Ana Sayfa Blog Sayfa 6172

Rektörlük seçimleri de kaldırıldı

Remi Gazete’de yayınlanan ve 15 yayın organının kapatıldığı KHK’ler ile rektörlük seçimleri de kaldırıldı

Remi Gazete’de dün yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile rektörlük seçimleri kaldırıldı. KHK’ye göre, rektörlük seçimi şu şekilde yapılacak: “Devlet üniversitelerinde rektör Yükseköğretim Kurulu tarafından önerilecek, profesör olarak en az üç yıl görev yapmış üç aday arasından Cumhurbaşkanınca atanır. Bir aylık sürede önerilenlerden birisinin atanmaması ve Yükseköğretim Kurulu tarafından, iki hafta içinde yeni adaylar gösterilmemesi halinde Cumhurbaşkanınca doğrudan atama yapılır.

Rektörün görev süresi 4 yıldır. Süresi sona erenler aynı yöntemle yeniden atanabilirler. Ancak aynı Devlet üniversitesinde iki dönemden fazla rektörlük yapılamaz. Rektör, üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü tüzel kişiliğini temsil eder. Vakıflarca kurulan üniversitelerde rektör, mütevelli heyetinin Yükseköğretim Kuruluna teklifi ve Yükseköğretim Kurulu’nun olumlu görüşü üzerine Cumhurbaşkanı tarafından atanır.”

HABER MERKEZİ

JINHA: Kadınların sesi olmaya devam edeceğiz

KHK ile kapatılan yayın organları arasında yer alan Türkiye’nin ilk kadın haber ajansı JINHA, karara tepki gösterdi

Bakanlar Kurulu kararıyla çıkarılan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan yayın organları arasında yer alan Jın Haber Ajansı (JINHA), karara tepki gösterdi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ve yazıyoruz… Erkekler ne der diye düşünmeden yazıyoruz” şiarıyla bugüne kadar kadınların, çocukların, ezilen ve susturulan tüm kesimlerin sesi olan JINHA, kadın gücünden korkan ve kadın düşmanı politikalarıyla tarihe geçen AKP hükümetinin OHAL süresince uyguladığı KHK ile bugün kapatıldı. Yayın hayatına 8 Mart 2012 tarihinde başlayan ve dünyanın ilk kadın haber ajansı olan JINHA, o tarihten bu yana ezilen, darp edilen, sokak ortasında öldürülen, giyiminden kahkahasına kadar müdahale edilen, nasıl yaşayacağına karar verilen, tecavüz edilen ve tecavüzü meşrulaşan, köle pazarlarında satılan, yakılarak katledilen ve tüm bunlara karşı mücadele eden, direnen, erk zihniyeti yırtan ve özgür yaşamı kendinde nakşeden, devrimi getiren tüm kadınların sesi oldu. Biz Gurbetelli Ersözlerin, Deniz Fıratların ve Şilan Arasların ardılları olarak, onların kadın mücadelesini bıraktıkları yerden devam ettiriyoruz.

Sistematik olarak hedef alındık

Bölgedeki muhabirlerimiz hem kadın, hem de devrimci duruşu nedeniyle birçok saldırılara maruz kalıyor ve polisin hedefi oluyordu. Cizre’de ilan edilen sokağa çıkma yasağında muhabir arkadaşlarımız diğer mahallelerde kalmayıp, saldırının gerçekleştiği mahallelere doğru haberi aktarma adına savaşın içinde barış gazeteciliği yaptı. Bu sırada arkadaşlarımız defalarca tarandı, kaldıkları ev ise kurşun ve bomba atarların hedefi olduğu için harabeye döndü. 3 muhabirimiz tutuklandı, mücadelemiz sonucu özgürlüklerine kavuştular. En son editörümüz Zehra Doğan, sokağa çıkma yasakları altındaki Mardin, Nusaybin ve Derik’ten geçtiği haberler nedeniyle tutuklandı. Zehra hala Mardin E Tipi Cezaevi’nde tutsak ediliyor.

Sokaklarda bedenleri teşhir edilen kadınlardan cezaevlerinde işkence gören kadınlara, direniş alanlarında özsavunma gerçekleştiren kadınlardan sokakları terk etmeyen kadınlara, “Devlet kimdir” diyerek yeşili ve doğası için direnen kadınlardan sendikal mücadele veren kadınlara, cinsel saldırıya maruz bırakılan kadınlardan cinsel istismara maruz bırakılan çocuklara, katledilen LGBTİ’lerden onur mücadelesine, katledilen kadınlardan erkek şiddetine öz savunmada bulunan kadınlara kadar tüm çocukların, kadınların, LGBTİ’lerin ve tüm susturulan kesimlerin sesi olmaya devam edeceğiz.

