Ana Sayfa Blog Sayfa 6198

Afganistan’da afyon üretimi yüzde 40 arttı

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) yıllık raporuna göre Afganistan’da afyon üretimi geçen yıla göre yüzde 43 oranında artarak yaklaşık 4 bin 800 tona ulaştı.

Afganistan’da afyon üretimi kimi zaman düşüş göstermekle birlikte düzenli olarak arttı. 2000 yılında 3 bin 276 ton olarak tespit edilen üretim, 2011 yılında 5 bin 800 ton, 2014 yılında ise 6 bin 400 ton olarak kayıtlara geçmişti. Geçen yıl ise afyon üretimi, bitkilerdeki hastalık nedeniyle sert bir düşüş göstermişti. Arzdaki düşüş fiyatları da yükseltmişti. Kayıtlara göre Afganistan’da afyon üretimi 2007 yılında 7 bin 400 tonla zirve yaptı.

2016 yılında haşhaş ekilen alanların yüzölçümü de yüzde 10 oranında artarak 201 bin hektara ulaştı. Birleşmiş Milletler’in raporuna göre haşhaş ekilen alanlar şimdiye kadar sadece 2013 ve 2014 yıllarında daha fazla kaydedildi.

Eroinin hammaddesi

Afganistan hammaddesi afyon olan eroinin üretildiği yerlerin de başında geliyor. Birleşmiş Milletler raporunda ülkedeki güvenlik sorunları nedeniyle birçok bölgeye gidilemediği, dolayısıyla rakamların daha yüksek olabileceği belirtildi.

Radikal İslamcı Taliban’la çatışmaların yaşandığı Helmand vilayeti afyonun başlıca tedarikçisi konumunda. Helmand’da 80 bin hektarlık arazide haşhaş ekiliyor. Ülkenin kuzeyinde de yasadışı ticaret patlama yaşıyor. Birleşmiş Milletler raporuna göre buradaki ekim arazileri yüzde 324 oranında arttı.

Bağımsız araştırma kuruluşu Afghanistan Analysts Network’ten Jelena Bjelica raporu “güvensizlikle haşhaş ekimi arasındaki ilişkinin güzel bir şekilde belgelenmesi” olarak değerlendirdi. “Yüksek riskli bir çevrede haşhaşın az risk taşıdığını” belirten Bjelica haşhaşın “çiftçilerin doğal bir seçimi” olduğunu söyledi. Eskiden UNOCD’de görev yapmış olan Jelena Bjelica özellikle ülkenin güneyinde ve doğusunda hektar başına üretimin artmış olmasına dikkat çekti. Bjelica burada yılda iki değil üç kez hasat yapmaya imkan veren yeni bitkiler ekildiğini söyledi.

Yüzbinlerce insanın geçim kaynağı

Afgan hükümetinin, Taliban’ın başarıları nedeniyle haşhaş ekilen tarlaları yok etme konusundaki çabaları da sekteye uğruyor. Hükümetin haşhaş tarlalarını yakmasının olumsuz sonuçlar ürettiği konusunda uzmanlar hemen hemen hemfikir. Zira Afganistan’da yüz binlerce insan geçimini afyon üretiminden sağlıyor. Afganistan uzmanı Vanda Felbab-Brown, alternatif sunmadan haşhaş ekimini insanların elinden almanın “çaresiz çiftçileri Taliban ordusuna itmekten” başka bir sonuç vermediğini belirtiyor.

Radikal İslamcı Taliban, uyuşturucu mafyasıyla ortak çalışıyor. Helmand vilayetinin yüzde 85’ine hâkim olan Taliban haşhaş tarlalarını ve kaçakçılık güzergahlarını da kontrolü altında tutuyor. Birleşmiş Milletler raporlarına göre 2009 yılında Taliban’ın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği kazanç 155 milyon doları buluyor. Geçen yıl örgütün uyuşturucudan elde ettiği kazanç en az 500 milyon dolar olarak kaydedilmişti.

