Ana Sayfa Blog Sayfa 6200

Kerbela: derin ilişkilere rest çekmektir!

Kerbela olayının yani, Şah Hüseyin’in onurlu mücadelesinin üzerinden 1377 yıl geçti bu vahşet ve katliam unutulmadı, unutulmasını bir yana bırakalım günümüzde kadim halklara yönelik Kerbela vahşeti devam etmektedir.

Sadece Ortadoğu da değil, tüm dünyada mazlum insanlar kardeşçe yaşamanın ve barışın yolunu arıyorlar. Çünkü ülkeleri yönetenler karları ve egoları için savaşı ve düşmanlığı tırmandırmaktan çekinmiyorlar.

TV ekranlarında göstermelik yapılan demokratikleşme ve barış çağrılarının sahteliğinin farklında olmamak mümkün değil. Çünkü gerçek barış ve demokrasi isteyenlerin sesi daha gür, anlaşılacak kadar da net böyle olunca tüm şiddet ve yok etme halka yönelik olmaktadır.

İşte bu noktada savaşa karşı barış istemek, ölüme karşı yaşamak isteyenlerin mücadelesi devam edecektir.

Kerbela aslında

– Tüm insanlığın; emperyalist güçlerin sömürgeci amaçlarına yönelik bir direniş örneğidir.

– Aynı topraklar üzerinde yaşamış ve bundan sonra yaşayacak ortak geçmişi olan halkların birleşmesine örnektir.

– Şartsız ve koşulsuz bir eylemliliktir

– İnkâr edilen bireysel inanç haklarına yönelik karşıt bir bireysel duruştur.

– Gerici politikaları halka dayatan şoven ve ırkçı egemenlere bir tokattır.

– Çatışmayı ve düşmanlığı körükleyerek halkları kana bulamak isteyenlere bir uyarıdır.

– Halkların “sadaka ve dilencilik” gibi muhtaç politikalarına karşı bir onurlu duruştur.

– İnsanların bireysel yaşamına müdahale etmek isteyenlerin derin ilişkilerine rest çekmektir.

Evet

– Bugün farklı coğrafyalarda hatta tüm kanlı coğrafyalarda yaşanan zulümleri yapanları, bu zulme destek sunanları bir kez daha lanetliyoruz.

– 72 Millete aynı nazardan bakan Aleviler halkları ırkına, rengine inancına göre ayıran zihniyete hayır diyecek

– Hakkın haksızlığa, adaletin adaletsizliğe, aydınlığın karanlığa karşı mücadelesinde Aleviler haktan, adaletten ve aydınlıktan yana olacaklar

– Geleneklerimizin içini boşaltıp kendilerine saltanat tahtı haline getirmek isteyenlere karşı Şah Hüseyin duruşuyla cevap vereceğiz

– Şah Hüseyin’in yaşamı, mücadelesi, davasına sahip çıkışı bizlere örnek olacak. Alevi inancının neferleri olarak Haklı davayı yaşayacağız ve yaşatacağız. Kerbela şehitlerini anmak! Haksızlığa boyun eğmemek ve her türden ihanete, bölüp parçalamaya, yok etmeye ve biatci düşünceye karşı Şah Hüseyin’in duruşu sergilemekle eş anlamlıdır.

 

‘Laik eğitim için son durak olabilir’

Kadıköy Belediyesi Evlendirme Dairesinde proje okulları konu alan panelde söz alan bir veli “Ben anneyim evladımın geleceği için mücadele etmeye devam edeceğim” dedi. Eğitim Sen 8 No’lu Şube Yürütme Kurulu Üyesi Mustafa Turgut da, “Bu mesele herkesi ilgilendiriyor. Bu mesele laik, demokratik, bilimsel eğitim için son durak olabilir” diye konuştu. 

Panele proje okullarında öğrencisi bulunan velilerin yanı sıra HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan ve CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker katıldı. ”Projeniz değiliz. Okuluma, öğretmenime dokunma” pankartı açıldı. 

‘LAİKLİĞE DARBE!

Panelde konuşan velilerden Semra Ok çocuklarının söz konusu okullara girmek için çok emek harcadıklarını ifade ederek, “Oğlum bu sene YGS’ye girecek ama yaklaşık bir aydır okula gidemiyor. Yaşadığımız olayları laikliğe darbe olarak görüyorum” dedi. 

