Ana Sayfa Blog Sayfa 6181

Riha’da Ebediyet Evi mozaiği bulundu

Riha’da Abgar Krallığı dönemine ait Ebediyet Evi olarak adlandırılan mozaik bulundu.

Riha’da tarihi Kale Eteği projesi kapsamında yapılan çalışmalarda Abgar Krallığı dönemine ait Ebediyet Evi olarak adlandırılan mozaik bulundu. Süryaniler, ölümden sonraki hayatın varlığına inandıkları için yazıtlarda mezar yerine “Ebediyet Evi” deyimini kullanıyor. Bundan dolayı gün yüzüne çıkan mozaik de Abgar Kralığı dönemine ait ebediyet evi olarak adlandırılan Mozaikli aile mezarlarından biri.

Kale Eteği’nin bulunduğu yerlerin o dönemlerde Şelama, oğlu Abgar Mezarlığı olduğu ve mezarlığa zengin ve soylu ailelerin gömüldüğü gün yüzüne çıkan mozaikte de bir aile tablosu olduğu görülüyor. Mezarın tabanına yapılan mozaikte de resmedilenin hayatını kaybeden kişi ve eşinin olduğu tahmin ediliyor.

(adö/cd)

16 yıldır alternatif sanatın taşlarını örüyorlar

Devlet ve kurumlarına bağlı sanat yapmayı reddeden Tiyatro Agon, “Her şey özgür ve bağımsız bir sanat için” diyerek, 16 yıldır alternatif sanatın taşlarını örüyor.

Mersin’de “Alternatif sanat” sözüyle 2001 yılında yola çıkan bir grup tiyatro sanatçısının kurduğu Tiyatro Agon, kentte özgür ve bağımsız tiyatronun gelişmesi için 16 yıldır mücadelesini yürütüyor. Birçok tiyatro ekibi sırtını devlet ve kurumlarına dayarken, Tiyatro Agon ise mahallelerde sergiledikleri oyunlarda elde ettikleri gelirle 2011 yılında Kültür Mahallesi’nde bir apartmanın bodrum katını alarak, tiyatro merkezine dönüştürüyorlar.

Bodrum katında sanatsal faaliyet gösteren Agon, burada her hafta düzenli olarak oyun sergiler ve tiyatronun yaygınlaşması için tüm gençlere ücretsiz olarak dersler veriyor. Agon, muhalif kimliğiyle alternatif sanatın taşlarını örmeye devam ediyor.

Her şey özgür bir sanat için

“Her şey özgür ve bağımsız bir sanat için” diyen Tiyatro Agon’un kurucularından Salih Yıldırım, aldıkları bodrum katını bir sanat kulübüne çevirdiklerini söyledi. Yıldırım, “Sanatı bodrum katına taşıdık diyebiliriz. Agon alternatif sanat yeridir. Agon bu bodrum katında kendisine ait repertuarını, kendi atölye çalışmalarını, hatta kendi tiyatro salonunu kurarak oyunlarını oynuyor” dedi.

Kapımız tiyatro gruplarına açık
Alternatif sanatın komün yaşamdan geçtiğine dikkat çeken Yıldırım, apartman sakinlerine her hafta oyunlar sergilediklerini söyledi. Yıldırım, tiyatroyu gönülden yapan gruplara da kapılarının sonuna kadar açık olduğunu kaydetti. Yıldırım, tiyatroseverlere ücretsiz temel oyunculuk eğitimi, kukla yapım ve oynatımı, drama gibi birçok eğitim verdiklerini söyleyen Yıldırım, yılda yaklaşık yüz öğrenciye atölyelerde ders verdiklerini belirtti.

‘Halkla beraber özgürce sanat yapıyoruz’

Agon’un kurucu oyuncularından Mehmet Selam Çağlar ise, “Sanatın özgürce yapılabileceğini ve belirli metinler arasında dönen oyunlar ve belirli repertuarlar arasında dönen oyunların dışına çıkıp, özgürce söylemek istediğimizi sözleri söyleyerek, kendi sanatımızı bağımsız bir şekilde yapmak istiyoruz. Eğer devletten destek almış olursak hiçbir oyunumuz, hiçbir sözümüz özgürce olmayacak bundan kaçındığımız için alternatif sanatın yollarını aradık ve burayı oluşturduk. Halkla beraber özgürce sanat yapıyoruz ” dedi.