©Deutsche Welle Türkçe 

Afp, dpa, Reuters / EC, MK

Dîlok’ta alternatif sanat yayılıyor

 

Dîlok’ta (Antep) kültür ve sanat çalışmaları yürüten Medya Kültür Sanat Merkezi (MKM), açtığı kurslarla yoğun ilgi görüyor. Kentin çeşitli yerlerinde şube açmaya hazırlanan MKM, önüne koyduğu projelerle alternatif kültür ve sanatı kentin her yerine yaymaya çalışıyor. MKM yöneticilerinde Rêdur Şahin, Kürdistan’ın birçok bölgesinden Dîlok’a göç eden ailelerin olduğunu kaydetti. Şahin, ailelere Kürt kültürü, edebiyatı ve tarihini yaşatmak için burada alan açtıklarını ifade ederek, ailelerin ve çocuklarının burada da kültürlerini devam ettirdiklerini söyledi. Şuan bağlama, gitar, keman, erbane, dil ve piyano kursları olmak üzere 6 dalda eğitim verdiklerini belirten Şahin, kurslarının yoğun ilgi gördüğünü ve daha fazla kurs açacaklarını aktardı.

DÎLOK

 

 

İki ilde HDP ve DBP’ye dönük gözaltı operasyonu

Çewlig ve ilçelerinde DBP ve HDP binalarına baskın düzenlendi, il ve ilçe eşbaşkanları ile PM üyeleri gözaltına alındı. Dersim’de de yapılan ev baskınlarında aralarında HDP ve DBP il eşbaşkanlarının bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı

Çewlig’te (Bingöl) sabah saatlerinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) merkez, Dara Hênê (Genç) ve Kanireş (Karlıova) ilçe binalarına baskın yapıldı. Yapılan baskınlarda kapılar kırılarak, içeride asılan poster ve kitaplara el konuldu. Eş zamanlı olarak HDP ve DBP’lilerin evlerine de baskın düzenlendi. Baskınlarda HDP İl Eşbaşkanları Zerin Berdibek ve Mahmut Bozan, DBP İl Eşbaşkanları Zeynep Yurtsever ve Feyzulah Şeyhanoğlu, HDP Dara Hênê İlçe Eşbaşkanı Ali Yaşar, ilçe yöneticisi Zafer Akçiçek, HDP PM üyesi Mahmut Demirel ile DBP PM üyesi Adnan Sarı gözaltına alındı. Gözaltına alınanların İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü öğrenildi. Ayrıca Bingöl Üniversitesi Öğrenci Derneği’ne (BÜÖDER) de baskın yapılarak, PKK Lideri Abdullah Öcalan ve PKK kurucularından Sakine Cansız’ın poster ve kitaplarına el konuldu.

Dersim’de 8 gözaltı

Dersim’de de yapılan ev baskınlarında aralarında HDP il Eşbaşkanı Aslan Çağı ve DBP il Eşbaşkanı Hülya Yer’in de aralarında bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı. Valiliğin yaptığı açıklamada HDP ve DBP il eşbaşkanlarından “sözde” diye bahsetmesi dikkat çekti.

Kaynak: DİHA

Kayyumlar kadın kazanımlarını nasıl etkiliyor?

HDP Kadın Meclisi tarafından hazırlanan raporda, kadın iradesine darbe olarak değerlendirilen kayyumların kadın kazanımlarını nasıl etkilediğine dair bilgilere yer verildi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) belediyelerinden aldığı bilgilere dayanarak “Kayyumlar kadın kazanımlarını nasıl etkiliyor” raporu hazırladı. Raporda, DBP’nin kazandığı belediyelerde uygulanan kadın politikalarının, bu alanda 1999 yılından beri birçok kadın aktivistin de katılımıyla geliştirildiği, 1999’da 3 olan kadın belediye başkanı sayısının 2004 yılında 9’a, 2009’da 14’e çıktığı kaydedildi. 2014 yılında ise bütün belediyelerde eşbaşkanlık uygulaması hayata geçirildiği vurgulanarak, eşit temsiliyetin yaşam bulduğu belirtildi.

Birçok kadın aktivistin emeğiyle kadınlar lehine önemli uygulamaların yaşama geçirildiğinin ifade edildiği raporda şu gelişmelere dikkat çekildi:

*43 yerde Kadın Merkezi açıldı. Bu merkezlerde psikolog, sosyolog, doktor gibi kadınların ihtiyaçlarına cevap verecek uzmanlar ile çalışmalarda aktif yer alan 200 kadın istihdam edildi.

*Kentte yaşayan kadınların durumlarını tespit etmek için saha araştırmaları yapıldı. Farkındalık, güçlendirme ve meslek eğitimleri yapıldı. Yöreye göre değişmek üzere meslek edinme kurslarına binlerce kadın katılarak iş buldu ya da kendi işini kurdu.

*Kadına yönelik şiddet konusunda danışmanlık hizmeti verildi.

