Ana Sayfa Blog Sayfa 632

Yeşil Sol Hatay’da halkla buluştu: 6 Şubat’ın hesabını soralım!

Yeşil Sol Parti, Hatay’ın Defne ilçesinde halk buluşması gerçekleştirdi. Buluşmada, ‘6 Şubat’ın hesabını soralım’ çağrısı yapıldı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Hatay’ın Defne ilçesine bağlı Çekmece Mahallesinde bulunan İl Örgütü binasında halk buluşması gerçekleştirdi.

Buluşmaya Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Yeşil Sol Parti adayları Kerem Nalbant, Şirin Nur Vural, Semih Aksakal, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) ve Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) yöneticileri yer aldı.

Halk buluşmasında konuşan Vural, “Yeşil Sol Parti ile umutları yeniden yeşertme zamanı. Gücümüze güç katalım ki, sokak sokak gezelim ki AKP felaketini başımızdan def edelim” dedi.

Ardından konuşan aday Kerem Nalbant ise, 6 Şubat’ta meydana gelen deprem faciasının yanı sıra ülkenin en büyük faciasının AKP iktidarı olduğuna dikkati çekti. Bu yönüyle 14 Mayıs seçimlerinin tarihi bir öneme sahip olduğunu belirten Nalbant, bu seçimde iktidardan hesap soracaklarını söyledi.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Sağlık Meclisi üyesi Leyla Kalın ise, depremde Hatay’da binlerce yurttaşın yaşamını yitirmesine rağmen iktidarın halkın aksine rant hesabına girdiğine dikkat çekti. İktidara bunun cevabını seçimlerde vereceklerini belirten Kalın, “Şehrin içerisindeki sağlığın bu kadar kitlenmesinin ve kayıpların yaşanmasının temelinde koordinasyonsuzluk, dehşet bir rantlaşma alanına dönüştürülmüş alanlar var” dedi.

HATAY

#Yeşil #Sol #Hatayda #halkla #buluştu #Şubatın #hesabını #soralım

Akat ve Tuncel’den ‘oylara sahip çıkın’ çağrısı

Tutuklu siyasetçiler Ayla Akat Ata ve Sebahat Tuncel 14 Mayıs seçimlerine ilişkin mesaj göndererek, ‘Demokrasi ve özgürlüğün yolunu Yeşil Solla kuruyoruz’ dedi. Tutuklu siyasetçiler, seçimler için ayrıca oylara sahip çıkma çağrısı yaptı

14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için partilerin çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Tevgera Jinen Azad (TJA) aktivisti Ayla Akat Ata ve Kürt siyasetçi Sebahat Tuncel de seçimlere ilişkin seçmenlere bir mesaj gönderdi.

Akat: Yeşil Sol Parti ile umudun adresiyiz

Mesajında değişim zamanının geldiğini dikkat çeken Akat, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Sandık bizi bekliyor. Değişim ve dönüşüm iddiamızı büyüterek sandığa yansıtacağımız 14 Mayıs seçimlerine bir aydan az bir zaman kaldı. Eşit, özgür bir yaşam, adil ve demokratik bir düzen için kullanacağımız oyun değerinin farkındayız. Vaktin geldiğine inanıyor ve biliyoruz. Tek tek saylayacağım. Kirlendiğini, bozulduğunu ve kötüleştiğini düşündüğümüz her şey için itirazımızı kullanacağımız oyla ortaya koyacağız. Seçim ve sandık güvenliği konusunda taşıdığımız kaygı tabi ki yersiz değil. Elimizden gelenin fazlasını yapacağız. Yeşil Sol Parti ile umudun adresiyiz.”

Tuncel: 14 Mayıs’ta sandık başına

Tuncel’in mesajı ise şöyle: “Derisini değiştirmeyen yılan yok olmakla kendisini değiştiremeyen zihinler ve iktidarlar da aşılmakla karşı karşıyadır. 14 Mayıs seçimleri Türkiye’de demokratik, özgürlükçü, adil ve barışçıl bir yaşam için güçlü bir başlangıç olacağı, halk iradesinin değişime yol açacağı bir tarihtir. Mevcut duruma ‘Edi bese’ diyen herkesi 14 Mayıs’ta sandık başına giderek oyunu kullanmaya ve oylarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Demokrasi ve özgürlüğün yolunu Yeşil Solla kuruyoruz.”

