Ana Sayfa Blog Sayfa 6103

‘Partimize saldırılar sonucu buradayız’

Bursa’da HDP ve bileşenlerine yönelik yapılan operasyonları kapsamında gözaltına alınan 29 kişiden 15’i tutuklandı. HDP PM Üyesi Nadiye Gürbüz, gözaltında yaşadığı cinsel işkenceyi mahkemede anlatarak polislerden şikayetçi oldu ve “Partimize dönük siyasi bir saldırının sonucu bugün buradayız” dedi

Bursa’da Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) il ve ilçe yöneticilerine yönelik operasyonunda gözaltına alınanlar bu sabah saatlerinde Bursa Adliyesine getirildi. 7 Kasım günü gerçekleştirilen ev baskınları sonucu gözaltına alınan 29 kişiden 15’i savcılık ifadelerinin ardından tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye sevkedildi. Nöbetçi mahkemeye sevkedilen HDP üyeleri Nadiye Gürbüz, Dilber Ak, Ramazan Koçtaş, Cüneyt Çıtanak, Mesut Karataş, Ercan Gökçe, Halit Bozbey, Fadime Çağlayan, Bülent Aslan, Abdülhadi Baburhan, Turgut Bingölbalı, İshak Tekin, ESP İl Başkanı Birol Göçmen ve ESP üyeleri Ufuk Köse ve Rıza Çimen tutuklandı.

HDP PM Üyesi Gürbüz mahkemede “Partimize dönük siyasi bir saldırının sonucu bugün buradayız. Bizi tutuklasanız bile HDP sokaklarda olmaya devam edecek” dedi. ESP İl Başkanı Göçmen, “Partimiz ESP, halkların özgürce yaşama iradesine dönük bu saldırıyı en önde göğüslemeye hazırdır” şeklinde konuştu.

Gürbüz, gözaltında yaşadığı işkenceyi Bursa 5. Sulh Ceza Hakimliği’nde anlattı. Gürbüz, zorla çıplak aramaya tabi tutulduğu, elbiselerinin polisler tarafından zorla çıkarıldığı ve kendisine cinsel işkence yapıldığını söyledi. İşkenceyi yapan polisleri görsem tanırdım diye konuşan Gürbüz, “Buna dışarıda bekleyen erkek görevliler de tanıktır ve bu durumdan sorumludur, tutanak tutulmasını istedim, tutanağın tutulduğunu söylediler ancak bana gösterilmedi. Bu olay bulunduğumuz gün nezarethaneye gelen doktorun raporuna da geçirilmiştir” diye vurguladı. Ayrıca ifadesinde HDP PM üyesi olarak katıldığı bütün demokratik eylemlerin “yasadışı” olarak gösterilmek istendiğini belirten Gürbüz, bir siyasetçi olarak çeşitli konulara ilişkin görüşlerini açıkladığını belirtti.

Gözaltına alınanlar hakkındaki soruşturma 2015 yılında gerçekleştirilen bir dava ile birleştirildi. Polis baskınları 7 Kasım günü gerçekleşirken, HDP eşbaşkanlar ve vekillerin tutuklanmasını protesto etmek için bir gün önce yapılan oturma eyleminde gözaltına alınan HDP Parti Meclisi Üyesi Nadiye Gürbüz, Azad İmal ve Şevkettin Havuz da soruşturma dosyasına dahil edilmişti.

Sınır ötesi operasyon hazırlığı mı yapılıyor?

Sınır ötesi operasyon sinyalleri veren hükümet, Silopiya’ya yaptığu askeri sevkiyatı son sürat devam ettirirken; dün gece ilçe adeta olağanüstü hal edildi. Genelkurmay Başkanı da bugün Şirnex’te olacak

Şirnex’in (Şırnak) Silopiya (Silopiya) ilçesine son bir haftadır yapılan yoğun sevkiyat devam ederken; dün gece ilçe ve dolayında bulunan bini aşkın personele göreve çağrı belgesi gönderildi. Ayrıca ilçede bulunan fırınlara hazırlık yapmaları talimatının verildiği öne sürüldü.

