanan patlamada, Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombalarının yaklaşık 200 katı kadar radyoaktif madde atmosfere yayıldı. Kuzey yarım küredeki hemen her ülkede radyoaktif kirlilik görüldü. Avrupa’nın neredeyse tamamı, Türkiye, Kıbrıs, Suriye hatta Çin, Japonya, ABD ve Kanada bile Çernobil kazası sonrasında radyoaktif serpintiye maruz kaldı. Yayılan radyasyon sonucunda onbinlerce insan ve diğer birçok canlı kanser olup öldü veya sakat kaldı. Hâlâ devam eden sakat doğumlarda zeka geriliği, fiziksel sakatlıklar, kanser vb. çeşitli sağlık sorunlarıyla birlikte Çernobil’in etkisi halen bitmiş değil. Olası felaket sırasına Akkuyu da AKP tarafından sokuldu.
Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin Çayyolu’ndaki bazı parsellere ilişkin verilen imar planını durdurma talebi üzerine verilen kararda yürütme durduruldu
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Çayyolu’ndaki bazı parsellere ilişkin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca da onaylanan imar planı değişliğinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle dava açmıştı.
Durdurma kararı verildi
Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Çayyolu’nda parsel bazında yapılan imar planı değişikliğinin iptali için açtıkları davada Ankara 3. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini açıkladı.
Yargıya taşınacak
Açıklama yapan Candan, “Yapılması gereken, betonlaşma değil, doğa ile uyumlu yaşam ve kentleşme politikalarıdır. Deprem, bize bunu bir kez daha acı şekilde göstermiştir. Çayyolu’nda, parsel bazında kişiye özel emsal ile yüksek yoğunluk veren, ağaçlandırılacak ve askeri alanları yapılaşmaya açan planların uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesiyle 3. İdare Mahkemesi, planların yürütmesini durdurmuştur. Ancak görüyoruz ki iktidar, giderayak Ankara’da, Yenimahalle ve Çayyolu’nda, yine özelleştirme üzerinden kamu arazilerini satıyor ve yapılaşmaya açıyor. Onları da yargıya taşıyacağız” dedi.
Yapılaşmaya açıldı
Ankara’nın betona değil yaşam alanlarına ihtiyacı olduğunu belirten Candan, “Bilirkişi raporunda, ‘Parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri yapılamaz’ denmektedir. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen ‘sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz’ hükmüne rağmen ‘ağaçlandırılacak alan-askeri alan’ kullanımlı açık ve yeşil alan yapılaşmaya açılmıştır” dedi.
Gazi Mezarlığı’nda devrim mücadelesinde hayatını kaybedenler anıldı. ANYAKAY-DER tarafından gerçekleştirilen anmaya Yeşil Sol Parti adayları da katıldı
Ramazan Bayramının ilk gününde Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER), Gazi mezarlığını ziyaret ederek devrim mücadelesinde hayatlarını kaybedenleri andı.
Anma programı için Gazi Cemevi önünde bir araya gelenler yoğun bir polis ablukası altında mezarlığa yürüdü. Anmaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Suruç aileleri, Cumartesi Anneleri, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekili adayları Berfin Polat, Kamile Kandal, Rıza Karaman ve çok sayıda kişi katıldı.
Anma, tüm ölümsüzleşenler şahsında saygı duruşuyla başladı.
Unutulmayacak
İlk sözü alan gözaltında kaybedilen Rıdvan Karakoç’un abisi Hasan Karakoç, “Etrafımıza bakıyoruz her tarafımızda bir şehit, bir yıldız, tarihe damgasını vuran bir kahraman” ifadelerini kullandı. Bu sene de yitirdikleri değerli yoldaşlarının yanı başında olduklarını belirten Karakoç, onları asla unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını vurguladı.
