Ana Sayfa Blog Sayfa 6213

Kocasakal Elçi’yi ‘unutunca’ avukatlar platforma çıktı

Yeni yönetimini belirlemek için bir araya gelen İstanbul Barosu Genel Kurulu’nda konuşan İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal’ı Amed Baro Başkanı Tahir Elçi’yi anmadığı için tepki gösterdi. Özgürlükçü Çağdaş Avukatlar’ı Elçi’nin fotoğraflarıyla platforma çıktı

İstanbul Barosu’nun yeni yönetim kurulunu belirmek üzere bugün genel kurula gidiyor. Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen olan genel kurulda 5 aday yarışıyor. İstanbul Barosu’na kayıtlı onbinlerce avukatın oy kullanacağı genel kurulda, salona giden Özgürlükçü Çağdaş Avukatlar’ı ve onları destekleyen avukatlar, katledilen Tahir Elçi’yi unutmadı. Avukatlar, “Tahir Elçi ölümsüzdür” sloganları atarak, üzerine “Barış elçisi” yazılı Elçi’nin fotoğrafını kongre merkezinin girişine astı. Kongre merkezi girişine ve genel kurulun yapılacağı salona avukatlar tarafından “İmralı tecridi kaldırılsın”, “Savaşa karşı halkların barışını savunalım”, “Cizre’de yanan insanlıktı, insanlığı savunacağız” döviz ve pankartları astı.

5 aday yarışıyor

Beş adayın yarıştığı genel kurulda Özgürlükçü Çağdaş Avukatlar adına Av. Several Ballıkaya, Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu adına Av. Mehmet Durakoğlu, Milliyetçi Avukatlar Grubu adına Av. Ali Rıza Kaplan, Hukukun Üstünlüğü Platformu adına Av. Mehmet Sarı, Avukat Hakları Grubu adına Av. Ömer Kavilli adaylığını açıklamıştı.

Avukatlar kurulu terk etti

Genel kurul, İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal’ın konuşmasıyla başladı. Konuşmasında kameralar önünde katledilen Amed Baro Başkanı Tahir Elçi’yi anmaması büyük tepkiye neden oldu. Avukatlar tepkileri Elçi’nin fotoğraflarıyla platforma çıkarak gösterdi. “Tahir Elçi onurumuzdur”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Hepimiz Elçi’yiz öldürmekle bitmeyiz” sloganları atan avukatlar salonu terk ederek genel kurulu protesto etti.

Kılıçdaroğlu’ndan Arif Sağ’a taziye ziyareti

Kılıçdaroğlu, Arif Sağ’ın oğlu Tolga Sağ ve ailenin diğer üyelerine de ” başsağlığı ” dilerken Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran ile İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat da ziyarette hazır bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı, Musul’dan sonraki hedefi açıkladı

Avrupa Konseyi’ndeki yoğun çalışmaların ardından basın toplantısında, Sputnik’in “Rakka hedef, ama hangi koalisyon için? Batı ve özellikle Fransa bu operasyona katılacak mı? Kara birlikler gönderilecek mi?” sorularını yanıtlayan Hollande, “Hayır” dedi ve şöyle devam etti:

ABD, Rakka operasyonunda Türkiye’yle çalışmaya hevesli “Bildiğiniz gibi Fransa’nın bunun için kara birlikleri yok. Irak’ta bu ülkenin güçlerine destek vermemiz, kara birlikleri göndererek doğrudan müdahale edebileceğimiz anlamına gelmez. Rakka operasyonu için Arap, Kürt, ılımlı muhalefet unsurlarını birleştirebilecek tüm güçleri destekleriz. Suriye’deki hedeflere saldırdık ve Rakka’nın alınması için bunu yapmaya devam edebilirdik. Ama bu henüz böyle değil.”

Hollande dün, Avrupa Konseyi Zirvesi’nin açılışı öncesinde, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Acı çeken halka insani yardımın ulaştırılabilmesi için ateşkesin devam etmesi ve Suriye’nin geleceği hakkında siyasi tartışmanın ilerlemesi için maksimum baskı yapmamız gerektiği konusunda Avrupalıları ikna etmek için bu konsey toplantısına geldim” ifadelerini kullanmıştı.

