Ana Sayfa Blog Sayfa 630

Musa Anter anmasında fotoğraf çekilmesi suç sayıldı!

Tutuklu gazetecilerden Lezgin Akdeniz hakkında hazırlanan iddianamede  Musa Anter’in anmasına katılmak suç sayıldı

Amed’te 8 Haziran 2022’de gözaltına alındıktan 8 gün sonra tutuklanan gazetecilerden Lezgin Akdeniz’in duruşması 11 Temmuz’da Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. İddianamede, Akdeniz ve beraberindekiler “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla cezalandırılmak isteniyor.

İddianamenin Akdeniz’e dair bölümünde, yapım şirketlerinin faaliyetleri, haberler ve programlar suçlama konusu yapıldı. İddianamede, “yurt dışında yer alan örgütün basın merkezlerinden yapım şirketleri üzerinden” Akdeniz’e gönderilen bir talimatın olmadığı belirtildi. Ancak Akdeniz’in Ari Yapım Şirketi’nde kameraman olarak faaliyet yürütmesi nedeniyle suçlama konusu yapılan yapım şirketinin tüm içeriklerinin (program, haber) iştiraki olduğu iddia edildi.

 SGK kaydından örgüt propagandasına

Akdeniz’e dair dikkat çeken bir başka ayrıntı ise haber kaynaklarıyla yaptığı telefon görüşmeleri oldu. Akdeniz’in yaptığı programlar için haber kaynaklarıyla yaptığı görüşmelere dair iddianamede şu değerlendirme yapıldı: “Bahse konu tape ile ilgili olarak şüphelinin örgütsel içerikli yayınlar gerçekleştiren  STERK TV isimli haber Ajansına destek veren Ari yapım isimli iş yerinde SGK kaydının bulunması göz önünde bulundurulduğunda Ari yapım isimli iş yerinin terör örgütünü övücü nitelikte yayınların bulunduğu, terör örgütünün propagandasını yaptığı ve kanalın PKK/KCK terör örgütünün yayın organı gibi hareket ettiği anlaşılmış şüphelinin de PKK/KCK terör örgütünün amaç ve ideolojileri doğrultusunda hareket ettikleri (…)”

Apê Mûsa’nın anması suç sayıldı

İddianamede Akdeniz’in 20 Eylül 2019 tarihinde Amed’te Musa Anter’in ölüm yıl dönümüne dair yapılan etkinliğe katılması suçlamalar arasında yer alarak, “Söz konusu örgütsel içeriklerin yer aldığı basın açıklaması ve anma etkinliğine şüphelinin de katılarak fotoğraf taşıyan şahıslar arasında yer aldığı” denildi. Akdeniz’in 8 Mart 2019’da açlık grevindeki bir tutukluyla yaptığı haber; 5 Şubat 2019 tarihinde yine açlık grevindeki bir tutuklunun annesiyle yaptığı röportaj; 24 Eylül 2018 tarihinde Hewsel Bahçeleri’ndeki tahribata dair araştırma haberi suç sayıldı.

Hozan Hemîdo’nun yaşam hikayesi suç delili sayıldı

İddianamede, Akdeniz’in yaptığı “Hafıza” programına dair “1990’lı yıllarda gerçekleşen olaylarla ilgili terör örgütüne müzahir şahısların hayat hikayelerinin konu edildiği…” iddiasında bulunuldu. Akdeniz’in, Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ilçesinde 1993’te JİTEM tarafından katledilen Hamit Gezginci (Hozan Hemido) için yaptığı telefon görüşmeleri de iddianamede yer aldı. İddianamede, programda hayat hikayesi işlenmek istenen Hozan Hemido’ya dair emniyet bilgi sistemleri üzerinden yapılan araştırmada herhangi bir kaydın bulunmadığı ifade edildi. Ancak Hemido’nun yaşamına dair ANF’de yayımlanan bir haber üzerinden, “Hamit GEZGİNCİ isimli şahsın PKK/KCK terör örgütüne müzahir ve PKK terör örgütünün önem atfettiği şahıslardan olduğu, terör örgütü lehine şarkılar bestelediği ve seslendirdiğine yönelik haberin yer aldığı…” değerlendirmesi yapıldı.