ANKARA

#Akat #Tuncelden #oylara #sahip #çıkın #çağrısı

YNK’den Kerkük seçimlerine ilişkin açıklama: KDP yanıtsız bıraktı

YNK, Kerkük’te yapılacak seçimlere Kürtlerin tek listeyle seçimlere girmesi yönünde çağrılarına KDP’nin yanıt vermediğini açıkladı

YNK medyasına konuşan YNK Kerkük Politbüro Sorumlusu Rewend Mela Mehmud, Kürtlerin Kerkük’te yapılacak parlamento ve il meclisi seçimlerine tek listeyle katılmasını istediklerini belirtti.

Rewend konuşmasının devamında, YNK olarak önümüzdeki günlerde Kerkük’teki siyasi parti ve taraflarla bir araya gelmelerinin beklendiğini ancak KDP’nin buna ilişkin şimdiye dek bir adım atmadığını söyledi.

Rewend son olarak sözlerini şöyle sürdürdü; “Eğer bütün Kürt partileri seçimlere tek liste ile katılırsa, Kürtler gereken oy çokluğuna ulaşarak sandalyelerin büyük kısmını elde edebilecek.”

DIŞ HABERLER

#YNKden #Kerkük #seçimlerine #ilişkin #açıklama #KDP #yanıtsız #bıraktı

Yeşil Sol Parti Qaqizman’da: 15 Mayıs’ta zafer halayları çekeceğiz

Qaqizman ilçesinde büyük bir coşku ile karşılanan Yeşil Sol milletvekili adayları yaptıkları konuşmalarda, ’15 Mayıs sabahı bu meydanda zafer halayları çekeceğiz’ dedi

Seçim çalışmalarını aralıksız sürdüren Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Qers’in (Kars) Qaqizman (Kağızman) ilçesinde seçim irtibat bürosu açtı. İlçeye konvoyla giriş yapan Yeşil Sol Partilileri, halk yoğun ilgi ile karşıladı.

Hakkımızı helal etmiyoruz

Açılışta Yeşil Sol Parti milletvekilleri adayları Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sertaç Çelikkaleli konuştu. Burada konuşan Koçyiğit, 22 yıllık AKP zulüm iktidarının 15 Mayıs sabahı son bulacağını belirtti. Koçyiğit, Qers halkının iktidardan hesap soracağını söyleyerek Yeşil Sol Parti olarak yoksulluğa, haksızlığa karşı halk beraber bu düzene son vereceklerini vurguladı. Koçyiğit’in konuşması “Qaqizman ya meye” sloganları ile bölünürken halkın iktidara tepkisi de “Hakkımızı helal etmiyoruz” sloganları ile alana yansıdı.

Kayyumlara tepki

Ardında konuşan Çelikkaleli de yıllardır yapılan baskı, zulüm ve cezaevlerinde bulunan tutsakları hatırlatarak, “15 Mayıs sabahı bu meydanda zafer halayları çekeceğiz” dedi.
Yerine kayyum atanan Qers Belediye Eşbaşkanı Şevin Alaca’nın konuşması sırasında halk “Kayyum istifa” sloganları attı.

QERS

#Yeşil #Sol #Parti #Qaqizmanda #Mayısta #zafer #halayları #çekeceğiz

Uçar: Bu seçim tecrit dayatanlarla bizler arasındadır

Serhat’ta halk buluşmaları gerçekleştiren Yeşil Sol Parti Serhat Xîzan’da seçim bürosu açılışı yaptı. Burada konuşan Eşsözcü Çiğdem Kılıçgün Uçar, ‘Bu seçim savaş isteyenlerle onurlu barış isteyen Kürtler arasındadır. Bu seçim tecrit dayatanlarla bizler arasındadır’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Serhat seçim kolu, son gününde Bedlîs (Bitlis) ve ilçelerinde halk buluşması gerçekleştiriyor. Halk buluşmalarına Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır katılırken, heyet Bedlîs’in Norşîn (Güroymak) ilçesi ile Bedlîs merkezde halkın selamlanmasının ardından heyet Xîzan’a (Hizan)geçti.

