Ana Sayfa Blog Sayfa 6162

Cumhuriyet gazetesine operasyon

 

Cumhuriyet gazetesi yöneticileri ve yazarlarının evi polisler tarafından basıldı. İki yönetici gözaltına alınırken 13 yöneticisi hakkında da gözaltı kararı verildi

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve Yazar Güray Öz’ün evine polisler tarafından baskın yapıldı. Sabuncu ve Öz gözaltına alındı. Gazetenin imtiyaz sahibi Orhan Erinç, Cumhuriyet Vakfı’nın Yönetim Kurulu üyeleri Akın Atalay, Musa Kart, Hikmet Çetinkaya ve Mustafa Kemal Güngör’ün evlerinde de arama yapılıyor. Eski yayın yönetmeni Can Dündar hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Dündar’ın ve gazetenin avukatı Bülent Utku’nun evinde de arama yapılıyor.

HABER MERKEZİ

Evin: Haber de gazetecilik de yaşayacak

OHAL kapsamında iki yeni KHK ile daha önce kapatılan ve bu alınan kararla ikinci kez kapısı mühürlenen Özgür Gündem Gazetesi ile Azadiya Welat, DİHA ve JINHA’nın yanı sıra birçok yayın kuruluşun kapatılmasına tepkiler büyüyor. Gazeteci Mehveş Evin, ‘Öyle ya da böyle, haber de gazetecilik de yaşayacak, bitmeyecek’ dedi

Olağanüstü Hal, (OHAL) kapsamında iki yeni Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile başta daha önce kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin bulunduğu bina mühürlenmesine rağmen yeni alınan KHK’ler ile ikinci kez mühürlenmesi ve Dicle Haber Ajansı (DİHA), Jin Haber Ajansı (JINHA), Azadiya Welat olmak üzere birçok yayın organının kapatılmasına tepki devam ediyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan gazeteci Mehveş Evin, Devrimci Parti Genel Başkanı Ufuk Göllü ve EHP Genel Başkanı Sibel Uzun Bütün bunların hukuksuz olduğunu belirtti. Yapılanları başkanlık sisteminin ön hazırlığı olduğunu ifade eden Uzun, “Özellikle JINHA gibi bir kadın ajansına yönelik kabul edilemez” diyerek bu saldırılar karşısında birlik olması gerektiği mesajı verdi.

‘KHK faşizmin yasallaşmış ifadesidir’

Meclisin OHAL ile birlikte devre dışı kaldığını dile getiren Göllü ise, “Bir gece yarısı yayınlanan KHK ile dergiler, gazeteler ve ajanslar kapatılıyor. Öğretmenler ve öğretim üyeleri meslekten ihraç ediliyor. Üniversite rektörlerinin belirlenme sürecinde seçim uygulaması kaldırıldı. Yapılan bütün uygulamalar işçi sınıfı ve ezilenlere dönük faşizmin geldiği noktadır” dedi. Şimdi her zamankinden daha fazla örgütlenmeleri gerektiğini söyleyen Göllü, “KHK faşizmin yasallaşmış ifadesidir. Demokratik haklar ve emeğin tarihsel kazanımları yağmalanıyor. Şimdi her zamankinden güçlü bir şekilde örgütlenmeyi büyütmeli ve faşizme karşı direnişi örgütlemeliyiz. Tarihsel bir dönemdeyiz. Bugün aldığımız olumlu ve olumsuz tutumlar geleceğimize ışık tutacak” diyerek birlik çağrısında bulundu.

