Ana Sayfa Blog Sayfa 6176

WHRD’den gözaltılara sert tepki

Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölge Koalisyonu Kadın İnsan Hakları Savunucuları (WHRD), Gültan Kışanak ile Ayla Akat Ata’ın gözaltına alınmasına sert tepki göstererek, derhal serbest bırakılmalarını istedi

Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölge Koalisyonu, Kadın İnsan Hakları Savunucuları (WHRD) Kongreya Jinên Azad (KJA) Sözcüsü Ayla Akat Ata ve Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Akat ve Kışanak’ın gözaltına alınması karşısında öfkeliyiz” vurgusunda bulunulan açıklamada, “Kürt kadın hareketinin öncü şahıslarından olan Ayla Akat, Eylül 2016’da düzenlenen Kalkınmada Kadın Hakları Örgütü’nin (AWID) 13. Forumu’na katılım sağlamıştı. Hem Akat hem Kışanak daha önce Türk Parlamentosu’nda milletvekili olarak görev yapmıştı” denildi.

Kışanak ve Ata’nın kriminalize edilmesini kabul etmiyoruz’

Açıklamanın devamında “İkisi de kadın insan hakları savunucusu olan Kışanak ve Akat ile en yüksek düzeyde dayanışmamızı ifade ediyoruz. Onlar, Türkiye’deki ve Ortadoğu bölgesindeki kadın insan hakları savunucularına karşı yürütülen sistematik baskıları da simgeliyorlar. Kadınlara yönelik şiddet ve ayrımcılığa karşı meşru bir mücadele yürüten iki eski parlamento üyesinin kriminalize edilmesini kabul edilemez buluyoruz” denildi.

Türkiye’ye çağrı

Türkiye hükümetine çağrıda bulunulan açıklanın devamı şöyle: “Birleşmiş Milletler’in kadın insan hakları savunucuların önemli rolünü tanıyan kararını tanımaya çağırıyoruz. Zira kadın insan hakları savunucularının bu rolü, hem İnsan Hakları Savunucuları Deklarasyonu (53/144) hem de Kadın İnsan Hakları Savunucularının Koruması İle İlgili Karar’da (68/181) vurgulanmıştır. Bu belgeler, imzacı devletleri bütün insan haklarını koruma, destekleme ve uygulamaya ve herkesi her türlü şiddet, tehdit, misilleme, ayrımcılık, baskı veya farklı bir keyfi eylemden korumaya zorunlu kılıyor.”

WHRD Ortadoğu ve Kuzey Afrika Koalisyonu açıklamasının sonunda Akat ve Kışanak’ın derhal serbest bırakılmasını isterken, “İkisinin gözaltındaki psikolojik ve fiziki sağlığından Türk hükümetini sorumlu kılıyoruz” dedi.

Başlangıç: İradeye darbe

 

Gazeteci Celal Başlangıç, MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ve Barış Vakfı Genel Sekreteri Hakan Tahmaz, Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak ile Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasına tepki gösterdi. MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, kent halkının seçme hakkına bir müdahale söz konusu olduğunu belirterek, gözaltıların yerel demokrasiyi ve yerelleşmeyi aksattığını ifade etti. Ünsal, “Türkiye Avrupa Yerel Yönetimler Şartı’ndaki çekincelerini ortadan kaldıracağını söyleyecek konumdaydı. Bu hareketle 180 derece farklı bir noktaya savruldu. Bu kabul edilebilir bir şey değil” dedi. Barış Vakfı Genel Sekreteri Hakan Tahmaz da, “Ülke içinde sessiz bir toplum yaratmaya çalışılıyor” dedi. Kışanak ve Anlı’nın sadece belediye eşbaşkanları olmadığının altını çizen Tahmaz, “Bu iki insan, insan hakları mücadelesinin de simge ismidir. Onlara dokunarak Türkiye dünyaya kepaze olmuştur” diye konuştu. Kışanak ile Anlı’nın gözaltına alınmasını “halkın iradesine vurulan darbe” olarak değerlendiren gazeteci Celal Başlangıç ise “Bu durum Kürt’e siyaset yolunu kapatarak dağın yolunu göstermektir” yorumunda bulundu.