Halk ilçe girişinde karşıladı

İlçe yolu üzerinde bulunan Hêvrês köyünde seçim otobüsünün önünü kesen halk, heyete sevgi gösterisinde bulunurken, heyetin geçtiği tüm köylerde büyük bir coşku hakimdi. Ardından Xîzan ilçesine geçen heyet, ilçe girişinde karşılandı.

İktidardan kurtulma zamanı

Burada ilk konuşmayı yapan Mûş milletvekili adayı Sezai Temelli, “Bu zalim iktidar halkın arasına nefret ve düşmanlık sokarak toplumsal barışı dinamitliyorlar. Şimdi bu zalim iktidardan kurtulma zamanıdır” dedi.

Partinize sahip çıkın

Ardından konuşan Bayındır, “Burada özel bir politika uygulanarak gençlerimizin topraklarından uzaklaştırmak istiyorlar. Daha geçen gün bir genç intihar etti. Gençlere sesleniyorum; bu kirlilikleri görün kendinize ve partinize sahip çıkın” diye konuştu.

Tek adam rejimi kaybedecek

Son olarak konuşan Uçar da, “Siz bir devrimci arıyorsanız tüm baskılara rağmen kimliğinden ve iradesinden vazgeçmeyen Kürt halkının devrimci mücadelesidir. Kürt halkının devrimci mücadelesi size mutlaka kaybettirecektir ve bizler iktidara geleceğiz. Bu seçim savaş isteyenlerle onurlu barış isteyen Kürtler arasındadır. Bu seçim tecrit dayatanlarla bizler arasındadır. Bu seçim toplum ve mevcut iktidar arasındadır. Tek adam rejimi kaybedecektir” dedi.

Konuşmaların ardından seçim bürosunun açılışı yapıldı.

BEDLÎS

#Uçar #seçim #tecrit #dayatanlarla #bizler #arasındadır

Gazetecilerin tutukluluk hallerine devam kararı

Tutuklu 18 gazetecinin dosyasını inceleyen Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, gazetecilerin tutukluluğunun devamına karar verdi

Amed merkezli yapılan operasyonda, 8 Haziran’da gözaltına alınan 20’si gazeteci 22 kişiden 16 gazeteci 10 aydır tutuklu

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianameyi kabul eden Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 11 Temmuz’a ilk duruşma için gün verdi.

Gazetecilerin iddianamesinin kabul eden Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesine dosya da yaptığı incelemede, tutuklu gazeteciler Abdurrahman Öncü, Aziz Oruç, Elif Üngür, İbrahim Koyuncu, Lezgin Akdeniz, Mazlum Güler, Mehmet Şahin, Mehmet Ali Ertaş, Neşe toprak, Ömer Çeliki, Ramazan Geçiken, Remziye Temel, Serdar Altan, Suat Doğuhan, Zeynel Abidin Bulut’un tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Mahkeme, 15 gazetecinin üzerlerine atılan suçun vasıf ve mahiyeti, delil durumu, tutuklu geçirdikleri süre, öngörülen cezanın altı ve üst sınırı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kuvvetli suç şüphesinin varlığının somut delillerin bulunduğu, isnat edilen suçlamanın katalog suçlamalardan olduğunu belirterek adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağına karar verdi.

AMED

#Gazetecilerin #tutukluluk #hallerine #devam #kararı

12 tutukluyu 30 yıl içerde tutmak yetmedi, infazları ertelendi

Bolu T Tipi Cezaevi’nde tutulan ve infazı yakılan tutuklulardan Osman Kapan gönderdiği mektupla 12 tutuklunun daha ‘Pişmanlık’ dayatması ile infazlarının yakıldığını belirtti

Şirnex’in Hezex (İdil) ilçesine bağlı Xirabêşeref köyüne 1993’te yapılan ev aramalarının ardından Ahmet Zenger, Osman Kapan, Süleyman Sungur, Ramazan Özalp, Nuri Arı, Abdullah Oflas ve Ramazan Özyiğit’i gözaltına alınırken, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) yargılanan 7 kişi hakkında “Devletin birlik ve bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası daha sonra, müebbet hapis cezasına dönüştürüldü.

