Ana Sayfa Blog Sayfa 6315

‘’Aşk ile” diye başlardı söze!

Yolumuz, ‘’Kürdistan Aleviler Birliğinin’’  24 Kasım 1992 deki, Köln Kuruluş toplantısında kesişti.  Tam 24 yıldır, o gün birlikte verdiğimiz ikrara bağlı kalarak, birlikte yürüyoruz. Bazen önde, bazen arkada, bazen yan yana, ama hep beraber inançla ve inatla, zorluklara direne direne yürüyoruz.

‘’Ayağa kalkacaksan hizmet için kalk’’ diyen, YOL ulularımızın ilkelerine göre yürüyoruz.  ‘’Aslını inkâr eden haramzadedir’’ diyen Pirlerin gösterdiği hakikate göre yürüyoruz. ‘’Her ne arar isen, kendin de ara’’ düsturuna göre yürüyoruz. YOL’ da Sevgiyi, Rızayı, İkrarı ilke edinerek yürüyoruz. Hakkı İnsanda, Muhabbeti Pirde, Hakikati Mürşit-i Kâmilin izinde arayarak yürüyoruz. ‘’Yol bir, Sürek bin bir’’ diyen Pir’in, 72 millete bir nazardan bakma hoşgörüsü ile yürüyoruz. Öğrenerek, Öğreterek,  bildiğinin Piri, Yol ’un talibi olarak yürüyoruz. Kızarak, küserek, DAR da barışarak yürüyoruz. Alevi Yol ve Erkânını saptıranlara, Asimilasyonu dayatanlara, Irkçılığa peşkeş çekenlere, menfaat kapısı olarak pazarlayanlara karşı amansız mücadele ederek yürüyoruz.

KAB’dan (Kürdistan Aleviler Birliğinden), FEK’e (Kürdistan Aleviler Federasyonuna), oradan FEDA –Demokratik Alevi Federasyonuna, Yöneterek, Yürüterek, Demokratik Alevi hareketine hizmet vererek yürüyoruz.  ZÜLFÜKAR dan SEMAH’a Alevi toplumunun sorunlarını, tarihini, felsefesini, inanç hizmetlerini, yol ve Erkanlarını yazarak, basın alanında alternatif yayıncılık ile yürüyoruz.

Ama bu yürüyüşte, Haşim KUTLU Can, hep bir adım önde yürüyen, üreten, direten, bir rehber olarak, onlarca KİTAP, yüzlerce makale ile Yazarlıkta,  Tuvale nakşettiği onlarca felsefe efsanesi ve kahramanı ile RESAM olarak, kendine has, düalizmi ile Pir olarak, Söze kattığı ahenk ile Şair olarak, bizlere çok şey öğretti. Alevi hareketine büyük bir arşivsel miras kazandırdı.

Onun Dersimden, Maraş’a devam eden serüveninde, yaşadıkları, devrimcilik yılları, zindan anıları,  Nihayet Avrupa süreci ve Alevi İnancındaki kominal toplumcu öz’ ün açığa çıkarılmasındaki katkı ve geliştirdiği vizyon, bugün tüm alevi kurum ve kadrolarına perspektif oluşturmuştur. Artık o sadece FEDA’nın bir kadrosu değil, tüm alevi hareketinin görüş ve perspektiflerinden yararlandığı bir ALEVİ YOL rehberidir. Alevi inanç hareketinin ARİF’lik makamını hakkıyla temsil eden bir dönemde, yaratıcılığının en verimli bir zamanın da, beklenmedik bu hakikate göçü, hem kurumsal olarak FEDA için, Yoldaş olarak bizler için ve de tüm alevi hareketi için yerini dolduramayacağımız büyük bir kayıp olmuştur.

Ne zaman, böyle ansızın gelen süpriz ayrılıklar yaşansa, hep daha derinden yaşanan bir hüzün ile çarpar yüreğimiz. Gidenlerin ardından söz söylemek bir vefa olsa da, Gitmeden, değer ve takdiri esirgememek, her zaman daha bereketlidir.  Yoksa nasıl çoğala biliriz.

Yan yana, can cana olunca, kuvvet de kudret de bizimledir. Ulular boşuna mı der, ‘’ Bir olalım, İri olalım, Diri olalım’’.  Her Can ve canlı, hatta cansız, bu kâinatın kanununa uyacak, inancımızın da DEVRİYE ile dile getirdiği, Dondan, Don a girecek, bitmeyen yolculuk hep devam edecek.

Ne mutlu, bu âlemde, Can olarak zuhur edip, etrafını aydınlatan Nur-u Nebilere, Arif-i Kamillere. Rehber-i Mürşitlere.