 

 

 

AP Milletvekili: Yaşananlar insanlık dışı

Avrupa Parlamentosu üyesi Alman Parlamenter Klaus Buchner, Kürdistan’da yaşanan kuşatma ve yıkımın insanlık dışı olduğunu belirterek, ‘Amaç o insanları başka yerlere göç ettirerek, oralara büyük binalar yapıp dışarıdan insan getirip, yerleştirmek’ dedi. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın ‘Devlet iki kişi göndersin biz bu sorunu çözeriz’ mesajını da değerlendiren Buchner, ‘Öcalan 6 ayda bu sorunu çözebilir ama Türk hükümeti buna hazır değil’ diye konuştu

Avrupa Parlamentosu üyeleriyle birlikte 3 gün boyunca Amed ve Mêrdîn’de (Mardin) önemli temaslarda bulunan Alman Parlamenter Klaus Buchner, temasları sırasında gördükleri ve dinledikleri karşısında adeta şok yaşadığını söyledi. Avrupa’dan Türkiye’de yaşananların tam anlamıyla anlaşılmadığını ifade eden Buchner, “Türkiye ile Avrupa arasındaki politik ilişkilerden kaynaklı burada yaşananların çok az bir kısmı Avrupa basınına yansıyor. Biz orada her iki tarafın savaştığı bir savaş var olarak biliyoruz. Fakat burada savaşın çok ötesinde şeyler yaşanmış. Sivil yaşam alanları bombalanmış, çocuklar öldürülmüş, bununla da yetinilmemiş ölü bedenler parçalanmış” diye anlattı.

‘Toplumu yok etmek istiyorlar’

Yaşananların insanlık dışı olduğunu ifade eden Buchner, “Gördüklerimi anlatacak kelime bulamıyorum. Tel örgüler arkasından yıkılan mahalleleri gördük, benim anladığım oradaki o toprakların, evlerin sahibi insanların oraya bir daha dönmeleri istenmiyor. Amaç o insanları başka yerlere göç ettirerek, oralara büyük binalar yapıp dışarıdan insan getirip, yerleştirmek. Bölgeyi toplumu yok etmek isteniyor” ifadelerini kullandı.

‘Türk hükümeti buna hazır değil’

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ile yaptığı görüşmede ilettiği “Devlet iki kişi göndersin biz bu sorunu çözeriz” mesajını da değerlendiren Buchner, “Barış için Öcalan’ın ve Kürt halkının gücü var, ama iktidar partisi ve devletin böyle bir niyeti ve gücü olduğunu sanmıyorum. Türkiye kimsenin tavsiyesini dinlemiyor. Önce dinlemeye başlamalı. Avrupa’da böylesi süreçler yaşandı, ama sonuca bağladık. Burada neden olmasın ki. Gördüğüm tanıdığım insanlar makul insanlar, onlarla barış sağlanabilir. Ama bunun kısa vadede olacağını sanmıyorum. Ortada iki taraf var. Öcalan 6 ayda bu sorunu çözebilir ama Türk hükümeti buna hazır değil” dedi.

‘Bu acıları görünür kılacağız’

Türkiye’deki baskı ortamına da değinen Buchner, “Bizim yapacağımız en önemli şey görünmeyen bu acıları görünür kılıp, acilen bir şeyler yapılmasını sağlamak. Heyetteki tüm arkadaşlarımız rapor hazırlayacak, daha sonra bu raporları ortaklaştırıp geliştireceğiz. Ben AB Dış İlişkiler Komisyonu’na yollayacağım, ayrıca Alman Dış İlişkiler Bakanlığı’na göndereceğim. Buradaki arkadaşlar da diplomasi çalışması yürütüyorlar; bizler de baskı oluşturacağız” diye aktardı.

Fransız uydu hizmeti sağlayan Eutelsat’ın MED NUÇE televizyonuyla anlaşmalarını feshetmesi üzerine de değerlendirmede bulunan parlamenter, “Bu korkunç bir şey. Erdoğan kendi kurallarını bizim medya üzerinde de uygulamaya çalışıyor. Bunu kabul etmek mümkün değil” vurgusu yaptı.

Kaynak: DİHA

HDP Eşbaşkanına yurtdışı yasağı!

HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ hakkında ‘kaçma şüphesi olduğu’ gerekçesiyle Urfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yurtdışı çıkış yasağı getirildi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ hakkında IŞİD çetelerinine karşı yapılan direnişle özgürleştirilen Kobanê’ye destek için Pirsûs sınırında yapılan mitingde, “Biz sırtımızı Rojava’ya, Kobanê’ye, o karanlık çetelere karşı mücadele verenlere, YPG’ye YPJ’ye ve PYD’ye yaslıyoruz. Bunu söylemekte, savunmakta hiçbir sakınca görmüyoruz” demesinin ardından soruşturma açıldı. Yüksekdağ hakkında açılan davanın görüldüğü Urfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşma öncesi Yüksekdağ hakkında adli kontrol ve yurtdışı çıkış yasağı getirdi. Mahkemenin, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine alınan kararın gerekçesinde, “kuvvetli suç şüphesi bulunduğu” ve “sanığın kaçacağı şüphesini uyandıran olguların varlığı” iddiasında bulunması dikkat çekti.

Gıyabında yargılanan Yüksekdağ hakkında 5 Ekim günü görülen duruşmada “zorla getirme kararı” verilmiş ve duruşma 16 Kasım’a ertelenmişti.

Kaynak: JINHA

Amedliler yarın iradesine sahip çıkacak

Amed’de belediye eşbaşkanlarının gözaltına alınmasına karşı mahallelerde sokak sokak, esnaf esnaf gezen HDP’li vekiller, yarın Büyükşehir Belediyesi önünde saat 11.00’de yapılacak eyleme katılım çağrısı yaptı

Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasına karşı yarın saat 11.00’de DTK, KJA, HDP ve DBP eşbaşkanları ile yöneticilerinin katılımıyla Büyükşehir Belediyesi önünde yapılacak eylem için merkez Rezan (Bağlar), Peyas (Kayapınar), Yenişehir ve Sûr ilçelerinde; HDP milletvekilleri, esnaf ve halk ziyaretinde bulundu.

REZAN

HDP’liler Rezan’ın üç mahallesinde ziyarette bulundu. HDP Amed Milletvekili Nursel Aydoğan, HDP Eşbaşkan Yardımcısı Aysel Tuğluk Mevlana Halit, HDP Şirnex (Şırnak) Milletvekili Ferhat Encu Bağcılar, HDP Amed Milletvekili Sibel Yiğitlap ve beraberindekilerle Sento Caddesi’nde esnaf ziyaretinde bulundu. Ziyaretlerde halkın ilgisi büyüktü. Milletvekillerini dikkatle dinleyen Amedliler, alkış ve sloganlarla destek vererek, yarınki eyleme kitlesel katılma sözü verdi.

Aydoğan ve beraberindeki heyetle Mevlana Halit Mahallesi’nde ziyaretlerde bulunup, halkla konuştu. Kışanak ve Anlı’nın gözaltına alınmasını Amedlilerin iradesine dönük bir saldırı olarak değerlendiren Aydoğan, saldırı ve baskıları ancak Amed halkıyla birlikte direnerek aşabileceklerini ifade etti. Dün direndikleri gibi yarın da direneceklerini anlatan Aydoğan, tüm Amed halkını yarın Amed Büyükşehir Belediyesi önünde saat 11.00’de yapılacak eyleme katılma çağrısında bulundu.

Çağrıya olumlu karşılayan yurttaşlar da, “Belediyelerimizi onlara bırakmayacağız. O belediyeler halkın belediyeleridir” dedi. 3 saat boyunca mahallede bulunan birçok esnaf, kıraathane, bakkal, yolda geçen yurttaşları ziyaret eden HDP’liler, alkışlarla mahalleden uğurlandı.

Bağcılar Mahallesi’nde çalışma yürüten HDP Şirnex Milletvekili Ferhat Encu de, “Amed halkını yarın iradesine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Gün direnme, sahiplenme, günüdür. Amed Kürt halkının kalbidir. İrademize el uzatan zihniyete el birliğiyle karşı duracağız” dedi.

SÛR

HDP Riha (Urfa) milletvekilleri Osman Baydemir ve Dilek Öcalan ile Colemerg (Hakkari) Milletvekili Selma Irmak, Amed’in Sûr ilçesinde esnafları, kahveleri ziyaret ederek, halkı yarınki eyleme davet etti. Esnaflarla konuşan Baydemir, eşbaşkanların gözaltına alınması ve belediye hizmet binasının işgal edilmesi Kürt halkının iradesine gösterilen tahammülsüzlüğü açıkça gösterdiğini söyledi. Baydemir, “Gün iradesine sahip çıkma günüdür” dedi ve ekledi: “Az kaldı, bu zalim zulmünün içinde boğulacak. Zalimlerin sonu hiçbir zaman hayırlı olmamıştır. Amaçlarına ulaşamamışlar, bu da ulaşamayacak ne yaparsa yapsın Kürt halkının önünü kapatamayacaklar.”

