Ana Sayfa Blog Sayfa 6159

Uluslararası Af Örgütü’nden Cumhuriyet açıklaması: OHAL kılıfı ile…

Cumhuriyet’in yöneticilerine gözaltılardan sonra birçok sivil toplum örgütü, siyasi parti ve yurttaşlardan tepkiler gelmeye devam ediyor.

Avrupa Konseyi’nden gelen uyarı sonrasında Uluslararası Af Örgütü de Cumhuriyet ve yurttaşların haber alma özgürlüklerine yapılan müdahaleye tepki gösterdi.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Araştırmacısı Andrew GardnerTwitter hesabından “Kapatılan 15 medya organından sonra ve bugün Cumhuriyet gazetesi’nden 11 kişi göz altına alındı. Sistematik tasfiyeler olağanüstü hal kılıfına uyduruluyor.” ifadelerini kullandı.

CHP’li Tezcan’ı yaralayan saldırgan: Reis hakkında düzgün konuş dedim, ateş ettim

Aydın’da geçen cumartesi akşamı, partisinin Aydın İl Başkanlığı’nın üst katındaki restoranda yemek yiyen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, yanına gelip, “HDP’ye destek verenin sonu böyle olur” diye bağıran Alparslan Sargın’ın tabancayla ateş etmesiyle sağ bacağından yaralandı. İlk müdahaleyi partililerin yaptığı Bülent Tezcan, daha sonra Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyat edilerek tedaviye alındı.

ZİYARETÇİLERE KISITLAMA

Başarılı bir operasyonla bacağındaki kurşun çıkartılan ve tedavisi süren Tezcan’a, ziyaretçi akını sürüyor. Doktorlar ise, enfeksiyon kapma riski nedeniyle ziyaretçilere kısıtlama getirdi. Kısa süreli olarak az sayıda kişinin ziyaretine izin verildiği belirtildi.

‘REİS HAKKINDA DÜZGÜN KONUŞ DEDİM, ATEŞ ETTİM’

Bülent Tezcan’a silahlı saldırıda bulunan ve olay yerinden taksiyle kaçtıktan sonra Kuşadası’nda yakalanan Alparslan Sargın’ın, Aydın Cinayet Büro Amirliği’nde sorgusu sürüyor. ‘Silahla yaralama’, ‘Kişiyi hürriyetinden mahrum bırakma ve zorla alıkoyma’ ve ‘Çek-senet tahsilatı yapma’ suçlarından sabıkalı A.S.’nin ilk ifadesinde, şunları söyledi:

“Arkadaşımla birlikte yemek yiyorduk. Bülent Tezcan ve yanındakiler de aynı mekana geldi. Çok yakın oturuyorduk. Bülent Tezcan, Cumhurbaşkanı hakkında konuşuyordu. O sırada aklıma HDP Kongresine katıldığı ve saygı duruşunda bulunduğu geldi. Dayanamadım ve yanına gittim, ‘Reis hakkında düzgün konuş’ dedim. O da bana ters bir cevap verdi ve ben ateş ettim. Alkollüydüm.”
Alparslan Sargın’ın Emniyet’teki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

AP Türkiye Raportörü Kati Piri: Türkiye’deki durum kötüden de öteye gidiyor

  Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri de Cumhuriyet yazarlarının ve yöneticilerinin gözaltına alınmasına Gazetemize yaptığı özel açıklamayla tepki gösterdi: 

“Türkiye’deki durum kötüden de öteye gidiyor. Türkiye’nin en eski bağımsız gazetesi Cumhuriyet’e yönelik baskın kabul edilemez. Türkiye gerçekten bir terör tehdidiyle karşı karşıyayken, gazetecileri tutuklamak ve media kurumlarını kapatmak, bu tehdidi azaltmaz. Avrupa Parlamentosu’nda oybirliğiyle tüm gazetecilerin acilen serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz. Türkiye bu zor zamanların üstesinden şimdi olduğu gibi demokrasisini zayıflatmak yerine ancak  güçlendirerek gelebilir” 