İnfazları yakıldı

Tutuklulardan Süleyman Sungur cezaevinde, hasta tutuklu Ramazan Özal ise 2014 yılında tahliye edildikten 3 ay sonra hayatını kaybetti. Tutuklulardan Nuri Arı ve Abdullah Oflas 12 Şubat 2023’te İzmir Şakran T Tipi Cezaevi’nden, Ramazan Özyiğit ise 6 Şubat’ta Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden tahliye edildi.

Pişmanlık dayatıldı

Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 63 yaşındaki Ahmet Zenger’in cezası, Şubat ayında tahliyesine bir hafta kala İdare ve Gözlem Kurulu’nun “pişmanlık” dayatmasını kabul etmediği gerekçesiyle 6 ay daha uzatıldı.
Bolu T Tipi Cezaevi’nde tutulan ve infazı yakılan Osman Kapan’ın ise tahliyesinin beklendiği Nisan ayında ikinci kez infazı yakıldı. İdare ve Gözlem Kurulu’nun “pişmanlık” dayatmasını kabul etmeyen Kapan’ın infazı yakılarak, tahliyesi 3 ay daha uzatıldı.

İnsanlık dışı koşullar

Ailesi aracılığıyla yaşadıklarını anlatan Kapan, “Adeta Hitler’in toplama kamplarına dönüştürülen zindanlarda mahkumlara yapılan zulüm, üzeri örtülemeyecek bir noktaya ulaşmıştır. Uydurma ve basit gerekçelerle insanlar tutuklanmakta, hüküm giymedikleri halde uzun yıllar boyu tutuklu yargılanarak, cezalandırılmakta, bunlar yetmezmiş gibi tahliyesi gelen mahkumlar, ‘pişman’ olmadıkları, manevi etkinliklere katılmadıkları, örgütten ayrılmadıkları ve bağımsız koğuşa geçmedikleri gerekçesiyle tahliye edilmeyerek, infazları yakılmaktadır. Zindanlarda insanlık dışı koşullara maruz bırakılmakta ve zulme uğramaktadırlar” dedi.

Genelge taraflı

Adalet Bakanlığı’nın hasta tutuklular için yayımladığı genelgenin taraflı olduğuna vurgu yapan Kapan, “ Sadece Bolu T Tipi Cezaevi’nde ‘iyi hal’ gerekçesiyle bir yılı aşkın süredir tahliyeleri ertelenen Kürt yurtsever devrimci tutuklulardan Erdal Tuncer’in infazı 5, Adnan Karakaş, Seyfettin Bahar ve Osman Aslan’ın 3, Nizam Algünerhan, Fuat Güler, Ferit Orak, Abdülhamit Babat, Mehmet Zahar, Yahya Anık, Musa Şanak ve Mehmet İnal’ın ise 2’nci kez infazı yakıldı” diye aktardı.
Tutukluların “pişmanlık” dayatmasına maruz kaldıklarını aktaran Kapan, “Faşist saray rejimi, ağır hapis cezaları, zulüm, işkence ve infaz yakmakla Kürt yurtsever, devrimci tutsakların direniş hatlarını engelleyemeyecektir” dedi.

2’si hasta tutuklu

Öte yandan Kapan’ın mektubunda söz ettiği infazı yakılan tutukluların 30 yıllık tutuklu oldukları, Nizam Algünerhan ve Ferit Orak’ın İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hasta tutuklu listesinde olduğu öğrenildi.

HABER MERKEZİ

#tutukluyu #yıl #içerde #tutmak #yetmedi #infazları #ertelendi

Cemevlerine yönelik saldırı davası: Baronun katılım talebi kabul edilmedi

Cemevlerine dönük saldırıya dair açılan davada mahkeme, duruşmayı 15 Mayıs’a erteledi. Ankara Barosu’nun katılım isteği ise reddedildi

Ankara’da 30 Temmuz 2022’de cemevi ve 2 Alevi kurumuna dönük 2’si tutuklu 3 saldırgan hakkında açılan davanın duruşması Ankara 63’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuksuz sanıklar Çağdaş Can Bardakçı ve Baver Gül İzmir’den, tutuklu sanık Ahmet Ozan Karaca ise Sincan Cezaevi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Ankara milletvekilli adayları Emirali Türkmen, İhsan Seylan ve Metin Kılınç da duruşmayı izledi.

