Ana Sayfa Blog Sayfa 6185

Hürriyet’e ByLock haberi sebebiyle soruşturma açıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Hürriyet gazetesinin dün yayımlanan ByLock manşetiyle ilgili olarak “terör” soruşturması başlattı.

Hükümete yakın Sabah’ın haberine göre, “terör örgütü suçları” bünyesinde başlatılan soruşturmada ‘delil karartma’ ve ‘teröre yardım’ suçları kapsamında tahkikat yürütüleceği öğrenildi.

Soruşturma kapsamında, gazetenin sorumlu müdürü ve haberde imzası bulunan muhabirinin ifadelerine başvurulacak.

SAYMAZ TEPKİ GÖSTERDİ

Haberi yapan Gazeteci İsmail Saymaz, Twitter hesabından soruşturmaya tepki gösterdi.

burada asıl amaç, bylock’un sahibi davit keynes’in tıpkı adil öksüz gibi, üstelik darbeden 20 gün sonra ülkeden çıkması gerçeğini örtmektir

— ismail saymaz (@ismailsaymaz) October 25, 2016

Saymaz, “bylock’un fetö’nün örgütsel haberleşme aracı olduğuna delil sunan haberimize “delil karartma” suçundan soruşturma açılıyor. hale bak… suçumuz nedir? devletin bulup sorgulaması gereken kişiyi bulup görüşmek. savcılığa bylock-fetö bağına ilişkin en ciddi kanıtı sunmak… burada asıl amaç, bylock’un sahibi davit keynes’in tıpkı adil öksüz gibi, üstelik darbeden 20 gün sonra ülkeden çıkması gerçeğini örtmektir. benim mesleki ömrüm, fethullahçı savcıların açtığı davalarda ifade vermekle geçti. ben ne o gün yıldım, ne de bugün yılarım. benim için asıl beraat makamı, evladı olmaktan onur duyduğum bu halkın vicdanıdır. allah utandırmasın.” yazdı. (MEDYA SERVİSİ)ı

Avrupa Parlamentosu, Can Dündar’ı konuşacak

Avrupa Parlamentosu’nda (AP) 26 Ekim Çarşamba akşamı, Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni, araştırmacı gazeteci ve belgesel yapımcısı Can Dündar’ın yaşadıkları ile “Türkiye’de medya üzerinde baskılar, Türkiye’de yaşanan darbe girişimi ve Türkiye-Suriye ilişkileri” konuşulacak. Toplantı, merkezi Strasburg’da olan AP’ye üye 28 ülke ve 751 parlamenterin çalıştığı ‘Louise-Weiss’ binasında yapılıyor. Gazeteci Can Dündar’ın toplantıya katılıp katılmayacağı henüz bilinmiyor. Toplantının başlığı ise ‘Susturulmak için tehdit ediliyor.’

‘DÜNDAR, ‘SACHAROW’ ÖDÜLÜNE ADAY’

AP ertesi gün de ‘Scharow’ ödülünü kazanan adayını açıklayacak. Adaylar arasında gazeteci Can Dündar’ın yanı sıra, insan hakları aktivisti olan Ezidi Nadia Murad ve Kırım Tatarların haklarını savunan Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu da bulunuyor. ‘Scharow’ ödülü 1988 yılından bu yana AP tarafından insan hakları ve demokrasiyi savunan ve örnek olan rol kişilere veriliyor. Ödülün sahibine ayrıca 50 bin Euro destek de ödeniyor. (DHA)

AB’den Diyarbakır açıklaması: Siyasi çözüm tek yoldur

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasına ilişkin AB Yüksek Temsilcisi ve Başkan Yardımcısı Federica Mogherini ile Komisyon Üyesi Johannes Hahn yazılı bir açıklama yaptı. 

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Türkiye’nin güneydoğusunda Diyarbakır’da, demokratik yollarla seçilmiş belediye eş başkanları Sayın Gültan Kışanak ve Sayın Fırat Anlı’nın gözaltına alındığına dair endişe verici haberler alıyoruz. 

