Ana Sayfa Blog Sayfa 6204

İzmirliler kısa filme doyacak

İzmir’in uzun soluklu tek uluslararası sinema etkinliği olan Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali, bu yıl 17’nci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Başta Kültür Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Sinema Genel Müdürlüğü olmak üzere Buca Belediyesi, Konak Belediyesi, Bayraklı Belediyesi, Karşıyaka Belediyesi ve Bayraklı Belediyesinin destekleri ile gerçekleştirilen Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali 1-6 Kasım tarihleri arasında İzmir Sanat, Fransız Kültür Merkezi, Karşı Sanat Merkezi ve Ege Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Yaşar Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi salonlarında gerçekleştirilecek.

Festivale katılan ünlü konuklar ile yapılacak söyleşilerin yanısıra kamera önü oyunculuk, görüntü yönetmenliği ve post prodüksiyon konularında düzenlenecek ücretsiz workshoplar sayesinde, kısa film konusunda her alanda eğitim sağlanmış olacak. Ünlü oyuncular İrem Altuğ, Bestemsu Özdemir, Yiğit Kirazcı ve Nazlı Tosunoğlu oyunculuk üzerine televizyon ve sinema ile ilgili deneyimlerini aktarırlarken Türkiye’nin usta yönetmenlerinden Erden Kıral filmleri ve sineması üzerine festival izleyicileri ile buluşacak. Ayrıca Türkiye’nin önde gelen görüntü yönetmenlerinden Uğur İçbak, Oktostore ve İstanbul Post Prodüksiyon Departmanı’nın uygulamalı olarak yapacakları görüntü ve kurgu eğitimleri de merakla bekleniyor. Temel yapım atölyesinde Yonca Ertürk proje hazırlama, sunma ve kaynak bulma konularında bilgi verirken, tasarım konusunda illüstrasyon sanatçısı Ethem Onur Bilgiç tecrübelerini paylaşacak. Ayrıca Tümay Özokur, Yrd. Doç. Dr. M.Melih Korukçu ve yönetmen Ali Adnan Özgür’ün birlikte düzenledikleri atölye ile kamera önü oyunculuğu konusunda tüm bilinmeyenler yanıt bulacak.

100 İLLÜSTRASYON İLE TÜRK SİNEMASI’NIN 100 YILI

Bandmag dergisinin Antalya Film Festivali için hazırladığı 100 ilüstrasyon ile Türkiye Sineması’nın 100 yılı sergisi de festival sırasında İzmirliler ile buluşacak. Sergide Vurun Kahpeye’den (1949) Yalnızlar Rıhtımı’na (1959), Sevmek Zamanı’ndan (1965) Sürü’ye (1978), Karılar Koğuşu’ndan (1989) Eşkıya’ya (1996), Bal’dan (2009) Kış Uykusu’na (2014), sinemamızın hafızalardan silinmeyen 100 filmine dair 20 genç illüstrasyon sanatçısının çalışmaları yer alıyor.

Fransa’daki OHAL’i örnek gösterenlere Fransız Bakan’dan cevap

Ankara’da bulunan Fransa Dış İşleri Bakanı Jean-Marc Ayrault, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı ortak basın toplantısında, “Fransa ile Türkiye’deki OHAL yapısal olarak farklı. Fransa’daki OHAL’lerde yargının hala bağımsızlığı söz konusudur” diye konuştu.

Jean-Marc Ayrault şunları söyledi:

Türkiye terörle mücadele çerçevesinde kendini savunmak hakkına sahiptir. OHAL süresini uzatmak da kendi hakkıdır. Fransa ile Türkiye’deki OHAL yapısal olarak farklı.
Fransa’daki OHAL’lerde yargının hala bağımsızlığı söz konusudur.

Sizlerdeki OHAL’de ise polis yetkilerine ekstra bir yetki getiriliyor. Hukuk devlerine saygısı ve temel hak ve özgürlüklerini göz önünde bulundurması ve yargılamaların adil bir şekilde sürdürülmesi gerekiyor. Yargılananların, faillerin konuyu üst makama götürmelerine imkan vermeniz gerekir.

ÇAVUŞOĞLU YANIT VERDİ: İKİ OHAL ARASINDA FARK YOK

Jean-Marc Ayrault’un bu sözlerine yanıt veren Çavuşoğlu ise şunları söyledi:

“Türkiye’deki OHAL ile Fransa’daki OHAL arasında fark yoktur, ikisi de terör örgütlerini hedef almaktadır. Aynı şekilde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne getirdiğimiz kısıtlamalar da aynı kapsamdadır. Fransa’yı hedef alan teröristler hangi muameleyi görüyorsa Türkiye’de darbe girişiminde bulunanlar da yargıya teslim edilmiştir. Fransa’daki ve Türkiye’deki OHAL Fransız ve Türk vatandaşlarının özgürlüklerini kısıtlamamıştır, etkilememiştir.”