‘ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN ÇABALIYORUZ’

Diğer bir Veli Gülsüm Öner Yetkin, velilerin belli bir partiye ya da gruba yakın olmadığını bunun yerine çocuklarının geleceği için çabaladığını aktardı. Öner, “Bize ‘Niye sokağa çıkıyorsunuz,bu işlerle neden uğraşıyorsunuz?’ diyorlar. Ben anneyim evladımın geleceği için mücadele etmeye devam edeceğim” dedi. 

‘BU MESELE HERKESİ İLGİLENDİRİYOR’

Cağaloğlu Anadolu Lisesi öğretmenlerinden ve aynı zamanda Eğitim Sen 8 No’lu Şube Yürütme Kurulu Üyesi Mustafa Turgut, “Bu mesele  herkesi ilgilendiriyor. Bu mesele laik, demokratik, bilimsel eğitim için son durak olabilir” dedi. Turgut okuldaki görevinden atılmak istendiğini, ortada bir hukuksuzluk olduğu için de direneceğini söyleyerek şöyle konuştu: “Tedavisi mümkün olmayan yaralar açılıyor. Eğer biz kolay teslim olursak kırılganlık oluşur. Yapılan çalışmalar iktidarın 2023 hedefleri doğrultusunda ilerlediği ve bu yolla eğitimin geriletildiğine inanıyorum.”

Konuşmalardan sonra panel soru cevap şeklinde devam etti. (İstanbul/EVRENSEL) 

Erdoğan’ın tutukluluk haline itiraza red

Özgür Gündem Yayın Danışma Üyesi ve yazılarından dolayı tutuklanan Aslı Erdoğan tutuksuz yargılanma dilekçesi de İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafında gerekçe gösterilmeden red edildi

Kapatılan Özgür Gündem gazetesi Yayın Danışma Kururlu üyesi yazar Aslı Erdoğan’ın tutukluluk haline itraz reddedildi. Bakırköy Kadın Cezaevi’nde 16 Ağustos’tan bu yana tutuklu bulunan Erdoğan için verilen üçüncü tutuksuz yargılanma dilekçesi de İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimiliği tarafında gerekçe gösterilmeden reddedildi. Erdoğan’ın 16 Ağustos’tan bu yana özgürlüğünün gasp edildiğini dile getiren avukatı Erdal Doğan, “Mahkemenin gerekçe sunmadan tutukluğa itirazı reddetmesinin ceza usul hukukuna uymamanın keyfiliğinin göstergesi olmasının yanı sıra, Aslı Erdoğan’ın tutukluğunun hiçbir hukuku dayanağı olmadığının ve siyasi bir karar olduğunun da en somut göstergesidir” açıklamasında bulundu.

Kaynak: JINHA

Uğur Kaymaz’ı katleden polisin adı üstgeçide verildi

Mêrdîn’in Kızıltepe ilçesinde 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ı 13 kurşunla katleden polis Serdar Gökbayrak’ın ismi, İzmit’te bir üst geçide verildi

Mêrdîn’in (Mardin) Qoser (Kızıltepe) ilçesinde 21 Kasım 2004 tarihinde 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ı 13 kurşunla katleden ve 15 Temmuz darbe girişimi sırasında öldürülen polis Serdar Gökbayrak’ın ismi Kocaeli’nin merkez İzmit ilçesinde bulunan bir üstgeçide verildi. Eski İstanbul Yolu’nda Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Umuttepe Yerleşkesi B Kapısı’nın önünde yapılan üst geçit, İl Müftüsü Yusuf Doğan’ın yaptığı duanın ardından açıldı.

Üst geçidin açılış törenine Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, AKP Kocaeli Milletvekili ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, İzmit Kaymakamı Ersin Emiroğlu, il müdürleri ve polisin yakınları katıldı.

Serdar Gökbayrak, Uğur Kaymaz’ın katledilmesinin ardından Yaşafettin Açıksöz olan ismini Serdar Gökbayrak olarak değiştirmişti.

