Ana Sayfa Blog Sayfa 615

Amed ve Wanlılar: 20 yıldır yakamıza yapıştı, artık gitsin

Ramazan Bayramını ekonomik kriz nedeniyle buruk karşılayan yurttaşlar bu seçimde iktidarın değişmesiyle güzel bayramlar karşılamak istediklerini dile getirdiler

Yurttaşlar ekonomik krizin içinde Ramazan Bayramı’nı karşılıyor. Bayramların tadı tuzu kalmadığını ve hiçbir ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını dile getiren Yurtaşlar , 14 Mayıs seçimlerine dikkati çekerek, AKP’li son bayram olmasını diledi. Kentin sokaklarına kuruluna seyyar tezgahları gezen yurttaşlar hayat pahalılığından eli boş dönerken, esnaflar satış yapamadıklarını dile getirdi.

‘Bayram heyecanı yok’

Dağkapı Meydanında kurulan tezgahlarda mikrofonumuza konuşan Adil Noyan, “İçimizde bayram heyecanı var ama dışımızda yok. Sistemin ne olduğunu hepimiz biliyoruz. İnsanların değirmen gibi nasıl yutulduğunu da biliyoruz. İnsanların konuşamadığını da çok iyi biliyoruz. Sonumuzun ne olacağı belli değil. Şeker fiyatlarından haberimiz yok. Bayramdan haberimiz de yok, nasıl kutlanacağını da bilmiyoruz. Çünkü her birimiz bir taraftayız, ne olacağımız belli değil” dedi. Seçimlere değinen Noyan, “Seçimde kendimize (Yeşil Sol Parti) oy vermeliyiz, kimse artık onları istemiyor. Milleti susturmakla küfür etmekle olmuyor. Artık O’nu istemiyorum, hayatımda bu sisteme oyumu da vermemişim, vermiyorum, bundan sonra da vermem. Artık nereye giderse gitsin” diye konuştu.

‘Bizim güzel bir günümüz olmadı’

Hayvancılıkla geçimini sağlayan 7 çocuklu Abdulvahap Güler de “Hayvancılık yapıyoruz ama bu gidişle onu da bırakacağız. Parası olana günlük gülistanlık, bizim gibi garibanlara nasıl geçtiği belli değil. Bütün çocuklarıma kıyafet alamadım, bazılarına aldım bazılarına alamadım. Eskiden 200 liraya evin her alışverişini yapabilirdin ama şimdi o 200 liraya bir kilo şeker alamıyorsun, bir elbise alamıyorsun. Ne diyeyim? Bizim güzel bir günümüz yok, güzel günleri bekliyoruz. İktidarın söylemlerine tepki gösteren Güler, “Diyarbakır’a geliyor, bir yalan atıyor, insanın diliyle, ırkıyla, kimliğiyle oynuyor. ‘Şu Zazadır, şu budur’ Sen kimsin? İnsanların kimlikleriyle uğraşıyorsun? Önemli olan insanlıktır..Değişim şarttır, ben her gün aynı elbiseyi giymek zorunda değilsem iktidarın da değişmesi şarttır. Keşke bir gün Tayyip’siz kalksaydım. Ya nedir, 20 yıldır yakamıza yapıştı, bir değişim olsun. Başka biri gelsin. Süleymanları, Tansu Çiller’i gördük. En güzel insanları içeriye tıkamışlar, cahil insanlar da dışarda. Yok ben ‘Tayyip’in neyi olayım’, Tayyip sizi cennete mi götürecek?” ifadelerinde bulundu.

‘Çocuklarıma elbise alamadım’

Seyyar satıcı Eşraf Çağlar da şunları dile getirdi: “Bayram zenginlerin bayramıdır, fakirin bayramı yok ki. Fakir zaten fakirdir, bayramda gelse rahatça geçinemiyor ki. Rahatça bayram alışverişi yapamadım, çocuğum benden bir şey istiyor, rahatça bir şey alamıyorum. Eski bayramlarda alabiliyorduk şu anda evimize götüreceğimiz bir tavayı düşünüyoruz. Onun dışında bayram aklımız da yok. 4 çocuğum var, bayram elbisesi alamadım.