“4 F-16 JETİMİZ OPERASYONDA YER ALIYOR”

“Musul operasyonuna çok yönlü bir şekilde katkı sağlıyoruz. Kuzey Irak’ta eğittiğimiz peşmerge güçleri ve Başika kampında eğittiğimiz yerel güçler aktif bir şekilde operasyonun içindeler. 4 tane F-16 jetimiz de operasyonda yer alıyor. Başika’daki kuvvetlerinmiz 700 DAEŞ’liyi öldürdü. Fransa ile birlikte Türkiye’nin de ortak hedefi Suriye ve Irak’tan DEAŞ’ı temizlemektir. Irak’ın güvenliği kendi güvenliğimiz kadar önemlidir. Irak’ın değişik bölgeleriniden çok sayıda PKK’lı ülkemize geliyor ve saldırılar düzenliyor. Şimdi de Sincar’ı 2. bir Kandil yapmak isiyorlar. Biz PKK’nın Irak’taki yapılanmasına daha aktif müdahale edeceğiz. Burada yapılanmasına müsaade etmeyeceğiz.”

 ‘İran’daki kadınlar için mücadele edeceğiz’

Koma Jinên Azadiye Rojhilata Kurdistan-Doğu Kürdistan Özgür Kadınlar Topluluğu (KJAR), geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği kongre ile yeni dönemin örgütlenme modelini tartıştı. Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin ve bu gelişmelerin kadına yansıma biçimlerinin ele alındığı kongrede önemli kararlar alındı. Kongre katılımcılarından KJAR Üyesi Berivan Şaxo, kadınların her alanda kendilerini güçlü kılmak zorunda olduğuna işaret ederek, “İran’da tüm kadınların kendi mücadelesini büyütmesi için önemli bir potansiyel bulunmaktadır. Önemli olan bu potansiyeli bir çatı altında örgütlülüğe kavuşturmak ve mücadeleyi kazanımlara dönüştürmektir” dedi.

‘Önemli adımlara vesile’

KJAR’ın sadece Kürt kadınları  değil tüm İranlı kadınlar için mücadele yürüten bir örgüt olduğuna işaret eden bir diğer KJAR Üyesi Peyman Viyan ise “Özellikle de İran’ın kadına yönelimleri her geçen gün daha farklı boyutlara varmaktadır. Bunun içinde kendimiz hem sürece hem de kadın renginde mücadeleye hazırlamak için böyle bir kongrenin bu süreçte olması önemli adımlara vesile olacaktır” dedi. İran rejiminin idamlarla toplumun sesini kısmaya çalıştığını aktaran Peyman Viyan, kongrede Leyla Kasım’ın idam edildiği 9 Mayıs ile Şirin Elumhuli’nin idam edildiği 13 Mayıs tarihleri arasındaki bir haftayı “Kadın mücadele günü” olarak belirlediklerini söyledi. Tüm kadınlara ‘örgütlenme ve birleşme’ çağrısı yapan Viyan, “Gün birleşme ve örgütlenme günüdür” dedi.

SILEMANÎ/JINHA

 

Marksist Kadın Atölyesi açıldı

 

Marksist Kadın Atölyeleri ile Şişli’deki yeni yerlerinin açılışını gerçekleştiren Ayışığı Sanat Derneği, kadının tarihini öğrenmek, geleceğini yazmak, bilim, sanat ve felsefe alanında çalışmalar yapmak üzere çalışmalarına başladı.

Etkinlikte ilk olarak konuşan Mücadele Birliği Üyesi Ebru Şahin, “Ayışığı Sanat Merkezi 28 yıldır bu topraklarda ezilen halklarla birlikte, kendi kurtuluşunu hedefleyen kadınlarla birlikte olmaya devam ediyor” dedi. Ardından sözü alan Marksist Kadın Akademisi’nden Songül Yüce ise zor bir dönemden geçildiğine dikkat çekerek, “Ancak her zor dönemi yeni alanlar yaratarak aşmayı çok iyi biliyoruz” sözlerini ifade etti. Akademi ile kadın alanında yeni bir sayfa açtıklarını belirten Marksist Kadın Akademisi’nden Fatma Yıldırım ise “Emekçi, işçi, öğrenci bütün kadınlarla bir araya gelip ataerkil sistem ve kadına yönelik şiddet gibi kimi konuları akademide beraberce tartışacağız. Bütün kadınları akademiyi sahiplenmeye çağırıyoruz” dedi. Akademide Özgür Basın adına konuşma gerçekleştiren JINHA Muhabiri Duygu Ciniviz de, basın üzerindeki baskılara dikkat çekerek “Tüm bu faşizan uygulamalara karşı yan yana olmaktan vazgeçmeyen tüm dostları selamlıyoruz” dedi. Etkinliğe aynı zamanda TV10 çalışanları ve Mücadele Birliği gazetesi çalışanları da destek verdi.