Kürtlerin tüm kurumlarına yönelik saldırıların olduğuna dikkat çeken Dilek Öcalan ise, Amed halkını yarın belediyelerine sahip çıkmaya çağırdı.

PEYAS

Peyas (Kayapınar) Mahallesi’nde HDP Sêrt (Siirt) Milletvekili Besime Konca, Amed Milletvekili Ziya Pir ve Şirnex Milletvekili Leyla Birlik, esnaf ziyaretinde bulundu. Pir, Huzurevleri Mahallesi’nde, Birlik Sanayi ve Otogar çevresinde, Konca ise Diclekent semtinde esnafı ziyaret ederek, halkı kitlesel katılım çağrısında bulundu. Halkın büyük ilgi gösterdiği ziyaretlerde, Amedliler yarınki eyleme katılma sözü vererek, iradelerine sahip çıkacaklarının mesajını verdi.

YENİŞEHİR

Yenişehir ilçesinde de HDP Mûş Milletvekili Ahmet Yıldırım ve Colemêrg Milletvekili Selma Irmak, esnaf ve halkı ziyaret ederek, yarınki eyleme katılım çağrısında bulundu.

Kaynak: DİHA

CHP’li vekile silahlı saldırı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Aydın’da bir restoranda silahlı saldırıya uğradı. Ayağından yaralanan Tezcan hastaneye kaldırıldı CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Aydın’da Cumhuriyet kutlamalarının ardından gittiği bir balıkçı restoranında silahlı saldırıya uğradı. Bülent Tezcan’ın ayağından yaralandığı belirtildi. Saldırının hemen ardından Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde tedavi altına alınan Tezcan’ın hayati tehlikesinin bulunmadığı kaydedildi.

CHP’den ilk açıklama

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “İnternetten gördüm. Aydın’a doğru yola çıktım. Aydın’a varmış değilim. Restoranda silahlı saldırganın birkaç el ateş ettiğini ve ayağının üst kısmından yaralandığını duyduk. Kendisini de aradım telefonlarına ulaşılamıyor. Hastaneye kaldırıldığını duydum. Hayati tehlikesinin olmadığını öğrendik. Saldırganla ilgili bir bilgim yok” dedi.

CHP’li Eren Erdem de saldırıya uğramıştı

CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem de, geçen hafta katılımcısı olduğu partisinin bir panelinde taşlı sopalı saldırıya uğramıştı.

‘Bu irade inanç aşılıyor’

Kışanak’ın gözaltına alınması ile birlikte ‘kadın iradesinin gasp edildiğini’ söyleyen Türkiyeli kadın örgütü temsilcileri, iradelerine sahip çıkmak adına yerlerde sürüklenen vedarp edilen kadınların   ise ‘inanç aşıladığını’ vurguluyor

DBP’li belediyelere atanan kayyumlar ile birçok belediyenin kadın kurumları kapatıldı, kadın belediye eşbaşkanları ya gözaltına alındı ya da görevden alındı. Gözaltına alınanlardan sonuncusu ise kadın çalışmalarıyla ön plana çıkan Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak oldu. Kürdistan ve Türkiyeli kadınlar tarafından belediyelere yönelik bu uygulamalar ‘kadın kazanımlarına bir saldırı’ olarak yorumlanırken, protestolar esnasında devlet güçlerinin kadınlara yönelik tutumu da büyük tepki topladı.

Kışanak bir örnek

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, Kışanak’ın gözaltına alınmasının OHAL ve savaşın kadınların yaşamını nasıl doğrudan etkilediğinin net bir örneği olduğunu söyledi. Kayyumlar ile kadın kazanımlarının yok edilmeye çalışıldığını belirten Kav, Kışanak’ın gözaltına alınması ile de tüm kadınlara bir gözdağı verildiğini vurguladı. Kav, “Kadınlar bunu asla kabul etmeyecek, sonuna kadar direnecek, mücadele edecekler” diye konuştu.