HDP’li Toğrul: Tüm muhalif kesimler tehdit altında

KESK Gaziantep Şubesi’nin meslekten ihraç edilen ve açığa alınan sendika üyelerinin tekrar görevlerine dönmeleri için düzenledikleri basın toplantısına destek vermek için katılan HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, AK Partinin politikalarını eleştirdi. Ülkedeki uygulamaların 1930 yılında Almanya’da uygulanan Hitler Faşizmine benzediğini öne süren Toğrul, Kanun Hükmünde Kararnamelerin ve Olağanüstü Hal uygulamalarının birçok kesimi tehdit ettiğini kaydetti. Demokratik parlamenter sistemin askıya alınmaya çalışıldığını kaydeden Toğrul, şöyle konuştu:

‘TÜM KESİMLER TEHDİT ALTINDA’

“İçeride ve dışarıda savaş dayatılıyor. İşçi, emekçiye ve tüm muhalif kesimlere iki yol dayatılıyor. ‘Ya biat edeceksiniz ya da direneceksiniz’ deniliyor. Biz biatı onlara iade ediyoruz ama direnmeye devam edeceğiz. Tüm farklılıklar tüm farklı kesimler olayı önce onun sırası sonra bunun sırası diye beklemeksizin derhal güçlerimizi birleştirip mücadeleye asılmamız gerekiyor. Çünkü yapılan faşizm, Hitler faşizminin adım adım nasıl 1930’larda Almanya’da başlayarak yerleştiyse bugün ülkemizde de aynı yol ve yöntemler bugün işlemeye devam ediyor. Demokratik parlamenter sistem askıya alınmak isteniyor. Ülke KHK’lerle yönetilmek isteniyor. Olağanüstü hal ve Kanun Hükmünde Kararnameler geçmiş dönemlerin uygulamalarıdır. Siyasi iktidar buna dayanarak ülkeyi yönetmeye çalışıyor. Tüm kesimler tehdit altında.”

KESK Dönem Sözcüsü Ali Ersönmez ise kararnameler ile binlerce KESK üyesinin mesleklerinden ihraç edildiğini kaydetti. Ersönmez, ihraç edilen ve açığa alınan arkadaşlarının tekrar görevlerine dönene kadar mücadeleye devam edeceklerini belirtti.

HDP Kadın Meclisi: Biz kazanacağız

HDP Kadın Meclisi Genel Koordinasyonu, HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ hakkındaki yurt dışı yasağı, JINHA’nın KHK ile kapatılması, KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat ve Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamada, Yüksekdağ’a verilen yurt dışı yasağına değinilerek, “Hatırlatırız, faşizme karşı direniş sınır tanımaz, eşitlik özgürlük mücadelesi sınır tanımaz, kadın dayanışması sınır tanımaz. Zulmünüz gizli saklı kalmayacak, her yerde her dilde anlatacağız. Sesimizi dünyanın dört bir yanındaki kadınlara, kızkardeşlerimize ulaştıracağız ve birlikte enternasyonal kadın mücadelesini ve dayanışmasını büyüterek kabusunuz olmaya devam edeceğiz. Biz kazanacağız. Kadınlar kazanacak” ifadelerine yer verildi.

ANKARA

 

 

 

Kadın Hareketi Okulu’nun startı verildi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Şişli Merkez’de “Kadınlar okuyor, tartışıyor, kadın mücadelesini şekillendiriyor” sloganı ile Ankara, İzmir ve İstanbul’da farklı tarih aralıklarıyla düzenleyeceği “Kadın Hareketi Okulu” isimli panelin startını dün verdi.

Panelde KCDP Genel Temsilcisi Gülsüm Kav’ın sunumuyla Sheila Rowbotham’ın “Yeni Bir Çağ Hayali-20. Yüzyılı Yaratan Kadınlar” adlı kitabından alıntılar yapılarak tartışmalar yürütüldü. Kadınların elde ettiği kazanımların eril zihniyet tarafından ellerinden alınmaya çalışıldığını kaydeden Kav, “Kadınlar direnir” dedi.

İSTANBUL

 

Dündar’dan Cumhuriyet Gazetesi’ne operasyona tepki

Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar sosyal medya hesabından operasyona tepki gösterdi

Hakkında yakalama kararı çıkarılan Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar gazetenin yönetici ve yazarlarına yapılan operasyonu sosyal medya üzerinden değerlendirdi. Twitter’dan “Son kale’ye saldırıyorlar” diye paylaşımda bulunan Dündar tepkisini gösterdi.