(egç/ba/rp)
 

Çiğdem Mahallesi’ndeki ‘Film Akşamları’nın 6’ncısı yapıldı

Ankara’da Dikmen’e bağlı Çiğdem Mahallesi Çiğdemim Derneği ve Çevreci Etki Grubu’nun bir süre önce mahalleliye yönelik başlattığı ücretsiz “Yaşam Film Festivali” kapsamında 6’ıncı film gösterimi yapıldı.

Ankara’nın Dikmen ilçesine bağlı Çiğdem Mahallesi sakinlerince kurulan Çiğdemim Derneği ve Çevreci Etkinlikler Grubu’nun, sürdürülebilir bir yaşam için kültürel değişime katkı vermek amacıyla izleyiciyle buluşturduğu “Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali” sürüyor. Her ay gerçekleştirilen etkinliklerin dün gece 6’ncısı yapıldı.

Etkinlik kapsamında ise, “Permakültür Perspektifiyle Yaşamak” isimli filmin gösterimi yapıldı.

Çiğdemim Derneği üyelerinden Mehmet Odabaşı, oluşturdukları “Çiğdemim Mahalle Bostanı” ve burada düzenlenen etkinliklerle ekolojik tarım, sürdürülebilir yaşam ve tohum konularında farkındalık yaratmaya çalıştıklarını ve mahalle sakinlerini bu konularda bilgilendirmeye çalıştıklarını söyledi. Odabaşı, “Çiğdemim Mahalle Bostanı” projesi çerçevesinde gerçekleştirdikleri bu etkinlikte Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’nin dönüştüren belgesellerinden bir seçkiyi, Çevreci Etkinlikler ve Sürdürülebilir Yaşam TV’nin desteğiyle ayda bir defa izleyici ile buluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.

Ücretsiz olarak yapılan gösterim yakın zamanda yaşama veda eden Bill Mollison anısına gerçekleştirildi. Permakültür; bazılarına göre bir mimari yaklaşım, bazılarına göre organik tarım, bazılarına göre de bir yaşam felsefesi olarak öne çıkıyor.

Permakültür düşüncesinin yaratıcısı Bill Mollison, ilerlemiş yaşına rağmen yaşamının son günlerine kadar dünyanın dört bir yanında kurslar verip ve Permakültür uygulama alanlarını ziyaret ederek permakültür hakkında yeni şeyler öğretmeye, öğrenmeye, öğrencilerine şarkılar söyleyip hikayeler anlatmaya devam ederek tüketti.

(kk/öç)

Seyhan Nehri çöp akıyor!

Seyhan Nehri’nin her iki yakası dökülen çöp ve molozlar nedeni ile çöplüğe döndü. Nehrin kirletilmesine tepki gösteren Ekoloji Derneği üyesi Yaşar Gökoğlu, yetkilileri göreve çağırdı.

Seyhan Nehri çevresi dökülen moloz ve çöplüklerden geçilmiyor. Yüreğir İlçesi’nin Seyhan ve Havutlu Mahallelerinden ve Seyhan İlçesi’nin Şehit Duran Mahallelesinin ortasından geçen Regülatör Köprü’nün güney bölümünde kalan Seyhan Nehri’nin devamı doğal görüntüsüyle dikkat çekiyor. Ancak bu doğal alanda nehrin her iki kıyısına atılan çöp ve molozlar nehrin kirlenmesine neden oluyor. Nehir kıyı boyunca gelişi güzel dökülen çöp ve molozlardan geçilmiyor. Regülatör Köprü’den öncesi nehirde DSİ ve belediyenin çevre ve nehir temizliği yaptığı görülürken; köprüden sonraki kısmı ise çöp akıyor.

‘Nehir çevresi temizlensin’

Mahallelilerden Ahmet Kava, nehir çevresinin temizlenmesini ve doğal görünümünün korunmasını istedi. Kava, “Nehre ve çevresine bakım yapılmasını istiyoruz. Uzun uzadıya nehrin kenarına çöp ve moloz döküyorlar. Bu alanlar zaten madde bağımlılarının mekanı olmuş halde. Bizler bir çözüm istiyoruz” şeklinde konuştu.

