Ana Sayfa Blog Sayfa 6110

Aleviler mezhepçi politikayla karşı karşıya

Bir biri ardına yaşanan gelişmeler Türkiye’yi nasıl bir gelecek bekliyor sorulmasına neden oldu. Bir taraftan HDP Eş Genel Başkanlarının da içinde olduğu 10 milletvekili tutuklanırken, diğer taraftan tutuklamalara tepki gösteren yurttaşlara dönük işkence ve kötü muamele iddiaları da gündemde.

Birçok ulusal ve uluslararası kurum kuruluş ve ülke temsilcileri yaşananları kaygı verici bulurken, devlet ve hükümet kanadından gelen açıklamalar ise tutuklamaların hukuksal bir süreç olduğu yönünde.

“OHAL ADI ALTINDA SIKIYÖNETİM UYGULANIYOR”

Pirha’ya konuşan Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da sert bir süreçten geçildiğine dikkat çekerek OHAL adı altında sıkıyönetim uygulanmaktadır dedi. Hatimoğulları basının sesinin kısılmaya çalışıldığını belirterek “bir sivil darbeyle karşı karşıya kalındığını ama aynı zamanda askeri ve polis gücünü kullanarak bunu gerçekleştiriyor” dedi.

Sivil darbeye karşı en geniş yelpazede herkesin demokrasi cephesi içinde kendisini konumlandırmalıdır diyen Hatipoğulları, faşizmin en önemli özelliğinin duygularımızı, düşüncelerimizi parçaladığını belirterek bireyler, sosyalistler, sosyal demokratlar, işçiler, emekçiler, devrimciler, kadınlar, gençler ve inanç grubundan insanlar olarak kendi duygu ve düşüncelerimizden vazgeçmemek olduğunu ifade etti.

“ALEVİLER SÜNNİ-TÜRK ANLAYIŞININ BOMBARDIMANI ALTINDA”

Alevilerin tutumu bu topraklar için oldukça önemli diyen Hatimoğulları, Alevi toplumunun sunni-Türk anlayışının bombardımanına maruz kaldığını ifade ederek demokrasi cephesinin en önemli bileşenlerinden birisinin de Aleviler olmalıdır dedi.

PİRHA/MERSİN

Bir HDP milletvekiline daha hapis istemi

Hakkında 7 fezleke bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, yaptığı konuşmalardan ötürü ‘örgüt propagandası’ iddiasıyla yargılanıyordu. Geçen ay Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Uca hakkındaki bütün dosyalar birleştirilip tek bir dosyaya dönüştürüldü. Suçun niteliği ise “silahlı terör örgütüne üye olmak” olarak belirlendi. Dosyaya ilişkin iddianame de hazırlandı.

İddianamede Feleknas Uca’nın farklı tarihlerde yaptığı konuşmalar, basın açıklamaları ‘suç delili’ olarak gösterilirken ‘terör örgütü propagandasına dönüşen 6 gösteriye katıldığı’ ifade edildi.

Söz konusu iddianamede “Şüphelinin konumu, hitap edilen kitle ile algılanma biçimi dikkate alındığında konuşmalarının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilmeyeceği” ifadesine yer verildi.

HDP Milletvekili Feleknas Uca  için 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

PKK: Meclis’te yapacakları bir şey kalmamıştı

HDP’ye yapılan operasyonun ardından partinin parlamentodaki faaliyetlere katılmama kararı almasına PKK’dan ilk tepki geldi. Örgütün Kandil’deki liderlerinden Mustafa Karasu “Zaten HDP milletvekillerinin mecliste yapacakları bir şey kalmamıştı” dedi.

Örgütün Avrupa’daki yayın organı Yeni Özgür Politika’ya yazan Karasu “14 yıllık AKP iktidarı demokrasi güçleri ve Kürtler için çok büyük bir deneyim olmuştur. Belki Kürtlerde kötü öğrenme biçimi vardır; ancak yine de AKP karakteri şahsında Türkiye’deki soykırımcı sistemin iyi anlaşılması açısından önemlidir. Bir musibet bin nasihatten yeğdir sözü bu son saldırılarla bir daha kanıtlanmıştır” dedi.

