Ana Sayfa Blog Sayfa 6137

‘Cumhuriyet Gazetesi’ eylemine polis müdahalesi

Antalya Cumhuriyet Meydanı Attalos Heykeli yanında Cumhuriyet Gazetesi’ne yapılan operasyonu protesto etmek isteyen yaklaşık 20 kişilik grup oturma eylemi yaptı. Yapılan uyarılara rağmen grup dağılmayınca polis müdahale etti. Yaşanan arbedede Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk’ün de aralarında bulunduğu 7 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar Muratpaşa İlçe Emniyet müdürlüğüne götürüldü. 

 

Siirt’te kepenk kapatma yasaklandı

Valilikten yapılan açıklamada, vatandaşların günlük hayatlarının aksama ve sıkıntı olmaksızın idamesine ilişkin her türlü tedbiri alma yetkisi, görev ve sorumluluğunun kamu idarelerine ait olduğu belirtildi.

Güvenlik, esenlik ve genel sağlık ihtiyacının güvence altına alınması için devletin çabaları yanında vatandaşların da hukuk kurallarına uygun bir şekilde davranmalarının en büyük güç olduğu kaydedilen açıklamada, il sınırları içinde yürütülen güvenlik operasyonları ve benzeri hususlar bahane edilerek zaman zaman iş yerlerinin yasa dışı yöntem ve yönlendirmelerle toplu olarak kapatıldıklarının gözlemlendiği bildirildi.

Açıklamada, şunlara yer verildi: “İş yerlerinin toplu biçimde kapatılmasının halkın günlük yaşamını
sürdürmesini zorlaştırarak huzur ve sükununu bozduğu, kişilerin güvenlik, dirlik ve esenlik içinde günlük ihtiyaçlarını sağlamak suretiyle sağlıklı yaşamasını önemli ölçüde zafiyete uğrattığı tespit edildi. Bu itibarla kamu düzeninin korunması için 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca ilimiz sınırları içinde bulunan iş yerlerinin toplu olarak kapatılmasının yasaklanması, aksine davranılması halinde mevzuat çerçevesinde adli ve idari işlem yapılacağı uygun görülmüştür.”

Cumhuriyet Gazetesi yazar ve yöneticilerinin ifadeleri alınmaya başlandı

31 Ekim’den bu yana gözaltında tutulan Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarının ifadeleri alınmaya başlandı

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri Hikmet Çetinkaya, Hakan Kara, Musa Kart, Bülent Utku, Güray Öz, Mustafa Kemal Güngör, Önder Çelik ve yazar Aydın Engin, Kitap Eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay, Yayın Danışmanı Kadri Gürsel, muhabese müdürü Günseli Özaltay ve eski muhasebe müdürü Bülent Yener, 31 Ekim’den bu yana gözaltında. Soruşturmayı Gülen Cemaatine üye olduğu iddiasıyla yargılanan Cumhuriyet Savcısı Murat İnam yürütürken, 3 savcı daha atandı. Savcılar sabah erken saatlerde ifade almak üzere Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gitti.

Dokunma, dokunurlar!

[responsivevoice voice=”Turkish Female” buttontext=”YAZIYI SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ”]

HDP eş başkanları ve milletvekillerinin gözaltına alınması devrimcilerin, demokratların, Kürt halkının, Alevilerin, diğer etnik azınlıkların iradesine, onuruna saldırıdır. Saldırı onların şahsında tüm devrimcileredir. Tüm demokratlaradır. Onlar onurumuza dokundular. Şimdi bizlerde onlara dokunacağız.  “dokunma, dokunurlar” diyeceğiz ve direnmeye devam edeceğiz.

HDP’ye yönelik yapılan operasyon 6 Milyon seçmenin oylarını hiçe saymadır. Bu yeni durum 12 Eylül paşalarının anayasasına bile aykırıdır. Akli melekelerini yitirmişlerin korkudan kurtulurum adına giriştiği son çırpınışlarıdır.  Onlar boğazlarına kadar suça batmış olmanın telaşıyla saldırıyor, biraz daha iktidarda kalmanın hesabıyla pervasızlıkta sınır tanımıyorlar.