‘Köprüden sonrası nehir sahipsiz’

Seyhan Nehri’nin her iki yakasının çöp ve molozlarla kaplı olmasına tepki gösteren Adana Ekoloji Derneği üyesi Yaşar Gökoğlu ise, “Bu durumu Adana DSİ 6. Bölge Müdürlüğü’nün ile Seyhan ve Yüreğir belediyelerinin ortak ayıbıdır” dedi. Gökoğlu, nehrin denizle buluştuğu alana kadar; nehrin korunması görevinin DSİ’ye ait olduğunu aktardı. Gökoğlu, “Şehrin içinde nehir geçiyor; olması o şehir için bir şanstır. Dünyada ve ülkemizde bu şansı iyi kullanan şehir örnekleri bulunmaktadır. Oysa; Adana’da Regülatör Köprü’den sonrası Seyhan Nehir sahipsiz bırakılmıştır. Hiç bir yetkili konu ile ilgilenmemektedir” diye konuştu.

‘Yetkilileri göreve çağırıyoruz’

Yurttaşların işin kolayına kaçıp, nehir çevresine çöp ve moloz döktüğünü aktaran Gökoğlu, “Moloz ve çöp dökmek yasaktır. Bu yasağa aykırı davrananlar konusunda cezai yaptırımlar söz konusudur. DSİ yetkililerini, Seyhan ve Yüreğir ilçe belediyesi yetkililerini görevlerini yapmaya ve halkımızı uyarıcı bilgilendirme çalışması yapmaya davet ediyoruz. Yetkilileri göreve çağırıyoruz. Ayrıca nehrin denizle buluşmasından önce drenaj kanalları ile nehre tarım ilacı ve kimyasal gübre kalıntılarının karıştığı sular gelişi güzel nehre karışmaktadır. Bu durumda da sulak alanda doğal yaşamı tehdit etmektedir” dedi.

(hk/st/sd)

Erkeğin aklandığı, kadınların yerlerde sürüklendiği Türkiye!

AKP’nin erk zihniyeti bugün kendini ülkenin batısı ve doğusunda farklı iki tabloda bir kez daha gösterdi. İstanbul’da şort giydiği için Ayşegül Terzi’ye şiddet uygulayan Abdullah Çakıroğlu, erkek yargı tarafından adeta aklanırken, Amed’te gözaltına alınan iradelerine sahip çıkan kadınlar polisler tarafından yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı.

Erkek egemen, patriyarka, eril sistem ne derseniz deyin. AKP iktidarı ile şekillenen kadın düşmanı politikalara her gün yenisinin eklendiği Türkiye, bugün iki tablo ile karşılaştı. Yaşamımızın tüm hücrelerinde hissettiğimiz erk sistem, bugün özgürlüğü için direnen kadınları yerlerde sürüklerken, şort giydiği için kadını tekmeleyerek şiddet uygulayan erkeği ise adeta sırtını sıvazlayarak serbest bıraktı.

İstanbul’da 20 Eylül günü Çekmeköy’den Şile yolu istikametinde yolculuk yapan Ayşegül Terzi, Abdullah Çakıroğlu isimli erkek tarafından şort giydiği için suratına tekme atılarak darp edildi.

Saldırgan erkeğin sırtı sıvazlanarak tahliye edildi

Saldırgan Çakıroğlu, “O şeytan, ölmeli. Yaşamaya hakkı yok” diye bağırarak yukarıdaki demirlere tutunup Ayşegül’e şiddet uygulamıştı. Ayşegül, daha sonra Çakıroğlu hakkında şikayette bulundu ve olaydan 5 gün sonra Çakıroğlu tutuklandı, ancak 16 saat sonra serbest bırakıldı. Kadınların mücadelesi sonucu ise tekrar gözaltına alınan Çakıroğlu, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama”dan tutuklandı.

Aradan geçen 1 buçuk ayın ardından Çakıroğlu, bugün hakim karşısına çıktı. Ayşegül’ün oturuşunu müstehcen bulan Çakıroğlu, duruşmada kendisini “Kadının haya perdesinin oluşması için örtüsünün olması gerekiyor. Gayrimüslimse kendini taşıyabilecek giyim kuşamı olması gerekiyor. Aksi halde insanın şehvet duygusunu uyandırıyor” şeklinde kadını aşağılayan sözlerle savundu.