Haber: Azad Altay / MA

#Musa #Anter #anmasında #fotoğraf #çekilmesi #suç #sayıldı

Yeşil Sol Parti İzmir adayı Canan Kebeç Özkan: HADEP’ten bu yana mücadelede

Yeşil Sol Parti’nin İzmir’deki kadın adaylarından Canan Kebeç Özkan, HADEP’ten bu yana örgütlü mücadele içinde. KHK’li bir Eğitim emekçisi olan Özkan mücadelesini Meclis’e taşımak istiyor

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Ege’nin tüm illerinde seçim çalışmaları sürdürüyor. Partinin İzmir’deki 28 milletvekili adayı arasında yer alan kadın adayları, güçlü mücadele gelenekleriyle tüm dikkatleri üzerine çekiyor. O adaylardan biri de İzmir ikinci bölge ikinci sıra adayı Canan Kebenç Özkan.

Özkan Kimdir?

Özkan, 1983 yılında Malatya’da dünyaya geldi. Kürt Alevi bir ailenin çocuğu olan Özkan’ın çocukluk ve gençlik yılları Malatya’da geçti. Ailenin Alevi ve sosyalist kimliğinden dolayı baskı altında büyüyen Özkan, 2000 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliğini okudu. 2004’te mezun olan Özkan, üniversitede okurken Halkın Demokrasi Partisi’nin (HADEP) çalışmalarında yer aldı. 2004 yılında okuduğu Van’a öğretmen olarak atanan Özkan, sendikal alanda mücadele etti. 2008’de tayin ile İzmir’e gelen Özkan, 2017 yılında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildi. Özkan, öğretmenliğe başladığından bugüne kadar aktif olarak Eğitim Sen ve KESK içinde görevler alarak hem emek hem de kadın mücadelesi verdi.

HADEP’te gençlik çalışmaları

Özkan, gençlik çalışmalarından başlayıp emek ve sendikal alanlarda büyüttüğü mücadelesini şimdi meclise taşımak istiyor. Malatya’da sistemin her zaman Alevi Sünni çatışması yaratmaya çalıştığını söyleyen Özkan, “Halkları bir birinden ötekişleştiren, özel politikaların yaşandığı kentlerden biridir. Malatya’da yaşayan her Alevi çocuk benim yaşadığım ötekişletirme şiddetine maruz kalmıştır. Bu baskılar altında büyüdüm. İlk politikleşme sürecim 1999 yılında HADEP gençlik çalışmaları ile başladı. Okulu bitirdikten sonrada emek ve sendikal mücadelem başladı” dedi.

Eşitsizlik ve yoksulluk

Özkan seçim çalışmalarına ilişkin MA’dan Semra Turan ve Delal Akyüz’e konuştu.

Öğretmen olduğunda toplumdaki eşitsizliği çocukların gözünden çok daha net bir şekilde gördüğünü ifade eden Özkan, “Alevilerin, mültecilerin ötekileştirilmesini, romanların dışlanmasını, Kürt ve yoksul çocuklarının ezilmesini bir öğretmen olarak çok daha iyi gördüm. O zamanda çocuklar için mücadele etmeliyim dedim. Bunun bilinci ve inancıyla mücadelemi büyütmeye çalıştım” diye belirtti.

Hedeflerimiz var

Emek, demokrasi ve barış mücadelesini sendikal alandan siyasete taşımak istediğini belirten Özkan, neden Yeşil Sol Parti’de yer aldığını şöyle açıkladı: “Kadın özgürlükçü bir paradigma, ekolojik bir toplum, ekolojik bir yaşam, barış içerisinde bir gelecek için Yeşil Sol Parti’den aday oldum. Cumhuriyetin yüzyılı inkar, ret, yok sayma ve asimilasyonla geçti. Bizler Cumhuriyetin en karanlık 20 yılından geçtik. Faşist, tekçi, erkek egemen bir düzen içerisinde son 20 yılımızı tarihin en kanlı en karanlık iktidarıyla geçirdik. Değiştirmek gibi bir umudumuz var. Cumhuriyetin 2’nci yüzyılını inşa ederken, 3’ncü yol perspektifi ile demokratik cumhuriyeti inşa etmek için hedefimiz ve inancımız var. Bu nedenle Yeşil Sol Parti ile yola çıktım.”