“Bu gerçeklik göstermiştir ki, Türkiye’de sadece parlamentodaki siyasi mücadeleyle sonuç almak mümkün değildir. Ancak bütünlüklü bir siyasal mücadele olursa o zaman Türkiye’yi demokratikleştirmek ve Kürt sorununu çözmek mümkün olabilir. Kaldı ki günümüz dünyasında demokrasi sadece parlamento ile sınırlı görülmemektedir” diyen Karasu, şöyle devam etti:

“BU SİYASETÇİLER DE DİRENECEKTİR”

“HDP’ye yönelik saldırı, 24 Temmuz 2015’te başlayan saldırının son aşamasıdır. Aslında bu saldırı aynı zamanda AKP iktidarının çok zor durumda olduğunu ortaya koymuştur. Saldırısını bu noktaya getirmek zorunda kalması, yürüttüğü topyekun savaşta ne kadar zorlandığını göstermektedir. Zaten HDP milletvekillerinin mecliste yapacakları bir şey kalmamıştı. HDP’nin tüm örgütleri de yöneticileri zindanlara atılarak etkisizleştirilmişti. Ancak tüm saldırılara rağmen Kürt halkının özgürlük mücadelesini tasfiye edememiştir. Ağır baskılara rağmen halkın özgürlük mücadelesinden koparılması sağlanamamıştır. Bu nedenle HDP milletvekilleri zindanlara atılıp halkın iradesine en son darbeyi de vurup Kürdistan’da hakim olmayı hesaplamışlardır. Ancak bununla da sonuç almaları mümkün değildir. Kürt halkının özgürlük mücadelesi ayakta kaldıkça tüm bu saldırılar ters tepecektir. Nitekim daha şimdiden ters tepmiştir. Tutuklanan milletvekilleri AKP iktidarına boyun eğmeyeceklerdir. Nasıl ki Kürt Halk Önderi 18 yıldır tek kişilik hücrede direndiyse, bu siyasetçiler de direnecektir. Bu direnişleriyle onlar da halkın direnişini mayalayacaklardır. Kürt halkının kırılmak istenen iradesi eninde sonunda bu saldırgan gerici iradeyi kıracaktır. Korkunun ecele faydası olmayacaktır.”

Gerçek Gündem

‘Osmanlı’ya büyük operasyon!

Yaklaşık 50 adrese yapılan baskınlarda binin üzerinde özel tim polisi görev yaptı. Baskın yapılan yerler arasında ‘Almanyalı Osmanlılar’a ait kulüp, işyeri, büro ve evler bulunuyor. Hessen Eyalet polisi, baskın yaptığı adreslerde belge, uyuşturucu ve ateşli silah aradı. Çok sayıda bilgisayara da el konuldu.

Hürriyet’in haberine göre; ismi açıklanmayan polis yetkilisi, çetenin, Türk istihbarat teşkilatı MİT ile bağlantıları olduğunu ileri sürerek, ellerinde var olduğu düşünülen savaş silahlarını Almanya’da muhalif Kürtlere karşı kullanma tehlikesi olduğunu söyledi.

Darmstadt’da Türk çetesi ‘Almanyalı Osmanlılar’ ile Kürt çetesi ‘Bahoz’ arasında gerginlik uzun süreden beri biliniyor. İki çete, zaman zaman karşı karşıya gelmesine rağmen polis aldığı sıkı önlemlerle kavganın çıkmasını şimdiye kadar önledi.

Gercek Gündem / T24

Başkanlık seçimlerinin en büyük kazananı marihuana oldu

Nevada, California ve Massachusetts bu maddenin yasallaşması yönünde oylarını 8 Kasım tarihinde kullandı, aynı zamanda Florida, Arkansas ve Kuzey Dakota eyaletlerinde de yasallaşmaya gidilmişti. Tıbbi marihuana kullanımının yasallaşması konusunda Montana ve Maine eyaletlerinden de destekleyici oylar gelmeye devam ediyor.