İradesine sahip çıkan yerlerde sürüklendi

Türkiye’nin batısında kadına şiddet uygulayan bir erkek tahliye olurken, doğusunda ise, iradesine sahip çıkan kadınlar, Amed Büyükşehir Belediyesi önünde eşbaşkanlar Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasını protesto ediyordu. Ancak, halkın iradesi ile seçilmiş milletvekili ve eş başkanların belediyelerine sahip çıkarak direnmesi karşısında AKP’nin polisi aralarında İmralı Heyeti üyesi Ceylan Bağrıyanık, HDP Amed Milletvekili Feleknas Uca, Kongreya Jinan Azad (KJA) Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın da bulunduğu çok sayıda kadını yerlerde sürükledi ve gözaltına aldı.

Kadın ve özgürlükler söz konusu olduğunda Türkiye’de erkek adaletin devreye girdiği bu iki örnek üzerinden bir kez daha kendini gösterirken, tüm haksızlıklara karşı durup direnen kadın gerçekliği de yadsınamaz bir gerçek.

12 Eylül askeri cunta faşizmine karşı Diyarbakır Cezaevi’nde direnen ve “Türk’üm” demediği için köpek kulübesinde tutulan Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gülten Kışanak’ın gözaltına alınması da bundan bağımsız düşünülemez.

(nd/za/pu)

‘Tarihe geçecek özgür yazarlar ile dayanışıyoruz’

Kadın Emeği Kolektifi, tutuklu yazar Aslı Erdoğan ve dilbilimci Necmiye Alpay’la dayanışmak amacıyla kartpostal etkinliği düzenledi. Zarfların üzerine güvercinler çizen kadınlar, “Tarihe geçecek özgür yazarlar ile dayanışıyoruz” notu yazdı.

Kadın Emeği Kolektifi, kapatılan Özgür Gündem gazetesinin yayın danışma kurulunda yer aldığı gerekçesiyle tutuklan yazar Aslı Erdoğan’la ve dilbilimci Necmiye Alpay ile dayanışmak için kartpostal etkinliği düzenledi. Kızılay’da bir cafede biraraya gelen kadınlar, hazırladıkları kartpostallara şiirler, resimler ve Aslı Erdoğan’ın kitaplarından alıntılarla dayanışma mesajları kaleme aldı.

Dayanışma sürecek

Kadınlar kartpostallara elleri ile yaptıkları keçeden süslemeler hazırlarken, zarfların üzerine güvercin, küçük kara balık ve ağaç resimleri çizdiler. Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay nezdinde tüm tutuklu kadınlar için bu etkinliğin devamı getireceklerini söyleyen Kadın Emeği Kolektifi üyesi Özlem Bayat, amaçlarının kadınlarla dayanışma olduğunu belirtti. Bayat, “Sesimiz hala onlara ulaşabiliyorken, onlarla dayanışmak istediğimizi göstermek istedik. Tarihe geçecek bu özgürlük yazarlarını bu kötü zamanlarda yanlarında olarak dayanışmayı büyüteceğimizi de göstermek istedik” diye konuştu.

Kadınlar hazırladıkları kartları yarın saat 13.00’de Yenişehir Postanesi’nde biraraya gelerek Erdoğan ile Alpay’ın tutuklu olduğu Bakırköy Kadın Cezaevi’ne gönderecek.

(sdt/sd)

Yüksekdağ: Türkiye uçuruma sürükleniyor

Amed Büyükşehir Belediyesi önünde halkın sürdüğü direnişte yer alan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel saldırıları “darbe” olarak niteledi. Yüksekdağ, halk iradesine açık bir saldırı olduğunu belirterek, “Başkanlık rejimi, başkanlık dayatması adı altında Türkiye bir felakete, bir uçuruma doğru sürükleniyor” dedi.

Amed (Diyarbakır) Büyükşehir Belediye eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınması ve ardından belediye binasının polisler tarafından kuşatılması ile başlayan eylemler sürüyor. Belediye önünde toplanan kitleye ve seçilmişlere dönük saldırılara karşı direniş giderek büyüyor. Belediye önüne gelen HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ile birlikte DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, HDP’li milletvekilleri Ziya Pir, Dirayet Taşdemir, Besime Konca, Ferhat Encu, Leyla İmret, Ayşe Acar Başaran, Behçet Yıldırım ile DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, DBP ile HDP il, ilçe yöneticileri de yapılacak açıklama için hazır bulundu. Tuncel ve Yüksekdağ, ablukaya rağmen açıklamada bulundu.