*Kadın ekonomisini geliştirmek için mesleki kursların yanı sıra birçok yerde kadın pazarları kuruldu, var olan pazarlarda kadınlar için stantlar/tezgahlar açıldı. Mor Satış Kabinleri hazırlandı ve mahallelerde işlek yerlere konuldu. Halı-kilim, çini-seramik atölyeleri açıldı.

*Kadın kooperatiflerinin kurulması ve çalışması desteklendi. Sayısı 15’i bulan bu kooperatifler çeşitli alanlarda çalışmalar yürüttü.

*Bölgede savaş ve göçler nedeniyle sadece kadın ve çocukların yaşadığı birçok ev var. Bu evler ziyaret edilerek ihtiyaçlar doğrultusunda yardımlar yapıldı.

*Kadın ve çocuk sağlığı önemli çalışmalar arasında yer aldı. Hem eğitim çalışmaları hem de sağlık problemlerinin çözülmesi konusunda sadece kentlerde değil bağlı köylerde de faaliyet yürütüldü. Sağlık merkezleri açıldı, sağlık taramaları yapıldı.

*4 yerde kadın sığınağı açıldı. Sığınaklardan çıkan kadınların yaşamını sürdürmesi için destek verildi.

*Kadınların spor etkinliklerine imkân sağlamak üzere basketbol, voleybol takımları kuruldu. Bazı yerlerde kadın spor salonu açıldı. Parklara kadınların daha çok faydalandığı spor malzemeleri yerleştirildi.

*Ekolojik tarımın geliştirilmesine yönelik de birçok faaliyet yürütüldü.

*Kadın festivalleri, kadın günleri, resim, müzik, fotoğrafçılık kursları gibi çalışmalar sürekli olarak gerçekleştiriliyor.

*Toplu sözleşmelerde kadınlar lehine maddeler ilk kez yer aldı. 8 Mart kadın çalışanlara idari tatil ilan edildi. Belediye personelinden eşine şiddet uygulayan ve kız çocuklarını okutmayanlara müeyyideler getirildi.

*Avrupa Yerel Yönetimler ve Bölgeler Konseyi tarafından hazırlanan Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı belediyeler tarafından imzalandı; gereklerini yerine getirmek için çalışmalar yapıldı.

*Özgür kadın parkları, çamaşırhaneler ve kreşler kuruldu.

*Çeşitli konferans, panel, sempozyum gibi çalışmalar düzenlendi.

‘Kadın eşbaşkanlar tutuklandı’

Tüm bu çalışmalara rağmen 19 belediye kadın eşbaşkanının çeşitli tarihlerde gözaltına alınıp tutuklandığı, 14 kadın eşbaşkanın halen tutuklu olduğu, 2 eşbaşkanın da arandığı belirtilen raporda, “Yani 96 kadın eşbaşkandan 35’i ya gözaltına alındı, ya tutuklandı ya da aranmaktadır. Ve hepsi de görevden alınmıştır. 26 belediyeye kayyum atandı. Kayyum atanan belediyelerden 15’inde resmi eşbaşkan da kadındır” diye kaydedildi.

‘Kadın kazanımları tehdit altında’

Kayyumlarla kadın kazanımlarının tehdit altında olduğuna dikkat çekilerek, şu bilgiler aktarıldı:

“Batman Belediyesi’nde Kadın Politikaları Müdürlüğü kaldırıldı. Çok dilli tiyatro eğitimi veren ve oyunlar sergileyen kültür merkezi kapatıldı. Sur, Erciş, Edremit, İpekyolu, Özalp, Cizre, Silopi, Mazıdağı, Derik ve Suruç’ta, kadın müdürlükleri kapatıldı, çalışmalar durduruldu, kadın çalışanlar pasif pozisyonlara getirildi. Cizre Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü’ne bağlı Sitiya Zîn Kadın Danışmanlık Merkezi’nde kadınların başvuru belgelerine el konuldu. Mazıdağı, Derik, Dargeçit ve Silvan Belediyesi Kadın Merkezleri kapatıldı. Diğer kadın merkezlerinin çalışmaları da durduruldu. Cizre ve Silvan belediyelerinde kadın çalışmalarında yer alan kadınların bir kısmının iş akitleri feshedildi. Kadın çalışmalarında yer alıp iş akitleri feshedilmeyen kadınlar ise görev yerleri değiştirilmek suretiyle alandan uzaklaştırıldı. Diyarbakır Büyükşehir Kadın Politikaları Daire Başkanı gözaltına alındı ve 20 gün sonra serbest bırakıldı. Bağlar çocuk merkezi ve anadilde eğitim veren okul kapatıldı.”