Haşim Kutlu hizmeti ve himmetiyle bu makamlara aday olarak bu dünya durağında ışık oldu, dolu gitti.  İnancımıza göre, eksiklik doğamızın bir kanunudur. Her gün eksiklerimizle kavgamız sürecektir.  Kendimizi ancak böyle arındırabiliriz.

Umuyoruz ve diliyoruz ki eksiği az, fazlası çok olsun.

Haktan gelen, Hakka döner, Işık olup, Nur’a evrilir.

Haşim Can’a Xızır Yoldaş ola.

İnancımıza olan ikrarı ona rehber ola.

Hizmetleri şahidi ola.

Sevgi ve saygı ile anacağız.

27.04. 2016

Ana’lar, Çocuklar, Can’lar Cambridge Üniversitesinde Semah döndü

 

Britanya Alevi Federasyonu’nun her yıl geleneksel olarak düzenlediği Alevi festivali’nin bu yıl altıncısı gerçekleştiriliyor. Britanya Alevi Federasyonu‘nun organize ettiği 6. Alevi festivali açılış resepsiyonuna bu yıl İngiltere’nin ünlü üniversitelerinden Cambridge Üniversitesi ev sahipliği yaptı.

Cambridge Üniversitesinin ev sahipliğinde, Cambridge Union Society salonunda gerçekleşen resepsiyon etkinliği, Pir Mehmet Yüksel dedenin çerağı uyandırması ile başladı.

Britanya Alevi festivaline, Britanya’nın tüm bölgelerindeki Aleviler katılımları ile destek verirken, Londra’dan festivale katılanlar için Londra Alevi Kültür Merkezi tarafından otobüs seferleri düzenlendi.

Britanya Alevi Federasyonu çatısı altında semah eğitmenleri; Saffet Yörükel, Seher Ağbaba, Mehmet Aydoğmuş, Kerim Hakko tarafından yetiştirilen aralarında çocuklarında bulunduğu 250‘den fazla kişinin oluştuğu semah grupları sahne aldı. Amasya Semahı, Turnalar Semahı, Sofra (Koç Baba) Semahı, Ali Nur Semahı, Ey Şahin Bakışlım, Burdur Kırtıl Semahı, Malatya Kırat Semahı, Urfa Kısas Semahı, Kayseri Sarız Semahı, Malatya Bozok Semahı, Yaradan Aşkına, Erzincan Kırklar Semahılarına; Mustafa Kılçık, Barış Baran, Dursun Can Çakın, Yılmaz Çakmak, Ali Polat, İsmail Eren, tarafından Britanya Alevi Federasyonu bünyesinde bağlama eğitimi alan 90‘dan fazla kişi eşlik etti.

Ali Sizer ve Erol Parlak, Cambridge Üniversitesindeki açılış resepsiyonuna ezgileri ve yürekleri ile eşlik ederken Altıncı Alevi Festivali‘nin açılış resepsiyonunda Ana’lar, Çocuklar, Can’lar etkinliğe katılanlar ile birlikte Cambridge Üniversitesinde semah döndüler.

Biritanya Alevi federasyonu başkanı İsrafil Erbil yaptığı açıklamada şunları ifade etti.

Bugün Britanya‘da altıncı Alevi Festivali‘nin açılış resepsiyonu Zakirlerimiz ve semahlarımızla birlikte Cambridge Üniversitesi‘nin Union Society Debate salonunda yapıyoruz. Bir öncekini geçen yıl Oxford Üniversitesi‘nde yapmıştık. Altı yıldır yapılan festivallerimizin açılışlarında özellikle Semahlarımız, Zakirlerimiz, Deyişlerimiz, Gülbanklarımızın, Üniversiteler ülkesi olan İngiltere‘nin önemli üniversitelere çatısı altında buluşması özellikle gençlerimizin sitelere yönlendirilmesi oraları hedef alarak kendilerine belirlemeleri önemli diye düşünüyoruz. Aslında zakirlerimizin ve semahlarımızın açılışları yada değişlerin burada; bu Avazların bu salonlarda duyulmasının bizim için en önemli tarafı Aleviliğin alevi geleneği göreneği Alevi inancı ritüellerinin “bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” ilkesi ile buluştuğunu, asla hurafeler gibi, bir takım dogmalar gibi bazı ritüellerle yada söylemlerle Aleviliğin tarif edilemeyeceğini aleviliğin bilim ve ilim dışında asla tarif edilemeyeceğini, bu nedenle bilim ve ilim merkezlerinde Aleviliğin buluşmasının önemli olduğunu düşündüğümüz için buraları seçtik bu nedenle bugün burdayız.”

İngiltere‘nin başkenti Londra’da Harringey belediye başkan yardımcısı Aligül Özbek; Cambridge Üniversitesi’nde Alevilerin semah dönmesinin bir tarih olduğunu söyledi.