‘Dünyada Kürt halkına dönük düşmanlık’

Uzun süredir AKP’nin demokratik siyasete yönelik baskı ve zor politikalarını uyguladığını ifade eden Sebahat Tuncel, “AKP hükümeti 15 Temmuz’u bahane ederek siyasi darbesini katmerleştirmiştir. Irak Kürtlerine karşı düşmanlık, Rojava’da Kürt halkına yönelik düşmanlık, dünyada Kürt halkına dönük düşmanlık. Düşmanlığını kirli politikasıyla sürdürüyor. Saldırıları, düşmanlığı şimdi Kürt halkının kazanımlarına kadar varmıştır. Biz tüm saldırılara karşı şimdiye kadar demokratik siyasetten vazgeçmeyişimizin sonucu olarak yüzde 12 oy almışız. AKP bu sonucu ortadan kaldırmak için ülkeyi darbeye sürüklemiştir” dedi.

‘Protesto hakkımız elimizden alınıyor’

AKP’nin kirli politikası ile ülkenin işkencehaneye dönüştüğüne dikkat çeken Tuncel, şöyle devam etti: “Şimdi burada karşılaştığınız manzara bunun en açık örneğidir. Halkın iradesine yaklaşım göz önündedir. Eşbaşkanlarımız hukuksuz gözaltına alındığı için buradayız. Halka hizmet ettikleri için gözaltına alındılar. Biz barışçıl bir anayasa istediğimiz için mücadele ediyoruz. Asıl bölücülük ve terörizmi uygulayanlar AKP hükümetidir. Belediyelerimize zorla el koyuyor, protesto hakkımızı elimizden alıyorlar. Bir an önce bu hukuksuzluğa son verilmeli.”

‘Halkın demokratik mevzileriyle oynanıyor’

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ ise, Anlı ve Kışanak’ı gözaltına alan zihniyeti kınayarak, AKP hükümetinin her bir aşamada toplumun sinir uçlarıyla oynadığını ifade etti. Yüksekdağ, “Her bir aşamada barış, demokrasi ve halkın demokratik mevzileriyle oynadılar. Her aşamada kendi egemenliklerinin tesisi için bildikleri tüm kirli yöntemleri devreye koydular. Bugün de başka bir yöntemle karşı karşıyayız. Halk iradesine açık bir saldırı var. Şu an açık bir darbe ve açık bir rejim ile karşı karşıyayız. Kimse bu durumu, yaşadığımız bu günleri normal siyasal meşru demokratik bir süreç ve rejim olarak satmaya, dünyaya ülkeye halklara böyle anlatmaya çalışmasın. Başkanlık rejimi başkanlık dayatması adı altında Türkiye bir felakete bir uçuruma doğru sürükleniyor. Bölgesel bir savaşa, içerde bir savaşa ve kaosa doğru sürüklendi ve bu savaş ortamı aşama aşama, adım adım siyasi iktidar tarafından derinleştiriliyor” şeklinde konuştu.

‘Halkçı belediyecilik yapmanın bedeli ödeniyor’

“Bugün bir büyükşehir belediyesinin seçilmişlerinin gözaltına alınmasının, bu savaşı derinleştirmekten başka hiç bir anlamı yoktur” diyen Yüksekdağ, şunları aktardı: “Bu siyasi iktidar Türkiye’yi bölmüş ve halkla bağını koparmıştır. Halkçı belediyecilik yapmanın bedeli ödeniyor. Hırsızlık, yolsuzluk yapmamanın, ihaleye fesat karıştırmamanın bedeli, faturası ödeniyor. Biz halkçı belediyeciliğin faturasını her yerde ödedik, bundan gurur duyarız. Ama siz bu durumu halka nasıl açıklayacaksınız. Diyarbakır’ın yüzde 60’ına nasıl açıklayacaksınız. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atamanın da bir hazırlığıdır. Böyle bir rezaleti kabul etmemiz beklenemez” dedi.