Yola çıktık

Umut dolu bir gelecek inşası için yola çıktıklarının altını çizen Özkan, bu seçimden beklentisini şu sözlerle aktardı: “Bu seçimde İlk olarak tecridin kaldırılması, savaş politikasının son bulmasını umut ediyorum. Yıllardır hayalini kurduğumuz onurlu bir barışın kapılarını aralanacağı, onurlu bir barışa yürüyeceğimizin umudunu taşıyorum. Zindandaki bütün arkadaşlarımızı aramızda görmenin ümidini taşıyorum. Bu seçimde savaşın bitmesini, yoldaşlarımızla, özgür günlerde omuz omuza olacağımızı hayal etmek istiyorum. Ama bu seçim şöyle anlaşılmamalı, mücadele seçime endeksli değil. Barış, demokrasi, kadın, emek mücadelesi seçimlerden bağımsız kesintisiz süren bir mücadele ve devam edecek. O nedenle biz bu seçimde onurlu bir gelecek için yola koyulduk.”

İZMİR

 

#Yeşil #Sol #Parti #İzmir #adayı #Canan #Kebeç #Özkan #HADEPten #yana #mücadelede

Ölü bulunan Naz’ın ailesi: Kızımızın intihar ettiğine inanmıyoruz

Sakarya’da hemşire olarak çalışırken, evinde şüpheli şekilde ölü bulunan Cizîrli hemşire Dicle Naz’ın ailesi, kızlarının intihar ettiğine inanmadıklarını belirterek, olayın aydınlatılmasını istedi

Sakarya Korucuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri bölümünde görev yapan 27 yaşındaki Şirnex Cizîrli (Cizre) hemşire Dicle Naz, 13 Nisan’da evinde şüpheli şekilde ölü bulundu. Kesici aletle hayatını kaybettiği beliren Naz’ın, 2 yıldır kentte hemşirelik yaptığı ve bugüne kadar herhangi bir sorun yaşamadığı öğrenildi. Naz’ın hayatını kaybetmesinin ardından çalıştığı hastane yönetimin herhangi bir açıklama yapmaması ve ailesine baş sağlığında bile bulunmaması dikkat çekerken, Naz’ın anne ve babası kızlarının kendini öldürdüğüne inanmadıklarını ifade ederek, olayın bir an önce aydınlatılmasını istedi.

Elbiselerini bile değiştirmemiş

Naz’ın babası Abdulaziz Naz, kızlarının hiç bir sağlık ve başka bir sorununun olmadığını belirterek, “Rahatsızlıklarımdan dolayı Sakarya’ya cenazesini almaya gidemedim. Ama onun evine giden arkadaşları ile görüştük ve bize, ‘evinin kapısı arkadan kilitliydi.’ Saat 6’da hastaneden çıkmış. Arkadaşı ona, ‘yemek yapacağım akşam yemeğine bize gel’ demiş. O da arkadaşına, ‘elbiselerimi değiştirip geleceğim’ demiş. Ama daha sonra sesi çıkmamış ve gitmemiş. Arkadaşı da telefondan aramış ama telefonuna da cevap vermemiş. Daha sonra arkadaşı kalkıp evine gidiyor. Kapısını çalıyor ama açmıyor. Arkadaşı endişeleniyor ve polisi arıyor. Polis kapıyı kırarak içeri girdikten sora kızımın cansız bedeniyle karşılaşmış. Elbiselerini bile değiştirmemiş. Hemşire önlüğü halen üstündeymiş. Bu olay bir saat içinde oluyor” diye konuştu.

Tehdit edilmiş

Görüştüğü bir arkadaşının kendisine, “çalıştığı bölümde hastalardan biri ona ben 3 kişiyi kestim, seni de keseceğim” diye tehdit ettiğini söylediğini kaydeden baba Naz, “Bu şahıs hastanedeymiş. Eğer bu kişi kızıma bu tehdidi yapmışsa nasıl olur da hastane yönetimi bunun önüne geçmez? O kişiyi nasıl durduramamışlar? Benim aklım almıyor. Bir insan kendini öldürmek istese bu şekilde öldürmez. Kızımın intihar ettiğine inanmıyorum” dedi.

Nasıl bulamıyorlar?