İSTANBUL/JINHA

 

 

 

Kadın Müzesi için hazırlıklar başladı

Amed’de Büyükşehir Belediyesi Kültürel Miras ve Turizm Daire Başkanlığı öncülüğünde Mezopotamya Kadın Müzesi kurulması için hazırlıklar başladı. Kadın Müzesi’ne ilişkin 30 Ekim’de akademisyenler ve diğer kadın müzesi çalışanlarının katılımıyla ön hazırlık konferansı gerçekleştirilecek. İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Kadın Müzeleri Konferansı’nda paylaşılan deneyimlerin kendileri için ön açıcı olduğunu belirten Büyükşehir Belediyesi Kültürel Miras ve Turizm Daire Başkanı Nevin Soyukaya, Mezopotamya Kadın Müzesi’nin diğer müzelerden farklılıkları olacağını söylüyor.

“Hem kültürel olarak hem coğrafya olarak çok farklılıklarımız var” diyen Soyukaya, bunun için İstanbul’da düzenlenen konferansın katılımcıları ile fikir alışverişinde bulunduklarını  ve ‘destek’ sözü aldıklarını söylüyor.

“Kürdistan’da Kürt kadınlarının deneyimi ve burada yeni edindiğimiz dostlarla müzecilik deneyimini paylaşarak iyi bir dayanışmayla müzecilik farkındalığını ortaya çıkaracağız” diyen Soyukaya, Mezopotamya Kadın Müzesi’nin kapsayıcılığının Amed’le sınırlı kalmayacağını belirtiyor.

‘Yol haritası çıkacak’

Kurulması planlanan müze ile ilgili Mezopotamya genelini ele almayı düşündüklerini söyleyen Soykaya, “Diyarbakır Mezopotamya’nın merkezi olarak düşünülebilir” diyor. ‘Kadının derinlikli tarihinin Mezopotamya’da başladığını’ ve bu nedenle müzeye Mezopotamya Müzesi adını verdiklerini ifade eden Soykaya, planlanan müzenin aynı zamanda kadın mücadelesini de anlatacağını söylüyor. 30 Ekim’de yapılacak toplantı ile ‘Nasıl bir müze tahlil ediyoruz’ sorusuna cevap arayacaklarını vurgulayan Soykaya, “Bir nevi yol haritamızın ana çerçevesini oluşturacağız” diyor. Toplantıda akademisyenler ve kadın örgütleri de yer alacak.

İSTANBUL/JINHA

 

 

 

MHP’nin hali ‘hem ağlarım hem giderim’ misali

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin genel başkanlık koltuğunu korumak için başkanlık sistemine “evet” demesinin ardından şimdi de referanduma gidilmesi halinde “hayır diyeceğiz” çarkı geldi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, referanduma gidilmesi halinde ise “hayır” oyu vereceklerini belirterek, “Başkanlık sistemini toplum hayatımıza uygun bulmuyoruz. Kurucu liderimiz Alparslan Türkeş Beyefendi, 60’lı yılların sonunda başkanlık sistemini dikkate almış ve kitaplarında da yazmıştı. ‘Parlamenter sistem’ diyeceğiz tabii. Başka ne diyeceğiz…” diye konuştu.

 

 

‘Demokrasi cephesi gerekli’

 

İstanbul’da partisinin bir etkinliğinde ırkçı bir grubun linç saldırısına maruz kalan CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, AKP milletvekilleri ile havuz medyası tarafından hedef haline getirildiğini ve saldırının da bu kesimlerce organize edildiğini söyledi.

İstanbul Bağcılar’da CHP İlçe Gençlik Kolları tarafından iki gün önce Malatya Akçadağ Güneşli Köyü Derneği’nde organize edilen “Başkanlık sistemi” konulu panele katılan Erdem ve partililer, bozkurt işaretleri yapan bir grubun linç saldırısına maruz kaldı. Maruz kaldıkları saldırıyı “yeni bir Madımak girişimi” olarak nitelendiren Erdem, panel için önceden bilgilendirme yapılmadığını belirterek, şunları söyledi: “Bağcılar’da etkinlik yapacağımızı ilan etmedik. Bu kitle örgütlü hareket etmektedir. Videoları elimizde var. Bozkurt işaretleri ile harekete geçiyorlar, örgütlü hareket ediyorlar. Bu zannediyorum Saray ile MHP’nin başkanlık koalisyonuna karşı gösterdiğim tepkiye yönelik bir saldırıdır.”