Erdoğan ve iktidarı tüm legal mücadele alanlarını bir bir ortadan kaldırıyor. Muhalif basın susturuldu, muhalif belediyelere el kondu, belediye başkanları zindanlara atıldı. Şimdi de halkın oylarıyla seçilmiş milletvekilleri sansasyonel bir biçimde gözaltına alınıyor, mahkemelere çıkarılıyor.  Erdoğan zaten belirli bir süredir TBMM’yi devre dışı bırakmıştı. Hükümet üyeleri de başbakanı dahil, saray’ın sıradan memurları gibi çalışıyorlar.

Türkiye koyu bir faşizmin içine çekilmiştir. Türkiye bölgede sadece DAİŞ ve türevleri ile ittifak yapabilmekte, uluslararası saygınlığı yerlerde sürüklenmektedir. AKP iktidarının saldırganlığı bundandır. AB, ABD Erdoğan’ın çılgınlıklarını daha çok seyretmeyeceğinin sinyallerini vermektedir. Bölgede süren paylaşım savaşında Erdoğan önderlikli Türkiye’ye figüran rolü verilmiş görünüyor. Oysa o star olmakta ısrarlı görünüyor. Karışıklık buradan geliyor.

Erdoğan ABD tarafından Suriye’de ve bölgenin tamamında Kürtlerle ortak davranmaya davet ediliyor. Erdoğan bu çağrıları duymazlıktan gelerek aksine Kürdün tüm kazanımlarına, değerlerine azgınca saldırıyor. Kürtlerle işbirliği tekliflerini görmezden geliyor. Bunda ısrarın TC’nin mevcut statükosu ile devam etmesini olanaksız hale getirdiğini göremiyor. O ideolojik darlıkla sorunlara yaklaşmakta, kendi selefist İslamcı ideolojisine en yakın gördüğü DAİŞ ve türevleri El Nusra, ÖSO güçleri ile işbirliği yapmaktadır. Oysa bu sayılı güçler yarının kaybedenleridir. Erdoğan faşist karanlığın ideolojik gözlüğü ile gericiliğe, zorbalığa yatırım yapmaktadır.

AKP önderliğindeki Türk milliyetçi iktidar bloku (MHP ve CHP yönetimlerinin de gizli ittifakı ile) Türkiye’nin demokratikleştirilmesine karşı direnmektedir.

İnanıyor ve biliyoruz ki, Türkiye’nin ihtiyacı demokrasidir. AKP ve MHP demokrasiden korktukları için bu saldırıyı yürütmektedirler. Eğer demokrasi güçleri direnirlerse bu saldırılar püskürtülebilir, Türkiye demokratikleşir, Kürt sorunu çözülür. Bu açıdan AKP iktidarına karşı olan ve Türkiye’nin demokratikleşmesini isteyen tüm demokrasi güçleri ve faşizme karşı olan herkes bu saldırılara karşı birleşik bir mücadele yürütmelidir.

Bugün ülkenin akil insanları, aklı başında muhalifleri, demokratlar, sosyal demokratlar,  devrimciler, Kürtler, Türkler, Aleviler, Müslümanlar, öteki azınlıklar; Erdoğan zorba diktatörlüğüne karşı güçlerini birleştirebilirlerse Türkiye’nin karanlığa sürüklenmesinin önüne geçilebilir.

Bu yazının yazıldığı şu ana kadar gözaltına alınan 12 HDP milletvekillerinden aralarında iki eş başkanın olduğu 6 kişi tutuklandı, 3 kişi şartlı salıverildi, üç kişi ise savcılık sorgusunda bulunuyor.

Tüm HDP’liler savcılıkta önceden hazırlanmış ortak savunma yaptılar. Bu metinden bazı bölümler şunlardır;

“Bizler seçilmiş halk temsilcileriyiz. Şahsımızı değil bizi seçen seçmen kitlelerini temsil ederiz. Şu anda da yasamanın, Meclis’in dokunulmazlığa sahip bir üyesi, milletvekili sıfatıyla karşınızdayım. Benim temsil ettiğim bu kimliğe ve halkımın iradesine saygısızlık yapılmasına izin vermem mümkün değildir.