Bugün burada dünyanın en eski ve yerleşik üniversitelerinden birisi olan Cambridge Üniversitesi’nde Alevilerin semah dönmesi bir tarihtir. Bizim için çok önemlidir. Alevi kurumları yurtdışında İngiltere parlamentosu ‘na aleviliği taşıyabiliyorlarsa bu bizler için bir başarıdır önünde eğiliyorum. Kendi ülkelerinde Alevi olduklarını ifade edemiyorlar fakat bugün Aleviliğin tanınması için uluslararası düzeyde parlementolara buralara taşıyorlarsa yine bunun önünde eğilir saygı sunarım.”

Britanya Alevi federasyonu başkan yardımcısı Haydar Ulus; yaptığı açıklamada Alevi festivallerinde akademinin beşiğinde, üniversitelerde, aleviliği anlatmaya devam edeceklerini söyledi.

Resim öğretmeni Hasan Bölücek; Britanya’da yaşayan Alevilerin kültürünü ve değerlerini yaşatmaya çalışan insanlar olarak Alev’i Festivallerinin sadece kendileri için değil içinde yaşadığımız İngiliz toplumu için de büyük bir önem taşıdığını ifade etti.

Semah öğretmeni Mehmet Aydoğmuş; 200’den fazla semahçının bulunduğu festivale yoğun bir ilginin olduğunu belirterek duygularını “Yerimiz dar ama, Gönül’lerimiz geniş” sözleri ile aktardı.

Emek sahnesi oyuncularından tiyatro sanatçısı Seray Karakuş; Cambridge Üniversitesi’nde gerçekleştirilen festivalin çok etkileyici ve kalıcı izler bırakırcağını söyledi.

Festivali izleyenler arasında yer alan İsmail Arslan; alevilerin kendi bağlamaları kendi semahlarıyla burada olmaları önemli olduğunu ifade etti.

Semah öğretmeni Kerim Hakko; 10 213 saat otobüs yolculuğu yaparak Cambridge Üniversitesine gelenlerin olduğunu söyleyerek resepsiyondaki coşkunun gerçekten heyecan verici olduğunu, burdan başlayarak daha iyilerini Türkiyede’de yapmayı ümit ettiklerini söyledi.

Doncaster Alevi Kültür merkezi ve Cemevi Yöneticilerinden Müslüm Dalkılıç; bilimin, teknolojinin ve insanlığın. Çok büyük bir değer verdiği bir yerde bu açılışı yapmanın çok önemli olduğunu belirtti.

Bozca-der Başkan’ı İrfan Sağar Britanya’da yaşayan gençlere ve gelecek nesillere Aleviliğin aktarılmasının büyük önem taşıdığını belirterek festivale gösterilen ilginin kendisini de heyecanlandırdığını söyledi.

Halk Sanatçısı Ali Sizer; Britanya’da Alevilerin elde ettiği kazanımların gurur verici olduğunu söyleyerek, Alevilerin kendi ülkelerinde; önce insansızlaştırıldığını, şimdi ise AKP hükümeti tarafından topraksızlaştırılmaya çalışıldığını sözlerine ekledi.

Semah öğretmeni Saffet Yörükel yaptığı açıklamada; Alevilerin sadece Gönül’lere değil mekanlara da sığmadığını söyledi.

Britanya’da gerçekleştirilen Alevi Festivali haziran ayının sonuna kadar devam ederken, Alevi Federasyonu bünyesinde faaliyet yürütmekte olan tüm şehirlerde etkinlikler düzenlenmekte.

Britanya Alevi Federasyonu Başkan Yardımcısı Savaş Hurman ise Londra’da düzenlenen festival etkinliğinin 12 Haziran 2016 tarihinde Park Festivali ile onbinlerin katılımı ile gerçekleşmekte olduğunu ve  tüm Can’ları beklediklerini söyledi.

Sizehaber.com
Şükrü Bolat
Cambridge

Alevi hareketi bir öncüsünü, Haşim Kutlu’yu kaybetti

Kürdistan Aleviler Birliği sürecinden bu yana Demokratik Alevi Hareketi içinde yer alan, ömrünün 16 yılını cezaevlerinde geçiren, Yazar, Ressam, Şair olan, Alevilerin Ariflerinden Haşim Kutlu bir kalp krizi sonrası 26 Nisan’da hakka yürüdü.

O Alevi hareketinin belli başlı fikir emekçilerinden biriydi. Aleviliğin özgün yanlarının ortaya çıkarılmasında büyük emek sahibi idi….

Onun tek arzusu rızalık toplumu olarak, Alevilerin kimlik mücadelesini başarıya ulaştırmasıydı.

Onunla aynı hareket içinde, Kürdistan Aleviler Birliği ve Kürdistanlı Aleviler Federasyonu yönetimlerinde yer aldım.

