Ana Sayfa Blog Sayfa 6158

TÜSİAD’dan Cumhuriyet’e yapılan operasyona tepki

    TÜSİAD, Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyonun, “medya kurumlarının çoğulcu demokraside yüklenmesi gereken görevi zayıflatan” bir örnek oluşturduğuna dikkat çekerek, “Çok sesli toplum, korunması ve geliştirilmesi gereken siyasi ve ekonomik bir güç kaynağıdır” uyarısında bulundu.

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyona ilişkin açıklamasında, “Medya kurumları ve basın mensupları terörle mücadele kanunu ile ilişkilendirilerek gözaltına alınmakta ve tutuklanmaktadır” diye anımsattı ve şu konuların altını çizdi:

“Hukuk devletinde hiçbir kurum ve kişi yasal herhangi bir denetim ve soruşturmadan muaf değildir ve hesap verebilir olmalıdır. Diğer yandan, basın dünyasının terörle bu denli yoğun olarak ilişkilendirilmesi, üzerinde durulması gereken kamusal bir sorundur. Bu sorun medya kurumlarının çoğulcu demokraside yüklenmesi gereken görevi zayıflatmaktadır. Bunun son halkası ise basın tarihimizin en köklü kuruluşlarından biri olan Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik bugün başlatılan operasyon olmuştur. Çok sesli toplum, korunması ve geliştirilmesi gereken siyasi ve ekonomik bir güç kaynağıdır. Bu zorlu dönemde gerek iç istikrar gerekse uluslararası rekabet gücü açısından medya dâhil tüm özgürlük alanları ulusal çıkarlarımız açısından esastır.”
 

AGİT: Mazur görülecek yöntem değil

  Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı(AGİT) Medya Temsilcisi Dunja Mijatovic Emniyet görevlilerinin Hikmet Çetinkaya ve Musa Kart ile İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay’ın evinde de arama yaptığını anımsatarak İstanbul Mahkemesinin kararıyla 13 kişi hakkında gözaltı kararı çıkartıldığını belirtti. Medya Özgürlüğü Temsilcisi, darbe girişiminden bu yana Türkiye’de 125 medya kurumunun kapatıldığını ve 120 gazetecinin de gözaltına alındığını anımsatarak açıklamasını şöyle sürdürdü:    “Medyayı kısıtlamak için kullanılan terörle mücadele kanunları ve diğer mevzuatlar, olağanüstü hal döneminde  mazur görülebilecek adımların ötesindedir ve bu endişe verici durum acilen tersine çevrilmelidir.”    Mijatović gazetecilerin işlerini özgür ve güvenli bir ortamda,  yılmadan, sindirilmeden, tehdit edilmeden veya tutuklanmadan yapabilmeleri gerektiğini de anımsattı. Medya Temsilcisi, Türkiye’deki yetkililere medyanın durumunun iyileştirilmesi ve Türkiye’nin medya özgürlüğüne yönelik taahhütlerini yerine getirebilmesi için kendi ofisinin yardımcı olmaya hazır olduğunu da tekrarladı. Mijatović, 57 ülkede medya özgürlüğünü takip ettiğini de anımsatarak ifade ve basın özgürlüğüne yönelik ihlaller konusunda, AGİT medya özgürlükleri çerçevesinde  uyarılar yayınladığını anımsattı.

IPI’dan Cumhuriyet’e yapılan operasyona sert tepki: Erdoğan’ın otoriter hırslarına…

IPI Yönetim Kurulu üyeleri, bugün yaptıkları ortak açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de basın özgürlüğü gözlerimizin önünde tamamen söndürülüyor. Hukukun üstünlüğünü tamamen bir kenara bırakan Türk hükümeti, yoluna çıkan son eleştirel sesleri de eliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bariz otoriter hırslarına uzun süredir tahammül eden Türkiye’nin uluslararası ortakları, bu son hareketlerin cezasız kalmasına izin vermemelidir. Yetkilileri, son derece cesur bir gazeteci ve IPI’ın 65 yıldır savunduğu değerlerin yılmaz bir savunucusu olan meslektaşımız Kadri Gürsel’i derhal serbest bırakmaya davet ediyoruz. Gürsel; diğer IPI üyeleri, Cumhuriyet’teki cesur dostlarımız ve Türkiye’de hapiste olan diğer gazetecilerle birlikte salıverilmelidir.”