Ben, adil ve tarafsız bir yargı huzurunda hesap vermekten asla çekinmiyorum. Veremeyeceğim hiçbir hesabım da yoktur. Ülkemizde yargının saygınlığı ayaklar altındayken, böylesi bir siyasi yargılamanın öznesi olmayı da asla kabul etmeyeceğim. Şahsınıza ve kişiliğinize yönelik hiçbir tereddüttüm ve saygısızlığım yoktur. Ancak şaibelerle dolu bir siyasi geçmişe sahip olan Erdoğan emretti diye başlatılan bu yargı tiyatrosunda figüran olmayı kabul etmiyorum.

Soracağınız hiçbir soruya cevap vermeyeceğim, yapacağınız hiç bir yargılama faaliyetinin adil olacağına inancım yoktur. Benim buraya getirilmem bile hukuk dışıdır. Siyasetçilerin siyaset arenasındaki muhatapları siyasetçilerdir, yargı mensupları değildir. Bu anlamda sizler evrensel ve demokratik hukuk ilkelerine ve Türkiye’nin imzalamış olduğu, aynı zamanda bir anayasa hükmü de olan uluslararası anlaşmalara bağlı olması gereken yargı mensupları olarak siyasi oyunların ve tezgâhların parçası olmayı reddetmelisiniz.”

Yapılanlar ayan beyan ortadadır. Bu çökertme amaçlı siyasi soykırım operasyonlarına karşı sesiz kalınırsa bu tür saldırılar daha da genişleyecek ve bölgemizde ve ülkemizde savaş daha da derinleşecektir.

AKP her muhalif sesi susturarak bir korku imparatorluğu yaratmak istiyor. Bunun için herkesi susturmak istiyor. Halklı olduklarına inanan hiç kimse bu korku imparatorluğundan korkmamalıdır. Çünkü biz haklıyız, bizim adımıza siyaset yapanlara, kendi sözcülerimize sahip çıkmaya devam etmeliyiz. Eğer biz devrimciler, demokratlar siyasi temsilcilerimize sahip çıkamazsak, hepimize yönelik saldırılar genişleyerek devam edecektir.

Bugün gecenin bir yarısında Erdoğan’ın zorbaları HDP’li parlamenterlerin kapısını kırıp içeri giriyorlarsa yarın herkesin kapısını kırabilirler. Dolayısıyla bu süreç bizleri herkesten daha sorumlu, daha örgütlü, daha cesaretli ve daha eylemli davranmamızı gerektiriyor.

Şimdi bu duruma da seyirci kalırsak, yarın başkaları da aynı şekilde zindanlara atılacaktır. Artık “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” noktasını çoktan aştık.

Bu yılan hepimize dokunacak. Çünkü karanlığın cellatları, selefist islamo-faşistler  “sana düşman, bana düşman” kısacası “düşünen insana düşman” sevgili kardeşim.

O zaman sen, ben, biz hep birlikte bu yılanı çıktığı deliğe kadar kovalamakla yükümlüyüz. Yoksa yedi başlı bu ejderha hepimizi zehirleyecek.

İnanıyoruz ki, halklarımız bu zalim diktatörü ve kurduğu faşist düzeni tez elden tarihin çöplüğüne süpürecek nihai hamleyi yapacaktır.

Öyleyse herkes elini taşın altına koymalıdır. AKP faşizminden korkmamalıdır. Gerekli mücadeleyi yapmalıdırlar. Şu an başta Kürt halkı Türkiye’nin bütün ilerici güçleri dünyanın gözleri önünde tarihsel bir sınavla karşı karşıyadır.

[/responsivevoice]

Barzani ve KYB’den HDP operasyonu açıklaması: Serbest bırakın

  Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanlığı’ndan HDP milletvekillerinin gözaltına alınmasına ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerinin gözaltına alınmasının endişe verici olduğu ifade edildi. Yazılı açıklamada, bu uygulamaların durumu daha karmaşık hale getirip, sorunların derinleşmesine sebep olacağı belirtilerek, HDP’nin üyelerinin bir an önce serbest bırakılmasının umulduğu ifade edildi. Açıklamada bu uygulamanın istikrara hizmet etmediği kaydedildi.