Suskunluğun suç sayıldığı ülke… FUAT ATEŞ

Bir ülkede suskunluk suç sayılıyorsa, o ülkede zulüm dağı taşı tutmuş demektir. Eğer bir ülkede zulüm dağı taşı tutmuş iken hala susuluyorsa, o ülkede kıyamet kopmak üzeredir.

Avrupa ülkelerini tanımlarken huzur ve sükûnet kelimeleri en başta gelir. Avrupa’da, -istenilen noktada olmasa da- demokrasiye ait kurumların hala işlediği, hak ihlallerinde hakkınızı arayabildiğiniz mecraların varlığı ve önemlisi bir sonraki seçimde kimin iktidar olacağını belirleme ihtimali toplumsal sükûneti ve mutabakatı var eden önemli kriterlerdir. Buralardaki suskunluk huzurun bir yansımasıdır. Türkiye’deki mevcut suskunluğu ayrı bir kategoride ele almak gerekiyor. Türkiye’deki bu suskunluk hali büyük fırtınalar öncesi yaşanan sessizlik anlarına denk düşüyor. Herkesin birbirini sessiz ve suskun kalmak ile suçlaması ise gelen fırtınanın ne denli büyük bir fırtına olduğu gerçeğini gösteriyor. Bir ülkede suskunluk suç sayılıyorsa, o ülkede zulüm dağı taşı tutmuş demektir. Eğer bir ülkede zulüm dağı taşı tutmuş iken hala susuyorlarsa, o ülkede kıyamet kopmak üzeredir.

Adaletin bekçilerinden üniformalı düşmanlara(!)

Roma İmparatorluğundan bu yana üniformalı yetkililer(polis, asker, yargıç vs.) herkese eşit uzaklıkta ve yakınlıkta, adaletin simgesi bir otorite olarak halk tarafından kabul görmüşlerdir. Bu noktada Türkiye’de demokrasiyi içselleştirmiş toplumsal katmanlarda güvenlik güçleri ile ilgili mevcut algının “Tayyip’in polisi ve askeri” üzerine geliştiğini söylemek yanlış olmaz. Polis ve askerinin sadece üniforma giyinmiş bir düşman(!) olarak görülme algısının yükselmesi finale yaklaştığımızın göstergesidir. Gerici kesim, 15 Temmuz travması ile bu sınırı bir adım daha aşarak, gerektiğinde üniformalıların da katledilebileceğini gösterdiler.

Sonu gelmez bir iç savaş ve çözülme dönemi 

“Tayyip’in polisi ve askeri” algısına paralel olarak, bu sınır diğer toplumsal katmanlarda da aşılırsa, tıpkı Suriye ve Irak örneklerinde olduğu gibi sonu gelmez bir iç savaş ve çözülme süreci içerisine girebiliriz. Sonu gelmez bir süreçten bahsediyorum çünkü Türkiye’de olası bir çatışma durumunda seçim sonuçlarındaki gibi %50’lilerin savaşı olmayacak. Dört-beş ayrı yapının alandaki gelişmeler karşısında zaman zaman bir araya geldikleri zaman zaman ise savaştıkları bir dönem bizi bekliyor.

Ayrıca Türkiye’deki büyüyen tehlikeyi görebilmek için Amerikan’ın vatandaşlarına “Türkiye’yi terk edin” çağrısına sıra gelene kadar birçok emare var. Eğer bugün sıra Cumhuriyet gazetesine gelmişse, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılacak bir operasyon da çok uzak olmasa gerek. Bundan sonra bu suskunluğun bozulmasına Gezi Parkı’ndaki gibi birkaç ağaç mı neden olur yoksa Tunus’taki gibi bir seyyar satıcının kendisini yakması mı veya kanaat önderi olarak saygı gören birilerine yapılacak bir suikast mı bu işi patlatır bilinmez ama sonuçlarının yapılan tahminlerden daha yıkıcı olacağını net bir biçimde söyleyebiliriz.