Baba Naz, devletin olayı aydınlatmakta yetersiz kaldığını söyleyerek, “ Kimin bu eve girdiğini nasıl bulamıyorlar? Biz olayın peşini bırakmayacağız. Bu olay açığa çıkana kadar durmayacağız” diye belirtti. Dicle Naz’ın annesi Meryem Naz ise, kızının kendini öldürdüğüne ihtimal vermediğini kaydederek, ” Benim kızımın bir sorunu yoktu. Olayın çözülmesini istiyorum” diye konuştu.

ŞIRNEX

#Ölü #bulunan #Nazın #ailesi #Kızımızın #intihar #ettiğine #inanmıyoruz

Türkiye’den Duhok’a göç eden yurttaşa silahlı saldırı

Türkiye’de hakkında açılan davalar nedeniyle  Federe Kurdistan Bölgesi’nin Duhok kentine göç etmek zorunda kalan Hüseyin Türeli, silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti

Federe Kurdistan Bölgesi’nin Duhok kentinde dün akşam saatlerinde bir kişiye yönelik silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda, Duhok’taki Family Alışveriş Merkezinde “Aslı Börek” isimli işyerinin işletmecisi olduğu belirtilen Hüseyin Türeli hayatını kaybetti.

Türeli’nin Türkiye’deki davaları nedeniyle Federe Kürdistan Bölgesi’nin Duhok kentine göç ettiği ve geçtiğimiz yıl Mayıs ayında da bir saldırı düzenlendiği öğrenildi.

HABER MERKEZİ

#Türkiyeden #Duhoka #göç #eden #yurttaşa #silahlı #saldırı

Qoser’de seçim bürosu açılışına polis saldırdı

Mêrdin’in Qoser ilçesinde Yeşil Sol Parti seçim büro açılışı sırasında polisin biber gazı ile halka saldırısına gençler havai fişeklerle karşılık verdi

Mêrdin’in Qoser (Kızıltepe) ilçesine bağlı Tepebaşı Mahallesi’nde Yeşil Sol Parti kitlesel katılımla seçim birüsu açılışı gerçekleştirdi. Kitlenin coşkuyla halay çektiği sırada polis atılan sloganları gerekçe göstererek kitleye biber gazı ve tazyikli su ile saldırdı. Polisin saldırısına havai fişeklerle karşılık veren gençler ile polis arasında bir süre çatışma yaşandı. Çatışma daha sonra sona erdi.

HABER MERKEZİ

#Qoserde #seçim #bürosu #açılışına #polis #saldırdı

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Kürtler’ videosu: Milyonlarca Kürde terörist muamelesi yapılıyor

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Kürtler’ başlığıyla yayınladığı videoda, ‘Milyonlarca Kürt’e terörist muamelesi yapılıyor, bu provokasyona sakın ama sakın kanmayın’ dedi

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sanal medya hesabından bir video daha yayınladı.

Kılıçdaroğlu, yayınladığı “Kürtler” başlıklı videoda, “Sevgili halkım son yıllarda ne zaman seçim konuşsak saray ne zaman seçimi kaybedeceğini görse Kürtlere toplu bir yaftalama, terörist muamelesi yapma durumu başlıyor. Utanç verici. Gerçekten de utanç verici. Şu anda milyonlarca Kürt’e terörist muamelesi yapılıyor. Her gün durmadan, her gün milyonlarca lirayı sosyal medya trollerine harcıyorlar. O troller bana hakaret edebilmek adına Kürtlere terörist muamelesi yapıyorlar, insanımızı devlete yabancılaştırıyorlar. Ne için? Üç beş oy için. Utanmıyorlar. Gerçekten de utanmıyorlar. Bay Kemal’e iftira atacaklar diye milyonlarca insanın haysiyetiyle oynanır mı?” diye sordu.

Videonun devamında Kılıçdaroğlu, şunları ifade etti: “Allah aşkına söyleyin bana. Milyonlarca insanın haysiyetiyle oynanır mı? Sevgili halkım, siz bu yaptıkları propagandaya sakın ama sakın kanmayın. Kardeşlik hukukumuzu unutmayın. Kesinlikle unutmayın. Türk ile Kürt’ü kardeş yapan kader var. Kader bizi bir araya getirdi. Kader bize kardeş olun dedi. Kader bizi Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da koyun koyuna yatırdı. Kardeş sevgisi gibi derin bir sevgi yoktur. Yüzyıllardır beraber kaldık. Beraber yaşadık. Hiçbirimiz yolumuza yalnız gitmedik, gidemedik. Üç, beş oy için, kardeşliğe kimsenin zarar vermesine asla ve asla izin vermeyeceğiz. Az kaldı.”