KYB: SİYASETÇİLER SERBEST BIRAKILSIN

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) de yaptığı yazılı açıklamada, HDP milletvekillerinin gözaltına alınmasını kınadı. KYB’den yapılan açıklamada siyasetçilerin bir an önce serbest bırakılması istendi. 
Kürdistan Demokrat Partisi’nden yapılan açıklamada ise HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerinin gözaltına alınması ‘kaygı verici’ olarak değerlendirildi. KDP Parlamento grubundan yapılan yazılı açıklamada, gözaltıların hiçbir şekilde demokrasi sürecine hizmet etmediği belirtilerek, Ortadoğu’da yaşananlar karşısında Türkiye’den barış ve demokrasiyi sağlamasının beklendiği ifade edildi. Açıklamada, sorunların bir an önce çözülmesi, şiddet yerine barış yoluna dönülmesinin umulduğu belirtildi.

Birleşmiş Milletler’den HDP açıklaması

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana Türkiye’de 110 binden fazla kişinin gözaltına alınması veya görevden uzaklaştırılması ile bugün HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerine yönelik gözaltı ve tutuklamaların “kabul edilebilirin ötesine” geçiyor olabileceğini açıkladı.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözcüsü Ravina Shamdasani, Cenevre’de yaptığı bir basın toplantısında, darbe girişiminin ardından olağanüstü hâlin ilan edilmesi çerçevesinde uluslararası sözleşmelerin bazı maddelerinin askıya alındığının açıklandığını belirtti.

Shamdasani, “Ancak yetkililerin attıkları adımların kabul edilebilirin ötesine geçmiş olabileceğinden endişe duyuyoruz” dedi.

HDP’lilerin tutuklanmasına ABD’den ilk tepki

 

ABD Büyükelçiliği HDP milletvekililerinin gözaltına alınması ver ardından eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın tutuklanmasıyla ilgili açıklama yayınladı.

Twitter’dan yapılan açıklamada “Türk hükümetinin HDP liderlerini ve diğer milletvekilerini tutuklayıp internete erişimi engellemesi dost ve müttefik olarak bizi derinden rahatsız etti. Demokrasilerin, seçilmiş MV’lere karşı yasal işlemde bulunurken, bu işlemi haklı çıkarma ve adalete güveni koruma üstün görevi var” ifadesi yer aldı.

Seçilmişlere gece operasyonu: HDP Eş Başkanları Demirtaş,Yüksekdağ ve 11 vekil gözaltında

HDP’li vekillerden operasyonlara tepki… Buldan: Yarın Türkiye için geç olabilir

KDP’den Kürt partilerine birlik çağrısı

HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile milletvekillerinin dün gece gözaltına alınmasına bir tepkide KDP parlamenterlerinden geldi

Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) parlamenterleri Firsat Sofi ve Şiwan Şêx Ahmed Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları ve milletvekillerinin gözaltına alınmasına tepki göstererek tüm HDP parlamenterlerinin serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Rojnews geçtiği habere göre KDP parlamenteri Şiwan Şêx Ahmed, “HDP parlamenterlerinin en kısa sürede serbest bırakılmasını ümit ediyoruz. Türk devleti Kürt sorununun çözümü için bir yol bulmalıdır. Çünkü Kürt parlamenterlerin gözaltına alınması ve tutuklanması sorunu daha da derinleştirmektedir” dedi.

Bir diğer KDP parlamenteri Fırsat Sofi ise HDP’ye yönelik saldırılara tepki göstererek “Bu siyasi bir darbedir ve Türkiye’deki iç barış umutlarını kırmaktadır. Bir Kürt parlamenteri olarak Türk hükümetinin bu tutumunu kınıyorum. Bu Türk hükümeti ve Kürt halkının ilişkileri açısından çok tehlikeli bir girişimdir” diye belirtti. Fırsat Sofi konuşmasının devamında böylesi bir süreçte tüm Kürt partilerinin birlik olması ve bu siyasi darbeye karşı ortak tutum sergilemesi gerektiğini ifade ederek sözlerini şöyle sonlandırdı: “Kürt halkı Kürdistan’ın her dört parçasında Türk devletinin bu tutumuna karşı sessiz kalmamalıdır.”

Eşbaşkanlar Yüksekdağ ve Demirtaş tutuklandı

Kürt Siyaseti’ne darbe olarak nitelendirilen gece yarısı operasyonla gözaltına alınan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş tutuklandı.