‘Adaletli olan gelsin’

Kim gelse çalıyor, fakir gelse çalmıyor. Değişim her zaman gerekiyor. Adam diyor ki ‘elhamdülillaha Müslümanım’ ama Müslümanlıkla bir alakamız yok. Bayramı bile yaşamıyoruz. İnsan bu iktidarın yüzüne bakmak istemiyor. Gitsin, değişsin. Kim adaletli ise o gelsin.”

‘Millet tadına baksın diye zararına satıyoruz’

Ramazan Bayramı’nın vazgeçilmezi olan tatlılar da son süreçlerde eskisi gibi tüketilemiyor. Tatlıcılar da ekonomik krizden etkilendiklerini ve eskisi gibi satış yapamadıklarını söylüyor. Tatlıcı Cihat Karhan, “Eski bayramlar ve şimdiki arasında çok çok fark var. Maliyetler çok yüksek olduğu için diğer bayramlara göre bu bayramda alım gücü daha da azaldı. Diğer bayramlarda gelip bir tepsi tatlı alıyorlardı. Şimdi alabileceği ancak bir kilo ya da iki kilo. Ekonomi malum. Gerçekleri konuşmak lazım. Maliyet çok yüksek olduğu için bu fiyat gerçekten bizi kurtarmıyor ama bayram ağızı bu tatlının fiyatını yükseltmek çıkarcılık olur. Güzel olmaz. Diyarbakır halkımız ve dışardan gelen misafirlerimiz tadına baksın diye zararına satıyoruz.

‘Barışa ve ögürlüğe açız’

Seçimlerde iktidarın değişmesi gerektiğini vurgulayan Karhan, sözlerini şöyle tamamladı: “Kesinlikle bir değişim olması gerekiyor. Bir vali ya da bir büyükşehir belediyesi için söyleyelim, bir yerde çok kalındığı zaman laçkalaşıyor. Laçkalaştığı zaman ya kendi yandaşlarını ya akrabasını ya da kendi cebini doldurmaktan başka bir şey yapılmıyor. İnsanlara hizmet edilmez. Sürekli değişimden yanayız. Adaletli ve hak hukuk yemeden gelsin. Eski bayramları istiyoruz, halk olarak eski bayramlara, sevgiye, kardeşliğe, dostluğa, barışa, özgürlüğe açız, ona susamışız.”

‘Krizin Sorumlusu Erdoğan’

Ekonomik sorunlarla boğuşan Wanlılar, krizin sorumlusu olarak gördükleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan duydukları hayal kırıklığını dile getirerek, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimde kendisine gereken cevabı vereceklerini bildirdi. Ekonomik kriz nedeniyle insanların alışveriş yapamadığını belirten Esnaf Osman Kara, vatandaşların ekonomik kriz ve sorunların farkında olduğunu ve buna karşılık gereğini yapacaklarını söyledi. Pazara gelip elim boş dönüyorum Musa Şakar, “Fiyatlar o kadar yüksek ki hiçbir şey alamıyorum. Boş kalabalık çünkü insanlar bir kilo bayram şekerini bile alamıyor. Fiyatlar çok yüksek”dedi

‘Yeter artık gitsin’

Artan hayat pahalılığı karşısında konuşmasına “Tayyip Erdoğan bizi mahvetti” diyerek başlayan Vahyettin Uçar, “Bugün en büyük banknot 200 TL ama bu parayla bir kilo et bile alınamıyor. Bugüne kadar AKP’ye oy veren AKP gitmesin diye bundan sonra başka partiye oy vereceğim. Sorun sadece hayat pahalılığı değil yaşamak istiyoruz korku içinde yaşamak istemiyorum. Sorunlar arttı. O kadar ki elimizden bir şey gelmiyor. Bırak et et, soğan bile yok milletin. Bundan beter bir şey mi var? Yeter artık gitsin Erdoğan” dedi.