Alevilerin Sesi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Demirtaş: “Kışanak ve Anlı tutuklanmadılar, kaçırıldılar”

Avrupa Sosyalistleri Partisi (PES) Genel Başkanı Sergei Stanishev, Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) ziyaret ederek HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile görüştü.

Önceki gün Diyarbakır’a giderek incelemelerde bulunan Stanishev, Demirtaş ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, demokrasi ve insan hakları gibi konularda HDP’nin iyi bir partner olduğunu söyledi. Türkiye’de yaşanan gelişmelerden endişe duyduklarını ifade eden Stanishev, “Türkiye’nin Güneydoğusundaki belediye başkanları tutuklanıyor, gözaltına alınıyor, görevden alınıyor. Elbette hukuka saygı duyuyoruz ama binlerce hakimin görevden alındığı bir dönemde yargı bağımsızlığından, basın ve ifade özgürlüğünden de endişeliyiz. Türkiye bir darbe atlattı ama 15 Temmuz sonrası tüm muhalif seslerin susturulmaya çalışıldığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

“Rehin almaya karşı etkili mücadele yürüteceğiz”

Stanishev’in açıklamalarının ardından gündemdeki gelişmeleri değerlendiren HDP Eş Başkanı Demirtaş, Diyarbakır Belediyesi Eş Başkanları’nın tutuklanmasının bir “rehin alma” ve “kaçırılma” olduğunu söyledi. Demirtaş “Arkadaşlarımız tutuklanmadı. Kaçırılarak rehin alındı. Bu bir siyasi rehin alma operasyonudur” dedi.

Cumhuriyet Gazetesi’ne yapılan operasyonların karşısında olduklarını da ifade eden Demirtaş, şöyle konuştu:

“Gültan Kışanak, Fırat Anlı, Ayla Akat AKP iktidarı tarafından kaçırılmış, Diyarbakır’da cezaevine konularak rehin alınmıştır. Adil bir yargılama olsaydı aklanacaklarından şüphemiz yoktu. Rehin alınma ve kaçırılmaya karşı etkili mücadele yürüteceğiz. Diktatörlüğe giderken adım adım gerçekleşen operasyondur. Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyon da büyük siyasi operasyonun parçasıdır. AKP merkezi tarafından koordine edilen baskıların yeni aşamasıdır. Karışımızda hukuk tanımayan devleti ele geçirmiş iktidar var. 15 Temmuz’da darbe girişimcilerinin yapmaya çalıştıklarını kendileri yaparak hayata geçiriyor.”

“Dünya beşten Türkiye Erdoğan’dan büyüktür”

“Halkımız cesur olmalıdır. Dünyada benzerleri çokça yaşandı. Diktatör heveslisi rejimler karşısında korkmuş ve sinmiş bir toplum yaratmadan başaramazlar. Herkesi birlikte el ele yürütmeye davet ediyoruz. Beyefendi söylüyor ya, dünya beşten büyüktür diyor ya Türkiye de AKP’den büyüktür. Her türlü zorbalığa karşı başarılı olacağız. AKP’nin zorba anlayışı yenilecektir. Karşısında diz çöken muhalefet yoktur. HDP etrafında buluşmuştur. Erdoğan ne yaparsa yapsın, bir müddet daha iktidarlarını sürdürür, ama gelecek vaat etmemektedir. Gelecek adalet, barışa, demokrasiye inananların olacaktır.

“HDP’nin oyu en az yüzde 11.5”

“Herkesi HDP karşısında başkanlık etrafında birleşmeye çağırıyorlar. Başkanlık olursa nasıl kurtulacak açıklamıyorlar. Biz sözümüzün arkasındayız, demokratik bir sistem düşünmüyorlar. Başkanlık sistemi altında düşündükleri şey şu an yaşadıklarımızdır. Bu gidişatı durdurabilecek güce sahibiz. Bir kez başardık, yine başarabiliriz. HDP yüzde 7-8 olsaydı, şu an erken seçim yaşanırdı. Havuz medyasının bolca para verilerek anketleridir. Biz de anket yapıyoruz. HDP’nin en küçük oy oranı yüzde 11 buçuk çıkmaktadır. Toplum HDP etrafında kenetlensin. HDP’nin yüzde 13’lük oyu AKP’yi nasıl durdurduğunu gördünüz. HDP dışında kurtuluş yok. Olası bir dayatma referandum ve seçimler karşısında sıçramayı HDP’nin yapacağından kuşku duymuyoruz.”