Alevilerden baskılara karşı birlik çağrısı

Türkiye’de AKP iktidarının baskıcı politikaları, televizyon, radyo ve gazetelerin susturulması Alevileri harekete geçirdi. Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde, Pirsultan Alevi Kültür Derneği, Hacıbektaş Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Vakıfları Federasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri’nin de aralarında olduğu çok sayıda Alevi kurum başkanları ve üyeler dün İstanbul’da Sultangazi Şubesi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde biraraya geldiler. Toplantıda Alevilerin ve tüm kesimlerin tehdit altında olduğu belirtilerek, birlikte hareket etmenin önemine vurgu yapıldı.

PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu, Pirsultan Alevi Kültür Derneği, Hacıbektaş Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Vakıfları Federasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri ve bir çok alevi kurum temsilcileri İstanbul’da Alevi Kültür Dernekleri’ne bağlı Sultangazi Şubesi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde biraraya geldiler.

Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye’de yaşanan siyasal süreç ve bu baskıcı sürece karşı Alevi kurumlarının neler yapabileceği tartışıldı.

Toplantıda ilk sözü alan Sultangazi Şubesi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, bu toplantıya neden ihtiyaç duyulduğunu anlatarak, Aleviler olarak neler yapabilecekleri üzerinde durdu.

MUHİTTİN YILDIZ: SÜREÇ ALEVİLERİN ALEYHİNE İŞLİYOR

Odabaş’ın ardından konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, ülkede siyasal sürecin Alevilerin ve tüm toplumun aleyhine işlediğini belirterek, Alevilerin olarak neler yapabileceklerini ifade etti.

GANİ KAPLAN: ACİL YOL HARİTASINA İHTİYAÇ VAR

Pirsultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan ise biraz özeleştiri yaptı. Alevilerin iktidarın baskıcı politikalarına karşı sessiz kaldığını, sadece basın açıklamalarıyla süreci geçiştirdiğini kaydetti. Kaplan ayrıca TV10 kapatıldığında da verilen tepkinin yetersiz olduğunu belirterek, “Acil yol haritasına, birlikte hareket etmeye, toplumu aydınlatmaya, duyarlı kılmaya ihtiyaç var” dedi.

Gani Kaplan, AKP politikalarına sessiz kalındığı için katliamlar yaşandığı, belediyelere kayyum atandığını, Diyarbakır Belediyesi Eş Başkanlarının tutuklandığına işaret etti.

TUNCER BAŞ: TÜM TOPLUMSAL KESİMLER TEHDİT ALTINDA

Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel başkanı Dr. Tuncer Baş ise konuşmasında TV10’un kapatılmasına tepki göstererek, kanalın yeniden açılmasını istediklerini belirtti. Baskıcı siyasal sürece tepki gösteren Baş, sadece Alevilerin değil tüm toplumsal kesimlerin tehdit altında olduğunu ifade etti.

CELAL FIRAT: BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ

Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat da bir konuşma yaptı. Fırat Alevi kurumların kendi aralarında sağlıklı diyalog kuramadığını dile getirdi. Fırat, hükümet medyasının bir algı yarattığını ve Alevilerin de kendilerini ötekileştirdiğini, bu politikalardan vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizdi. Pir Celal Fırat “Birlikte hareket etmeliyiz, ne yapabileceğimizi tartışmalıyız” dedi.

BÜYÜKŞAHİN: ALEVİLER TEMEL İLKELERDE BİRLEŞMELİ

Fırat’ın ardından söz alan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin de TV10’nun kapatılmasına ilişkin gelinen süreci anlattı. Sadece Alevilerin değil tüm toplumsal kesimlerin iktidarın hedefinde olduğunu vurgulayan Büyükşahin, “Aleviler farklılıklarını bir kenara bırakıp, birlikte hareket etmelidir, temel ilkelerde birleşmelidir” diye konuştu.

AYTEN ŞİMŞİR’DEN BİRLİK VURGUSU

Demokratik Alevi Dernekleri Eş başkanı Ayten Şimşir ise ülkedeki baskıcı politikaların her geçen gün Alevilerin aleyhine işlediğini belirterek, Alevilerin birlik olması gerektiğine vurgu yaptı.

pirha