Bu kararın, travma sonrası stres bozukluğu, kronik ağrılar ve travmatik beyin hasarı yaşayan kişiler için bir çeşit rahatlama sağlaması bekleniyor.

Trump “Yasal olabilir” demişti

Tıbbi marihuananın zafer kazandığı birçok eyalette seçimi Cumhuriyetçi Donald Trump’ın önde tamamlaması ise dikkatlerden kaçmadı. The Independent’ın haberine göre, geçtiğimiz Ekim ayında Washington Post gazetesine konuşan Donald Trump, marihuana ve yasallaştırma meselesinin eyaletlere bırakılması gereken bir konu olduğunu vurgulamış ve “Marihuana oldukça büyük bir mesele, bence tıbbi kullanımı yasal olabilir, öyle değil mi?” diyerek bu konuya desteğini de dile getirmişti. Ancak “Uyuşturucu Madde Politikaları İttifakı” yöneticisi Ethan Nadelmann, Trump’ın başkanlığının bu konuda yeni zaferlerin garantisi olmadığını da vurguluyor.

Nevada eyaletinde 21 yaşından büyük yetişkinler yaklaşık 30 grama kadar marihuana bulundurabiliyor. Ayrıca 2012 yılında Colorado ve Washington marihuana üretim, dağıtım ve satışına dair yasal düzenlemelere giden ilk eyaletler olmuştu ve 2014 yılında ise Washington DC sakinlerinin evde marihuana yetiştirip bulundurmaları da izne tabi tutulmuştu.

cnnturk

NATO Genel Sekreterinden Trump’a Avrupa çağrısı

Seçim kampanyası sürecinde NATO’yu endişeye sevk eden açıklamalarda bulunan Donald  Trump’ın başkan seçilmesinin ardından Genel Sekreter Jen Stoltenberg konuştu. Trump’ı tebrik eden Stoltenberg, önceki açıklamaları nedeniyle taşıdığı endişeleri dile getirdi ve Trump’a çağrıda bulundu.

Donald Trump’ın ABD başkan seçilmesinin ardından NATO Genel Sekreteri Jen Stoltenberg de konuştu. Trump’ı kutlayan Stoltenberg, ABD’nin ittifak açısından önemine işaret etti ve Avrupa’nın güvenliğine ilişkin konulardaki kaygılarını dile getirdi.

Güçlü bir NATO için ABD’nin önemine işaret eden Genel Sekreter Stoltenberg, 2017’de Brüksel’de yapılacak NATO Zirvesinde Trump ile buluşmak için sabırsızlandığını ifade etti. Stoltenberg, zamanla değişen güvenlik ortamına yönelik tehditler karşısında NATO’nun birliğinin önemine vurgu yaptı.

Stoltenberg, ittifaktaki ülkelerin savunmasına ilişkin konularda gidilecek düzenlemeler hakkında Trump’ın ne düşündüğünü kendisinden öğreneceğini belirterek, Avrupa’nın güvenliği konusundaki endişesini dile getirdi. Stoltenberg, “ABD’nin, Avrupa’nın olduğu kadar kendisinin güvenliği için de ittifaka öncülük etmesi önemli” dedi.

NATO Genel Sekreteri, Trump’a terörizmle mücadele konusuna daha fazla odaklanması çağrısı yaparak bu konuda müzakereye hazır olduklarını ancak Avrupa’nın kolektif savunmasının müzakereye açık olmayan kilit önemde bir konu olduğu mesajını verdi.

Trump ‘Gerekirse üyelikten çıkarız’ demişti

Donald Trump, başkanlık seçimi kampanyası sırasında NATO’yu hedef almış, diğer ülkelerin kendileri kadar ittifaka katkıda bulunmadığını belirterek, gerekirse üyelikten çıkılabileceklerini söylemişti. Trump, “Biz onları koruyoruz ve onlar her türlü askeri koruma ve birçok şeyden faydalanıp, Amerika Birleşik Devletleri’ni ve sizi kazıklıyorlar. Ben umursamıyorum. Ben bunu yapmak istemiyorum. Onlar ya eskide kalan bu eksikliklerin bedelini öderler veya çıkıp giderler. Eğer bu NATO’nun parçalanması demekse de parçalansın” demişti.