Fırat Haber Ajansı’nın (ANF) yerel kaynaklara dayandırdığı habere göre, askerlerin, ilçedeki fırınlara yarın için hazırlık yapmaları talimatı verildi.

Haberde Silopi ve civarında görev yapan bin dolayında personelin de göreve çağrı belgesi gönderildiği aktarıldı. Göreve çağrılanların asker ya da sivil personel olup olmadığı ise öğrenilemedi.

Diğer taraftan Dicle Elektrik Dağıtım Anonim şirketi, Silopi ve köylerine saat 06.00 ile 13.00 arasında elektrik vermeyecek. Elektrik kesintisinne BOTAŞ trafo merkezinde yapılacak çalışma gerekçe gösterildi.

Silopiya’ya son bir haftadır yoğun sevkiyat yapılıyor. Sevkiyata ilişkin daha önce Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, yaptığı açıklamada Musul operasyonunu kast ederek “her duruma karşı hazırlık yapıyoruz” demişti.

Öte yandan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın da bugün Şirnex’e gidecek olması gözleri bu bölgeye çevirdi.

Havuz medyası da günlerdir bir sınır ötesi operasyonun yapılacağının sinyallerini veriyor.

HABER MERKEZİ

Rojeva Medya Gazetesi yayın hayatına başladı

Amed’de bir grup gazeteci tarafından hazırlanan Rojeva Medya Gazetesi Kürtçe yayın hayatına başladı

Amed’de bir grup gazeteci tarafından hazırlanan Rojeva Medya Gazetesi, Kürtçe olarak yayın hayatına bugün “Xezeba Firatê mezin dibe (Fırat’ın Gazabı büyüyor)” manşeti ile başladı. Gazetenin editör yazısında gazetenin yayın hayatına başlama nedeni “Okurlar, Kürtçe haber, yorum ve yazılardan nasipsiz kalmasın” sözleriyle ifade edildi.

Gazetenin editör yazısının devamında ise şu ifadelere yer verildi:

“Bu tarihi günlerde yeni bir gazete ile karşınızdayız. Bugün Kürdistan’ın dört parçasında Kürt halkı tarihi bir direnişle tarihi yeniden yazıyor. Bir taraftan Kürtlere demokratik siyaset yolu kapatılıp Kürt siyasetçiler zindana atılırken; diğer taraftan da çatışmalar giderek şiddetlenmekte.

“Böyle bir ortamda basın üzerindeki baskılar da giderek artmakta. Gazeteler kapatılıyor, basın kurumlar bir bir susturuluyor ve zindanlara atılan gazeteciler, mahkemeler karşısında düşünce ve ifade özgürlüğünü savunuyor.

“Bizler de Rojeva Medya Gazetesi olarak; Kürdistan ve Ortadoğu’daki gelişmeleri, anadilimiz Kürtçe ile okurlarımıza ulaştırmayı hedefledik. Anadilimizle sizlere merhaba dediğimiz için heyecanlıyız. Okurlarımızın da bizlerle omuz omuza vereceğini ümit ediyoruz.”

HABER MERKEZİ

Özgür Radyo yayın hayatına tekrar başlıyor

KHK’ler ile kapatılan Özgür Radyo, yayın hayatına geri dönüyor. Yeniden Özgür Radyo ismiyle devam edecek olan radyo yayını, 14 Kasım Pazartesi günü saat 21:00’den itibaren internet üzerinden başlıyor

İlan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) ile 29 Eylül’de çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan 12 televizyon ve 11 radyo arasında yer alan Özgür Radyo, Yeniden Özgür Radyo olarak geri dönüyor. Radyo, yayın hayatına, 14 Kasım Pazartesi günü saat 21:00’den itibaren internet üzerinden başlayacağını duyurdu. Radyo yayını, Özgür Radyo’nın FM bandındaki 95.1 frekansına el konulduğu için sadece internet üzerinden dinlenebilecek.

Yeniden Özgür Radyo ismiyle devam edecek yayına ilişkin sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, “Hasret bitti. Hazırlıklar da bitti. Geliyoruz. 14 Kasım Pazartesi saat 21:00’de yayınımız başlıyor. İnternet üzerinden başlıyoruz. Sitemizin adresini pazartesi günü paylaşacağız” ifadeleri yer aldı.