Normandiya Dörtlüsü toplantısının ardından Almanya Başbakanı Angela Merkel ile birlikte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i ateşkesi uzatma konusunda ikna etmeye çalıştıklarını belirten Hollande, “Henüz ateşkese uyulmadığı ve Halep’i ezme isteğinden vazgeçilmediği sürece tüm seçenekler açık” diye konuşmuştu.

Malva’nın sergisi Qamişlo’da

Cizîrê Kantonu Kültür Konseyi, Kürt sanatçı Umer Hemdî diğer adıyla Malva’nın anısına, ölümünün 1. yılında Qamişlo’daki Mihemed Şêxo Kültür Merkezi’nde sanatçının eserlerinin yer aldığı bir sergi açtı. Sergide Kürt ressamların Malva için hazırladığı tablolarda sergilendi. Hena Dawûd ve Erfan Hemdî tarafından basılan ve sanatçının ailesi tarafından imzalanan, sanatçının hayatını anlatan kitap ve fotoğraflar da sergide yer aldı. Sanatçı Azad Bavê Dilo’da Malva’nın anısına müzik dinletisi sundu. Baas rejimi döneminde resim sanatını icra etme alanı bulamayan Malva, çalışmalarına Avusturya’da devam etmişti.

QAMIŞLO

Kadın fotoğrafı farklı hissediyor

Amed Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Daire Başkanlığı ile Diyarbakır Fotoğraf Amatörleri Derneği (DİFAK) tarafından “Özgürlük” temasıyla düzenlenen 4. Diyarbakır Uluslararası Fotoğraf Günleri sona erdi. Fotoğraf Günleri’ne Bağımsız kadın fotoğrafçılardan oluşan “4 Plus” aracılığıyla katılan Nazik Armanekyan ve Anush Babajanyan, kadın fotoğrafçılığını anlattı. 2002’den beri fotoğraf sanatıyla ilgilenen Armanekyan, fotoğraf çekmeye ilk olarak stüdyoda başladığını ve ardından foto-muhabir sonrasında ise belgeselcilik alanında faaliyet gösterdiğini belirtti. Armanekyan, transseksüellerin yaşamları ve 1915’te Ermeni Soykırımı’ndan kurtulan ihtiyarların fotoğraflarını çektiğini söyledi. Toplumun eşcinsellere sıcak bakmamasının hatta nefretle yaklaşmasının bu konu üzerinde yoğunlaşmasına neden olduğunu söyleyen Armanekyan, fotoğraflarında transseksüellerin kimlik ve kişiliklerini yansıtmaya çabaladığını ifade etti. Armanekyan, kadın olmanın fotoğrafa bakış açısı, hissiyat ve ilgi alanları açısından farklı yaklaşımlar sunduğunu belirtti. Fotoğrafçılığın dünyayı farklı gözlerle görmeyi sağladığını vurgulayan Armanekyan, “Bu kadın ya da erkek olmak değil. Kamera kişiyi dünyaya; insanların dünyasına açmayı sağlıyor. Herkesin göremediği farklı gözlerle dünyayı görmeyi sağlıyor” diye kaydetti.

Çatışmalı ortamı yansıttı

Belgesel fotoğrafçısı Anush Babajanyan ise katıldığı fotoğraf günlerinde fotoğraflarıyla Nisan 2016’da Karabağ’daki çatışmalı ortamı yansıttı. 4 Plus Belgesel Fotoğrafçılığı Merkezi vasıtasıyla Azerbaycan ve Ermenistan arasında Karabağ’da çıkan savaşta bulunan Babajanyan, kadın olmanın çalıştığı alan fotoğrafçılığında fark oluşturmadığını, Ermenistan’da kadının da erkeğin de aynı zorluklarla karşı karşıya olduğunu söyledi. 4 gün boyunca bulunduğu savaştaki izlenimlerini paylaşan Babajanyan, Türkiye’nin Kürdistan coğrafyasındaki savaşlarıyla ilgili olarak benzer sorunlar içermediğini, tek benzerliğin insani değerlerin unutulması, sorunların insanların birbirini öldürmek yoluyla çözüleceği inancının devam etmesi olarak gördüğünü söyledi.