Trump’ın başkan olmasının ardından piyasalarda ne değişecek ne değişmeyecek?

İş adamı Donald Trump ABD’nin yeni başkanı seçildi… ‘Piyasalar inecek, piyasalar çıkacak… Amerika’da uzlaşmadan çok çatışma kültürü, dünyada çatışmalar güçlenecek’ diyen Prof.Dr. Sema Kalaycıoğlu ‘Piyasalar ve Politika’ başlığı altında konuyu değerlendiren bir yazı kaleme aldı.

İşte o yazı;

Piyasalar tepkilerinde hızlı, tercihlerinde öznel rasyonel seyir izliyor. Bunun en belirgin örneğini, Amerikan seçim sürecinde görmekteyiz. Trump’nın oy sayımlarında öne geçtiği saatlerde, tüm piyasaların(döviz ve petrol da dahil olacak şekilde tüm emtia piyasaları) düşmekte olduğuna tanık olduk. Ancak hem Başkan, hem kısmi senato ve temsilciler meclisinin tamamına ait seçimlerin kesin sonuçlarının açıklanması ile piyasaların, belirliliği, belirsizliğe tercih edeceğini ve tercihlerdeki öznel rasyonalitenin, objectif bir rasyonaliteye dönüşeceğini tahin etmek yanıltıcı olmaz.

“Fincancı Katırları” Ürktü mü?

Rasyonel umutlar, “kötünün iyisi” olan Hillary Clinton’a bağlanmış gözüküyordu. Çünkü onun geleceğe yönelik planlarında kesinlik vardı, açıklık vardı. Kişilere saldırmak ve onlara tehdid yöneltmek yerine somut adımlar atacağını söylüyordu. Zenginin vergisini yükseltecek, vergi kaçaklarını ve kara noktaları ortadan kaldıracak, insanlara emeklerinin karşılığında yüksek ücret ödeyecek işler yaratacaktı. FED’in ikili yapısına son verecek, parasal reformları rayına oturtacaktı. Dünya ile bütünleşecek, barışı güvence altına alacaktı. Ya “fincancı katırlarını ürküttü” veya inandıramadı.

“Siyaset Mümkün Olanın Sanatı”

Zaten çoğunluğu Cumhuriyetçi bir Temsilciler Meclisi ve Senato ile ne yapacaktı? Tıkanıklıkları nasıl aşacaktı? Yeni bir şekle evrilen dünyada, küresel dinamiklere, yeni Libya’lar mı katacaktı? Brexit’in bile önüne geçmede katkı sağlayamayan bir ABD yönetiminin mirası ile Pasifik’te, Atlantik’te ama en önemlisi çığrından çıkmış bir Orta Doğu’da dengeleri nasıl tesis edecekti. Belki kadınların incinen onurunu onaracaktı. Ama 3. Dönem bir demokrat başkana ve Beyaz Saray’da 3. dönem bir Clinton adına, sanırım Amerika’lı kadınlar bile izin vermedi. Hep, “evet bir kadın başkan istiyoruz. Ama o kadın bu kadın değil” deyip durdular”.

Giden Ağam, Gelen Paşam

Şimdi, ABD yi krizden büyük ölçüde çıkaran, işsizliği azaltıp, 14 milyon yeni iş sağlayan Obama yönetimi Ocak 2017 de tarih sayfalarındaki yerini alacak. Obama ailesi ile birlikte, şu gök kubbede ve ABD nin yüksek göklerinde hoş bir seda kalacak. Bu bağlamda “giden ağam”. Ama piyasalar geçmişte 3-4 kere iflas masasına gidip geri dönen, uygun delikleri bulup vergi ödemeyen işadamı Trump’ı, akıllı çocuklarını, güzel fotomodel eşini, “gelen paşam” diye karşılamaya hazır. En az dört yıl boyunca ABD de, dünya da, Türkiye de bu sonuca katlanacak.

Ne Değişecek? Ne Değişmeyecek?

Piyasalar inecek, piyasalar çıkacak ve çok yakında yeniden bir denge bulacak. Amerika’da uzlaşmadan çok çatışma kültürü, dünyada çatışmalar güçlenecek. İşadamı başkana ait şirketlerin uluslalararası ilişkileri hep sorgulanacak. Özellikle Rusya bu sorgulamadan irtifa kazanacak ve Trump’dan diyet isteyecek. Türkiye kazandım zannederken, sırtını daha fazla kollamak gereği duyacak. Buna üstelik Putin’in her an değişebilir desteğine rağmen zorunlu olacak. Bence “kardeşim Putin” ve “kardeşim Trump”, Putin ve Trump’ı kardeş yapmaya yetmeyecek. Çünkü Trump artık kendinden öte bir ABD-Rusya ilişkileri gözetmek zorunda kalacak.

Ya ABD’nin Menfaatleri?

Ama değişmeyecek çok önemli bir şey var. O da Amerika’nın dünyadaki ali menfaatleri. Trump da artık kendi şirketlerinin menfaatlerini değil, çok Amerika’nın menfaatlerini gözetmek zorunda hissedecek. Rusya’da yeni inşaat ihalelerine girerken bunu 40 kez düşünecek. Türkiye’ye verdiği umutları da boşa çıkarırsa hiç şaşmam.

Sonuç olarak, Trump’ın seçilmesi belki ABD, Meksika ve genel olarak dünya için iyi olmamış olabilir. Özellikle üslup, yöntem ve plansızlık açısından bu böyle. Ama eşi dolayısı ile AB nin küçük, güzel üyesi Slovenya gurur duyacak. Aynen Kenya’nın Obama dolayısı ile duyduğu gurur gibi. Bu da işin latifesi.

ABD seçimleri piyasaları sarstı

ABF heyetinin HDP ziyaretine polis engeli

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel başkanı Muhittin Yıldız ile federasyonun yönetim kurulu üyelerinden oluşan heyet, polis ablukası altındaki HDP Genel Merkezi’ni ziyaret etmek istedi ancak engelle karşılaştı. Bunun üzerine ABF heyeti HDP’li yöneticilerle ancak dışarıda polis barikatı önünde görüşebildi. 

4 Kasım gece yarısı Eş Genel Başkanlar ve milletvekillere yönelik başlatılan operasyondan bu yana genel merkezi polis tarafından abluka altında tutulan HDP Genel Merkezi’ne destekler sürüyor.
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız ile beraber federasyonun yönetim kurulu üyelerinden oluşan heyet, Ankara’da HDP Genel merkezini ziyaret etmek istedi ancak valilik emri nedeniyle  içeri alınmadılar.
ABF heyeti, HDP’li yöneticilerle polis barikatı önünde görüşebildi ve geçmiş olsun dileklerini iletti.

Sosyal medya hesabından bir mesaj yayınlayan ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “ABF olarak HDP Genel Merkezi ziyareti programımız Valiliğin talimatı ile engellense de HDP’li Yöneticilere polis barikatı önünde geçmiş olsun dileklerimizi ilettik” dedi.

PİRHA

Ankara Garı katliamı davasında sanığın söylediği sözler salonu karıştırdı

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 36 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Duruşma öncesi mahkeme salonu girişinde aileler ile güvenlik önlemi alan polis arasında kısa süreli arbede yaşandı. Polisin ailelerden bazılarını salona almak istememesi üzerine çıkan tartışma, mahkeme görevlilerinin araya girmesiyle engellendi. Müşteki avukatları başlamadan söz alarak sorumlu emniyet amirinden şikayetçi oldu ve tutanaklara geçilmesini istedi.

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ, TAHLİYESİNİ İSTEDİ

Duruşmada, dün sorgulanan Yakup Şahin’in ifadesinde Ankara’da buluşup olaydan sonra birlikte Gaziantep’e döndüğü yiyeni Hakan Şahin’in ifadesi alındı. Patlamadan 3 gün önce Ankara’ya gelerek keşif yaptığı yönündeki suçlamaları kabul etmeyen Hakan Şahin, Ankara’ya kan ile ilgili kronik rahatsızlığının tedavisi için geldiğini söyledi.