Avusturya’daki partilerden tutuklamalara ortak bildiri: Serbest bırakılsınlar

Meclis’teki ortak basın toplantısında Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) Grup Başkanvekili Andreas Schieder, Halk Partisi (ÖVP) Grup Başkanvekili Reinhold Lopatka, Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) Genel Başkanı Heinz-Christian Strache, Yeşiller Milletvekili Aygül Berivan Aslan, Yeni Avusturya Partisi (NEOS) Grup Başkanvekili Matthias Strolz ve Stronach Ekibi Partisi (Team Stronach) Grup Başkanvekili Robart Lugar yer aldı.

Toplantıda, Türkiye hakkında hazırladıkları ortak bildiriye imza atan siyasiler, tutuklanan HDP’li milletvekilleri ve gazetecilerin serbest bırakılması ve Türkiye-AB müzakerelerinin askıya alınması çağrısında bulundu.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra yürürlüğe giren OHAL uygulamasının eleştirildiği bildiride, milletvekilleri ve gazetecilerin tutuklanması nedeniyle derin kaygı duyulduğu ifade edildi.

Bildiride, ‘Türk hükümetinden tutuklu milletvekilleri ve gazetecileri derhal serbest bırakmalarını talep ediyoruz’ denildi.

İtalya’dan Türkiye’deki tutuklamalara tepki: Anlaşma yaptık diye görmezden gelemeyiz

BBC Türkçe’de yer alan habere göre, Laura Boldrini, daha önce de 15 Temmuz darbe girişimini eleştirmiş ancak darbe girişimi sonrası yapılan gözaltılara ve işten çıkarmalara da tepki göstermişti.
Boldrini, bu operasyonları “sivil darbe” olarak yorumlamıştı.
İtalya Temsilciler Meclisi Başkanı bugün yaptığı açıklamada da “sivil darbe” benzetmesini yineleyerek şunları söyledi:

“Türkiye’de bir askeri darbeden söz ediliyordu, şimdi ise sivil darbe yapılıyor. Muhalif milletvekillerinin tutuklanması anlaşılır gibi değil, bir demokraside böyle bir şey olamaz.
“Hakimlerin, gazetecilerin tutuklanması, akademisyenlerin kovulması anlaşılır gibi değil. Buna nasıl kayıtsız kalabiliriz!”

‘Anlaşma yaptık diye görmezden gelemeyiz’

Türkiye ile AB arasında yapılan mülteci anlaşmasına atıfta bulunan Boldrini, “Bir anlaşma yaptık diye olanları görmezden gelemeyiz. Görevim gereği, bu yaşananların alarm zilleri olduğunu söyleme gereği hissediyorum” dedi.

Avusturya’daki partilerden tutuklamalara ortak bildiri: Serbest bırakılsınlar

Boldrini, “Türkiye ile anlaşma yapmış olmak kendi ruhumuzun ve güvenilirliğimizin bir parçasını kaybetmemiz anlamına geliyor” diye konuştu.

İtalya Başbakanı Matteo Renzi de Pazar günü katıldığı bir televizyon programında “Gazetecileri, hakimleri ve muhalif milletvekillerini tutuklayan bir Türkiye AB’ye giremez” demişti.
İtalya Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni de Twitter’a yazdığı mesajda “Demirtaş ve HDP’li diğer milletvekillerinin gözaltına alınmasından endişe duyuyorum. İtalya, meclisteki muhalefetin haklarına saygı gösterilmesi çağrısı yapıyor” ifadelerini kullanmıştı.