Kendine özgü cesur belirlemeleri olan, inandığını sonuna kadar savunan Haşim can ile zaman zaman fikir ayrılığı yaşamış olsam da Aleviliğe bakışımın şekillenmesinde payı olan ender insanlardan biriydi. Yazdığı kitaplarla Alevi camiasında ezber bozan çıkışlar yaptı. Özellikle Alevilikte Kadın adlı çalışmasıyla özünden uzaklaştırılmış, bir erkek egemen inanç haline getirilmiş Aleviliği yeniden ayaklar üzerine dikmede katkı yaptı.

O bir derviş misali bu yola hizmet etti. Son yıllarda yukarda saydığımız özelliklerinin yanına bir de Pir’liği ekledi, erkanlar kurdu, erkanlar yürüttü. Her cümlesinin sonu aşk ile biterdi. biz de ona Aşk olsun Haşim Hoca niye acele ettin, daha bu yola yapacağın hizmetlerin bitmedi diyoruz. Yine de aşk ile Haşim can, uğurlar ola, devrin daim ola diyoruz. çünkü biliyoruz ki “ölen tendir bedendir. Canlar ölesi değil.”

Bize çokça anlattığın gibi bizim inancımızda ölüm yok, don değiştirme var. Her ölüm yeni bir yaşamdır, yeni bir başlangıçtır aslında.

İnanıyor ve biliyoruz ki, onun ardılları onun fikirlerinin ve ideallerinin takipçisi olacaktır. Tüm Alevi camiasının başı sağ olsun, ışıklar içinde uyusun, devri daim olsun.

HAŞİM KUTLU KİMDİR?

Haşim Kutlu, 10.05.1943’te Maraş’ın Afşin ilçesinin Ağcaşar köyünde doğdu ama Hacıbektaş da büyüdü. İlk ve orta öğrenimini de orada yaptı. Annesi Kumru Anayı küçük yaşta kaybetti. Derviş süreğinin son halkası olarak kabul ettiği Kurban Baba’yı ise 1962 yılında kaybetti. Lise öğrenimini Ankara’da tamamladı.

68 devrimci gençlik hareketinin içinde yer aldı. 1974 Kasımı’nda, yer aldığı THKO örgütlülüğü çerçevesinde gerçekleştirdiği eylemlere bağlı olarak yakalandı ve 12 Mart’tan sonra ilk kurulan DGM mahkemelerinden Adana DGM’sinde yargılanarak müebbet hapse mahkum oldu.

1990 sonunda, Antep Özel Tip Cezaevinden tahliye oldu.

Maraş Girişimi: Hak ve Hakikat mücadelemizde yaşatacağız

Kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Haşim Kutlu için Maraş Girişimi taziye mesajı yayınladı. Mesajda “Hakikat yoluna, Araştırmacı, yazar, Ressam, örgütçü ve Eğitimci olarak yaptıkları hizmetler ve bıraktığı eserler, onun bu dünya durağındaki ispatı olarak baki kalacaktır.” denildi.

Haşim Kutlu için pek çok kurum ve kuruluş taziye mesajlarıyla üzüntülerini dile getirirken Maraş Girişimi de Kutlu için bir taziye mesajı yayınladı. Mesajda şu ifadelere yer verildi:

“Dersimden 1894 , Maraş’a uzanan bir destanın, yorulmaz bir kahramanı olarak, atalarının mirası olan tüm tarihsel değerleri savunmak için, 73 yıllık ömrünü onun deyimiyle ‘’Zulumat deryasına’’ (dünyasına) karşı mücadele ile geçiren ‘’Aslını inkar eden Haramzadedir’’ özdeyişini yaşamında ilkeselleştiren, 1970 li yılların militan devrimcisi, 1990 lı yılların KAB ile başlayan militan Aleviliğine yaptığı katkılar ile hep yaşayacaktır.

Hakikat yoluna ,Araştırmacı,yazar ,Ressam, örgütçü ve Eğitimci olarak yaptıkları hizmetler ve bıraktığı eserler, onun bu dünya durağındaki ispatı olarak baki kalacaktır.

Haşim Kutlu Can’ımızın bu beklenmedik ayrılığından dolayı,tüm ailesine,dostlarına, mücadele arkadaşlarına, Alevi hareketindeki çalışma arkadaşlarına, FEDA kurumsallığına, başta Maraşlılar olmak üzere, onu tanıyan tüm yurtsever ve devrimci canlara başsağlığı diliyoruz.
Hizmetlerini ve emeğini ,Hak ve Hakikat mücadelemizde yaşatacağız.

DEVR’İN DAİM OLSUN HAŞİM CAN, MEKANIN NUR DERYASI OLSUN.

AŞK ile Çağırdığın Xızır yoldaşın olsun.
Maraş Girişimi”

Haşim Kutlu Dersim’de son yolculuğuna uğurlanacak

Alevilik üzerine yazdığı kitaplarla bilinen yazar Haşim Kutlu’nun cenazesi Cuma saat 18:00’de Ludwigsburg  Alevi Kültür Merkezi’nde yapılacak anmadan sonra memleketi Dersim’e uğurlanacak.