‘Yeşil Sol Partiye verelim ki değişim gelsin’

Ömer Timur da “Yeşil Sol Parti’ye oy verelim ki değişim getirsin ki sorunlar çözülsün” dedi. İnsanların alışveriş yapamayacağını söyleyen esnaflardan Hüseyin Akdağ, “Bir ülkede soğanın kilosu 30 lira iken ne diyebilirsiniz ki?”

Ramazan Bayramı’na bir gün kala hala alışveriş yapamadığını söyleyen Sabri Gülmez, “Buna karşı bir değişiklik olması için bu krizi de dikkate alarak önümüzdeki seçimlerde irademizi masaya koyacağız” ifadesini kullandı. .” Birçok toplumsal krizin yaşandığını ifade eden Şirin Velat, “Bu sorunlara herkes şahittir. Bu sorunların sebebi iktidardır. Dolayısıyla tüm bunların çözümü için önümüzdeki seçimlerde oyumuzu kullanmalıyız.” problemler.”

 AMED / WAN – Ma

#Amed #Wanlılar #yıldır #yakamıza #yapıştı #artık #gitsin

TOLGA SAĞ: Mecliste hepimizi temsil edecektir

0

Alevi Müziği’nin önemli temsilcilerinden Tolga Sağ katıldığı Yıldız EN TV’nin bir programında önümüzdeki seçim sürecine ilişkin görüşlerini açıkladı.

14 Mayıs seçimlerinin aynı zamanda bir değişim seçimi olduğunu ifade eden sanatçı Tolga Sağ, “Bizim de umutlarımız var herkes gibi… Yirmi yıldır ülkemizde hüküm süren talanın, yolsuzluğun, yoksulluğun, haksızlığın, adaletsizliğin insanlarımızı çok çok mağdur ettiğinin farkındayız. Hepimiz çok mağdur olduk. Bizim de bu yaşanan duruma elbette ki söyleyecek sözümüz var” dedi

Tolga Sağ, Yeşil Sol Parti’den İstanbul 3. Bölgede Alevi temsilci olarak milletvekili adayı olan Celal Fırat’a ilişkin değerlendirme yaparken, “Celal Fırat Dede’ye başarılar diliyorum. O, Meclis’te hepimizi başarıyla temsil edecektir. Buna canı gönülden inanıyorum. Milletvekilliğinden çok bugüne kadar Alevi hareketi içinde verdiği emeği, mücadeleyi TBMM’de de devam ettirecek ve hepimizin temsilcisi olarak onu gönderiyoruz. Bu anlamda Celal Dede’nin milletvekilliğini çok değerli görüyorum.” diye konuştu.

Garê açıklaması: Bilgiler doğru değil

Savunma Bakanlığı’nın “6 PKK’li öldürüldü” açıklaması yalanlandı

HPG Basın İrtibat Merkezi (HPG-BİM), Zap, Avaşîn ve Metîna’ya dönük saldırılara dair açıklama yaptı. Açıklamada, 18-19 Nisan’da 86 bombardımanın gerçekleştiği belirtildi. Ayrıca Savunma Bakanlığı’nın 6 PKK’linin öldürüldüğüne dair açıklaması yalanlandı. Açıklamada, HPG’nin herhangi bir kaybının olmadığı belirtildi.

MSB yapılan operasyonlarda ‘6 PKK’li öldürüldü’ demişti.

Kaynak: MA

#Garê #açıklaması #Bilgiler #doğru #değil

Okyanuslarda kirliliğin yarattı yeni türler!

Yeni bir araştırma, Büyük Pasifik’in ortasındaki tepeleşen plastik ve çöp yığınlarının etrafında kıyıda yaşayan deniz canlısı türlerinin gelişmeye başladığını ortaya koydu

Cbsnews’in haberine göre, Büyük Pasifik’teki çöp yığınları üzerine araştırma yapan bilim insanları, bunların yüzde 70’ten fazlasında kıyıda yaşayan deniz canlılarının oluştuğunu keşfetti. Araştırmacılar, Kasım 2018-Ocak 2019’da balık ağları, halatlar ve şişeleri de içeren çöp yığınlarından topladıkları 105 parça üzerinde inceleme yaptı. Bu çöp yığınlarının yaklaşık 3’te 2’sinin birlikte yaşayan kıyı ve açık denizlerde yaşayan canlı türlerinin bu atıkları yuva yaptığı gözlemlendi.