‘Gereken cevap direniş’

15 temmuz darbe girişiminin ardından OHAL uygulamaları ile kadınların hayatlarına ‘gerçek bir darbe vurulduğunu’  ifade eden Yeryüzü Kadınları Sözcüsü Aylin Kaplan da şunları belirtti: “Kışanak’ın gözaltına alınması ve Amed’de kadınların darp edilmesi esasında tüm kadınların iradesinin bastırılmaya çalışılması anlamına gelmektedir. Yaratmaya çalıştıkları erkek imparatorluğuna kadınların vermesi gereken cevap özgücümüze dayanan örgütlü ve kesintisiz bir direniş hattıdır.”

‘Direnişi gördük’

Amed’de Kışanak’ın gözaltına alınmasını protesto eden kadınlara dönük polis saldırısını hatırlatan Sosyalist Kadın Mezlisi Sözcüsü Pınar Türk ise “Tüm bu müdahaleler ve gözaltına alınma biçimlerinin yanında çok değerli bir şeyi de gördük biz. Kadınların direnişi” dedi. Kadınların ‘yerlerde sürüklenmek pahasına’ belediyelerine sahip çıktığını ifade eden Türk, bu iradenin erkek egemen düzeni korkuttuğunu söyledi. Türk, “Bu irade biz kadınlara müthiş bir güven ve inanç aşılıyor” diye konuştu.

Önce belgelere el koydu sonra kapattı 

Kayyum atandığında ilk iş olarak belediye bünyesinde faaliyet yürüten Sitiya Zîn Kadın Danışmanlık Merkezi’nde kadınların şiddet ve cinsel saldırılara ilişkin yaptığı başvurulara el koymuştu. Kayyum bu kez Sitiya Zîn Kadın Danışmanlık Merkezi’ni tamamen kapattı. Merkezin 4 çalışanı ise temizlik personeli olarak başka birimlere atandı.

İSTANBUL/DİHA

 

 

 

Önlemek yerine yüreklendiriyorlar

Meclis Adalet Komisyonu tarafından kabul edilerek Genel Kurul’a gönderilen kanun tasarısında, 15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel istismarın suç sayılmasındaki yaş sınırı 12’ye düşürülecek. Türk Ceza Kanunu’ndaki (TCK) değişiklikle, 12 yaşından küçük ve büyük çocuklara yönelik cinsel istismarda farklı cezalandırılmaların uygulanması öngörülecek. Değişikliğin gerekçesi olarak Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 14 Temmuz’da iptal ettiği maddelerin değiştirilmesi gösterildi.

Kanun tasarısına ilişkin değerlendirmede bulunan Avukat Neslihan Özer, “Tasarı, burada işlenen fiilin anlam ve sonuçlarını idrak etme durumunu mağdur aleyhine ‘rıza’ kavramıyla paralel bir şekilde yorumlayarak bir cezasızlık hali yaratıyor” dedi. Yargının ‘bağımsızlığı’nın yok edildiği böylesi bir dönemde, cinsel istismara önlem politikaları geliştirmeyen mevcut siyasal yapının bu kararda etkili olabileceğine de dikkat çeken Özer, “Mevcut siyasal yapının kadın ve çocuklar için öngördüğü yaşam biçimi malumumuz” dedi.

‘Faillere ödül’

Konuya ilişkin Meclis Genel Kurulu’nda konuşan CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer de, bu kanunların cinsel istismarı önlemek yerine failleri cezalandırdığına dikkat çekti. Biçer, TCK’de yapılan değişikliklerin failler için bir ödül, çocuklar için ise ikinci bir mağduriyet olduğunu söyledi. Biçer, “Tüm Türkiye istismar mağduru çocuklarına ağlarken kanunlarımız çocuklarımızın istismarını önlemek yerine faili yüreklendirmeye devam etmektedir. Çocuklar için adalet istiyoruz” sözleri ile tepkisini dile getirdi.