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlundan #Kürtler #videosu #Milyonlarca #Kürde #terörist #muamelesi #yapılıyor

Cizîr’de silahlı saldırı: 1 ölü

Cizîr’de silahlı saldırıya uğrayan Azam Badur isimli yurttaş hayatını kaybetti

Şirnex’ın Cizîr (Cizre) ilçesine bağlı Cudi Mahallesi’nde akşam saatlerinde kimliği belirsiz kişi veya kişilerin silahlı saldırısına uğrayan Azam Badur isimli yurttaşın hayatını kaybettiği öğrenildi. Çevredeki yurttaşların olayı sağlık ekiplerine ve polislere haber vermesi üzerine bölge ablukaya alınırken, Badur Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalede Badur’un hayatını kaybettiği belirlenirken, cenazesi otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Haberi duyan ailesi ve akrabalarından oluşan yüzlerce kişi hastanenin önüne akın etti.

Badur’un cenazesi otopsi işlemlerinden sonra Cizîr Asri Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Kaynak: MA

#Cizîrde #silahlı #saldırı #ölü

Kimsesizler mezarlığına defnedilen Akdoğan için başvuru

Mêrdîn’de 30 Mart’ta kimsesizler mezarlığına defnedilen 3 HPG’liden Ali Akdoğan’ın ailesi, çocuklarının cenazesinin teslim edilmesi için başvuru yaptı

Mêrdîn’in Omeriya (Ömeryan) bölgesinde 12 Mart’ta gerçekleştirilen hava saldırısında hayatını kaybeden 3 HPG’linin cenazesi 29 Mart günü Artuklu ilçesinde bulunan Kamor Şehir Mezarlığı’ndaki Kimsesizler Mezarlığına defnedilmişti. Kimliği tespit edilemeyen cenazelerden birinin Ali Akdoğan’a ait olduğu belirlenirken, ailesi yerel kaynaklardan edindiği bilgiler üzerine bugün Wan’dan Mêrdîn’e geldi. Cenazenin teslim edilmesi için Mardin Cumhuriyet Savcılığına giden aile, DNA örneği vermesi için hastaneye yönlendirildi.

DNA örneği veren aileye cenazenin ne zaman teslim edileceği konusunda savcılık tarafından “gidin sonucu bekleyin” dediği belirtildi.

DNA testinin sonuçlanması için aylarca bekleyeceklerini yönünde bilgilendirilen aileye önceliğin depremzedelere verildiğini ve dört ya da altı ay içinde kendilerine ancak sıranın gelebileceği ifade edildi. Hastaneden kaydı olmasına rağmen oğullarının kendilerine verilmemesine tepki gösteren aile, “Bizi aramadan defnettiler. Tüm çabamıza rağmen sonuç alamadık. Kimsesizler mezarlığına defnetmeleri ailelere acı verme amaçlıdır. Yoksa neden kimliği, adresi tespit etiklerine rağmen ailelere haber vermeden defin etsinler” dedi.

Aile, oğullarının defnedildiği kimsesizler mezarlığına gittikten sonra Wan’a dönmek zorunda kaldı.

Kaynak: MA

#Kimsesizler #mezarlığına #defnedilen #Akdoğan #için #başvuru

Yeşil Sol Parti’ye evet

İşçi, emekçi ve köylüler Ankara Gar’ından dirilip gelip bir daha ölmemek için Yeşil Sol Parti’ye EVET diyecekler, deprem felaketinde enkazda “kimse var mı?” sorusuna yanıt alamayanlar gelip Yeşil Sol Parti’ye yeniden yaşamı kurabilmek için EVET oyu verecekler

Fatma İzol

Halklar kazanacak; çünkü Yeşil Sol Parti çatısı Demokratik Cumhuriyet’i inşa etme yetkisidir.