Erkeklerin hükmüne boyun eğmeyeceğiz

JINHA, kadınların ve kadın mücadelesinin sesi olmaya devam edecek. Kadın düşmanı, kadınları yok sayan, cinsiyetçi ve eril AKP hükümeti ile erkek devletin karar verdiği hükümlere boyun eğmiyoruz. “Erkekler ne hüküm verir” diye düşünmeden kadınların sesi olarak yazamaya devam edeceğiz.

Gücümüzü kadınlardan alacağız

‘Erkekler ne der’ demeden yazdık, şimdi de ‘Erkekler ne hüküm verir’ demeden yazmaya devam edeceğiz. Bu mücadele yeni başlıyor. Bundan sonra her yerdeyiz. Susmadık, susmayacağız. Biz elimize aldığımız kalemi yere düşürmek için almadık. Bundan sonra her kadını kendini bir JINHA muhabiri görmeye ve her yerde yazmaya çağırıyoruz. JINHA sizsiniz. “Yaşasın kadın dayanışması” diyoruz. Çünkü biz heyecanımızı kadınlara olan inancımızdan alıyoruz.

‘Şimdilik’ sosyal medyadayız

‘Şimdilik’ haberlerimizi Facebook’ta Jin Haber Ajansı, Twitter’da ise @jinhaberajans hesapları üzerinden paylaşacağız.”

Kapatılan Tîroj: Kültürün, sanatın, insanın işığı KHK ile söndürülemez

14 yılı aşkın bir süredir Kürtçe-Türkçe yayın yapan Tîroj dergisinin KHK ile kapatılmasına ilişkin dergiden açıklama yapıldı

Türkçe-Kürtçe yayın yapan Tiroj dergisi Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatıldı. Tiroj dergisi kapatma kararına yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. Derginin Kürt dili, tarihi, edebiyatı, müziği, şiiri, resimi, sineması, yayıncılığının kürsüsü olduğunun belirtildiği açıklamada, “”Ülkenin yüz yıllık sorununun çözümüne kültür ve sanat mecrasından katkı sunmaya çalışan Tîroj, ‘terör’ parantezine alınmaya çalışılan ‘Kürt’ algısının, muazzam bir kültürel, sanatsal ve elbette politik realite olduğu gerçeğini yansıtmaya çalıştı” denildi.

‘Necmiye Alpay yazacaktı’

Derginin hem Kürt kültürünün gelişimine, hem de diğer ulusların bu kültürü tanımalarına katkıda bulunmak istediği vurgulanan açıklamada, “Bu, egemen tek tipçiliğe karşı olmak demekti doğal olarak ve bunun bilincinde olan her ulustan aydın, yazar ve sanatçıya sayfalarını açtı Tîroj. Bundandır ki, kapatılmayıp dağıtıma girebilseydik eğer, 83’üncü sayımızın ilk yazısı, ‘Dil meseleleri’ başlığıyla, halen cezaevinde bulunan dil bilimcimiz Necmiye Alpay’ın imzasını taşıyacaktı. Olmadı!” ifadeleri kullanıldı.

‘Her şey olağandışı kalsın istiyorlar’

“Normalleş(tir)mek istemiyorlar. Her şey ‘olağandışı’ kalsın istiyorlar!” ifadelerine yer verilen açıklamada “Engellenmeseydik, 83’üncü sayımızda ‘Kolombiya’da mümkün olan Türkiye’de neden mümkün olmuyor?’ diye soracak, ‘olağan’ olanı aramaya devam edecektik mesela. Kanun hükmünde kararnameyle sordurmadılar, yayınımızı kestiler! Tîroj, ışık huzmesi demektir oysa, kültürün, sanatın ve insanın ışığı kararnamelerle söndürülemez. Işıktır, bir şekilde ışıyacaktır” değerlendirmesi yapıldı.

HABER MERKEZİ

Gözaltıları protesto eden yurttaşlara polis saldırısı

Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Kışanak ve Anlı’nın gözaltında tutulmasını protesto etmek için Şişli’de eylem yapan kitleye polis saldırdı

Amed Büyükşehir Belediye eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasını protesto etmek için İstanbul’un Şişli ilçesinde toplanan kitleye polis saldırdı. HDP, HDK ve DBP il örgütlerinin “Demokrasi için sokaktayız” çağrısıyla yapılan eylem polis ablukasında gerçekleştirildi. HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit ve HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ’ın konuşmalarının ardından Şişli yönüne dağılan kitleye polis bir anda plastik mermilerle saldırdı. Kadınları çember içine alan çevik kuvvet polisleri, yoğun biçimde darp etti.

