Ana Sayfa Blog Sayfa 6176

Sinematek Yaşıyor programında bugün: Geçip Giden Çatana

Yönetmen Jean Vigo’nun 1934 tarihli filmi bugün 19:00’da Pera Müzesinde Haydar Ergülen’in sunumuyla gösterilecek.  

Bir film düşünelim ki, kurgusunu yönetmeni ölüm döşeğinden yönetsin ve film gösterime çıktıktan çok kısa bir süre sonra ölsün. L’Atalante (Yunan mitolojisinde bir kadın kahramanın adı) öyle bir film; aynı zamanda da şiirselliğiyle, Emir Kusturica gibi önemli bir yönetmenin Underground filmine ilham vermesiyle, sinema tarihinin en önemli filmlerinden.

Başrollerinde Michel Simon, Dita Parlo, Jean Dasté, Gilles Margaritis, Louis Lefebvre ve Raphaël Diligent gibi usta isimlerin yer aldığı filmin kousu ise şöyle; Köydeki yaşamının tekdüzeliğinden kaçmak için Juliette çatana işleten Jean’la evlenir. Çatanadaki yaşam özellikle yaşlı Jules Baba yüzünden zordur. Juliette Paris’i keşfetmek için, bir seyyar satıcının da özendirmesiyle, kaçar. Kocası ona önce çok kızar, onu terkeder ve bunalıma girer. Bir süre sonra Jules Baba Juliette’in peşine düşer, onu bulur ve birlikte çatanaya dönerler. (KÜLTÜR SERVİSİ)

Adana’da kadınlar 8 Mart nedeniyle hakim karşısına çıktı

Adana Kadın Platformu’nun düzenlediği 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Mitingi nedeniyle açılan davanın ilk duruşması Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Mitingde atılan sloganlar ve taşınan resimler nedeniyle açılan davanın ilk duruşması üç kadının ifadelerinin tamamlanması için 27 Aralık 2016 tarihine ertelendi.

Terör örgütü propagandası, suçlu ve suçu övme, izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma ile suçlanan Adana Kadın Platformu, duruşmanın ardından basın açıklaması düzenledi. Açıklamada demokratik eylemler gerekçe gösterilerek açılan davalara ve tutuklamalara tepki gösterildi.

OHAL süreci ile hak ihlallerinin daha da arttığına dikkat çeken kadınlar, kadın cinayetleri işleyenler, kadına şiddet uygulayanlar, tecavüzcüler, çocuk istismarcılarının hak ettikleri cezalara çaptırılmadığına dikkat çekti.

Tüm baskı ve engelleme çabalarına karşın mücadele etmeye devam edeceklerini dile getiren kadınlar “Bu haksız yargılamalar karşısında herkesi, demokratik hakların, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün savunulması konusunda duyarlı olmaya davet ediyoruz” dedi. (Adana/EVRENSEL)

Savcı, Çakıroğlu’nun serbest bırakılmasına itiraz etti

İstanbul’da belediye otobüsünde Ayşegül Terzi’ye şort giydiği için tekme atan Abdullah Çakıroğlu’nun tahliye edilmesine Başsavcılık itiraz etti, saldırganın tutuklanması talep edildi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına Başsavcı vekili Abdurrahman Üşenmez tahliye kararına itiraz etti.
Tahliye kararı veren 40. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunulan itiraz dilekçesinde, Abdullah Çakıroğlu’nun üzerine atılı “İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” ve “Hakaret” suçlarından tutukluyken tahliye edildiği belirtildi. Mevcut delil durumu ve sanığın üzerine atılı suçların yasada ön görülen hürriyeti bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırı gözetilerek sanığın tahliyesine karar verildiği anlatılan itiraz dilekçesinde, sanığın üzerine atılı suçların niteliği, delillerin tamamen toplanmamış olmasının birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkındaki verilen tahliye kararının kaldırılarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