 

Açgözlülük dünyanın iliğini kurutuyor

İnsanlık binlerce yıldır besin zincirinin gereği olarak hayvanları yok ediyor ama yeni çağ bu sınırı çoktan aştı. Şimdi işler daha keyfi yürüyor. Hayvanların tüy, boynuz, diş, kemik, yüzgeç gibi uzuvları, hiç de hayati önemi olmayan ürünlerin yapımında kullanılıyor ve bazı türler sırf bu yüzden yok oluyor

Hayvanlar üzerindeki hakimiyet ve tahakküm, insanlık açısından yeni olmasa da hayvan öldürmek için her gün yeni bahaneler icat ediliyor. Gergedan boynuzuna ve fildişine tüm dünyada korkunç bir talep olduğu herkesin malumu. Uzuvları nedeniyle öldürülen ya da kötü muameleye maruz kalan başka hayvanlar da var. Kaplumbağaların kabukları yüzyıllardır insanlar tarafından işleniyor. Süs eşyası, saç tokası ve taraklar yapılıyor. Tüm bu ürünlerin hammaddesi olarak görülen şahin gagalı kaplumbağa “ciddi tehdit altında” olan türler arasında. 1973 yılında yasaklanmış olmasına rağmen kaplumbağa ticareti sona ermiş değil.

Kaplanın insandan çektiği

Yere serilmiş kaplan kürkü, Çin’in belli bölgelerinde bir statü sembolü. Kaplanlar ayrıca kemikleri nedeniyle de avlanılıyor. Bu kemiklerden romatizma ve iktidarsızlığa iyi geldiğine
inanılan bir tür şarap üretiliyor. Ayrıca, eti de Laos restoranlarında servis ediliyor. Köpekbalığı yüzgecinden yapılan çorba ise Asya mutfağında bir yemek. Yüzgeçleri kesilen köpekbalıkları doğal olarak yüzemiyor. Eti de işe yaramadığı için yüzgeci kesilen köpekbalıkları tekrar suya, yavaş bir ölüme bırakılıyor. Kaplanlar gibi leoparlar da kürkleri nedeniyle yakalanan hayvanlardan. Orta Asya, Doğu Avrupa ve Rusya’da leopar kürkünden kıyafetler yapılıyor. Kemikleri de yine kaplanlarda olduğu gibi geleneksel tıpta kullanılıyor.

Kokusu bile satılık

Goriller etleri nedeniyle kaçak avcıların hedefinde. Goril eti diğer birçok hayvanın etine nazaran çok daha yüksek fiyata alıcı buluyor. Ayrıca türü tehdit altında olan gorillerin ganimet avcıları tarafından
da avlandığı yönünde bilgiler var. Misk geyiği, misk kapsülleri denen koku bezleri nedeniyle avcıların takibinde. Bu bezler parfüm yapımında kullanılıyor.

Bezlerin alınabilmesi için hayvanın öldürülmesi şart değil ama kaçak avcılar hayvanı genellikle öldürüyor. Kaçak avcılar boynuzgagaları tüyleri için yakalamaya çalışıyor, kuşlar ayrıca evcil hayvan pazarına sunuluyor. Bu kuş ailesinin bazı üyelerinin boynuzları da son derece değerli. Fildişinde olduğu gibi bu gagalardan biblolar, kemer tokaları ve benzeri gereksiz aksesuarlar oyuluyor.

HABER MERKEZİ

‘Ağaçlandırma’ değil yağma

Sayıştay raporlarıyla, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisinin bir bölümünü “ağaçlandırma” adı altında kiralayıp YDA şirketinin şantiye alanına dönüştürdüğü ortaya çıktı. Raporda, belediye ile AOÇ arasında 1 Nisan 2013’te 10 yıllık süre için ağaçlandırma amacı ile bir protokol imzalandı. Kızılırmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 33 bin 625 metrekare alanın ağaçlandırılması konusunda düzenlenen protokolde, alanın sit niteliğinde olduğu bu nedenle ilke kararlarına uyulması gerektiği özellikle belirtildi. “Atatürk Orman Çiftliği arazileri üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapılaşma yapılamaz” hükmü de protokolde yer aldı. Daha sonra 12 Haziran 2015’te Belediye ile AOÇ arasında ağaçlandırma protokolü sona erdirilerek, yıllık 50 bin 437 TL bedelle kira protokolü imzalandı. Bu protokolde de alanın 2023 yılına kadar ağaçlandırılarak iade edileceği edileceği ifade edildi. Ankara Büyükşehir Belediyesi, AOÇ Müdürlüğü’nden 10 yıl süre ile fidan üretimi ve ağaçlandırma taahhüdü ile kiraladığı sit alanını alt kira sözleşmesi ile YDA şirketine kiraladı. Şirket, kiraladığı alanı yapımı süren inşaat için şantiye alanı olarak kullanmaya başladı. Raporda, bu tespit, “Fidan üretimi ve ağaçlandırma amacıyla kiralanan sit alanına iki katlı prefabrik ofis binası, üç katlı prefabrik işçi yatakhanesi, tek katlı prefabrik yemekhane ve ayrıca depo yapılmıştır. Yine halen yapım aşamasında olduğu görülen çelik konstrüksiyon tanıtım ofisi ve örnek daire inşaatı sözleşme hükümlerine aykırı olarak yapılmıştır” diye ifade edildi.