Genişletme talebi

Ankara Barosu Toplumsal Dava ve Hukuk Araştırmaları Merkezi (TODAM), davaya katılma talebinde bulundu. Taleplerin ardından söz alan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) avukatı Deniz Can Aydın, soruşturmanın detaylandırılması gerektiğini belirtti. Aydın, “Telefon kayıtları detaylı olarak incelenmeli, hazırlanan bilirkişi raporunu kim okursa bu mantıksız bir iş der. Bilirkişi bu numaraları detaylı incelememiş, raporda Ahmet Ozan Karaca İzmir’den, Eskişehir’de bulunan Ahmet Ozan Karaca’yı aramış olarak gösteriyor. Numaraların sahiplerinin kim olduğunu bilmiyoruz. ‘Kafasını yıkayıp yaptırdılar’ mesajı var telefonda fakat kast edilen yıkayanların ve kimler olduğunu araştırılmıyor. Taleplerimiz karşılanmıyorsa Alevilere yapılan saldırılar meşrulaştırılıyor demektir” dedi. Aydın, soruşturmanın genişletilme talebini yineledi.

Tutuklluluğa devam kararı

Sanık avukatlarından Yusuf Ziya Ünsal, aleyhe olan beyanları kabul etmediğini belirterek, “Bürokratik işlemler nedeniyle süreçte ilerleme yaşanmıyor. Bürokratik nedenlerden dolayı müvekkilimin özgürlüğü kısıtlanıyor. Tutuklu kaldığı süre suç vasfına bakıldığında zaten infazını tamamlamış durumda ceza alacak olsa bile” dedi. Ünsal, tutuklu saldırganın adli kontrol şartıyla tahliye edilmesini istedi.

DAD avukatı Ümran Hakverdi, tevsi tahkikat taleplerinin kabul edilmesini ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Hakverdi, “Bu haliyle sanık tahliye edilmemeli. Çünkü toplum tehlikeye atılacaktır. Sanığın tahliyesi özellikle Alevi toplumu için tehlikedir. Alevi toplumunun, Sivas Katliamı nedeniyle adalete güveni zaten zayıflamıştır. O nedenle tutukluluk halinin devamını talep ediyoruz” diye konuştu.

Mahkeme, tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına, baronun davaya katılma talebinin reddine karar verdi. Duruşma 15 Mayıs 2023’e ertelendi.

ANKARA

#Cemevlerine #yönelik #saldırı #davası #Baronun #katılım #talebi #kabul #edilmedi

‘Kanserden ölmek istemiyoruz’

Molozlara karşı 17 gündür süren Yaşam Nöbeti’ni tutan halk, yetkilileri uyaran bir açıklama yaparak, ‘Depremde yakınlarımızı kaybettik, yıkıntı atıklarının geleceğimizi yok etmesine izin vermeyeceğiz’ dedi

Hatay’ın Samandağ ilçesinde molozların yaşam alanlarına dökülmesine dönük başlatılan Yaşam Nöbeti’nin 17. gününde halk bir kez daha sokağa çıktı. Yeşilköy Mahallesi’nde dökülen molozların önündeki nöbete bugün Doğu Akdeniz Çevre Platformu, Hatay Deprem Dayanışması ve Hatay Ekoloji Paltformu üyeleri katıldı. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Hatay Milletvekili adayı Yusuf Kimyon da açıklamaya katıldı.

Halk sağlığı tehdit altında

‘Depremden ölmedik, kanserden ölmek istemiyoruz’ yazılı pankartın ardından Cansel Aslan açıklama yaptı. Cansel Aslan, “Depremin ardından yetkililerin halk sağlığını ve ekosistemi hiçe sayarak yangından mal kaçırırcasına alelacele, bilimsel koşullara uymayarak tarım alanlarına, meyve bahçelerine, yol kenarlarına, çadır kentlerin, yerleşim yerlerinin bulunduğu alanların hemen yanına, su havzalarına, vadilere enkaz dökülüyor. Bu molozlar halk sağlığını tehdit edip doğal miras alanlarını zehirliyor” diye belirtti.