Son 15 ay içinde Türkiye’nin güneydoğusunda şiddet hiç durmadı. Avrupa Birliği, kendi terör listesinde de yer alan PKK’nin Türkiye’nin güvenliği açısından arz ettiği ciddi tehdidi kesinlikle kabul etmektedir. Aynı zamanda, atılan tüm adımlar, Türkiye’nin de bir aday ülke olarak (uymayı) taahhüt ettiği hukukun üstünlüğü, yargı süreçleri ve temel haklara uygun olmalıdır. 

AB, siyasi çözüm çağrısını yineler: silahlar bırakılmalı ve öncelikli olarak, durumdan etkilenen halkın seçtiği temsilcilerinin de katılımıyla, içeride bir siyasi diyalog süreci başlamalıdır. Siyasi çözüm, izlenecek tek yoldur.” (DİHA)

Sol sosyalist partilerden Diyarbakır tepkisi

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eş başkanları Gültan Kışanak ile Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasına ilişkin tepkiler büyüyor. Sol ve sosyalist parti başkan ve temsilcileri de Kışanak ve Alnı’nın gözaltına alınmasına tepki gösterdi. 

SELMA GÜRKAN: HDP’NİN SOKAĞA ÇIKMA ÇAĞRISI GÜÇLENDİRİLMELİ

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eş başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasını “AKP’nin ülke içerisinde yürüttüğü savaş politikasının bir parçası” olarak değerlendiren Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan da, “Gözaltına alınmalarının anlaşılır bir yanı yok. Dolayısıyla bunun kabul edilmesi de mümkün değildir. AKP ülke içerisinde çok açık bir şekilde iç savaş çığırtkanlığı yapmaya çalışıyor” dedi. Demokratik kitle örgütlerine, sokağa yapılan çağrılardan güçlü bir karşı koyuşun örgütlenmesi gerektiği çağrısı yapan Gürkan, “HDP’nin sokağa çıkma çağrısının güçlendirilmesi gerekiyor. Ama sadece bugün sokağa çıkmak yetmez, bu politikaların geri çevrilmesi için güçlü bir mücadelenin gerektiği açık” diye konuştu. 

UFUK GÖLLÜ: FAŞİZME KARŞI DİRENİŞİ BÜYÜTMELİYİZ

Devrimci Parti Genel Başkanı Ufuk Göllü de, Kışanak ve Anlı’nın gözaltına alınmasını “faşizm” olarak yorumladı. Göllü, “Halkın iradesi yok sayılmaktadır. Diyarbakır halkının oylarıyla seçilen belediye eşbaşkanları gözaltına alınarak halkın iradesi gasp edilmeye çalışılmaktadır. Faşizmin karşısında halkın direnişi meşrudur. İşçiler, emekçiler ve bütün ezilenler Kürt halkının yanında olmalıyız. Diyarbakır halkıyla omuz omuza dayanışmayı ve faşizme karşı direnişi büyütmeliyiz” diyerek Amed halkının yanında olduklarını söyledi.

BAŞ: İÇ SAVAŞ ÇIKARMA KARARLILIĞI

Birleşik Haziran Hareketi Yürütme Kurulu üyesi Erkan Baş, “Kayyum atamaları ile başlayıp bugün Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınması hükümetin iç savaş çıkartma kararlılığını gösteriyor” diye değerlendirdi. Baş, AKP’nin tehlikeli bir oyun oynadığını söyledi. Baş, AKP’nin baskı ve savaş politikalarının direniş ile son bulacağını söyledi. 

KOÇYİĞİT: BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit de, belediyelere kayyum atamalarının ve seçilmişlerinin gözaltına alınmasının Kürt ve Türk halkının iradesine yönelik bir saldırı politikası olduğunu söyledi. Koçyiğit, Kışanak ve Anlı’nın gözaltına alınması “bardağı taşıran son damla” diyerek tepki gösterdi. Belediyelerin halkın olduğunu dile getiren Koçyiğit, “Bugün gözaltına alınan halkın iradesidir. Halkımız bugün iradesine sahip çıkmalıdır. Demokratik direnişinin her yerde ortaya koymalıdır. 15 Temmuz’da nasıl tankların önünde durmak meşruyduysa bugünde polisin ve TOMA’nın önünde durmakta o kadar meşrudur” dedi. 