‘Kışanak sizden beter darbeciler gördü’

Kışanak’ın Darbe Komisyonu’nda konuştuğu aynı gün darbe ile karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Yüksekdağ, “İktidar ‘Artık darbenin ipleri benim elimde’ diyor. Kürt halkının soylu duruşu olmasaydı bu memleket ne olurdu. Vicdan sahibi olan bu soruyu sorsun. Gözaltına aldığınız Kışanak, sizden ne beter darbecileri gördü. Halk kendi siyasi gücünü yarattı. Her darbeye karşı durdu bu halk. Darbeciler gidecek, bu halkın seçilmişleri kalacak. İrademize, oyumuza sahip çıkma çağrısı yapıyoruz. Bugün de yarın da sokaklarda olacağız. Demokrasi ve özgürlükler için halklarımız hakkına sahip çıkmaya devam edecektir” diye konuştu.

‘İrademiz serbest kalana kadar buradayız’

Konuşma ardından DBP ve HDP Eş Genel Başkanları ve beraberindeki vekiller ile halk “Direne direne kazanacağız” sloganları ile yürüyüşe geçti. Ardından kendi aralarında değerlendirme toplantısı yapıldı. Toplantı ardından konuşan HDP Amed Milletvekili Çağlar Demirel, “İrademiz serbest kalana kadar buradayız. Nöbet eylemimiz süresiz devam edecek. Türkiye’nin her yerinde Amed’te yapılan bu darbeye karşı direnmeye, mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Bekleyişimiz devam edecek” diyerek, nöbet eylemi başlattıklarını açıkladı.

Halkın belediye önünde bekleyişi devam ediyor.

(ekip/fç/pu)

Eşbaşkanlar Amed’de olacak

Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanlarının gözaltına alınması ve belediye binasının abluka altında tutulması protestosuna DBP, HDP ve DTK eşbaşkanları ile HDK eşsözcüleri de katılacak.

Amed (Diyarbakır) Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Fırat Anlı ve Gültan Kışanak’ın gözaltına alınması ve belediye binasının 2 gündür abluka altında tutulmasına karşı belediye binası önünde başlatılan eylem devam edecek. Bugün Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eş genel başkanları Kamuran Yüksek ve Sebahat Tuncel, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK) eşbaşkanları Hatip Dicle ve Leyla Güven ile HDP’li vekiller de belediye önünde olacak.

Belediye eşbaşkanları ve yöneticilerin yanı sıra sivil toplum örgütü temsilcilerinin de yer alacağı açıklama saat 11.00’de yapılacak. Eşbaşkanların buradaki ziyaretleri kapsamında Anlı ve Kışanak’ın ailelerini ziyaret etmeleri de bekleniyor.

(fç/ag)

Amed halkı iradesi için belediye önüne akın ediyor

Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanlarının gözaltına alınmasına tepki amacıyla eş genel başkanlarının da katılımıyla yapılacak açıklama öncesi yurttaşlar abluka altındaki belediye binası önüne akın ediyor.

Amed (Diyarbakır) Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınması ve belediyenin 2 gündür polisin abluka altında olmasına karşı başlatılan nöbet eylemi kapsamında yapılacak açıklama için halk belediye binasına akın etmeye başladı. Çok sayıda yurttaşın yanı sıra iş bırakan belediye çalışanları da belediye binasından çıkarak Ali Emiri Sokak’ta toplanmaya başladı.

Belediye binasının önü tamamen demir bariyerlerle kapatılırken, bariyerlerin arkasına yüzlerce çevik kuvvet polisi ve zırhlı araç yerleştirildi. Belediye önünde halk ablukaya rağmen toplanmayı sürdürürken, açıklamaya HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, HDK Eş Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü, DTK Eş Başkanı Leyla Güven’in yanı sıra milletvekilleri de katılacak.

Öte yandan aylardır Gevran Caddesi üzerinde bulunan polis arama noktaları kaldırılırken, belediyeye yakın noktalara polisler konuşlandırıldı. Alan üzerinde ise helikopter hareketliliği yaşanıyor.

(ekip/fç/rp)

Çewlig’te yaralanan 2 polis yaşamını yitirdi

Dara Hênê’de polis aracının geçişi sırasında meydana gelen patlamada yaralanan 4 polisten 2’si yaşamını yitirdi.

Çewlig’in (Bingöl) Dara Hênê (Genç) ilçesi Ata Mahallesi’nde öğle saatlerinde polis aracının geçişi sırasında patlama meydana geldi. Patlamada 4’ü polis bir sivil yurttaş yaralandı.

Alınan bilgilere göre, yaralı 4 polisten 2’sinin yaşamı yitirdiği belirtildi. Yaralı 2 polis ile sivil yurttaşın da tedavileri sürüyor.