Türkiye’de siyasi ortamın artık iyice zehirlendiğini dile getiren Erdem, bu tablodan çıkış yolu olarak bir demokrasi cephesi kurulmasına ihtiyaç olduğunu vurguladı.

ANKARA / DİHA

 

 

 

Tutuklu yazar için etkinlik

Aslı Erdoğan için verilen üçüncü tutuksuz yargılanma dilekçesinin de gerekçesiz olarak reddedilmesi, Avrupa’dan Türkiye’ye bir dizi etkinlikle protesto ediliyor. Avusturya’nın başkenti Viyana’da dün, Erdoğan için AUTONOM Kadın ve Lezbien Zenturum’un düzenlediği geniş katılımlı bir etkinlik yapıldı. Taxim Hill Hotel’in 3 Nolu Salonu’nda ise 26 Ekim’de “Aslı Erdoğan’a Özgürlük” başlıklı bir basın toplantısı düzenlenecek.

‘Kitabını kap da gel’

Beyoğlu Mephisto’da ise 27 Ekim’de 40 yazarın yarımşar saatlik değişimlerle katılacağı “Kitabını Kap Gel, Yazarlar Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay için İmzalıyor” başlıklı bir etkinlik düzenlenecek. Tarih Vakfı Salonu’nda “Aslı Erdoğan Edebiyatı” başlıklı bir panel düzenlenecek. Leman Kafe’de 15 dansçının Aslı Erdoğan’ın “Merhaba” oyunu için yazdığı “Dili kesilmiş kadının monologları” kesmeleriyle,  “Aslı’yı Dansa bekliyoruz” başlığıyla performans sergilenecek.

İSTANBUL/ANF

 

 

 

AP heyetinin temasları sona erdi

Avrupa Irkçılık Karşıtı Hareketi (EGAM) ve Avrupa Parlamentosu parlamenterlerinden oluşan 15 kişilik heyetin Kürdistan’daki temasları sona erdi. Heyet, 3 günlük temasları kapsamında ilk olarak Amed’de İHD’den insan hakları ihlallerine ilişkin bilgi aldı. Özyönetim direnişine yönelik soykırım saldırılarının yoğun olarak yaşandığı Sûr ilçesinde yaşamını yitirenlerin aileleri ile bir araya gelen heyet, daha sonra Sûr ilçesinde incelemelerde bulundu.

AKP’liler görüşmedi

Temasları kapsamında Diyarbakır Valisi ile görüşme gerçekleştirmek isteyen heyete, valilik tarafından İçişleri Bakanlığı’na yazılı başvuru yapılmadığı gerekçesiyle randevu verilmedi. AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’ndan randevu talep eden heyete, olumlu veya olumsuz karşılık verilmedi. AKP İl Başkanı ile görüşme gerçekleştirmek üzere il binasına giden heyet, il başkanı ile de görüşemedi.

Heyet Êzidîler ile görüştü

HDP Milletvekili Sibel Yiğitalp ile görüşme gerçekleştiren AP heyeti, çatışmalara ilişkin bilgi aldı. Heyet, HDP Amed Milletvekili Feleknas Uca ile Êzidî Kampı’na yaptığı ziyaretin ardından Amed’deki temaslarını bitirdi. Temaslarının 3’üncü gününde sokağa çıkma yasağının yıkım ile sürdüğü Mêrdîn’in (Mardin) Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde heyet aileler ile bir araya geldi. Nisêbîn’deki temaslarının ardından Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk ile bir araya gelen heyetin görüşmeleri sona erdi. Heyet gözlem, inceleme ve görüşmelerini raporlaştırarak uluslararası kamuoyu ve Avrupa Parlamentosu’na sunacak.

‘Duyduklarım dehşet verici’

Kürdistan’da yaşanan savaşı yerinde görmek amacıyla Avrupa’dan gelen Avrupa Irkçılık Karşıtları Taban Hareketi (EGAM) ve Avrupa Parlamentosu parlamenterlerinden oluşan heyette yer alan İnsan Hakları İçin Gençlik Girişimi (YIHR KS) üyesi Albert Selimi, karşılaştığı katliam ve yıkım karşısında dehşete kapıldığını dile getirdi. Kendisinin de 17 yıl önce Kosova’da yaşanan savaştan etkilenen biri olduğunu aktaran Selimi, “Savaş hukuku dahi olmadığını anladım. Yaşananları duyarken dehşet içinde kaldım” dedi.