IPI Direktörü Barbara Trionfi ise son operasyonlarla ilgili şu ifadeyi kullandı: “Son gözaltılar ve medya kuruluşu kapama dalgaları, Türk hükümetinin OHAL’i kendi gücünü konsolide etmek ve Türkiye’nin demokratik yapılarının altını oymak için elverişli bir fırsat olarak gördüğünün yeni bir işaretidir. AB üyeliğine aday bir ülkede temel hak ve özgürlüklerin böyle ayaklar altına alınması şoke edicidir. AB bunu kabul edemez ve etmemelidir.”

BM, UNESCO ve Avrupa Konseyi’ne danışmanlık statüsüne sahip olan Viyana merkezli IPI, 65 yıllık geçmişi ve 100’ü aşkın ülkede binlerce üyesiyle dünyanın en köklü ve yaygın gazetecilik örgütlerinden…

Bugünkü bildiriyi yayınlayan IPI Yönetim Kurulu’nun başkanı, ABD’deki Miami Herald gazetesinin dünya editörü John Yearwood, başkan yardımcıları ise BBC Scotland Direktörü Ken MacQuarrie, İsviçre merkezli Spillmann Media CEO’su Markus Spillmann ve One Caribbean Media CEO’su Dawn Thomas. Yönetim kurulunde, Norveç’ten Katar’a, Arjantin’den Güney Kore’ye, Almanya’dan Nijerya’ya dünyanın 23 saygın gazete yöneticisi yer alıyor.

Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’dan Cumhuriyet’e destek mektubu

Cumhuriyet Gazetesi yönetecileri ve Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’nun gözaltına alınması sonrasında Cumhuriyet’e destek yağdı.

STK’ler, siyasi partiler ve yurttaşlardan büyük destek gören Cumhuriyet’e bir destek de Silivri Cezaevi’nden geldi.

Özgür Gündem soruşturması kapsamında tutuklanan Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay Cumhuriyet’e destek mektubu gönderdi.

Aslı Erdoğan mektubunda;

Merhaba,

Dün gece son haber bülteninde Diyarbakır’daki tutuklamaları dinledik,  güne Cumhuriyet baskınıyla başladık! Aydın Engin’in polisçe götürülüşünü izledim.Önce derin bir utançla… Turhan Günay da gözlatındaymış! Ne 12 Mart, ne 12 Eylül böylesine pervasızca hukuğu ayaklar altına almamış gazetecilere, yazarlara diş bilememişti! “Biz bir polis devletiyiz!” diyebilmek adına her şeyi ve herkesi hiçe sayıyorlar.Yüzlerce yılın kanıyla oluşmuş bütün değerleri: Demokrasi, insan hakları, fikir ve ifade özgürlüğü, hepsinden öte yaşam hakkı!

Türkiye bir “Amok koşusunda”, son hızla kendi mahvına doğru koşuyor… Cumhuriyet’in tüm yazarlarına ve çalışanlarına çok selamlar, yanınızdayız.

Sevgilerimle Aslı Erdoğan

Necmiye Alpay ise;

Sevgili Nöbetçiler,

Cumhuriyetçi arkadaşlara çok geçmiş olsun, doğrusu ‘beklenen’i aşan bir hamleydi.Aydın Engin ameliyat geçireli çok olmamıştı vb. Ama doğrusu yazıları ve gazetenin genel hali son zamanların yüz aklarındandır, selam olsun onlara…

Ve elbette her zamanki gibi, sizlere.Kışanak ve Fırat Anlı’nın Kandıra’ya götürüldüğünü duyduk.Onlara da selamlar, sevgiler

Necmiye Alpay

 

Cumhuriyet’e operasyon Meclis gündeminde

Cumhuriyet Gazetesine bugün başlatılan operasyon kapsamında gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu başta olmak üzere, çok sayıda yazar ve yöneticinin gözaltına alınmasını Meclis gündemine taşıdı. Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi veren Sağlar, “Cumhuriyet Gazetesi yöneticileri ve yazarlarına yönelik başlatılan operasyonu basın özgürlüğüne doğrudan yapılan bir saldırı olarak nitelendirerek, “Bu hukuksuzluğu muhaliflerin sesini kesmek için mi yapıyorsunuz?” diye sordu.