DİHA

Bir gazeteci daha Musul’da yaşamını yitirdi

Musul operasyonunu takip eden El Sumeriye televizyonu foto muhabiri Ali Risan, IŞİD çetesi üyeleri tarafından vuruldu

El Sumeriye televizyonu foto muhabiri Ali Risan’ın, Giyare’ye bağlı Şore kasabasının Xwin köyünde Musul operasyonunu takip ettiği sırada IŞİD çetesi üyeleri tarafından vuruldu. Irak merkezli yayın yapan Irak, Lübnan, Dubai ve Ürdün’de 700 çalışanı bulunan El Sumeriye televizyonu da kendi internet sitesinde yayınladığı haberde, bugün öğleden sonra Ali Risan adlı foto muhabirlerinin IŞİD tarafından vurulduğunu ve yaralandığını daha sonra ise yaşamını yitirdiği duyurdu.

‘Tek çıkar yol direniş’

Eğitim emekçilerinin açığa alınmasına yönelik tepkiler sürerken; Hatay’da toplanan Eğitim emekçileri, tek çıkar yolun direniş olduğu ifade etti

Eğitim Emekçilerinin görevden alınmasına yönelik tepkiler sürüyor. Hatay’ın Antakya İlçesinde bulunan Köprübaşı’nda toplanan eğitim emekçileri, hukuksuz bir şekilde görevden alınmalara tepki göstererek açıklama yaptı. Eğitim emekçilerine HDP Êlih (Batman) Milletvekili Mehmet Ali Aslan da destek verirken, açıklamayı Eğitim Sen Şube Sekreteri Ayhan Erkal yaptı.

Eğitim emekçilerinin direnişinin 44 gündür sürdüğünü belirten Erkal, tek bir arkadaşları açıkta kalmayana kadar mücadele edeceklerinin altını bir kez daha çizdi. Erkal’ın ardından KESK MYK üyesi Akman Şimşek de Ankara’ya yaptıkları yürüyüşü anlatarak, gözaltı süreçlerinde devletin “İşkence yok” iddialarının yalan olduğunu ve insanlara gözaltında işkence yapıldığını kaydetti. Eğitim emekçilerinin mücadelesinin zaferle sonuçlanacağını çizen Şimşek, eğitim emekçileri için tek çıkar yolun direniş olduğunu söyledi. Ardından söz alan HDP’li Aslan da, HDP olarak eğitim emekçilerinin direnişini selamladıklarını belirterek, kendisinin de öğretmen kökenli olduğunu hatırlattı. Vekil olmasına rağmen baskılardan kurtulamadıklarını belirten Aslan, dokunulmazlıkların kaldırılması ile kendilerine de baskı olduğunu dile getirirken, direnişten kaçmanın kimseye fayda sağlamayacağını ifade etti.

Yapılan konuşmaların ardından 10 dakikalık oturma eylemine geçildi. Oturma eyleminin ardından kitle alkış ve sloganlarla dağıldı.

AP heyeti Êzidî kampında

Kürdistan’da temaslarını sürdüren EMAP ve Avrupa Parlamentosu heyeti, Amed’te bulunan Êzidî kampını ziyaret etti

Avrupa Irkçılık Karşıtları Taban Hareketi (EGAM) ve Avrupa Parlamentosu’ndan oluşan heyet, Kürdistan’daki temaslarını bugün de sürdürmeye devam etti. Heyet temaslarının 3’üncü gününde Amed’te Yenişehir Belediyesi tarafından verilen kahvaltı ile başladı. Ardından Amed’in Yenişehir ilçesindeki Fidanlık Kampı’nda kalan Êzidîleri ziyaret etti. Heyete Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed Milletvekili Feleknas Uca da eşlik etti. IŞİD saldırıları sonucu göç etmek zorunda kaldıklarını aktaran Êzidîler yaşadıkları zorluklar hakkında bilgi verdi. Heyet temaslarını Mêrdîn (Mardin) ve Nisêbîn’de (Nusaybin) sürdürecek.

Kaynak: DİHA

‘İçerideki dostlarımıza’

Özgür Gündem gazetesi, 16 Ağustos 2016 günü ‘geçici’ olarak kapatıldı. Gazetenin sadece bir yargıcın kararıyla, Basın Kanunu’nda yeri olmayan ama Anayasa’da bulunan bir maddeye dayandırılarak kapatılmasına karşı yasal mücadelemizi veriyoruz. Ancak bu arada, okurlarımıza Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ile ulaşmaya çalışıyoruz. 

Özgürlükçü Demokrasi gazetesi, henüz dağıtım şirketlerinden biriyle anlaşma imzalayamadı. Bayilerde satılamayan gazetemiz, cezaevindeki okurlarımıza ulaşamıyor şimdilik maalesef. Birçok cezaevi yönetimi ile okurlarımız arasında bu nedenle sorunlar çıkıyor. Çünkü okurlarımız, böylesi bir engellemeyi -haklı olarak- anlayamıyor, kabullenemiyor.