Koçyiğit, tüm Türkiye kamuoyuna, hükümetin baskı ve gözaltı politikalarına karşı ses çıkarması çağrısında bulundu. (DİHA)
 

Dink davası sanığı Dinç şimdi de emniyet müdürü yapıldı

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayeti öncesinde Trabzon İstihbarat Şube Müdürü olan ve cinayeti izleyen yıllarda terfi ettirilerek İstihbarat Daire Başkanı yapılan Engin Dinç şimdi de Resmi gazetede yayınlanan İl Emniyet Müdürleri Kararnamesi ile Eskişehir Emniyet Müdürlüğü görevine getirildi.

ENGİN DİNÇ KİMDİR?

Halen İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapıyor. 26 Ağustos 2004 tarihinden 19 Eylül 2006 tarihine kadar Trabzon İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yaptı. TAYAD’lılara linç girişimi, Mc Donald’s bombalanması ve Rahip Santoro’nun öldürülmesi, Dinç’in görev yaptığı dönemde gerçekleşti. McDonald’s bombalanmasının faillerinden biri olan Erhan Tuncel’in, soruşturmanın dışında tutularak muhbir yapılması da yine Dinç’in döneminde gerçekleşti.

Dink Ailesi avukatı Hakan Bakırcıoğlu, İstanbul Savcılığı’na 10 Ağustos 2015’te verdiği dilekçede, Engin Dinç’in, Yasin Hayal ve örgütünün Dink’e dönük saldırı hazırlığında olduğuna dair 15 Şubat 2006’dan itibaren bilgi sahibi olmasına rağmen konuyu Trabzon Valisi, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı, Trabzon İl Jandarma Komutanı ve MİT’e yazılı şekilde iletmediği ve Hrant Dink’e yönelik saldırı hazırlığında olan örgüte operasyon yapmadığı suçlamasını yöneltmiş, Ceza Kanunu 83. maddesi [Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi] uyarınca iddianame düzenlenmesini istemişti. (HABER MERKEZİ)
 

Eş başkanlara gözaltı, İstanbul’da protesto edildi

İstanbul Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen HDP, DBP, ve HDK üyeleri Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlarının gözaltına alınmasını basın açıklamasıyla protesto etti. Basın açıklaması öncesi oturma eylemi yapmak isteyen parti üyelerine polis izin vermedi. ‘Belediyeler halkındır halkın iradesi teslim alınamaz’ pankartı açan kitle, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlarının göz altına alınmasına tepki gösterdi.

Basın açıklaması öncesi konuşan Emek Partisi (EMEP) MYK Üyesi Levent Tüzel, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ülkenin OHAL yasalarıyla birlikte demokratik haklar ortadan kaldırılarak yönetildiğini belirtti. Tüzel, parlamento ve yerel yönetimlerin hedefe alındığını, ülkenin hukuksuz bir şekilde yönetildiğini söyledi. Diyarbakır ve bölgedeki diğer belediyeler üzerindeki baskıların her daim sürdüğünü belirten Tüzel, “Gültan Kışanak ve Fırat Anlı hayatlarını demokrasiye, barışa, ortak yaşama ve hakların kardeşliğine adamışlardır. Her daim savaşa, teröre karşı hayatlarını ortaya koymuş insanlardır. Gözaltına alınma sebepleri özerklik açıklamaları, ölülerin cenaze hizmetleri ve terörü, şiddeti öven konuşmalar yapılması şeklinde gerekçelendirilmiştir. Özerklik tartışması bugüne has birşey değildir; özellikle Kürt sorununun demokratik barışçıl bir çözümü için özerklik her daim tartışıldı. Belediyelerin cenaze hizmeti vermesinin şuç kabul edilmesi ise hiç bir yerde açıklanamaz bir gerekçedir” dedi.