‘Tamamen susturulmaya çalışılıyor

Kapatılmalara tepki gösteren Gazeteci Mehveş Evin ise, “Darbe girişimi, tam da Erdoğan’ın ifade ettiği gibi ‘Allah’ın bir lütfu’ oldu. Zira başka türlü anayasayı çiğneyerek bu yayınları susturmak çok zor olacaktı” dedi. Muhalif medyanın tamamen susturulmaya çalışıldığını dile getiren Evin, “Yeni dönemin öncekilerden de daha fazla hukuksuzluk, şiddet, kaosla yüklü olacağının kanıtı. Aynı zamanda, mevcut rejimin çaresizliğinin. Aralarında pek çok yerel yayının da bulunduğu, çoğunlukla Kürt halkının ve sol kesimlerin takip ettiği yayının kapatılması, meselenin ne cemaat ne de darbe girişimi olduğunu, Suriye savaşı başta olmak üzere Türkiye genelindeki her alandaki tartışma ve farklı görüşlerin hedef alındığını anlatıyor” diye konuştu.

‘Gazetecilik yaşayacak’

Kapatmaların devam edeceğini ve laik/demokrat yayın organlarına sıra geldiğini ifade eden Evin, “Muhalif yayıncılığın susturularak gazetecilerin işsiz bırakılması, en çok halkı etkileyecek. Çünkü haber alma hakkı engelleniyor” dedi. Halkın bir bölümünün tümden sesinin kesilmek istendiğine değinen Evin, “AKP rejimi neyin duyulmasını, bilinmesini istemiyor? Ve neden?” diyerek kapatılan basın yayın organları çalışanlarının yanında olduklarını söyledi. Evin son olarak “Öyle ya da böyle, haber de gazetecilik de yaşayacak, bitmeyecek.”

Kaynak: ANF

HAZİRAN: Halkların iradesi tutuklanamaz

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Fırat Anlı ve Gültan Kışanak ile KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata sevk edildiği mahkemece “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı.

HAZİRAN tutuklamalara ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Haziran yaptığı açıklamada, ‘Her şeye rağmen sonunda barış, kardeşlik ve dayanışma kazanacak.’ ifadelerine yer verdi.

HAZİRAN’ın yapmış olduğu açıklama şu şekilde:

HALKLARIN İRADESİ TUTUKLANAMAZ!

AKP Saray Rejimi suç işlemeye devam ediyor!

Kendi seçilmişliği dışında ‘milli irade’ tanımayan yeni rejim, her gün yeni bir hamleyle iç savaşı kışkırtıyor.

Diyarbakır Eş Başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’yla BDP Batman eski vekili Ayla Akat Ata’nın tutuklanması ülkeyi bir iç savaş sarmalı içine çekecek çok tehlikeli bir adımdır.

Kürt halkının iradesine saldırı anlamına gelen bu kararı şiddetle kınıyoruz.

Halklar Saltanata ve diktatörlüğe teslim olmayacak.

Her şeye rağmen sonunda barış, kardeşlik ve dayanışma kazanacak.

Buna kuvvetle inanıyoruz.

Birleşik HAZİRAN Hareketi

HDP’den tutuklamalar sonrası ilk açıklama: Bu yanlışın vebali

HDP, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak, Fırat Anlı ve KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın tutuklanması sonrası bir açıklama yayımladı. Açıklamada “Erdoğan-AKP iktidarı Kürt halkının siyasi iradesine yönelik bu düşmanca tutumuyla demokratik siyasetin ve demokratik muhalefetin tasfiyesini hedefliyor” denildi.

HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) tarafından yapılan basın açıklaması şöyle:

“Keyfi ve hukuksuz gözaltı uygulamasından sonra siyasi ve hukuksuz bir tutuklama gerçekleşti. Diyarbakır halkının siyasi iradesi yok sayıldı. Yüz binlerce insanın oy vererek seçtiği Eşbaşkanlar Gültan Kışanak, Fırat Anlı ve KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata mesnetsiz ve uydurma iddialarla tutuklandı.

“Erdoğan-AKP iktidarı Kürt halkının siyasi iradesine yönelik bu düşmanca tutumuyla demokratik siyasetin ve demokratik muhalefetin tasfiyesini hedefliyor.

“İktidar, Kürt halkı açısından sembolik ve tarihi bir değeri ve anlamı olan bir kentin seçilmiş iradesini çiğnemekten çekinmeyeceği mesajını verdi. Bu tarihsel bir yanlıştır. Bu yanlışın vebali Erdoğan-AKP iktidarındadır.