Kalp krizi sonucu yaşamını yitiren yazar, şair, ressam Haşim Kutlu’nun cenaze töreni Perşembe günü saat 15.00’den itibaren Ludwigsburg  Alevi Kültür Merkezi’nde taziye için aile ziyareti yapılacağı duyuruldu.

Cuma saat 14:00 ise Ludwigsburb Alevi Kültür Merkezi’nde helallik alınacağı, saat 18.00’de de Cenazenin Dersim’e uğurlanacağı ifade edildi.

Adres;Ludwigsburg Alevi Kültür Merkezi.

OSTERNHOLZALLEE 143/1 Ludwigsburb

Tel; 07141-490860

Sûr, Cizîr, Nisêbin ve Silopiya’da nasıl direndiysek Terolar’da da öyle direneceğiz

Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Terolar bölgesine yapılmak istenen kampa karşı direnen yurttaşlara Demokratik Toplum Kongresi (DTK) eşbaşkanları destek ziyaretinde bulundu. “Zamana yayılmış etnik temizlik hareketi ile karşı karşıya” olduklarını belirten Hatip Dicle, “Biliniyor ki, burada kurulan bir kamp buraların tümüyle boşaltılması yolunda belki ilk sinsi adımdır” dedi. Leyla Güven ise, Sur’da, Cizre’de, Nisêbîn’de, Silopi’de nasıl direndiysek; Terolar’da da direnmeye devam edeceğiz ifadelerinde bulundu.

Maraş’ta Alevi topluluğunun yoğun olarak yaşadığı Terolar bölgesine AKP tarafından demografik yapıyı değiştirmek, Alevilere göç ve soykırımı dayatma amacıyla AFAD eliyle yapılmak istenen ve çetelerin yerleştirileceği iddia edilen kampa karşı başlatılan direniş 34’üncü gününde devam ediyor. Direnişte olan Aleviler, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) eşbaşkanları, KJA üyeleri, HDP-DBP Antep eşbaşkanları ve Maraş Yaşam Platformu üyeleri tarafından ziyaret edildi. Diz çöktürmeye ve biat ettirmeye dönük yapılan saldırı anlayışına Kürtlerin hiçbir zaman boyun eğmediğini ifade eden Hatip Dicle, Terolar’da bir ayı aşkın süredir devam eden direnişin bunun en bariz örneği olduğunu söyledi. Devlet güçlerinin Kürdistan halkının topraklarını boşaltmak için komplo teorileri devreye koyduğunu belirten Dicle, “Zamana yayılmış etnik temizlik hareketi ile karşı karşıyayız. AKP’nin DAİŞ, El-Nusra gibi barbar terör çeteler ile nasıl bir ittifak yaptığı bugün dünyanın da gözü önünde yaşanan bir olaydır. Bu nedenle halkımızın buradaki duyarlılığını herkesin anlaması gerekiyor. Biliniyor ki, burada kurulan bir kamp buraların tümüyle boşaltılması yolunda belki ilk sinsi adımdır. Bir de bunu insanı bir maske altında saklamaya çalışıyorlar” dedi.

Tepkimiz Suriye’den gelen halka değil…

Ezilen ve sömürülen bir halk olarak hiçbir halka düşman olamayacaklarını dile getiren Dicle, ‘Suriye’den gelen halk o anlamda tepkimizi çekemez. Ama buradaki sinsi plan Dersim ve 78 Maraş Katliamı’na bakıldığında çok iyi niyetli insani bir çabanın ürünü olarak gerçekleştirilmeyeceğini, bilakis o baştan beri köyleri boşaltan, bölgelerin nüfusunu değiştirmeye yönelik güdülmüş bir çabanın parçası olduğu anlaşılıyor” dedi. Terolar bölgesindeki direnişe dikkat çeken Dicle, “Bu direnişi selamlıyoruz ve diyoruz ki, başaramayacaklar. DAİŞ çetelerinin gelip bizi bu topraklarda bizleri sökemeyeceklerini kamplarını kursalar dahi binlerce yıldır kök saldığımız bu topraklardan bizleri sökemeyeceği gerçeğini onlara kavratacağız. Alevi toplumun direnişi ile biz bu oyunu bozacağız, bozmak zorundayız. Aksi takdirde dedelerimizin, nenelerimizin kemikleri bile bizden hesap soracakları. Bu nedenle tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyayız. Bizler ezilenler birlik ve beraberliğimiz sürdükçe bizler bu tür sinsi planları boşa çıkartacağız. Irkçıların kafalarında sinsi projeler olduğu ve istedikleri gibi at oynattıkları bir meydan olmaktan çıkartacağız” şeklinde konuştu.