Mücadelemiz sürecek
Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Kamile Kandal, “Bu coğrafyada umudu sırtına yükleyip yola çıkan güneşin çocukları, Suruç’ta düş yolcuları, Ankara’da barış havarileri, Deniz Poyraz’dan Taybet Ana’ya kadar bu ülkede özgürlük, barış ve demokrasi için toprağa düşen tüm canlarımızın önünde saygıyla eğiliyorum” dedi. Özgürlük, barış ve demokrasi için mücadeleyi sürdüreceklerinin altını çizen Kandal, “Bu da siyasetle ve toplumsal mücadeleyle olur. Hepimizin bu davayı sürdürmesi gerekiyor, hepimizin üzerine önemli görevler düşüyor” ifadelerini kullandı.
Devrim sözü veriyoruz
Yeşil Sol Parti’nin en genç milletvekili adayı Berfin Polat ise bayram vesilesiyle Gazi’den Rojava’ya, Türkiye ve Kürdistan’ın her köşesinde mücadele serüveninde şehit düşen yoldaşlarının yanı başında olduklarını vurguladı. “Özgürlük ve eşitlik bedel istiyordu ve onlar bu bedeli ödemekten hiçbir zaman geri durmadılar” diyen Polat, yoldaşlarının mücadelesini omuzladıklarının ve bedel ödemekten korkmadıklarının altını çizdi. Polat, sokaklarda mücadeleyi sürdürme ve devrimi gerçekleştirme sözünü yineledi.
Anma, Türkçe ve Kürtçe şiirlerin okunması ve mezarlara karanfil bırakılmasıyla son buldu. Anma boyunca “Şehit namirin, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları atıldı.
14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için oy kullanma işlemi yurtdışında 27 Nisan’da yapılacak. Oy kullanma işlemi için çağrıda bulunan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ile İbrahim Akın, destek çağrısında bulundu
14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için yurtdışında yaşayan yurttaşlar 27 Nisan’da oy kullanmaya başlayacak. Oy kullanma işlemi için Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ile İbrahim Akın yurtdışında yaşayan seçmenleri “birlikte değiştirmek” için seçim sürecine güçlü dahil olmaya çağırdı.
Kritik ve tarihi seçim
“Kritik ve tarihi bir seçimi hep birlikte karşılıyoruz” diyen Uçar şunları dile getirdi: “Bu seçimler bir anlamda geçirdiğimiz yüz yılın da muhasebesidir. Buna müteakip karşıladığımız yeni yüzyılın, yakın geleceğimizin de hangi dinamikler üzerinden kurulacağını, hangi dinamiklerle yürütüleceğinin de belirleneceği bir seçim sürecine tekabül ediyor.
Mevcut iktidarın hem siyasal, hem hukuki hem de ekonomik şiddeti yüzünden Türkiyeli ve Kurdistanlı birçok insanımızın zorunlu olarak göç ettiğini biliyoruz. Bu durumun kendisi Avrupa’daki oranı ve seçmenlerin etki alanını da oldukça arttırmış durumda. Seçimlere doğru giderken, Avrupa’da bulunan bütün halklarımızın, arkadaşlarımızın bu seçim sürecine dahil olmalarını, oyunu kullanmalarını, etraflarında, yörelerinde olan herkesi seçim sürecine dahil etmeleri için ikna etmeleri boyutunda bir çağrıda bulunmak istiyoruz.”
Birlikte değiştireceğiz
Bütün halkların birlikte mücadele ettiğini ifade eden Uçar, “Avrupa’da bulunan halklarımızı da bu sürecin parçası olmaya davet ediyoruz. Sloganımız, ‘Buradayız, birlikte değiştireceğiz’, aramızda fiziki mesafe olabilir ama biz bir aradayız; siz orada biz burada, bir aradayız ve birlikte değiştireceğiz” dedi.
Destek çağrısı
Akın ise şunları dile getirdi: “Mutluyuz, kararlıyız, birlikte değiştireceğimize inanıyoruz. Türkiye’de yürütülen çalışmalar çok iyi ve moralli geçiyor. Hepinizi tekrar selamlarken, yurt dışı oylarımızın Türkiye’de alacağımız sonuçlar bakımından çok önemli olduğunu biliyorsunuz. Hepinizden yüksek destek bekliyor, başarılar diyorum.”