15 belediyenin resmi başkanları da kadın

Kent adı Belediye başkanın adı İlçe Nüfusu Aldığı oy oranı

Hakkari Dilek HATİPOĞLU 275 bin %66,83
Diyadin Hazal ARAS 43 bin %48,43
Silvan Yüksel BODAKÇI 86 bin %69,55
Dargeçit Zeynep SİPŞİK 27 bin %60,16
Derik Sabahat ÇETİNKAYA 62 bin %64,4
Mazıdağı Necla YILDIRIM 33 bin %61,71
Nusaybin Sara KAYA 116 bin %78,78
Bulanık Figen YAŞAR 83 bin %45,84
Eruh Eda KİLİS 20 bin %52,37
Cizre Leyla İMRET 133 bin %81,61
Silopi Emine ESMER 115 bin %78,19
Edremit(Van) Sevil Rojbin ÇETİN 114 bin %50,91
Erciş Diba KESKİN 172 bin %49,43
İpekyolu Aygül BİDAV 275 bin %48,32
Özalp Handan BAĞCI 71 bin %71,

Tutuklanıp tahliye olanlar

Yüksel Bodakçı Silvan
Fatma Şık Barut Sur
Sara Kaya Nusaybin
Gülistan Akel Batman
Hidayet Tiryaki Batman İkiköprü
Şaziye Önder Iğdır il
Şengül Erkmen Kars Digor
Emine Esmer Silopi
Evin Keve Van Çatak
Leyla İmret Şırnak Cizre
Ülkü Baytaş Diyarbakır Yenişehir
Safure Güneş Van Muradiye
Eda Kilis Siirt Eruh
Leyla Salman Nusaybin
Necla Yıldırım Mardin Mazıdağı
Zülfiye Kaşmir Diyarbakır Dicle
Sadiye Sürer Diyarbakır Kulp
Sevil Rojbin Çetin Van Edremit
Fatma Yıldız Hakkari Başkan vekili
Adile Kozay Hakkari Yüksekova Başkan vekili

Tutuklu eşbaşkanlar

Dilek Hatipoğlu Hakkari
Handan Bağcı Van Özalp
Diba Keskin Van Erciş
Cennet Ayik Elazığ Karakoçan
Zeynep Sipçik Mardin Dargeçit
Seyran Arğan Şırnak Beytüşşebap
Sebahat Çetinkaya Mardin Derik
Hazal Aras Ağrı Diyadin
Aygün Taşkın Diyarbakır Ergani
Figen Yaşar Muş Bulanık
Nevin Oyman Girasun Şırnak İdil
Tülay Karaca Erzurum Tekman
Zilan Aldatmaz Van Saray

Kaynak: JINHA

‘Ak silahlanma’ tehdidi yayıngınlaşıyor

15 Temmuz darbe girişiminin ardından AKP’liler Osmanlı Ocakları’na bağlı güruhları silahlandırarak iç savaş provakasyonunun hazırlığını yapıyor. Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalında açık açık sivillere silahlandırma çağrısına AKP’ye yakın Vakit gazetesi yazarı Abdullah Dilipak da destek verdi. Gökçek ve Dilipak’ın çağrılarının ardından Osmanlı Ocakları 1453, son günlerde Twitter üzerinden ‘AkSilahlanma’ başlığı ile silahlandıklarını açıklıyor. Kürtlere, Alevilere ve toplumun tüm farklılıklarını nefret ve ırkçı söylemleriyle hedef gösteren Osmanlı Ocağın’ın Genel Başkanı Emin Canpolat, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için cinayet işleyebileceklerini söyledi. Daha önce de silahlanma çağrısı yapan Canpolat, sosyal medya hesabından, “Erdoğan için ölür, Erdoğan için öldürürüz” tehdidini savurdu.

Twitter’dan yaygınlaştırıyorlar

Başbakan Binalı Yıldırım’a yakın kişilerin darbe gecesi silahlı fotolarının DİHA tarafından teşhir eldilmesinin ardından, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç, darbeye karşı ruhsatlı silahın önünün açılacağını söylemişti. Daha sonra Twitter’da #AkSilahlanma başlığı açıldı. Kısa sürede gündemin birinci maddesi oldu. AKP’liler, “FETÖ’cülerin yalanı ve algı operasyonu” diyerek başlığa tepki gösterse de, silahlanma çağrılarını yalanlayan, resmi bir açıklama henüz gelmiş değil.