İLK DURUŞMADA TAHLİYE EDİLMİŞTİ

Dün görülen duruşmada Ayşegül Terzi’nin “Saldırgan evime yakın bir bölgede oturuyor. Beni öldürecek” isyanına rağmen hakim “delillerin toplanmış, sanığın savunmasının tespit edilmiş olduğu”nu belirterek ilk duruşmada saldırganın tahliyesine karar vermişti. Tahliye kararının ardından Ayşegül Terzi’nin avukatlarının talebi üzerine Anadolu 19. Aile Mahkemesi, koruma kararı çıkararak saldırgan Çakıroğlu’nun Ayşegül Terzi’ye yönelik 6 ay süreyle şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına karar verdi. Çakıroğlu’nun Terzi’nin bulunduğu, bulunacağı konuta ve iş yerine yaklaşmamasına karar veren mahkeme, Terzi’nin yakınlarına da yaklaşmamasına hükmetti. Mahkeme, Çakıroğlu’nun kararı ihlal etmesi halinde 30 güne kadar zorlama hapse kalacağını kararda hatırlattı. (İstanbul/EVRENSEL)

‘Gültan Kışanak’ın yeri kadınların yanıdır’

100’e yakın kadın kurumu ortak açıklama yaparak gözaltındaki Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak’ın serbest bırakılmasını talep etti.

“Gültan Kışanak’ın yeri kadınların yanıdır; Derhal serbest bırakılsın” başlıklı açıklamada Kışanak’ın gözaltına alınmasının OHAL ve savaşın kadının yaşamına etkisinin somut bir örneği olduğu belirtildi.

Açıklamada kadınların yerel yönetimlerdeki kazanımlarının kayyımlar eliyle hedef alındığı belirtilerek “Eşitlik kotasını hayata geçiren, kadına şiddet uygulayan belediye çalışanı erkeklere yaptırım uygulayan, kadını evin değil toplumsal yaşamın öznesi kılmaya çalışan yerel yapıları destekleyen Kışanak’ın gözaltına alınması aynı zamanda kadınlardan yana bir belediyeciliğin, kadın mücadelesi ve sözünün gasbedilmesi demektir” denildi.

Kadın örgütleri, “Boyun eğmeyen tüm kadınlara verilen bu gözdağını kabul etmiyoruz” dedi.

İmzacı kurumlar şöyle:

Barış için Kadın Girişimi
Ahtamara LGBTİ Wan
AKA-DER Kadın Faaliyeti
Adana Kadın Dayanışma Merkezi ve Sığınmaevi Derneği (AKDAM)
Ankara Feminist Kolektif
Ankara Kadın Dayanışma Vakfı
Ankara Kadın Platformu
Antalya Feminist Kolektif
Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği
Bağımsız Kadın İnisiyatifi (İzmir)
Bartın Kadın Dayanışma Derneği
Bakırköy Kadın Dayanışma
Barış Anneleri
Bodrum Kadın Dayanışma Derneği
Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği
Çekmeköy Kadın Meclisi
Datça Kadın Girişimi
Demir Leblebi Kadın Derneği
Demokratik İslam Kongresi Kadın Meclisi
Devrimci Parti’li Kadınlar
DİSK Genel-iş Sendikası’ndan Kadınlar
DİSK Emekli-Sen Kadın Sekreterliği
DİSK Kadın Komisyonu
Dünya Kadın Yürüyüşü Türkiye Koordinasyonu
Ekmek ve Gül
Emek Adalet Platformu’ndan Kadınlar
EMEP’li kadınlar
Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği
EŞİTİZ-Eşitlik İzleme Kadın Grubu
FeminAmfi
Feminist Çukurova
Feminist Atölye/Kıbrıs
Feministler İzmir
Filmmor
Göç-Der’li Kadınlar
Gökkuşağı Kadın Derneği
Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze karşı Hukuki Yardım Bürosu
Halkevci Kadınlar
HDK Kadın Meclisleri
Hêvî LGBTİ
İHD Ankara Şube Kadın Komisyonu
İHD İzmir Şube Kadın Komisyonu
İHD Genel Merkezi Kadın Komisyonu
İlerici Kadınlar Meclisi
İmece Ev İşçileri Sendikası
İmece Kadın Dayanışma Derneği
İngiltere Day-Mer- Türk-Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi Kadın Komisyonu
Associationfort he Elevation of HumanitarianValues
İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği
İTÜ Feminist Topluluk
İzmir Amargi
İzmir Kadın Dayanışma Derneği
İzmir Kadın Eylem Grubu
İzmir Toplumcu Psikologlar
KongreyaJinên Azad (KJA)
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu
Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG) Platformu
Kadın Emeği Kolektifi
Kadın Özgürlük Meclisi
Kadın Yazarlar Derneği
Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnisiyatifi
Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV)
Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği
Kampüs Cadıları
Kaos GL Derneği
KawsKuzah LGBTİ
Kocaeli Dayanışma Akademisi’nden Kadınlar
KESK Kadın Meclisi
KeskesorAmed LGBTİ
Kuzey Ormanları Savunması Kadınları (KosKA)
Lezbiyen Biseksüel Feministler
Mersin LGBT 7Renk Eğitim ve Araştırma Derneği
MKM’li Kadınlar
Mor Barikat
Mor Dayanışma
NorZartonk Kadın Meclisi
Nor Radyo Kadın Programcılar
Özgür Hukukçular Derneği İzmir Kadın Komisyonu
Özgür Hukukçular Derneği İstanbul Kadın Komisyonu
Pembe Hayat LGBTİ Derneği
Radio Flora Kadınları / Hannover
Sınır Tanımayan Kadınlar
Sosyal Dayanışma Ağı (SODA)
Sosyal Haklar Derneği’nden Kadınlar
Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM)
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Kadın Meclisi
Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu
Türkiye Homenet/ Ev-eksenli Çalışan Kadınlar Dayanışma Ağı (Ev-ek-sen)
TUHAD’lı Kadınlar
Ümraniye Kadın ve Gençlik Evi
YAKAYDER’li Kadınlar
Yeni Demokrat Kadın
Yeniyol’dan Kadınlar
Yeryüzü Kadınları
Yeşil Sol Kadınlar
Yeşil Feministler
Yoğurtçu Kadın Forumu
Zorla Alıkonulan Kadınlar için Mücadele Platformu