Sağlar’ın Meclis’e sunduğu soru önergesi şöyle:

Cumhuriyet Gazetesi yöneticileri ve yazarlarına yönelik başlatılan operasyon basın özgürlüğüne doğrudan yapılan saldırı olarak nitelendirilmektedir. Oysa Cumhuriyet Gazetesi’nin yönetimini, yayın anlayışını beğenir ya da beğenmezsiniz ancak hukuk devletlerinde düşünce özgürlüğü vardır. Yapılanlar adil yargılamanın ve adaletin hiçe sayılmasıdır.

SAHİDEN SIRA HANGİ MUHALİFTEDİR?

15 Temmuz Darbe girişimi sonrası yaşanılanlar sivil darbenin ta kendisi olarak adlandırılmaktadır. Yalnızca suçluların değil muhaliflerin de bu bahane ile susturulmaya çalışıldığı kanaati kamuoyunda oluşmaktadır. Cumhuriyet gazetesi yönetimi ve yazarlarına karşı yürütülen bu uygulama adil değildir. Eğer yazarın veya yöneticinin terör örgütüyle bağlantılı olduğuna dair varsa delil, kişi çağırılır adliyeye, gereği neyse hukuka uygun ve şeffaf bir şekilde yapılır.

Bu tavırlar kamuoyunda iktidardan olanın, dün kiminle olduğuna bakılmaksızın korunurken, muhalif olanın ise ipinin çekilmesi olarak yorumlanmaktadır. Kamuoyunun yorumlarına göre, 5 gün avukatla görüşme yasağı ise bunun delili niteliğindedir.

Bu çerçevede:

1) Cumhuriyet Gazetesi yazarları ve yönetimine yapılan gözaltılar hukuku, adaleti ve adil yargılamayı hiçe saymaktır. Bu hukuksuzluğu muhaliflerin sesini kesmek için mi yapıyorsunuz?

2) Cumhuriyet Gazetesi’ne cumhuriyet kelimesinden dolayı antipatiniz mi vardır? Neden farklı görüşlere bu kadar tahammülsüzsünüz?

3) 15 Temmuz’u bahane ederek AKP ile aynı görüşte olmayanları sindirdiğinize dair kanaatler güçlenmektedir. Sahiden sıra hangi muhaliftedir?

ABF “Diktatörlük ilan edilmiştir”

Alevi Bektaşi Federasyonu’nun yeni Genel Başkanı Muhittin Yıldız TV10 ile birlikte pek çok medya kuruluşunun kapatılmasına tepki gösterdi. Pir Haber Ajansına konuşan Yıldız, medya kuruluşlarına AKP iktidarı tarafından darbe yapıldığını belirterek, kapatılan kanalların yeniden açılmasını istedi.

Başbakanlık kararıyla, OHAL kapsamında çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Alevilerin sesi TV10 başta olmak üzere çok sayıda muhalif televizyon ve radyonun kapatılmasına tepkiler sürüyor.

Bir tepki de Alevi Bektaşi Federasyonu’nun yeni Genel Başkanı Muhittin Yıldız’dan geldi.

Pir Haber’e konuşan Yıldız, Tv10 ve diğer medya kuruluşlarına AKP iktidarı tarafından darbe yapıldığını belirterek, kapatılan kanalların yeniden açılmasını istedi.

“Darbe mağdurları olarak, tüm darbelere karşıyız” diyen Muhittin Yıldız, Kerbela’dan bugüne tüm zulümlerle karşı karşıya kaldık. Buna rağmen felsefemiz ve yolumuz gereği insani bakışımızdan ödün vermedik” dedi.