ANKARA

Rakka adım adım özgürleştiriliyor!

‘Fırat’ın Gazabı Hamlesi’nde Eyn Îsa yönünden ilerleyen savaşçılar stratejik bir tepeyi, bir köyü ve 3 mezrayı IŞİD çetelerinden temizledi. Silûk cephesinde ise 30 km’lik ilerleme kaydedildi

Rakka’nın özgürleştirilmesi için başlatılan “Fırat’ın Gazabı’ hamlesinde savaşçıların ilerleyişi devam ediyor. Hawar Haber Ajansı’nın (ANHA) geçtiği habere göre, Eyn Îsa cephesinden ilerleyen savaşçıların Belîx nehri üzerinde bulunan Şahîn tepesi ile El-Etiye köyünün 13 km kuzey doğusunda yer alan El-Eric köyü ve 3 mezrayı IŞİD çetelerinden temizledi.

Silûk cephesinde ise savaşçıların 30 km ilerlediği ve Hayîş köyüne ulaştığı bildirildi. Hayîş köyünde savaşçılar ile IŞİD çeteleri arasındaki çatışmaların devam ettiği ve çatışmanın bilançosuna ilişkin net bir bilgiye ulaşılamadığı belirtildi. Ayrıca çetelerden kurtarılan El-Eric köyünde çok sayıda mayın döşendiği ve çetelerin Rakka’da bulunan birçok noktayı mayınladığı ifade edildi.

Polis SES Genel Merkezi’ni ablukaya aldı: 6 gözaltı

Sağlık Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen SES üyelerinin genel merkez binasından çıkmasını engelleyen polis, aralarında SES eşbaşkanlarının da bulunduğu 6 kişiyi gözaltına aldı

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES), 29 Ekim günü yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen üyeleriyle birlikte Sağlık Bakanlığı önünde yapacağı basın açıklaması öncesi sendikanın Genel Merkezi’nin etrafını saran polis, SES üyelerinin binadan çıkmasını engelledi. SES üyelerine biber gazıyla saldıran polis, aralarında SES Eşbaşkanları Gönül Erden ve İbrahim Kara’nın da bulunduğu 6 kişiyi gözaltına aldılar.

Binadan çıkışlar engellendi

Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan 460 üyesi ihraç edilen SES, bugün Bakanlık önünde yapacağı açıklama ile ihraç edilen üyelerinin görevlerine iadesini talep edecekti. Ancak basın açıklamasına dakikalar kala polis sendika genel merkezinin bulunduğu binanın önünü kapattı. Sendika yönetimi, yürüyüş yapmayı planlamadıklarını, Bakanlık önünde açıklama yapacaklarını söylemesine rağmen polis çıkışları engelleyeceğini söyledi. Önlüklerini de çıkarıp, teker teker Bakanlık önüne gitmek isteyen SES üyelerinin bu talebine olumsuz yanıt verildi. Ardından polis cop ve gaz kullanarak Genel Merkez önünde sağlıkçılara saldırdı. SES eşbaşkanı Gönül Erden ve İbrahim Kara, sendikanın Örgütlenme Sekreteri Fikret Çalağan ve Mali Sekreter Şinasi Dursun ile 2 sendika üyesi polisler tarafından gözaltına alındı.