(HABER MERKEZİ)

Calais boşaltıldı, yüzlerce mülteci çocuk ortada kaldı

Fransız yetkililer, ‘Orman’ olarak bilinen Calais mülteci kampının boşaltıldığını açıkladı. Ancak Calais’de bulunan BBC muhabirleri yüzlerce çocuğun hala kampın içinde olduğunu bildiriyor. BBC Avrupa muhabiri Gavin Lee, kamptaki yıkım faaliyetlerinden dolayı yaklaşık 200 kimsesiz çocuğun yatacak yerinin kalmadığını söyledi.

‘ÇOCUKLARIN GELECEĞİ BELİRSİZ’

Bu çocukların yaklaşık 30 tanesine bir depoda sığınma imkanı tanınırken, diğerlerine ne olacağı ise belirsizliğini koruyor. Aynı zamanda çocukların giderek umutsuzluğa kapıldığı bildiriliyor. Fransız hükümeti yaptığı yazılı açıklamada, yıkım çalışmalarının başladığı Pazartesi gününden bu yana yaklaşık 5 bin 600 kişinin başka merkezlere kaydırıldığı ve bunların içinde kampta bulunan konteynırlara yerleştirilen 1.500 çocuğun olduğunu bildirdi.
Kamptan ayrılmaya zorlanan mültecilerin ne olacakları belirsizlikliğini korurken, Pas-de-Calais Valisi Fabienne Buccio, “görevin başarıyla tamamlandığını” açıkladı.

GİDECEK YERLERİ YOK

Fransa’nın İngiltere’ye geçiş noktası olan Calais’de bulunan bu kamp, Avrupa göçmen krizinin de sembollerinden birisi. Yıkımdan önce kampta yaklaşık 7 bin kişinin yaşadığı tahmin ediliyor. Fransız hükümeti, yaşam koşulları insani olmadığından iddiasıyla kapatmaya karar vermişti.

Uluslararası insani yardım kuruluşu Save the Children görevlisi Dorothy Sang, BBC’ye yaptığı açıklamada, yüzlerce çocuğun kayıt işlemlerinin tamamlanamadığını söyledi.

Sang, “Kampta yangınlar çıkmaya başladığında kamp boşaltıldı. Ancak, çocuklar için kayıt süreci de durduruldu ve bu konteynırlar çocuklarla dolu. Dolayısıyla kelimenin tam anlamıyla bu çocukların gidecek yeri yok” diye konuştu.