AMED / JINHA

Roza Kadın Korosu 3’üncü yılında

Adını devrimci önder Rosa Lüksemburg’tan alan Roza Kadın Korosu, 3’ncü yılında kadınlarla buluşmayı sürdürüyor. Yaklaşık 3 yıl önce “Tek başına mırıldanma birlikte söyleyelim” şiarıyla yola çıkan korunun kayıtlarının 30 Ekim’e kadar süreceği ifade edildi. Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği (AKA-DER) tarafından yürütülen koro, İlk olarak 20 kadınla yola çıktı. Birçok etkinlikte sahneye çıkan ve farklı dillerde, çok sesli söyleme denemeleri de yapan kadın korusu, halk ezgileri, dünya devrim marşlarından eserleri seslendiriyor. Koroda her yaştan ve meslekten kadınlar bulunurken, eğitmenlerin tamamı ise kadınlardan oluşuyor.

‘Senin de sesin eksik olmasın’

Koro çalışmasının yürütücülerinden Sevda Eyiol, “Ezgilerimiz, mücadelemiz içinde büyürken senin de sesin eksik olmasın” diyerek, kadınlara katılım çağrısı yaptı. Özgür, eşit ve kardeşçe bir dünya kurma inancıyla şiddetin, tacizin, tecavüzün ve emek sömürüsünün karşısında kadın mücadelesini ileriye taşımak için biraya geldiklerini belirten Eyiol, “Tek başıma ne yapabilirim karşılığında birlikte şarkı söyleriz dedik, şarkılarımızla umudumuzu büyütür, meydanlara çıkar bize dayatılanlara karşı mücadele ederiz dedik” diye konuştu.

ANKARA

Yüksekdağ ve Demirtaş’tan dayanışma mektubu

HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, çeşitli cezaevlerinde bulunan gazeteci ve yazarlara dayanışma mektubu gönderdi

Basına yönelik saldırıları eleştiren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, tutuklu bulunan gazeteci ve yazarlarla dayanışmak amacıyla mektup yazdı. Yüksekdağ ve Demirtaş, cezaevlerinde bulunan gazeteci ve yazarlardan Ahmet Altan, Aslı Erdoğan, İnan Kızılkaya, Mehmet Altan, Murat Aksoy, Nazlı Ilıcak, Özgür Amed, Şahin Alpay ve Zana (Bilir) Kaya’ya mektup yazdı.

Eşbaşkanlar mektuplarında basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı için çalışmanın bitmeyen bir mücadele olduğunu ve zor zamanlarda dik durmanın onurlu bir davranış olduğunun altını çizerek dayanışma duygularını iletti. Söz konusu isimlere cezaevinden en kısa zamanda çıkmaları dileklerinde bulunan eşbaşkanlar, buna dönük hukuki sürecin de takipçisi olduklarını vurguladı.

CHP’li Erdem’in bulunduğu binaya saldırı: Madımak’la karşı karşıyayız

Bağcılar’da partisinin etkinliğine katılan CHP’li Eren Erdem’in de bulunduğu dernek binasının etrafını saran ırkçı bir grup, binayı taşlıyor. Erdem saldırının devam ettiğini söyledi 

CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem’in bulunduğu binaya ırkçı gruplar tarafından saldırı gerçekleşti. CHP Bağcılar Gençlik Örgütü tarafından Malatya Akçadağ Köyleri Derneği’nde gerçekleştirilen etkinliğe katılmak için dernek binasına giden Erdem, burada bir süre kaldıktan sonra binanın etrafı ırkçı bir gruplar tarafından sarıldı. Burada sloganlar atan grup, daha sonra derneği taşlamaya başladı.

Eren Erdem Periscope üzerinden yaptığı canlı yayında şunları kaydetti:

“Bağcılar’dayız. Panel gerçekleştiriliyor. Panellimize dışarıdan saldırı gerçekleştirilmiş durumda. Bulunduğumuz binanın etrafı kuşatılmış. Emniyet güçleri her zaman ki gibi yok. Dışarıda kendisine Ülkü Ocakları diyen bir güruh var. Bahçeli’ye söyledğim sözler nedeniyle binaya baskın yapmaya çalıştılar. Bunları buraya gönderenleri biliyoruz. Başkanlıktaki duruşumuz nedeniyle. Panelimizi proveke ettiler. Camlar çerçeveler inmiş durumda.