“AKP, BASININ SESİNE, KULAĞINA PRANGA VURDU”

Yıldız, “dil, din, ırk ayrımı yapmadan, siyasal alanda karşıtlığımız olsa da, zulme uğrayanların yanında olduk” diyerek AKP hükümetinin basının sesine, kulağına pranga vurduğunu dile getirdi.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel başkanı Muhittin Yıldız, ülkede basın özgürlüğü yoksa diktatörlüğün ilan edildiği anlamına geleceğini vurguladı.

PirHa

Özdemir: Türkiye modern bir diktatörlüğe dönüşüyor

Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı idam cezasının yeniden uygulamaya konması planları nedeniyle sert bir şekilde eleştirdi.

Özdemir, Stuttgarter Zeitung ve Stuttgarter Nachrichten gazetelerine yaptığı açıklamada “İşkence devletine geri dönüşün ardından idam cezasının da resmen uygulamaya konması, Erdoğan’ın AB ve Batı değerlerinden ne kadar uzak olduğu konusunda son kanıttır” şeklinde konuştu.

Özdemir, “Bu Türkiye, Batılı hükümetlerin vicdanını rahatlatmak için demokrasi adı altında bir çeşit modern diktatörlüğe dönüşüyor” dedi.

Erdoğandan idam açıklaması

Erdoğan hafta sonu yaptığı açıklamada, “Niye benim ülkemi karıştırıyorlar. Benim vatandaşımın verdiği vergi ile alçaklar kansızlar ortaya çıkıyor. İşte bundan dolayı, onlar alçak ve kansız. İdam yakın, merak etmeyin, yakın inşallah. Hükümetimiz parlamentoya bunu getirecek. Ben inanıyorum ki parlamentodan bu da geçer. Bana da geldiği zaman ben de onaylarım. Egemenlik milletin olduğuna göre mesele bitmiştir. Batı’nın ne dediği değil milletimin ne dediği önemlidir” demişti. 792363465147092992

Cumhurbaşkanlığı’nın resmi Twitter hesabından da idama ilişkin bir açıklama yapılmıştı.

Avrupa Konseyi de Türkiye’yi idam cezasını geri getirmek konusunda uyarmış, Türkiye’nin de üyesi olduğu konseyin sözcüsü Daniel Holtgen, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada “İdam cezasını uygulamak Avrupa Konseyi üyeliği ile bağdaşmaz” demişti.

©Deutsche Welle Türkçe

dpa/DW/BS/HS

Ayrıntı Yayınları’nın TÜYAP programı belli oldu

Ayrıntı Yayınları, TÜYAP Kitap Fuarı boyunca yazarları okurlarıyla buluşturacak edebiyat sohbetlerinin yanı sıra, Laiklik, Din, Özgürlük” ve “Bir Devlet, İki Cumhuriyet” söyleşiler düzenleyecek.

TÜYAP İstanbul 2016 Kitap Fuarı 12-20 Kasım tarihleri arasında Beylikdüzü’ndeki fuar alanında gerçekleştirilecek. Ayrıntı Yayınları, fuar boyunca yazarları ve şairleri okurlarıyla buluşturacak. Yayınevi, romanlar, şiirler ve yazarlarının hayatları üzerine edebiyat sohbetlerinin yanı sıra “Laiklik, Din, Özgürlük” ve “Bir Devlet, İki Cumhuriyet” başlıklı söyleşiler de düzenleyecek.