AMED/DİHA

 

 

AABK “Hiçbir tehdit Alevileri haklı mücadelesinde alıkoyamayacaktır”

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu 5. olağan seçimli genel kurulu 22 Ekim 2016 tarihinde Almanya’nın Düsseldorf şehrinde toplanarak yeni yönetimi seçti. Yönetime; Hüseyin Mat, Özgür Öz, Veli Aydın (Almanya), Mehmet Ali Çankaya, Ethem Şahin (Avusturya), Erdal Kılıçkaya, Süleyman Akgül (Fransa), İsrafil Erbil, Aynur Akel (Britanya), Cem Bitnel, Bülent Ant (İsviçre), Zeynel Özen (İsveç), Yüksel Çevik (Hollanda), Çağdaş Sağlıcak ( Danimarka), Fatma Binici (Belçika) seçildi.

Seçimler sonrasında sonuç bildirgesi okundu.  “Hiçbir tehdit Avrupa’daki Alevileri haklı mücadelesinde alıkoyamayacaktır.” denilen sonuç bildirgesinin tamamı ise şöyle;

AABK GENEL KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ

AKP, Ortadoğu’daki mezhep savaşını Türkiye’ye taşımak istiyor

15 Temmuz süreciyle başlayan ve Olaganüstü Hal uygulamalarıyla devam eden süreçte, AKP

Hükümeti ve Erdoğan sözde darbe girişimi’nin arkasına sığınarak, ülkedeki toplumsal muhalefeti sindirmeye çalışmaktadır. Ülkemizde daha önce örneklerini yaşadığımız darbe dönemlerinde olduğu gibi darbecilerin ilk hedefinin özgür basını susturmak olduğunu da biliyoruz. Uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmış olan basın ve ifade özgürlügü AKP Hükümeti’nin keyfi uygulamalarıyla ayaklar altına alınmıştır. Hiçbir suça bulaşmamış ve kamuoyuna karşı sorumluluğu gereği sadece gazetecilik görevini ifa eden onlarca gazeteci ve aydın cezaevlerinde bulunmaktadır.

Türkiye’de özgürlükler ortadan kalkmıştır.

Yeni Türkiye’nin tartışma konusu ise can güvenliğidir

Tek suçu barış istemek olan binlerce akademisyenin üniversitelerle ilişkileri kesilirken yine. yüzlercesi can güvenliği gerekçesiyle Avrupa’nın çeşitli ülkelerine göçmek zorunda kalmıştır.

AKP’lilerin bireysel silahlanma çağrıları ve Aleviler başta olmak üzere demokrasiye inanmış kesimlere yönelik nefret söylemlerinin artması sürecin daha tehlikeli bir boyuta evrildiğini görmekteyiz. AKP, Ortadoğu’daki mezhep savaşını Türkiye’ye taşımak istiyor. Bu gelişmeler son yıllarda Türkiye için daha sık dillendirilen iç savaş tehlikesini belirgin bir hale getirmiştir.

Hiçbir tehdit Avrupa’daki Alevileri haklı mücadelesinde alıkoyamayacaktır.

Son dönemde dikkat çeken bir başka gelişme ise Avrupalı Alevilere dönük olumsuz söylemlerdeki artıştır. Erdoğan başta olmak üzere AKP yöneticilerinin Avrupa’daki Alevi hareketine yönelik söylemleri nefret suçu kapsamına girmektedir. AKP’nin ve derin devletin derdi, Alisiz Alevilik değil, devletsiz Aleviliktir. Avrupa Alevi Hareketi’nin hedef alınmasının en büyük nedeni; verdiği hak arama mücadelesi ve bağımsız çizgisidir.

Uzun bir süredir Avrupa Alevi Hareketi’ni hedef gösterenlere ise cevabımız nettir: Hiçbir tehdit Avrupa’daki Alevileri haklı mücadelesinde alıkoyamayacaktır. Alevi toplumu olarak yeni katliamların kapımızı çalmasını beklemeyeceğimiz gibi tarihsel misyonumuza uygun şekilde sürecin gereğini yapacağız. Tekrar altını kalın çizgilerle çiziyoruz ki: Olası katliam girişimleri karşısında meşru müdafaa hakkımızı sonuna kadar kullanacağız. Birliğimizi ve mücadelemizi hep birlikte yükselteceğiz.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu

22 EKİM 2016