İSTANBUL-ANKARA/JINHA

 

Kadınlar: Direndik direnmeye devam edeceğiz

 

Amed’de gözaltına alınan KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata ve Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanı Gültan Kışanak için basın açıklaması yapmak isteyen yüzlerce kadının KJA Derneği önünde bir araya gelmesi üzerine polis saldırdı. Polisin saldırısının ardından konuşan Tuncel, kadının direnişi yayılmasın diye kadınlara saldırıldığını şimdiye kadar direndiklerini ve direnmeye devam edeceklerini söyledi

Amed’de toplanan yüzlerce kadın polis saldırısına maruz kaldı. Kongreya Jinên Azad (KJA) tarafından Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın ve Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla bir araya gelen yüzlerce kadını polis engellemeye çalışıyor. Bunun üzerine toplanan kadınlar zılgıt ve alkışlarla “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Direne direne kazanacağız”, “İrademe dokunma” Jin jiyan Azadî” sloganlarıyla polisin müdahalesine karşı koydu.

Açıklamaya katılmak üzere aralarında Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, belediye eşbaşkanları, Barış Anneleri ve tüm KJA bileşenlerinin bulunduğu yüzlerce kadın KJA önüne geldi. Ancak kadınların etrafını ablukaya alan polisler dışarıda basın açıklamasına izin vermeyeceklerini söyledi. Kadınlar açıklamalarını yapacaklarını, kadınlara özel engeller çıkarıldığını söyleyerek, KJA önünde kalmaya devam etti.

‘Engeleyemezsiniz’

Burada açıklama yapan Tuncel, Diyarbakır Valisi’nin kadınların sözünü ve eylemini engellediğine dikkat çekerek, Vali’nin bir bütünen kadınların ve Kürtlerin yaşamını engellediğini söyledi. Hiç kimsenin Kürt halkının demokratik hakkını engelleyemeyeceğini kaydeden Tuncel, Cumhuriyetin 93’üncü yılında büyük bir kriz yaşadığının altını çizdi. Krizin nedeninin sorunların çözümünün engellenmesinden kaynaklandığını belirten Tuncel, bu nedenle Ata ve Kışanak’ın gözaltına alınarak KJA’ya baskın yapıldığını söyledi.

‘Direndik direnceğiz’

Tuncel, “Biz kadınlar çözümün yolunu biliyoruz ve bu yüzden direniyoruz. Kadının bedenini teşhir edenlere karşı direndik. Kadının direnişi yayılmasın diye KJA’lı kadınlara saldırı gerçekleşmektedir. Bu mücadele devam edecektir. Tankla, topla bizleri vazgeçireceklerini düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Derhal kadın arkadaşlarımızın ve demokrasinin özgür bırakılması gerekiyor. Fatmagül Berktay’ın dediği gibi şu an ülkede yaşanan erkek krizidir” dedi. Direniş çağrısı yapan Tuncel, “Kendi iradesine sahip çıkmayanlar yarın daha kötüsüyle karşı karşıya kalacaktır” dedi.

‘Arkadaşlarımız özgür olana dek alanlardayız’

Ardından konuşan Leyla Güven ise, 3 gün önce KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın hukuksuz bir şekilde gözaltına alındığını kaydederek, “Ya özgür bir yaşam kazanacağız ya da hiçbir şekilde bu yaşamı kabul etmeyeceğiz. Sayın Öcalan ve tüm kadınlar özgür olana kadar direneceğiz. Bizler Sakine Cansızların yoldaşlarıyız ve bu hukuksuzluğa asla boyun eğmeyeceğiz. Alanları sizlere bırakmayarak özgürlüğümüze sahip çıkacağız. Gülten Kışanak, Ayla Akat Ata ve onlar gibi onlarca arkadaşımız özgür olana dek alanlarda olacağız” diye konuştu.

Kaynak: DİHA

 ‘Canlı yayın’ başlıyor

Ankara’da bir grup gazeteci ve “habersiz” kalan yurttaş, bir araya gelerek “haberSizsiniz” platformunu kurdu. Platformun ilk etkinliği, “kanal kapatmalara inat” kendi televizyon programını yapmak olacak. Pazar günü Mülkiyeliler Birliği’nde gazeteci Ayşegül Doğan’ın sunacağı canlı yayında gazeteciler, akademisyenler ve uzmanlar televizyonların kapatıldığı günden bu yana nelerden habersiz kalındığını anlatacak. Televizyon programı, Twitter’da Periscope, Facebook’ta ise canlı bağlantısı üzerinden yayınlanacak. Platform, pazar günü saat 15:00’te Mülkiyeliler Birliği’nde yapılacak canlı program için “30 Ekim Pazar 15:00’te ‘#haberSİZsiniz’ taginde takipte olun” çağrısı yaptı.

ANKARA