Ayrıntı Yayınları’nın TÜYAP Kitap Fuarı boyunca düzenleyeceği etkinliklerin programı ise şöyle:

12 Kasım 2016 Cumartesi Kınalıada Salonu
15.15-16.15
Panel: “Bir Devlet, İki Cumhuriyet”
Konuşmacı: Dinçer Demirkent, İlbay Kahraman

13 Kasım 2016 Pazar Heybeliada Salonu
17.00-18.00
Söyleşi: “Laiklik, Din, Özgürlük”
Konuşmacılar: Zerrin Kurtoğlu, Zeynep Altıok Akatlı, Levent Turhan Gümüş

14 Kasım 2016 Pazartesi, Salon 1, Almanya Standı
16:30-17:30
Judith Kuckart ile edebiyat sohbeti.
Moderatör: Burhan Sönmez
(Frankfurt Kitap Fuarı işbirliğiyle)

19 Kasım 2016 Cumartesi Kınalıada Salonu
18.15-19.15
Söyleşi: “90. Yaş gününde John Berger, Hayat ve Şiir”
Konuşmacı: Cevat Çapan, Enis Rıza, Emirhan Oğuz

20 Kasım 2016 Pazar Heybeliada Salonu
13.00-14.00
Söyleşi: “Siyasi Polisiye Romanlar”
Konuşmacılar: Uğur Erkman, Ömer Türkeş, Celil Oker, Ahmet Erözenci, Ali Parlar

Kasım ayında yayımlanacak kitaplar

Öte yandan yayınevi Kasım ayında bir dizi kitabı okura sunuyor.

Yayınevi; William E. Connolly’nin inceleme türündeki kitabı Hayatın Kırılganlığı’nı Aydın Çavdar’ın çevirisiyle

Jack London’ın Beyaz Diş romanını Ayşe Berna Dehli’nin çevirisiyle

Judith Kuckart’ın romanı Silah Seçimi’ni Süheyla Kaya’nın çevirisiyle

Yeşim Narter’in Sanat Kuramı kategorisinden çıkan kitabı Tango’yu;

Slavoj Zizek ve John Millbank’ın Paradokstan Diyalektiğe kitabını Selda Salman’ın çevirisiyle

Nuri Salman’ın Yakın Tarih kategorisinden çıkan kitabı Yolculuk Süper’i

Yeraltı Edebiyatı Dizisinden Chuck Pallaniuk, Richard Thomas, Denis Widmyer’in imzasını taşıyan Yanık Diller’i Sinem Çetmineoğlu’nun çevirisiyle

Karen Pearlman’ın sinema kitabı Ritimlerin Kurgusu’nu

Roger Scruton’un Akıllı Kişiler İçin Felsefe kitabını Eşref Armağan Eşkinat’ın çevirisiyle

John Berger’in şiir kitabı Gökyüzü Mavi Siyah’ı Cevat Çapan’ın çevirisiyle

Hüseyin Bul’un Paralel Cinayetler romanını okurla buluşturuyor.

Ahmet Şık: AKP’li olmayan herkes hedefte

Gazeteci Ahmet Şık, Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyonun ardından değerlendirmelerde bulundu.

Gazeteci Ahmet Şık, Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyonun ardından değerlendirmelerde bulundu. Deutsch Welle’e konuşan Şık, AKP’li olmayan herkesin hedefte olduğunu söyledi.

Şık, şu ifadeleri kullandı:

“15 Temmuz’dan sonraki değerlendirmem şuydu: Darbe engellendi, cunta iktidarda diye. Kendinden olmayan herkesi hedefe koydular. Bu faşizm inşasıdır… Bu kesinlikle Cumhuriyet’le sınırlı kalacak, Kürtlerle sınırlı kalacak bir şey değil. Türkiye’deki yarılım; bizden olan olmayan şeklinde ve AKP’li olmayan herkesin hedefte olduğunun bir açık göstergesidir.”

AP’den CHP’li Tezcan’a saldırıyla ilgili açıklama: Şoke oldum

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri, CHP Genel Başkanı Yardımcısı Bülent Tezcan’a düzenlenen saldırıya ilişkin Twitter hesabından açıklama yaptı.

Piri attığı mesajta “CHP Genel Başkanı Bülent Tezcan’ın vurulduğunu öğrenmek beni şoke etti. Hızlı ve tam anlamıyla sağlığına kavuşacağını umuyorum” ifadelerini kullandı.

AP Raportörü Piri, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası 24 Ağustos’ta Ankara’ya yaptığı ziyaret sırasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir görüşme yapmıştı.