Karadan denize dönüş

Araştırmacılar tarafından yapılan ortak açıklamada, açık denizlerde yaşayan söz konusu türlerin keşfinin yeni bir şey olmadığı fakat atıklar çoğaldıkça sıklığı ve çeşitliliğinin de arttığı bunun ise yeni olduğu belirtildi. Açıklamada, “Sonuçlarımız bize okyanus çevresinin ve yüzen plastik yığınlarının kıyıda yaşayan deniz canlısı türleri için oldukça uyumlu olduğunu gösteriyor. Bir yaşam hikayesine sahip olan söz konusu deniz canlıları, açık okyanusta hayatta kalabilir, yeniden üreyebilir, karmaşık nüfus ve topluluk yapılarına sahip olabilir” ifadesi kullanıldı.

Alanları genişleyebilir

Plastisferin (plastik ekosistem) artık kıyıda yaşayan deniz canlılarının popülasyonlarını açık okyanusa doğru genişletmesi ve pelajik (deniz toplulukları) topluluğun kalıcı bir parçası haline gelmesi için olağanüstü yeni fırsatlar sağlayabileceği vurgulanan açıklamada ayrıca bu ortamdaki okyanus topluluklarını ve ekosistem süreçlerini temelden değiştirerek türlerin dağılması ve biyocoğrafyadaki kaymalar için geniş mekansal ölçekte potansiyel sonuçlarla değiştirebileceğinin altı çizildi. Araştırma, Nature Ecology & Evolution dergisinde yayımlandı.

EKOLOJİ SERVİSİ

 

#Okyanuslarda #kirliliğin #yarattı #yeni #türler

Halkların, derelerin, ormanların kardeşliği!

Akbelen Ormanı için direnen köylülerin verdiği iftar yemeğinde doğaya yönelik talana dikkat çekildi

Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy mevkisinde yer alan Akbelen Ormanı’nda kömür sahasını genişletmek isteyen YK Enerji’ye karşı nöbet tutan köylüler, iftar yemeği verdi. İftar yemeğini Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Muğla milletvekili adayı Hasan Yıldırım ve Derya Hezer de ziyaret etti. İkizköy Çevre Komitesi Sözcüsü Nejla Işık, Akbelen Ormanı direnişine destek veren herkese teşekkür ederek 642 gündür direndiklerini ve direnişlerine devam ettiklerini belirtti. Seçimlere dair sohbetlerin sık sık konuşulduğu buluşmada yaşam alanlarında gerçekleştirilen kömür projeleri ile ilgili söyleşi gerçekleştirildi. Türkiye ve Muğla’da var olan kömür projelerine dair bilgilendirme yapıldı.

‘Mücadeleye devam’

İkizköy direnişçileri ve destekçileri de Milas’ın daha adil, yaşanılabilir bir yer olması gerektiğine dair fikirlerini sundu. Milas ve Muğla’da var olan talan politikaları sonucu ortaya çıkan tahribatı ve buna karşı gerçekleştirilen direnişlerin de durumu aktarıldı. İkizköy Çevre Komitesi’nden Tuncer Saraçoğlu, tüm yaşam alanlarının talan edildiğini belirterek, “Geride bir tek Akbelen Ormanı kaldı, o da giderse biteriz. Şimdiye kadar bahçelerimiz gitti, temiz orman havası yerine baca dumanı ile yaşıyoruz. Sabaha kadar dinamit sesleri ile yaşıyoruz. Buranın orman olarak kalması biz İkizköylüler için hayati konudur. Sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını sonuna kadar savunmaya kararlıyız. Biz toprağına, havasına, doğasına sahip çıkan yurtseverleriz. Bu yüzden ağır cezada yargılanıyoruz, isterlerse idamla yargılasınlar mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