‘HALKIN İRADESİNE YAPILAN BİR DARBEDİR’

HDP İstanbul İl Eş Başkanı Doğan Erbaş ise, Diyarbakır’da yapılan gözaltılar sonrası genel merkezin kesintisiz eylem kararı aldığını söyledi. Erbaş daha önce DBP belediyelerine kayyım atandığını hatırlatarak, “Diyarbakır bizim için ayrı bir öneme sahiptir. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlarının gözaltına alınması normal bir gözaltı değil halkın iradesine yapılan bir darbedir” dedi.

Ortak basın açıklamasını okuyan HDP Beyoğlu İlçe Eş Başkanı Gülsen Biter de, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlarının gözaltına alınmasının hukuksuz ve keyfi bir uygulama olduğunu söyleyerek, “Siyasi iktidarin yarattığı bu baskı ve hukuksuzluk ortamı asla kabul edilemez. Bu tarihsel yanlışın ve yaratılan kaos ortamının sorumlusu siyasi iktidardır. Bu keyfi ve hukuksuz gözaltı durumuna derhal son verilsin” diye konuştu.

KADIKÖY’DE EYLEM YAPILDI

Diyarbakır Belediye Eş Başkanları Gültan Kışanak ile Fırat Anlı’nın gözaltına alınması İstanbul Kadıköy’de de protesto edildi. 
HDP İstanbul İl örgütü ve HDK İstanbul İl Meclisi tarafından Kadıköy Boğa önünde yapılan açıklamada konuşan HDP İl Yöneticisi Volkan Güven, Diyarbakır Belediye Eş Başkanları Gültan Kışanak ile Fırat Anlı’nın gözaltına alınmalarının, evlerinde ve Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan aramaların keyfi ve hukuksuz olduğunu belirtti. “Erdoğan-AKP iktidarı halkın iradesini çiğneme adımlarını tam bir intikam duygusuyla sürdürmektedir” diyen Güven, “Kürt halkının siyasi iradesine yönelik bu düşmanca tutumla demokratik siyasetin ve demokratik muhalefetin baskı alınması hedeflenmektedir. Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmış olmaları demokratik siyasete karşı ilan edilen savaşın çılgınlık aşamasıdır” dedi. 
Güven, sözlerine şu şekilde devam etti; “Siyasi iktidarın yarattığı bu zulüm, baskı ve hukuksuzluk ortamı asla kabul edilemez. Bu tarihsel yanlışın ve yaratılan kaos ortamının sorumlusu siyasi iktidardır. Bu keyfi ve gözaltı durumuna derhal son verilmelidir. Mesnetsiz ve uydurma gerekçelerle gözaltına alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları derhal serbest bırakılmalıdır.”
Türkiye ve dünyadaki tüm sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilere, demokrasi ve barış güçlerine, uluslararası kuruluşlar ile parlamentolara çağrı yapan Güven, “Türkiye’de yaşanmakta olan olağanüstü hukuksuzluk dönemini ve uygulamalarını kabullenmeyin” dedi. 

BAKIRKÖY’DE DE EYLEM YAPILDI

Bakırköy Meydanı’ndaki oturma eylemine HDP Milletvekili Garo Paylan da katıldı. Eylemde konuşma yapan Paylan şunları söyledi; “Dün barışın sesi Gültan Kışanak ve Fırat Anlı gözaltına alındı. Tek istedikleri şey barıştı. Bunun mücadelesini verdiler. Dağda bayırda değil. Diyarbakır’da. Gelin konuşarak anlaşarak her sorunumuzu çözelim diyen barışın sesi gözaltına alındı. Çünkü bu sesi istemiyorlar. Tek istedikleri şey, ‘savaş’ diyenlerle karşı karşıya kalmak. Ama biz, ‘inadına barış’ demeye devam edeceğiz arkadaşlar. İnadına adalet, inadına özgürlük diyeceğiz. Burada 150-200 kişiyiz. Yarın bu binler olacak. Herkesin boynunun borcudur. İşe güce gitmek yok. Aş elbette önemli. Ama önce özgür olacağız. Binlerce insanla Fırat Anlı ve Gülten Kışanak’ı oradan alacağız. Almazsak şunu bilin. Binlerce yoldaşımız şu anda mahpusta. Bugün Gültan Kışanak’a dokunan yarın milletvekillerine dokunacak. Öbür gün diğer siyasetçilerimize dokunacak. Buna bir yerde dur diyeceğiz.” (İSTANBUL)

Bursa’da HDP’lilere polis müdahalesi: 10 kişi gözaltına alındı

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasını protesto etmek isteyen HDP’li grup, Yıldırım İlçe Başkanlığı’ndan çıkarak Arabayatağı Pazar alanına doğru ‘İrademe dokunma’ sloganları atarak yürüyüşe geçti.

Polis, yürüyüşün izinsiz olduğunu bildirerek gruptan eylemi sonlandırmalarını istedi. Grup ta bulunanlar ellerindeki dövizlerle slogan atarak yürüyüşü sürdürünce, önlem alan çevik kuvvet ekipleri müdahale etti. Göstericilerden 4’ü kadın 10 kişi gözaltına alındı.

HDP Bursa İl Başkanı Yüksel Akgün, pazar alanında polis yetkilileriyle görüştü. Polis yetkilileri, Olağanüstü Hal nedeniyle bu tür gösterilerin izne tabi olduğunu ve valilikten izin almaları gerektiği söyledi. Gözaltına alınan 10 kişi emniyet müdürlüğüne götürülürken, bir grubun pazar alanındaki bekleyişi ve polis ekiplerinin çevredeki önlemleri devam ediyor.

Süryaniler: Musul Sünnileştirilemez

Süryani (Asuri, Keldani, Süryani), aydın ve aktivistlerin oluşturduğu platform, IŞİD’i var edip yönlendirenlerin Musul’un kurtarılması operasyonuna taş koymaya çalıştığını kaydetti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ninova Ovası’nın kadim evlatları Asuri Süryaniler, barbar IŞİD ordusunun 2014 yılındaki işgaliyle birlikte tarihi ana vatanlarından ayrılmak zorunda kalmışlardı. IŞİD, Musul’da (Ninova) Asuri Süryanilerin evlerinin kapılarını “nun” harfi (Arapçada Nasrani-Hıristiyan’ın kısaltması) ile işaretlemiş ve halkımızı hedeflediğini açıkça göstermişti. Gerek Suriye’de gerekse Irak’ta yüzbinlerce Asuri Süryani, evini yurdunu terk etmek zorunda kalmıştır. Keza onlarca tarihi kilise ve Asur medeniyetinin tarihi kültürel mirası olan eserler yağmalanıp yok edilmiştir. Halkımıza ve Êzidîler gibi diğer ezilen halklara yönelik bu barbar saldırıların figüranının IŞİD olduğu açık olmakla birlikte planlayıcılarının ve destekçilerinin hangi güçler olduğu tarafımızca bilinmektedir. IŞİD’i var edip yönlendirenler bugün Musul’un kurtarılması operasyonuna itiraz edenlerdir. Bölgede tek din tek mezhep projesini hayata geçirmek isteyenlerdir. Musul’un bir tek Sünnilerin kenti olduğu masalını ortaya atanlardır. IŞİD bu anlayışı üreten karanlık güçlerin bir aracıdır. Musul’un iki yıl önce adeta IŞİD’e teslim edilmesini de bu planın bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu konuda hiçbir öz eleştiri yapmayan Peşmerge güvenlik birimlerinin Asuri Süryaniler, Êzidîler, Şebekler ve diğer azınlık halkları korumada gelecekte de istekli olmayacakları aşikardır. Keza Merkezi Irak yönetimi de bu güvenlik sınavını verememiştir.”

Açıklamada azınlık halklarının geleceklerinin tek teminatının kurtarılmış Musul’da oluşturulacak otonomi olduğu kaydedilirken Birleşmiş Milletler’in (BM) kontrol ve gözetiminin sağlanması gerektği vurgulandı.