Kendisinin, tanık ifadelerinde yer alan IŞİD propagandası yaptığı ile ilgili iddiaları kabul etmeyen Şahin, “Hiç bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ibadet şekline göre bir örgütle ilişkilendirilmez. Ben bir Müslüman olarak…” şeklinde ifadesine devam ederken salon bir anda karıştı. Ölenleri yakınları, “Sen mi Müslümansın, cehennemde yanacaksın, cehennem zebanisi” şeklinde bağrışmalar oldu. Bağrışmalar sırasında salonda bulunanlar bir anda sanık avukatlarının bulunduğu yere yöneldi. Salondakiler ve müşteki avukatları tartışma sırasında güldüğünü iddia ettikleri sanık avukatlarından birine tepki gösterdi. Mahkeme başkanının uyarılarına rağmen uzun süre salonda bağrışmalar oldu.
Tartışma sırasında jandarma ekipleri de ayağa kalkalar önlem aldı. Mahkeme başkanın sık sık savunmaya müdahale edenlerin salondan atılacağı ve ya da duruşmaya ara vermek zorunda kalacağını söylemesi üzerine müşteki avukatları araya girerek salonda sessizliği sağladı.
Tekrar savunmasına geçilen Hakan Şahin suçlamaları kabul etmedi ve “Rahatsızlığım ve tutukluluk sürem göz önüne alınarak, tahliyemi istiyorum, bu da mümkün değilse adli kontrol hükümleri uygulanmasını talep ediyorum” dedi.

Sanık Şahin, sorgusunda daha önceki ifadelerinin hatırlatılması üzerine çelişkiye düştüğü yerlerde “Baskı altında ifade verdiğim için oraları uydurdum” dedi.
Sanığın sorgusu sürüyor.

Gar katliamının kilit isminden inanılmaz itiraflar: Koskoca Cumhurbaşkanı ‘kandırıldık’ dedi

Avrupa Komisyonu ‘Yaşam memnuniyeti’ anketini açıkladı: Bakın İstanbul kaçıncı sırada?

Avrupa Birliği’nin yürütme organı Avrupa Komisyonu’na bağlı Kentsel Politika ve İletişim Genel Müdürlüğü’nün 2015 yılında, Avrupa’da 83 kentte gerçekleştirdiği ve yeni açıklanan yaşam memnuniyeti anketine Türkiye’den 4 il alındı. Londra, Paris, Roma, Madrid, Amsterdam, Zürih, Berlin, Barcelona gibi kentlerin de bulunduğu ‘Avrupa Şehirlerinde Yaşam Kalitesi (2015)’ başlıklı araştırmaya, Türkiye’den İstanbul, Ankara, Antalya ve Diyarbakır alındı. Kentte yaşam, kentin çeşitli imkan ve hizmetlerinin memnuniyet derecesinin ölçüldüğü araştırmaya Türkiye’den katılan 4 il arasında yaşam memnuniyeti en yüksek il Antalya oldu.

İSTANBUL SON SIRADA

Araştırmada yaşanılan kentten duyulan memnuniyet oranı Antalya’da yüzde 92, Diyarbakır’da yüzde 86, Ankara’da yüzde 83, İstanbul’da ise yüzde 65 çıktı. 83 Avrupa kenti arasında Antalya 48’inci olurken, İstanbul ise yaşam memnuniyeti açısından 83’üncü sırada yer aldı.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, AB’nin 2015 yılı verilerine göre gerçekleştirdiği ve sonuçlarını yeni açıkladığı ankete ilişkin bilgi verdi. Ankette Londra, Paris, Roma, Madrid, Barselona, Berlin, Hamburg gibi 83 önemli kent bulunduğunu belirten ATSO Başkanı Çetin, 48’inci sıranın kötü olmadığını, çünkü İstanbul, Ankara ve Diyarbakır’ın bu sıralamada en sonlarda yer aldığını kaydetti.