“Ne Kürt halkı ve siyasal hareketi, ne de Türkiye’nin demokrasi ve barış güçleri bu hukuksuzluklara, baskılara ve zulme boyun eğmeyecek ve diz çökmeyecek.”

Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Kışanak ve Anlı tutuklandı

Emniyetteki işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edilen  Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Fırat Anlı ve Gültan Kışanak tutuklandı

Amed’te 25 Ekim akşamı gözaltına alınan Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı ile 26 Ekim günü Kışanak ve Anlı’nın gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla belediye önünde yapılan açıklamaya polisin saldırması sonrası darp edilerek gözaltına alınan Kongreya Jinên Azad (KJA) Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandı. Dün avukatları ile görüştükten sonra ifade veren eşbaşkanlar ve Ata adliyeye getirildi. Gizlilik kararı olan soruşturmada, Kışanak’ın “örgüt yöneticiliği”, Anlı’nın ise “örgüt üyeliği” ile suçlandığı öğrenildi. Suçlamalara dayanak olarak ise eşbaşkanların belediye faaliyetleri ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) binasında yapılan toplantıların ortam dinlemeleri gösterildi. Kışanak, Anlı ve Ata tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Nöbetçi mahkemeye sevk edilen  Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Fırat Anlı ve Gültan Kışanak,  “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı.

Halk adliye önüne akın etti

Eşbaşkanların adliyeye getirildiğini haber alan kent sakinleri ve seçilmişler ise adliye binası karşısında toplanmaya başladı. Adliye binası polisin bariyerleri ve yüzlerce çevik kuvvet ile sarılırken, halkın bekleyişi sürüyor. Bu arada eşbaşkanların gözaltına alınmasıyla birlikte başlatılan internetlerin kesilmesi uygulaması bir kez daha devreye konuldu. Kentte mobil ve sabit internet hatlarına erişim sağlanamıyor.

Kaynak: DİHA

Yüksekova’da sokağa çıkma yasağı

Valilikten yapılan açıklamada, “Demirkonak köyü Yumurtaş ve Çukurca mahalleleri, Değerli köyü ile bu köye bağlı Köycük ve Ölçekli mahalleleri, Yoncalık köyü Beşbulak Mahallesi, Serindere köyü Güveç Mahallesi, Uluyol köyü ile bu köye bağlı Uluyol Mahallesi ve Kısıklı köyü Güveç Mahallesi’nde sokağa çıkma yasağı ilan edildi” dendi.

Ağbaba: Darbecilerin yapamadığını AKP yapıyor

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Malatya Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısına katılan Veli Ağbaba, “15 Temmuz akşamı darbe gerçekleşmiş olsaydı, tam da bugün yaşadıklarımız olurdu. FETÖ darbeyi gerçekleştirmiş olsaydı, kendine karşı yıllardan beri en çok mücadeleyi veren, hiç karşısında eğilmeyen, laik ve bilimsel eğitimi savunan Eğitim-Sen, KESK üyelerini herhalde görevden alırdı. Darbecilerin silahla yapamadığını AKP, Kanun Hükmünde Kararnameyle yapıyor” dedi. FETÖ’nün siyasi ayağına da girilmesini gerektiğini söyleyen Veli Ağbaba, şöyle konuştu:

“FETÖ’yle ilgili girilmeyen tek bir yer var, siyaset. Türkiye’de hiç kimse iddia edemez, bu kadar kuruma FETÖ sızmış olacak, siyasette olmayacak. Bunu kimse anlatamaz, kimse söyleyemez. AKP, Kanun Hükmünde Kararnameyle darbe yaparak, kendine muhalif olan insanları tasfiye edip, herhalde kendine yakın insanları bu göreve getirmeye çalışacak. Bunun hesabını soracağız.”

CHP’den tutuklamalara ilk tepki: Yanlış üstüne yanlış

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Fırat Anlı ve eski BDP milletvekili Ayla Akat Ata’nın tutuklanmasına Twitter hesabından tepki gösterdi.Tanrıkulu Twitter’dan yağtığı açıklamada ‘Yanlış üstüne yanlış; Kürt meselesinde “Biz konuşulacak son kuşağız diyen” Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Fırat Anlı da tutuklandı’ dedi.