Öncelikle bu durumu içerideki okurlarımızın öğrenmesini istedim. Özgür Gündem yayımlanırken, içeriden bana haftada 50-60 mektup geliyordu. Şimdi haftada bir-iki mektup gelse, müthiş seviniyorum. OHAL bahane edilerek, sık sık iletişim cezaları veriliyor çünkü. Verilmese de, bekletilse de, içeriye ısrarla kart ve hatta kitap göndermeye devam ediyorum.

İletişim cezaları aylık olarak veriliyor genelde. Yeni bir ceza uygulanmaya başlanmadan aradaki bir-iki günde bir ay boyunca genel mektuplar, sahibine topluca veriliyor; verilmek zorunda. O nedenle, içerideki dostlarımız, bana -bildiğiniz Ankara adresime- mektup gönderebilirler. Ben de, sorunlarınıza cevap olmaya, onların haberleştirilmesine devam ederim.

*Kapatılan Özgür Gündem Gazetesinin Eş Genel Yayın Yönetmeni

Baykal’dan ‘Başkanlık’ sözlerine düzeltme

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, başkanlık sistemine ilişkin sözleriyle ilgili, “Ben, başkanlık rejimi gelsin mi gelmesin mi sorusuna değil, bize rağmen gelirse CHP’nin ne yapabileceği sorusuna yanıt verdim. Elbette CHP, bu başkanlık projesine sonuna kadar ve tüm gücüyle direnmelidir ve direnecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Baykal, başkanlık sistemiyle ilgili sözlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamasında Gazeteci Avni Özgürel’in kendisini arayarak, “Ben hayret ediyorum, Başkanlık rejimi gelirse her yerde CHP seçimi alamaz gibi bir kanaat var. Siz ne dersiniz?” şeklinde bir soru yönelttiğini belirten Baykal, soruya, “Makamın özelliklerine uygun iyi bir aday oylarımızı artıracaktır. Ama asıl mesele CHP’nin gerçek kimliğine uygun, özündeki temel projeye sahip çıkan bir anlayışı parti olarak kamuoyunun önünde iddialı bir şekilde ortaya koyabilmektir. Çünkü Türkiye’nin CHP’nin temel siyasetine bugün her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır” karşılığını verdiğini aktardı.

Baykal, açıklamasında şunları kaydetti: “Dolayısıyla ben, başkanlık rejimi gelsin mi gelmesin mi sorusuna değil, bize rağmen gelirse CHP’nin ne yapabileceği sorusuna yanıt verdim. Elbette CHP, bu başkanlık projesine sonuna kadar ve tüm gücüyle direnmelidir ve direnecektir. Şunu unutmamak lazım ki bu ortamda başkanlık rejimi Türkiye’nin maruz kaldığı tehlikeleri büyük ölçüde artırır. Türkiye’nin bugün her zamankinden daha çok ortak akla, kurumsal düşünme ve davranmaya ihtiyacı vardır. Halbuki başkanlık rejimi, mevcut siyasi tabloya bakacak olursak çok daha keyfi ve şahsi uygulamaların önünü açacaktır. Bu da Türkiye’nin iç ve dış politika sorunlarının daha da karmaşık hale gelmesine neden olacaktır. Ama şunu da hatırlatmak isterim ki Fransa’da Sosyalist Parti anayasadaki başkanlık düzenlemesine tüm gücüyle karşı çıkmıştı. Ancak başkanlık rejimi onlara rağmen geldikten sonra Mitterand sosyalistlerin adayı olarak sonraki bir seçimde başkan seçilmiştir. Bu da kulaklara küpe olsun.” (HABER MERKEZİ)

Melda Onur: Hak ihlali oldu mu, gözümüzü kapamayacağız

Şerif KARATAŞ
İstanbul

CHP eski milletvekillerinden Rıza Türmen’in “Bir demokrasi cephesine gereksinim var” başlığı ile 13 Mayıs 2016 günü T24’te yayımlanan yazısıyla gündemleşen Demokrasi İçin Birlik, yarın ‘demokrasi buluşması’nı gerçekleştirecek.
CHP, HDP ve BDP eski milletvekilleri ile aydınlardan oluşan Diyalog Grubundan aynı zamanda Demokrasi için Birlik (DİB) Hazırlık Koordinasyon üyelerinden biri olan CHP Eski Milletvekili Melda Onur, Demokrasi İçin Birlikin “Herkes için demokrasi; demokrasi için birlik” çağrısı ile gerçekleştirdiği toplantısıyla ilgili gazetemize açıklamalarda bulundu.