Cumhuriyet gazetesinin 11 yönetici ve yazarı gözaltında

Cumhuriyet gazetesi yöneticileri ve yazarlarının evi, bu sabah saatlerinde polisler tarafından basıldı. Gazetenin 11 yöneticisi gözaltına alınırken, 16 yöneticisi hakkında da gözaltı kararı öğrenildi. Evlerde yapılan aramalar ise, devam ediyor

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve Yazar Güray Öz’ün de aralarında bulunduğu gazetenin birçok çalışanının evine polisler tarafından baskın yapıldı. Sabuncu ve Öz’ün dışında 9 yöneticinin gözaltına alındı. Başta gazetenin imtiyaz sahibi Orhan Erinç, Cumhuriyet Vakfı’nın Yönetim Kurulu üyeleri Akın Atalay, Musa Kart, Hikmet Çetinkaya ve Mustafa Kemal Güngör’ün olmak üzere birçok çalışanının evlerinde arama yapılıyor. Eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Dündar’ın ve gazetenin avukatı Bülent Utku’nun evinde de arama yapılıyor. Gözaltına alınan Cumhuriyet çalışanlarına 5 gün boyunca avukat yasağı getirildi. Öte yandan, Ankara’da gözaltına alınan Güray Öz’ün İstanbul’a getirileceği öğrenilirken, Orhan Erinç’in de çok yaşlı olması nedeniyle gözaltına alınmayacağı açıklandı.

Gözaltına olan isimler şöyle: Cumhuriyet Kitap eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay, Yazar Hikmet Çetinkaya, Yazar Aydın Engin, Yazar Güray Öz, karikatürist Musa Kart, Avukat Bülent Utku (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi), Avukat Mustafa Kemal Güngör (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi), Önder Çelik (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi), Bülent Yener (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul eski üyesi) Mali Müşavir Eser Sevinç (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi). Aynı zaman da hakkında gözaltı kararı olan İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve Nebil Özgentürk’ün yurtdışından olduğu belirtiliyor.

Dündar’a yakalama kararı

Gazetenin eski yayın yönetmeni Can Dündar hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Dündar’ın ve gazetenin avukatı Bülent Utku’nun evinde de arama yapıldı.

‘Kayyuma teslim etmeyeceğiz’

Operasyona tepki gösteren CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, “Cumhuriyet’i kayyuma teslim etmeyeceğiz. Cumhuriyet gazetesine, Sözcü, Birgün ve Evrensel gazetelerine yönelinmesinin nedeni muhalefetsiz şekilde başkanlık rejimine ulaşılmaktır” diye konuştu.

‘Yaşananlar gülünç’

Hakkında gözaltı kararı çıkartılan, Cumhuriyet Vakfı yönetim Kurulu Üyesi, karikatürist Musa Kart, gazetenin önünde bir açıklama yaptı. “Yıllardır bu ülkede yaşadıklarımızı karikatüre dönüştürmeye çalışıyorum. Ama inanın şu an kendim bir karikatürün içerisinde yaşıyorum, öyle hissediyorum” diyen Kart, yaşananların gülünç olduğunu ve baskılara boyun eğmeyeceklerini ifade etti. Kart konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Sadece karikatür çizdiğim için bugün gözaltına alınıyorum. Şu anda 6-7 tane gözaltına alınan arkadaşımız var. Ben de teslim olmaya gidiyorum. Saklanılacak, kaçırılacak bir şey yok. Yazdığım, çizdiğim herkesin gözü önünde. Sabah saat 05.00 sıralarında evimi aradılar. Bir karikatüristin gözaltına alındığı an, başkanlığın resmen ilan edildiği anlamına geliyor. Hepimize hayırlı uğurlu olsun, Tayyip Erdoğan’ın başkanlığı.”

Kart konuşmasının ardından sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğini söyleyerek Cumhuriyet Gazetesi’nden ayrıldı.