Eski BDP milletvekili Ayla Akat Ata’nın da tutuklanmasına tepki gösteren Sezgin Tanrıkulu ‘Ayla Akat tutuklanmış… Fırat Anlı ve Gültan Kışanak için ise karar bekleniyor’ dedi.

TGS: KHK ile yönetilen ülkede demokrasi olmaz

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) tarafından yapılan açıklamada Kanun Hükmünde Kararnameler ile tüm muhalif kesimlere yönelik sivil bir darbe sürecinin oluşturulduğu ifade edildi.

TGS’den yapılan açıklama şu şekilde:

Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişimin ardından FETÖ’ye karşı başlatılan operasyonlar, AKP Hükümeti tarafından Kanun Hükmünde Kararnameler ile tüm muhalif kesimlere yönelik sivil bir darbe sürecine dönüştürüldü, demokrasi ayaklar altına alındı. FETÖ’yle mücadele amacıyla çıkarılan KHK’lar, muhalif, özgür medya ile bu kuruluşlardaki basın emekçilerine yönelik hukuksuz uygulamaları eşi görülmemiş bir boyuta taşıdı.

Halen 100 dolayında gazeteci yazdıkları haber ve köşe yazıları nedeniyle terör örgütleriyle ilişkilendirilerek tutuklu bulunurken, hükümetin, basın ve ifade özgürlüğü ile tüm evrensel haklara aykırı antidemokratik uygulamaları artarak devam ediyor. Temmuz ayında KHK ile 16 TV kanalı, 3 haber ajansı, 23 radyo, 45 gazete, 29 yayınevi ve 15 dergi olmak üzere 131 yayın kuruluşunu, Eylül ayında da 12 gazete ve 11 radyo olmak üzere 23 yayın kuruluşunu kapatarak basın özgürlüğüne ağır darbe vuran hükümet, son olarak 2 haber ajansı, 10 gazete, 3 dergiyi KHK ile kapattı.

Basın özgürlüğüne aykırı bu kapatma kararları nedeniyle 15 Temmuz’dan bu yana 3 bine yakın basın emekçisi de işsiz bırakıldı, bir kısmı da haksız soruşturmalarla baskı altına alındı. Muhalif medya kuruluşlarını terör suçlamasıyla kapatmak, susturmak, çalışanlarını işsiz bırakmak, demokrasi karşıtı sivil darbenin açık kanıtıdır. Hükümet, medya kuruluşlarının kapatılmasıyla halkın haber alma hakkını ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Hukuk dışı bu kararlar, dünya ve uluslararası basın örgütleri tarafından da yakından izleniyor.

Türkiye Gazeteciler Sendikası, basın ve ifade özgürlüğünü sonuna kadar savunacak, hukuka aykırı iddialarla terör örgütleriyle ilişkilendirilmeye çalışan basın emekçileriyle dayanışmasını sürdürecektir. Gazetecilik suç değildir. Eli kalem tutan gazeteciler de suçlu değildir.

Hükümeti, demokrasi, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına karşı sürdürülen antidemokratik uygulamalara son vermeye çağırıyoruz.

Türkiye Gazeteciler Sendikası Yönetim Kurulu

HDP’den tutuklamalara ilk tepki: Bir halkın onuruna haysiyetine, iradesine saldırı

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş BaşkanıFırat Anlı ile eski BDP milletvekili Ayla Akat Ata’nın tutuklanmasına tepki gösterdi ve “Mesele Ayla Akad, Fırat Anlı ve Gülten Kışanak’ın tutuklanması değil, bir halkın onuruna, haysiyetine, iradesine saldırı meselesidir…” dedi.

CHP’den tutuklamalara ilk tepki: Yanlış üstüne yanlış

Baluken’in Twitter üzerinden paylaştığı mesajlar şöyle: