Ana Sayfa Blog Sayfa 6188

Hakimler değişti davalar ertelendi

Gazeteci-yazar Hasan Cemal hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla açılan iki farklı duruşma 20 Aralık’a ertelendi

Gazeteci-yazar Hasan Cemal hakkında Ankara 5. ve 33. Asliye Mahkemeleri’nde “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla açılan davaların bugün görülen duruşmalarında karar çıkmadı. İki davanın duruşması da mahkemeye bakan hakimlerin değişmesinden dolayı 20 Aralık gününe ertelendi.

Kaynak: DİHA

Gözaltındaki 31 kişiye 5 gün avukat yasağı

Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasının protesto edildiği eylemde gözaltına alınan ve aralarında KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akad Ata ve Amed Büyükşehir Belediye Sekreteri Zülküf Karatekin’in de bulunduğu 31 kişi için 5 gün süreyle avukatlarıyla görüştürülmeme kararı verildi

Amed Büyükşehir Belediyesi Eaşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasını, 26 Ekim günü belediye önünde protesto ettikleri sırada yapılan polis müdahalesinde darp edilerek gözaltına alınların sayısı 34’e yükseldi. Gözaltına alınanlar arasında KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akad Ata, Amed Büyükşehir Belediye Sekreteri Zülküf Karatekin ve İtalyan Vatandaşı Federiko İnfelıse de bulunuyor. Gözaltına alınanlar Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde yer kalmadığı için Silvan Yolu üzerinde bulunan A. Gaffar Polis Meslek Yüksek Okulu’nda tutuluyor. Gözaltına alınanlarla ilgili soruşturmayı yürüten savcı, 31 kişinin 5 gün süreyle avukatlarıyla görüşmesine yasak getirdi. Savcı, avukatların müvekkilleri hakkında açılan soruşturma dosyasına ulaşmasına, incelemesine ve örnek almasını da kısıtladı.

Aralarında KJA Dönem Sözcüsü, Amed Büyükşehir Belediye Sekreteri ve İtalyan vatandaşı, belediye personelleri, BDP ve HDP yöneticilerinin bulunduğu 31 kişinin isimleri şöyle: Sultan Şafak, Halime Bayram, İskender Demir, Ömer Sarıhan, Hanifi Tura, Abdurrahman Erz, Çetin Karagöz, Zülküf Karatekin, Ahmet Balca, Veli Önemli, Newroz Reşitoğlu, Rıfat Roni, Gülseren Aydemir Solmaz, Gülistan Ensarioğlu, Şervan Gökalp, Muhammet Tanrıverdi, Adem Kalkan, Haknaz Sadak, Recep Adsay, Ahmet Köylüoğlu, Fırat Düzgün, Hacı Çetin, Özlem Tekin Değer, Nurettin Bakan, Mehmet Zeki Bağcık, Adem Göknar, Bünyamin Esen, Veysi Üçak, Sabri Heja Özdemir ve Federiko İnfelıse

Öte yandan Büyükşehir Beyediyesi hizmet binasına asılan ve üzerinde Kışanak ve Anlı’nın fotoğraflarının bulunduğu “Halkın iradesine saygı duyulsun, başkanlarımız serbest bırakılsın” yazılı dev pankartın polislerce indirilmesi ardından Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Necati Pirinçioğlu ve Rojda Balkaş Akyüz ile Destek Hizmetleri Daire Başkanı Şiyar Nezan gözaltına alınmıştı.

Alman belediyeden Müslümanlara arsa jesti

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde bulunan Monheim kentinin belediye meclisi, cami inşa etmeleri için belediyeye ait iki arsayı İslam cemaatlerine devretti. Tartışmalara yol açan uygulamayla ilgili karar, belediye meclisinde çoğunluğu oluşturan yerel Peto partisinin oylarıyla alındı. Sosyal Demokrat, Hristiyan Demokrat, Yeşil ve Hür Demokrat belediye meclisi üyeleri arsa bağışıyla ilgili oylamada ret oyu kullandılar.

Cari değeri 850 bin euroyu bulan iki ayrı parseldeki arsalar şartlı mali katkıyla İslam cemaatleri tarafından kullanılabilecek. Cemaatlerin değerlendirmediği diğer iki arsayı da belediye satın alacak.

Eski yüzme havuzunun bulunduğu arsada Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Ditib cami inşa edebilecek. Eski beton fabrikasının bulunduğu arsa ise Monheim ve Çevresi İslam Cemaati adlı kuruluşa devredilecek. 700 üyeli iki cemaatin kullanımına sunulan arsaların toplam genişliği 7 bin 200 metrekareyi buluyor.

Monheim Belediye Başkanı Daniel Zimmermann

Entegrasyona katkı

Düsseldorf’un güneyindeki 43 bin nüfuslu Monheim belediyesinin girişimi Almanya çapında yankı uyandırmış ve arsaların İslam cemaatlerine bedelsiz devredilecek olması tartışmalara yol açmıştı. Belediye Başkanı Daniel Zimmermann Müslümanların bina avlularındaki ibadet yerlerinin gözle görülür yere taşınması için böyle bir girişimde bulunduklarını söyledi.

Zimmermann belediye meclisindeki konuşmasında, fert başına düşen gelir kıyaslamasına göre eyaletin en zengin belediyesi olan Monheim’ın İslam cemaatlerini kent içinde layık oldukları yere kavuşturması gerektiğini ve bunun Müslümanları toplumla kaynaştırmak açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Monheim Belediye Başkanı 1980’li yıllarda kurulan cemaatlerin yer ihtiyacının arttığını vurguladı ve inşa edilecek camilerin Monheim’ın siluetine renk katmasını umduklarını sözlerine ekledi.

© Deutsche Welle Türkçe

DW, dpa, epd/AG, BK

 

Sakharov Ödülü Ezidi kadın aktivistlerin

Bu yılki Sakharov Ödülü’ne IŞİD esaretinden kurtarılan Ezidi aktivistler Nadia Murad ve Lamiya Ayi Başar layık görüldü. Murad ve Başar, Ezidi kadınların durumuna dikkat çekmek için gösterdikleri çabalar nedeniyle ödüle aday gösterilmişlerdi.

Nadia Murad

Avrupa Parlamentosu Liberal ve Demokratlar Grubu Başkanı Guy Verhofstadt, Twitter hesabından, “Nadia ve Lamiya, aşağılık bir vahşet karşısında, inanılmaz bir kahramanlık ve insanlık sergileyen iki ilham verici kadın. 2016 Sakharov Ödülü’ne layık görüldükleri için gurur duyuyorum” açıklaması yaptı.

Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi seçilen Nadia Murad, 2014 yılında Lamiya Ayi Başar ile birlikte Irak’ın Sincar kenti yakınlarında IŞİD esaretinden kurtarılmıştı. IŞİD örgütü Murad ve Başar’ın yaşadığı Koço köyünde katliam düzenlemişti. İki kadın 2014 yılında kurtarılmıştı. Nadia Murad Ezidilere uygulanan katliamın soykırım olarak tanınması için de mücadele ediyor.

Lamiya Başar

Murad ve Başar, Ezidilere yönelik katliamı tüm dünyaya duyurmaya çalışıyor. Murad, IŞİD teröründe en az 12 bin Ezidi kadın ve erkeğin öldürüldüğüne, binlerce kadın ve kız çocuğunun örgüt tarafından seks kölesi olarak kullanıldığı ve satıldığına dikkat çekiyor.

Bu yıl Sakharov Ödülü’ne, ödülü paylaşan Murad ve Başar dışında Türkiye’den MİT tırlarıyla ilgili haberi nedeniyle gazeteci Can Dündar, insan hakları ve azınlıklar için girişimlerinden dolayı Kırım Tatarlarının lideri ve eski meclis başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu aday olarak gösterilmişti.

Ödülün 14 Aralık’ta takdim edilmesi planlanıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/AFP/dpa/GA/BK

 

Barzani’den Türkiye’ye Musul için tek şart

Barzani, Türkiye’nin Musul operasyonuna katılabilmesi için “IŞİD’e karşı mücadelede Türkiye’yi de yanımızda görmek istiyoruz ama Bağdat’ın onayı gerek” ifadelerini kullandı.

Irak İslam Yüksek Konseyi Başkanı Seyyid Ammar El-Hekim, Kuzey Irak’ta Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ile bir araya gelirken, “Türkiye askeri anlaşma olmadan gelmiş. Irak’la anlaşmalı olmasını isterdik. Irak kendi ülkesini koruyabilir. Ne Türkiye’ye ne de başkasına ihtiyacı yoktur” dedi. Barzani ise; “Peşmerge Musul’ a girmeyecek. Kerkük’e girmesi oradaki başarısızlıktan dolayı oldu” diye konuştu.

Irak İslam Yüksek Konseyi Başkanı Seyyid Ammar El-Hekim, Barzani’yi ziyaret ettikten sonra Musul’a 120 kilometre mesafede bulunan Zertek Dağı’nda ortak basın toplantısı düzenledi. El Hekim, ‘Kürdistan bölgesinde’ operasyonların ilerlemesini izleme fırsatı elde ettiğini anlatırken, “Burası çok önemli bir yer. Zertek Dağı başarıya sahne olmuş bir nokta. Peşmerge ve Irak Ordusu kurulduğundan beri ilk defa birlikte siperdeler. Hastanede peşmerge ve Irak askerleri aynı yerde yatıyor” dedi.
El Hekim, Türk askerinin Başika’da bulunmasıyla ilişkin soruyu yanıtlarken, “Bu savaş Iraklılar’ın savaşıdır. Tüm Iraklılar için aynıdır. Operasyona katılan herkese, bize yardım eden herkese teşekkür ediyoruz, Ancak bu yardımların Irak ile anlaşmalı olması önemlidir. Irak’ta herhangi bir güç bulunması için Irak Hükümeti ile anlaşmalı olması lazım. Bizim düşüncemize göre Türkiye askeri anlaşma olmadan gelmiş. Irak’la anlaşmalı olmasını isterdik. Irak kendi ülkesini koruyabilir. Ne Türkiye’ye ne de başkasına ihtiyacı yoktur. Eskiden Türkiye güçleri vardı ve özel amaç için gelmişlerdi. Şu andaki güç ve terörle mücadeleyle ilgili yeni bir pencere açılması lazım. Çünkü Türkiye önemli bir ülkedir” dedi.
El Hekim, çok önem verdiği Barzani görüşmesinde Kürt liderin çok önemli bir pencere açtığını ifade ederken, “Bugün bu ziyaretin semeresini görüyoruz” diye konuştu.

Irak’taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ise; Türk medyasında ‘Kürdistan toprakları sınırlarının çizildiğine’ ilişkin yayınlanan haberler hatırlatılınca, “Bu hendekler askeridir. Musul operasyonunda peşmergenin görevi bellidir. Başika, askeri olarak bitmiş durumdadır. Çünkü etrafı tutulmuş ve peşmerge en az zararla içeri girmeye çalışıyor. Peşmerge Musul’a girmeyecek. Kerkük’ e girmesi oradaki başarısızlıktan dolayı oldu. Cephede çok peşmerge var. O yüzden bir kısmını Kerkük’e gönderdik. Ama olay kontrol altına alınmıştı. Musul’a ne zaman girileceğini bilmiyorum zor bir operasyon olacak” dedi.

Barzani Türkiye’nin Başika operasyonuna desteğiyle ile ilgili soruya ise; “Bilgim yok belki olmuştur. Biz ABD için savaşmıyoruz. Kendimiz için savaşıyoruz ama bize yardım ettikleri için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Akdeniz’de facia: 90 ölü

Associated Press’in haberine göre, Libya Donanma Sözcüsü Eyub Gassim, yırtıldığı için su almaya başlayan bottaki 29 kişinin sahil güvenlik görevlileri tarafından kurtarıldığını açıkladı.

Gassim, çoğu Afrikalı, 126 göçmen taşıyan botun Libya’nın batısındaki Tajura bölgesinden yola çıktığını belirtti.

2016’DA REKOR SEVİYEYE ULAŞILDI

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) dün, 2016 yılının henüz tamamlanmamış olmasına karşın Akdeniz’de boğularak can veren sığınmacıların sayısında rekor sayıya ulaşıldığını açıklamıştı. Cenevre’de yapılan açıklamada, yılın başından bu yana Akdeniz sularında en az 3 bin 800 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Açıklanan verilere göre, 2016 yılı henüz tamamlanmadığı halde 2015 yılına göre daha fazla ölüm ve kayıp vakası yaşandı. 2015 yılında Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken hayatını kaybedenlerin sayısının 3 bin 771 olduğuna dikkat çekildi. 2015 yılında Akdeniz üzerinden 1 milyonu aşkın insanın Avrupa’ya ulaştığı, bu yılın başından bu yana ise sayının 330 bine indiği aktarıldı. Sayının geçen yıla oranla düşük olmasının ise Türkiye ile AB arasında Mart ayında varılan mülteci anlaşmasıyla bağlantılı olduğu belirtildi.

EN TEHLİKELİSİ LİBYA-İTALYA ROTASI

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği açıklamasında, deniz yolculuğunun en tehlikeli etabının Libya ile İtalya arasında olduğu belirtildi. Örgüte göre bu rota üzerinde her 47 sığınmacıdan biri hayatını kaybediyor. Türkiye’den Yunanistan’a doğru olan daha kısa rota üzerinde ise her 88 sığınmacıdan birinin hayatını kaybettiği bilgisi verildi. Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü de salı günü Libya açıklarındaki bir sığınmacı teknesinde yakıt buharını solumak zorunda kalan 25 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Örgüt, Alman yardım örgütü Sea Watch ile birlikte Bourbon Argos kurtarma gemileriyle iki teknedeki 246 sığınmacıyı kurtarabildiklerini kaydetti.

Bakanlıktan kapasite artırımı talebine onay

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İzmir Karaburun’da bölge halkının itirazlarına rağmen kurulan istenen Mordoğan Rüzgar Enerjisi Santrali projesine ilişkin kapasite arttırımı talebine onay verdi.

İzmir Karaburun’da bölge halkının itirazlarına ve bu konudaki mahkeme kararına rağmen kurulan Mordoğan Rüzgar Enerjisi Santrali projesine ilişkin Ayen Enerji A.Ş. tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yapılan kapasite arttırımı talebini kabul etti. Verilen kararla şirketin bölgede inşa ettiği tribün sayısı 20’ye çıkacak.

‘Şirketin hazırladığı ÇED raporu kabul edildi’

15 adet rüzgar türbini ile çalışmakta olan Mordoğan Rüzgar Enerji Santrali’nin kapasitesinin 2.1 MW’lık 5 türbin daha ilave edilerek 10.5 MW arttırılması talebine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan olumlu yanıt geldi. Şirketin buna ilişkin hazırladığı ÇED raporu da kabul edildi. Mordoğan RES kapasite artışı projesinde, türbinlerin tarım arazilerinde, zeytinlik alanlarda, konutların 150 metre, tescilli kültür varlıklarının 75 metre yakınında ve tarım alanlarının üzerinde konumlandırılması planlanıyor.

‘Halkın itirazları kabul edilmedi’
ÇED’in kabul edilmesi ile birlikte hem bölge halkının tepkileri hem de daha önce projeyle ilgili verilen mahkeme kararı yok sayılmış oldu. Projenin ilk ÇED sürecinde “Halkın Katılımı Toplantısı”na yerel halk katılmazken, kapasite artırımı için Haziran ayında verilen ‘ÇED Olumlu’ kararı da Karaburun Kent Konseyi tarafından yargıya taşınmıştı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, 30.06.2015 tarihinde “ÇED Olumlu” kararı vermesi üzerine açılan davada, mahkeme kararı iptal etmişti. Bunun üzerine şirket, raporda yaptığı küçük çaplı değişiklerle, ÇED sürecini bir kez daha başlattı ve itirazlara rağmen bakanlıktan bir kez daha onay aldı.

(cnö/öç)

Üzülmek yetmez ses çıkar

Artan çocuk istismarına karşın yeni yasal düzenleme ile ‘rıza’ yaşı 12’ye iniyor. Gündem Çocuk Derneği’nden Esin Koman, devletin cezasızlık politikası izlediğini ve bu konuda ‘ses çıkarılması’ gerektiğini söylüyor

Artan çocuk istismarına karşın yeni yasal düzenleme ile ‘rıza’ yaşı 12’ye iniyor. Gündem Çocuk Derneği’nden Esin Koman, devletin cezasızlık politikası izlediğini ve bu konuda ‘ses çıkarılması’ gerektiğini söylüyor

Son dönemde medyada çocuklara yönelik cinsel istismar haberlerinde ciddi bir artış söz konusu. Geçtiğimiz gün bir TV kanalında Manisa’nın Alaşehir ilçesinde kaybolan Irmak bebeği öldürdüğünü itiraf eden Himmet A.’nın, bebeğin ön otopsisinde cinsel istismar bulgularına rastlandığı ortaya çıkmıştı. Başka bir istasmar haberi de Dersim’den geldi. Kent merkezinde bir ilkokul öğretmeni Serkan K’nin M.M., adlı öğrencisine 2 yıldır istismarda bulunduğu ortaya çıktı. Gözaltına alınan öğretmen Serkan K., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Yeni düzenleme ne diyor?

Artan çocuk istismarına karşın yasalardaki yetersizlik ve hükümetin bu konuda izlediği politika da tepkilere neden oluyor. Yeni TCK tasarısı çocuk istismarında 12 yaş ayrımı getiriyor. Meclis Adalet Komisyonu tarafından kabul edilerek görüşülmek üzere Genel Kurul’a gönderilen tasarıda, çocuklara yönelik cinsel istismarda cezalar artırılırken, 12 yaş öncesi ve sonrasında farklı cezalar uygulanması planlanıyor. Değişikliğin gerekçesi ise Anayasa Mahkemesi’nin 14 Temmuz’da iptal ettiği maddelerin değiştirilmesi.

Zira Anayasa Mahkemesi o dönem çok tartışılan bir karar vererek, Bafra’da bir Ağır Ceza Mahkemesi’nin başvurusu üzerine, “15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar sayılacağına” ilişkin hükmü iptal etti. Böylece 15 yaş altı her çocuğa yönelik cinsel davranışın cinsel istismar sayılmayabileceği hükümlerin kapısını aralamış oldu.

‘Rıza’ yaşı 12’ye iniyor

BBC’ye konuşan Avukat Canan Arın, bu tasarının kadın kuruluşları ile danışılmadan hazırlandığını belirtiyor. Arın, bunun fiilen “Rıza yaşının 15’ten 12’ye indirmek olduğunu”, düzenlemeyle 12 yaşından büyük çocukların cinsel istismarında “rıza” kavramına daha çok başvurabileceğini söylüyor.

‘Ses çıkarmalı’

DİHA’ya konuşan Gündem Çocuk Derneği Çocuk Hakları Aktivisti Esin Koman ise toplumun çocuk istismarı noktasında duyarlı olduğunu ancak bunun yeterli düzeyde olmadığını ifade etti. Koman, şu sözleri ifade etti: “Herkesin bu haberleri duyduğunda içinde bir ürperti, bir türlü kötülük hissi uyanıyordur. Ama burada asıl beklenen duyarlı olmak meselesi; ses çıkartabilmek, hesap sorabilmek, kalıcı ve etkili politikalar üretmek ve talep etmek. Çocukları dinlemek ve anlamak en önemlisi de onlara güvenmek.”

Cezasızlık önemli bir etken

Koman, her konuda olduğu gibi bu konuda da devletin cezasızlık politikasının olduğunu belirtti. Cezasızlığın önemli bir etken olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyleyen Koman, “Devletin çocuğa ilişkin politikalar yapması, uygulaması ve uygulatması gerekir. Devlet hesap verebilir olmalı ve sorumluluklarını yerine getirmelidi” şeklinde konuştu.

HABER MERKEZİ

 

 

 

Belediyeye dev pankart asıldı

Amed Büyükşehir Belediyesi’ne Gültan Kışanak ve Fırat Anlı serbest bırakılması için dev pankart asıldı

Amed Büyükşehir Belediyesi çalışanları eşbaşkanlarının gözaltına alınmasına tepkilerini sürdürüyor. Çalışanlar belediye binasına eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın fotoğrafının bulunduğu “Halkın iradesine saygın duyulsun eşbaşkanlarımız serbest bırakılsın” pankartı astı. Polisler ise pankartı zorla kaldırdı.

Kaynak: JINHA

Öğrencilere polis saldırdı: Onlarca gözaltı

İstanbul Üniversitesi’nde sivil polis ve özel güvenlik eşliğinde üniversiteye giren ülkücü grup öğrencilere saldırdı

İstanbul Üniversitesi öğrencileri, Beyazıt Kampüsü’nde yemekhane ve tuvaletlerdeki problemlerle ilgili forum düzenledi. Bu sırada sivil polis ve özel güvenlik eşliğinde kampüse sokulan ülkücü grup muhalif öğrencilere saldırmaya kalkıştı. Saldırıyı püskürten üniversiteliler bu kez ülkücüleri koruyan polis ve özel güvenliğin saldırısı ile karşılaştı. Polis saldırısında 10’u aşkın üniversiteli gözaltına alındı.

Kaynak:DİHA