‘Boyun eğmedik, diz çökmedik’

HDP Eşbaşkanı Figen Yüksedağ’ın protesto sırasında yaptığı konuşmasından satırbaşları şöyle: “Belediyemiz Diyarbakır’da kadın erkek arasında adaleti sağladı. Ama AKP belediyelerinden eksikleri var, hırsızlık yapamıyorlar. Onların faşizmi varsa biz de direnişte kararlıyız. Direnişin destanıyız. Boyun eğmedik, diz çökmedik. Bu ülkede baş eğmeyen ve eğmeyecek insanlar olduğunu öğrenecekler.Bir mahallede tek bir kişi bile olsa, kendini partinin yerine koyarak çalışmalı. Mücadele elden ele, yürekten yüreğe yayılmalı.

Bu OHAL, bu darbe sonsuza dek gitmeyecek. Bakmayın afra tafralarına. Sonunda direnenler kazanacak.  Hiçbir ayrım gözetmeden demokrasiye, işçinin, emekçinin davasına inanan herkesle birlikte tek vücut olacağız ve direneceğiz.”

Öte yandan Kocaeli’nin Darıca ilçesinde HDP binası önünde toplanan partililere saldırdı. Aralarında Kocaeli il eşbaşkanı İbrahim Ergin’in de olduğu 19 kişi gözaltına alındı.

İSTANBUL

Gazeteciler: Yazmaya devam edeceğiz

KHK ile kapatılan DİHA, JINHA ve Azadiya Welat Gazetesi çalışanları yaptıkları ortak açıklamada, saldırılar karşısında geri adım atmayacaklarını ve yazmaya devam edeceklerini vurguladı

Hükümetin çıkardığı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Dicle Haber Ajansı (DİHA), Jin Haber Ajansı (JINHA), Özgür Gündem Gazetesi, Azadiya Welat Gazetesi ve Yüksekova Haber’in de aralarında bulunduğu yayınları kapatmasına karşı Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC) öncülüğünde İnsan Hakaları Derneği (İHD) Amed Şubesi’nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya kapatılan yayınların temsilcileri, DİHA, JINHA, Azadiya Welat çalışanlarının yanı sıra İHD yöneticileri ve çok sayıda gazeteci katıldı.

‘Geri adım atmayacağız’

Kapatılan Azadiya Welat Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ramazan Ölçen, özgür basın üzerindeki faşizan uygulamaları protesto etmek için burada olduklarını, 90’lı yıllarda tüm baskılara rağmen gazetecilikte ısrar ettiklerini, yazdıklarını vurguladı. “Dün yazdığımız gibi yarın da yazmaya devam edeceğiz” diyen Ölçen, inandıkları yoldan asla geri adım atmayacaklarının altını çizdi. JINHA muhabiri Beritan Canözer de kapatılmaları üzerine sitelerinde yayınladıkları açıklamayı okudu.

‘Gerçekleri yazmaya devam edeceğiz’

Kürt kentlerinde günlerce internetin kesilip, insanların erişim hakkının engellendiğine dikkat çeken kapatılan DİHA Sorumlu Yazıişleri Müdürü Dicle Müftüoğlu, özgür basına yapılan saldırıların nedeninin gerçeklerin karanlıkta bırakılması niyeti olduğunu vurguladı. DİHA’nın bundan sonra da gerçekleri yazmaya devam edeceğini duyuran Müftüoğlu, tüm zorluklara rağmen geri adım atmadıklarını ifade etti.

‘Bu mirasa sahip çıkacağız’

ÖGC Eşbaşkanı Hakkı Boltan ise Cumhuriyetin kuruluşunun ilk gününden bu yana Kürtlere bakışın değişmediğini söyledi. Boltan, “Apê Musa’dan, Gurbetelli Ersöz’den direniş bize miras kaldı. Bu mirasa sahip çıkacağız. Rohat Aktaş da bunun son örneğidir. Cizre’de bodrumlarda insanlar diri diri yakılırken, o gözün kırpmadan bize olan biteni aktardı. Özgür basın her zaman olduğu gibi bugün de geri adım atmayacak” dedi.

‘Tarihten ders almadıkları ortada’

İHD Amed Şube Başkanı Raci Bilici de, “İHD olarak bu yaşananları sert bir şekilde kınıyoruz. Ve biz özgür basınının yanında yer alacağız. Bu kararı kınıyorum. Tarihten ders almadıkları gibi bugün de almadıklarını görüyoruz. Ama geçmiş olsun demeyeceğiz, başarılar diliyorum. Biz kazanana dek mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.