 Yaptırmayacağız…

Dicle’nin ardından konuşan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven de, kadınların öncülük ettiği direnişi selamlayarak, “Topraklarımızı terk etmeyeceğiz, inadına burda kalmaya devam edeceğiz” dedi. Burada yapılacak bir kampın Kürdistan’da yapılan katliamlardan ve 78 Maraş Katliamı’ndan farksız olmadığını dile getiren Güven, “Sur’da, Cizre’de, Nisêbîn’de, Silopi’de nasıl direndiysek; Terolar’da da direnmeye devam edeceğiz. Sizler yalnız değilsiniz. Sizin sesiniz dünyanın her yanına ulaştı. Özgür basın ile tüm sesinizi duyurdunuz. Herkesin yüreği burada atıyor. Bu güne kadar ne elde ettiysek bedel ödeyerek elde ettik. Eğer tekrar bedel ödemek gerekirse tekrar bedeli ödemeye hazırız. AKP’nin DAİŞ zihniyetinden farklı olmadığını iyi biliyoruz. DAİŞ Ortadoğu’da nasıl bir sistem kurmaya çalışıyorsa AKP’de aynı sistemi kurmaya çalışıyor. Meclis başkanı bizzat kendi ağzıyla itiraf etti. Bunu onlara yaptırmayacağız. AKP düştü düşecek” dedi.

(ANF)

FEDA: Haşim Kutlu, Rıza Şehrinin sadık bir evladıydı

Demokratik Alevi Federasyonu, Gazeteci Yazar Haşim Kutlu’nun hakka yürümesiyle ilgili  yazılı bir açıklama yaptı. FEDA açıklamasında, “acımız büyüktür, Haşim Kutlu, Rıza Şehrinin sadık bir evladıydı” dedi. İşte FEDA!nın açıklaması;

Basına ve Alevi Canlarımıza duyurulur!

Araştırmacı, yazar, şair ve ressam Haşim Kutlu’nun yaşamını yitirmesine ilişkin bir açıklama yapan FEDA, “Zulmat dünyasıyla kavgası olan Haşim Kutlu Hocamızı; yine tüm sohbet ve yazılarında son söz olarak kullandığı ‘Aşk ile’, nurlar deryasına uğurlamanın acısını içimizde yaşamaktayız” dedi.

Yazılı bir açıklama yapan Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), rıza şehrinin bir sadık evladı olan Haşim Kutlu’nun ani bir kalp krizi sonucu hakka yürüdüğünü belirterek, “Acımız büyüktür” dedi.

1943 yılında Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı Ağcaşar köyü doğumlu, bir Dersim sürgünü ailenin çocuğu olan Kutlu’nun, küçük yaşlarda kaybettiği annesi Kumra Ana’dan sonra Hacı Bektaş’ta “Kürt Hüseyin” olarak bilinen Kurban Babası’nın da 1962’de hakka yürüttüğünü hatırlatarak, “Şıx Delil-i Berxêcan ocağının Pirlerinden olan ve 1893 yılında hakka yürüyen Mele Veli’nin torunuydu. İki kız çocuğu olan Haşim Kutlu, 68 devrimci gençlik hareketinin içinde bulundu. 1974 Kasım’ında, yer aldığı THKO örgütlülüğü çerçevesinde gerçekleştirdiği eylemlere bağlı olarak yakalandı ve 12 Mart’tan sonra ilk kurulan DGM mahkemelerinden Adana DGM‘sinde yargılanarak müebbet hapse mahkum oldu. 1990 sonunda, Antep Özel Tip Cezaevinden tahliye oldu. ‘Dünyamı akşam yıkar, her sabah yeniden yaparım!’ diyen Kutlu; 90’lı yılların başında gelip-yerleştiği Almanya’da; yazın hayatını Alevilik üzerine yoğunlaştırdı. ‘Kürdistan Alevi Birliği’ hareketi öncüleri arasında yer aldı. Zülfikar ve Semah dergilerimizin kurucusu ve yöneticiliğini yaptı. Almanya’da, bölge bölge gezerek Alevi gençlerine eğitim seminerleri veren Kutlu, ‘kadim ortaklık toplumu süregini sil baştan yeni baştan tanımak, bilmek ve yaşatmak’ disturuyla hareket etmekteydi. Haşim Kutlu Hocamızın, birçok dergi, gazete ve internet sitelerinde Alevilik ve Kürt tarihi, felsefesi üzerine yazılı çalışmaları vardır.