GÜVENDE HİSSETME ORANI YÜZDE 82

Özellikle kendini güvende veya güvenli hissetme konusuna dikkat çeken Davut Çetin, “Antalya’da kendini güvenli hissetme oranı yüzde 82, oldukça yüksek bir oran. Bu 2015 yılı anketi, ama yine de dünyanın az kentinde bu oran böyle yüksek çıkar. Antalya’nın diğer üç ilden geride olduğu alan toplu taşıma, tatmin düzeyinin en düşük olduğu alanlar konutta kalite-fiyat dengesi, insanlara güven, iş bulma kolaylığı, okullar ve spor tesisleri, gürültü gibi konulardır” dedi.

ANKET KRİTERLERİ

Memnuniyet anketinde baz alınan kriterler ise şöyle:
Yaşanılan kentten duyulan memnuniyet, alışveriş imkanları, güvenli hissetme, yeşil alanlar, pazar, yürüme yerleri, kentin temizliği, hava kalitesi, ailenin maddi durumundan memnuniyet, komşulara güven, hastane, doktor, sağlık hizmetlerinin yeterliliği, kamu kurumlarına güven, iş durumundan memnuniyet, kamu kurumları, idari kurumların halka etkin yardım edip etmediği, konser salonu, tiyatro, müze, kütüphane sayısı, gürültü düzeyi, okul ve diğer eğitim imkanları, iş bulma kolaylığı, kentteki insanları güvenilir bulma, uygun fiyata iyi bir ev bulma, ailenin maddi durumundan memnuniyet.

ANTALYA

Antalya’da insanların bu kentte yaşamaktan çok mutlu olduğunu gösteren araştırmada, en çok şikayet edilen konu ise uygun fiyata ev bulamama oldu. Antalya’nın memnuniyet düzeyleri şöyle:
“Yaşamaktan duyulan memnuniyet yüzde 92. Yaşadığı yerden memnuniyet yüzde 89. Alışveriş imkanları yüzde 83. Güvenli hissetme yüzde 82. Yeşil alanlar yüzde 78. Kamusal alanlar, pazar, yürüme yerleri yüzde 74. Kentin temizliği yüzde 73. Hava kalitesi yüzde 73. Ailenin maddi durumundan memnuniyet yüzde 73. Komşulara güvenme yüzde 71. Hastane, doktor, sağlık hizmetleri yüzde 67. Kamu kurumlarına güven yüzde 66. İş durumundan memnuniyet yüzde 65. Kamu kurumları, idari kurumlar halka etkin yardım ediyor mu yüzde 63. Konser salonu, tiyatro, müze, kütüphane yüzde 60. Gürültü yüzde 60. Okul ve diğer eğitim imkanları yüzde 59. Spor tesisi ve salonları yüzde 58. İklim değişikliği ile mücadele (enerji verimliliği, yeşil taşımacılık) yüzde 57. Toplu taşıma yüzde 53. İş bulma kolaylığı yüzde 51. Kentteki insanları güvenilir bulma yüzde 47. Uygun fiyata iyi bir ev bulma yüzde 45.”

İSTANBUL’DA DA EN BÜYÜK SORUN UYGUN FİYATA EV

İstanbulluları en çok memnun eden şey alışveriş imkanları olurken, birçok alanda memnuniyet düzeyi yüzde 50’nin altında kaldı. İstanbul’da uygun fiyata ev bulma, gürültü, kentteki insanları güvenilir bulma oranları çok düşük çıktı. İstanbul için memnuniyet düzeyleri ise şöyle:

“Yaşanılan kentten duyulan memnuniyet yüzde 65. Toplu taşıma yüzde 57. Hastane, doktor, sağlık hizmetleri yüzde 57. Spor tesisi ve salonları yüzde 44. Caddeler ve binalar yüzde 47. Okul ve diğer eğitim imkanları yüzde 44. Kamusal alanlar, pazar, yürüme yerleri yüzde 51. Alışveriş imkanları yüzde 82. İş bulma kolaylığı yüzde 46. Uygun fiyata iyi bir ev bulma yüzde 19. Güvenli hissetme yüzde 41. Kentteki insanları güvenilir bulma yüzde 26. Komşulara güvenme yüzde 67. Kamu kurumları, idari kurumlar halka etkin yardım ediyor mu yüzde 51. Kamu kurumlarına güven yüzde 50. Hava kalitesi yüzde 52. Gürültü yüzde 28. Kentin temizliği yüzde 57. Yeşil alanlar yüzde 49. İklim değişikliği ile mücadele (enerji verimliliği, yeşil taşımacılık) yüzde 41. Kendi yaşamından memnuniyet yüzde 75. Yaşadığı yerden memnuniyet yüzde 75. Ailenin maddi durumundan memnuniyet yüzde 70. İş durumundan memnuniyet yüzde 67.”

BAŞKENTLİLER İŞ BULMA ZORLUĞUNDAN ŞİKAYETÇİ

Başkent Ankara’da ise yaşamaktan duyulan memnuniyet ve alışveriş imkanları yüksek oranda memnun edici çıktı. Başkentlilerin en çok şikayeti iş bulma kolaylığı konusunda oldu. Ankara’da memnuniyet düzeyleri şöyle:

“Yaşanılan kentten duyulan memnuniyet yüzde 83. Toplu taşıma yüzde 55. Hastane, doktor, sağlık hizmetleri yüzde 65. Spor tesisi ve salonları yüzde 50. Caddeler ve binalar yüzde 62. Okul ve diğer eğitim imkanları yüzde 54. Kamusal alanlar, pazar, yürüme yerleri yüzde 66. Alışveriş imkanları yüzde 82. İş bulma kolaylığı yüzde 43. Uygun fiyata iyi bir ev bulma yüzde 45. Güvenli hissetme yüzde 77. Kentteki insanları güvenilir bulma yüzde 57. Komşulara güvenme yüzde 72. Kamu kurumları, idari kurumlar halka etkin yardım ediyor mu yüzde 54. Kamu kurumlarına güven yüzde 57. Hava kalitesi yüzde 67. Gürültü yüzde 54. Kentin temizliği yüzde 63. Yeşil alanlar yüzde 70. İklim değişikliği ile mücadele (enerji verimliliği, yeşil taşımacılık) yüzde 52. Kendi yaşamından memnuniyet yüzde 76. Yaşadığı yerden memnuniyet yüzde 81. Ailenin maddi durumundan memnuniyet yüzde 66. İş durumundan memnuniyet yüzde 64.”

DİYARBAKIR

Diyarbakır’da yaşadığı yerden memnuniyet, alışveriş imkanları, güvenli hissetme gibi oranlar yüksek çıktı. Diyarbakırlıların memnuniyet düzeyi en az çıktığı konu iş, eğitim ve sportif alanlara yönelik oldu. Diyarbakır’da memnuniyet düzeyleri şöyle:

“Yaşanılan kentten duyulan memnuniyet yüzde 86. Toplu taşıma yüzde 58. Hastane, doktor, sağlık hizmetleri yüzde 62. Spor tesisi ve salonları yüzde 44. Caddeler ve binalar yüzde 61. Okul ve diğer eğitim imkanları yüzde 49. Kamusal alanlar, pazar, yürüme yerleri yüzde 70. Alışveriş imkanları yüzde 85. İş bulma kolaylığı yüzde 28. Uygun fiyata iyi bir ev bulma yüzde 56. Güvenli hissetme yüzde 72. Kentteki insanları güvenilir bulma yüzde 77. Komşulara güvenme yüzde 75. Kamu kurumları, idari kurumlar halka etkin yardım ediyor mu yüzde 61. Kamu kurumlarına güven yüzde 60. Hava kalitesi yüzde 79. Gürültü yüzde 54. Kentin temizliği yüzde 57. Yeşil alanlar yüzde 70. İklim değişikliği ile mücadele (enerji verimliliği, yeşil taşımacılık) yüzde 64. Kendi yaşamından memnuniyet yüzde 76. Yaşadığı yerden memnuniyet yüzde 89. Ailenin maddi durumundan memnuniyet yüzde 63. İş durumundan memnuniyet yüzde 54.”