AMED

Basın emekçilerinden kapatmalara inat canlı yayın

OHAL kararnamesi ile kapatılan basın yayın kuruluşlarının çalışanları, Mülkiyeliler Birliği’nde bir araya gelerek ‘#haberSİZsiniz!’ başlığıyla sosyal medya üzerinden canlı yayın yaptı

Olağanüstü Hal (OHAL) ile kapatılan yüzlerce basın yayın kuruluşunun çalışanları, Mülkiyeliler Birliği’nde bir araya gelerek sosyal medya üzerinden canlı yayın yaptı. Sosyal medyanın tüm kanallarını kullanan basın emekçilerine çok sayıda demokratik kitle örgütü, siyasi parti ve emek örgütü de destek verdi. #haberSİZsiniz! başlığı ile gerçekleşen canlı yayın kısa zaman içerisinde Twitter’da Trend Topic (TT) olurken, İMC TV haber spikeri Ayşegül Doğan moderatörlüğünde gerçekleşen yayına çok sayıda basın emekçisi destek oldu.

‘Milletvekilleri de tutuklanmak isteniyor’

Programa kapatılan Azadi TV Genel Yayın Yönetmeni İrfan Uçar, Amed’teki gelişmeleri anlatırken, Hayatın Sesi Televiyonu Ankara Temsilcisi de emek alanındaki gelişmeleri anlattı. Yine HDP ve CHP milletvekillerinin de konuştuğu programda, iktidarın özellikle son günlerde Kürt kentlerinde internet kesme uygulamaları ile gelişecek toplumsal muhalefetin önünü almaya çalıştığını ifade etti. HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen ise kurbağa hikayesinin siyasette işlediğine dikkat çekti. Bilgen, önce ilçe, il eşbaşkanları ve daha sonra da Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Anlı ve Kışanak’ın gözaltına alınmasının ardından iktidarın HDP milletvelillerini de tutuklatmak istediğini söyledi. Bilgen, HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ’a verilen adli kontrol ve yurtdışı çıkış yasağının partilerine yönelik olası geniş operasyonların habercisi olduğunu da vurgulayarak, iktidara karşı boyun eğmeyeceklerini ve iktidarın kirli politikalarını tüm Türkiye ve dünyaya aktarmak için çaba göstereceklerini söyledi.

ANKARA

Ayla Akat Ata tutuklandı

26 Ekim günü gözaltına alınan KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata, bugün çıkarıldığı mahkemece tutuklandı 26 Ekim günü Amed Belediye’si önünde yapılan açıklamaya polisin saldırması sonrası darp edilerek gözaltına alınan Kongreya Jinên Azad (KJA) Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata, bugün çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Anlı tutuklandı, Kışanak’ın sorgusu devam ediyor

Emniyetteki işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edilen  Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanlarından Fırat Anlı tutuklanırken, Gültan Kışanak’ın sorgusu devam ediyor

Amed’te 25 Ekim akşamı gözaltına alınan Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı ile 26 Ekim günü Kışanak ve Anlı’nın gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla belediye önünde yapılan açıklamaya polisin saldırması sonrası darp edilerek gözaltına alınan Kongreya Jinên Azad (KJA) Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandı. Dün avukatları ile görüştükten sonra ifade veren eşbaşkanlar ve Ata adliyeye getirildi. Gizlilik kararı olan soruşturmada, Kışanak’ın “örgüt yöneticiliği”, Anlı’nın ise “örgüt üyeliği” ile suçlandığı öğrenildi. Suçlamalara dayanak olarak ise eşbaşkanların belediye faaliyetleri ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) binasında yapılan toplantıların ortam dinlemeleri gösterildi. Kışanak, Anlı ve Ata tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Nöbetçi mahkemeye sevk edilen  Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanlarından Fırat Anlı tutuklanırken, Gültan Kışanak’ın sorgusu ise devam ediyor

Halk adliye önüne akın etti

Eşbaşkanların adliyeye getirildiğini haber alan kent sakinleri ve seçilmişler ise adliye binası karşısında toplanmaya başladı. Adliye binası polisin bariyerleri ve yüzlerce çevik kuvvet ile sarılırken, halkın bekleyişi sürüyor. Bu arada eşbaşkanların gözaltına alınmasıyla birlikte başlatılan internetlerin kesilmesi uygulaması bir kez daha devreye konuldu. Kentte mobil ve sabit internet hatlarına erişim sağlanamıyor.

Kaynak: DİHA

HDP’den KHK’lere ilişkin açıklama: Biat etmeyeceğiz!