Yeni bir tarih yazıyoruz, demokratik cumhuriyeti inşa etmek için canhıraş çalışma yürüten biz demokrasi sevdalıları kadere inanıyor muyuz? Bilemiyorum ama ben bir tür kaderciyim galiba. İnsanların kendi kaderlerini kendileri yazdığı gibi toplumların da kendi kaderlerini kendilerinin yazdığına inanmaktayım. Son 50 yıldır Kürt halkı ölerek yaşamayı, yaşatarak yaşamayı, acıların dibinin dibini görerek yaşamayı ama ne olursa olsun yaşamayı hedef tahtasına koymuş inatla. Öteki sayılan herkesi de yarattığı Nuh’un Gemisi’ne davet ederek boğulmaktan kurtarmaya çalışıyor. Bu gemi günahsızların pirüpaklerin gemisi, herkesin kendince ucundan tutarak değer katmaya yeminler ettiği, hayatını ortaya koyduğu, bedelleri göze aldığı son eşiği geçme hamlesi. Komünal ahlak ile kapitalist ahlaksızlığı nasıl yeneceğinin ferasetini oluşturmaya çalışırken bütünün ihtiyaçlarını gören taraftan bakan yeni ve sağlam bir anayasal sözleşmenin zemininin artık oluştuğunun haykırışları bu çatıdan yükseliyor.

Cumhuriyet öncesi oluşturulan ‘21 anayasasının belki uygulanmış olması Türkiye halklarının bugün çok daha uygar bir düzeyde ve ekonomik olarak refah içerisinde olmasını sağlayacaktı. Halkların kendi kaderini belirleme hakkından tutalım anayasanın 23 maddesinden 14’ünün özerklik üzerine yazılmış olması hayli dikkat çekici olmakla birlikte halklar için bir tür özerk modeli işaret etmekteydi. Ayrıca; “Daha önce de değindiğim gibi anayasada hiçbir etnik grubun adı geçmemektedir. Bu bağlamda 1921 anayasasında herhangi bir ulus için özerklik statüsünün öngörülmemiş fakat anayasa ile bütün etnik grupların özerk bir idareye sahip olacağı radikal demokratik sayılabilecek bir sistem ortaya konulmuştur. Özerklik konusunda Kürtlerin ön plana çıkmasının sebebini anlamak için ise birkaç noktanın altını çizmek gerekiyor.” Abdullah Öcalan’ın bu belirlemeleri de 1921 anayasasının ne denli önemli olduğunun altını çizmek için yol göstericidir. İşte Yeşil Sol Parti çatısı Demokratik Cumhuriyet perspektifi ile kendi anayasasının içine 1921 anayasasında olmayan kadın özgürlükçü bakış açısını da ekleyerek çağdaş bir kimlik kazandırmıştır. Bu nedenden dolayı Yeşil Sol Parti’ye halklardan EVET.

Kadınlar kazanacak, çünkü Yeşil Sol Parti kadınların partisidir.

İlk ezilen ve köleleştirilen ırk olan kadın cinsi ile ilgili özgün çalışma yürüterek; özel savaş politikalarının hedefine koyduğu kadınların kamudaki yerini yeniden alması için etkin söz söyleyen yürekli kadınların kimi ölümü göze alırken, kimi taciz tecavüz ve 30 yıl gibi hiç bitmeyen yıllarca cezaevlerinde çürütülme ile terbiye edilmeye çalışıldı. Bedel ödeyenler ve bedel ödemeye hazır olan kadınların mor çizgisine dönüşen Eş Başkanlık sistemi diğer partileri de demokratikleştirmek için kaçınılması zor bir senaryo oluşturdu. İnançların da demokratikleşmesine giden yolu açan Kürt kadın hareketinin bu modeli Alevi cemaatlerinin Pirlik makamında yine yeniden kadın Pirlerin post sahibi olmalarını desteklerken, kimi yerlerde uygulama hayata geçirildi bile. İnanç sistemlerinde öncülüğün kadında olması toplumsal kapsayıcılığı beraberinde getireceği için radikal demokrasinin her alanda hızla hayat bulmasını sağlayacağından üzerinde durulması gereken en önemli faktördür. Kadının ezoterik gizem öğretmenlik rol ve misyonu yine kadının şekillendireceği yaşam felsefesi yoluyla toplumu sağaltıcı özellik kazanacaktır.