 

 

 

Süryaniler de cephede

Iraklı Süryaniler, Musul harekatına katıldı. Sputnik’e konuşan Süryani savaşçı Eli Halit, 500 Süryani savaşçısının operasyonda olduğunu, Musul’daki Süryanileri de kurtaracaklarını söyledi. Süryani savaşçı Eli Halit, “Süryaniler olarak Irak ordusunda IŞİD’e karşı savaşmak amacıyla Musul operasyonuna katıldık. Musul’da IŞİD esaretinde yüzlerce Süryani insanımız var. Çoğu Süryani IŞİD cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Musul işgal edilince Süryanilerin çoğu kentten çıktı. Kaçamayanların büyük kısmı ise tutuklandı. Şehit ve yaralılarımız da oldu. Daha önce de Şengal ve birçok bölgede IŞİD’e karşı savaşmıştık” dedi. Halit, Musul’un alınmasıyla binlerce Süryani’nin Musul’a döneceğini ekledi.

Kerkûk bilançosu açıklandı

IŞİD’in Kerkûk merkezi ve çevresine yönelik yaptığı saldırının bilançosu netleşiyor. ANF haberine göre Kerkûk Valisi Necmeddin Kerim, Kerkûk idari birimlerin müdürleriyle bir araya gelerek, Şii Heşdi Şabi milislerinin kontrolündeki Beşir Dakuk Bölgesi’nden kentte sızarak kamu kurumlarına eşzamanlı yapılan saldırının sonuçlarını açıkladı. Vali Necmeddin Kerim, “DAİŞ’in yaptığı saldırıda çıkan çatışmalarda 74 DAİŞ’li etkisiz hale getirilirken 30’dan fazla peşmerge, asayiş güçleri ve sivil insan şehit düştü, 100 dolayında da insanımız yaralanmıştır” dedi.

Kerkûk Valisi, IŞİD saldırısını önemli ölçüde kısa sürede püskürtülmesinde önemli katkı sağlayan Kerkûk halkına da teşekkür etti.

Kerim, asayiş güçlerinin düzenlediği operasyonlarda da bir grup IŞİD üyesinin gözaltına alındığını kaydetti.

S. Hüseyin’in kuzeni

Bu arada Rûdaw’a konuşan Kerkûk İlçeler ve Nahiyeler Polis Müdürü Tuğgeneral Serhad Kadir, Dakuk’ta pêşmerge, polis ve asayişin düzenlediği ortak operasyonda IŞİD şüphelisi 10 kişinin gözaltına alındığını söyledi. Tuğgeneral Serhad Kadir, “Yakalananlardan biri devrik diktatör Saddam Hüseyin’in Nezher Hemud Abdulgani isimli kuzeni. Bomba yüklü bir tankerin içinde yakalandı, yanında çok sayıda silah ve patlayıcı vardı” dedi. Nezher Hemud Abdulgani’nin o dönem Saddam Hüseyin’in oğlunun korumaları olan ve son Kerkûk saldırısıyla bağlantılı 3 kardeşinin de Havice ilçesinde olduğunun tespit edildiği belirtildi.

Çavuşoğlu Êzidîleri tehdit etti

Öte yandan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Fransız mevkidaşı Jean Marc Ayrault ile pazartesi yaptığı görüşmesinin ardından düzenlediği ortak basın toplantısında, Şengal’deki Êzidîleri tehdit etti. Bakan “Şimdi de Sincar’ı ikinci bir Kandil yapmak istiyorlar ve biz uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı ve yetkilerimizi kullanarak PKK’nın Irak’taki yapılanmasına da bundan sonra daha aktif müdahale edeceğiz ve burada PKK yapılanmasına da müsaade etmeyeceğiz. Ve sınırımızda bizden tarafta ve diğer tarafta aldığımız ve alacağımız tedbirlerle de bu bölgenin bizim için güvenli bölge olmasını, sınırlarımızın daha güvenli hale gelmesini de sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

KERKÛK