Yaşamı savunacağız

Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Hasan Yıldırım da Akbelen Ormanı direnişinin başından beri yanında olduklarını belirterek, “Biz halkların kardeşliği, derelerin kardeşliği, ormanların kardeşliği diyoruz. Ve hepimiz bu doğal yaşamın içerisinde hep birlikte yaşayacağımıza inanıyoruz. Akbelen Ormanları’nda kazananın mutlaka doğa olacağına inanıyoruz. Yolumuz Meclis’e düşerse buradaki yoldaşlıklarımızla doğayı ve doğadaki yaşamı savunmak için mücadele edeceğiz” diye konuştu. Etkinlik ekoloji örgütleri üyelerinin, sivil toplum örgütlerinin ve milletvekili adaylarının konuşmaları ile son buldu.

MUĞLA

#Halkların #derelerin #ormanların #kardeşliği

Deniz Poyraz’ın katilleri cezalandırılsın diyen Didar Gül’e ‘hakaretten’ dava

İzmir HDP binasına yapılan silahlı saldırı sonucu katledilen Deniz Poyraz’ı sahiplenen KBG’den Didar Gül’e İçişleri Bakanı’na hakaret iddiasıyla dava açıldı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü’ne yönelik 17 Haziran 2021’de Deniz Poyraz’ı katleden fail Onur Gencer’e, yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken, katliamda azmettirici sıfatındakiler ise delillere rağmen araştırılmadı. Hem cenaze hem dava sürecinde yer alan Kadınlar Birlikte Güçlü (KBG), dava sonrasında Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde karara ilişkin basın açıklaması gerçekleştirmiş, açıklamayı okuyan ve kitle adına konuşan KBG’den Didar Gül, polis takibine maruz kaldıktan sonra İçişleri Bakanı’na hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alınmıştı . Yaptığı açıklama nedeniyle İçişleri Bakanı’na hakaret iddiasıyla Gül’e soruşturma açıldı.

‘Organize iş olduğuna işaret ettik’

Soruşturmaya dair JINNEWS’e konuşan Gül, Deniz Poyraz davasında sorumluların cezalandırılmayarak ödüllendirildiğini kaydetti. Yaptıkları açıklamada sorumlulara işaret ettiği için gözaltına alındığını ifade eden Gül, “Ortada bir hakaret yoktu. Özellikle son  yıllarda, İçişleri Bakanı’na, Tayyip Erdoğan’a ve benzeri kişiliklere hakaretten tutuklama moda oldu. Onur Gencer’in kendi öfkesi ve planlamasıyla girmediğini, organize bir iş olduğunu söyledik ve suçluyu işaret ettik. Bir kadın, bir partinin binasında silahla katledildi, bundan İçişleri Bakanlığı’nın da, Cumhurbaşkanlığı ve Emniyet Müdürlüğü düzeyinde de sorumluluğu var. Bu sorumluların yargılanmasını söyledik. Ardından adeta kaçırılarak gözaltına alındık” dedi.

 ‘Seçim sürecinde tüm mümkünlerin kıyısındayız’

İzmir’de aynı polisin takıntılı bir şekilde, bazı kişilerin peşine düşerek kaçırılmak suretiyle gözaltına aldığını dile getiren Didar, kendisinin de aynı şekilde gözaltına alındığını ekledi. Süleyman Soylu’ya söylediklerinin hakaret olarak görülüp dava açıldığını kaydeden Didar, “Bu dört dörtlük bir faşizm inşa etme çalışmaları. Bunlardan biri Tayyip Erdoğan, biri Süleyman Soylu, karşılarına çıkacak her türden itaatsizliği yok etme pozisyonunu almışlar. Her kesime saldırdığı bir durum var. Hala onlar karşısında direnen milyonlar var. Bu irade 8 Mart yürüyüşlerinde, ‘hükümet istifa’ sloganıyla açığa çıkıyor. Bir gidişi durduramadığı için öfkesini dizginleyemeyen kontrolsüz şekilde saldıran bir iktidar bloğu karşımızda. Bu devlet yöneticilerinin megaloman politikaları, kendisine yapılan her eleştiriye saldırarak cevap veren bir iktidar var. Deniz’in Kemal Korkut’un katiline karşı biz buradayız diyen insanlar var. Seçim sürecinde tüm mümkünlerin kıyısındayız” diye belirtti.