İçeriye taş atıyorlar. İstanbul’un göbeğinde Bağcılar’da saldırı altındayız. Arkadaşımız yaralı şekilde geldi. Bağcılar’da devlet yok. burada devlet yok. Tamamen provakasyon. Bizleri linç etmeye çalışıyorlar. Bir Madımak’la karşı karşıyayız. Devlet yok, polis yok. Başkanlık sistemeine karşı olduğu için linç ediyorlar. İnsanlar yaralanmış durumda. Şu anda saldırı altıdnayız. Dışarıda Ülkücü diye kendini tanımlayan gruplar saldırıyor. Nerede bu hükümet. “

Can Dündar’a saldıran Şahin’e tahliye

Gazeteci Can Dündar’a İstanbul Adalet Sarayı önünde silahlı saldırıda bulunan Murat Şahin, ‘tutuklu geçirdiği süre’ göz önünde bulundurularak, tahliye edildi

Gazeteci Can Dündar’a Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde silahlı saldırıda bulunan Murat Şahin tutuklu yargılandığı davada tahliye edildi. İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmaya 8 yıl 10 aya kadar hapsi istenen tutuklu sanık Murat Şahin ve “kasten yaralama”, “azmettiricilik” ve “silahla tehdit” suçundan 6 buçuk yıla kadar hapsi istenen tutuksuz sanık Ergün Celep katıldı. “Azmettirmek”ten yargılanan diğer sanık Sabri Boyacı’nın katılmadığı duruşmada, saldırıda yaralanan NTV muhabiri Yağız Şenkal duruşmada hazır bulundu. Hakim, mahkemenin verdiği görevsizlik kararına Ergün Celep’in avukatının itiraz ettiğini, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin de itirazı kabul ettiğini belirterek, savcılığın tüm kamera görüntülerini içeren hard diski dosyaya gönderdiğini kaydetti. Duruşmada söz alan sanık Murat Şahin’in avukatı, müvekkilinin kaçma şüphesi bulunmadığı ve mağdur olduğunu savunarak, tahliyesini talep etti. “Azmettirmekten” yargılanan sanık Celeb ise, mağdur olduğu iddiasında bulunarak dosyadan çıkarılmak istediğini istedi.

‘Görevsizlik kararı yerinde değil’

Ardından söz alan Dündar’ın avukatı Bülent Utku, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevsizlik talebini reddetmesine ilişkin kararını yerinde bulmadığını vurgulayarak, “Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nden dosyaya bir rapor sunulmuş. Rapora göre arkadaşlıkları tespit edilmiş. Sanık Murat Şahin’in 3 aylık süre esas alınarak Facebook hesabı incelenerek kimlerle görüşme yaptığı ve diğer sanıklarla bağlantısı olup olmadığı tespit edilebilir. Raporda bu husus yazılıdır” dedi. Celep’in avukatı Yılmaz Abuşoğlu ise, “Bizim başından beri Can Dündar’ın dinlenmesi yolunda talebimiz vardır” dedi. Yargıç, Utku’nun soruşturmanın genişletilmesi talebini delillerin büyük bir kısmının toplandığı gerekçesiyle reddetti.

Şahin tahliye edildi

Yargıç ara kararında sanıklar ve avukatlarına esasa ilişkin beyanları için süre verilmesine karar verdi. Mahkeme, sanık Şahin’in üzerine atılı suçların niteliği ve tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önünde bulundurularak tahliye edilmesine hükmederek duruşmayı 15 Aralık’a erteledi.

Kaynak: DİHA

Kepenk kapatma valilik tarafından yasakladı

Tunceli Valiliği, ilginç bir karara imza atarak esnafın kepenk kapatmasını yasakladı

Dersim’in Pîlemûriye Vadisi’nde 16 Ekim Pazar günü yapılan bombardıman ve ardından çıkan çatışmada yaşamını yitiren 13 gerilla için bugün Dersim esnafının tamamının kepenk kapatmasının ardından Tunceli Valiliği, kepenk kapatmayı yasaklayan karar aldı. Sıra dışı yasakla ilgili “Kepenk kapatmayla ilgili Valilik Emri” başlıklı açıklama yapan Valilik, Anayasa ve kimi kanunlara atıfta bulunduktan sonra, şu karara yer verdi: “Bu itibarla, kamu düzeninin korunması için yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 32’nci maddesi hükmü gereğince ilimiz sınırları içinde bulunan işyerlerinin toplu olarak kapatılmasının yasaklanması, aksine davranılması halinde mevzuat çerçevesinde adli ve idari işlemler yapılması, bu kararın ilanen tüm vatandaşlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına tebliğ edilmesi Valilik Makamının 21.10.2016 tarih ve 2016/983 sayılı Olur’ları ile uygun görülmüştür. Bu karar yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.”

DİHA