İngiltere İçişleri Bakanlığı, “Tahliye süreci boyunca, İngiltere’ye gönderilme ihtimali değerlendirilmeye alınanlar da dahil olmak üzere Calais’deki tüm çocuklardan Fransız makamlar sorumludur” açıklamasını yaptı. Yardım kuruluşlarına göre, kampın içinde yük konteynerlerinin elden geçirilmesiyle yapılan geçici barınaklarda yaklaşık 1.500 sahipsiz çocuk kalıyor.
(DIŞ HABERLER)

Cemil Çiçek: Başkanlık sistemi diktatörlüğe yönelebilir

AKP Milletvekili Ceml Çiçek başkanlık sistemine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. CNNTURK yayınında konuşan Çiçek, sistemin katı disiplinli partilerle diktatörlüğe gidebileceğine dikkat çekerken; parti içi disiplini işleten partilerle memleketin yönetilemez hale geleceğini savundu.

Çiçek, “Başkanlık sisteminde kıta avrupasında katı disiplinli partiler olursa, bu diktatörlüğe yönelebilir, daha sert bir başkanlık yönetimi olabilir. Tersi, parlamenter sistemi kabul ettiniz. Eğer Amerika’daki gibi gevşek bir parti sistemini kabul ederseniz, o zaman da 550 kişi varsa, 550 genel başkan olur. 550 tane fikir ortaya çıkar. O zaman da memleketi yönetemezsiniz” diye konuştu.

Başkanlık sistemiyle 2 önemli alanda daha düzenlemeler yapılması gerektiğini söyleyen Çiçek, bunların seçim mevzuatı ve siyasi partiler yasası olduğunu söyledi. Bu düzenlemelerin de sistemlere uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Çiçek, “Hangi modeli istiyorsak ona uygun siyasi partiler taslağı olması gerekiyor. AKP’nin bir çalışması var bildiğim. Buna parallel hangi modeli benimsiyorsanız da ona uygun seçim mevzuatını yeni baştan gündeme getirmeniz lazım” dedi. (HABER MERKEZİ)

CHP’li Böke: Başbakan’dan beklediğimiz ciddiyet

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, partisinin Trabzon İl Başkanlığı’nda basın toplantısı yaptı.

15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasındaki sürece ilişkin açıklamalarda bulunan Böke, Başbakan Binali Yıldırım’ın “FETÖ AKP döneminde palazlanmadı” açıklamasına yanıt verdi. Böke Yıldırım’ın sözlerine “İsterseniz kahkaha atayım. Hakikaten Başbakan neşeli ve sohbeti hoş bir insan. Başbakan’dan beklediğimiz biraz ciddiyet. FETÖ her yere girmiş, okullarda, adalet saraylarında, emniyette, askerde var ama ne hikmetse siyasette yok. AKP’de hiç olmadığı söyleniyor. Bu ancak gülünerek karşılanabilir” yanıtını verdi.

‘DARBE KOMİSYONU SAMİMİ ÇALIŞMALI’

Mecliste oluşturulan darbe komisyonuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Böke, hükümetin komisyon çalışmalarına engel olduğunu ifade etti. Komisyonun samimi şekilde çalışması gerektiğini söyleyen CHP Sözcüsü, “O darbe komisyonunun başına Fethullah Gülen’e övgüler dizmiş bir milletvekili atandı. Eleştiriler sonrası bu suç ortaklığı ortaya çıkmasın diye gerçeği söyleyenler azarlanmaya başlandı. Başbakan’a düşen en temel görev gerçeğin ortaya çıkarılması, gerçek ortaya çıktığında çözüme ulaşmak için iktidar gücünün kullanılmasıdır. Başbakan komisyonun çalışmasını engelleyici, gerçeği konuşanları tehdit edici tavırla, AKP-FETÖ suç ortaklığını esasında kabul etmiş oluyor. Çünkü endişesi bu suç ortaklığının gerçeklerle birlikte ortaya çıkartılmasıdır” dedi. (DHA)
 

CHP’li İnce: Çatışma ortamında konuşma ortamı gelişmiyor

CHP Yalova Milletvekili Muharem İnce, Batman’ın antik Hasankeyf ilçesinde yaptığı bir dizi inceleme ardından sorunların silahla çözülemeyeceğini belirterek, “Bu coğrafyada kardeşlik olmalı. Silahla çözüm olmaz. Çatışma ortamı nedeniyle sorunu tartışamıyoruz” dedi.