‘Süreç kapatılmak isteniyor’

Bir mahkeme sürecinin yaşanmadığını, bir tetikçiye ceza vererek, sürecin kapatılmak istendiğini vurgulayan Didar, “O gün de dedik, katledildiği gün de, mahkemede de söyledik. Katillerin kim olduğunu, nasıl organize edildiğini biliyoruz. Bu saldırılarla bir kez daha kanıtlanıyor. Ne Deniz’in ne katledilenlerin davası bitmiş değil. Mevcut yargı sistemini alaşağı edecek bir süreç içindeyiz. Dava bizim için bitmedi” diyerek kadınları 21 Eylül’de görülecek ilk duruşmaya çağırdı.

Haber: Melike Aydın / JINNEWS

 

 

 

#Deniz #Poyrazın #katilleri #cezalandırılsın #diyen #Didar #Güle #hakaretten #dava

İHD cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini açıkladı

İHD Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu, yılın ilk üç ayında cezaevlerinde yaşanan ölüm,işkence ve hak ihlallerine dair raporunu açıkladı

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu, 2023’ün ilk çeyreğinde İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan cezaevlerinde meydana gelen hak ihlallerine ilişkin raporu dernek binasında açıkladı. İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonu Eş Sözcüsü Nuray Çevirmen, 3 ayda İHD’ye İç Anadolu Bölgesinde bulunan 24 kapalı cezaevinden 89 kişi, diğer cezaevlerinden de 39 kişi olmak üzere toplam 128 kişinin başvuru yaptığını belirtti.

Şüpheli ölümler, açlık grevleri

Çevirmen yaptığı açıklamada cezaevlerindeki doluluk oranına dikkat çekerek  kapasitesinin üstünde tutuklunun cezaevinde tutuduğunu belirtti. Bu kapsamda 61 bin 776 tutuklu kapasite dışında cezaevinde tutuluyor. Çevirmen, ilk 3 ayda çeşitli cezaevlerinde 2’si kadın 13 tutuklunun yaşamını yitirdiğini, bunlardan 4’ünün hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekerek, 3 tutuklunun da ateşli silahla öldürüldüğünü söyledi. 6 tutuklunun şüpheli şekilde yaşamını yitirdiğini belirten Çevirmen, hak ihlalleri karşısında başlayan açlık grevlerine dikkat çekerek, “Afyon 1 Nolu T Tipinde mahpuslar hak ihlalleri ve ayakta sayım gerekçesiyle 2 Ocak 2023 tarihinde açlık grevi başlatmış, ancak 6 Şubat’ta meydana gelen depremden sonra açlık grevini sonlandırmışlardır. Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan bir mahpus yaşadığı sorunlardan kaynaklı olarak 14.06.2022 tarihiden itibaren ölüm orucu başlatmış, yapılan yazışmalar ve savcı ile yapılan görüşmelerden sonra 12 Mart 2023 tarihinde eylemini sonlandırmıştır.  Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde mahpuslar Nisan ayı başlarında 3’er günlük dönüşümlü açlık grevi başlatmışlar ve hala devam edilmektedir.  Samsun/Kavak S Tipi Kapalı Hapishanesine deprem bölgesinden getirilen mahpuslara uygulanan işkence ve kötü muameleye karşın 1 günlük açlık grevi yapılmıştır” bilgilerini paylaştı.