AKP’nin silahlı milisi gibi hareket eden Osmanlı Ocakları 1453, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaptığı silahlanma çağrısı ile bir kez daha gündemde. Emin Canpolat, geçen günlerde sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı çağrıda, “Vatan için bayrak için Erdoğan için silahlanın” dedi. Osmanlı Ocakları, HDP ve CHP binalarına yönelik saldırılarla gündeme gelmişti.

HABER MERKEZİ

 

 

 

Çadırda kalan yurttaşlara helikopterden ateş

Şirnex’te devam eden yasak ve yıkım nedeniyle Xerbgêbesta (Dereler) köyünde çadır kuran yurttaşlara, gece saatlerinde helikopterden ateş açıldığı belirtildi

Şirnex’te (Şırnak) devam eden “sokağa çıkma yasağı” ve yıkım nedeniyle Besta bölgesinde bulunan Xerbgêbesta (Dereler) köyünde çadır kuran yurttaşlara, gece geç saatlerde helikopterden ateş açıldığı belirtildi. Yaklaşık 30 kişinin yaşadığı çadırlara ateş eden helikopter, geri çekilirken şans eseri yaralanan ya da ölen olmadı. Çadırlardan çıkmaları için tehdit edildiklerini belirten yurttaşlar, daha öncede de helikopterlerden kendilerine saldırı olduğunu aktardı. Çadırlara ateş açıldığı sırada çocuklarının çadırda olduğunu dile getiren yurttaşlar, çocuklarının psikolojisinin bozulduğunu söyledi.

ŞIRNEX / DİHA

Demokrasi için büyük buluşma

Kamuoyunun merakla beklediği Demokrasi İçin Birlik oluşumu, bugün İstanbul’da demokrasi buluşmasını gerçekleştiriyor. CHP, HDP ve BDP eski milletvekilleri ile aydınlardan oluşan Diyalog Grubu’ndan aynı zamanda Demokrasi için Birlik (DİB) Hazırlık Koordinasyon üyelerinden biri olan CHP Eski Milletvekili Melda Onur, Demokrasi İçin Birlik’in OHAL sürecinde yaşanan tüm hak ihlallerini yakından takip edecek ve ortak direniş zemini yaratacak bir oluşum olduğuna dikkat çekti.

Sivil bir direniş hareketi

Bugün yapılacak toplantının önceden alınan bir karar neticesinde planlandığını belirten Onur, “28 Haziran’da çeşitli platformların çağrısıyla böyle bir toplantı olmuştu. O toplantıda herkesin davetli olduğu bir ‘Demokrasi kurultayı yapalım’ dendi. Ama kurultay lafını gençler sevmediği için biz de buna ‘buluşma’ dedik. Bu oluşumlar sivil bir hareket olacak. Koordinasyonda çalışan arkadaşlar, gittikleri yerde, neyin amaçlandığını neyin hedeflendiğini anlattığı küçük toplantılar yapmıştı” diye konuştu.

Direnmek zorundayız

Şişli Kent Kültür Merkezinde yapılacak toplantıya ilişkin Onur şu çağrıyı yaptı: “Demokrasiye ve insan haklarına sahip çıkmak, sadece siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin işi değildir. Aynı zamanda bireylerin, vatandaşların, kurumların, herkes yanı başındaki hak ihlalini tespit etmek, denetlemek, duyurmak, dayanışmak ve buna karşı bir baskı oluşturarak, ortak direnmek zorunda. Yanı başımızda hak ihlali oldu mu gözümüzü kapamayacağız.”

HABER MERKEZİ

 

AKP’de ‘silahlı mücadele’ dönemi

Yürüttüğü Kürt karşısı politika ile maskesi düşen AKP’nin şimdiye kadar yaptığı propaganda işe yaramayınca ‘silahlanma’ kararı alındı. İçişleri Bakanı Soylu, ‘Bölgedeki her parti yetkilisine silah vereceğiz. Uzun menzilli silahlarla korunmalarını sağlayacağız’ dedi

AKP’nin 25’incisini Afyon’da yaptığı İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda “silahlanma kararı” çıktı. Üç gün süren kampın ikinci oturumunda söz alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kürdistan’daki parti yöneticilerini silahlandıracaklarını açıkladı.