Söyleyecek sözü, çözümü geliştirecek gücü olan biz kadınların her alanda yasal koruma altında olmak için geliştirdiğimiz olmazsa olmaz mor çizgilerden bir diğeri olan fermuar sistemi ile kamusal tüm alanlarda eşit temsiliyeti kabul ettirdiğimiz mücadele zemini yaşamın her yerinde kazandırıcı başat rol oynayacaktır.

Kürt kadınları Jin Jiyan Azadî heyulasını dalga dalga bölgenin etkin bir sihirli formülü haline getirirken, cadı kazanlarında kaynatılan bütün bilge kadınların bilge kızları ordusuna dönüştüler. “Dans edemeyeceksem eğer bu devrim benim değildir” diyen Emma Goldman’ın gıpta ile bakacağı dans edenlerin, etmeyenlerin, doğurup doğurmayacağına, ne giyeceğine kendisi karar verenlerin ve sadece kendisi olduğu için burada olanların, kendi toplumsal sözleşmesini kendisi yazanların, yaşatanların mor çizgisi Yeşil Sol Parti kadınların kendi doğurduğu partidir. Bu nedenden dolayı Yeşil Sol Parti’ye kadınlardan EVET.

Gençler ve genç kalanlar kazanacak, çünkü Yeşil Sol Parti gençlerin emeği üzerinden oluşan bir partidir.

Öfkeliyiz; genç kadınlarla bu çivisi çıkmış sistemi değiştireceğiz. Kobanê’de DAİŞ’in korkulu rüyası olan genç kadınlar, bu seçim sürecinde kendilerine dayatılmak istenen gerici zihniyetin korkulu rüyası olacak. “Size tek bir oy yok” sloganını toplumsal öfkeye dönüştüren genç kadınlar sandıkları yeşile boyarken Demokratik Cumhuriyet’in mihenk taşlarını örecekler.

Mazlum Doğanlar, Kemal Pirler ve Deniz Gezmişler ayrı ayrı yerlerde kıvılcımlar yakmasaydı bugün Radikal Demokrasi mücadelesini bu kadar halklaştırabilir miydik diye durup düşünmek gerekir. Vahşet zindanı Amed direnişi, Madımak’tan yükselen alevler, Yürüyen Şehitlerin pratiğinde zindan gerçekliği olmasaydı Yeşil Sol Parti olur muydu? Gençlerin açtığı yoldan yürüyen, yürümeye devam eden ve dahi yolu açmak için can veren gençler Suruç’tan kalkıp gelip yaşayabilmek ve yaşatabilmek için Demokratik Cumhuriyet’i inşa edebilmek için Yeşil Sol Parti’ye EVET diyecekler.

İşçi, emekçi ve köylüler Ankara Gar’ından dirilip gelip bir daha ölmemek için Yeşil Sol Parti’ye EVET diyecekler, deprem felaketinde enkazda “kimse var mı?” sorusuna yanıt alamayanlar gelip Yeşil Sol Parti’ye yeniden yaşamı kurabilmek için EVET oyu verecekler.

Bizim hikayemiz o kadar acıklı ki tek bir oyumuzu bile heba edemeyecek kadar borçluyuz. Kaderimizi yeni baştan yazıyoruz, hem bireysel kaderimizi hem de toplumsal kaderimizi. Bu nedenden dolayı Yeşil Sol Parti’ye EVET…

DBP PM Üyesi*

#Yeşil #Sol #Partiye #evet

CHP Hukuk Komisyonu Şenyaşar ailesini ziyaret etti

Urfa Adliyesi önünde Adalet Nöbeti’ni sürdüren Şenyaşar ailesinin iftar sofrasına CHP Hukuk Komisyonu eşlik etti

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti, 756’ncı gününde devam ediyor.

Pirsûs’taki evlerinden Riha Adliyesi önüne gelen Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar, “Şenyaşar ailesi için adalet” yazılı pankartı önünde nöbetini sürdürdü.

Ramazan dolayısıyla ailenin adliye önünde açtığı iftarına bugün CHP Riha İl Başkanlığı Hukuk Komisyonu eşlik etti.

RIHA

#CHP #Hukuk #Komisyonu #Şenyaşar #ailesini #ziyaret #etti