‘Hesap soracağız’

Aslan, açıklamanın devamında, “Havanın, yeraltı ve yerüstü sularının, toprağın ve besinlerin zehirlenmesine yol açan tüm bu işlemler, Tehlikeli Atıkların Yönetimi Yönetmeliği, Hafriyat ve Yıkıntı Atıkları Yönetmeliği ile Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Yönetmeliği yok sayılarak yapılmaktadır” dedi. Aslan, emek, meslek, ekoloji örgütlerinin, bilim insanlarının ve yerel halkın bu konuyla ilgili uyarıları ve taleplerinin dikkate alınmadığını söyledi. Molozların yaratmış olduğu sorunları ilgililerin bilmesine rağmen önlem almamalarının endişe yarattığını ifade eden Aslan, “Pazartesi gününden itibaren insanlığa karşı suç işleyenler hakkında dava açarak ve suç duyuruları yaparak hesap soracağız” dedi.

Mücadelemiz sürecek’

Aslan, son olarak, “Buradan ilgilileri uyarıyoruz, hasarlı bina yıkımlarının bilimsel kurallara göre yapılmasını, insan ve çevre sağlığını bozan tehlikeli atık içeren molozları, bilimsel kurallara uygun denetimli olarak bertarafının yapılmasını talep ediyoruz. Mücadelemiz sorun çözülene kadar hukuksal ve demokratik olarak devam edecektir. Depremde yakınlarımızı kaybettik, yıkıntı atıklarının geleceğimizi yok etmesine izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

HATAY /MA

#Kanserden #ölmek #istemiyoruz

Batan gemi ağır metal yüklü

Hatay İskenderun Limanı’ndan Ukrayna’ya maden taşıyan ve Kumluca açıklarında batan yabancı bandıralı geminin metal yüklü olduğu belirtildi

Antalya’da 5 Nisan 2023 günü, Hatay İskenderun Limanı’ndan Ukrayna’ya maden taşıyan yabancı bandıralı geminin Kumluca açıklarında batması sonucu Suriyeli 14 mürettebattan 5’i kurtarıldı, 1’i ise hayatını kaybetti. 8 kişiye ise halen ulaşılamamış olması yaşamlarını yitirdiklerine işaret etmekte. AÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Kumluca’da Yardım Burnu’ndan 22 mil açıkta batan boksit madeni taşıyan geminin deniz kirliliğine yol açabileceği uyarısında bulundu. Prof. Dr. Gökoğlu, deniz tabanında kalacak geminin ana akıntılarla zamanla batıya doğru sürüklenmesinin beklendiğini dile getirdi.

Deniz kirleniyor

Boksit madeninin alüminyum üretiminde kullanıldığını belirten Prof. Dr. Gökoğlu, “Boksit madeni alüminyum yapımı ve başka alanlarda aşındırma amacıyla kullanılıyor. Çok çeşitli amaçla kullanılan bir maden. Deniz ekosisteminde bu maden doğal olarak belki vardır, ancak bu kadar çok miktarda geminin içerisinde bulunması su altında ağır metal kirliliği oluşturur. Bu tür gemilerde fazla miktarda petrol bulunur. Uzun mesafe gittikleri için yakıtları, makinelerindeki yağı fazladır. Batan gemide yakıt, yağlar, sintine suları denizde kirlilik oluşturur” diye konuştu. Geminin açıkta ve derinde batması nedeniyle deniz tabanından çıkarılmasının mümkün görülmediğine değinen Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, “Akdeniz, küresel ısınma ve deniz trafiği nedeniyle kirlilikten oldukça fazla etkilenir. İç deniz şeklinde Cebelitarık ve Süveyş kanallarıyla okyanusa bağlı. Deniz trafiğinin yoğun olduğu bir deniz. Deniz altında şu anda gemiden sızıntı gözükmüyor. Ancak deposu yakıt dolu, bu gemi zamanla çürüyecek ve sızıntı oluşacaktır. Gemideki yakıt, maden, zamanla deniz eko sistemini kirletecektir. Orada denize ait olmayan metal yığını var. Bazıları bunu resif olarak görebilir ama denize ait olmayan her şey kirliliktir. Gemi, denizde metal kirliliği oluşturur” dedi.

EKOLOJİ SERVİS

#Batan #gemi #ağır #metal #yüklü