‘Silah vereceğiz’

Saray tarafından bakanlığına atandığından beri eski partisi Tansu Çiller’in Doğru Yol’unun 1990’lı yılların denediği ancak başarısızlıkla sonuçlanmış politikalarını tekrardan hayata geçirmek için yoğun bir uğraş veren Soylu, yaptığı konuşmada, Kürdistan’daki partililerine “uzun namlulu silah vereceklerini” söyledi. Soylu, “Her parti yetkilisine silah ruhsatı vereceğiz. Güvenlik görevlisi, koruma da vereceğiz. Hatta korumayı koruculardan da verebiliriz. Uzun menzilli silahlarla korunmalarını sağlayacağız” dedi.

Koruculuktan sonra

Soylu daha önce de Kürdistan’ın 22 kentinin vali ve korucubaşlarıyla Ankara’da toplantılar yapmış ve bu konuları gündeme getirmişti. Korucularla yapılan toplantıda, “koruculuğun kalıcılaştırılması, koruculara ağır silah verilmesi ve koruculardan özel timlerin oluşturulması” gibi konularda adım atılacağı ifade edilmişti. Valilerle yapılan toplantıda ise Kürdistan’ın demografik yapısının değiştirilmesi gündeme alınmıştı.

HABER MERKEZİ

TV10’un açılması için imza kampanyası başladı

TV 10’un kapatılmasının protesto edildiği eylemde Alevi derneklerinin kanalın açılması için imza kampanyası başlattığı belirtildi.

OHAL uygulamaları ile basına yönelik darbe kapsamında Alevilerin sesi olan TV10’un kapatılması Galatasaray Meydanı’nda protesto edildi. Cumartesi Anneleri’nin de destek verdiği eylemde, “Alevilerin sesi TV10 susturulamaz” pankartı açıldı. Eylemde söz alan TV10 program yapımcısı ve sunucusu Hüseyin Kelleci, bir aydır kanallarının neden kapatıldığına dair somut bir delil gösterilmediğine dikkat çekti. Kelleci, OHAL kararnamelerine dayandırılarak kanalın kapatılmasının hukuksuz olduğunu belirtti.

Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı Ali Deniz de, Alevilerin sorunlarını ana akım medyanın değil sadece TV10’un gösterdiğini kaydetti. Alevilerin sesi olan kanalın, açılması için Avrupa ve Türkiye’deki Alevi dernekleri olarak imza kampanyası başlattıklarını söyleyen Deniz, “Kampanyanın ardından imzaları Başbakanlığa vereceğiz” dedi.

Eylem, İstanbullu sanatçıların söylediği deyiş ile sona erdi. Eylemin ardından Genç Alevi Hareketi üyeleri aşure dağıttı.

Valilikten Aşure için ‘Etrafı rahatsız etmeyin’ şartı

PSAK Amed Şubesi’nin yarın Cemevi önünde gerçekleştireceği Aşure etkinliğine, valilik, “etrafı rahatsız etmemek ve çevreyi kirletmemek” koşuluyla izin verdi.

Diyarbakır Valiliği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAK) Amed Şubesi’nin, Muharrem Ayı dolayısıyla her yıl dernek ve cemevi binasının önünde düzenlediği “Cem ve Aşure yemeği” etkinliğine, “etrafı rahatsız etmemek” şartıyla izin verdi. PSAK’nin 13 Ekim’de valiliğe verdiği dilekçede, bu yıl yapılacak Aşure etkinliği için cemevi ve dernek binası önündeki sokağın kapatmalarına izin verilmesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını istedi.

Valilik, Aşure etkinliğinin yapılmasına saatler kala yazıyı dernek yetkililerine tebliğ etti. Vali Yardımcısı Mehmet Çağrı Özpolat imzalı yazıda, OHAL ilanı ardından 17 Ağustos’tan buna Amed’te açık havada yapılan bütün eylem ve etkinlikleri yasaklandığını hatırlattı.

Valilik, yazının devamında şu ifadelere yer verdi: “Cemevi önünde düzenlemek istenen ‘Aşure etkinliği’nin belirlen gün ve saatte 2911 Sayılı Toplantı Gösteri Yürüyüşleri kanunu ihlal etmeden 2559 Sayılı PSVK hükümleri doğrultusunda etrafı rahatsız etmemek, çevreyi kirletmemek, araç ve yaya trafiğine engel teşkil etmemek koşuluyla etkinliğin ‘Aşure Dağıtımı” ile sınırlı olacak şekilde amacı doğrultusunda yapılmasına, mevzuat hükümleri dışında hareket edilmesi halinde Yönetim Kurulunuz ve ilgililer hakkında gerekli yasal işlemlerin bilinmesi hususu; rica ederim.”

(dte/rp)