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Bolu Milletvekili Tanju Özcan, İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya, Edirne Milletvekili Erdin Bircan ve Çanakkale Milletvekili Bülent Öz’den oluşan CHP heyeti bugün sabah saatlerinde Batman’a gelerek antik Hasankeyf ilçesine geçti. Batman İl Başkanı Hüseyin Yaşar ve bazı partililerin de eşlik ettiği CHP heyeti, Hasankeyf ilçesinde, vatandaşlarla bir araya gelerek esnafın sorunlarını dinledi. Hasankeyf’in antik kalesindeki bir kahvede bulunanlarla bir araya gelen CHP heyeti adına konuşan İnce: “Bu coğrafyada güzellikler olmalı, bu coğrafyada kardeşlik olmalı. 35 yıldır bir problemimiz var, bu problemi çözmemiz lazım. Bu problem 78 milyonun problemidir. Sadece bir grubun, bir bölgenin sorunu değildir, hepimizin problemidir. Çözüm yeri neresidir, nasıl çözeceğiz? Bir çatışma ortamı sürdüğü sürece konuşma ortamı gelişmiyor. Doğru düzgün tartışamıyoruz, konuşamıyoruz. Önce bunun sona erdirilmesi lazım. Kimlik mi konuşacağız, demokratikleşme mi konuşacağız, özgürlük mü konuşacağız? Bu ortam sona erdirdikten sonra tabii ki bunları konuşacağız. Ama şunu unutmamak lazım ki, bir silahlı güç varsa, onun muhatabı da devletin silahlı gücüdür. Biz böyle olsun istemiyoruz. Biz masada insanların, Büyük Millet Meclisi’nde meşru yönetimle bu problemi konuşmasının gerektiğine inanıyoruz. Silahla sonuç alınmaz, bakın Kolombiya’ya 52 yıllık bir silahlı mücadele sonucunda anlaştılar. Silah ayrıştırıyor, ölümleri, yürekleri ayrıştırıyor. Kolombiya’da son örneği gördük” dedi.

FETÖ/PDY konusunu da değerlendiren CHP’li İnce, ortaklığın adının, kandırılmak olduğunu belirtirken şunları söyledi:

“2002’den beri ortaklık yaptıkları FETÖ ile şimdi, ‘kandırıldık’ diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyorlar. Bu tehlikeli örgüt yıllarca bu ülkeye ihanet etti, AKP hiç sesini çıkarmadı. Han verdi, hamam verdi, arsa verdi, üniversite verdi. Kanun çıkardı, anayasa değiştirdi, sırf bu örgütü, FETÖ’yü büyütmek için, özel yetkili mahkemeler kurdu, FETÖ’ye teslim etti. Gizli tanık yasası çıkardı FETÖ bundan yaralandı. Para verdi, her şey verdi. Bunların, Türkiye’ye ihanet etmelerine göz yumdular. Ama ne zaman ki FETÖ AKP’ye ihanet etti, o zaman düşman ilan etti. Bu bir aynı bedenden birlikte büyümüş, iki canlıdır bunlar, reraber ortaktır bunlar, ruh ikizidir bunlar. Yoksulluk olduğu, yasakların olduğu, yolsuzluğun olduğu bir Türkiye’de bir ‘Y’ ile daha tanıştık, oda yüzsüzlük. O kadar yüzsüzler ki, beraber geliştirdikleri büyüttükleri, palazlandıkları FETÖ, bugün başkalarıyla ilişkilendirmek istiyorlar. Ne yaptılarsa birlikte yaptılar.”

Başkanlık konusuna da değinen İnce, “Valiler, genelkurmay emrinde, Başbakan emrinde, bakanlar kurulu emrinde, yargı emrinde, zaten başkan gibisin. Yani başkan olunca terörü bitirecek misin? Çocuklarımıza iş bulacak mısın? Bu sorunlar çözülecek mi?” dedi. (DHA)

Karabağlar’da kentsel dönüşüme üçüncü itiraz

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Karabağlar’da yürütülen ve 540 hektarlık alanı kapsayan kentsel dönüşüm projesinin 101 hektarlık alana ait kısmının imar planları geçtiğimiz aylarda üçüncü kez askıya çıktı. Planlara bölge halkından da üçüncü kez itiraz geldi.