Ayrıca Kutlu’nun ‘Talibin El Kitabı, Alawiydiler Hem de Kızılbaş, Temel Özellikleriyle Kızılbaş Alevilik, Ateşin ve Güneşin Yeryüzündeki Tezahürü Olarak Bozatlı Hızır, Kızılbaş Kadın, Kızılbaş Alevilikte Yol Erkan Meydan’ başlıklı kitapları bulunmaktadır. Yine ‘12 Eylül’ün Cezaevleri’ adlı bir kitabı ise daha önceleri yayınlanmıştı. Şiir ve resim çalışmaları da bulunan Kutlu’nun, cezaevinde yayına hazırladığı ‘Duvarların Dili Olsa’ adlı şiir defterine ise polis el koyduğundan dolayı, bu şiirlerini mâlesef yayınlayamamıştı. Yeni şiirlerini, ‘Sürgün Yıllar’ adı altında hazırlamıştı! Rıza şehrinin bir sadık evladı olan Haşim Kutlu Hocamız; bugün itibariyle ani bir kalp krizi sonucu hakka yürümüştür.

Acımız büyüktür! Zulmat dünyasıyla kavgası olan Haşim Kutlu Hocamızı; yine tüm sohbet ve yazılarında son söz olarak kullandığı ‘Aşk ile’, nurlar deryasına uğurlamanın acısını içimizde yaşamaktayız! Biliyoruz, yeri doldurulamaz bir hoca, bir dost, bir eylemci ve büyük bir insandı. Devri daim olsun! Nur içinde yatsın! Başta ailesi olmak üzere tüm Alevi canlarımızın başı sağ olsun! Bu etaptan sonra, Onun anılarına ve değerli görüşlerine sahip çıkarak yaşatmak, bizlerin ulvi görevleri arasında olacaktır.”

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA)

Alevi hareketi bir emekçisini daha kaybetti

Alevilik üzerine yazdığı kitaplar ve makalelerle bilinen Haşim Kutlu Almanya’nın Stuttgart kentinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Kutlu Kızılbaş Alevilikte Yol ve Erkan gibi pek çok önemli kitaba imza atmıştı.

68 kuşağının önde gelenlerinden ve THKO davasında en uzun süre yargılanan ve yatan Haşim Kutlu hayatını kaybetti.

Alevilik üzerine pek çok kitabı ve makaleleri bulunan Kutlu’nun Almanya’nın Stuttgart kentinde bisikletiyle gezerken kalp krizi sonucu öldüğü belirtildi.

74 yaşında ölen Kutlu için Tv 10’un Gündeme Bakış programını hazırlayan ve sunan, aynı zamanda Zülfükar Dergisinde 4 yıl birlikte çalışan Şükrü Yıldız bir taziye mesajı paylaştı. Yıldız mesajında, “Alevi hareketine yıllarını katmış, 68 kuşağının temsilcilerinden Haşim Kutlu’nun dün geçirdiği kalp krizi sonrası hakka yürüdüğünü öğrendik. Alevi hareketi bir emekçisini daha kaybetti. Fikirlerindeki inatçılığı, heyecanı ve Aleviliğe olan sevgisiyle hatırlayacağız.

Fırçasındaki renklerin, Aleviliğe miras bıraktığı tablolarıyla, kitapları, makaleleri ile mücadelenin ayrılmaz bir parçası olarak aramızda olmaya devam edecektir.

Sevdiğin gibi, istediğin gibi, bildiğin gibi ışıklar içinde kal, emeklerin hak ile hakikattir. Devrin daimdir… Uğurlar ola, Haşim Hoca…” ifadelerine yer verdi.

Haşim Kutlu’nun cenaze törenin saati henüz belirlenmedi. Yarın (28 Nisan) yapılacak otopsinin ardından törenin yeri ve saati sitemizden duyurulacaktır.

alevigazetesi.com

 

 

Pazarcık’ta, Alevilik inancında yol, erkân panelleri…

Alevi Kültür Dernekleri Pazarcık Şubesi bünyesinde “ Alevilik inancında yol, erkân” konulu paneller serinin ilki 30 Nisan 2016, cumartesi günü, saat 18:30 ile 21:00 arasında gerçekleştirilecek.

Ercan Kazım Özer dedenin rehberliğinde toplantı, cem salonunda yapılacak. Yönetim adına yapılan açıklama şöyle;

 “ Değerli üyelerimiz, tüm canlarımızın beklentisi olan ALEVİLİK İNANCINDA YOL, ERKAN konusunda düzenli ve sıralı olarak yapılacak olan konferans söyleşilerin 1.si Sn. ERCAN KAZIM ÖZER Dedenin rehberliğinde 30.04.2016 ( bu hafta cumartesi akşam ) 18:30 – 21:00 saatleri arasında Pazarcık Cem Evi 1. Kat Cem salonunda yapılacaktır. Tüm üyelerimizin ve gönüllü ilgili canlarımızın ailece katılımı önemle beklenmektedir. ” Saygılarımızla Alevi Kültür Dernekleri Pazarcık Şubesi Yönetim Kurulu. 
akdpaz@gmail.com
Tel-fax + 90 344 311 29 00

Alevi kurumları: Laiklik kırmızı çizgimizdir

TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın Laiklik ve sistem karşıtı sözlerine yönelik olarak; Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri ve Alevi Bektaşi Federasyonu ortak bir açıklama yayınladı.