‘DAYANIŞMA VE DİRENME MEKANİZMASI’

Onur, şunları söyledi: “Özellikle son dönemde, çeşitli, özgürlüklerin kısıtlandığı, gazeteciler üzerinden, akademisyenler üzerinden, ifade özgürlüğünden yola çıkılarak yapılan soruşturmalar, kadınlar üzerindeki baskılar, ve özellikle 15 Temmuz’un ardından iktidarın ‘ikinci darbe olacak’ korkusuyla OHAL’in kapsamını da genişletmesi, burada yaşanan pek çok mağduriyet gibi çeşitli konularda, insanlar tedirgin. Bundan sonra talep edilen, demokratik bir denetim, ortak denetim mekanizması kurmak. Parlamentonun bu kadar etkisizleştiği, iktidarın bu kadar güçlendiği bu noktada toplumsal, muhalefettin çeşitli kesimlerin, görüş ayrımı da olmadan, asgari, demokrasi talep eden, akademisyenlerin, hukukçuların, işçilerin, emek gruplarının, gazetecilerin, bu tür hak ihlallerinde ortak hareket edebilecekleri, bir denetim, bir dayanışma ve gerekirse ortak direnme mekanizması, kurulabilir mi? Bu demokratik hakkımızı nasıl kullanabiliriz? Biraz onların tartışılacağı, bir ortam olacağını umut ediyoruz. Buradan arzu edilen, bu demokrasi birliğini devamlı kılacak, bir yönetim kurulu gibi organın çıkıp, bundan sonraki süreçte bir denetim mekanizması oluşturmak. En basitini söyleyeyim size, Soma’da doğru dürüst bir denetime tabi tutulsaydı, bu kadar insan ölmeyebilirdi. Bu gibi birçok konuda, denetim mekanizmasını oluşturacak ve haksızlıklara karşı da dayanışma ve direnme bloku oluşturacak bir yapının çıkması umut ediliyor. Bunun ilk toplantısı olacak.”

YARIN BULUŞUYORUZ

Yarın yapılacak toplantının önceden alınan bir karar neticesinde planlandığını anlatan Melda Onur, “28 Haziran’da çeşitli platformların çağrısıyla böyle bir toplantı olmuştu. O toplantıda herkesin davetli olduğu bir ‘Demokrasi kurultayı yapalım’ dendi. Ama kurultay lafını gençler sevmediği için biz de buna ‘buluşma’ dedik. Kurultay biraz da siyasi partileri çağrıştırıyor. Haklılar. Çünkü bu sivil bir hareket olacak. Koordinasyonda çalışan arkadaşlar, gittikleri yerde, neyin amaçlandığını neyin hedeflendiğini anlattığı küçük toplantılar yapmıştı.” 
Onur, yarın Şişli Kent Kültür Merkezinde yapılan toplantıya ilişkin şu çağrıyı yaptı: “Demokrasiye ve insan haklarına sahip çıkmak, sadece siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin işi değildir. Aynı zamanda bireylerin, vatandaşların, kurumların, herkes yanı başındaki hak ihlalini tespit etmek, denetlemek, duyurmak, dayanışmak ve buna karşı bir baskı oluşturarak, ortak direnmek zorunda. Yanı başımızda hak ihlali oldu mu gözümüzü kapamayacağız.” 

TOPLANTININ PROGRAMI 

23 Ekim’de saat 09.00- 19.00 arasında Şişli Kent Kültür Merkezinde yapılacak toplantının programı şöyle:
09.00 Kahve- Kayıt
10.00 Açılış konuşması: Binnaz Toprak
10.15 Divan heyetinin oluşması
10.25 Rıza Türmen: Demokrasi için birlik konuşması
10.45 Selamlamalar
11.45-13.30 Sunumlar
13.30- 14.30 Yemek molası
14.30- 16.00 Sunumlar
16.00- 16.30 Kahve Molası
16.30-18.00 Sunumlar
18.30 Sonuç bildirgesinin okunması
19.00 Kapanış.