Karabağlar Mahalleler Birliği’nin çağrısıyla İl Müdürlüğü önünde toplanan bölge halkı plana dair topladıkları 400 itiraz dilekçelerini verdi. “Afet bahane talan şahane” , “İmza atma komşunu satma”, “Rant için değil halk için dönüşüm” , “6306 gasptır, talandır” yazılı dövizler taşıyan mahalle halkı sık sık, “Haklıyız kazanacağız” , “Talana hayır” sloganları attı.  

Karabağlar Mahalleler Birliği adına basın açıklamasını okuyan Derya Çolak, dört yılı aşkın süredir kentsel dönüşüm adı altında yaşam alanlarına el konulmaya çalışıldığını belirterek, “50 yıldır oldukça zor koşullarda yaşamını sürdüren, yarattığımız yaşam alanlarında sosyal ve kültür birlikteliği korumaya çalışan yaklaşık 100 bin insanımızı görmezden gelerek hazırlanmış bu planlarla yapılmak istenenler kabusumuz haline geldi” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın Bursa’da yaptığı bir konuşmasında, “Kardeşim ranta bu kadar küfretmeyin. Rant olmadan hayat olmaz” söylerine tepki gösteren Çomak, “Kendisine şunu belirtmek isteriz, kazançlarını bizim yaşam alanlarımızda aramasınlar. Zira yoksul insanların evleri rant sermayesine meze edilemeyecek kadar değerlidir. Yaşam alanlarımızda haksız kazanca izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu. Aynı konuda dava konusu olmuş iki itirazlarını da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından herhangi bir geri dönüş yapılmadığını hatırlatan Çomak, “Bu bir rant projesidir, talandır. Bunu kabul etmiyoruz. İtiraz etmekten ve dava açmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Haklarımızı aramaya sonuna kadar devam edeceğiz. Yaşam alanlarımızı kurtlar sofrasına terk etmeyeceğiz” dedi.

Karabağlar Kentsel Dönüşüm Hak Arayanlar Başkanı Halil Ecevit de, “Sürecin başından beri bizim talebimiz bir dönüşüm yapılacaksa hak sahiplerinin kendi alanlarında kendilerinin dönüştürmesiydi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri hiçbir şekilde bu konuda bizden görüş ve taleplerimizi almadı. Üç defadır itiraz ediyoruz ilgili birimler bizim itirazlarımıza ne yazılı nede sözel cevap vermiyor” dedi. (İzmir/EVRENSEL)

‘Evimiz yıkılacak mı korkusuyla yaşamak istemiyoruz’

Yıkım tehdidi altında olan Avcılar Yeşilkent mahallesinde “Yıkım değil, imar istiyoruz” diyen mahalleliler bir araya geldi. 70 farklı köy derneği ve kitle örgütünün çağrısıyla Tokat Karşıpınar Köy Derneği’nde gerçekleşen toplantıya yaklaşık 500 kişi katıldı. Siyasi parti temsilcilerinin de katıldığı toplantıya CHP’li Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak ise katılmadı.

14 Ekim günü imar sorunu nedeniyle 100 bin kişinin yaşadığı mahallede 3 ev yıkılmış, tepki üzerine yıkımlar durdurulmuştu.

Mimar ve avukatların da katıldığı toplantıda vatandaşlar evlerinin yıkılmaması için neler yapabileceklerini tartıştı. Mimarlar Odası’ndan Burak Karyılmaz’ın kentleşme üzerine sunum yaptığı toplantıda avukat Efkan Bolaç da imar sorununun siyasi olduğunu vurgulayarak hukuksal boyutu tartışmaya açtı.

Yeşilkentliler, “Dişimizden tırnağımızdan artırdıklarımızdan ev yaptık, evimiz yıkılacak mı korkusuyla yaşamak istemiyoruz” diyor.

14 Ekim’de 3 ayrı evin Avcılar Belediyesi tarafından yıkılmasının ardından mahallede korku eksik olmamış. İmar sorunu çözülene kadar mücadele edeceklerini belirten vatandaşlar, yıkıma karşı dernekleşmeyi de gündeme getirdi. (İstanbul/EVRENSEL)