Son ihraç ve basın kuruluşlarının kapatılmasına ilişkin açıklama yapan HDP, ‘En büyük kötülükleri de yapsanız bu anlayışınıza biat etmeyeceğiz’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile dün yaşanan ihraçlar ve özgür basın kurumlarının kapatılmasına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Aralarında Eş Genel Başkan Yardımcımız Sezai Temelli’nin ve Meclis’teki grup ve vekil danışmanlarımızın da bulunduğu 10 bin 159 öğretmen, sağlıkçı, akademisyen, bakanlık çalışanı, kamu emekçisi hukuksuz ve herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın ihraç edildi” bilgisi verildi.

Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

“Aralarında DİHA ve dünyanın tek kadın ajansı JINHA’nın da bulunduğu haber ajansları, Kürtçe ve Türkçe yayın yapan yerel gazeteler, dergiler kapatıldı. Kayyum atanan belediyelerin mallarına el konulması kararı çıkarıldı. Halihazırda adaleti tesis etmekten uzak olan hukuk düzeninde savunma hakkı daha fazla kısıtlandı. Üniversitelerde rektörlük seçimleri kaldırıldı…

Bir kez daha insanlar bir mahkeme kararı bile olmadan suçlu ilan ediliyor. Bir kez daha basın ve iletişim özgürlüğüne yasaklar getiriliyor; Kürt medyası, gazete, radyo, ajans ve televizyonlar, internet siteleri kapatılıyor, mallarına mülklerine el konuluyor, Kürt halkının sesi kesilmeye çalışılıyor.

‘Tek parti devleti kurma adımı’

Son KHK’ler ile ‘biat edenler devleti’, ‘tek parti devleti’ kurma doğrultusunda bir adım daha atılıyor. Erdoğan’a ve AKP’ye biat etmeyenlerin yer alamayacağı bir devlet yapısı oluşturma yolunda ilerlemeye devam ediliyor.

Olağanüstü hukuksuzlukların kanun hükmüne bağlanması anlamına gelen OHAL düzeninde hak yok, hukuk yok, özgürlük yok. OHAL ile evrensel insan hakları ve demokratik haklar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ve Birleşmiş Milletler Sözleşmeleri’nin birçok maddesi her gün her an çiğneniyor.”

İktidarın kendi darbe sürecini sürdürdüğünün belirtildiği açıklamada “Türk tipi başkanlık sistemi adı altında ‘tek adam yönetimi’ne geçmek için OHAL’i kullanıyor. ‘Ya başkanlık ya kaos’ diyerek, darbe girişimini gerekçe göstererek, ülkeyi Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetiyor, tüm yetkileri ‘tek adam’da topluyor. İktidara muhalif olan herkesi düşman ilan ediyor” diye kaydedildi.

‘Direnmek boynumuzun borcu’

HDP MYK, açıklamasının sonunda da şu mesajları verdi:

“Erdoğan-AKP iktidarına bir kez daha sesleniyoruz: En büyük kötülükleri de yapsanız bu anlayışınıza biat etmeyeceğiz. Ne Kürt halkı ve siyasal hareketi, ne de Türkiye’nin demokrasi ve barış güçleri bu hukuksuzluklara boyun eğmeyecek, diz çökmeyecek.
OHAL düzenine karşı bu gidişe ‘dur’ demek, demokrasiyi savunmak hepimizin yurttaşlık ve insanlık görevidir. Haksızlığa, hukuksuzluğa ve OHAL’e karşı direnmek boynumuzun borcudur.”

ANKARA

Doğan Akın ve Hasan Cemal’in basın kartları iptal edildi

T24 yazarı Hasan Cemal ile T24’ün kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın’ın sürekli basın kartları iptal edildi. T24’ün haberine göre Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yer verilen karar için herhangi bir bildirim yapılmadı, gerekçe belirtilmedi.

Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesindeki (byegm.gov.tr) “Sorgulama” bölümünde kişisel bilgileri girildiğinde Cemal ve Akın’ın sürekli basın kartları için “İptal edilmiş” ifadesine veriliyor. Sorgulama bölümünde, gerçek duruma aykırı olarak, Hasan Cemal’in de, Doğan Akın’ın da basın kartı taşıma süresinin 3 yıl 20 gün olduğu kaydı yer alıyor.

Sitede başka herhangi bir açıklama bulunmuyor.

T24, Başbakanlık Basın Yayın Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıda, karar için neden tebligat yapılmadığını ve gerekçenin ne olduğunu sorarak bilgi talep ettiğini, ancak yanıt alamadığını duyurdu.