‘Belirtilen sayının üstünde hak ihlali var’

İç Anadolu’daki cezaevlerinde en az 32 tutuklunun sağlık hakkının ihlal edildiğine dikkat çeken Çevirmen, en az 52 tutuklunun da işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını belirtti. Çevirmen, Adalet Bakanlığı’nın bilgi paylaşmama, haberleşmenin sürekli engellenmesi, özellikle taşra hapishanelerinden haber alma konusunda yaşanan güçlükler, adli mahpusların yaşadıklarını basına, yetkili makamlara ve insan hakları örgütlerine (çoğunlukla) iletmemesi nedeniyle işkence ve kötü muameleye maruz kalan mahpus sayısının belirtilen sayının çok üzerinde olduğunu ortaya çıkarmaktadır.”

‘Tahliyeler engellenmekte’

İHD Hapishaneler Komisyonu üyesi avukat Mahir Uslu ise, disiplin cezaları ve infaz yakmalara ilişkin verileri açıkladı. İç Anadolu bölgesinde İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) kararıyla en az 32 tutuklunun koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hakkının ihlal edilerek engellendiğini belirterek, şunları söyledi: “Ağır hasta olan ve cezalarının son yılında olan mahpuslar, iyi hali olan mahpuslar dahi tahliye edilmemektedirler. Disiplin soruşturmaları ve cezalar nedeniyle iyi halden denetimli serbestlik hakkı zaten mahpuslara kullandırılmamaktadır. Gözlem Kurulu kararlarıyla mahpusların koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hakları engellenmektedir.”

Adalet Bakanına çağrı

Raporun sonuç kısmında Türkiye’nin taraf olduğu ulusal ve uluslararası sözleşmeler hatırlatılarak, “Heyetlerimiz ve kurumumuz; hapishane rejimi, fiziki koşullar ve uygulanan muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanması gerektiğini tespit etmiştir. İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Sözleşmesi Seçmeli Protokolü’ne uygun şekilde, ‘bağımsız’ ulusal denetim mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir. Tüm cezaevlerinde yaşananlara, hak ihlallerine, sağlığa erişim engellerine karşı Adalet Bakanlığı’nı, ilgili tüm kurum ve kuruluşları göreve davet ediyoruz” denildi.

ANKARA

#İHD #cezaevlerinde #yaşanan #hak #ihlallerini #açıkladı

Akrê’de bir kadın intihar etti

Duhok’un Akrê ilçesine bağlı Bedirîkê köyünde, bir kadın intihar etti

Elde edilen bilgilere göre Duhok’un Akrê ilçesine bağlı Bedirîkê köyünde, V. Ş. isimli bir kadın yanarak can verdi. V. Ş.’nin yakın akrabaları, kadının kendini yaktığını iddia etti.

Güvenlik güçlerinin olaya ilişkin soruşturma başlattığı bildirilirken, olayın nedenine ilişkin ise resmi bir açıklama yapılmadı.

Rojnews verilerine göre 2023 yılı başından bu yana Kürdistan Bölgesi’nde 19 kadın intihar etti veya katledildi

DIŞ HABERLER

#Akrêde #bir #kadın #intihar #etti

Celal Fırat: Bir cumhurbaşkanı adayından beklenen duruş, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi

Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Alevi.’ notuyla paylaştığı videoda ilk kez oy verecek gençlere seslendi. “Ben Aleviyim” diyerek video yayınlamasına ilişkin twitter hesabından açıklama yapan Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Celal Fırat “Bir Cumhurbaşkanı adayından beklenen duruş, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi” dedi.

Alevi Hareketi olarak 30 yıllık mücadelenin sonuç verdiğini sevinçle karşıladığını belirten Fırat, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı, seçilme ihtimali yüksek olan Cumhurbaşkanı adayı sayın Kemal Kılıçdaroğlu “Ben Aleviyim” dedi. Alevilik kamusal alanda görünür oldu ve Türkiye gündeminin neredeyse tek tartışma konusu haline geldi. Bizler verdiğimiz mücadele ile Türkiye’de ismimizi anılır hale getirdik. Yıllardır kurumlarımız her türlü baskıya, zulme, vazgeçirtilme çabalarıyla karşı karşıya olmasına rağmen, mücadelesinden bir adım dahi geri atmadı. Oluşturduğumuz bu kararlı duruş Alevilere siyasal alanda yol açtı. Sistemin bir Cumhurbaşkanı adayı “Aleviden olmaz” söylemine karşı duruşunu ortaya koydu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Sevgili genç arkadaşım. Ülke olarak önümüzde bir eşik var. Ve bu eşiği hep birlikte aşabilmek için sana ihtiyacımız var. Unutma, tek bir oyla sen bu ülkeyi can yakan mezhep tartışmalarından çekip çıkaracaksın, ait olduğu yere taşıyacaksın.” söylemi katıldığımız, desteklediğimiz bir çağrıdır. Bu gelişme hareketimiz için sevindiricidir.” dedi.

“BU ÜLKENİN SİYASİ GÜVENCESİ YEŞİL SOL PARTİ’DİR”
Aynı zamanda Yeşil Sol Parti geleneği de 3 dönemdir; Alevi örgütlenmesini meclise taşıdığını ve mücadelesini verdiğine dikkat çeken Celal Fırat “Bu sürece dair önemli katkıları olan Yeşil Sol Partimiz mücadelesinin kaynağını halklardan almaktadır. Ama vurgulamak isterim ki, ikinci yüzyılında şekillenecek Cumhuriyetin geçmiş yüzyılının söylemleri ile bu ülkede ki demokratikleşmeye hiçbir katkıda bulunmadı. İkinci yüzyılın inşasında Yeşil Sol Partimizin meclise göndereceği her vekil, demokratik Türkiye için atılmış önemli bir adım olacaktır. O yüzden mücadelemizle taşıdığımız bu süreci 2023 seçimlerinde oylarımızı Yeşil Sol Parti’de toplayarak kazanabiliriz. Bu ülkenin siyasi güvencesi Yeşil Sol Parti’dir.” şeklinde belirtti.

Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Celal Fırat açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bu tarihi dönüşün sağlanmasında emeği olan başta Alevi kurumlarımız olmak üzere demokratik, laik bir Türkiye mücadelesi veren herkese teşekkür ediyoruz.”

Deniz Poyraz’ın mezarı ziyaret edildi: Hesap soracağız

HDP İzmir il binasında katledilen Deniz Poyraz’ın mezarını Ramazan Bayramı nedeniyle ziyaret edildi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir il binasına 17 Haziran 2021’de Onur Gencer tarafından yapılan silahlı saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ın Buca Kaynaklar Mezarlığı’nda mezarı, bayram nedeniyle ziyaret edildi. Ziyarette, Poyraz ailesine, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İzmir milletvekili adayları, Barış Anneleri, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatlar eşlik etti. Mezarlık ziyaretinde Deniz Poyraz anısına yapılan saygı duruşunun ardından mezara çiçekler bırakıldı.

Hesap soracağız

Mezarlıkta konuşan Yeşil Sol Parti İzmir Milletvekili adayı ve dosya avukatlarından Abdülmecit Yıldırım, Deniz’in arkadaşları ve dava avukatları olarak verdikleri sözü yinelemek için geldiklerini söyledi. Onurlu bir yaşam ve barış için mücadele ettiklerini ifade eden Yıldırım, “Deniz Poyraz’ı katlettiler. Daha son bir kişiye ceza verdiler. Ancak biz biliyoruz ki partimizi her gün hedef gösterenler bu katliamın ortağıdırlar. Bu katilin arkasında duranlar hesap vermeyene kadar mücadelemizi bırakmayacağız. Biz güçlüyüz, gücümüzü Deniz Poyraz’ın anne ve babasından alıyoruz. Ve bu katliamın hesabını soracağız” dedi.

Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz da, katliamın gerçek faillerinin açığa çıkması için mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

Grup daha sonra 3 Aralık 2015 yılında İstanbul Sancaktepe’de düzenlenen ev baskınlarında polisin ateş açması sonucu katledilen Dilan Kortak’ın da mezarını ziyaret etti.

İZMİR

#Deniz #Poyrazın #mezarı #ziyaret #edildi #Hesap #soracağız