 

TBMM Başkanı Kahraman’ın sözlerine tepkiler devam ediyor. Dün tüm yurtta sokağa çıkan halk AKP’nin saldırısıyla karşılaştı. “Şeriat istemiyoruz” diye soka çıkanlara sert müdahale edilirken pek çok kişide gözaltına alındı.

Bu süreci yakından takip eden Aleviler’den de sert açıklamalar geldi. Ortak basın açıklaması yapan Alevi kurumları “Laiklik kırmızı çizgimizdir” dedi.

 

Açıklamanın tam metni şöyle;

25 Nisan 2016 tarihinde, İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği’nin (AY-BİR) İstanbul’da düzenlediği “Yeni Türkiye Konferansları”nın altıncısında konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı İsmail Kahraman’ın; “Laiklik yeni anayasada olmamalıdır” beyânıyla açığa çıkardığı ve mevcut sisteme yönelik ideolojik hesaplaşmalarının bir getirisi olduğunu düşündüğümüz sözleriyle, kamuoyunun yoğun tepkisini toplamıştır.

Türkiye’deki tüm halkların, kendi vekillerini seçerek gönderdiği Türkiye Cumhuriyeti’nin meclisinde; o meclisin başkanlığı görevini yürüten bir kişinin; Cumhuriyet rejiminin temel taşlarından biri olan Laiklik ile ilgili “yıkıcı” tâbirler kullanması, kabul edilebilir değildir. Bu tavır; bilinmelidir ki; bizler tarafından Laikliğe, Demokrasiye ve Cumhuriyete karşı sergilenen bir karşı duruş olarak kabul edilmektedir. TBMM Başkanı ağzındaki baklayı çıkararak, esasen; halen vekili bulunduğu AKP iktidarının zihninde yatan gerçekliği gün yüzüne çıkarmıştır. AKP’nin 14 yıldır sürdürdüğü politikalarıyla ve çeşitli şekillerde beyânlarıyla zuhur ettiği “hilafet” isteğini ve halifelik hayallerini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Meclis başkanı Kahraman’ın yoğun tepki getiren Laiklik ve sistem karşıtı sözlerinden dolayı haklı tepkilerini; TBMM önünde, sokaklarda veya okudukları üniversitelerin bahçelerinde duyurmak ve anayasal haklarını kullanarak protesto etmek isteyen vatandaşlarımıza, gençlerimize karşı gösterilen polis şiddeti, gözaltılar ve fiziki yaralamalar; ülkenin içerisinde bulunduğu kaotik günlerde ülke yönetiminin çaresizliklerini tekrar tekrar gözler önüne sermektedir.

Bilinmelidir ki; Laiklik, olmazsa olmazımızdır. Bizler için hava, su ve ekmek kadar yaşamsal bir öneme sahiptir.

Bilinmelidir ki; bugün “Laiklik” üzerine yapılan bu tartışma, bir DİN TARTIŞMASI değildir. Farklı inançlara ait ve bu ülkede yaşayan herkesi ve tüm azınlıkları ilgilendiren bir “varlık tartışması” halidir. Anayasadan Laiklik maddesinin çıkarılması hayâli; muktedirin, bundan sonraki süreçte “kendi dini adına” yapacağı zorbalıkların önünü yasal olarak, kendi elleriyle sonuna kadar açması hayâlidir.

Meclis başkanlığı gibi hassas bir görevi olan ve Türkiye Cumhuriyeti kanunları dâhilinde, siyasi bir partinin milletvekilliği ile meclise giren meclis başkanının, kat’i sûrette kabul edilemez bu sözleri; üstelik toplumun tümünü ilgilendirecek ve bu hassasiyeti üzerinden hezeyana getirecek böylesi bir söylemi; konumu gereği “fikir özgürlüğü” temelinde değerlendirildiğinde abes; ancak, -yine konumu gereği- Türkiye Cumhuriyeti Kanunları’na göre değerlendirildiğinde; TCK’nın 216. Maddesine göre, suç teşkil etmektedir.

Kendi Meclis Başkanını seçimle göreve getiren Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni; İsmail Kahraman’ın yapmış olduğu mevcut sistem ve Laiklik karşıtı açıklamasından dolayı, gerekli hukuki süreçleri başlatması için derhal göreve çağırıyoruz.

Herkes bilmelidir ki; kaçak saray hâlifeliğin ve Türkiye’de hilafetin merkezi olmayacaktır.

Kamuoyuna duyurulur,

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ

HACIBEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI

PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEKLERİ